Nuh Tufani


Ilk insan 3 buyuk dinde de Adem olarak kabul edilir ve Adem tum insanligin babasi, atasidir. Bu 3 buyuk dinin ortak anlastigi bir baska sey ise, insan soyunun tamamen tukenmisken Nuh tarafindan yeniden cogaltilmasidir. Yani Nuh da bizim ikinci babamiz, atamizdir. (Tevrat’a gore Nuh, Adem’den 8 kusak sonra yasamistir.) Nuh(Noah), gemisiyle sular altinda kalan dunyada (Water World filmini ve Kevin Costner’i hatirlayin) aylarca suruklenmis, ve nihayetinde sularin cekilmesiyle, Kur’an’a gore Cudi dagina (Tevrat’a gore Ararat) oturmus ve soyumuzun devamini saglamistir! Ilginc olan bir sey daha varsa, tabii ki sular altinda kalmis dunyadaki tum hayvanlar da bogularak yok olacagi icin, Tanri’dan aldigi emirle tum hayvanlardan ciftler toplamis ve gemisine doldurmus; bu hayvanlarla ayni cati altinda aylar gecirmis, bu sayede tum hayvanlarin soylarinin devamliligi saglanmistir. Hikayenin ayrintisina girmeden once bu kismi biraz irdelemek istiyorum…

Tufan, Tevrat’a gore 150 gun surer. 150 gun boyunca sular altinda kalmis dunyada, suda yasamayan hicbir canli hayatta kalamaz. Yani demektir ki, Nuh, dunyadaki butun canlilardan birer cift toplamis, hepsini bir sekilde gemisine doldurmus olmali. Zaten kutsal kitaplar da boyle soyluyor. Hayvanlari dusunelim:

  • Fil?
  • Timsah?
  • Ayi?
  • Cingirakli yilan?
  • Kobra yilani?
  • Aslan?
  • Sempanze?
  • Fare?
  • Gergedan?
  • Su aygiri?
  • Milyonlarca bocek turu
  • Binlerce kus turu
  • vs. vs. vs.

Nuh, bu hayvanlardan hem de ciftler halinde topluyor. Dusunsenize, bir erkek, bir de disi gergedan buluyor, bir sekilde gergedani kendisiyle gemiye gelmesine ikna ediyor ve siradaki hayvana geciyor… Peki, Nuh’un Mezopotamya’da yasadigini biliyoruz. Gergedani getirmek icin Afrika’ya mi geciyor? Mezopotomya’da (eger o tarihlerde bir hayvanat bahcesi yoksa) gergedan yok…

150 gun, gemide, tum hayvanlar, hem de ciftler halinde yasiyorlar.. Aslanlar etcil. Acikir… Gemide ceylan da varsa, ki olmali, aslani durdurmak hayli guc olmali.. Ha, belki de ceylandan 100 cift almistir Nuh, 150 gun boyunca aslanlari beslemistir Nuh… Olabilir.. Yoksa Allah korusun, aslan Nuh’u da yer valla… Peki aslani durdurdun, ayi??? Ya yilan ati sokarsa, at soyu biter… Hmmm. Ya maymun geminin direklerinde hoplayip ziplarken suya duser de bogulursa??? (Maymunlarin %50’sinin vucutlarinda en az bir kirik kemik oldugunu biliyor muydunuz? Agactan dusmeler sonucunda olusan)

Neyse, hepsi tamam. Firtina bitti, sular cekildi.. (Nereye cekildi tum dunyayi kaplayan su onu da bilmiyorum ama…) Hayvanlar ozgurlugune kavustu.. Aslan gemiden cikinca Nuh’a soz verdigi icin ceylani yemedi, bir sure vejeteryan yasadi… (Hani agac da yok aslinda, hersey yikildi, muhtemelen yosun yemistir…) Sonra bir kac kusak beklerse belki ceylanin yavrularindan yemeye baslayabilir. Tabii yavru aslanlar vejeteryan dogucak bu durumda ama, alisirlar canim bir sure sonra. Sempanzeler de bir sure agaca cikmayiverirler olur biter… Anakonda yilani da mi vejeteryan olmali bu durumda? Onun da biseyler yutmasi lazim ama yutarsa, o yutacagi hayvanin soyu kuruyacak???

Hadi hepsini gectik. Gemi Ararat’ta, Cudi’de her nerdeyse oturuyor karaya, sular cekilmis… Hayvanlar serbest. Birbirlerini yemeden, oldurmeden yavas yavas dagiliyor dunyaya. Gergedan terkediyor o diyarlari, Afrika’ya donuyor. Anakonda yilani akdenizden giriyor, Guney Amerika’ya kadar uzun bir yolculugu var daha di mi? Nuh PanAm’dan bilet alip Samuel Jackson’in filmine ilham olacak ucaktaki yilan konseptini yapmadiysa tabii… Kutup Ayisinin isi nispeten daha kolay. Kuzeye vurursa 3 ayda varir Sibirya’ya. Ordan biraz yuzerek Alaska’ya da gecer, Greenland’e de…

Neyse, kafaniz karismistir eger “tobe tobe” diyerek ekrani hala kapatmadiysaniz:) Ben size Nuh’un uc dindeki hikayesini anlatmaya devam edeyim…

Tevrat’ta Nuh’un 950 yasinda oldugu soylenir. Kur’an’da da soyle soyler Nuh’un yasini: “Andolsun ki, Nuh’u toplumuna gonderdik. O, onlarin arasinda, elli yil eksigiyle bin yil yasadi. Sonunda, onlar kendilerine yazik etmekteyken tufan kendilerini yakaladi.” (Ankebut suresi, 14. ayet)

Belli ki Muhammed Tevrat’tan alinti yaparken biraz susleme yapmayi uygun gormus :) Aklima universitedeyken cektigim kopya odevler geldi. Ayni cumleyi farkli bir sekilde yazardim ki hocam anlamasin kopya oldugunu…

Bundan 3-4 bin yil once tip o kadar gelismis olmali ki, su anki yetersiz teknolojimizle bile 100 yili goremezken 950 yil yasabiliyor bazi secilmis insanlar. Tip dunyasi, bir insanin 950 yil yasayabilecegini kabul etmez. Din dunyasi eder. Icinizde dindar olan varsa eminim kafasindan soyle geciriyordur: “Bir insan 950 yil yasayamaz. Ama Allah isterse yasatir.” Boyle dusunuyorsaniz, yukarda bahsettigim hayvanlarin da 150 gun, ve sonrasinda belki 10larca yil Tanri’nin emriyle ac olarak yasamaya ve uremeye devam ettiklerini veya yosun yiyerek beslendiklerini de kabul edersiniz.

Nuh, toplumuna surekli uyarilarda bulunur; Tanri’nin buyruklarina karsi gelmemelerini, tanri’ya inanmalarini ve geregine gore davranmalarini ister; yoksa Tanri’nin kendilerini cezalandiracagini bildirir. Ama toplumu, Nuh’un ogutlerine aldirmaz. Tanri, bu toplumun azginliklarina cok ofkelenir ve tum insanligi, Nuh ve ailesi haricinde dunya capindaki suda bogarak yok etmeye karar verir. Nuh’a gemi yapmasi emrini verir. Bu arada zavalli hayvanciklar da nasibini alacaktir, ama Tanri affi buyuk oldugu icin Nuh’a tum hayvanlardan birer cift alip gemisine koymasini bildirir. (Hikayenin Kur’an’daki aslini okumak isterseniz “Hud Suresi’ni inceleyin.) Ama tufanin nasil bittigini anlatan ayeti sizin icin kopyaliyorum:

“Ey yeryüzü! Yut suyunu. Ey gök! Tut suyunu” denildi. Su çekildi, is bitirildi. Gemi de Cûdî’ye oturdu ve “Zalimler toplulugu Allah’in rahmetinden uzak olsun!” denildi.” (Hud suresi, 44. ayet)

Bu hikayenin neredeyse aynisi Tevrat’ta da vardir. Nuh’un ogul sayisi Tevrat’a gore uc, Kur’an’a gore ikidir. Tevrat’a gore bu uc oglandan biri avrupalilari, biri asyalilari, biri de gunahlarindan dolayi kararak afrikalilari olusturur. Tevrat’ta tufan sonrasi Nuh’un sarap yapip icip sarhos olmasi gibi bazi hikayeler de anlatilir ama Kur’an’da tabii ki bunlar bulunmaz.

Hud suresin 49. ayetinde Tanri’nin ilginc bir seslenisi vardir Muhammed’e ki bunu da paylasmadan edemeyecegim:

“Iste bunlar, sana vahyettigimiz gayb haberlerindendir. Bundan önce onlari ne sen biliyordun ne de kavmin. O halde sabret. Çünkü (iyi) sonuç Allah’a karsi gelmekten sakinanlarin olacaktir.”

Halbuki bu hikaye Muhammed dogmadan 3000 yil kadar oncesinde dahi bilinen bir hikayedir.

Simdi, hikayenin gercek orijinini merak ettiyseniz biraz da ondan bahsedelim. Icinizde Gilgamis Destanini okuyan varsa bunu zaten biliyordur. Bu hikayenin orijinali, insanlik tarihinin ilk kitabi olan Gilgamis Destaninda anlatilan bir sel felaketinin ta kendisidir. Nuh yerine Utnapistim denilen bir kral asil kahramandir. Ofkeli tanrilarin yarattigi selde sel oncesi yaptigi gemiyle hayatta kalmayi basardigi icin, tanrilar tarafindan olumsuzlukle odullendirilmistir. Bizim kahramanimiz Gilgamis da, escinsel sevgilisi Enkidu oldukten sonra olumsuzlugu ararken gidip Utnapistum’la konusur. Bu tarih boyunca anlatilan bir hikayedir. Tevrat’ta Sumer inanislari ve efsanelerinin etkisi coktur ve Nuh hikayesi de tamamen burdan bir alintidir. Kur’an da Tevrat’in bir tekrari niteliginde oldugu icin tabii ki bu hikaye de es gecilmemistir. Sumerlerin dinlere olan etkilerini sonraki yazilarimda sizlerle paylasacagim.

Safa ile efendim…

Kaynaklar:

http://en.wikipedia.org/wiki/Noah

Turan Dursun – Din Bu

The Epic of Gilgamesh

Samuel Noah Kramer – The Sumerians

  1. Abdullah TUNA
    Haziran 10, 2009, 2:16 am | #1

    sevgili kardeşim hani demişsin ya bi insan 950 yıl nasıl yaşar tıp bunu kabul etmez. (Tıp zaten gerçek olan birçok eşyi kabul etmez.) şu anda bizim ölmemizin sebebi öleceğimize inanmamızdır. öleceğine inanan ya da ölmek isteyen her insan istisnasız ölür. yaşlanmak da aynı… ilk insanın bin yıl yaşadığı da söylenir. çünkü adam ölüm yaşlılık falan böyle şeylerin olduğundan habersizdi. şu anda günümüzde bir çocuk doğsa ve ona hiç ölüm yaşlılık falan gösterilmese çocuk böyle şeylerin olduğunu bilmese ve etrafındakilerde onun sürekli genç kalacağını ve ölmeyeceğini düşünseler o çocuk ne yaşlanır ne de bu hayattan sıkılmadığı sürece ölür.. yani biz kafamızdaki düşüncelerle kendimizi öldürüyoruz ya da yaşlandırıyoruz ön yargılarımızı tabularımızı yıkmayı başarsak dünyaya kazık çakmak mümkündür :D Eınsteın der ki: “Eğer düşüncelerimizi görebilseydik onların beynimizden çıkıp dünyayı dolaşıp tekrar beynimize döndüğünü görebilirdik.” yani düşüncelerin herşeyini etkiler ve kendi gerçeklerini sadece düşüncelerinle sen oluşturursun. ;) bir de bi kitap da okumuştum nuh tufanından önce teknoloji acayip fazlaymış çünkü arşimetten önce yaşayan nuh suyun kaldırma kuvvetini nerden biliyor da gemi yapıyor… nuh gemiye hayvanları değil genlerini almış. daha sonra sel falan bitince bu genlerden yeni hayvanlar yaratmış. bana ilginç gelmişti :D ayrıca yaptığınız çalışmaları ve araştırmaları yakından takip ediyor ve ilginç buluyorum. insanların doğruyu yanlışı seçebilmeleri için bunlar çok önemli. bu araştırmalarınıza devam etmeniz dileğiyle sevgiyle kalın :D

  2. Haziran 10, 2009, 11:03 am | #2

    Sevgili Abdullah Tuna, olum ve dunyaya kazik cakmayla ilgili yorumlarinizda sanirim saka yaptiniz. Keske dediginiz gibi hucreler hic yaslanmasa, tekrarini uretemedigimiz beyin hucreleri de hic olmeseydi de yaslanarak bunamasaydik, vucudumuz kuculmeseydi, bunlar dusunce olarak kalsaydi. Hem o zaman dinleri yaratmamiza da gerek kalmazdi, degil mi?

    Sumerler doneminde sehircilik oldugu gibi denizcilik de vardi. Insanoglunun denize acilmasi Sumer oncesine de uzanir. (Sumerlerle ilgili yazimi okumanizi oneririm, veya ilginizi cekersa Muazzez Ilmiye Cig kitaplarina ve Samule Noah Kramer kitaplarina basvurabilirsiniz.)Ilk insanlarin, karalar birbirine cok daha yakinken bir kismi Amerika’ya gecmistir ve Mayalari, Kizilderilileri olustururlar. Bu insanlar yolculuklarinin bir kisminiysa yaptiklari sallarla gerceklestirirler.

    Nuh’un dunyada yasayan tum canlilarin genlerini toplayarak sel sonrasi canli turunun devamini saglamasi ilgincten daha ote geldi bana. Bu teori cok ama cok zorlama olmamis mi sizce de?

    Tesekkur ederim.

  3. Abdullah TUNA
    Haziran 11, 2009, 10:36 am | #3

    dünyaya kazik çakma olayında şaka falan yapmıyorum. bizim hayatın gerçekleri dediğimiz herşeyi düşüncelerimiz oluşturuyo ölmek, yaşlanmak, hastalıklar, savaşlar, kazalar, bir çok insanın takdir-i ilahi dediği şeyler, fakir olmak ya da zengin olmak, bunları düşüncelerimiz belirler. bu konuyla ilgili Rhonda Byrne’ın yazdığı “The secret” adlı kitabı okumanı öneririm. ayrıca nuh’un gen toplamaktaki becerisi bana da saçma geldi :D ayrıca insanlar gemi sal falan yapabildiğine göre kaldırma kuvveti biliniyodu o zaman arşimet acaba neyi bulmuştu? üstelik hamamdan çıplak olarak çıkıp buldum buldum diye bağırmasının sebebi neydi sapık falan olabilir mi? :D bence ordada bi dümen var gibi geldi bana ;) Ayrıca bu yaptığınız bütün çalışmaları bir kitap olarak yayınlasanız bence gayet güzel olur hem internete ulaşamayan bir sürü insanda bunları okumuş olur ve malum insanlar internette gördüğü herşeyi ciddiye almazlar ama herkes yazılan kitapları ciddiye alır. Son olarak da yorumlarıma değer verdiğiniz için Teşekkür ederim…

  4. Haziran 11, 2009, 11:00 am | #4

    Ben tesekkur ederim sevgili Abdullah. Arsimet’in suyun kaldirma kuvveti uzerine soyle bir benzetme yapayim. Newton, kafasina elma dusunce yercekimini buldu, Arsimet banyoda suyun kaldirma kuvvetini buldu. Bu buluslar, “aa elma dustu, o zaman yercekimi var” gibi basitce degil ama bulgularini matematikle ispatlayabildiler ve bu yuzden isimleri Arsimet ve Newton oldu. Elmanin yere dusecegini ilk insan da biliyordu ama neden dustugunu bilmiyordu. Newton bunu buldu, tipki suyun tahtayi kaldiracagini herkes bilirken ilk olarak Arsimet’in bunu aciklayabilmesi gibi.

    The secret kitabi kitapligimda bulunuyor ilk 20-30 sayfasi okunmus ve kapatilmis vaziyette. Hatta yakin bir arkadasimin tavsiyesi uzerine okumaya basladim ama inan beni cok sarmadi. Bana biraz pazarlama agirlikli ve tek bir fikri sayisiz ama cok benzer orneklerle susleyen bir kitap gibi geldi. Dusuncelerin hayatimizin akisini etkileyebilmesi konusunda sana katiliyorum. Hastalara bonibon vererek tedavi edilmesi olayi gibi:) Ama bir cok olay kafada bitse de, hucrelerin programlandigi bir yasama suresi var. Tum canlilarda boyledir bu. Hayatin akisi bu temel uzerine dayanir. Her sey dogar, yasar ve olur. Yasadigi surece tum canlilarin hedefledikleri bir sey vardir, o da hayatta kalabilmek ve ureyerek genlerimizi kendi neslimize aktarabilmek. Yani amacimiz daha uzun yasamaktir, olme konseptini bildigimiz icin olmek degil. Bunu dusuncelerle degistiremeyiz. Hani ilk insanin binlerce yil yasamasi da sadece kutsal kitaplarda deginilir ki bu kitaplar da hicbir delil sunamazlar biliyorsun. Eski mitolojik efsaneleri baktiginda cogu kahramanin, (ornegin Gilgamesh), yuzlerce yil yasadigi, 3 metre boyunda oldugu gibi abartili anlatimlar gorursun. Sanirim o zamanin edebiyat anlayisi buymus. Bunlar da kutsal kitaplarda anlatildigindan boyle ucuk hayat sureleri, mucizeler cikiyor ortaya.

  5. Abdullah TUNA
    Haziran 11, 2009, 11:23 am | #5

    hücrelerin programlandığı bir yaşam süresi var dedin ya kim programlıyor olabilir o hücreleri öyle?? biliyorsun hayat boyu hücrelerimiz değişir ölürler yenileri gelirler bölünürler falan. yeni hücrelerin oluşumu bölünme gibi olaylar beynin kontrolünde çalışır yani onları ne kadar yaşayacaklarına programlayan beyindir. demek bu programın kodları beyinde saklı o zaman o kodlara erişip değiştirelim ve hücreler çoook uzun yıllar yaşasınlar. bu gayet olası ve mümkün birşey. ya burası böyle bi garip oldu yanıt üzerine yanıt msn kullanıyorsan beni eklesene abdullahtuna90@hotmail.com :)

  6. Haziran 11, 2009, 5:09 pm | #6

    Hucreler bu bilgileri kendi iclerinde, genlerde tasiyorlar. Ama zaten su anda bilim adamlarinin tek amaci genlerdeki bu bilgileri tamamen cozebilmek. Cok yakinda hastaliklari da cozecekler, hucrelerin belki yasam suresini de cok cok uzun surelere cikartacaklar. Ama bence yine de dunyada hayatin saglikli bir sekilde devami icin hepimiz bir sure sonra olmeliyiz, yoksa 80 yasindaki parti lideri politikacilardan ne farkimiz kalir degil mi? :)

  7. şebnem
    Temmuz 13, 2009, 11:35 am | #7

    1.si resmen dalganızı geçmişsiniz !!! ama bunun ne kadar günah olduğunu düşünmeden… yok neymiş peygamber efendimiz tevrattan bunları yazarken süslemiş te vs. vs. vs. saçmalık !!ayrıca kendinize ne kadar güveniniz varmış ki bunları hiç allah korkusu olmadan yazabilmişsiniz !!!! birde yorum yapın diye bir bölme de ayırmışsınız buraya ne yazılmasını beklersiniz ki bunlardan başka!!

  8. özge kabataş
    Eylül 10, 2009, 9:41 am | #8

    sn janos
    Hz muhammed ne kadar akıllı bir insanmış ki içinde bu kadar sayısal şifre gizli bir kitabı yazabilmiş.vayy be inanılmaz doğrusu insan zekasının böyle birşeyi yapabilmesi.ama bu kdar büyük bir zekayada saygı duymak gerekiyor öyle değilmi sayın janos?? hani böyle yok tevrattan almış süslemiş yok kopya çekmiş falan :) hani o kadar zekisen janos bi 1,5 milyar insanda sana inansın o zaman evrenin sırrını çözdün ya.hücreleride sen yarattın zaten. hatta klorofilin oluşum sebebisin.senin isyanın neye anlamadım doğrusu. bak canım herşey mantık değildir yada her doğru senin doğru saydığında değildir.madem ölüceksin ve yok olucaksın bırak insanlar inandıkları gibi yaşasınlar senin kimseyi aydınlatmana gerek yokki hangi amaçlarını değiştiriosun sen zaten bi gelecekleri yokken,,,

  9. Ateist
    Ekim 3, 2009, 11:21 am | #9

    Sen bunlara aldırma Janos ağabey, gül ve geç.
    Bu arada gerçek adın Yunus’mu yoksa Türk değilmisin? Merak ettimde Janos diye bi isim duymamıştım. Yoksa, Janos takma adınmı.

  10. Allah’ın kulu
    Aralık 30, 2009, 8:10 pm | #10

    Bu sitenin kurucuları size sesleniyorum amacım sadece sizi ebedi bir zindandan kurtarmaktır.Bakınız bilim hiçbir zaman ilk yaratılan maddeyi açıklayamaz(darwinin babası da dahil olmak üzere).O ilk var olan şey neyse artık onun nasıl oluştuğunu açıklasınlar(toz bulutuysa ilk oluşan tozun nasıl oluşuğunu)ben gerisine bakmadan bütün dediklerini kabul edeceğim.Elbetteki bilim insanların -Allah’ın da farz kıldığı gibi- öğrenilmesi gereken birşeydir.Haa, müslümanlar niye geride kalmış?Allah’ın çalışmayı emretmesine rağmen gayrimüslimlere göre az çalışmışlar ki sınav mekanı(yani serbestlik mekanı)dünyamızda Allah’ın adaletiyle bizi geçmişler ve Aya da ilk onlar ayak basmış.Bunu islama dayatmayın.Neticede bilimden bahsediyorsunuz o zaman kuralları uygulayıcılarına bakarak değil kuralların kendisine bakarak değerlendirin.İslam bilginleri de var tarihte onlardan neden bahsetmiyorsunuz?Sizin roketiniz vardı da hacılar,hocalar mı aldı altınızdan?!!!Siz Ay’a çıkacaktınızda çıkmayın günahtır mı dedi size birileri?!!!Nedir bu islam düşmanlığı?Düzene uymayı isemediğinizden kendinizi sözde haklı gibi göstererek(icabında insanların %99′u size uysun),kurtulacakmısınız yani?Elbette ki bu dünyayı Yaratan mantıken bi amaca binaen yaratmıştır.Bu amacını da sizin kendi amacınızı sunma şeklinizden daha iyi sunacağını da kabul edin bi zahmet.Kur’an’ı eleştirinize o bölümde cevap verdim.Eminim ki benden de çok daha fazla okumuşsunuzdur.Ama neçare ki kininizden,inadınızdan bişey görememişsiniz.Ayetleri atlamadıysanız Allah bunu şöyle açıklıyor A’RAF 179. ayet:”Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını cehennem için var ettik. İşte bunlar hayvanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar. İşte bunlar gafillerin ta kendileridir.”
    Siz kendi üniversite hocanızın anlattıklarını dahi tam anlayabiliyormusunuz ki Allah’ın ayetlerini (çevirilerini okuyarak) tam anlamaya çalışıyorsunuz???Gidin film eleştirin,roman eleştirin,makale eleştirin ama Allah’ın kelamını eleştirmek sizin haddiniz değil.Şeytanın dahi yapmadığını yapıyorsunuz!!!

  11. Aralık 31, 2009, 11:27 am | #11

    “O ilk var olan şey neyse artık onun nasıl oluştuğunu açıklasınlar(toz bulutuysa ilk oluşan tozun nasıl oluşuğunu)ben gerisine bakmadan bütün dediklerini kabul edeceğim”

    Demek inanciniz bu kadar zayif temeller uzerine kurulu :) Bence siz bu sitenin kurucularini kurtarmak yerine kendinizi kurtarin sayin Kul.

  12. Agnostik
    Aralık 31, 2009, 11:32 am | #12

    Bıktım artık cevap yazmaktan ama yazmaktan kendimi alamıyorum. Arkadaşım bak bilim bile ilk maddeyi açıklayamaz demişsin. Zaman gelir bilim çok gelişir o da açıklanır. Eski yunanlılar tepelerinde çakan şimşekleri Zeus atıyor zannediyordu. Düşünsene bi tepende oluşan dev ve gürültülü kıvılcımı Tanrı Zeus atmıyorsa nasıl oluşuyor. Fakat bilim çok fazla gelişti ve şu anda şimşeklerin nasıl oluştuğu ilkokulda anlatılıyor. Aynı şekilde ileride teknoloji çok gelişecek ve her şeyin nasıl var olduğu mantıklı bir biçimde açıklanacak. Fakat şu anlık cevabını bilmediğimiz soruları Tanrı’ya adamak bence pek de akıllıca bir şey değil.

    Bilimin henüz açıklayamadığı şeyler var ama dinin hiçbir zaman açıklayamayacağı şeyler var:
    * Her şeyin bir yaratıcısı olması gerekiyorsa allah nasıl oluştu?
    * Allah geleceği biliyorsa neden insanları sınava sokma gereği duyar?
    * Allah’ın bulunduğu yer neresidir?
    * Allah herşeye gücü yetecekken niçin melek ve peygamberleri kullanır, bize yüzünü göstermeyecek kadar kibirli midir?
    soruları dinin asla cevap veremeyeceği şeylerdir. Bilim sürekli evrim geçirdiği için eninde sonunda en üst noktaya ulaşacak ve herşeyin cevabı bulunacaktır. Ama din evrim geçirmediği için bu sorulara asla cevap veremeyecektir.

    Bu arada Kuran denen kitabın Allah’ın sözü olduğu yine kendisinde yazıyor. Bu durum Allah vardır çünkü Allah vardır demekten farksız. Ben sana bir kitap getirsem ve bu kitabın içinde “Bu kitap Allah’ın sözüdür” yazsam, üstüne bir kaç numerolojik saçmalık eklesem banada inanırsın herhalde.

    “Araf 179″ senin gibilerini korkutmak için Muhammed tarafından Kurana eklenmiş bir söz.

    Peygamberin iddiasına göre Kuranı, Allah çok kibirli olduğundan suratımıza söylemedi, Peygamberin aracılığı ile gönderdi. O yüzden Allah’ın sözümü değil mi bilmiyoruz. Şöyle baştan sona gözden geçirip eleştirisini yapıyoruz ve bu kitabın Allah tarafından değil, bizzat Muhammed tarafından yazıldığını anlıyoruz. Yani objektif, düşünebilen, akıllı ve cesur insanlar böyle anlıyor.

    Tevbe suresinin 28. ayetinde “İnanmayanlar ancak bir pislikten ibarettir…” diye başlayan bir ayet var. Hiç hoşgörüden bahsetmeyin. Ben de buna karşılık diyorum ki “Müslümanlar cahildir, pislikten başka bir şey değildir.”

  13. Allah’ın kulu
    Ocak 1, 2010, 12:12 pm | #13

    Bakın benim inancım ilk oluşan şeyin nasıl oluştuğu ortaya çıkamayacağı için asla değişmeyecektir.Yokluktan oluşan varlık insanlık tarihinde hiçbir yerde yoktur.Var olan tek şey değişimdir.Maddeler yoktan var olmaz vardan yok olmaz Allah’ın yapmasından başka.Sorularınızın cevapları:
    1-Bir trende her vagon bir öncekini çeker ama lokomotifi de bir başkasının çekmesi gibi bi mantıksızlık olamaz o kendini ve diğerlerini çeker.Allah’ı da başka biri yaratsaydı eğer onu da başka birinin yaratması gerekir ve bu sonsuza kadar giderdi.Allah’ın varlığının nasıl olduğunu anlamaya çalışmak,bizim dünyada dahi var olan bütün ilmin ne kadarını bildiğimizi düşündüğünüzde biraz gülünç oluyor.Bir karıcanın uçakların mekanizmasını anlamaya çalışmasını düşünün ki bahsettiğiniz bununla kıyaslanamaz dahi.
    2-Sınavın gereği insanların anlama boyutudur.Suç işlememiş birini cezalandırmak haketmemiş birini mükafatlandırmak adaletlilerin en adaletlisine yakıştırılamaz.Bu meseleyi adaletli kılmak içindir.Bize irade veren bizi yapmış olduğumuz gerçek şuç ve güzel işlerle değerlendirir.
    3-Allah her yerdedir.İnsan bir hayâl kursa, hayâlinde çeşitli işler yapsa, insan kurduğu hayalin içindedir, dışındadır, bitişiktir, ayrıdır gibi bir şey söylenemez.Ama hayal vardır.Allah mekandan münezzehir.Mekanların hepsini de biliyormuşsunuz gibi Allah’ı içinde aramaya çalışıyorsunuz.Yıldızların ötesine gittinizmi mesela…Gidersek bilimle diye bi cevap verirseniz eğer onun da ötesine gidin diyorum şimdiden.
    4-O eğer kendini gösterseydi bu sınavın manası kalırmıydı.Ebu cehille,Hz.Ebubekir’in birbirinden farkı kalırmıydı.İkisi de belki ölene kadar secdeye varırlar bi daha kalkmazlardı.
    Bakın biz keriz gibi inanmadık.İslama girişte düşünmek lazımdır.Sanıyorsunuz ki bu inançlılar saf gibi inanmışlar sorgulamadan hiçbirşeyi.Biz islama ailemiz vasıtasıyla çocuklukta girdik ama sorgulamayıp öğrenmeden inananlarla anlayıp inanların durumları çok farketmiştir.Peygamberimizin hadisidir “Hiç bilenle bilmeyen bir olurmu.” bu pozitif ilimdir aynı zamanda.İslam sizin bilmin gerekliliğine olan inancınızdan daha fazla bilmi gerekli görüyor ve emrediyor.Bir insanın aklına takılabilecek herşeyin cevabı var islamda.Siz Kur’an’ın küçük meallerini almışsınız okumuşsunuz sanki Kur’an’ı hemen anlamışsınız sayıyorsunuz kendinizi.Farklı kişilerrin yazdığı cilt cilt Kur’an tefsirleri vardır.Daha önce yazdığım gibi gene yazıyorum Peygamberimiz dahi Allah’ın sözünü hakkıyla anlayamadığını söylüyor.Sizin sorduğunuz şeyler sanki ilk sizin tarafınızdan sorgulanmış sanıyorsunuz.Aynı sorular binlerce yıl önce sayısını bilemediğimiz miktarlarda sorulmuş ve cevaplanmışır.Çoğunda da soruları soranlar en kesin net delillere rağmen gene inatlarını sürdürmüş ve helak olmuşlardır.

    İnsanı iyi okuyun bu kainatta bildiğimiz en zeki varlıklar değilmiyiz.Ama bakın bizim haricimizde bu dünyanın dengesini bozan yok.Karıncalar dahi bizden muzdarip.Oysa aklı olmayan karınca insandan neden zarar görüyor.Çünkü yanlız insan kendi iradesiyle hareket ediyor ve serbeslik verilmiş bir müddet insanlara.İnsan kendi kullanma klavuzu olan Allah’ın emirlerine uymadığından oluyor bu bütün dengesizlikler.Herşeyi boşverin biz daha ikili ilişkilerimizi dahi nasıl düzelteceğimizi bilemiyoruz çoğu zaman.

    Ben kendime en yakın kişilere dahi çoğu şeyi anlamaktan bıkmış bir insanım onlara bunu kabullendirdikten sonra dahi gene aynı şeyleri yapmaktan kendilerini alamamışlardır.Ama neden bunu yapıyorum?Sizi tanımıyorum bile.Çünkü ümitliyim.Bunu çok önemsiyorum.Benim bunu yapmaktan daha fazla hiçbirşey varlığımı anlamlandıramaz anlıyormusunuz.

    Siz ise yapmış olduklarınızı doğruymuş gibi gösterip, bir anlamda sahte yandaşların sizi doğrulaması neticesinde yaptıklarınızdan dolayı bir nebze olsun rahatlamak,pişmanlık duymamak için yazıyorsunuz.Allah hepimizi doğru yol olan sırat-ı müstakimden götürsün.Yoksa otobanda evimize giderken dahi kaza yapan bizler kendi irade araçlarımızda nereye toslarız bilinmez bu çok tehlikeli hayatta.

  14. Allah’ın kulu
    Ocak 1, 2010, 12:15 pm | #14

    Bakın benim inancım ilk oluşan şeyin nasıl oluştuğu ortaya çıkamayacağı için asla değişmeyecektir.Yokluktan oluşan varlık insanlık tarihinde hiçbir yerde yoktur.Var olan tek şey değişimdir.Maddeler yoktan var olmaz vardan yok olmaz Allah’ın yapmasından başka.Sorularınızın cevapları:
    1-Bir trende her vagon bir öncekini çeker ama lokomotifi de bir başkasının çekmesi gibi bi mantıksızlık olamaz o kendini ve diğerlerini çeker.Allah’ı da başka biri yaratsaydı eğer onu da başka birinin yaratması gerekir ve bu sonsuza kadar giderdi.Allah’ın varlığının nasıl olduğunu anlamaya çalışmak,bizim dünyada dahi var olan bütün ilmin ne kadarını bildiğimizi düşündüğünüzde biraz gülünç oluyor.Bir karıcanın uçakların mekanizmasını anlamaya çalışmasını düşünün ki bahsettiğiniz bununla kıyaslanamaz dahi.
    2-Sınavın gereği insanların anlama boyutudur.Suç işlememiş birini cezalandırmak haketmemiş birini mükafatlandırmak adaletlilerin en adaletlisine yakıştırılamaz.Bu meseleyi adaletli kılmak içindir.Bize irade veren bizi yapmış olduğumuz gerçek şuç ve güzel işlerle değerlendirir.
    3-Allah her yerdedir.İnsan bir hayâl kursa, hayâlinde çeşitli işler yapsa, insan kurduğu hayalin içindedir, dışındadır, bitişiktir, ayrıdır gibi bir şey söylenemez.Ama hayal vardır.Allah mekandan münezzehir.Mekanların hepsini de biliyormuşsunuz gibi Allah’ı içinde aramaya çalışıyorsunuz.Yıldızların ötesine gittinizmi mesela…Gidersek bilimle diye bi cevap verirseniz eğer onun da ötesine gidin diyorum şimdiden.
    4-O eğer kendini gösterseydi bu sınavın manası kalırmıydı.Ebu cehille,Hz.Ebubekir’in birbirinden farkı kalırmıydı.İkisi de belki ölene kadar secdeye varırlar bi daha kalkmazlardı.
    Bakın biz keriz gibi inanmadık.İslama girişte düşünmek lazımdır.Sanıyorsunuz ki bu inançlılar saf gibi inanmışlar sorgulamadan hiçbirşeyi.Biz islama ailemiz vasıtasıyla çocuklukta girdik ama sorgulamayıp öğrenmeden inananlarla anlayıp inanların durumları çok farketmiştir.Peygamberimizin hadisidir “Hiç bilenle bilmeyen bir olurmu.” bu pozitif ilimdir aynı zamanda.İslam sizin bilmin gerekliliğine olan inancınızdan daha fazla bilmi gerekli görüyor ve emrediyor.Bir insanın aklına takılabilecek herşeyin cevabı var islamda.Siz Kur’an’ın küçük meallerini almışsınız okumuşsunuz sanki Kur’an’ı hemen anlamışsınız sayıyorsunuz kendinizi.Farklı kişilerrin yazdığı cilt cilt Kur’an tefsirleri vardır.Daha önce yazdığım gibi gene yazıyorum Peygamberimiz dahi Allah’ın sözünü hakkıyla anlayamadığını söylüyor.Sizin sorduğunuz şeyler sanki ilk sizin tarafınızdan sorgulanmış sanıyorsunuz.Aynı sorular binlerce yıl önce sayısını bilemediğimiz miktarlarda sorulmuş ve cevaplanmışır.Çoğunda da soruları soranlar en kesin net delillere rağmen gene inatlarını sürdürmüş ve helak olmuşlardır.

    İnsanı iyi okuyun bu kainatta bildiğimiz en zeki varlıklar değilmiyiz.Ama bakın bizim haricimizde bu dünyanın dengesini bozan yok.Karıncalar dahi bizden muzdarip.Oysa aklı olmayan karınca insandan neden zarar görüyor.Çünkü yanlız insan kendi iradesiyle hareket ediyor ve serbeslik verilmiş bir müddet insanlara.İnsan kendi kullanma klavuzu olan Allah’ın emirlerine uymadığından oluyor bu bütün dengesizlikler.Herşeyi boşverin biz daha ikili ilişkilerimizi dahi nasıl düzelteceğimizi bilemiyoruz çoğu zaman.

    Ben kendime en yakın kişilere dahi çoğu şeyi anlamaktan bıkmış bir insanım onlara bunu kabullendirdikten sonra dahi gene aynı şeyleri yapmaktan kendilerini alamamışlardır.Ama neden bunu yapıyorum?Sizi tanımıyorum bile.Çünkü ümitliyim.Bunu çok önemsiyorum.Benim bunu yapmaktan daha fazla hiçbirşey varlığımı anlamlandıramaz anlıyormusunuz.

    Siz ise yapmış olduklarınızı doğruymuş gibi gösterip, bir anlamda sahte yandaşların sizi doğrulaması neticesinde yaptıklarınızdan dolayı bir nebze olsun rahatlamak,pişmanlık duymamak için yazıyorsunuz.Allah hepimizi doğru yol olan sırat-ı müstakimden götürsün.Yoksa otobanda evimize giderken dahi kaza yapan bizler kendi irade araçlarımızda nereye toslarız bilinmez bu çok tehlikeli hayatta.

  15. Allah’ın kulu
    Ocak 1, 2010, 12:31 pm | #15

    Ek olarak ben de kendimin kurtulup kurtulamayacağımı bilmiyorum,ama islamı kabul etmiş olmanın çok büyük önemi var.Kişi müslüman olduğu vakit sevaplarından fazla gelen günahlarının cezasını çekip cennete girecekir.Ama inanmayan ebediyen cehennemde kalacakır.Trilyonlarca yıl sonra dahi yok olma olanağının olmasının onlar için en büyük sevinç kaynağı olacağı kişilerin barınacağı bir mekanın misafiri olmayı kimse istemez.Elinizi mum üzerinde tutabileceğimiz kadar ceza çekmeyi göze almamız lazım.

  16. Allah’ın kulu
    Ocak 1, 2010, 6:22 pm | #16

    Bir kaç sorunu cevaplamamışım onları da cevaplayayım.
    Tevbe 28. ayet.Bir misal:annesi onu büyütüp onun için yapması gereken herşeyi yapıktan sonra onu dinlemeyen ve onu tersleyen sen benim annem değilsin diyen bir çocuk bir pislikmidir sence ve eğer öyleyse bizi yaratan,bizim yaşamamız için gerekli olan herşeyi yaratan,cezamızı tam karşılığıyla mükafatımızı ise 10 katıyla veren merhametlilerin en merhametlisini tanımayan evet pisliktir;onun elçisini,kitabını tanımayan inkar eden evet pislikir.Hoşgörü hak edene yapılır.

    Demişsin ki kitabında kendisinin bu kitabı yazdığını söylemesinden başka bir delili yoktur bu konuda.Öncelikle bizler Allah’ın delillerinin sayısını bilecek bilgi birikimine ve ömür süresine ve anlama kabiliyetine hasıl değiliz.İnsanlığın var oluşundan yok oluşu gelene kadar bu konuda senin ve benim bilmediğimiz nice deliller olmuştur ve olacaktır kanıtlayamadığın bir şeyi hemen yok sayamazsın.Kur’an ne nesirdir ne de şiirdir.Okunduğunda musikiye benzer bir edası vardır(doğru okunduğunda beni Kur’an kadar iliklerime kadar etkileyen bir müzik veya şiirle karşılaşmadım.Elbetteki bütün şarkı ve şiirleri dinlemedim ama dinlediklerim ve okuduklarım arasında dahi bunun var olması ÇOK önemlidir,benim gibi düşünen milyonları hesaba kattığınızda hele.)Sizler bir kaç meal okumuşsunuz ve bunlarla Kur’an’ı anlamış sayıyorsunuz kendinizi.Mealler sadece cümle çevirisidir ki Kur’an sadece o cümlelerle anlaşılamaz.Çünkü olaylara -binaen daha iyi anlaşılması açısından- inmiştir ve o olayları da yazan geniş açıklamalarından okuyup insana daha iyi yol gösterecek bir şekil ve yöntem elde etmiş olursunuz.Artı o dönemin şartlarını iyi bilmek bizim için olmazsa olmaz bir şarttır Kur’an’ı anlamak için.Siz Kur’an’ı meallerinden okuyarak ne anlayabilirsiniz ne de değerlendirebilirsiniz.Herkes bir ağaçtan erişebildiği meyveyi koparır,siz ağacın dalındaki kabuğu yemişsiniz meyvesini eleştirmeye kalkıyorsunuz.Bazı meyvelerin tadını anlayabilmeniz için gidin de onları size verebilecek birilerinden isteyin.

  17. Allah’ın kulu
    Ocak 1, 2010, 7:18 pm | #17

    http://www.v-izle.com/Kuran-Mohammed-Jawad-al-Farooghi-izle-ZzeBctf0lo&feature=youtube_gdata.html

    Bir de siz dinleyin de kalpleriniz yumuşasın biraz.

  18. Agnostik
    Ocak 2, 2010, 9:06 am | #18

    1)Ben bir aralar Nur Cemaati’ndendim. Hatta o zamanlar çok dini bir insandım. Gece gündüz kitap okur ve okul derslerine çalışırdım. Kuranı, Risale-i Nur’ları ve Pırlanta denilen Fethullah Gülen kitaplarını, kasetlerini avucumun içi gibi bilirim. Fethullah Gülen ve Said Nursi sağolsun kitaplarında Müslümanlığı çok iyi ve kurnazca anlatıyorlar. Onlar olmasaydı 4-5 sene daha önce dinsiz olacaktım ve dini bilgim az olduğu için din adamları ile girdiğim tartışmalardan yenik çıkacaktım. Fakat onlar yüzüne dini çelişkileri ve saçmalıkları çok çok daha iyi biliyorum.

    2)Benim dinsizliğim kesinlikle bir inat değil. Kimseninki inat değil. Senin saçma dininle çok gerçekmiş gibi savunman ve onla övünmen bana da inat gibi geliyor ama inat etmiyorsun ona gönülden inanıyorsun.

    3)Mantık heryerde aynıdır, mantık asla boyut değiştirmez, mantık mantıktır. Allah’ı insan mantığı ile düşünemeyiz dersen eğer, onun matıksız bir saçmalık olduğunu kendin söylemiş olursun aslında.
    Peki tamam sen haklısın madem Allah’ı mantık ile değerlendiremeyiz, o halde Allah neden kibirlenip insanlardan namaz kılmasını ister.
    Neden insanları test etmek ister. Hadi içki içmeden veya adam öldürmeden insan teste tabii tutulabilir ama mantıksız bir şeye inanmayı istemek test sayılmaz.
    Neden kibirlilik yapıp Peygamberlere gözükmez de onlara elçi aracılığı ile gözükür.
    Neden kulları arasında ayrımcılık yapıp Orta Doğu yu peygamberlerle donatırken Amerika’ya veya Çin’e.
    O ne olduğu belli olmayan şey, neden varlığı yaratır, amacı nedir? Said Nursi’nin buna açıklaması şudur: Her sanatçı sanatını göstermek ister(egolarını tatmin etmeye çalışır). O halde Allah tıpkı bir insan gibi egolarını tatmin mi etmek istiyor.
    Peki şeytan ayetleri veya ayetleri keçinin yemesi gibi olayları açıklayabilir misin?
    Allah bütün insanlığa hitap eden Arapça bir kitap gönderecek ve bu kitap başka dillere dönüştüğünde bir şaçmalık olacak. :D Güldürme beni sence Kuran o kadar mucizevi bir kitap olsaydı başka dillere çevrildiğinde mucizeviliğini korumazmıydı.
    Yada kutuplarda nasıl namaz kılınıp oruç tutulcağını söyle bana.
    Kemik erimesi hastalarının çoğunun tesettürlü bayanlar olmasını, 16-17 saat oruç tutarak su içmemenin verdiği zararı, domuz yemeyen ve bol bol içki içen ülkelerde ortalama ölüm yaşının yükseklerde bulunmasını düşün ve bunları açıkla.

    4) Hadi olaki ben yanıldım, müslümanlık gerçek dindi, öldük ve ben allahı gördüm. Ne ondan af dilerim ne secde ederim nede dünyaya tekrar gelip tekrar sınav olmak isterim. O pisliğe iki çift laf edip orada bütün kulları arasında onu rezil ederim.

    5) Şimdi sana bir cebirli bir ifade söyleyeceğim, hatta benim dinsiz olmamdaki en büyük sebeplerden biri budur. Lütfen sana yalvarıyorum bunun üzerinde düşün ve bana öyle cevap ver, ayrıca risalelerde yazan şeyleri buraya sıralama, lütfen:

    Allah gelecekte olacak her şeyi biliyor. O halde insaların Dünya’da yapacağı şeyleri de biliyor. Yani Darwin’in hayatı boyunca dinsiz olacağını önceden biliyordu. Peki Darwin müslüman olsaydı Allah’ın bilgisi yanlış çıkmış olmazmıydı?
    Allah’ın biligi yanlış çıkabilirmiydi? Hayır.
    O halde Darwin müslüman olabilirmiydi? Hayır.
    Peki onun seçim şansı yoksa teste tabi tutulduğu söylenebilir mi? Hayır.

  19. Allah’ın kulu
    Ocak 2, 2010, 1:46 pm | #19

    Öncelikle yazmış olduklarınla bana sınırsız cevap imkanı sunduğun için sana teşekkür ediyorum.
    Asla cevaplanamayacağını söylediğin 4 sorunu ufak eklemeler yapmak haricinde kendi sınırlı bilgilerimle cevaplamış olmama karşın buna bir yanıtının olmaması gerçekten bunları kabul ettiğin anlamına geliyor ki bir cevabın olsaydı yazmaktan kendini alamazdın.
    Ben sana islam dinini sınırlamadım asla(risale ve kasetlerle).İslam dini kimsenin tekelinde değildir.Kur’an bir deryadır herkes ondan farklı şeyler alır.O kaynakları okuman da sana fayda verir.
    Üzgünüm seni dinsizliğinde inat ediyor gördüğüm için özür diliyorum ve sana inaniyorum.
    Allah’ın varlığının kendinden olduğunu,O’nun anlayabileceği bir şeyi benim anlayamayacağımı,ben mantığını çözemediğim diye de birşeyin yok olmayacağını insan mantığıyla düşünüyorum ve kabul ediyorum.Senin mantığına uymayan herşey tüm insanlığın mantıksızlığıymış gibi konuşuyorsun.Benim söylediğimi mantıklı bulan milyonlarca insanı da mantıksız mı buluyorsun?Allah’ın namaz kılmamamızı istemesi yönünde neden olarak kaç kitap yazılır biliyor musun?Bizler herşeyimizi Ona borçlu olduğumuz halde,bizi besleyen,bizi iyiye yönelten,adaletle hükmeden ve daha sayısız nimetlerini bize bahşeden bir Zat’a,namaz kılın diyorsa namaz kılınır,oruç tutun diyorsa oruç tutulur.Kibre gelince sen bütün bunlara rağmen Allah’a uymayacağını söylüyor,uymamamızı öğütlüyorsun ve daha ileri giderek küfrediyorsun.Ve kendi mantığına uymuyor diye birşeyi yok sayıyorsun(Var olan herşeyin mantığına hasılmışsın gibi,örn:kainatın oluşumu)Acaba kibirli olan sen misin yoksa O’mu?Dünyadaki iktidar altında eziyet çekip gene hükümdarlarını savunanları bir düşün.Eğer Allah bize zulmetseydi bunu kim engelleyecekti.Sen sanki Allah’tan alacakların varmış gibi neden şöyle yapıyor,neden böyle yapıyor diye soruyorsun.
    Neden insanları test ettiğini cevaplamıştım.
    Peygamberler de bizatihi sınavdadır.Onlar bizlere sınavda olarak ancak örnek olabilirler.Onlar peygamberliği hak edecek şekilde,peygamberlik görevine erişmeden dahi örnek hayatlarıyla Allah tarafından adaletle seçilmişlerdir.Onlar da sınavda olduklarından onlar da Allah’ı göremezler.Ama eğer çok görmek istiyorsan cennette bunu bir mükafat olarak sunacaktır.Sen sınavda cevap anahtarını önüne koymak istiyorsun önce adaletle şu sınavını geç.
    Şeytan ve keçinin yediği ayetleri anlamadım.
    Başka dillere dönünce Kur’an’ın saçmalık olacağı yönündeki bir fikir beyan ettiğimi hatırlamıyorum,sen kendi görüşlerini benim görüşlerimle karıştırıyorsun.Beni hemen de kendi safına koydun ha:))
    Bu arada çaresizliğinden kutuplara gitmişsin.Onun da bir içtihadı vardır elbet.Zaten bilmdeğimiz şeylerden sorumlu da değiliz.Şu zamanda islamın %10′una uyan kurtulacak.Çok merak ediyorsan kutupları bana sorma ben bunu bilmiyorum.Araştırıp öğrenirim bir telefona bakar.Ama gereği yok,seni ve beni ilgilendiren meselerden sor.İslamın tümünü öğrenmek için zamanımız yok önemli meseleler var konuyu başka yöne çekmek için sorduğun bir soruydu bu.
    Tesettürlü bayanlar da elbette güneşi alabilecek imkanlara kavuşabilirdi.Ama takdir edersin ki onlar için özel plajlar,güneşlenme mekanları LAİK devletimiz nedeniyle tahsis edilmemiş.İnsanlara ait olan bir hatayı islamdan bulma.
    Orucun faydalarını buraya yazarsam gerçekten tüm günümü alabilir.Domuz etini yiyip içki içenlerin sağlık olanakları,sosyoekonomik durum ve gelişmişlik düzeylerini düşün.Eğer o mereti ve içkiyi tüketmeseler ne kadar yaşarlardı kim bilir.

    Sen zaten yanılgıdasın,islam hak dindir,evet öleceksin böyle gidersen ve Allah’ı göremeyeceksin(ancak cennetliklerden bir grup O’nu görebilir);af dileyip dilemeyeceğin,tekrar Dünyaya dönmek isteyip istemeyeceğin ,O’nu rezil etmen konularıda kendine güvenme.(Elini bir mum üstünde tutsam ne kadar dayanabilirsin.Seni korkutmaya çalışıyorum ama cennet de var.Tövbe edersen cennete girebilirsin.Allah tevbeleri sıkça kabul eder.Gel kendine ve başkalarına zulmetme)

    Darwinin müslüman olup olmasına sadece kendi özgür iradesi sebeptir.Sen sanki Allah’ın olacakları bilmesini yapacaklarımızı etkiliyor sanıyorsun.O kadar meal,risale okuduğunu söylüyorsun daha kaza-kader bahsini anlamamışsın.Bi de tutmuşsun Kur’an’ı eleştirdiğini, hatalarını bulduğunu söylüyorsun.Darwinin yapacaklarının bilinmesinin,onu tek yönde sınırladığını düşünüyorsan,senin bu fikirlerinin de,yapacaklarının bilinmesi nedeniyle yapabileceklerinin dolayısıyla düşünebileceklerinin sınırlanmış şekli olması nezdinde senin doğruya ulaşmanı imkansız kılıyor olamaz mı?Mantık sınırlanıyorsa kaderle,bana mantıklı hiçbirşey anlatamazsın.Kafan karıştı değil mi.Demek ki mantık sınırlanmıyor ve davranışlarımızda -Allah biliyor olmasına rağmen- özgürüz.

    Bilimin islamı destekleyip desteklemediğini biliyormusunuz tam manasıyla.Siz bilimi sadece kendi görüşleriniz dahilinde mi var sayıyorsunuz.Diyelim ki desteklemiyor,bir gün tam manasıyla sizin gözünüzde inkar edemeyeceğiniz şekilde bilim islamın varlığını ispat ederse o zaman gene ısrar edecek misiniz?

    Son olarak size bundan sonra daha az zaman harcayacağım çünkü benim çok önemli işlerim de var.

  20. Hakan
    Ocak 9, 2010, 9:12 am | #20

    Hûd süresinin tamamını yazsaydında bahsedilen gaybın sadece nuh’tufanı olmadığını tevratta olmayan şeylerinde olduğunu görürdün. Ayrıca günümüze gelen tevradın kurandan sonra insanlar tarafından kurana bakılarak revize edilmediğini nerden bileceğiz. Tevrat insanlar tarafından değiştirilmeyeseydi zaten peşinden Allah(c.c.) Hz.İsa ve Hz.Muhammed(s.a.v.)’i göndermezdi.Tevradı da geçersiz kılmazdı. Tevrat referans alınacak bir kaynak değildir. Kuran’ı kerimde de belirtilmektedir. Kuran’ı kerimin korunmasıda Allah(c.c.)’un kendine aittir.

  21. Hakan
    Ocak 11, 2010, 9:18 am | #21

    Eline zihnine sağlık

  22. Hakan
    Ocak 11, 2010, 9:29 am | #22

    Dinsizler kafayı yemiş be.
    Kendi ölümlere çare olsunlar veya kafalarının içindekilerini elleriyle tutsunlar yada görsünler. O zaman Allah’ı neden bu dünyada göremeyeceklerini anlarlar.
    Gözleriyle görmüyorlar diye Allah’ın varlığını kabul etmemek gibi bir gaflete düşüyorlarsa gözleriyle göremedikleri ama inandıkları bir çok şey olduğunuda hatırlasınlar. Bu mantık tamamamen matıksızlıktandır. Mantık da görünmeyen birşey o zaman bu mantıkla dinsizler mantıksızdır.

    *******************************************************************************************

  23. Agnostik
    Ocak 11, 2010, 9:51 am | #23

    Bence de bu konuda çok haklısın.

  24. Hakan
    Ocak 12, 2010, 6:57 am | #24

    Dünyadaki ilk müslümanlar önceden zaten müslüman değillerdi. Bunların içinde çok zalim olanlarıda vardı, Hz. Muhammed (s.a.v.) in can düşmalarıda vardı. Ama kimi halife kimi sahabe oldu.

    Bir gün kutupda yaşamak zorunda kalırsak o zamanda orada nasıl oruç tutacağımızı nasıl namaz kılacağımızı düşünürüz. Allah’ın dünyasında yermi kalmadı da o kadar kutsal ve daha iyi yaşanılabilece yerler varken gidipte kutuplarda islamı yaşayayım. istersen birde orada hacı olalım he nedersin. Bizim KABE miz var sen dediklerinin mantık çerçevesine girebilmesi için kendin kutuplarda belki buzlardan bir tane yaparsın. o zaman orada biraz da müslüman toplarsın sonrada bu soruyu sorarsın. Yemek sofrada yenir. Gereksiz bir yerde yemek yada başka bir şey nasıl yeneceğini soruyorsan ben daha önce öyle bir yerde herhangi birşey yemedim aklımda da geçirmedim. Sen aklından geçirmişsen ve ihtiyaç duymuşsan sen düşün. biz bilemeyiz.

  25. Agnostik
    Ocak 12, 2010, 10:06 am | #25

    Kardeş kutuplardan kastım buzulların ortası değil, kutuplara yakın yerler. Mesela İzlanda, Arjantin’in güneyi, Grönland. Bu bölgelerde gece-gündüz arasındaki fark çok fazla oluyor. Sizin KABE’niz olabilir ama herkes o çöllerde yaşamak zorunda değil. Ben kutuplarda nasıl hacı olunacağını değil nasıl namaz veya oruç yapılacak diye soruyorum.
    Ayrıca yemek yemek belirli kuralları olmayan, yaşamak için gerekli olan bir eylemdir. Ama yaşayabilmek için gerekmeyen namaz kılmanın veya oruç tutmanın belirli kuralları vardır. Bu kurallara uymazsan ibadet etmiş olmazsın. Şimdi dediğim bölgelerde istesen de gerekli kurallara uyamıyorsun. Çünkü kurallar KABE çöllerine göre hazırlanmış. Acaba bunun sebebi Muhammed zamanında oraların daha keşfedilmemiş olması olabilir mi?

  26. münadi
    Ocak 14, 2010, 7:42 am | #26

    islamiyette zerre kadar çelişki ve şüphe yoktur şüphe ve karışıklık islamiyette çelişki var diyenlerin beynindedir onların cahilliklerinden kaynaklanır aç bak fıkıh kitaplarına kutuplarda nasıl namaz kılıır nasıl oruç tutulur yazmıştır… orada biraz araştırın da adam sansınlar konuşurken….

  27. Agnostik
    Ocak 14, 2010, 10:38 am | #27

    O halde fıkıh kitaplarında yazanları buraya da yazsana, biz de faydalanalım.

    Bizi adam yerine koyduğun besbelli oratada. Adam yerine koymasaydın eğer, söylediklerimize bu kadar hiddetlenmez ve bizi kale almayarak hiç bir cevap yazmazdın. Eğer bir cevap yazsaydın bile, bize kızmak yerine, bu çelişkileri açıklayıcı cevaplar yazardın.

    Bu sitedeki bütün yazılarda çelişkilerin ve şüphelerin varlığı kanıt gösterilerek anlatılmıştır. “İslamiyette hiç bir çelişki yok.” diyebilmen için, tüm yazılara kanıt göstererek “mors edici” bir cevap yazman lazım.

  1. No trackbacks yet.