8 Yasinda Cocuk Gelin
Eminim gecen haftalarda, dunyada epey saskinlikla ve tepkiyle karsilanan Sudi Arabistan’daki kucuk gelin haberini duymussunuzdur.
“Suudi Arabistan’da bir mahkeme, 8 yaşındaki bir kızın, 47 yaşındaki bir erkekle evlenmesinin “dine uygun” ve “yasal” olduğuna karar verince dünya çapında tepki çekti.”
“Bir arkadaşından 8 bin dolar borç alan baba, borcunu geri ödeyemeyince 8 yaşındaki kızını gelin olarak verdi. 47 yaşındaki adamla 8 yaşındaki kız evlendi. Ancak kızın annesi, eşinden boşanarak “Kızım çok küçük, bu evlilik geçersizdir” diyerek şeriat mahkemesine başvurdu. Mahkeme, 47 yaşındaki kocanın, “çocuk ergenliğe girene kadar, cinsel ilişkiye de girmeme sözü” verdiğine dikkat çekerek evlilik ile ilgili herhangi bir yasadışı yol olmadığını bu nedenle evliliğin geçerli olduğunu söyledi. Suudi Arabistan basını, mahkeme hakimi Habib El Habib’in “Dünyaya rezil olmamak” için kocaya kızı boşaması karşılığında para teklif ettiğini, ancak adamın buna yanaşmadığını söyledi. Suudi Arabistan Adalet Bakanlığı, kadınların evliliği için azami bir yaş sınırı belirlemeye çalıştıklarını ancak ülke kültürü nedeniyle bunun zor olduğunu açıkladı.”
- Takva sahipleri için bir kurtuluş ve bir zafer vardır. Sulak bahçeler, bağlar, üzümler, göğüsleri turunç gibi yaşıtlar, dopdolu kadehler vardır. (Nebe Suresi 31-34. ayetler)
Yukaridaki ayetteki Cennet taniminda takva sahipleri icin verilen vaatte, gogusleri turunc gibi yasitlar ifadesi, pek cok Kur’an alimi tarafindan gogusleri yeni sertlesen olarak aciklanir. Takva sahibi kimdir? Erkekler. Gogusleri turunc gibi olanlar da tabii ki oldukca genc olmasi gereken kizlar.
Muslumanlarin peygamberinin, 3. esi olan Ayse, Buhari’nin hadislerine gore Muhammed ile evlendiginde 6, gerdege girdiginde de 9 yasindadir. Muhammed’in bu sirada yasi 53′tur. Yukaridaki haberde bahsi gecen adam da 8 yasindaki kiz cocuguyla evlendiginde yasi 47′dir. Bu iki evlilik arasinda cok buyuk bir fark olmadigi goruluyor. Bu durumda Seriat Mahkemesinin Hakiminin, dunyaya rezil olmamak icin kocaya bosamasi karsiliginda rusvet teklif etmesini, adamin buna yanasmamasi uzerine istemeyerek de olsa bu karari cikartmak durumunda kalmasini da anlayisla karsilamak lazim.
Davaci Anne: Kiz 8 yasinda, daha bir cocuk… Nasil izin verilir buna?
Seriat Hakimi: Evlilikle ilgili herhangi bir yasadisi yol yok, ergenlige kadar gerdek olmayacak. Evlilik gecerlidir.
Bu yaziya uc degisik tepkinin verilebilecegini dusunuyorum:
1. Arap geleneklerinde kucuk kiz cocuklariyla evlenmek halen normaldir. Bu onlarin kendi kulturu ve sorunudur. Uzulerek de olsa bizi ilgilendirmez demeli ve konuyu kapatmaliyiz.
2. Islami yanlis yorumlamis ve yozlastirmislar… Yanlis tanitiyorlar insanlara guzel dinimizi, cok uzuluyorum. Ben hic acip da Kur’an okumadim, Islam’i da okulda bana ezberletilen 5 sarti disinda bilmem. Ama kendi kafamda yarattigim Islam anlayisina gore bu, dupeduz sapikliktir, Islam boyle olamaz. Peygamberimiz de yapmaz oyle seyler, uydurma onlarin hepsi… Bu yaziyi bu siteye koyanin da Allah belasini versin
3. Kucuk kizlar ergenlige girene kadar cinsel iliskiye girilmedigi surece Islam Seriatinca evlenmelerine bir engel yoktur.
Siz hangi fikre sahipsiniz?

sana bir soru soracam suudi arabistanda 8 yaşındaki kızların nasıl geliştiğini araştırdınmı !!! ve sen bunu eleştirirken seninde bir sübyancı olduğun ortadadır
o sizin subyanciliginiz sevgili dindar homo sapien
“ve sen bunu eleştirirken seninde bir sübyancı olduğun ortadadır”
ben janos beyin müdaafacısı değilim fakat önce eleştiri kelimesinin anlamını öğrenmeniz gerekiyor.
janos ben 4, yorumu ekliyorum.
Hz. Resul Efendimiz isteseydi daha gençliğinde iken ; genç , zengin bir çok kızla evlenebilirdi. Bu imkanı vardı fakat evlenmemişlerdir:
Peygamber efendimiz kendi döneminde ‘Muhammedü’l-emin ‘ (güvenilir Muhammed ) olarak adlandırılmış ,sadece zenginlerin üye olabildiği ‘Hılfu’l-fudul’ derneğine zengin olmadığı halde kabul edilmiş ,çevresince kendine güvenilen ,genç,ahlaklı ve yakışıklı bir insandı.Kabeyi su bastığı zaman ‘ Haceru’l –esved ‘ taşını , kabile reisleri arasında tek reis olmayan peygamberimiz yerine koymuştur.Peygamber efendimiz peygamberliğini ilan ettiği zaman Mekkeli müşrikler peygamberimize şu teklifte bulunurlar : ‘Ey Muhammed eğer sen para istiyorsan sana para verelim, başımıza başkan olmak istiyorsan seni başkan yapalım, eğer istiyorsan seni kabilemizin güzel kızlarıyla evlendirelim.Yeter ki sen bu davadan yani İslam’ı anlatmaktan vazgeç. ‘
Peygamberimiz onlara şu cevabı verir: ‘Bir elime ayı , bir elime güneşi koysanız ben bu davadan vazgeçmem.’
Görüldüğü gibi Peygamberimizin dünya malına düşkün olması veya benzeri bir iddia gerçek olsa idi , daha genç iken tüm bu imkânları elinin tersi ile bir kenara itmemesi gerekirdi!Ama O Yüce insan , insanları battığı ahlaksızlık ve kötülük batağından kurtarmak için mücadele ve iftiralara muhatap olma pahasına iyiliği tebliğ ve yayama yolunu tercih etmişlerdir…
Peygamberimiz 25 yaşına kadar evlenmemiş , ibadetle meşgul olmuştur.
Peygamber efendimiz 25 yaşında iken 40 yaşında ve dul olan Hz. Hatice ile evlenir.Hz. Resul Hatice annemizle zenginliği için evlenmemiştir.Çünkü Hz. Resul , Hz. Hatice’nin tüm malını Allah yolunda dağıtmıştır(Hz. Resul daha sonra kendisine gönderilen hediye ve altınları da fakirlere dağıtacaktır.) Hz. Hatice ile peygamberimiz 25 sene evli kalırlar.Hz. Hatice , peygamberimize :’Ey Muhammed ben yaşlandım , artık başka hanımla evlen ‘ deyince peygamberimiz şu cevabı verir: ‘ Böyle söyleme Hatice , üzülürüm.’Hz. Resul o zamanlarda çok doğal olan cariye alma yoluna bile tenezzül etmez ….! Hz. Hatice 65 yayında vefat eder. Hz. Resul 2-3 sene daha kimse ile evlenmez , 53 yaşına gelir.
Not : O dönemde ‘sahabi’ ( Peygamber Efendimizin arkadaşları) savaşlarda şehit oluyor, eşleri dul, çocukları yetim kalıyordu. Peygamberimiz sahabiye bu dul hanımlar ile evlenmelerini, onları evsiz, çocuklarını bakımsız bırakmamalarını tavsiye ediyor, kendisi de bu dul hanımlar ile 53 yaşından sonra evleniyorlar.
Hz. Sevde: 53 yaşında, dul.Hz Resul’e evlilik teklif eder, “Hz. peygamber’in nikahlısı olarak kalmak bana kafi ” diyerek kendi sırasını Hz.Aişe’ye devreder.
Hz. Aişe: Peygamberimizin dul olmayan tek eşidir. Peygamberimiz genç yaşta olan (17-18 yaşlarında : Hz. Aişe’nin ablası Esma hicrette 27 yaşındaydı. Hz. Aişe ablasından 10 yaş küçük olduğuna göre onun da hicrette tam 17 yaşında olması gerekir. Ayrıca Hz. Aişe peygamberimizden önce Cübeyr’le nişanlanmış, daha sonra dini nedenlerle ayrılmışlardı. Demek ki evlenecek çağda bir kızdı, nişanlanmış, nişan bozulmuş sonra peygamberimizle evlenmiştir-) Hz. Aişe ile evlenir.Hz Ebu Bekir’in kızıdır. Müslüman hanımların sormaya utandığı sorulara cevap vermesi için peygamberimiz Hz. Aişe ile evlenmiş ve onu öğretmen olarak yetiştirmiştir. Hz. Aişe peygamberimizden 2000 hadis rivayet etmiş, Müslüman kadın ve erkeklere öğretmenlik yapmış, hatta Müslüman orduların komutanlığını dahi üstlenmiştir.
Hz. Hafsa: Dul, Hz. Ömer’in kızı.Hz. Ömer kızını önce Ebu Bekr sonra Osman ile evlendirmek ister, mazeret sunarlar, Hz Resul İslam davasında yoldaşı, Ömer’in dul kızı ile – tıpkı Hz Ebu Bekr’in kızı gibi – evlenir, gönlünü ferahlatır.
Huzeyfe kızı Zeynep: 60 yaşında dul, Hz Resul’e :” Benimle evlenir misin ” der, Hz Resul kabul eder.Kısa süre sonra vefat eder.
Ümmü Seleme: 65 yaşında 4 çocuklu dul,kendi deyimi ile : ” Ben yaşlı, kıskanç , yetimlerin annesi bir kadınım .” der.Hz Resul O’na evlilik teklif eder, Ümmü Seleme annemiz kabul eder.
Cahş kızı Zeynep: Dul – Detay aşağıda -
Cüveyriye: Esir . Esir ve cariyelerle evlenmek âdet değil iken peygamberimiz onlar ile evlenerek onların da aile kurma haklarının olduğunu , onlarında insan olduğunu çevresindekilere ispat eder . Cüveyriye, Mustalik oğulları kabilesinin reisinin kızı idi.Savaşta esir düşer, özgürlük bedelini bizzat Hz Resul öder, onu azat eder.Bunu duyan babası ve iki oğlu Müslüman olur.Kızı ile anlaşır, özgür olan Cüveyriye Hz Resul ile evlenir.İslam ordusu bu hal üzerine:” Annemizin akrabalarını esir etmeyiz.” diyerek geri kalan esirleri serbest bırakır.
Safiye: İsrail Oğulları soyundan, kabile reislerinin birinin kızı idi.Dul idi ve tutsaktı.Hz. Resul O’na :” ister malını al, git özgürsün ” der, ” İster kal, Müslüman ol, benimle evlen.” diye teklifte bulunur.Safiye annemiz özgür iken teklifi kabul eder ( Mir’âtü’ş-Şuun )
Ümmü Habibe: 55 yaşında dul, Mekke reisi ünlü İslam düşmanı Ebu Süfyan’ın kızı. Mekke’den uzakta, Habeşistan’da dul kalır.Çok zorluk çeker.Hz: Resul elçi göndererek O’na evlenme teklif eder.Evet der Ümmü Habibe annnemiz .Necaşi kralı nikahı vekiller vasıtası ile kıyar…
Meymune: 2 çocuklu dul,Hz Resul’un amcası Abbas’ın baldızıdır.HZ Abbas vasıtası ile Hz Resul’e evlilik teklifinde bulunur, Hz resul kabul eder.
Mısırlı Mariye: Cariye. Hz Resul kendisi ile evlenir.
Hz. Resul 50 küsür yaşına kadar tek eşle evli kalıyor ,her türlü dünyevi teklifleri reddediyor ve 50 yaşından sonra genç ve zengin bir çok kız yerine koruma ve tebliğ amacını güden , karşılıklı rızaya dayanan evliliklerini objektif olarak inceleyen herkes evliliklerin hiç birinde dünyevi bir amaç olmadığını görebilirler yeter ki tarafsız olarak olayları inceleyebilelim.
Bazılarının aklına şu soru takılabilir, evlenmeden o kadınlara yardım yapılamaz mı idi ?
NE KADAR IYI BILINIRSE BILINSIN BIR ERKEK DUL BIR KADININ EVINE ARADA BiR BILE OLSA VE KADINLAR 50-55-65 YASLARINDA BILE OLSA UGRARSA DEDIKODU KAÇINILMAZ OLUR! ÖZELLIKLE BÜTÜN PROJEKTÖRLER ÜZERINE ÇEVRILI VE DEVAMLI HATASI ARANAN BİR UYARICI VE “REJİM DÜŞMANI “ ( ! ) OLURSAN… HZ. MUHAMMAD’E DÜŞMANLARI (HAŞA ) “ DELİ, CİNLENMİŞ , YALANCI… “ DEDİLER AMA HİÇ BİR DÜŞMANI ONA ” ŞEHVET DÜŞKÜNÜ , ÇIKARCI, RÜŞVETÇİ , …” DİYEMEMİŞTİR. ÖZELLİKLE BU KONULARDA DÜŞMANDAN DAHA İYİ ŞAHİT Mİ OLUR.. AYRICA EFENDİMİZİN OLAYA CİNSEL AÇIDAN YAKLAŞMADIĞININ BİR DİĞER DELİLİ BAZI ANNELERIMIZIN “YASLARINDAN DOLAYI” O TÜR IHTIYAÇ DÖNEMINI ÇOKTAN GEÇTİKLERİDİR HELE YAS 50 -65 ARASI İSE VE ÜLKE INSANLARIN ERKEN OLGUNLASIP YASLANDIGI SICAK BIR ÜLKEDE YAŞANILIYORSA … YAZI BÜTÜNÜ İLE OKUNUNCA ZATEN HZ. MUHAMMED’IN DÜNYA ZEVKINE DÜSKÜN OLMADIGININ ÖRNEKLERI ILE DOLU OLDUĞU GÖRÜLECEKTİR.
MONTESQUİEU , KANUNLARIN RUHU ADLI ESERİNDE ŞUNU SÖYLEMEKTEDİR: ” İKLİMİ SICAK OLAN ÜLKE KADINLARININ İHTİYARLIKLARI, 20 YAŞINDAN SONRA BAŞLAR…” YORUM OKUYUCULARA KALMIŞTIR !
bbcislam sana bir soru janos’un sübyancı olduğunu hangi yorumundan çıkardın. şahsen ben çıkartamadım.
zaten bu bbcislam gibiler yüzünden dinden soğudum ve sorgulamaya başladım.
aslında insanları dinden uzaklaştıran şey kurandan uzaklaşmayla başlar.kurandan uzaklaşma ise nasıl sokmuşlar içimize anlayamıyorum sabahlara kadar kuran okuruz ama bir kelimesini bile anlamayız.kuran okuduğumuzdan dolayı içerimize öle bir maneviyat dolarki birşeyler yapmak isteriz iyi birşeyler ama anlamadığımız için iyi şeyleri kafamızdan uyduruz ve din diye uygulamaya geçeriz. karşıdaki adam ise bakarki bunda dinle alakalı birşey yok tam aksine batıl bir şey din buysa ben dinden soğurum der ve soğur.
lasacerdotisa kardeşim bak bence kuran-ı kerimi yanlaş bulmak için araştırmak yerine onu anlayıp gerçekte ne demek istediğini anlamak için okumak ve hakkında düşünmek gerekir. biliyorsun sitedede var bazı ayetler zor ve yorum ister. peygamberimiz zamanında belagat (şiir) en yüksek seviyedeydi. keşke arapça bilseydikde o sanatları daha iyi anlayabilseydik. ama türkçesini okuyup hakkında tefsirler okursan çok iyi anlarsın.yoksa insanların yaşantılarından etkilenerek yola çıkarsan insanlar hata yapar. en iyi yaşam tarzı islamın yaşam tarzıdır.
baksana ingiltere mesela enses ilişkilerin hat safhada olduğu ve daha geçen haberlerde sen de okumuşundur 10 yaşındaki çocuk 11 yaşındaki kızdan çocuk sahibi olmuş sonrada ardından 10 a yakın gene 10 yaşlarında çocuk o bebeğin kendilerinden olduğunu açıklıyorlar kız hepsiyle birlikte olmuş bu daha medyaya yansıyanı.
müslüman bir ülkede bu olaylar yok gibidir binde bir gibi ama olsun her yerde reklamı yapılır.oysa diğer ülkelerde yüzde 50 nin üzerine varır onlar için normaldir hiç ses çıkartılmaz.
Ben Kuran-ı Kerim olmadan neyin doğru neyin yanlış olduğuna karar verebilirim.
İslam ülkelerinde erken yaşta evlendirme geleneğine ne diyeceksiniz ?
Ben islamın yaşam tarzına göre yaşasaydım kafayı yerdim.Eğer bi tanrı varsa tarzı sizinki gibi olmamalı.
Ayırım yapıyorsunuz.
Müslüman ülkelerde eşcinsellik ne durumda ???
Keske sabahlara kadar hicbir bilimselligi ve mantigi olmayan bir hikaye kitabi yerine farkli calismlarda bulunsak degil mi Bill;)
Benim makalelerimi okuyor olman hosuma gidiyor yalniz. Sana farkli bir pencere actigimi umut ediyorum. Umarim bir gun bir yazimdaki gorusumle hemfikir olursun sevgili arkadasim
Ensest iliskiye deginmen de enteresan, sonucta senin inanisina gore hepimiz ensest iliski cocuklariyken (ademle havvanin cocuklarinin birbirlerinden uremeleri) bunu elestirmen ironik olmus
Demek musluman ulkelerde sapiklik binde birken ingiltere gibi “muslumanligi secemeyecek kadar aciz insanlarin yasadigi ulkenin %50si sapik ruhlu insanlar. Bu bilimsel saptama midir yoksa senin kisisel tahminin mi?
Yahudi dusmanligini onceki yorumlarindan gormustuk, demek ki musluman olmadiklari surece tum insanlar senin icin ayni ‘alt’ degerdeler.
Islami yasayisin olasi getirilerini hic dusundun mu? Annenin baban tarafindan dovulebilme kurali mesela sana cekici geliyor mu? Kiz arkadasinla hani olur ha, seytana uyup opussen, kurana gore ikinizin de taslanarak oldurulmesi gerektigi mantikli geliyor mu sana? Neyse maddeleri arttirmanin fazla bir getirisi olacagini dusunmuyorum.
Yukarida listeledigin, yazis stilinden bizde uyandirilmak istenen intibayla ‘kocakari’ peygamber hanimi yorumuna gelince… Islami sitelerden kopyalayip yapistirmak suretiyle koydugun bu uzun makalenin yarisi YALAN, digeri yarisi da yanlislarla dolu. Bu yazinin yazari da senin dunyayi takip ettigin basin organlarinin
“asil” sahibi
o yazıya ben benim demedimki saten alıntı diye ekliyorum yazılara.ilk insanlarla ilgili yorumu yazmıştım. hikaye kitabı dediğin kitabı okuma ve anlama özürlüysen öle görürsün tabi.yok bilim adamları şöleymiş yok bu böylemiş… bir gün elbette müslümanlar senin gibilerin attığı iftiralardan ve islama sokmaya çalıştığınız hurafelerden kurtulacak…
peki sendeki bu müslümanlara karşı aşağılama ve hor görme nedir? janos bak sana laf anlatamıyorum.şu lafımı iyi anla tekrar ettirme her insan eşittir.ilk insanlarla ilğili yorumları yahudiler hakkındaki yorumları iyi oku. senin artık dürüstlüğünden şüphe etmeye başladımmmm.
inan o yazının kimin olduğunu bilmiyordum ama okudum mantıklı geldi.
sen olsaydın herhalde muhtaç insanların zorluklar içinde yaşamasını savunmasızların istismar edilmesini falan isterdin… janos senin getirmeyi düşündüğün hayat tarzından nefret ediyorummmm…
lasacertodisa sen kuran-ı kerimi okumadan kuran hakkında karar verirsen versende işte kuran-ı kerim hakkında olumsuz yazı yazanlardan ancak etkilenerek hareket edersin. lazıkk. neyse?
Kuran Kuran diye tutturmuşsun ama gerçekliği belirsiz hadisler dışında başka birşey göremiyorum yazdıklarında. Konu başlığını Kuran ile hadislerin örtüşmemesi falan yap bari. Saçmalamışsın bol bol. İnsanın fikri ne ise zikride o olur. Nasıl anlamak istiyorsan öyle anlarsın. Türkçede zaten buna müsait bir dil…
1- Arap toplumunun gelenekleriyle İslam’ın örtüşmesi gerektiği gibi bir inanca sahip olanlar varsa bilsinler ki böyle birşey yok.Yani İslam’ın, arapların vasıtasıyla gelmiş olması, dünya batana kadar İslam’ın gerçek temsilcilerinin araplar olacağı anlamına gelmez.
2-İslam’da insanların kaç yaşında evlenmeleri gerektiğine ilişkin bir kaide mi var ki bunu tartışma konusu yapıyorsun?Peygamber’in evlendiği hanımın yaşının tartışma konusu yapılmasını gerektiren bir dini kuralın olduğunu iddia eden yok ki zaten.Peygamber’in o yaştaki bir kızla evlendiği doğru.ancak janos arkadaş bu konuyu senin tartışman yanlış.Arap toplumunun gelenek göreneğini tahlil edeceksen et.ama bunu inanç ekseninde düşündüğünü lanse edip beyinleri sulandırma.Arapların çoğu geleneği,sana hatta çoğu topluma aykırı gelebilir.bana da geliyor.ama bu konuyu iyice bilgi sahibi olmadan inanca dayandırırsan yanlış yaparsın.bu konu sosyolojik bir incelemenin konusudur.dinle ne alakası var?
söylediğin olaydaki mahkemeye ilişkin rezillik hususu ,arapların kendi kültürleri ile dünya tarafından algılanmaları arasındaki tereddütlerinden meydana gelmiştir.rüşvet verilmesi ya da başka rezilliklerin yapılması onların kişilikleriyle ilgili değerlendirmenin yapılmasında gözönüne alınır.ben müslümanım diyen herkesin hayatı boyunca yaptığı her iş doğru mu sanki?
sonuca gelirsek;sırf dini islam olduğu ve islam’ın doğuşuna aracılık ettiği için irdeleyip malzeme çıkarmaya çalıştığın bu toplumun yanlışlarıyla bizim inancımızı nitelemeye kalkma.burdaki yanlışı da ben sana söyliyim:600 lü yıllarda peygamberin yaptığı bir davranışı nitelemek için o dönemin şartlarıyla konuşman lazım.o dönemde bunun yapılmış olmasında bir sakınca yoktur.ha dersen ki 2000 yılında da bu yapılır mı?o arap toplumunun sorunu.hem yapıp hem de utanıyorlarsa onların kişilik problemi. arap toplumunun tarihini,geleneğini irdele.ondan sonra konuş.bütün toplumlardaki medeni ilerleme çizgisi aynı olacak değil ya……………
cok komik ya, peygamberin hayati zaten sünnet olarak uygulanmaya calisilmiyormu da hala kuranda yaziyormu diyorsunuz. Vazgecin artik isinize gelene eyvallah isinize gelmeyenede kuranda yok, sen okuyamioyn , gözünde perde var. Müslamanim diyenler bi özelestiri yapmayi ögrenin.
Bir kadin nasil islami kabul eder???
Bir magara gibi dunyasi olmali; hicbisey bilmemeli ve bildirilmemeli
Yada, sapik olmali ki yasamsal tum haklarini erkeklerin zevk dunyasina bagislayacak,kendini olene kadar kole ve aptal, akli az muamelesini kabul etsin…:((
Iste hic anlayamadim bunu.. Nezaman bir kapali, ortulu yada carsafli bir kadina baksam, hep bu soruyu sordum kendime…
Neden??
Ha!! Cennet vaadleri icinmi dersiniz??..
Verilecekler; Huriler, dullar, kizlar(bakireler), gilganlar(erkekler icin yakisikli parlak oglanlar), gogusleri daha yeni cikanlar 8-10 yas kizcagizlari (Rakamlari vermiyorum)
Ya ozaman lezbiyenmi bunlar??? Dedim ya anliyamiyorum tuhaf bisi:(((
insanların seçebilecekleri ve seçemeyecekleri şeyler var.bir dine mensup olmayı seçebilir mi insan…evet seçebilir….diyeceksin ki illa bir dine inanmalı mı?….inanmaya da bilir…ama eğer inanç dünyasını sistematize etmek istiyorsa var olan birikimden de faydalanmalı.öyle değil mi?…….dinler de aslında bu ihtiyacı görürler.inançları bireysel ve toplumsal düzeyde bir sisteme sokarlar.o zaman bir KADIN ya da erkek olarak kişi ne yapabilir?ya kendi inanç sistemini oluşturur(bütün kurallarını kendi koyduğu) ya da varolan sistemlerden kendine en uygun olanı seçer.sen kadın olarak bu iki seçenekten birisine başvurabilirsin.2. seçeneğe başvurmak da demek değildir ki o dinin mensuplarının yaptığı her işi doğru bir davranış olarak kendine referans almak zorunda olasın….
bir erkek olarak çarşaf konusunda seninle aynı fikirdeyim.ancak bir kadın neden örtünür?bunun birçok cevabı var.bunları bence araştır.hem diyorsun ki erkeklerin zevk dünyasına kendini köle etmemeli kadınlar,hem de diledikleri özgürlükte giyinsin.bu mevcut insan türünün yaşamı için sıkıntı oluşturur.çünkü kadınların özgür giyiminden benim anladığım şey şu :çekici olucak ,arzulanır olucak herhangi bir şeyi kısıtlanmadan giyinebilmek…ilk başta özgürce gelebilir kulağa ama sakıncalı bir fikir olduğunu erkeklerin iç yüzünü ve zayıflığını gördüğün zaman daha iyi anlarsın.erkekler tarafından beğenilmek için dişiliğin tümüyle sergilenmesi, farkında olmadan köle olmaktır.yanlış bir tespit mi bu?yanlış anlama bakımlı olmakla karşılaştırıyor değilim; neden özgürlüğe sınırlama getirilmesi gerektiğini açıklamaya çalışıyorum
işte bu anlattığım; bir kadının neden kapandığını anlatan nedenlerden sadece birisi ama bence en önemlisi……..başka nedenler de var tabi…annesinden gördüğü için mesela; bu da bir cevap ama çok yetersiz ve üzücü..
kadınlar kapanmak zorundadır demiyorum….derim bu değil…ama kapanan kadınlara da ahmak damgası vurmak önyargılı bir davranış.bilinçli kadınlar için haksız bir tutum.bunu gözardı etmeyelim lütfen
,
sayın kardelen;
önemli insanlar önemli ve öncelikli sorunlarla uğraşırlar.Peygamberlik de önemli bir sıfattır.dolayısıyla peygamberler önemli insanlardır.ister müslüman ol ister hıristiyan ister dinsiz,peygamberlerin herkes için önemi vardır.çünkü dilinin de dinsizin de peygamberlerin her müdahalesinden doğrudan ya da dolaylı olarak etkilenmesi açık bir gerçektir.hiç peygamber hayatı okudun mu bilmiyorum ama Hz. Muhammed döneminde kadınların evlenme yaşı diye bir problem yoktu…problem hiç mi yoktu.vardı tabi..neydi peki?kızların diri diri toprağa gömülmesi mesela:)bu dehşet verici adeti tarihe gömmüş olmasını lütfen görmezden gelmeyin.
ya lütfen şöyle uzaktan bir bakın.sitenin sahibinin yaptığı şey olayları magazinsel boyuttan açıklamaya çalışmak.bu tarzını da bilimsel bir havaya bürüyor ki ciddiye alınabilsin.lütfen bu tuzağa düşmeyelim.
yanlış anlamayın derdim sizi blog yazısıyla müslüman yapmak filan değil…inanç dünyasına saygısızca ve bilgisizce yapılan saldırıların farkına vardı.
Sünnet nedir peki?bana bir tanım yapar mısınız..sünnet hakkında bilginiz ne kadar ki müslümanım diyenlere özeleştiri yapmama suçlaması getiriyorsunuz?eğer soruma cevap verirseniz ben de size kendi tanımlarımı ve ne anladığımı ,ayrıca müslüman dünyanın sünnet hususundaki yanlış algılamalarından örnekler aktaracağım….
kadınlar kapanmak zorundadır demiyorum….derdim bu değil…ama kapanan kadınlara da ahmak damgası vurmak önyargılı bir davranış.bilinçli kadınlar için haksız bir tutum.bunu gözardı etmeyelim lütfen
Eğer kuranın ne olduğunu bilmeden burda ahkam keserseniz saçmalayan yine siz olursunuz. Gerçekliği belli belirsiz diyorsanız önce araştırın ve gerçekliğini görün derim ben size…
Türkçe arapça diye tutturmuş gidiyorsunuz.
Peki size bir örnek vereyim o zaman. Kuran arapça. Araplarda arapça konuşuyor. Ve islamı en iyi bilen kişilerin arapların olması gerekiyor. islam okadar güzel bir dinse o zaman neden kölelik, cariyelik, çok kadın alma, kadınları mal gibi kullanma, erkek egemenliği,v.s. yanlış dediğiniz tüm şeyler neden araplarda ozaman hiç düşündünüzmü? Türkler türkçe konuşuyor ve arapçayı okadar iyi bilmiyorsa ve kuranıda hayliyle türkçesini okuyamıyorsa.. islam güzel bir dinse ozaman neden araplar iğrenç bir haldelerde türkler onlardan daha insancıl haldeler? ozaman iyiki türkler arapça bilmiyor. Ozaman o yanlış, yalan dediğiniz şeylerin hepsi türkiyedede olacaktı! ha?!
….seçeneğe başvurmak da demek değildir ki o dinin mensuplarının yaptığı her işi doğru bir davranış olarak kendine referans almak zorunda olasın……… (1. PARAGRAF)
DİYORSUNUZ…
SİZ BİR ARABİSTAN TARAFINA GİDİN BAKALIM KADINLARIN SEÇME ÖZGÜRLÜKLERİ VARMI SİZİN KURANINIZ YÜZÜNDEN!!!
…..ancak bir kadın neden örtünür?bunun birçok cevabı var.bunları bence araştır……. (2.PARAGRAF)
DİYORSUNUZ…
SİZENEKİ İNSANLARIN GİYİNMİNDEN? EĞER SAPIKSANIZ, BİR BACAK GÖRMEKLE ZEVK ALIYORSANIZ BU SİZİN CİNSEL VE PİSKOLOJİK SORUNLARINIZDAN KAYNAKLANIYOR DEMEKTİR.
YURT DIŞINDA NEDEN BU İŞLER BÖYLE YÜRÜMÜYOR? İNSANLAR İSTEDİĞİ GİBİ GİYİNİYORLAR. VE ADAMLAR ARKASINI DÖNÜPTE BAKMIYOR BİLE! TÜRKİYEDEKİ TATİL YERLERİNE GİDİN VE YABANCI VE TÜRK KARŞILAŞTIRMASI YAPIN BAKALIM NASIL BİR SONUÇ ÇIKARACAKSINIZ MERAK EDİYORUM. YABANCI BİR ERKEK, DEKOLTE GİYEN BİR KADINA BÖN BÖN BAKMIYOR. AMA BİR TÜRK ERKEĞİ BÖN BÖN BAKMAKLA KALMIYOR ONU MAL OLARAK GÖRÜYOR. DAHA BUNUNLADA BİTMİYOR. DANS EDEN BİR BAYANA MİSAL ORYANTELE… YABANCI ERKEKLERİN DANSIYLA İLGİLENDİĞİ HERBAKIMDAN BELLİDİR. AMA BİR OKADARDA TÜRK ERKEĞİNİN DANSIYLA DEĞİLDE BAŞKA YERLERİYLE İLGİLENDİĞİ BELLİDİR. ASLINDA SORUN DEKOLTEDE FALAN DEĞİL ANLAYACAĞINIZ. EĞİTİMDEN VE O ÖRÜMCEK BEYİNLERİ DEĞİŞTİRMEKTEN GEÇİYOR.
BURADAKİ TÜRK SÖZCÜĞÜM HERKES İÇİN GEÇERLİ DEĞİLDİR. YANİ TÜRKİYEDEKİ ÖRÜMCEK KAFALI İNSANLARI ÖRNEK VERMEK AMAÇLIDIR.
evet bize ne insanların giyiminden………..di mi…
o zaman ne çarşaf giyene ne örtü takana ne de mini etek giyene karışmayalım…hatta niye giydiklerini de sorgulamayalım.sebep,ister örümcek kafalarından ister örümcek kafalılardan korunmaktan olsun
…tamam mı??
ha bi şey daha ;psikoloji alanındaki bilginiz nedir ki bu konu hakkında yorum yapıyorsunuz?bunu bilmek isterim……….cinsel dürtülerin fizyolojik ve psikolojik etkileri hakkındaki bilginiz ne düzeydedir?
avrupa ya da amerika’daki film ya da dizi endüstrisinin cinselliği nasıl kullandığını biliyor musunuz.cinsellik kavramını kötülemek için falan anlatmıyorum bunları.sadece bilmenizi isterim ki avrupa ‘daki de amerika’daki de asya’daki de aynı bedenlere sahip…fark kendini ifade etme ve bu ifadenin derecesindedir…benim isteğim cinselliğini ifşa etmek istemeyenlere de saygılı olmanız…özgürlükten yana olmak kendi kültürünü dayatmak değildir……
son olarak:bu yazımı yazmamın nedeni;insanların ,özellikle kadınların nasıl giyinmesi gerektiğini söylemek kesinlikle değildir.sadece söylemek isteyenlere karşı bir duruştur……..
BENCE SEN COCUKSUN…YASINDA 15-16 ARASI…
Bill, silinen yorumun geri gelmeyecek. Yorumundaki duzeyi ve tehdidlerin benzerlerini tekrarlamamani umuyorum. Bundan sonra yorumlarin bir sure suzgecimden gecmek durumunda. Ramazan basina vurdu mu guzel kardesim. Iftara kadar yorum yapma bence
bildigim kadariyla yazilan butun yorumlari okuyorsun simdi o dengesizin peygamberime soyledigi tum laflar sana dense o yorumu kaldirirdin degilmi.evet janos sen tarafsin nedense objektiflik muslumanlara has birsey.karsidaki adam kafirde olsa sana inanclarina kufurde etse gene empati yapariz.TARAFSIN JANOS.din kotulensinde nasil kotulenirse kotulensin senin mantigin.bunu asman gerek. peki ben birazdaha yumusatarak soyleyim dalpneye ‘bak dalpne inanclarima inanmak mecburiyetinde degilsin hakkinda konustugun peygamberim icin ben canimi veririm ama sen kartlasmis kafanla abuk subuk laf konusuyorsun.bak canim benim konusmalarina dikkat et.git beni taniyanlara (bulabilirsen) sor -burda bu sormayi beni taniyanlar sahit olsun veya beni taniyanlara yemin olsun diyede soylemem ayni anlama gelir sadece sozun kuvvetini artirir -ben peygamberime laf konusanlari sevmem onlardan nefret ederim bu nefret koru korune bir nefret degildir muslumana yakisir bir nefret. eger sen bir gun bu yaptigin hatayi anlarsan ve hakaret etmemeye kadar verirsen sena olan nefretim gider.
-bu gibi aciklamali konusmalarda pek hos olmaz be janos. simdi senin suzgecinden gecse bile benim tarzim degil-
Yorumlarin cogunu gozden geciriyorum tabii ki, bu daha cok yuzeysel olarak filtrelemek gibi bir sey diyelim. Objektifligi de demek muslumanlara mal ettin
Daphne icin cok ogundugun “ozelliginiz” olan empatiyi pek uygulayamamis olsan ve nasil “tehlikeli” bir insan oldugunu vurgulasan da (bununla kimseyi korkutamayacagini, kimsenin de senin sicilini arastirmakla vakit kaybetmeyecegini tahmin edersin sanirim), hadi oyle olsun. Bir gun Kuran’i da objektif bir gozle okursun umarim.
Icindeki nefret duygularindan arinman dilegiyle…
ne kada ayıp ya nasıı bi iğrençlik bide bu ülkelerdeki insanlar kendilerini müslüman sayıyolarr nasıı adiii likk pislikkk keşke elimizden bi şee gese bece böle yapan insanları kesmeleri lsazımmm allah onla bela vesin biz burda onu bunu beğenmezken o çocuklar orda tanımadıkları insanlarla zorla evlendirikli,uyooo içöimmm cız ettiiiii baba be ankara ted kolejidenn
Hz. Aişe Validemizin doğum tarihiyle ilgili bir takım görüşler ileri sürülmüştür. Bunun sebebi ise o dönemde çocukların doğum tarihine önem verilmez ve tespit edilmezdi. Bilahare çocuk meşhur biri olursa insanlar onun doğum tarihiyle ilgilenir ve tespite çalışırlardı.
Hz. Aişe’den bir rivayette;
“Hz. Muhammed henüz Mekke de iken ve bende oynayan bir çocuk iken “onların vadeleri kıyamettir. Kıyamet ne dehşetli ve ne acıdır!” mealindeki (kamer s. 46) ayet inmişti… (Buhari 1.cilt Telifil Kur’an bahsi)”
Bu sure Mekke devrinin birinci döneminde(4.yıl) inmiştir. Hz. Aişe validemiz bu sure ve ayetleri net olarak hatırladığına göre en az 7-8(ya da daha büyük) yaşlarda olması gerekir. Resulullah’ın Hz Aişe’yi istetmesi vahyin başlangıcından 10 yıl sonradır. Hz. Aişe vahiy başlangıcından beş altı yıl önce doğmuştur. Dolayısıyla Hz. Aişe’nin peygamberimizle evlendiği yaşın en az 15-16 olduğu ortaya çıkar. Bu konu, daha detaylı bir şekilde Mevlana Şibli’ nin “Asr-ı saadet” kitabında geçer. (İst. 1928. 2/ 997)
Bunu doğrulayan bir başka delil ise kız kardeşi Esma’nın durumudur. Kardeşi Esma Abdullah bin Zübeyir’in annesidir. Esma yüz yaşına kadar yaşamış ve Hicretin 73. yılında vefat etmiştir. Hz. Aişe validemizden on yaş daha büyüktür. Hz. Ebu Bekir (r.a) kızı Esma ve oğlu Abdullah Abdul Uzza’nın kızı Kayleden, Hz. Aişe ile Abdurrahman ise Ümm-i Rümandan doğmuşlardır. Hz. Esma yüz yaşında ve hicri 73. yılda öldüğüne göre hicret esnasında 27 yaşında olması gerekir. Bundan on yaş küçük olan kardeşi Hz. Aişe validemizin de 17 yaşında olması gerekir ki bu da aşağı yukarı Buhari de Hz. Aişe’nin kendi hadisindeki ifadeye uygun düşmektedir.
Böyle olmasını gerektiren bir başka sebep ise Hz. Muhammed (a.s) ın eşinin vefatıyla çocuklarının bakıma ihtiyacının olmasıdır. Kızı Fatıma henüz çocuk yaşta ve bu işin üstesinden gelecek durumda değildir. Bu nedenle evini idare edip çocuklarına sahip çıkacak bir eşe ihtiyacı vardır. Dokuz yaşında bir çocuğun bunları yapması mümkün değildir.
Hz. Aişe validemiz peygamberimizle dokuz yıl evli kalmışlardı. Peygamberimizin vefatı esnasında İse 27 yaşında idi. Peygamberimizden sonra da 48 yıl yaşamış ve hicri 58. yılda ve 74 yaşında vefat etmiştir. Sondan başa doğru gidersek 74 ten 48 i çıkartıp kalandan da evli olduğu yılı çıkartınca evlendiği yaşı bulmuş oluruz. 74 – 48 = 26; 26 – 9 = 17 kalır ki yaklaşık 17 veya 18 yaşında evlendiği gerçeği ortaya çıkar.
Sevgili Ahmet,
Buhari’den Muslim’den bol bol hadisler yazmissin yorumlarinda. Asagida yazacagim hadis de saglam (sahih) kabul edilen bir hadistir, eminim biliyorsundur.
“Ve be dokuz yaşındayken benimle gerdeğe girdi. Medine’ye göçmüştük. Haris İbn Hazrec oğullarına konuk olduk. O sırada sıtmaya yakalandım. Saçlarım döküldü. Saçlarım yeniden geldi; bölükler oluştu. Annem Ümmü Ruman bana geldi. Arkadaşlarım ile birlikte salıncakta sallanıyorduk. Annem beni çağırdı. Yanına gittim. Benden ne istediğini bilmiyordum. Elimi tutup alıp götürdü. Evin kapısına gelince durdu. Soluk soluğa kalmıştım. Sonunda soluğum biraz yatıştı. Annem, sonra biraz su alıp yüzüme başıma değdirdi. Sonra beni eve soktu. Bir de baktım ki bir takım Medineli kadınlar. Evdeler. Bana şöyle demeye başladılar:
-Hayırlı, bereketli olsun. İyi şanslar.
Annem beni bu kadınlara teslim etti. Bunlar benim saçımı başımı yıkadılar, beni güzel bir biçimde hazırladılar. Peygamberle birden karşılaşmaktan başka hiçbir şey beni korkutmamıştı. Kadınlar, beni ona teslim ettiler. Ve ben o sıralar 9 yaşındaydım.”
Pekala benim yazdıklarımla senin bu yazdığın arasında çelişki var. İkisi de belli kanıtlara dayanıyor. Buna göre ihtimaller yarı yarıya. Ancak islam akıl ve mantık dinidir. Senin yazdığının nakli dayanakları var benimkinin akli. Bu durumda benim aklıma daha yakın bulduğuma inanmamda herhangi bir sakınca yok!