Onlar aksam olunca ates yakarlarmis…
Insanlar evrimleri surecinde diger hominidlerden ayrilmiş, konuşmayi keşfetmişler. Birbirleri arasinda bag oluşmaya başlamiş. Bir antilop surusune aslan saldirdiginda, en zayif antilop, annesi tarafindan dahi terkedilirken aslanin pencelerine, insanlar gruplar halinde avlanir, birbirlerini korur, olulerine sahip cikar olmuşlar. Akşam olunca ateş yakar, cevresinde toplanir muzik yaparlarmiş…. Yaşadiklari magaralarin duvarlarina da resimler cizerlermiş. Toplu olarak yaşamiş, toplu olarak avlanmişlar… Paylaşmayi ogrenmişler… En cevik, ava ilk mizragi firlatirken, en yasli da stratejiyi belirlermiş. Genc kadin, av etini tasla ayiriştirirken, en guzel sesli de ateş basinda şarki mirildanirmiş… Hastalandiklarinda tedaviler bulmuşlar deneme yanilmayla. Sonra başlarini goge kaldirip sormaya baslamişlar kendilerine, hepimizin hala sorup da cevabini bulamadigi sorulari… “Biz nasil oldu da buradayiz, yukarida ne var, biz olecegiz ve sonra ne olacak?” Gokte gordukleri hayat veren cisimlerin kendi yaratilişlarinda parmagi olduguna karar vermisler. Tarimciligi keşfettiklerinde gormuşler ki topraktan cikan filiz ancak guneşle ve suyla basarir dogumunu. O zaman guneştir herseyi yaratan. Mayalar da bu kaniya varmiş, Yunanlar da, Sumerler de, Misirlilar da… Hepsinin tanrisi da guneş olmus farkli isimlerle ama benzer ozelliklerle… Gun batip gece oldugundaysa insanlarin icini korku kaplarmis. Karanligi da kotulukle ozdeşlestirmiş, seytani, yani karanliklar tanrisini yaratmişlar kafalarinda. Yunanlilar da yaratmiş karanlik tanrisini, Misirlilar da, Sumerliler de… Sonra Ay’in da aslinda tanrica olduguna karar vermiş insanlar… Yunanlilar da, Misirlilar da, Sumerliler de…
Derken Sumerliler tarihte silinmiş gitmiş… Ta 1850′lere kadar Sumer diye bir kelime bile bilinmiyormuş. Ama Babilliler cikmis ayni cografyada, Sumerlilerden ogrendikleri yaziyi kullanmislar, şehirleşmeyi, hukuku, tarimi ve pek tabii tanrilari da… Sonra o toplumda Yahudiler yaşamiş, ogrenmişler Babillilerden eski Sumer efsanelerini ve tanrilarini, dinlerini… Yahudilerin liderleri, ulke olduklarinda da krallari, yazmaya başlamiş benzer şeyleri, biraz suslemeli… Suleyman, Lut, Musa, Yusuf, Davut ve daha niceleri… Bir Tanri varmiş goklerde yasayan… Sinirli mi sinirli… Kizdigi zaman Yahudileri maymuna, domuza ceviren… Sevdiginde de onlara zafer vadeden, kendi yarattigi diger insanlari oldurmelerini emreden, toprak vadeden… Tanri diyormus ki, “hepinizi ben yarattim, bu dunyayi da ben yarattim, gokleri de ben yarattim, hepsini de 6 gunde yarattim, sonra yoruldum, 7. gun de dinlendim… Siz de 7. gun olan cumartesileri dinleneceksiniz. Yoksa sizi maymun yaparim.” Yapmiş da sozunu tutmayanlari… Tanri devam etmiş… “Hepinizi istersem oldururum, istersem de yeniden diriltirim, ben Tanriyim… Sizin gibi milyonlarca farkli insani da ben yarattim, ama bu arada, sizi hepsinden de cok seviyorum” demiş Tanri. “O yuzden size guzellikler yapacagim” demiş… Bunlarin hepsini bu Yahudi liderlere soylemiş sadece, hem de gizli gizli, kimseler gormeden, duymadan… Liderlerine inanmiş Yahudi halki… Inanmayanlar da maskara maymun olmuşlar…
Sonra bir baska Yahudi yaşamiş 2000 yil kadar önce… Genc yaşinda da ölmüş gitmis. Hatta söylenenlere gore onu kendi halki öldürmüş, işkenceyle… Oldukten sonra bu genc Yahudi’nin iste bu sinirli mi sinirli Tanri’nin oglu olduguna karar vermiş bazi insanlar. Karar vermekle kalmamiş, ölmüş genc adama tapinmaya başlamişlar… ‘O bizim gunahlarimiz icin kendini feda etti’ demişler… Bu genc adam icin oyle hikayeler anlatmişlar ki Incil adini verdikleri kitaplarda, hikayeleri duyanlarin gozleri faltasi gibi acilirmiş. Denizde yuruyebiliryomuş bu genc adam, korlerin gozunu acabiliyor, oluleri canlandirabiliyormuş… Bir tek kendini kurtaramamiş ironik midir acaba… Ama yok hayir, o bilerek kendini feda etmis, herkesin gunahlari icin tum acilarin en buyugunu o cekmis. Onu kabul eden herkes de sonsuz odule kavusacakmiş…
Sonra yine o meshur Mezopotamya bolgesinde bir Arap tuccar cikmiş. Yaşadigi bolgeyi cok gezmis, cok gormuş. Insanlarin tapindiklari putlari gormuş, anlamsiz bulmuş. Kabileler arasi savaşlari gormus, herkes ayni dili konuşurken nasil olur da anlaşamaz bu insanlar diye duşunmuş kendi kendine… O bir asiymiş, devrimciymiş… Herkesin inandigini reddetmiş ve kendi gercegini aramiş… Sonra ticari gezilerinde Yahudilerle sohbetler etmis, onlarin dinini ogrenmiş. Dinin, Yahudi halkini nasil da bir arada tuttugunu gormuş, hayran kalmiş…
O tarihlerde ve oncesinde insanlar devamli peygamberim diye cikarmiş ortaya… Binlercesi cikmiş boyle… Kimi tuttururmuş, kimi de ismini duyuramadan pes edermiş umutusuzlukla… O de cikmis ortaya… ‘Peygamberim ben’ demiş.. ‘Tanri benimle konuştu, bana kitap gondermeye karar verdi’ demiş. Kimseyi inandiramamiş bir kac akrabasi haric… 10 yil cirpinmis. 100 kisiden az murid toplayabilmis cevresine. Ama azimle devam etmis baş koydugu yola. Sonunda başarmiş. Binler, onbinler toplanmiş cevresinde. Kimi savaşla kabul etmis onun ogretilerini, kimi ganimet kazanciyla, kimi sevecenlikle, kimi zorla… Ama etmişler. Kitabinda Yahudilerden ogrendigi hikayeleri anlatmiş bol bol… Icinde yasadigi toplumun kurallarini yazmiş… Hayatin anlamsizligini anlatmaya başladiginda hep ebedi odul/ceza ikilemesini kullanmiş… ‘Bu dunyayi boşverin’ demis, ‘bana inanin, diger dunya ebedi’… ‘Bu dunya zevklerinden arinin’ demis, ‘kadinlardan uzak durun’… Kendisi bu konuda cok iyi ornek olamasa da… Genc sayilabilecek bir yaşta ölünce, bir iktidar savaşi kopmus, kiyamet gibi… Lider olanlarin cogu öldürülmüş, bölünmeler başlamiş ama savaş ve yayilma durmamiş… Katilan onbinler milyonlara dönüşmüş.. Olmeden önce demiş ki bu güclü lider, ‘ben Tanri’yla konuşabilen son insanim, benim dediklerim en dogrusu, benden sonra kim gelirse inanmayin, beni veya ögretilerimi kim kötülerse onlarla savaşin, onlari öldürün, yoksa sonunuz ebedi işkencedir. Benim dedigimi yapar da ölürseniz ebedi keyif, huriler, şarap nehirleri sizindir’…
Artik onun inanirlarindan bazilari sorgulamayi dahi birakmiş, en ufak eleştiride kiliclarini cikartip kafa kesmeye hazir durumda yaşar olmuslar… Gerekli gorduklerinde bir askerin kafasini kesip meydanlarda gezdirmişler, gerekli gorduklerinde de sanatcilari ve yazarlari bir otele tikip yakar olmuşlar, her kimse, kendilerinden olmadigi surece, hem de canli canli…
Sonra başka deneyenler de olmus peygamberligi, olmaz mi… Amerika’da bir adam cikmiş ortaya 1800′lerde, ‘ben peygamberim’ demiş, ‘bana kitap geldi Tanri’dan’ demiş… Milyonlar gitmiş peşinden… Mormon demişler bunlar kendilerine…
Bir bilim-kurgu yazari cikmis yine ayni ulkede, kafasindaki senyaryoyu kitaba doken, ‘işte bu Tanri’nin kitabi’ diyerek hem de… Milyonlar gitmiş peşinden.. Scientolog demişler bunlar da kendilerine…
Biraz dogudaysa başka milyonlar, ‘onbinlerce Tanri olmali‘ diye duşunmuşler… Bunlar da Hintlilermis… Olunce geri donecegine inanirmiş bunlar da… Ya bir ust siniftan, veya bir alt siniftan… Veya cok kotuyse durumlar, hayvan olarak.. Hatta ve hatta asagilik pis bocekler olarak… Bunlar cok fakirlermiş, ama uzulmezlermiş… Bilirlermiş ki, daha onceki hayatlarinda kotu olduklari icin fakirlikle cezalandiriyor onlari Tanrilardan bazilari.. Simdi iyi olurlarsa bir sonraki gelişlerinde zengin gelecekler…
Ve daha niceleri gelmiş gecmiş insanoglunun kisa dunya seruveninde… Hepsi de Tanriyla konusup insanlari duzeltmeye calişirmiş hem de hicbir kar gutmeden… Hepsi de dermiş ki, bu dunya gecici, bana inanin, beni takip edin, itaat edin, Tanrim sizi baska dunyada odullendirecek… Insanlar da hep takip etmişler bunlari… Kimse gormemiş Tanriyi, kimse duymamiş, ama hepsi de inanmiş bu araci oldugunu iddia edenlere… Insanoglu artik dogdugunda ismiyle birlikte dini de secilirmiş ailesi ve icinde yasadigi toplumu tarafindan… Hepsi de kendi dininin dogru olduguna inanir, kendi dinlerine gecmedigi icin hata yapmakta olan diger insanlar icin uzulurlermiş… Bazen uzulmekle de kalmaz onlardan olesiye nefret ederlermiş…
Insanoglu gruplar halinde yaşamayi ogrenmiş ve konuşur olmuş… Birbirini korur ve kollar, olulerini gomerlermiş… Aksam olunca ateş yakarlar, cevresinde toplanir muzik yaparlarmis…. Yaşadiklari magaralarin duvarlarina da resimler cizerlermiş… Insanoglu goklere bakarmis merakla… Simdiki insanlar gibi bilmezlermiş onlar cevaplari… Henuz tanişmadiklari Tanri, kitaplar ve ciltler halinde gonderecekmiş cevaplari yillar sonra, farkli farkli dillerde, farkli farkli surumler halinde… Onlar bilmezlermiş… Onlari ebedi bir işkence bekliyormuş… Onlar sizin/bizim gibi şansli degillermiş…
Otursak kafa yorsak bizde bir kutsal kitap yazariz diyorsun. Wiki tarzi boyle bir proje baslat usta insanlar gelsin degisik konularda kitaba girecek oneri ayetler yazsin.
Alaya aldığın o peygamberleri ki delilikle itham ediyorsun seni gibi bin tane akıllı geçinenleri alda şu kuran gibi bir kitap yaz lider ol arkandan milyonlar gelsin,köşe ol,hadi yap bakalılmda senin gibi sahtekarın arkasından bakalım kaç kişi gelir.
Hz.Musa,Hz.İsa ve Hz.Muhammed (ASM)bu üç isim ve bunların arkasında yürüyen insanlığın hemen yarısı.Üçüde peygamberlik dava etmişler ve doğruluklarıyla,ciddiyetleriyle,inançlarıyla gösterdikleri mucizelerle en yakınındakiler bunların doğru va haklı olduklarını gözlerile görerek tabi olmuşlar.Josef efendi eski kafirler gibi bunları alaya alabilir,Kendisi çok akıllı geçinebilir.Şimdi soralım yahu haşa üç delinin yapıp milyarları arkalarında sürüdükleri gibi sen akıllısın senin fikrinde çok akıllı geçinen filozofar bilim adamları var hadi sizlerde bu üç şahsın yaptığını yapın,en güvendiğiniz ahlaki öğretileri,hikayeleri,bulacağınız vecizeleri sıloganları toplayın kitap yapın bu ilim ve aklın hükmettiği çağdaş asırda insanları ikna edin arkanızdan götürün onların peygamberliğine inanmayıp haşa sahtekar olduklarınaı iddia ettiğin gibi sende peygamberim de yanına sandıkla altında dağıt bakalım,doğruya doğru eğriye eğri diyen ve yalan söylemeyen fıtratı bozulmamış kaç insana sahtekarlığını yutturup peygamber olduğunu isbat edebilirsin.Bu işler o kadar kolay mı.Behey akıllı geçinen biçare.Yahudi,Hırıstiyan ve müslüman eder 3-4 milyar insan bütün bunlar asırlardır akıllarını peynir ekmeklemi yemişlerde körü körüne bu yolda bu zatların arkasında gidiyorlar.Üç dindede ortak nokta Yaratıcının varlığı,Kainatın yaratıldığı,Peygamberin haklı ve hak olduğu,ahiretin varlığı.Aradan asırlar geçti gelişen pozitif ilimler,fenni ilimler Dinlerin davası olan yaratıcının varlığını inkar edebiliyor mu? kainatın bing bangla sonradan meydana geldiğini ilimler doğrulamıyormu?.İnsanoğlu yakaladığı bu teknoloji asrında tüm imkanlarına rağmen basit bir hücreyi bir canlıyı yapabiliyor mu? bir gram et,bir gram odun bir gram kan yapabiliyor mu.?Ruh nedir çözebilmiş mi?.Yüzlerce daha cevabı olmayan ve ancak yaratıcının varlığına inanmakla cevap bulabilecek sorular.Bunların cevabı özellikle Kur’an’da var.Kur’an tüm semavi kitapların hakikatlerini içerisinde toplayan ve tahrif olmadığı ispatlanan bir kitap.Kur’an’ ümmi okur yazar bile olmayan bir Zat’ın elinde.Bu Kur’an’ı insafla okuyun.Kur’an kainatın yaratılışından,yaratılış safhalarından,insanın yaratılışına,gece gündüzün devrinden yıldızların nizamlı yaratılış ve dönmelerinden sönmelerine,mevsimlere,yaz ve kıştan bitkilere,canlılardan insana ,insanın ana karnından ölümüne,İnsan hayatıyla ilgili,hukuki,ahlaki,sosyal,yardımlaşma,adalet ve şimdiki ilimlerin ve beşeri gelişmelerin hemen ekserinin çekirdekler şeklinde içerisinde geçtiği tarihteki çok bilinmeyen hadiselerin Kur’anın tasrihiyle, Kur’andan asırlarca sonra olacak gerek ilmi ve gerekse tarihsel çok olayları Kur’an’da bulmak mümkün bunları yazsam ciltler dolar.Bunlar hep izahlı ispatlı var.Kur’an’ın nazil olduğu zamanlarda diye,fen diye bir şey yok.Hz.Muhammedin Ümmi olduğunu yani ilim sahibi olmadığı halde nasıl böyle geçmiş ve gelecek ve asırlarca sonra bulunacak ilmi gelişmeleri haber verip kitabında anlatabilir.Mümkün değil.Demek Kur’an vahiydir.Ve kainat Halıkı ve her şeyin aslını mahiyetini bilen yaratıcı tarafından O’na bildiriliyor oda haber vermiş ve olaylar haber verdiği gibi çıkmıştır.Yüzlerce misalden bir,kaç misal Kur’anda var.Açıp görebilirsin.Haberleri senelerce sonra tahakkuk etmiştir,anlaşılmıştır.Mağlup halde iken İslam dininin tüm dinlere galip geleceğini haber vermiş,Mekkenin fethini,Rumların ateşperest iranlıları yenmesini haber vermiş ve aynen çıkmıştır.Tarihi çok hadiseleri geçelim,Elektiriğe,uçak ve televizyona işaret eden arabalara işaret eden ayetler var.Fıransız kaptan kusto gibi binlerce insanın Kur’anın Allah kelamı olup herşeyi ve kainatın sırlarını bilen birisi tarafından bu gibi bilgilerin verilebileceğine inanmaları gerçeği var.Bunlar kitaplarda uzun uzun yazılmış.Hakkı arayan insan doğruyu bilmek isteyen insan bu kitapları arayıp bulmalı ondan sonra karar vermeli değilmi.Bu dinler üçüde Yaratıcıyı kabul etmeyen yani kafir olan bir insanın ebediyyen Cehennemde yanacağını haber veriyor.İnsan bir tokata dayanamıyor.Ebedi Cehennem ne demek insanın evini satıp bu meseleleri kaynağından izah eden eserlerden okuyup öğrenmesi gerekir.Mesela Kur’anın her meselesini izah ve ispat eden tefsirler var ve bu asırda yazılmış Risale-i Nur Külliyadı adında eserler var.İnternette elinin altında bu eserlere ulaşma imkanı var.Aç oku,bilen izah edenlerden sor şüphen kalırsa ikna olmazsan o zaman diyeceğini de.Yoksa gündüzün ortasında gözünü kapat sonra gece olmuş de .Sen ancak kendine gündüzü gece yaparsın josef efendi.Bizden de sana iyi geceler demek düşer.Ama yazıksın Allah kainatı ilim ve hikmet üzere yaratmış ve ne için yarattığını ve gayesinin ne olduğunu insandan ne beklediğini peygamberi ve kitapları vasıtasıyla bildirmiş ve biz insanları Cennete bütün insanlığın ruhunda olan ebediyete yani Cennete çağrıyor.Bundan güzel ne olabilir,araştırmaya incelemeye değmez mi?Bak sana bir site “Risale araé o siteye gir Kur’an daki tüm meselelerin izah ve isbatı oradaki eserlerin içinde var.Bak yanlışsa ondan sonra gittiğin yola git.Yoksa seni kimse ebedi felaketten yokluktan yokluk kuyusuna düşmekten kurtaramaz.Çünkü cehennemde olsa şahsen ben yok olmaktansa orayı isterim.Zira bir şekilde varım ya…
Kulaktan dolma bilgiler kotu yazim, paragraf ve imla kurallariyla birlesince yorum bir seye benzememis. Tamamini okuyamadim acikcasi.
Tek yorum: Binlerce, yuzbinlerce insan ilahi olmadigini iddia eden dinlere inaniyor, mesela scientology gibi. Din %99.99 oraninda babadan ogula gecen bir olgu olduguna gore ve su gun ilahi olmadigini iddia eden bir din bu kadar insani pesinden goturebiliyorsa, bundan 1500 yil once ilahi diye ortaya cikan bir felsefenin su an milyarlari pesinden suruklemesine pek sasirilamaz. Nedeni ise dinimizi biz secmiyoruz, ailemizden geliyor ve dunya nufusu geometrik olarak arttigina gore 1500 yil icinde onbinlerin milyarlar olmasi kacinilmaz…
Tek soru: Bu yazinin perspektifi icerisinde anlatilanlarin (Muhammed’in sadece bir Arap lider olmasi)aynen bu sekilde olma olasiligi var midir? Cevap hayirsa, kulaktan duyma bilgiler disinda benim yukarida yaptigima benzer bir mantik kurarak anlatabilir misiniz?
Bu sitede yazan “Yemin Eden Tanri”, “Kur’an’daki Inanilmaz Hatalar – II – Matematik Hatasi” gibi yazilari okuyarak yorum yaparsaniz gereksiz seyleri konusarak zaman harcamayiz.
ben bu anlatılanları biliyodum zaten ve de cok mantıklı okuyunca sasırmadım aile yakınımız anlatırdı arada ne diyebilirim ki söylenecek söz yok
Yazarin bu yazisinda imla hatalari olduguna ve yazinin kulaktan dolma bilgilerle donatildigina dair yorum yapan arkadas perspektif meselesinden uzak bir durusa sahip gibi geldi bana. Bence, yazar bu konuda cok genis perspektifli bir bakisa ve durusa sahip. Ateist ya da en Ingilizce tanimiyla agnostic (bilinemezci) oldugunu acikca soyleyen yazarin, her yazisina saldiri yazisi yazmak, sizlerin durusunuzu gostermekte yeterince fikre sahip ediyor biz okuyanlari. Yazara saldirmaktansa, sizde bilimsel verilerinizle karsi ciksaniz bence daha oturakli olur. Siz simdi bana da saldirirsiniz bunlari yaziyorum diye ama bu beni ya da yazari dusuncelerinden vazgecirir mi? Ya da baska bir acidan bakarsak, yazar kendi kafasina gore buraya bir blog acmis ve yine kendi kafasina gore DOGRU BILDIKLERINI yaziyor. Eee, bundan dogal ne olabilir. Cok entellektuel bir tavir bence, Kafasinda bir dolu sey olan ve onlari anlatacak, sergileyecek bir mecrasi olmayan cok insan var. Ancak, yazar sorumluluk hissetmis yasadigi dunyaya ve aldigi egitimin (ki cok yuksek bir egitim aldigi ortada-3 universite bitirmek falan gibi bir egitimden cok kendi kendine verdigi egitimden soz ediyorum) verdiklerini sergilemeye karar vermis. Yani, her sey cok guzel buraya kadar. Bu insan bu yazilari iki HOKUS POKUS ile indirmiyor bir yerlerden. Belli ki, saatlerce oturuyor ve tek tek yaziyor. Tekrar tekrar okuyor ve “hah tamam”dediginde de buraya ilistiriyor ya da son gunlerde Turk medyasinda kullanilan bicimiyle (Bkz. GAY (!) hakem kimligini acikladi…”) dersem, “POST” ediyor. (Jonas, belki de 2000′li yillarda Turk dilinde Ingilzce kirlenmesi basligiyla bir yazi olabilir bu. Ha ne dersin!..) e yani, pes degil mi? Bu kadar emek, bu kadar ugras “yok efendim imla hatalari, yok kulaktan dolma bilgiler” seklinde ataklarla kirletilmemeli diye dusunuyorum…
Demokrasiye inaniyorsak, gerekliliklerine de inanmaliyiz. Ki, o gerekliliklerden en onemlisi bana kalirsa “TAHAMMUL” .
Sevgiyle…
benim yorumlarım neden silinmiş,Hakikatler kafanıza balyoz gibi vurduda ondanmı,Evet buz gibi zanna dayanan düşünceleriniz var.Buz güneşi gördümü hemen erir.Yorumlarımı iade edin silmeyin yoksa cevap verilecek kişiliğiniz yok derim.
Yazık sana acıyorum.Kalkmış burda felsefe yapıyorsun.Madem dinini seçemiyorsun biraz araştır da hakiki dinin İslam olduğunu anla.Şu bir gerçek ki ÖLÜM mutlaka senin içinde gelecek.Eğer dediğin gibi dinler gereksizse ve ahiret yoksa biz inananlar birşey kaybetmeyiz.PEKİ YA AHİRET VARSA?ACABA BİZ NELER KAZANIRIZ SİZ NELER KAYBEDERSİNİZ?Ölüm seni uyandırmadan evvel uyan derim.
Cezmi abi bu insanların söylediklerine kulak asma.Bu zındıklar ilk insandan beri vardı ve kıyamete kadar da olacaklar.Peygamber Efendimizle(a.s.m)de çok uğraştılar.Üstadla da çok uğraştılar ama sonunda hepsi çekip gitti.O büyük din günü geldiği zaman elbette bütün gerçekleri göreceğiz.Bunlar istedikleri kadar çene yorsunlar.Biz sabredeceğiz ve yılmadan çalışacağız.İşte BEDİÜZZAMANın o sıkıntılar sonucu ortaya çıkan meyveleri…Bize kim dur diyebilir ki.Biz Rabbimize tevekkül edip gayret edeceğiz.Unutmamalıyız ki ALLAH NURUNU TAMAMLAYACAKTIR.KAFİRLER İSTEMESE BİLE..Selem VE Dua ile…N.Pınardan Fırat
Asıl komik insan sizlersiniz gerçi insan bile denecek halde değilsiniz.Böyle hakikatları gördüğünüzde ne yapacağınızı bilmiyorsunuz ve hemen dalga geçmeye çalışıyorsunuz.Size sadece acıyorum.Eğer vicdanınız varsa onu dinleyin bakalım o size ne diyecek.Bütün yaptıklarınızın hesabını mahkeme i kübrada vereceksiniz.Bakalım o zaman sizi kim kurtaracak o ateşten…GEÇ OLMADAN KENDİNİZE GELİN.
Peki ya Allah yoksa ve Spagetti Canavarı varsa? OZAMAN SEN DE MAKARNA TENCERESİNDE 70.000.000.000C SICAKLIKTA SONSUZA KADAR KAYNAYACAKSIN.
Gerçeklere inanılmaz, gerçekler bilinir. Ortada kanıtı olmayan bir şey varsa o zaman inanıyorum dersin. Demek ki cennet ve cehennemin kanıtı olmadığını sen kabul ediyorsun ama bir ihtimal gerçek olabilir deyip inanıyor ve kendini ona göre hazırlıyorsun.
peki o zaman bana aklının olduğunu kanıtla.ya da hislerini kanıtla birşeyi inkar etmek için yok demek yetmez bunu da unutma
Kanıt gösterilmeden var olduğu iddia edilen şeylere yok demek için kanıta ihtiyaç yoktur.
Bir yerde buluşup hastaneye gitsek, ameliyatla kafamı açsalar ve beynimi gösterseler, sana duygularımı ve aklımı göstermiş olurum.
Beyin hücrelerim aklımı, çeşitli hormonlar ve hücreler arası aktarılan sinyaller ise duygularımı gösterir.
Bu arada aklıma bir çelişki geldi. Muhammed zamanında aklın kalpte olduğu bilindiği için hadislerde ve yaşanmış olaylarda hep aklın kalpte olduğu vurgulanmıştıtır. Mesela bir masalda, Muhammed daha çocukken melekler gelir ve onun kalbinden manevi bir ameliyat ile pisliğ söküp atarlar. Yani Muhammed’in bize anlatmak istediği şey onun kalbinden kötülük içeren duyguları alırlar.
Fakat bilim düşünme organının beyin olduğunu ortaya çıkarınca Muhammed’in söylediği bir yalan daha ortaya çıktı.
vicdan dediğin şeyin tanrıyla falan alakası nedir hiç anlayamadım insan birşeyin iyi veya kötü olduğuna tanrıya ihtiyaç duymadan karar verebilir bunu islam bilginlerinden imam maturidi bile söylüyor. kaldı ki tanrı eğer kendisine inanılıp inanılmadığına bakmadan iyi olanları cennete kötüleri de cehenneme atsa daha mantıklı bir iş yapmış olurdu. yani ateist bir insan iyilik yapıyorsa onu da cennete alsın müslüman bir insan kötülük yapıyosa onu da cehenneme atsın. bence bu durumda daha fazla taraftar toplardı gibi geliyo bana malum tribün desteği çok önemli onun için
vay zavallılar yalan dediğiniz şey i bilim bile tasdik ediyor .Sizi gidi zavallı insanlar kendi kendinizi kandırıyorsunuz aklınız size azap aleti olmuş daha nereye kadar böyle devam edeceksiniz .Eğer dedikleriniz doğruysa ölümü ortadan kaldırın bende sizinle beraber bu şeyleri savunayım.Madem bunu yapamıyorsunuz o halde susun.Bu arada size bu aklı bu vicdanı bu düşünceleri kim vermiş?Tabiat mı yoksa tesadüfler mi? hiç bi yalan 1400 yıl devam etmez.Milyonlar insan bu davayı savunuyor ölümden sonra insan ıbu tür şeyler kurtaracak ölüm kesinlikle gelecek eğer ahiret yoksa inanalar birşey kaybetmez peki ya ahiret varsa?Acaba inananlar ne kaybeder inanmayanlar ne kazanır?
Nurcu, senin gibi koyunlar oldukça, değil 1.400 yıl 14 milyon yılda devam eder o yalan.