Başlangıç > Dinler, Kur'an'daki Hatalar, Merak > Apacik Kur’an gercekten de herseyi apacik anlatiyor mu?

Apacik Kur’an gercekten de herseyi apacik anlatiyor mu?


Bize Islam diniyle ve Kur’an’la ilgili anlatilan soyledir: “Her sey, hem de acik secik, hem de butun ayrintilariyla Kur’an’da anlatilir. Kur’an bize olmusu ve olacagi da bildirir. Kur’an, mucizenin ta kendisidir.”

Kur’an’da ‘apacik’ kelimesini arattigimda onlarca ayet cikti karsima. Defalarca kez vurgulanan suydu: “Biz size Kur’an’i apacik bir rehber olarak indirdik.” Fakat gel gor ki, Kur’an’i ciddi anlamda incelemis, altini cizerek defalarca kez okumus biri olarak ben bu kaniya varamadim.
- İnkar edenler, “Kıyamet bize gelmeyecektir” dediler. De ki: “Hayır, öyle değil, gaybı bilen Rabbime andolsun ki, Kıyamet size mutlaka gelecektir. Ne göklerde ve ne de yerde zerre ağırlığında bir şey bile ondan gizli kalmaz. Bundan daha küçük ve daha büyük ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır.” (Sebe suresi, 3. ayet)

- Apaçık Kitab’a andolsun ki, iyice anlayasınız diye biz, onu Arapça bir Kur’an yaptık. (Zuhruf Suresi, 2,3. ayetler)

- Ey insanlar! Size Rabbinizden kesin bir delil (Hz. Muhammed) geldi ve size apaçık bir nur (Kur’an) indirdik. (Nisa suresi, 174. ayet)

- İşte size Allah’tan bir nur ve apaçık bir kitap (Kur’an) gelmiştir. (Maide suresi, 15. ayet)

- Elif Lâm Râ. Bunlar, apaçık Kitabın âyetleridir. (Yusuf suresi, 1. ayet)

- Elif Lâm Râ. Bunlar, kitabın ve apaçık olan Kur’an’ın âyetleridir. (Hicr suresi, 1. ayet)

- Böylece biz Kur’an’ı apaçık âyetler halinde indirdik. (Hac suresi, 16. ayet)

- Bunlar, apaçık Kitab’ın âyetleridir. (Su’ara suresi, 2. ayet)

- Ta-Sîn. Bunlar Kur’an’ın, apaçık bir kitabın âyetleridir. (Neml suresi, 1. ayet)

- Bunlar apaçık Kitab’ın âyetleridir. (Kasas suresi, 2. ayet)

- Biz o Peygamber’e şiir öğretmedik. Bu ona yaraşmaz da. O(na verdiğimiz) ancak bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır. (Yasin suresi, 69. ayet)

- Apaçık olan Kitab’a andolsun ki, biz onu mübârek bir gecede indirdik. Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız. (Duhan suresi, 2,3. ayetler)

Bu kadar apacik bir sekilde indirildigi soylenen Kur’an’da, aradigimiz her soruya bir cevap bulabilmeliyiz diye dusunuyorum. Once ibadetle ilgili aklima gelen bazi sorulari listeleyeyim:

- Namaz gunde kac defa ve kacar rekattan, nasil kilinir?
Kur’an’da acik bir sekilde 5 vakit namaz kilinmasi gerektigi dahi soylenmez. Bu namazlarin kacar rekat olacagi da acikca soylenmez. Namaz nelerden olusur, onun da cevabini Kur’an’da bulamayiz. Kur’an’da namaza karsilik olarak kullanilan kelime “Salat” sozcugudur. Sozluk anlamiyla “dua” demektir. Bu kelime Arapca kokenli bir kelime de degildir. Kimi dilbilimciler bu sozcugun Ibranice, kimileriyse Suryanice oldugunu soylerler.

- Oruc nedir, nasil tutulur?
Oruc’a karsilik olarak Kur’an’da kullanilan kelimenin “Savm” oldugu soylenir. Ancak Savm kelimesi Kur’an’da yalnizca bir ayette gecer ki o ayetin anlami da soyledir: “(Meryem!) Ye, ic! Gozun aydin! Insanlardan birini gorursen, ‘Ben Rahman’a SAVM adadim; bugun hicbir insanla konusmayacagim de!” Goruldugu gibi ‘Savm’, burada bizim bildigimiz Oruc’la uzaktan yakindan alakali degildir. Buradaki anlami, sizin de farketmis olacaginiz uzere, ’susmak’tan ibarettir. Bir de yine bu kelimeden tureme “siyam” kelimesi vardir ki, bu bizim bildigimiz oruca tekabul etmelidir. Kur’an’da bir cok kere gecer. (Bakara Suresi, ayet 183, 187, 196; Nisa suresi, ayet 92; Maide suresi, ayet: 89, 95; Mucadile suresi, ayet: 4) Ama buralarda da yine orucun nasil tutulmasi gerektigi, apacik bir sekilde anlatilmaz. Savm kelimesi Suryanicedir ve oruc anlamina gelir.

- Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza yaklaşarak) kendinize zulmetmekte olduğunuzu bildi de tövbenizi kabul edip sizi affetti. Artık eşlerinize yaklaşın ve Allah’ın sizin için yazıp takdir etmiş olduğu şeyi arayın. Şafağın aydınlığı gecenin karanlığından ayırt edilinceye (tan yeri ağarıncaya) kadar yiyin, için. Sonra da akşama kadar orucu tam tutun. Bununla birlikte siz mescitlerde itikafta iken eşlerinize yaklaşmayın. Bunlar, Allah’ın koyduğu sınırlardır. Bu sınırlara yaklaşmayın. Allah, kendine karşı gelmekten sakınsınlar diye, âyetlerini insanlara böylece açıklar. (Bakara Suresi, 187. ayet)

Kur’an’da orucun en acik sekilde anlatildigi ayet bu ayettir. Bunun disindakilerde sadece ‘orucunuzu tutun’ seklinde deginmeler vardir. Anlatildigi uzere, tan yeri agarincaya kadar yiyip icebilir, aksam oluncaya kadar da yemek, su ve cinsel iliskiden uzak durarak orucumuzu tamamlariz. Ama gunumuzde dahi, orucla ilgili sorularimiz bitmek bilmez. Ozellikle Ramazan aylarinda, ’seksle oruc acilir mi’ sorusunu da okuyabilirsiniz bir gazetenin okur kosesinde, ’sigara orucu nasil bozabilir ki’ sorusunu da… Bu sorular aptalca degil, gayet yerinde sorulardir. Cunku bunlar, apacik bir sekilde belirtilmemistir. Acik olmadigi icin, yorumlarla tamamlanmaya calisilir. Izlanda’ya giden bir arkadasim gece 12′de guneslendiginden bahsetmisti bana. Kuzey yarimkureye yakin yasayanlar 6 ay boyunca gunesi gorebilirler. Yani orada yasayan birinin, Kur’an’a gore, orucunun alti ay surmesi gerekir. Ama burada din alimleri devreye girip saat hesabini uygulamalarini onerir burada yasayan muslumanlara. Bence bu, Kur’an’a aykiri gelmektir. Ama tabii, bu benim nacizhane fikrimdir.

- Elif, lam mim, taha, yasin gibi kelimeler ne anlama gelir?
Bu kelimelerin anlamini Allah’tan baska kimse bilmez diye savunulur. Yalniz bu, Kur’an’in apacik olmasina celiskili degildir de nedir?

Peki, ibadetle ilgili sorulardan vazgectik. Biraz tum insanlarin merakini giderecek sorulara yanit arayalim Kur’an’da…

- Evren nasil olusmustur?
- Buyuk patlama hangi kosullarda ve neden olmustur? Sonuclari nelerdir?
- Kara deliklerin sirri nedir?
- Evren’de bir nokta kadar onemsiz kalan dunyada milyarca tur yasam surerken, evrenin geri kalaninda ne tip yasam bicimleri vardir?
- Dunya’da yasam nasil baslamistir?
- Canlilarin evrim ve adaptasyon surecleri nasil gelismistir?
- Dinozorlar neden yok olmustur?
- Misirlilarin ve Mayalarin insa ettikleri piramitler o zamanin teknolojik kosullariyla nasil tamamlanmis, ve iki ayri kitada insa edilen bu sahaserler nasil birbirlerine bu kadar benzerlik gosterebilmistir?
- Insanlar nasil ortaya cikmis, hangi asamalardan gecmistir?
- Hangi toplumlar, hangi caglarda ne tip yonetimlerle yasamis, hangi tarihi sureclerden gecmislerdir?

Bu sorulardan binlercesini siralayabiliriz. Peki bu sorularin birine dahi cevap bulabilir miyiz? Tam olarak degil:) Kur’an’da da belli basli hikayeler okuyabilirsiniz. Ornegin “Nuh Tufani“. Ama bu hikayelerin tamami Tevrat’tan alintilardir ki Tevrat da bu hikayeleri icinden ciktigi toplumun ve cevresindekilerin anlatimiyla aktarmaktadir. Veya dunyanin ve evrenin yaratilisi da ornek gosterilebilinir. Uzerine “civi gibi” cakildigi bildirilen daglariyla ve icindekilerle birlikte dunya, 4 gunde yaratilmis, evrense 2 gunde yaratilmis. Demek ki dunya, evrenden daha kompleks olmali ki, koskoca evrenin yaratilmasindan 2 kat daha uzun surmus dunyamizin yaratilmasi.

Kur’an’da anlatildigina gore “gok, direksiz durduluyor”mus. Oyle yaratilmis. (Ra’d suresi, ayet 2; Lokman ayet 10) Yeryuzune de biz insanlari calkalayip sendeletmesin diye agirliklar, dayanaklar birakmis… “Gok tavani, yeryuzune cokmesin diye, Tanri onu tutuyormus.” (Hac suresi, ayet 65) Apacik bir kitap Kur’an’da burada ne demek istendigi konusunda en ufak bir fikrim yok. Gok tavani yeryuzune nasil duser? Gok tavani nedir? Ozon tabakasi midir kastedilen?

Yine anlasilmasi tarafimdan zor bazi anlatimlar var Kur’an’da ki gercekten tuyler urpertici. Bilmeyenleriniz icin, Yahudilerin cumartesi gunleri calismasi yasaktir. Cunku Tanri dunyayi yarattiktan sonra (6 gunde), cumartesi gunu dinlenmistir. Bu yuzden Yahudiler de cumartesileri calisamaz, yasaklanmistir. Ama bir zamanlar, balikcilikla gecinen Yahudiler hafta boyunca balik yakalayamazken, cumartesi gunleri baliklarin hoplaya ziplaya gectiklerini gorurler ve sonunda dayanamaz ve bir cumartesi avlanirlar. Bunun uzerine Tanri onlari cezalandirarak hepsini de asagilik maskara maymunlara donusturur. (A’raf suresi, 163-166. ayetlerde deginilir bu hikayeye). Bir toplum nasil maymuna donusur? Bir surecle, geriye donusumlu bir evrimle mi olmustur bu olay? Yoksa bir sabah kalktiklarinda aniden hepsi de asagilik maskara maymun mu olmustur?

Peki, bilim dallari hakkinda sorularimiz olsa, bu sorulara cevaplar bulabilir miyiz? Fizik? Kimya? Biyoloji? Zooloji?

Kur’an’da, Arabistan’da yasayan develer hakkinda bir cok bilgi vardir. Ama Avustralya’da yasayan kangurulardan hic bahsedilmez…

Yine Kur’an’da, Arabistan’da yetisen hurma agaclari hakkinda bir cok bilgi varken, Amerika’nin Kaliforniya eyaletinde yetisen “Sequoia” agaclarindan hic bahsedilmez. (Bu agaclarin boyu 120 metreye kadar ulasabilir.)

Netice itibariyle, Kur’an, hic de iddia edildigi gibi “apacik” bir rehber degildir. Birakin evreni, hatta birakin dunyayi, ibadetle ilgili konularda bile hic acik degildir. Peki basliktaki soruyu yineleyelim:

Apacik Kur’an gercekten de herseyi apacik anlatiyor mu?

  1. Ocak 17, 2009, 7:56 am | #1

    Bütün yazınız okudum sonuna kadar..Yazıkki çelişkiler içine girmişsiniz..Kuranı Kerim i de defalarca okudğunuzu yazmışsınız..

    Herşeye bilimsel bakabilmek tabiki çok güzel..Keşke Kur’an ında bir bilim icrası sonucu çözülebileceğini de kavramış olabilseydiniz..En azından ebced hesabının önemli olduğunu başta hatırlatmakta fayda var..Tabi bir de bu yaptığınız hesapların anlamları..Onu da cifir bilimi sayesinde yapabilirsiniz..Eğer araştırısanız eminim aradığınız matematiksel yanıtları da bulabilirsiniz..Mesela evrnin genişlediğini ya da bir ufo’nun yapılışını Tarık suresinde bulup bize gösterirsiniz..

    Bunun yanında Kur’an bir hikaye kitabı gibi geliyorsa size..Apaçık halde yazdığını and ederek söylediği halde hala birşeyler alıgılayamıyorsanız bence de en iyisi sorgulamyı bırakıp yaşantınıza aynı bilimsellikte devam edin..Tavisye edebileceğim birkaç şeyden biri budur size..

    İkincisi ise yok ben tatmin olmak istiyorum o yüzden bunların cevaplarını istiyorum diyorsanız..Sadece Kur’an okumanız buna yetmeyecektir..En azından 13.yy a kadar devam eden ve sonra yasaklanan ve bugün hala 13.yy şartlarında algıladığımız bu hikaye kitabının o döenmlerde nasıl ele alındığını incelerseniz belki bir fikir sunar size..

    Bugün için sunni şii alevi vesaire kaç adet Kur’an yaşam tarzı olursa olsun unutmamanız gerek en önemli şey “Sizin Kur’an ı nasıl algıladığınızdır..Yaşamınıza onu nasıl yerleştirdiğinizdir..O yüzden imam okusun siz dinleyin dememiştir..OKU der..

    Elif mim ha sihirli sözcüklerine ise kısa bir yanıt verebilirim umarım yeterli olur..

    Kur’an’ın çoğu büyük alim zaman zaman dile getirdiği halde günümüzde bu görüşün ispatlanamaması ve ispatlanması üzerine de çok az çalışma yapılmasından dolayı gün yüzüne çıkmamış bir çok sırrı elbette vardır..En azından benim bilgim Kur’an ın 7 farklı evrensel anayasayı barındırdığıyla ilgilidir..

    Bunlar Fizik Kimya Matematik Anatomi gibi bilim dallarının yanı sıra insan ahlakı üzerine de eğitici bir kitap olduğu düşünülür..Konuya dönelim buradaki elif ta sad gibi kelimelerin de belirtildiği ayetlerde hangi konular üzerinde bilgiler verildiğinin bir anahtarı olarak görülür..Yani Elif=Fizik Ta=Mühendislik ise misal veriyorum o surede işlenen konulardan bu iki konu hakkında bilgi alabilirsiniz demek oluyor tabi..

    Tabi bunlar size karmaşık ütopük ispatı olmayan ve deli saçması şeyler gibi gelebilir..Ama günümüz biliminde bile bugünkü yasa diye varsaydığımız şeyler sanırım Cern deneyleriyle birlikte çöpe atılacak ve yeni yeni temeller üzerine bir bilim daha inşa etmeye çabalıyacağız..Bildiğimiz bilimsel doğrular ne kadar gerçekler bunu bile bu mekanizma içerisinde yaşayarak öğrenirken..

    Yaratıcının yokluğunu 4 matematik denklemiyle ortaya koymaya çabalamak sanırım yarının bilimleri için oldukça komik olacaktır..

    İyi çalışmalar..

  2. Ocak 17, 2009, 1:36 pm | #2

    Yorum icin oncelikle tesekkur ederim. Ancak celiskiler icine girdigimi soyleyip bu celiskilerin ne oldugunu da soyleseniz daha yararli olabilirdi. Ebced hesabiyla nereye varmak istediginizi de… Harflerin Arapcada bir sayi degeri olmasi ve bu sayilari toplayip, cikartip, aradaki sayilari alip, karekokunden, yarisindan vs. vs biseylere ulasabildigi midir kastiniz? Sn. Devlet Bahceli’nin iktidar olabilme hesabina benzeyen yontem gibi mi yani :)

    Tarik suresini bilmeyenler icin bahsi gecen ayetleri yazayim da insanlar “aa nasi yani” demesin:
    2. Târıkın ne olduğunu sen ne bileceksin?
    3. O, (ışığıyla karanlığı) delen yıldızdır.
    Burada mi Ufonun nasil yapildigi veya evrenin nasil genisledigi anlatilmis? Keske apacik bir sekilde anlatilsaydi da biz de anlayabilseydik nasil yapiliyormus ufo…

    Kur’an’in “kissa” denen, tamamen Tevrat’tan alinti hikayelerinden bahsettim, Nuh Tufani gibi… Hala birsey algilayamadigim kanisina nasil vardiniz? 13. yuzyila kadar nasil ele alinmis benim algi sorunuma yardimci olacak sekilde yine belirtmemissiniz.

    Elif=Fizik Ta=Mühendislik gibi bir misal vermissiniz, ama bu misalin gercek olmadigini siz de biliyorsunuz, Kur’an’i arastiran herkes de… Misal vermek yerine bu kelimelerin gercekten ne anlama geldigini yazarsaniz hepimiz ogrenmis oluruz…

    Cern deneyinin amaci da bildigimiz fizik yasalarini cope atmak degil, sadece “big bang” yani “buyuk patlama” teorisinin gercekligini ispatlamaktir, burada da bir yanilgili ifadeniz oldugunu dusunuyorum.

    Bilim ve Din hicbir zaman bir arada olamaz.
    Bilim %100 kurallardan bahseder, Din ise dogmalardan. Ataturk bu yuzden “Hayatta en hakiki mursit ilimdir” demistir “hayatta en hakiki mursit dindir” yerine…

    Yaraticinin olmadigini ispatlama cabam yok, sadece Kur’an’in apacik olmadigini ifade etmek icin yazilmistir bu yazi..

    Saygilarimla,
    Janos

  3. Ateist
    Ekim 3, 2009, 11:36 am | #3

    Birisi sorduğum sorulara Boops gibi (kendisini inandırmaya çalışıp şaçmalayarak kendini kandıran ve mantıksız) cevap verince o kişyle boşuna uğraştığımı anlıyorum.

  4. Ahmet_
    Ocak 15, 2010, 6:59 am | #4

    Evet Janos Kuran’da HERŞEY tam anlamıyla yazmaz, açıklanmaz ancak insanlara akıl verilmiştir (kullansın diye). Ve kaldı ki Kuran gökten bir insanın başına inmemiştir. O; bir insana, peygambere vahyedilmiştir. İnsanlar o dönemler açığa kavuşturamadıklarını peygamberlere sormuştur. İbadetler mesela… Örneğin hala kan aldırmak orucu bozar mı diye sorular sorulurken;

    “Üç şey vardır orucu bozmaz: Hacamat olmak (kan aldırmak), kusmak, ihtilam olmak” diye bir hadis vardır.

    Gelelim namaza;

    Bakara Süresinin 238 inci “namazlara ve ayrıca orta namaza devam edin” mealindeki Ayet-i kerimede “namazlar” anlamındaki “salâvat” kelimesi çoğuldur. Arapça da çoğul üçten başlar. “İki” ye tesniye denir ve ”iki namaz” sözü “salateyn” şeklinde söylenir. Demek oluyor ki, ayetteki ‘’salavat” sözünden en az üç namaz anlaşılır. Ayrıca bir de “orta namaz” var. Çünkü matuf, matuf aleyhten (üzerine atıf yapılandan) ayrıdır. Bu sebeple “orta namaz”, “namazlar” ifadesine dahil olmadığı gibi, her iki yanında eşit sayı bulunmadığı için, üç namazın arasında yer alacak bir namaza ”orta namaz” denilmesi de mümkün değildir. O halde, ayetteki “salavat” kelimesi, en az dört namazı ifade eder. Orta namaz buna eklendiğinde beş vakit namaz ortaya çıkar. Orta namazın ikindi namazı olduğu bazı hadislerde açıklanmıştır.

    Hüd süresinin 114′üncü ayetinde ise, “Gündüzün iki ucunda ve gecenin (gündüze) yakın saatlerinde namaz kıl…” buyurulmaktadır.

    Ayet-i celilede ”gündüze yakın saatler” anlamındaki “zülef” kelimesi, “zülfe” nin çoğuludur. Yukarıda belirtildiği üzere en az üç adedi ifade eder. demek oluyor ki, bu ayete göre gecenin gündüze yakın saatlerinde, (akşam, yatsı ve sabah namazı olmak üzere) en az üç namaz var. Ayrıca gündüzün iki ucunda da iki vakit var. Böylece bu ayet-i kerimeden de namazın beş vakit olduğu anlaşılmaktadır.

    Ve diyorsun ki Kuran neden tüm insanların merak ettiği şeylerin cevabını vermiyor. Bunları da söylese zaten her insan Allah’a inanır ve buna göre davranır. Peki o halde cennetin cehennemin ne anlamı kalır? Ya da şöyle söyleyeyim herşeyi devletten bekleme :D Bunun yerine insanları öğrenmeye teşvik eden şöyle hadisler vardır;

    İlim tahsil etmek maksadıyla yollara düşen kimseye Allah Teâlâ cennete giden yolu gösterir.

    Melekler ilim yolcusunun hâlinden râzı oldukları için ka natlarını onun ayakları altına sererler.

    İlimden bir bölüm öğrenmen, yüz rek’at namaz kılmandan daha hayırlıdır.

    Kişinin ilimden öğrendiği bir bölüm, onun için dünya ve dünyadakilerin tümünden daha hayırlıdır.

    Saygılarımla…

  5. Agnostik
    Ocak 15, 2010, 10:30 am | #5

    “İlim tahsil etmek maksadıyla yollara düşen kimseye Allah Teâlâ cennete giden yolu gösterir.”
    Bu laf doğru olsaydı ben şu anda peygamber gibi bir adam olurdum herhalde. Cennete giden yolu da adımdan daha iyi bilmem gerekirdi.

  6. Agnostik
    Ocak 15, 2010, 10:36 am | #6

    “Melekler ilim yolcusunun hâlinden râzı oldukları için ka natlarını onun ayakları altına sererler.”
    1) Zamandan mekandan bağımsız olan bir varlık uçmak için kanat mı kullanıyor.
    2) Mekandan bağımsız ise yerçekimine nasıl yenik düşüyor?
    3) Kanat ile nasıl bu kadar hızlanabiliyorlar. Mesela Azrail sırf kanatla bu kadar hızlı mı hareket ediyor.
    4) Kanadını ayağın altına sererek, o kişinin takılıp yere düşmesini sağlamanın neresi iyi anlayamadım.

  7. Ocak 15, 2010, 10:55 am | #7

    Agnostik, guldurdun beni, cok iyiydi.. :)

    Bir bilseler musluman arkadaslarimiz, melek diye inandiklarinin Sumerlerden kalma ‘diger’ Tanrilar olduklarini…
    Tanrilarin teke indirgenirken, diger tanrilarin bir anda yokedilemedigi icin Yahudiler ve Zerdustler tarafindan “Melek” statusunde muhafaza edildigini…
    Bir de kanatli yaparlar kus gibi, tuylu…
    Seytan da dumansiz atesti degil mi…

  8. Ahmet_
    Ocak 15, 2010, 6:21 pm | #8

    Tabi ki olabilir. İnanan herkes er geç cennete gider diye bir ayet vardı Kuran’da. Ben sana veya janos’a cennete giremezsiniz diye birşey demedim!

    Gelelim meleklere…
    Melekler neden kanatsız olamaz? Daha önce bir melek gördün de bu anlatılan melekler o meleğe benzemiyor gibi bir iddian mı var? Hayvanların neden kanatları var diye sorgulamıyorsun da meleklerin kanatlarını mı sorguluyorsun, bu mu abest geliyor?Veya meleklerin son model arabaları vardır her yere yüksek bir hızla onlar sayesinde giderler dese Kuran’da, daha mı inandırıcı gelecek sana?Belki de kanat burada sadece bir simge…

    “Kanadını ayağın altına sererek, o kişinin takılıp yere düşmesini sağlamanın neresi iyi anlayamadım.”

    Bu da son nokta sanırım. Nasıl böyle anlayabildin? Yoksa böyle anlamış numarası yapmak işine mi geliyor? :D :D

  9. Agnostik
    Ocak 16, 2010, 4:23 am | #9

    Uçabilen hayvanlarda kanat vardır, çünkü bu kanadın oluşturduğu itiş gücü ve rüzgarda süzülme avantajı ile uçabilen hayvanlar uçarlar. Fakat yerçekiminden etkilenmeyen, zamanı mekanı olmayan meleklerin kanat kullanması sahiden abes kaçar. Jet motoru veya başka bir şey kullansa da abes kaçar. Dünya ile alakalı hiç bir şey kullanmaması lazım. Acaba melek gören aklı yerinde bir insan var mı ki kanatlı olduğunu söylüyorlar.
    Eğer bir kişinin ayaklarının altına herhangi bir organ(el, kol, kanat, ayak, bacak vs.) sürüklersen o kişi takılıp yere düşer. Hatta buna “çelme takmak” deriz.

    Dumansız ateşten olan ama bizi yakmayan şeytanlar cinler, kanatlı ama rüzgardan veya yerçekiminden etkilenmeyen, ışıktan hızlı ilerleyen melekler vb. gibi şeyler içeren islam dini mitolojik bir hikaye olduğunu kendi ağzıyla söylüyor.

  10. Ahmet_
    Ocak 16, 2010, 7:43 am | #10

    Melek gören bir insan yoktur. Kanatlı oldukları Kuran’da geçer.

    Burda anlatılan kanatların önüne serilmesi bir nevi önüne kırmızı halı sermek gibidir. Anlamak çok zor olmasa gerek?

  11. Agnostik
    Ocak 16, 2010, 10:25 am | #11

    *Işık hızından hızlı giden, yer çekiminden etkilenmeyen bir şeyin kanat kullanmasının saçmalığını anlamak çok da zor olmasa gerek?
    *Ateşten var olan bir şeyin bizi yakmamasının ve bu ateşin duman çıkarmamasının saçmalığını anlamak zor olmasa gerek?
    *Dünyanın 4 evrenin 2 günde oluştuğunu söyleyen birisinin saçmaladığını anlamak zor olmasa gerek?
    *Yıldızlara “yeryüzünü korumak için yerleştirilen süs kandilleri” diyen birisinin saçmaladığını anlamak zor olmasa gerek.

  12. Oğuzhan
    Ocak 17, 2010, 8:08 am | #12

    Yerçekiminden etkilenmeyen, zamanı mekanı olmayan meleklerin kanat kullanması sahiden abes kaçar ve yine melekler hakkında jet motoru veya başka bir şey kullansa da abes kaçar. DÜNYA İLE ALAKALI HİÇBİR ŞEY KULLANMAMASI LAZIM derken dünya ile alakasız olan dumansız ateşten yapılan ve bizi yakmayan şeytanı inandırıcı bulmaman ne garip fark ettin mi?

    Dünyanın 4 evrenin 2 günde oluştuğunu söyleyen birisinin saçmaladığını anlamak zor olmasa gerek? Demişsin;
    Bilin ki Rabbinizin ölçüsüyle bir gün sizin hesabınıza göre bin yıl gibidir. (Hacc 47) Bu ayette zamanın göreceliği ifade edilmiştir. Her alemde zaman farklı işlemektedir. Mesela kabir aleminin bir günü, mehşer meydanının bir günü aynı değildir. Hatta bu kainatta bile farklı gezegenlerde farklı zamanlar vardır. Buda zamanın değişebileceğini gstermektedir.
    ve dünyanın evrenden daha karışık bir yapısı vardır oluşum bu nedenle uzun sürmüş olabilir.
    Ve ayrıca :
    Albert Einstein : “Cisimler hızlandıkça zaman cisim için daha yavaş akmaya başlayacaktır, ışık hızına ulaşıldığında zaman durmalıdır.”
    Evren hangi hızda yaratıldı ?
    Dünya hangi hızla yaratıldı ?
    Sizin adamınız Einstein bile zamanın hızla orantılı olduğunu söylerken, evrenin ve dünyanın yaratılışı hakkında bilgisi olmayan kişilerin böyle bi kıyaslamaya kalkışması gerçekten çok komik…

    *Yıldızlara “yeryüzünü korumak için yerleştirilen süs kandilleri” diyen birisinin saçmaladığını anlamak zor olmasa gerek. Derken kastettiğin Nebe suresinin şu ayetleri mi?
    12-Üstünüze yedi sağlam bina (gök) çattık. 13-İçlerine parıl parıl parlayan bir kandil astık.

    İnanmıyor ve bir yaratıcının varlığını kabul etmiyorsan müslümanlara neden bu dünyada adalet yok diye bir soru tevdi etmeyecek ve cevabını kendi yokluk zarfında arayacaksın.

    Zira müslümanın böyle bir soru karşısında vereceği cevap kendi dininin izahatı kabilinden olacağı için seni herhalükarda tatmin etmeyecek böyle bir soruyu sorman sence tamamiyle bir tezat değil midir?

    Bir de şunu yazmakta fayda görüyorum;
    Yaşayan Fosiller Evrimi Yalanliyor: Hamam Böceği
    YAŞ: 125 milyon yıllık DÖNEM: Kretase BULUNDUĞU YER: Crato Oluşumu, Araripe Havzası, Brezilya Yüz milyonlarca yıldır aynı olan canlılardan biri de hamam böcekleridir. 320 milyon yıl önce yaşamış hamam böceklerine ait fosiller bulunmuştur. Hamam böceklerinin evrim teorisine vurduğu darbe, Focus dergisinde şöyle ifade edilmektedir: “… Teoride, değişen çevre koşulları, düşman türler, türler arası rekabet gibi çeşitli baskı unsurlarının doğal seçime neden olması, mutasyona uğramış avantajlı türlerin seçilmesi ve bu türlerin, bu kadar uzun zaman içinde çok fazla değişikliğe uğraması gerekiyordu. AMA GERÇEKLER BÖYLE DEĞİL. Söz gelimi, hamam böceklerini ele alalım. Çok hızlı ürüyorlar, ömürleri de kısa, ama yaklaşık 250 milyon yıldan beri aynılar.” (Evrimin Çıkmaz Sokakları: Yaşayan Fosiller, Focus, Nisan 2003) İşte bu “aynılık” canlıları Allah’ın yarattığının bir delilidir ve evrimcilerin bu gerçek karşısında söyleyebilecekleri hiçbir şey yoktur.
    http://www.populerbilgi.com/evrim/20soru1.php

    Kuran 1400 sene önce vahyedilmiş olmasına rağmen, o dönemde kesinlikle bilinmeyen, günümüzde bilimin ve teknolojinin son imkanları kullanılarak bulunmuş birçok bilimsel gerçeği insanlara bildirmektedir. Kuran ın bu özellikleri, onun Allah katından indirilmiş olduğunu son derece açık olarak gösterir. Bu mucizelerden birkaç tanesi şunlardır:

    -Evrenin sürekli genişliyor olması 20. yüzyılın en önemli keşiflerinden biri olarak nitelendirilmektedir. Ancak Allah bu gerçeği bize 1400 sene evvel Kuran ın Zariyat Suresi nin 47. ayetinde bildirmiştir:
    -Biz göğü büyük bir kudretle bina ettik ve şüphesiz Biz, (onu) genişleticiyiz.

    -Gökcisimlerinin hesaplanmış bir yörünge üzerinde hareket halinde oldukları bundan asırlar önce Kuran da şöyle haber verilmiştir:
    -Geceyi, gündüzü, Güneşi ve Ayı yaratan O dur; her biri bir yörüngede yüzüp gitmektedir. (Enbiya Suresi, 33)

    -Kuran da Güneş ve Ay dan bahseden ayetlerin Arapçaları incelendiğinde ilginç bir özellik göze çarpar. Ayetlerde Güneş için sirac (lamba) veya vahhac (parıl parıl parlayan, yanıp tutuşan) kelimeleri kullanılmıştır. Ay içinse munir (aydınlatıcı, ışıklı) kavramı vardır. Gerçekten de Güneş kendi içindeki nükleer reaksiyonlar sonucunda büyük bir ısı ve ışık üretirken, Ay sadece Güneş ten aldığı ışığı yansıtmaktadır. Ayetlerde bu ayrım şöyle geçer:
    -Görmüyor musunuz; Allah, yedi göğü birbirleriyle bir uyum (mutabakat) içinde yaratmıştır? Ve ayı bunlar içinde bir nur kılmış, güneşi de (aydınlatıcı ve yakıcı) bir kandil yapmıştır. (Nuh Suresi, 15-16)

    -Kuran da rüzgarların aşılayıcı özelliğinden Hicr Suresi nin 22. ayetinde şöyle bahsedilir:
    Ve aşılayıcı olarak rüzgarları gönderdik, böylece gökten su indirdik de sizleri suladık… (Hicr Suresi, 22)
    -Söz konusu ayette geçen aşılama kelimesinin Arapça karşılığı hem bitkilerin, hem de bulutların aşılanması anlamını taşımaktadır. Nitekim modern bilim, rüzgarların her iki işleve de sahip olduğunu göstermiştir.

    -Başka bir Kuran mucizesine bir ayette şöyle dikkat çekilir:
    Gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Geceyi gündüzün üstüne sarıp-örtüyor, gündüzü de gecenin üstüne sarıp-örtüyor… (Zümer Suresi, 5)
    -Ayette gecenin ve gündüzün birbirlerinin üzerlerini sarıp-örtmeleri için tekvir fiili kullanılmaktadır. Bu fiilin Türkçesi yuvarlak birşeyin üzerine birşey sarmak tır. Örneğin Arapça sözlüklerde başa sarık sarma gibi yuvarlak cisimleri içeren fiiller için bu kelime kullanılmaktadır. Bu ayet, Dünya nın biçimi konusunda kesin bir bilgi içermektedir. Ancak ve ancak Dünya nın yuvarlak olması durumunda bu ayette ifade edilen fiil gerçekleşebilir. Yani 7. yüzyılda indirilen Kuran da, dünyanın yuvarlak olduğuna işaret edilmiştir.
    “Allah, yedi göğü ve yerden bir o kadarını yaratandır. Allah’ın emri bunlar arasından inip durmaktadır ki, Allah’ın her şeye kadir olduğunu ve Allah’ın her şeyi ilmiyle kuşattığını bilesiniz. “ (Diyanet’in çevirisi)
    Modern jeolojik tanımlamalara göre atmosferin 7 katmanı şu şekilde sıralanmaktadır:
    1-Troposfer
    2-Stratosfer
    3-Mezosfer
    4-Termosfer
    5-Ekzosfer
    6-İyonosfer
    7- Manyetosfer
    Yerin katmanları:
    1. Kat: Litosfer (su)
    2. Kat: Litosfer (kara)
    3. Kat: Astenosfer
    4. Kat: Üst manto
    5. Kat: Alt manto
    6. Kat: Dış çekirdek
    7. Kat: İç çekirdek

  13. Oğuzhan
    Ocak 17, 2010, 8:38 am | #13

    Siz şimdi bu bilgilerin Hz. Muhammet in Hira dağında uydurduğunu mu düşünüyosrunuz ?
    MANTIK – AKIL bu mu ?
    ARKADAŞLAR BOŞUNA UĞRAŞMAYIN KURAN DA HATA YANLIŞ FALAN YOK…
    HATA VE YANLIŞ VARSA O SİZİN MANTIĞINIZDA
    LÜTFEN TEKRAR TEKRAR TEKRAR DÜŞÜNÜN
    İNŞALLAH İSLAMLA ŞEREFLENMEK SİZLEREDE NASİP OLUR…

  1. No trackbacks yet.