Apaçık Kur’an gerçekten de herşeyi apaçık anlatıyor mu?
Bize İslam diniyle ve Kur’an’la ilgili anlatılan şöyledir: “Her şey, hem de açık seçik, hem de bütün ayrıntılarıyla Kur’an’da anlatılır. Kur’an bize olmuşu ve olacağı da bildirir. Kur’an, mucizenin ta kendisidir.”
Kur’an’da ‘apaçık’ kelimesini arattigimda onlarca ayet çıktı karşıma. Defalarca kez vurgulanan şuydu: “Biz size Kur’an’i apaçık bir rehber olarak indirdik.” Fakat gel gör ki, Kur’an’i ciddi anlamda incelemiş, altını çizerek defalarca kez okumuş biri olarak ben bu kanıya varamadım.
- İnkar edenler, “Kıyamet bize gelmeyecektir” dediler. De ki: “Hayır, öyle değil, gaybı bilen Rabbime andolsun ki, Kıyamet size mutlaka gelecektir. Ne göklerde ve ne de yerde zerre ağırlığında bir şey bile ondan gizli kalmaz. Bundan daha küçük ve daha büyük ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır.” (Sebe suresi, 3. ayet)
- Apaçık Kitab’a andolsun ki, iyice anlayasınız diye biz, onu Arapça bir Kur’an yaptık. (Zuhruf Suresi, 2,3. ayetler)
- Ey insanlar! Size Rabbinizden kesin bir delil (Hz. Muhammed) geldi ve size apaçık bir nur (Kur’an) indirdik. (Nisa suresi, 174. ayet)
- İşte size Allah’tan bir nur ve apaçık bir kitap (Kur’an) gelmiştir. (Maide suresi, 15. ayet)
- Elif Lâm Râ. Bunlar, apaçık Kitabın âyetleridir. (Yusuf suresi, 1. ayet)
- Elif Lâm Râ. Bunlar, kitabın ve apaçık olan Kur’an’ın âyetleridir. (Hicr suresi, 1. ayet)
- Böylece biz Kur’an’ı apaçık âyetler halinde indirdik. (Hac suresi, 16. ayet)
- Bunlar, apaçık Kitab’ın âyetleridir. (Su’ara suresi, 2. ayet)
- Ta-Sîn. Bunlar Kur’an’ın, apaçık bir kitabın âyetleridir. (Neml suresi, 1. ayet)
- Bunlar apaçık Kitab’ın âyetleridir. (Kasas suresi, 2. ayet)
- Biz o Peygamber’e şiir öğretmedik. Bu ona yaraşmaz da. O(na verdiğimiz) ancak bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır. (Yasin suresi, 69. ayet)
- Apaçık olan Kitab’a andolsun ki, biz onu mübârek bir gecede indirdik. Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız. (Duhan suresi, 2,3. ayetler)
Bu kadar apaçık bir şekilde indirildiği söylenen Kur’an’da, aradığımız her soruya bir cevap bulabilmeliyiz diye düşünüyorum. Önce ibadetle ilgili aklıma gelen bazı soruları listeleyeyim:
- Namaz günde kaç defa ve kaçar rekattan, nasıl kılınır?
Kur’an’da açık bir şekilde 5 vakit namaz kılınması gerektiği dahi söylenmez. Bu namazlarin kaçar rekat olacağı da açıkça söylenmez. Namaz nelerden oluşur, onun da cevabını Kur’an’da bulamayız. Bu yüzden namazın kaç rekat olacağı veya nasıl kılınacağı konusunda bile bir ortak noktada bulusamaz 1 milyar Müslüman. Kur’an’da namaza karşılık olarak kullanılan kelime “Salat” sözcüğüdür. Sözlük anlamıyla “dua” demektir. Bu kelime Arapça kökenli bir kelime de değildir. Kimi dilbilimciler bu sözcüğün İbranice, kimileriyse Süryanîce olduğunu söylerler. Salat demişken bir de ilginç bir ayet sunayım size, Salat kelimesini içeren:
Süphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selam edin. (Ahzab Suresi , 56. ayet)(Peygambere salat eden Allah ve melekler… Çok ilginç…)
- Oruç nedir, nasıl tutulur?
- Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza yaklaşarak) kendinize zulmetmekte olduğunuzu bildi de tövbenizi kabul edip sizi affetti. Artık eşlerinize yaklaşın ve Allah’ın sizin için yazıp takdir etmiş olduğu şeyi arayın. Şafağın aydınlığı gecenin karanlığından ayırt edilinceye (tan yeri ağarıncaya) kadar yiyin, için. Sonra da akşama kadar orucu tam tutun. Bununla birlikte siz mescitlerde itikafta iken eşlerinize yaklaşmayın. Bunlar, Allah’ın koyduğu sınırlardır. Bu sınırlara yaklaşmayın. Allah, kendine karşı gelmekten sakınsınlar diye, âyetlerini insanlara böylece açıklar. (Bakara Suresi, 187. ayet)
Kur’an’da orucun en açık şekilde anlatıldığı ayet bu ayettir. Bunun disindakilerde sadece ‘orucunuzu tutun’ şeklinde emirler vardır. Anlatıldığı üzere, tan yeri agarincaya kadar yiyip içebilir, akşam oluncaya kadar da yemek, su ve cinsel ilişkiden uzak durarak orucumuzu tamamlarız. Ama günümüzde dahi, oruçla ilgili sorularımız bitmek bilmez. Özellikle Ramazan aylarında, ‘seksle oruç açılır mi’ sorusunu da okuyabilirsiniz bir gazetenin okur köşesinde, ‘sigara orucu nasıl bozabilir ki’ sorusunu da… Bu sorular aptalca değil, gayet yerinde sorulardır. Çünkü bunlar, apaçık bir şekilde belirtilmemiştir. Açık olmadığı için, yorumlarla tamamlanmaya çalışılır. İzlanda’ya giden bir arkadaşım gece 12′de guneslendiginden bahsetmişti bana. Kuzey yarımküreye yakın yaşayanlar 6 ay boyunca güneşi görebilirler. Yani orada yaşayan birinin, Kur’an’a göre, orucunun altı ay sürmesi gerekir. Ama burada din alimleri devreye girip saat hesabını uygulamalarini önerir burada yaşayan müslümanlara. Bu, Bakara Süresi 187. ayetinde yazanı uygulamamak, açık ve net bir şekilde Kur’an’a karşı gelmektir. (“Şafağın aydınlığı gecenin karanlığından ayırt edilinceye (tan yeri ağarıncaya) kadar yiyin, için. Sonra da akşama kadar orucu tam tutun.“)
- Elif, lam mim, taha, yasin gibi kelimeler ne anlama gelir?
Bu kelimelerin anlamını Allah’tan başka kimse bilmez diye savunulur. Yalnız bu, Kur’an’in apaçık olmasına çelişkili değildir de nedir?
Peki, ibadetle ilgili sorulardan vazgeçtik. Biraz tüm insanların merakını giderecek sorulara yanıt arayalım Kur’an’da…
- Allah, evreni bizim zaman anlayışımızla her bir günü bin yıla denk 6 günde nasıl yaratmıştır? Neden bilim bize bunun yanlış olduğunu söylerken Allah bu kadar büyük bir hata yapabilir? (A’raf Süresi 54. ayet;Yunus süresi, 3. ayet; Hud süresi, 7. ayet; Furkan süresi, 59. ayet; Secde süresi, 4. ayet; Fussilet süresi, 9-12. ayetler; Kaf süresi, 38. ayet; Hadid süresi, 4. ayet; Mücadele süresi, 4. ayet)
- Allah dünyayı dort günde yarattığını iddia ederken neden dünyanın yaşı 4.5 milyar yıl olarak hesaplanmıştır? Allah’in saati mi durmuştur?
- Allah dünyayı yaratmak için dört gün uğraşırken, evreni yaratmak için iki gün uğraştığını söyler. Hem de yaratılış sırasının da böyle olduğunu vurgulayarak… Yani önce dünya, sonra dünyadaki bitkiler, hayvanlar ve biz insanlar, ondan sonra da evren… Allah fotosentez denen şeyden haberdar değil midir? Bitkilerin güneş olmadan fotosentez yapamadığını bilmemekte midir? 2000′li yıllar itibariyle hepimizin de bildiği gibi evren milyarlarca galaksiden oluşur ve Samanyolu da bu galaksilerden sadece biridir. Samanyolunda milyarlarca sistem bulunur ve güneş sistemimiz de bunlardan biridir. Güneş sistemindeki toplam kütlenin %1′ini dahi oluşturmaz bizim güzel dünyamız…. Pekiiiii, bu kadar minik bir gezegen olan dünyayı yaratmak dört gün sürerken, geriye kalan asıl ve koca evren nasıl iki günde biter? Allah’in eli mi alışmıştır yaratmaya? İlkinden sonra gerisinde bir özensizlik mi söz konusudur?
- Allah yaratacaksa bunun için altı gün gibi bir süreye mi ihtiyacı vardır? Anlık olması gerekmez mi? Anlık olmayacaksa da zamanda hata yapması abes değil midir?
- Fussilet süresi 11. ayette “O, yeryüzüne, denge ve dayanıklık sağlayan dağları üstünden yerleştirdi” derken bilimin bilmediği bir şeyler mi kastedilmistir? Yeterince dağ olmadığı için mi dünyada halen depremler olmaktadır? Bu iddia ilkokula dahi gitmemiş anneannemi tatmin ederken neden beni acıyla gulumsetmektedir?
- Fussilet süresi 12. ayette “arza en yakın göğü kandillerle ve bir korumayla donattık” derken galaksileri, yıldızları “kandil” diye adlandırması biraz komik değil midir? Bu kandiller neyi kimden korumaktadirlar?
- Saffat Süresi 11. ayette ” Biz onları cıvık bir çamurdan yarattık” derken ne demek istenir? Evrimin başlangıcı olan ilk hücrelerin suda oluşmasından kasitsa, cıvık çamur yerine neden daha açıkça, ilk canlıları suda yarattık gibi bir ifadeye basvurulmamistir?
- Dinozorlar neden yok olmuştur? Arabistan çöllerinde bolca bulunan deveye gereginden fazla bir sekilde deginilirken, dünyaya milyonlarca yıl hükmeden dinozorlardan neden bir kez olsun bahsedilmemistir?
- Dünyanın yaşının Kuran’a göre 10 bin yıl civarında olması dolayısıyla dinozorların varlığını Kuran nasıl açıklayabilir?
- Lokman Süresi 10. ayette “O gökleri direksiz yarattı, onları görüyorsunuz. Yeryüzüne de sizi çalkalar diye ağır baskılar bıraktı” derken bize neden gerizekali muamelesi yapılmaktadır? Yeryüzünün direksiz yaratılması belki 50 bin yıl önceki insanları etkileyebilirken, Mısır’daki muhendislik harikalari piramitler bu ayetin yazılışında 2000 yıl kadar önce yapıldığıni bilmiyor mudur; insanlığın bu kadar da cahil olmadığını farketmemis midir Allah?
- Araf Süresi 166. ayette “Artık o yasaklandiklari şeylerden dolayı kızıp haddi aşmaya başladıkları zaman Biz de onlara: “Aşağılık maymun olun keratalar!” dedik” diyen Allah, gerçekten de bahsi geçen toplumu sihirbazlık hilesi gibi maymuna mi dönüştürmüştür? Bu maymunlasma durumu, evrimle ve bilimle nasıl açıklanabilir? Yoksa Allah bizi yine ürkütücü masallarıyla korkutmak için mi böyle söylemektedir?
- Kur’an’da, neden Arabistan ve bölgesi dışında hiçbir yer hakkında atıfta bulunulmaz, bilgi verilmez? Kur’an’da neden Avustralya’daki kangurulara, Çin’deki pandalara, Amerika’daki “Sequoia” ağaçlarına deginilmez? (Bu ağaçların boyu 120 metreye kadar ulaşabilir.) Oructaki hatada olduğu gibi, neden kuzey kutbuna yakın ülkelerde güneşin 6 ay boyunca görülebileceği gibi ilginç bilgiler yer almaz? Arabistan’da yetişen hurma ağaçları Kur’an’da 23 kez anlatılması, Cennet’te dahi bu ağaçlardan olacağı bilgisinin verilmesi zaten limitli bir kitap olan Kuran’da gereksiz yer kaybı değil midir? Yoksa Allah Arabistan ve civar bolgeler disindaki insanlari silmis, onlarla muhattab bile olmamaktadir?
Görüldüğü gibi Kuran, apaciklikla uzaktan yakından alakası olmayan, karmaşık, hatalı, bilime ve mantığa ters anlatımlarla dolu bir kitaptır. Bırakın insanlığı ve dünyayı, kendi bölgesindeki cahil insanları dahi tatmin etmesi zor anlatımlar ve iddialarda bulunur. Ülkemizde “müslümanım” diye geçinen insanların %99′unun tek bir kez dahi oturup Türkçe Kuran’i baştan sona okumaya tahammül edemeyeceği kadar kötü bir kitaptır. Ha bu yazıyı okuyup da bana saldiracaklara şimdiden soruyorum: “Okumadigin bir kitabı bana hangi yüzle ve hangi bilgi birikimiyle savunuyorsun?”
Bütün yazınız okudum sonuna kadar..Yazıkki çelişkiler içine girmişsiniz..Kuranı Kerim i de defalarca okudğunuzu yazmışsınız..
Herşeye bilimsel bakabilmek tabiki çok güzel..Keşke Kur’an ında bir bilim icrası sonucu çözülebileceğini de kavramış olabilseydiniz..En azından ebced hesabının önemli olduğunu başta hatırlatmakta fayda var..Tabi bir de bu yaptığınız hesapların anlamları..Onu da cifir bilimi sayesinde yapabilirsiniz..Eğer araştırısanız eminim aradığınız matematiksel yanıtları da bulabilirsiniz..Mesela evrnin genişlediğini ya da bir ufo’nun yapılışını Tarık suresinde bulup bize gösterirsiniz..
Bunun yanında Kur’an bir hikaye kitabı gibi geliyorsa size..Apaçık halde yazdığını and ederek söylediği halde hala birşeyler alıgılayamıyorsanız bence de en iyisi sorgulamyı bırakıp yaşantınıza aynı bilimsellikte devam edin..Tavisye edebileceğim birkaç şeyden biri budur size..
İkincisi ise yok ben tatmin olmak istiyorum o yüzden bunların cevaplarını istiyorum diyorsanız..Sadece Kur’an okumanız buna yetmeyecektir..En azından 13.yy a kadar devam eden ve sonra yasaklanan ve bugün hala 13.yy şartlarında algıladığımız bu hikaye kitabının o döenmlerde nasıl ele alındığını incelerseniz belki bir fikir sunar size..
Bugün için sunni şii alevi vesaire kaç adet Kur’an yaşam tarzı olursa olsun unutmamanız gerek en önemli şey “Sizin Kur’an ı nasıl algıladığınızdır..Yaşamınıza onu nasıl yerleştirdiğinizdir..O yüzden imam okusun siz dinleyin dememiştir..OKU der..
Elif mim ha sihirli sözcüklerine ise kısa bir yanıt verebilirim umarım yeterli olur..
Kur’an’ın çoğu büyük alim zaman zaman dile getirdiği halde günümüzde bu görüşün ispatlanamaması ve ispatlanması üzerine de çok az çalışma yapılmasından dolayı gün yüzüne çıkmamış bir çok sırrı elbette vardır..En azından benim bilgim Kur’an ın 7 farklı evrensel anayasayı barındırdığıyla ilgilidir..
Bunlar Fizik Kimya Matematik Anatomi gibi bilim dallarının yanı sıra insan ahlakı üzerine de eğitici bir kitap olduğu düşünülür..Konuya dönelim buradaki elif ta sad gibi kelimelerin de belirtildiği ayetlerde hangi konular üzerinde bilgiler verildiğinin bir anahtarı olarak görülür..Yani Elif=Fizik Ta=Mühendislik ise misal veriyorum o surede işlenen konulardan bu iki konu hakkında bilgi alabilirsiniz demek oluyor tabi..
Tabi bunlar size karmaşık ütopük ispatı olmayan ve deli saçması şeyler gibi gelebilir..Ama günümüz biliminde bile bugünkü yasa diye varsaydığımız şeyler sanırım Cern deneyleriyle birlikte çöpe atılacak ve yeni yeni temeller üzerine bir bilim daha inşa etmeye çabalıyacağız..Bildiğimiz bilimsel doğrular ne kadar gerçekler bunu bile bu mekanizma içerisinde yaşayarak öğrenirken..
Yaratıcının yokluğunu 4 matematik denklemiyle ortaya koymaya çabalamak sanırım yarının bilimleri için oldukça komik olacaktır..
İyi çalışmalar..
Yorum icin oncelikle tesekkur ederim. Ancak celiskiler icine girdigimi soyleyip bu celiskilerin ne oldugunu da soyleseniz daha yararli olabilirdi. Ebced hesabiyla nereye varmak istediginizi de… Harflerin Arapcada bir sayi degeri olmasi ve bu sayilari toplayip, cikartip, aradaki sayilari alip, karekokunden, yarisindan vs. vs biseylere ulasabildigi midir kastiniz? Sn. Devlet Bahceli’nin iktidar olabilme hesabina benzeyen yontem gibi mi yani
Tarik suresini bilmeyenler icin bahsi gecen ayetleri yazayim da insanlar “aa nasi yani” demesin:
2. Târıkın ne olduğunu sen ne bileceksin?
3. O, (ışığıyla karanlığı) delen yıldızdır.
Burada mi Ufonun nasil yapildigi veya evrenin nasil genisledigi anlatilmis? Keske apacik bir sekilde anlatilsaydi da biz de anlayabilseydik nasil yapiliyormus ufo…
Kur’an’in “kissa” denen, tamamen Tevrat’tan alinti hikayelerinden bahsettim, Nuh Tufani gibi… Hala birsey algilayamadigim kanisina nasil vardiniz? 13. yuzyila kadar nasil ele alinmis benim algi sorunuma yardimci olacak sekilde yine belirtmemissiniz.
Elif=Fizik Ta=Mühendislik gibi bir misal vermissiniz, ama bu misalin gercek olmadigini siz de biliyorsunuz, Kur’an’i arastiran herkes de… Misal vermek yerine bu kelimelerin gercekten ne anlama geldigini yazarsaniz hepimiz ogrenmis oluruz…
Cern deneyinin amaci da bildigimiz fizik yasalarini cope atmak degil, sadece “big bang” yani “buyuk patlama” teorisinin gercekligini ispatlamaktir, burada da bir yanilgili ifadeniz oldugunu dusunuyorum.
Bilim ve Din hicbir zaman bir arada olamaz.
Bilim %100 kurallardan bahseder, Din ise dogmalardan. Ataturk bu yuzden “Hayatta en hakiki mursit ilimdir” demistir “hayatta en hakiki mursit dindir” yerine…
Yaraticinin olmadigini ispatlama cabam yok, sadece Kur’an’in apacik olmadigini ifade etmek icin yazilmistir bu yazi..
Saygilarimla,
Janos
Birisi sorduğum sorulara Boops gibi (kendisini inandırmaya çalışıp şaçmalayarak kendini kandıran ve mantıksız) cevap verince o kişyle boşuna uğraştığımı anlıyorum.
Evet Janos Kuran’da HERŞEY tam anlamıyla yazmaz, açıklanmaz ancak insanlara akıl verilmiştir (kullansın diye). Ve kaldı ki Kuran gökten bir insanın başına inmemiştir. O; bir insana, peygambere vahyedilmiştir. İnsanlar o dönemler açığa kavuşturamadıklarını peygamberlere sormuştur. İbadetler mesela… Örneğin hala kan aldırmak orucu bozar mı diye sorular sorulurken;
“Üç şey vardır orucu bozmaz: Hacamat olmak (kan aldırmak), kusmak, ihtilam olmak” diye bir hadis vardır.
Gelelim namaza;
Bakara Süresinin 238 inci “namazlara ve ayrıca orta namaza devam edin” mealindeki Ayet-i kerimede “namazlar” anlamındaki “salâvat” kelimesi çoğuldur. Arapça da çoğul üçten başlar. “İki” ye tesniye denir ve ”iki namaz” sözü “salateyn” şeklinde söylenir. Demek oluyor ki, ayetteki ”salavat” sözünden en az üç namaz anlaşılır. Ayrıca bir de “orta namaz” var. Çünkü matuf, matuf aleyhten (üzerine atıf yapılandan) ayrıdır. Bu sebeple “orta namaz”, “namazlar” ifadesine dahil olmadığı gibi, her iki yanında eşit sayı bulunmadığı için, üç namazın arasında yer alacak bir namaza ”orta namaz” denilmesi de mümkün değildir. O halde, ayetteki “salavat” kelimesi, en az dört namazı ifade eder. Orta namaz buna eklendiğinde beş vakit namaz ortaya çıkar. Orta namazın ikindi namazı olduğu bazı hadislerde açıklanmıştır.
Hüd süresinin 114′üncü ayetinde ise, “Gündüzün iki ucunda ve gecenin (gündüze) yakın saatlerinde namaz kıl…” buyurulmaktadır.
Ayet-i celilede ”gündüze yakın saatler” anlamındaki “zülef” kelimesi, “zülfe” nin çoğuludur. Yukarıda belirtildiği üzere en az üç adedi ifade eder. demek oluyor ki, bu ayete göre gecenin gündüze yakın saatlerinde, (akşam, yatsı ve sabah namazı olmak üzere) en az üç namaz var. Ayrıca gündüzün iki ucunda da iki vakit var. Böylece bu ayet-i kerimeden de namazın beş vakit olduğu anlaşılmaktadır.
Ve diyorsun ki Kuran neden tüm insanların merak ettiği şeylerin cevabını vermiyor. Bunları da söylese zaten her insan Allah’a inanır ve buna göre davranır. Peki o halde cennetin cehennemin ne anlamı kalır? Ya da şöyle söyleyeyim herşeyi devletten bekleme
Bunun yerine insanları öğrenmeye teşvik eden şöyle hadisler vardır;
İlim tahsil etmek maksadıyla yollara düşen kimseye Allah Teâlâ cennete giden yolu gösterir.
Melekler ilim yolcusunun hâlinden râzı oldukları için ka natlarını onun ayakları altına sererler.
İlimden bir bölüm öğrenmen, yüz rek’at namaz kılmandan daha hayırlıdır.
Kişinin ilimden öğrendiği bir bölüm, onun için dünya ve dünyadakilerin tümünden daha hayırlıdır.
Saygılarımla…
“İlim tahsil etmek maksadıyla yollara düşen kimseye Allah Teâlâ cennete giden yolu gösterir.”
Bu laf doğru olsaydı ben şu anda peygamber gibi bir adam olurdum herhalde. Cennete giden yolu da adımdan daha iyi bilmem gerekirdi.
“Melekler ilim yolcusunun hâlinden râzı oldukları için ka natlarını onun ayakları altına sererler.”
1) Zamandan mekandan bağımsız olan bir varlık uçmak için kanat mı kullanıyor.
2) Mekandan bağımsız ise yerçekimine nasıl yenik düşüyor?
3) Kanat ile nasıl bu kadar hızlanabiliyorlar. Mesela Azrail sırf kanatla bu kadar hızlı mı hareket ediyor.
4) Kanadını ayağın altına sererek, o kişinin takılıp yere düşmesini sağlamanın neresi iyi anlayamadım.
Agnostik, guldurdun beni, cok iyiydi..
Bir bilseler musluman arkadaslarimiz, melek diye inandiklarinin Sumerlerden kalma ‘diger’ Tanrilar olduklarini…
Tanrilarin teke indirgenirken, diger tanrilarin bir anda yokedilemedigi icin Yahudiler ve Zerdustler tarafindan “Melek” statusunde muhafaza edildigini…
Bir de kanatli yaparlar kus gibi, tuylu…
Seytan da dumansiz atesti degil mi…
Tabi ki olabilir. İnanan herkes er geç cennete gider diye bir ayet vardı Kuran’da. Ben sana veya janos’a cennete giremezsiniz diye birşey demedim!
Gelelim meleklere…
Melekler neden kanatsız olamaz? Daha önce bir melek gördün de bu anlatılan melekler o meleğe benzemiyor gibi bir iddian mı var? Hayvanların neden kanatları var diye sorgulamıyorsun da meleklerin kanatlarını mı sorguluyorsun, bu mu abest geliyor?Veya meleklerin son model arabaları vardır her yere yüksek bir hızla onlar sayesinde giderler dese Kuran’da, daha mı inandırıcı gelecek sana?Belki de kanat burada sadece bir simge…
“Kanadını ayağın altına sererek, o kişinin takılıp yere düşmesini sağlamanın neresi iyi anlayamadım.”
Bu da son nokta sanırım. Nasıl böyle anlayabildin? Yoksa böyle anlamış numarası yapmak işine mi geliyor?
Uçabilen hayvanlarda kanat vardır, çünkü bu kanadın oluşturduğu itiş gücü ve rüzgarda süzülme avantajı ile uçabilen hayvanlar uçarlar. Fakat yerçekiminden etkilenmeyen, zamanı mekanı olmayan meleklerin kanat kullanması sahiden abes kaçar. Jet motoru veya başka bir şey kullansa da abes kaçar. Dünya ile alakalı hiç bir şey kullanmaması lazım. Acaba melek gören aklı yerinde bir insan var mı ki kanatlı olduğunu söylüyorlar.
Eğer bir kişinin ayaklarının altına herhangi bir organ(el, kol, kanat, ayak, bacak vs.) sürüklersen o kişi takılıp yere düşer. Hatta buna “çelme takmak” deriz.
Dumansız ateşten olan ama bizi yakmayan şeytanlar cinler, kanatlı ama rüzgardan veya yerçekiminden etkilenmeyen, ışıktan hızlı ilerleyen melekler vb. gibi şeyler içeren islam dini mitolojik bir hikaye olduğunu kendi ağzıyla söylüyor.
Melek gören bir insan yoktur. Kanatlı oldukları Kuran’da geçer.
Burda anlatılan kanatların önüne serilmesi bir nevi önüne kırmızı halı sermek gibidir. Anlamak çok zor olmasa gerek?
*Işık hızından hızlı giden, yer çekiminden etkilenmeyen bir şeyin kanat kullanmasının saçmalığını anlamak çok da zor olmasa gerek?
*Ateşten var olan bir şeyin bizi yakmamasının ve bu ateşin duman çıkarmamasının saçmalığını anlamak zor olmasa gerek?
*Dünyanın 4 evrenin 2 günde oluştuğunu söyleyen birisinin saçmaladığını anlamak zor olmasa gerek?
*Yıldızlara “yeryüzünü korumak için yerleştirilen süs kandilleri” diyen birisinin saçmaladığını anlamak zor olmasa gerek.
Yerçekiminden etkilenmeyen, zamanı mekanı olmayan meleklerin kanat kullanması sahiden abes kaçar ve yine melekler hakkında jet motoru veya başka bir şey kullansa da abes kaçar. DÜNYA İLE ALAKALI HİÇBİR ŞEY KULLANMAMASI LAZIM derken dünya ile alakasız olan dumansız ateşten yapılan ve bizi yakmayan şeytanı inandırıcı bulmaman ne garip fark ettin mi?
Dünyanın 4 evrenin 2 günde oluştuğunu söyleyen birisinin saçmaladığını anlamak zor olmasa gerek? Demişsin;
Bilin ki Rabbinizin ölçüsüyle bir gün sizin hesabınıza göre bin yıl gibidir. (Hacc 47) Bu ayette zamanın göreceliği ifade edilmiştir. Her alemde zaman farklı işlemektedir. Mesela kabir aleminin bir günü, mehşer meydanının bir günü aynı değildir. Hatta bu kainatta bile farklı gezegenlerde farklı zamanlar vardır. Buda zamanın değişebileceğini gstermektedir.
ve dünyanın evrenden daha karışık bir yapısı vardır oluşum bu nedenle uzun sürmüş olabilir.
Ve ayrıca :
Albert Einstein : “Cisimler hızlandıkça zaman cisim için daha yavaş akmaya başlayacaktır, ışık hızına ulaşıldığında zaman durmalıdır.”
Evren hangi hızda yaratıldı ?
Dünya hangi hızla yaratıldı ?
Sizin adamınız Einstein bile zamanın hızla orantılı olduğunu söylerken, evrenin ve dünyanın yaratılışı hakkında bilgisi olmayan kişilerin böyle bi kıyaslamaya kalkışması gerçekten çok komik…
*Yıldızlara “yeryüzünü korumak için yerleştirilen süs kandilleri” diyen birisinin saçmaladığını anlamak zor olmasa gerek. Derken kastettiğin Nebe suresinin şu ayetleri mi?
12-Üstünüze yedi sağlam bina (gök) çattık. 13-İçlerine parıl parıl parlayan bir kandil astık.
İnanmıyor ve bir yaratıcının varlığını kabul etmiyorsan müslümanlara neden bu dünyada adalet yok diye bir soru tevdi etmeyecek ve cevabını kendi yokluk zarfında arayacaksın.
Zira müslümanın böyle bir soru karşısında vereceği cevap kendi dininin izahatı kabilinden olacağı için seni herhalükarda tatmin etmeyecek böyle bir soruyu sorman sence tamamiyle bir tezat değil midir?
Bir de şunu yazmakta fayda görüyorum;
Yaşayan Fosiller Evrimi Yalanliyor: Hamam Böceği
YAŞ: 125 milyon yıllık DÖNEM: Kretase BULUNDUĞU YER: Crato Oluşumu, Araripe Havzası, Brezilya Yüz milyonlarca yıldır aynı olan canlılardan biri de hamam böcekleridir. 320 milyon yıl önce yaşamış hamam böceklerine ait fosiller bulunmuştur. Hamam böceklerinin evrim teorisine vurduğu darbe, Focus dergisinde şöyle ifade edilmektedir: “… Teoride, değişen çevre koşulları, düşman türler, türler arası rekabet gibi çeşitli baskı unsurlarının doğal seçime neden olması, mutasyona uğramış avantajlı türlerin seçilmesi ve bu türlerin, bu kadar uzun zaman içinde çok fazla değişikliğe uğraması gerekiyordu. AMA GERÇEKLER BÖYLE DEĞİL. Söz gelimi, hamam böceklerini ele alalım. Çok hızlı ürüyorlar, ömürleri de kısa, ama yaklaşık 250 milyon yıldan beri aynılar.” (Evrimin Çıkmaz Sokakları: Yaşayan Fosiller, Focus, Nisan 2003) İşte bu “aynılık” canlıları Allah’ın yarattığının bir delilidir ve evrimcilerin bu gerçek karşısında söyleyebilecekleri hiçbir şey yoktur.
http://www.populerbilgi.com/evrim/20soru1.php
Kuran 1400 sene önce vahyedilmiş olmasına rağmen, o dönemde kesinlikle bilinmeyen, günümüzde bilimin ve teknolojinin son imkanları kullanılarak bulunmuş birçok bilimsel gerçeği insanlara bildirmektedir. Kuran ın bu özellikleri, onun Allah katından indirilmiş olduğunu son derece açık olarak gösterir. Bu mucizelerden birkaç tanesi şunlardır:
-Evrenin sürekli genişliyor olması 20. yüzyılın en önemli keşiflerinden biri olarak nitelendirilmektedir. Ancak Allah bu gerçeği bize 1400 sene evvel Kuran ın Zariyat Suresi nin 47. ayetinde bildirmiştir:
-Biz göğü büyük bir kudretle bina ettik ve şüphesiz Biz, (onu) genişleticiyiz.
-Gökcisimlerinin hesaplanmış bir yörünge üzerinde hareket halinde oldukları bundan asırlar önce Kuran da şöyle haber verilmiştir:
-Geceyi, gündüzü, Güneşi ve Ayı yaratan O dur; her biri bir yörüngede yüzüp gitmektedir. (Enbiya Suresi, 33)
-Kuran da Güneş ve Ay dan bahseden ayetlerin Arapçaları incelendiğinde ilginç bir özellik göze çarpar. Ayetlerde Güneş için sirac (lamba) veya vahhac (parıl parıl parlayan, yanıp tutuşan) kelimeleri kullanılmıştır. Ay içinse munir (aydınlatıcı, ışıklı) kavramı vardır. Gerçekten de Güneş kendi içindeki nükleer reaksiyonlar sonucunda büyük bir ısı ve ışık üretirken, Ay sadece Güneş ten aldığı ışığı yansıtmaktadır. Ayetlerde bu ayrım şöyle geçer:
-Görmüyor musunuz; Allah, yedi göğü birbirleriyle bir uyum (mutabakat) içinde yaratmıştır? Ve ayı bunlar içinde bir nur kılmış, güneşi de (aydınlatıcı ve yakıcı) bir kandil yapmıştır. (Nuh Suresi, 15-16)
-Kuran da rüzgarların aşılayıcı özelliğinden Hicr Suresi nin 22. ayetinde şöyle bahsedilir:
Ve aşılayıcı olarak rüzgarları gönderdik, böylece gökten su indirdik de sizleri suladık… (Hicr Suresi, 22)
-Söz konusu ayette geçen aşılama kelimesinin Arapça karşılığı hem bitkilerin, hem de bulutların aşılanması anlamını taşımaktadır. Nitekim modern bilim, rüzgarların her iki işleve de sahip olduğunu göstermiştir.
-Başka bir Kuran mucizesine bir ayette şöyle dikkat çekilir:
Gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Geceyi gündüzün üstüne sarıp-örtüyor, gündüzü de gecenin üstüne sarıp-örtüyor… (Zümer Suresi, 5)
-Ayette gecenin ve gündüzün birbirlerinin üzerlerini sarıp-örtmeleri için tekvir fiili kullanılmaktadır. Bu fiilin Türkçesi yuvarlak birşeyin üzerine birşey sarmak tır. Örneğin Arapça sözlüklerde başa sarık sarma gibi yuvarlak cisimleri içeren fiiller için bu kelime kullanılmaktadır. Bu ayet, Dünya nın biçimi konusunda kesin bir bilgi içermektedir. Ancak ve ancak Dünya nın yuvarlak olması durumunda bu ayette ifade edilen fiil gerçekleşebilir. Yani 7. yüzyılda indirilen Kuran da, dünyanın yuvarlak olduğuna işaret edilmiştir.
“Allah, yedi göğü ve yerden bir o kadarını yaratandır. Allah’ın emri bunlar arasından inip durmaktadır ki, Allah’ın her şeye kadir olduğunu ve Allah’ın her şeyi ilmiyle kuşattığını bilesiniz. “ (Diyanet’in çevirisi)
Modern jeolojik tanımlamalara göre atmosferin 7 katmanı şu şekilde sıralanmaktadır:
1-Troposfer
2-Stratosfer
3-Mezosfer
4-Termosfer
5-Ekzosfer
6-İyonosfer
7- Manyetosfer
Yerin katmanları:
1. Kat: Litosfer (su)
2. Kat: Litosfer (kara)
3. Kat: Astenosfer
4. Kat: Üst manto
5. Kat: Alt manto
6. Kat: Dış çekirdek
7. Kat: İç çekirdek
Siz şimdi bu bilgilerin Hz. Muhammet in Hira dağında uydurduğunu mu düşünüyosrunuz ?
MANTIK – AKIL bu mu ?
ARKADAŞLAR BOŞUNA UĞRAŞMAYIN KURAN DA HATA YANLIŞ FALAN YOK…
HATA VE YANLIŞ VARSA O SİZİN MANTIĞINIZDA
LÜTFEN TEKRAR TEKRAR TEKRAR DÜŞÜNÜN
İNŞALLAH İSLAMLA ŞEREFLENMEK SİZLEREDE NASİP OLUR…
Harun Yahya muridi arkadas, acaba daha once de Adnan Oktar muritligi yapmis miydiniz? Listelediginiz bu yalan dolan “mucizeleri” 50 kere cevapladik baska yorumlarda… Seninle vakit kaybedemeyecegim, ama bu sacmaliklari okuyup da “acaba” diyenlere http://www.mucizeyalanlari.com/ sitesine goz atmalarini ve bu sacmaliklarin nasil curutuldugunu okumalarini oneririm.
Oguzhan kardesim, bir taraftan hamam böceklerinin 250 milyon yildir var oldugunu iddia ediyorsun, beri taraftan evrenin yaklasik 10000 yil önce imal edildigini söyleyen islami savunabiliyorsun (?) Ikisinden biri yanlis degil mi?
ya beynin azcık olsa bile çalısmıyor mu senin janos?? boşuna mı yaşıyosun sen? o kadar yazmışsın çizmişsin nasıl bi adamsın sen anlamış değilim. Kuran’da tabiki namazın orucun ayrıntıları yazmıyor. peki bu kadar insan neresinden uydurdu 5 vakit namaz kılmayı, orucun gerekliliklerini, neyin orucu bozcağını neyin bozmayacagini Peygamber Efendimiz (sav) aracılgıyla biliyoruz. Hadislerden biliyoruz. sen kimsin ki o kucucuk beyninle Kuran’da yazılanları yorumlayacaksın? Aferin Kuran’ı incelemissin didiklemissin kafanda soru işaretleri oluşmuş. Cevaplarını neden sacmasapan forum sitelerinde arıyosun? sordugun soruların cevapları o kadar basit ki.. Sorsana bir Ehli sunnet alimine. Kuran’da ve İslam’da bulundugunu sandigin çelişkilerin ne kadar mantıklı acıklamaları oldugunu goreceksin.