Islam ve Yahudilik Neden Domuzdan Nefret Eder?
Sus scrofa, veya gunumuzde haberlerde bolca duydugunuz adiyla “Swine”, veya Turkcesiyle “domuz”.
- Allah, size ancak les, kan, domuz eti ve Allah’tan baskasi adina kesileni haram kildi. Ama kim mecbur olur da, istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü asmaksizin yemek zorunda kalirsa, ona günah yoktur. Süphesiz, Allah çok bagislayandir, çok merhamet edendir. (Bakara Suresi, 173. ayet)
Yukaridaki ayet disinda Maide Suresi 3. ayeti, Enam Suresi 145. ayeti, Nahl Suresi 115. ayetleri de benzer ifadelerle domuz etini Muslumanlara yasaklar.
Domuz ifadesinin Kur’an’da gectigi bir baska bolum daha vardir ki burada deginmeden gecemeyecegim (Maide Suresi):
51. Ey inananlar! Yahudi ve hiristiyanlari dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlaridirlar. Sizden kim onlari dost edinirse kuskusuz o da onlardandir. Süphesiz Allah zalimler toplulugunu dogruya iletmez.
55. Sizin dostunuz ancak Allah’tir, Resûlüdür ve Allah’in emirlerine boyun egerek namazi kilan, zekâti veren mü’minlerdir.
60. De ki: “Allah katında cezası bundan daha kötü olanları size haber vereyim mi? Onlar, Allah’ın lanetlediği ve gazabına uğrattığı, içlerinden maymunlar ve domuzlar çıkardığı kimseler ile şeytanlara tapan kimselerdir. İşte bunların yeri daha kötüdür ve onlar doğru yoldan daha çok sapmışlardır.”
Kur’an’in Tanrisi Kur’an’daki ifadelerinde bazen oldukca sinirlidir, kin tutar ve kendisini kizdiran insanlari lanetleyip intikam alir. Kizdigi insanlari bize ibret olsun diye tuza cevirdigi, maskara maymunlara donusturdugu gibi onlari domuz yaptigi da olmustur. Yukaridaki surede domuza cevirdigi insanlar (ayetlerin tamamini yaziyi fazla uzatmamak icin almadim), Muslumanlarin uzak durmasi gerektigi Yahudiler ve Hristiyanlardan daha da kotu bir sey yapmis, inandik dedikleri halde aslinda inanmamislardir. Iste bunlar artik (sembolik olarak degil, gercekten de) domuza ve maymuna donusturulmustur.
Biraz taniyalim domuzu, nerden gelmistir, kimlerle akrabadir domuz? Evrim agacinda memeliler ailesinin cift tirnakli Artiodactyla grubuna mensuplardir. Cift tirnakli hayvanlar, isimden de anlasildigi uzere 2 veya 4 tirnaga sahiptirler. Cift tirnakli hayvanlarin 54 milyon yil once baslayan olusumlari bu surecte bir cok kola ayrilarak devam etmistir. Domuzlarin mensup oldugu aile Suina ailesiyken, Tylopoda ailesindense Deve, lama gibi hayvanlar evrimlesmistir. Bu ailelerin akrabalari arasinda at, hipopotamus, zurafa da sayilabilir.
Domuzlar, omnivor, yani hem etcil, hem otculdurlar ve kompleks mide yapilari vardir. Basit azi dislerine sahiplerdir. Ozellikle yaban domuzlarinda kopek disi de abartili sekilde uzundur ve turt, yani fildisi adiyla anilarak Fil, Mors gibi hayvanlarla ortak ozellik gosterir.
Cift tirnakli hayvanlarin (domuz dahil) Homo ailesi mensuplari tarafindan kullanilmasiysa 2 milyon yil oncesine kadar gitmektedir. Antiloplarin avlanildigi ve derilerinden faydalanildigi tespit edilmistir.
Domuzlar vahsi hayatta bitki kokleri, meyve, cicekle beslenirken ciftliklerde ve dar ortamlarda strese girip davranis bozuklugu gosterdikleri gozlemlenmis ve kendi yavrularini dahi yedikleri gorulmustur. Ter bezlerine sahip olmayan domuzlar serinlemek icin su veya camur banyosunu tercih ederler.
Ustun zekalariyla sasirtan domuzlarin 5,000 ila 7,000 yil oncesinden beri evcillestirildikleri tahmin edilmektedir. Domuzlarin bunyesinde barindirdiklari parazitler yuzunden pisirilmeden yenmemesi aksi takdirde insan sagligini tehlikeye atabilecegi bilinir.
Gelelim yazimizin asil konusu olan domuzlarin dinlerdeki yerine…
Eski Misir‘da domuz, Set’le (seytan) ozdeslestirilir ve degersiz bir hayvan gibi gorulurdu. Hatta Tanrica Isis’e ve Gunes Tanrisi Horus’a kurban edilmeye dahi layik gorulmezlerdi.
Hinduizm’deyse Tanri Vishnu, domuza donuserek seytanla savasmis ve dunyayi kurtarmistir. Yani domuz oldukca kutsal kabul edilir.
Cin’de 12 yillik astroloji takviminde domuz, bir yila tekabul etmekte ve insanlarin ozelliklerini tanimlamakta kullanilmaktadir. Yani burada da asagilanan degil onem verilen bir hayvandir domuz.
Yahudilik’te Leviticus kitabiyla domuz kirli hayvan olarak kabul edilmis ve tum Yahudilere yenmesi yasaklanmistir.
Yahudilik’teki bu yasak Muhammed tarafindan Islam’a da uyarlanmis ve domuzun yenmesi Muslumanlara yasaklanmistir.
Dinlerin domuza yaklasimlarina genel olarak degindikten sonra bir soru:
Dunyada eti en cok tuketilen hayvan hangisidir?
a) Koyun
b) Inek
c) Tavuk
d) Domuz
(Cevabi yazinin sonunda veriyorum)
Peki domuz, neden yasaklanmistir Yahudilik’te ve Islam’da?
19. yuzyilda, domuzdan gecen Trichinosis isimli bir parazitin insanlarda olume varabilecek hastaliklara yol actigi tespit edilmistir. Kotu kosullarda yetistirilmis ve az pisirilmis domuzlarda bu parazitin olma ihtimali vardir. Ortadogu’daki din alimleri yillardir bekledikleri firsati bulmus ve “iste domuz bu yuzden dinimizce yasaklanmistir” demislerdir hemen. Tabii bu hastalik M.O. 1500 yilinda Musa tarafindan bilinir mi, ya da 600′lu yillarda Muhammed tarafindan tespit edilmis midir, bilemeyiz.
1997-2001 yillari arasinda ABD’de yilda 12 Trichinosis vakasi tespit edilirken, Cin ve Tayland gibi ulkelerde bu sayi “binlere” ulasmaktadir. Bilim adamlarinin tespitine gore 74 C (165 F) isisinda 15 saniye pismis bir ette bu parazitin yokolmasi kesindir. Asya ulkelerinin cogunda olan cig et yeme gelenegi bu parazitin sebep oldugu hastaliklari arttirmaktadir.
Domuzun omnivor (yani hem etcil, hem otcul) olmasi, evcillestirilmis ve eti yenen diger hayvanlardan (deve, at, keci, vb) ayirmis ve bu bolgede (ortadogu) yasayanlar tarafindan yetistirilmekten kacinilmistir. Ayni zamanda domuz yetistiriciligi icin kuru olmayan iklim ve bol su gerekmektedir. Ter bezleri olmayan domuzlarin tek serinleme yontemi su veya camur banyosu iken bu bolge domuz yetistiriciligi icin oldukca elverissizdir ve bolge insani bu hayvani tanimaz ve etinin tadina da yabancidir.
Gunumuz Islamcilarinin onermeleriyse oldukca mantiksizdir. Ornegin “esini kiskanmayan tek hayvan”, “kendi pisligini yiyen tek hayvan” gibi onermeler tamamen uydurmadir, hicbir bilimsel dayanagi yoktur. Hayvanlarda es konsepti cogunlukla yoktur, ureme konsepti vardir. Bu da neslin devami gudusuyle olusur. Namus cinayeti gibi bir seyi hayvanlardan beklememelidir Islam alimleri… Hele ki bir saldiri yontemleri vardir ki Muslumanlarin, cok cirkin ve yakisiksizdir. “Domuz yiyen domuz gibi davranir” derken kastettikleri, “eslerini kiskanmadiklari icin, domuz yiyen erkeklerin, karilarini baska erkeklere sunmalaridir”. Bunu demeden once, Seriatla yonetilen gunumuz ulkelerinde erkeklerin 4 kadinla evlenebilmelerini, sikildiklarinda “bos ol” diyerek bosayabilmeleri, canlari isterse kosulsuz geri alabilmeleri, bu olayin uc kez tekrari halinde eslerini hulle yoluyla baskasiyla evlendirip esleri bir kez cinsel iliskiye girdikten sonra tekrar evlenebilmelerinin Kur’an’da ayrintili bir sekilde aciklandigi da unutulmamalidir. (Bakara Suresi 229-230. ayetler) Ayrica Muhammed zamaninda seks koleleriyle (cariye) bir erkege dusen kadin sayisinin erkegin alim gucune gore 4 degil, 40 dahi olabilirdi. Musluman erkekler, sikildiklari seks kolelerini azat edip evden gonderebildikleri gibi istedikleri kisilere satabilirlerdi de… Burada bir kiskanclik soz konusu olmadigi gibi, cariyeler bir insan gibi degil daha cok bir mal gibi degerlendirilirlerdi.
Bu iki onermeden (esini kiskanmama ve kendi pisligini yeme) yola cikildigi takdirde kumes urunlerinden de hemen uzaklasilmasi gerekir.Tavuklar da tipki domuzlar gibi pislik yiyebildikleri gibi, horozlar da tavuklari kiskanmazlar. Bir cok inegin, ureme amacli kullanilan damizlik bogalar tarafindan dollenmeleri itibariyle bu etten ve sut urunlerinden de yararlanilmamalidir. Bogalarin da her gun dolledikleri onlarca inegi baska bogalardan kiskandiklarini pek dusunemiyorum. Hele deniz urunlerine kesinlikle yaklasilmamalidir bile… Bir levrek surusunde erkek levrekle disi levregin kiskanclik kavgasi yaptiklarini dusunebiliyor musunuz?
Muslumanlarda domuz, etini yememenin otesinde nefret edilen, tiksinilen bir hayvandir. Domuzla ilgili en ufak bir konu dahi mevzu bahis edilemez. Domuzun kokusunun oldugu ortam dahi bir Musluman icin gunaha girme nedeni sayilabilir. Domuz urunu satan bir market, Muslumanlar tarafindan alisveris yapilmamasi gereken bir yer olarak gorulur. Bir sabun alirken dahi “bunda domuz yagi var mi” gibi tuhaf sorular gelebilir Musluman bir kisiden… Gorevi et parcalamak (modern kasaplik diyelim) olan Muslumanlarin, ABD’de “ben domuz etiyle dinim geregi ugrasamam” diyerek grev yaptiklari dahi olmustur. Domuz karakterlerinin oyuncak olarak satilmasi dahi, Avrupa’da bir cok Musluman tarafindan protesto edilmistir.
Bu kadar nefret edilen bir hayvanin, Islam’da cok kutsal olan deveyle ayni familyada olmasi ise ironik degil de nedir?
Yahudiler gunumuzde “Kosher” etiketi olmayan marketlerden alisveris dahi etmezler. “Kosher” etiketiyse o urunun domuz urunu ihtiva etmediginin bir garantisi gibidir.
Yukarida sorulan sorunun cevabi “D” sikkidir, yani domuzdur.
Saglicakla kalin…
Çok güzel bir yazı olmuş eline sağlık. Gerçekten de düşününce İslam alimlerinin ortaya attığı sebepler gerçekten de gülünç geliyor.
siz neden böyle saçma yazılarla kendinizi kandırıryorsunuz yada kandırmıssınız dönülmez bir yoldasınız onu geçtim de milleti neden kandırmaya çalışıyorsunuz..
Ona bakarsan evrimciler senn soyunun maymundan geldiğini söylüyorlar git sende işediğin suyu iç git sende bitlerini ye git sende bokunla oyna git sende ayaçlarda gezin sende çocuğunu öldürüp ye sen düşünebiliyorsun değil mi o zaman bunları yapmazsın Kuran’ı Kerim de zaten sana düşün diyor biraz düşün deve ile domuzu aynı familyaya koymuşlar insanıda maymunla koyuyorlar sen yukarda saydıklarımın hangi birini yapıyorsun sanki yapmıyorum diyorsan deveyle domuzu da aynı kefeye koymayacaksın.
Cok guzel bir yazi. Ele aldigin konuyu anlatmakta kullandigin yan alintilarda hedefe gitmekte kolaylastirici bir yapiya sahip. Ben kendimce bir eklemede bulunmak istiyorum. 1997′de yitirdigimiz Cumhuriyet yazari Mustafa Ekmekci yillar once yazdigi bir yazida deginmisti bu “Domuz” meselesine. Cok dogru buldugum bir saptamasi vardi Ekmekci’nin bu yazida. Arap ulkelerinin collesmesinin temel nedeninin en buyuk orman dusmani olarak, ilkokullarda bile ogretilen “Kil Kecisi”oldugunu soyluyor olmasi dikkate deger bana kalirsa.. Dikkat edersen “Kil kecisi” beslenen cografyalar hep kuraktir, bozkirdir. Oysa, domuz ile beslenen ulkelerde boyle bir dusman yok zira Domuz orman yemez. Konunun burasinda bir alinti yapmak isterim “Kıl keçisi bulunduğu bölgelerde orman ekosistemine yaptığı olumsuz etki ve tahribat nedeniyle varlığı en çok tartışılan hayvan türüdür. Bu nedenlerle bazı Akdeniz ülkelerinde kıl keçisi beslenmesi yasaklanmış doğaya daha az zararlı ve daha verimli keçi ırklarının geliştirilmesi sağlanmıştır. Kıl keçileri özellikle, meşe ağaçlarının yapraklarını, genç sürgünlerini ve fidanlarını yiyerek beslenirler. Bu nedenle ormanlara zarar vermektedirler. Tüy yapısı nedeniyle kumaş üretimi açısından elverişli değildir, özellikle urgan, çadır ve çuval üretimi amacıyla kullanılır.”
Bana gore de, bu KIL KECIsinin ormana verdigi zarar (tabi ki diger etkenlerde sayilabilir.) arap ulkelerinin ya da ortadogu ulkelerinin domuz yasagindan da kaynaklanan nedenlerden collesmelerini getirmistir.
De ki: “Allah katında bir ceza olarak bundan daha beterini bildireyim mi? o kimseler ki Allah onlara lânet etmiş, gazabına uğratmış, içlerinden bir kısmını maymun, domuz ve tâgut’a tapan kimseler yapmıştır. Yerleri en fena olanlar, doğru yoldan büsbütün sapanlar, işte onlardır.” (Maide 60)
İnsanların hayvan haline getirilmesine mesh denir. Bu da surî ve manevî olarak iki türlü olabilir. Manevî olunca ahlâkî düşüklük doğuran bir dönüştürme olur. Surî ve manevî olursa ahlâkî düşüklüğün yanında hayatî düşüklük de gerçekleşir. Bu durumda nesilleri devam etmez. Allah dilediğini yapar.
“Nebe’”, mühim haber demektir. Buradaki ism-i işaretin muşârun’ileyhi hakkında ve şerriyyet (şerlik, kötülük) hususunda söz edilmiştir. Bir rivayete göre yahudilerden bir kısmı gelmişler, Resulullah’a dinini sormuşlar, Resulullah “Allah’a, bize indirilene, İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a ve torunlarına indirilene, Musa ve İsa’ya verilene ve diğer peygamberlere Rableri tarafından verilene inandık, onlar arasında ayırım yapmayız, biz Allah’a teslim olanlarız” (Bakara, 2/136) diye cevap vermiş. İsa’yı işittikleri zaman, “Biz, sizin dininizden daha kötü dini bilmiyoruz” demişler. Bu âyet bunun üzerine inmiş. Şu halde bunlar dine “şer” (kötü) dediklerinden dolayı, “Sizin şer dediğinizden daha kötüsünü size haber vereyim ki, o sizin din adını verdiğiniz kendi halinizdir.” mânâsına mücârat yoluyla şer denilmiş ve de ayıplanan dine işarettir denilmiş ise de, biz bu iniş sebebine karşı çıkmamakla beraber şu mânâyı daha açık buluyoruz: Ey Muhammed, o kitap ehline şöyle de: Daha kötüsünü çok önemli bir şekilde haber vereyim mi? İşte Allah’ın lanetlediği (Bkz: Bakara, 5/13) ve kendilerine gazab ettiği, ve kendilerinden maymunlar ve domuzlar yaptığı, ve bir de tağuta tapan, tağuta kulluk eden kimseler. işte bunlar mevkice daha fena ve doğru yoldan daha çok sapmış kimselerdir.
“Kırade” (maymunlar) ve “hanâzir” (domuzlar) yapılanların, yani görünüş ve manevî bakımlarından mesih (çirkin bir şekle giriş) denilen, bu hale getirilenlerin “ashâb-ı sebt” (cumartesi günü ehli) olduğu, bunların gençlerinin maymun, ihtiyarlarının da domuz kılığına konulmuş bulunduğu söyleniyor ki, geçmiş ümmetlerde ve özellikle İsrailoğulları’nda böyle mesh (başka bir hayvan kılığına çevrilme) ler bilinmektedir. Hıristiyanlarda da İsa’nın sofra arkadaşları hakkında mesih rivayet edilmiştir. Bunun için bazı tefsirciler, kırade (maymun) cumartesi ehli; hanâzir (domuzlar), İsa’nın sofra arkadaşlarıdır, demişlerdir ki, Bakara sûresinde ashâb-ı sebt hakkında yalnız “Aşağılık maymunlar olun” (Bakara, 2/65) buyurulduğuna göre bu daha uygun olsa gerektir.
İnsanların böyle hayvan hâline konulmasına “mesih” denilir ki, ya yalnız manevî veyahut hem sûrî (görünüş itibariyle) ve hem manevî olmak üzere iki türlüdür: Manevî mesih ahlâkî düşüklük doğuran değişme; sûrî ve manevî mesih de ahlâkî düşüklükle beraber hayatı düşüklük doğuran değişimdir ki, buna “hakiki mesh” de denir. Memsûh olanlar (değişime uğrayanlar) da üreme (tenâsül) olmaz. Şu halde, “maymun ve domuz oldular” demek, “hayvan cinslerinden maymun ve domuz üremesi yapan bir çeşit oldular” demek değil, tamamı sefalet içinde tükenmeye ve sonuçsuzluğa mahkum oldular demektir. Bununla birlikte insanın maymundan genesation (doğma, doğum) yoluyla tekamül ettiğini iddia edenlerin yine insanın da doğum yoluyla maymuna döneceğini bir kanun gibi düşünmeleri gerekir. Ve bu âyet bunlara da bir cevap ve inzar (korkutmay)ı içerir. Âyette, lanetten gadab (kızmay)e, kızmadan mesh (hayvana döndürmey)e, mesihden tağuta ibadet (şeytana kulluğ)e doğru giden beyan silsilesi gösteriyor ki, bunların hepsinin toplamı değil, her biri bir şerdir. Ve bunlar içinde en aşağısı lanet, en yukarısı da şeytana tapmaktır.
Demek ki şeytana tapmak, bunların hepsini gerekli kılan bir şer başlangıcıdır. Bunlar önce melûn olur, Allah’ın rahmetinden uzaklaştırılırlar. İkinci olarak uzaklaştırılmakla kalmaz Allah’ın gazabı başlarına çöker, elemler ve belalar içinde kıvranırlar. Üçüncü olarak maymun gibi bir insan taklitçisi, kararsız, değişken, sahtekâr, bir bakıma zeki, insanın her yaptığını derhal taklit eder, fakat gerçekte ne yaptığını bilmez, taklid derdiyle her felakete atılır, sevkedilir, gayet çirkin, suratsız bir maskaralık örneği veya domuz gibi canavar, boynu bükülmez, kafası tuttuğuna gider, her kötülüğü yapar, her pisliği yer, derisi bile debâğat (tabaklama) kabul etmez, çirkin, nefret edilen, kahredilmiş bir cinayet ve alçaklık timsali olur giderler.
Noname , ellerine sağlık,çok güzel açıklamışsın. O ayetleri okuduğunuz zaman, o ayetin ne zaman ve nerde ve niye indirildiğini de bilmek şarttır.Yoksa insanlar kafalarına göre ve işlerine geldiği gibi tefsir edip duracaklar…
Barnabas 17. Bu bölümde mü’minin gerçek inancı açıkça algılanıyor.
İsa bunu deyince, Filipus cevap verdi: «Allah’a hizmet etmeye razıyız, ama Allah’ı bilmek de istiyoruz.» Çünkü İşaya peygamber «Cidden sen gizli bir Allah’sın» demiş ve Allah kulu Musa’ya «Ben neysem oyum» demişti.
İsa cevap verdi: «Filipus; Allah, kendisi olmadan hiçbir hakkın olmadığı bir Hakk’tır; Allah Kendisi olmadan hiçbir şeyin olmadığı Varlık’tır; Allah Kendisi olmadan yaşayan hiçbir şeyin olmadığı bir Hayat’tır. Öylesine büyüktür ki, her şeyi doldurur ve her yerdedir. Tektir, O’nun hiç bir dengi yoktur. Ne başlangıcı vardır, ne de sonu olacaktır. Fakat her şeye bir başlangıç vermiş ve her şeye bir de son verecektir. Ne babası vardır, ne de annesi; ne oğlu vardır, ne kardeşi; ne de yoldaşı. Ve, Allah’ın hiç bir bedeni yoktur. Bu bakımdan yemez, uyumaz, ölmez, yürümez, kımıldamaz, fakat, insandaki gibi olmayan sonsuz bir hayatı vardır. Çünkü, cismanî değildir, bileşik değildir, maddî değildir, en sâde özdendir. O kadar iyidir ki, iyiliği sever yalnızca; öylesine âdildir ki, cezalandırdığı ve bağışladığı zaman, «Bu neden böyle?» denemez. Kısaca, sana diyorum ki Filipus, burada yeryüzünde O’nu göremez ve tam olarak bilemezsin de; fakat melekûtunda O’nu ebedî göreceksin, orada tüm mutluluğumuz ve ihtişamımız bulunur.».
Filipus cevap verdi: «Üstad, siz ne söylüyorsunuz? İyi biliyorum ki, İşaya’da Allah’ın babamız olduğu yazılıdır; bu durumda, nasıl olur da, O’nun hiç bir oğlu bulunmaz?»
İsa cevap verdi: «Peygamberler için yazılmış pek çok kıssalar vardır, bu nedenle, harflere değil, manâya bakmalısın. Allah’ın dünyaya gönderdiği (sayıları) yüz yirmi dört bine varan tüm peygamberler kapalı konuşmuşlardır. Fakat, benden sonra bütün peygamberlerin ve kutsal kişilerin ULUSU gelecek ve peygamberlerin söyledikleri tüm şeylerin karanlığı üstüne ışık dökecektir, çünkü O, Allah’ın Elçisi’dir.» Ve İsa bunu söyledikten sonra iç çekerek, (şöyle) dedi: «Ey Rabb(ım) Allah, İsrail kavmine merhamet et ve sana gerçek bir kalple hizmet edebilmeleri için İbrahim’e ve zürriyetine acıyarak bak.»
Şakirtleri cevap verdiler: «Amin, ya Rabb, (Ey) Allah’ımız!»
İsa dedi: “Size ciddî olarak söylüyorum ki, yazıcılar ve muallimler, Allah’ın kanununu, Allah’ın gerçek peygamberlerinin aksine sahte kehanetleriyle boş (ve anlamsız) yaptılar; bu nedenle, Allah, İsrail kavmine ve bu imansız nesle gazap etti. şakirtleri bu sözler üzerine ağlayarak, şöyle dediler: «Merhamet et ey Allah (ımız), mabet üzerine ve kutsal şehir üzerine merhamet et ve Senin kutsal ahdini hakir görmeyen milletleri ondan nefret ettirme.» İsa cevap verdi: «Amin, (ey) babalarımızın Allah’ı Rabb(ımız).»
Janos iyi oku bir gün lazım olur da…..
Bu da domuz hakkında yazılanlar……………
Barnabas 21,
İsa bir deliyi (cin çarpmış) iyileştiriyor ve domuzlar denize atılıyor. Ardından Kenânîler’in kızını iyileştiriyor.
İsa Kefernahum’a gitti ve şehre yaklaştığında, bak ki kabirlerden cinlere tutulmuş birinin çıkıp geldiğini ve ne yapılırsa yapılsın hiç bir zincirin kendisini zaptedemediğini ve adama büyük zarar verdiğini gördü. Cinler ağzıyla bağırdılar:
«Ey Allah’ın mukaddesi, vaktinden önce bizi incitmek için neden gelirsin?» ve kendilerini fırlatıp atmaması için yalvardılar.
İsa, kaç tane olduklarını sordu : Cevap verdiler: «6666.» Havariler bunu duyunca korktular. Ve İsa’ya gitmesi için ricada bulundular. Sonra Isa dedi: «Sizin îmanınız nerede? Cinlerin gitmesi gerekir, benim değil. Cinler, bunun üzerine bağırıştılar : «Çıkacağız fakat bize izin ver de şu domuzların içine girelim. Deniz kenarında Kenanîler’e ait on bin kadar domuz otluyordu. İsa dedi: «Çıkın ve domuzların içine girin.»
- Büyük bir gürültüyle cinler domuzların içine girerek, onları baş aşağı denize düşürdüler. Bunun üzerine domuzlara bakanlar şehre kaçarak, Îsa’nın yaptığı her şeyi anlattılar.
Bunun üzerine, kent halkı hemen ileri çıkıp, İsa’yı ve iyileştirilen adamı buldu. Halk korkuya kapıldı ve İsa’ya sınırlarının dışına çıkmasını rica ettiler. İsa, buna uyarak onlardan ayrıldı ve Sur ve Sayda bölgelerine gitti.
Ve, işe bakın, İsa’yı bulmak için memleketinden ayrılan Kenanî bir kadın iki oğluyla birlikte gelmiyor mu! İsa’nın havarileriyle birlikte karşıdan geldiğini görünce, bağırdı: «İsa, Davud’un oğlu, kızıma merhamet et, cinler kendisine işkence ediyor!»
İsa, bir kelimeyle olsun cevap vermedi: çünkü onlar sünnet olmayan insanlardandı. Havarilerin acıma duyguları harekete geçip, dediler: «Ey muallim, onlara acı! Bak, nasıl da ağlayıp çığrışıyorlar!»
İsa cevap verdi: «Ben ancak İsrail kavmine gönderildim.» Bunun üzerine, kadın iki oğluyla birlikte İsa’nın önüne gelip, ağlayarak dedi: «Ey Davud’un oğlu, bize merhamet et.» İsa cevap verdi; «Ekmeği çocukların ellerinden alıp, köpeklere vermek doğru değildir.» Ve, İsa bunu, onların temiz olmaması nedeniyle söyledi. Çünkü onlar, sünnet olmayan insanlardandı.
Kadın cevap verdi: «Ey Rab, köpekler, sahiplerinin sofralarından düşen kırıntıları yerler.» İsa, kadının sözüne hayran kalarak, dedi: «Ey kadın, senin İmanın çok hoş.» Ve, ellerini gök yüzüne kaldırıp, Allah’a dua etti ve ardından dedi:
«Ey kadın, kızın kurtulmuştur, var, huzurla yoluna git.» Kadın ayrıldı ve eve döndüğünde, kızını Allah’ı tesbih ederken buldu. Bunun üzerine (şöyle) dedi:’«Bildim ki, İsrail kavminin Tanrı’sından başka Tanrı yoktur.» Ardından, tüm yakınları, Musa’nın kitabında yazılan kanuna göre (Allah)’ın kanununa teslim oldular.
Shafak bey Barnabas incilini butun dunya lawrence’in hikayelerinden biriymis gibi degerlendirirken , sen neden sanki tescillenmis defterdarlik kayitlari gibi sunuyorsun ? Barnabas incili bir masaldan daha ileri degildir . Barnabas kitabinda nasiradan kuduse gemiyle gidilebildigini soyluyor , boyle birsey mumkun degil ! iki bolgenin arasinda 10 metrekup su bile yok ! Buna ancak arastirma kavrami ve kulturunden nasibini alamamis insanlar inanir . Surekli kendinizi rezil ediyorsunuz ? tum yorumlari okudum bir tane bile dogru duzgun cevap veremiyorsunuz… ya kiviriyorsunuz yada yalan soyluyorsunuz . Anderson masallari bile kulaga daha mantikli geliyor
)))))))))))
Merak ediyorum , neden bu kadar cahilsiniz ? demek istedigim hic mi bir sey ogrenmediniz ? Gercekten islamin insanlari karanliga cekmede mukemmel basarilar kazandigi dogruymus . Umarim bir dahaki sefere uydurma sanatindaki basarilarizdan ornekler gormekle sereflendirilmeyiz !
Shafak bey Barnabas incilini butun dunya lawrence’in hikayelerinden biriymis gibi degerlendirirken , sen neden sanki tescillenmis defterdarlik kayitlari gibi sunuyorsun ? Barnabas incili bir masaldan daha ileri degildir . Barnabas kitabinda nasiradan kuduse gemiyle gidilebildigini soyluyor , boyle birsey mumkun degil ! iki bolgenin arasinda 10 metrekup su bile yok ! Buna ancak arastirma kavrami ve kulturunden nasibini alamamis insanlar inanir . Surekli kendinizi rezil ediyorsunuz ? tum yorumlari okudum bir tane bile dogru duzgun cevap veremiyorsunuz… ya kiviriyorsunuz yada yalan soyluyorsunuz . Anderson masallari bile kulaga daha mantikli geliyor .
Merak ediyorum , neden bu kadar cahilsiniz ? demek istedigim hic mi bir sey ogrenmediniz ? Gercekten islamin insanlari karanliga cekmede mukemmel basarilar kazandigi dogruymus . Umarim bir dahaki sefere uydurma sanatindaki basarilarizdan ornekler gormekle sereflendirilmeyiz !
Yanlislikla 2 defa post etmisim , ozur dilerim .
konu bence cok basit….Ben domuzu Allah in emri oldugu icin yemiyorum.Hic öyle neden yasaklandiginida merak etmiyorum.Benim icin bir sebeb olmasi sart degil. Allah emrediyosa yaparim. Meselede burda inanmak veya inanmamak.
Domuz yememek gerektigini, Muhammed yahudileri de kendi safina cekebilmek amaciyla repertuarina almistir. (Ayni önce 1 gün tutulan, daha sonraki yillarda, yahudilerin kendisini hala iplemediklerini görünce, 30 güne cikarilan oruc gibi)
şimdi benim anlayamadığım ateistler neden gündüz gece,sırf dinlerle uğraşıyorlar her şeyi boşversinlerde kainattaki tüm canlı cansızlar kendi kendine öylesine bir evrimlemi oluşmuşlkardır?
güldürmeyin beni,eğer dünya güzel bir yer olamsaydı düzensizlik üst safhada olsaydı belki…
ama dünyada düzen nvar ;sırf kilise 3 tanrısı var diye eleştirildi ve hristiyanlar 3 tanrı olamaz bu din yalandır dedi diye ateizm ivme akzandıu,sırf islama saldırarak entellektüel olabileceğini sanan ve ciddi ruh hastalığı ölüm korkusuyla yaşayn annesini öldüren çocuklardır ateist,benimde tanıdıklarım var Kurana saldırmışsınız ama Kuran’ı kerimde 100 küsur mucize var ..
demek size göre Hz.Muhammed haşa kendi yazdığı kitap için bilim aamlığı yapmış hemde o devirde,mesela 7 kat gök,bigbang,anne karnındaki bebek evreleri,denizlerin dibindeki karanlıklar,zamanın izafdiyeti,parmak izi,rüzgarların aşılayıcı özelliği, atmosfer… Yani ateistler diyorki Hz.Muhammed kendi kendine gidip 600′lü yıllartda büyük bilim keşifleri yapmış ve kitabı yazmış ?!
Ama kitapta ne kitap ha…kadınlara hak verilmiyro dinde yazmışsınız Kuran’ı kerimde bir sürü ayette kadınlar erkekler diye başlıyor …
Çok eşlilik ile ilgili emir yok sadece evlenebilirsiniz diyiyor Kİtapta ama birinci eşin rızasını almak şart,kaldı ki Allah kitabında hakkınızda Hayırlı olan birdir demiş…
sırf bilim ödülü almak için ateistim deyip pop yıldızı gibi makerana dansı yapan Davkings size yalan söylüyor…Gen değişmez,hücre değişmez değişebilmesi bugün ancak büyük kliniklerde milyonlarca dolarlık makinelerle mümkün,ateist kafasına göre demek ki geçmişte çok daha mükemmel çok daha kompleks makinalar vardı hayvanlar içine giriyordu ve aniden değş,iyordu öyle mi?
Bu kadar saf olayın Hak din islam ..Tanrı üç değildir,dört değildir;ALLAH Birdir…
ekşideki ateistler gibi mal olanlarını da hiç görmedim…Kadına küfür atıp ona hayvan muamelesi yapan işine geldiği zamanda islam kadına değer vermemiş tu kaka diyen zavallı otlar…onlar insanlara değer veriyorlar mı acaba?Pkk ateist bir örgüt değil mi acaba ?Apo efendinin kitaplarını okussanız görürsünüz…
Hadi iyi akşamlar Rabbim sizi de bizide islah eylesin…
(Cift tirnakli hayvanlarin 54 milyon yil once baslayan olusumlari bu surecte bir cok kola ayrilarak devam etmistir. Domuzlarin mensup oldugu aile Suina ailesiyken, Tylopoda ailesindense Deve, lama gibi hayvanlar evrimlesmistir. Bu ailelerin akrabalari arasinda at, hipopotamus, zurafa da sayilabilir. )
Arkadaş ne kadar boş konuşuyorsun ? Hani sizsin herşeyi ispata, kanıta somut delillere dayandıran biliminiz? milyonlarca belgeli, kanıtlı Yaradan rabbini inkar edersinde, şu dakikaya kadar bir tane ara geçiş formu gösteremeden yukarıda kopyaladığım zırvalıkları su götürmez gerçekmiş gibi yazıp, üzerinden fikir yürütmeye haşa Rabbini eleştirmeye çalışırsın?
öyle deme unique adamlar çok uğraştı ara geçiş formu üretmeye
) da hepsi feyk çıktı… Bir çok devrim in baş savunucusu, hatta darwin in kendisi bile ölmeden önce bu durumun farkındaydı
Madem ki evrim var, şimdiye kadar milyarlarca, trilyonlarca ara geçiş formların fosillerine rastlanması gerekiyordu, fakat bir tane bile yok
Ama umutlarımızı tükenmiş değil
Neymiş efendim dinazorlar sinek yakalamak için zıplayarak zamanla kanatlanmışlarda kuşlar oluşmuş. Oha be arkadaş… Bu düşünceye sahip olan sözde beynini kullanan arkadaşlar, sizin beyni kuşa taksak kuş ters uçar işte o zaman evrim olabilir
)
bunu yazan hıristiyansa diyecek birşey yok.yo müslümansa onun inancına tüküreyim