Ana Sayfa > Dinler > Mucizelerdeki Arayis

Mucizelerdeki Arayis

Uzun suredir aklimi kurcalayan bir konu var ki artik bir yazi yazmam gerektigini dusundum. Basin ve gorsel medyadaki kokusmuslugun hepimiz farkindayizdir. Hepimiz sikayetciyiz ama bir yandan da arz/talep unsuru da su goturmez bir gercek. Biz istedigimiz icin mi kokusmus yayinlar var, yoksa kokusmus yayinlar oldugu icin mi biz izliyoruz? Gun gecmiyor ki bir hurafe haberi olmasin. Bilimdeki gelismeleri, egitici programlari, belgeselleri, “gercek” sanati ve sanatcilari hice sayan medya, her gun bir hurafe haber verip ekranlarini sadece sovmen ve soytarilara ayiriryor. Bazen once derin bir nefes alip o hurafe haberler icin yazilmis okuyucu yorumlarini aciyorum ve gercekten cok karamsarliga kapiliyorum. Allah diyen aslan, icinde Allah yazisi olan agac kutugu, yaprak, domates, biber, patlican ve daha nice sacmaliklar birbiri ardina siralaniyor. Bugunku gazetelerde de mansetlerde bir bebek vardi, vucudunda arapcayi andiran lekeler oldugu soylenen, bu yazilarin kuran ayetleri oldugu iddia edilen, vs vs. Bir de yazinin altina bir not dusulmus ki, tuyler urpertici. Bebegi inceleyen “hemsire“, “bunu tibben aciklamak mumkun degil” diye gorus belirtiyor, ve Turkiye’nin medya kuruluslari arasinda “saygin” diye tabir edilenleri de aynen yayinliyorlar cok yetkili kisiden yapilmis bu onemli bilimsel tespiti…

Merak ettigim sudur ki, neden bilincli olarak insanlar hurafelere, mucizelere yonlendirilmeye calisiliyor? Insanlarin ihtiyaci bu yonde mi? Yoksa insanlari bilincli olarak bir uyutma ve mayistirma terapisi midir bu yapilan? Bir kurbagayi kaynar su dolu olan bir kaba attiginizda kurbaga kendini kurtarmak icin cirpinir. Ama ayni kurbagayi soguk su dolu bir kaba atip suyu yavasca kaynattiginizda kurbaga sessizce bekler ve kaynayarak oldugunu farketmez bile… Acaba insanlara yapilmak istenen de ayni sey midir? Bundan kimin ne gibi bir cikari olabilir? Gundemi bu tip hurafelerle mesgul ederken arka planda farkedilmeyen cikarlar mi saglanmaktadir?

Hepimizin de farkinda olmadan kullandigi bir taktik degil midir bu? Faka bastigimizda konuyu degistirmeye cabalariz. Sokakta yururken dusen birisi cevresini kontrol eder goren oldu mu diye. Belki cok cani yaniyordur ama sanki hicbir sey olmamis gibi kalkar ve hizla yurumeye devam eder. Dolmusa binerken kafasini carpan biri cikan kuturtuye ragmen sanki bu olay olmamis gibi davranir ve yerine oturur, kafasini ogusturmak icin ici giderken. Aslinda aci icindedir, ama gundemi degistirdigini sanir belki de. Biz bunu amatorce yaparken, yukarida bahsettigim hurafelerin bizlere duzenli olarak sunulmasinin hic de amatorce olmadigi dusuncesindeyim.

Ha, yukarida bahsi gecen cocuga gelirsek, sadece biraz beklersek eminim ki hepimiz de gorecegiz bunun altinda yatan aci gercegi. Sahsi fikrim, o zavalli cocugun hemen devlet guvencesine alinmasi ve eger bu durumun bir hastaliktan olmadigi anlasilirsa (ki oyle oldugunu tahmin ediyorum), anne babasinin da acilen psikolojik tedaviye sokulmasidir.

Bu tip hurafeler sadece Islam’a ozgu degildir tabii ki. Fanatik Hristiyanlarin da bir gunleri yoktur ki benzer hurafeleri sunmaya calismasinlar. Bir gun bir kilisede Meryem Ana heykeli kan aglar, bir baska gun Isa’nin silueti belirir bir baska kilisenin duvarlarinda. Yine insanlar o heykeli gorup tapinmak icin siraya girerler, tipki Muslumanlarin hurafeleri sonucu “Allaaah” diye aglasan garip inananlar gibi.

Uzun yillar evvel, ben daha bir cocukken arabamiza dolusmus haftasonu gezisine cikmistik ailece… Aslinda bu gezinin ana kahramani yuksek inancli babaannemdi. Babam, onun istegi uzerine babaannemi kutsal bir mekana goturuyordu. Ben de gezme firsatini kacirmiyor babaannemin kucaginda zevkle ve heyecanla bekliyordum yeni gorecegim yerleri. Gittigimiz yerin ismi “Ashab-i Kehf” idi. Tabii ki bilmiyordum ne demekti bu Arapca isim ve neden bana bu kadar yabanciydi bu kelimeler. Magaraya vardigimdaysa yasadigim “hayal kirikligi ve muz kabuguydu” sadece :) (Pepe ve balonunu hatirlayaniniz var mi?) Corak bir arazi, kucucuk bir magara, yanda bir cami, coraplarini cikarmis ayaklarini yikayan (abdest alan) sakalli adamlar, kan ter icinde kalmis insanlar, aglasan cocuklar, o sicakta kat kat giysiler icinde terden kokan ama yuzleri dahi kapali kadinlar, bagrismalar, gurultu… Ben haftasonu gezimin boyle olmasini istemiyordum. Annemin ellerine siki siki sarilmistim ite kaka magaraya dogru yaklasirken. Icine girdigimizde bogulacak gibi olmustum. Babam zaten klostrofobisi olan bir insan oldugu icin yaklasmamisti bile bu cermekese. Inancsiz ama tipki benim gibi son derece merakli annemse en ondeydi gorebilmek icin “mucizeyi”. Babaannemse dualar okuyor, Allah’inin mucizesini gorebilmenin verdigi sevinc ve heyecanla son derece mutluydu. Magarada sirtini duvarlara surten, aglasan peceli kadinlar beni hayrete dusurmustu. Anneme sormustum, “neden bu tuhaf kadin sirtini duvara surtuyor anne” diye. Annem gulerek “sifa ariyor oglum” demisti. Bilmiyorum nemli magara duvari ona verdi mi aradigi sifayi… Sonra annem kisaca anlatti o magaranin neden bu kadar kutsal oldugunu. Yillar sonra Kuran’i incelerken bu magaranin hikayesini orijinalinden, “Allah’tan” dinleyecektim ve hatirlayacaktim bu animi.

Mucize kisaca soyleydi: Sayisini Muhammed’in de bilmedigi, (Belli ki bu hikaye bilinen ve anlatilan bir hikayeydi, ama kahramanlarin sayisinda anlasamiyordu insanlar. Muhammed de emin olmadigi ve hata yapmaktan korktugu icin “sayiyi sadece Allah bilir” diyerek kapatacakti bu tartismayi)  birkac genc, toplumlarinin putlara tapmasindan rahatsiz olurlar. Sonra birisi, (kim oldugu tabii ki belli degil) “o zaman magaraya gidin de Allah size iyilik yapsin” gibi son derece anlamsiz  ve alakasiz bir cumle kurar. Bunun uzerine bu birkac delikanli, yanlarinda kopekleriyle magaraya girerler ve uyurlar. Ama oyle bir uyurlar ki, birisi gorse tuyleri urperir. (Yine son derece anlamsizdir bu ifade, neden uyuyusunu gorunce urpersin bir insan? Kurt adama mi donusuyolar uyurken? Vampirler mi?) Ve magarada 300 yil uyurlar. 9 yil daha eklerler bu 300 yila. (Bu ne demektir acaba?) Ama yine emrolunur Muhammed’e “bu apacik hikayeyi anlat” diye, ayni ayetler arasinda, hikaye pek apacik olmasa da. Neyse, ben sizi Diyanet’in sitesinden alinmis ayetlerle basbasa birakayim da okuyun bu “delillerle dolu” mucizeyi…

Herkese iyi haftasonlari dilerim…

Kehf Suresi (9-27. ayetler):

9.
Yoksa sen, (sadece) Ashab-i Kehf ve Ashab-i Rakîm’i mi bizim ibret verici delillerimizden sandin? Hani o gençler magaraya siginmislardi da, “Ey Rabbimiz! Bize katindan bir rahmet ver ve içinde bulundugumuz su durumda bize kurtulus ve dogruluga ulasmayi kolaylastir” demislerdi. Bunun üzerine biz de nice yillar onlarin kulaklarini (dis dünyaya) kapattik. (Onlari uyuttuk) Sonra onlari uyandirdik ki, iki zümreden hangisinin bekledikleri süreyi daha iyi hesap ettigini bilelim. Biz sana onlarin haberlerini gerçek olarak anlatiyoruz: Süphesiz onlar Rablerine inanmis birkaç genç yigitti. Biz de onlarin hidayetlerini artirmistik. Kalkip da, “Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. Ondan baskasina asla ilah demeyiz. Yoksa andolsun ki saçma bir söz söylemis oluruz. Sunlar, su kavmimiz, ondan baska tanrilar edindiler. Onlar hakkinda açik bir delil getirselerdi ya! Artik kim Allah’a karsi yalan uydurandan daha zalimdir?” dediklerinde onlarin kalplerine kuvvet vermistik. (Içlerinden biri söyle dedi:) “Madem ki onlardan ve Allah’tan baskasina tapmakta olduklarindan yüz çevirip ayrildiniz, o halde magaraya çekilin ki, Rabbiniz size rahmetini yaysin ve içinde bulundugunuz durumda yararlanacaginiz seyler hazirlasin.” (Orada olsaydin) günes dogdugunda onun; magaralarinin sag tarafina kaydigini, batarken de onlara dokunmadan sol tarafa gittigini görürdün. Kendileri ise magaranin genis bir yerinde idiler. Bu, Allah’in mucizelerindendir. Allah kime hidayet ederse iste o, dogru yolu bulandir. Kimi de sasirtirsa, artik ona dogru yolu gösterecek bir dost bulamazsin. Uykuda olduklari halde sen onlari uyanik sanirsin. Biz onlari saga sola çeviriyorduk. Köpekleri de magaranin girisinde iki kolunu uzatmis (yatmakta idi.) Onlari görseydin, mutlaka onlardan yüz çevirip kaçardin ve gördüklerin yüzünden için korku ile dolardi. Böylece biz, birbirlerine sorsunlar diye onlari uyandirdik. Içlerinden biri: “Ne kadar kaldiniz”? dedi. (Bir kismi) “Bir gün, ya da bir günden az”, dediler. (Digerleri de) söyle dediler: “Ne kadar kaldiginizi Rabbiniz daha iyi bilir. Simdi siz birinizi su gümüs para ile kente gönderin de baksin; (sehir halkindan) hangisinin yiyecegi daha temiz ve lezzetli ise ondan size bir rizik getirsin. Ayrica, çok nazik davransin (da dikkat çekmesin) ve sizi hiçbir kimseye sakin sezdirmesin.” “Çünkü onlar sizi ele geçirirlerse ya taslayarak öldürürler, yahut kendi dinlerine döndürürler. O zaman da bir daha asla kurtulusa eremezsiniz.” Böylece biz, (insanlari) onlarin halinden haberdar ettik ki, Allah’in va’dinin hak oldugunu ve kiyametin gerçeklesmesinde de hiçbir süphe olmadigini bilsinler. Hani onlar (olayin mucizevi tarafini ve asil hikmetini birakmislar da) aralarinda onlarin durumunu tartisiyorlardi. (Bazilari), “Onlarin üstüne bir bina yapin, Rableri onlarin halini daha iyi bilir” dediler. Duruma hakim olanlar ise, “Üzerlerine mutlaka bir mescit yapacagiz” dediler. (Ey Muhammed!) Bazilari bilmedikleri sey hakkinda atip tutarak: “Onlar üç kisidirler, dördüncüleri köpekleridir” diyecekler. Yine, “Bes kisidirler, altincilari köpekleridir” diyecekler. Söyle de diyecekler: “Yedi kisidirler, sekizincileri köpekleridir.” De ki: “Onlarin sayisini Rabbim daha iyi bilir. Zaten onlari pek az kimse bilir. O halde onlar hakkinda (Kur’an’daki) apaçik tartisma (yi aktarmak) dan baska tartismaya girme ve bunlar hakkinda onlardan hiçbirine bir sey sorma. Hiçbir sey hakkinda sakin “yarin sunu yapacagim” deme! Ancak, “Allah dilerse yapacagim” de. Unuttugun zaman Rabbini an ve “Umarim Rabbim beni, bundan daha dogru olana ulastirir” de. Onlar magaralarinda üç yüz yil kaldilar. Buna dokuz daha eklediler. De ki: “Kaldiklari süreyi Allah daha iyi bilir. Göklerin ve yerin gaybini bilmek O’na aittir. O ne güzel görür, O ne güzel isitir! Onlarin, ondan baska hiçbir dostu da yoktur. O hükmüne hiçbir kimseyi ortak etmez.” Rabbinin kitabindan sana vahyedileni oku. O’nun kelimelerini degistirecek hiçbir kimse yoktur. O’ndan baska asla bir siginak da bulamazsin.

Yoksa sen, (sadece) Ashab-i Kehf ve Ashab-i Rakîm’i mi bizim ibret verici delillerimizden sandin? Hani o gençler magaraya siginmislardi da, “Ey Rabbimiz! Bize katindan bir rahmet ver ve içinde bulundugumuz su durumda bize kurtulus ve dogruluga ulasmayi kolaylastir” demislerdi. Bunun üzerine biz de nice yillar onlarin kulaklarini (dis dünyaya) kapattik. (Onlari uyuttuk) Sonra onlari uyandirdik ki, iki zümreden hangisinin bekledikleri süreyi daha iyi hesap ettigini bilelim. Biz sana onlarin haberlerini gerçek olarak anlatiyoruz: Süphesiz onlar Rablerine inanmis birkaç genç yigitti. Biz de onlarin hidayetlerini artirmistik. Kalkip da, “Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. Ondan baskasina asla ilah demeyiz. Yoksa andolsun ki saçma bir söz söylemis oluruz. Sunlar, su kavmimiz, ondan baska tanrilar edindiler. Onlar hakkinda açik bir delil getirselerdi ya! Artik kim Allah’a karsi yalan uydurandan daha zalimdir?” dediklerinde onlarin kalplerine kuvvet vermistik. (Içlerinden biri söyle dedi:) “Madem ki onlardan ve Allah’tan baskasina tapmakta olduklarindan yüz çevirip ayrildiniz, o halde magaraya çekilin ki, Rabbiniz size rahmetini yaysin ve içinde bulundugunuz durumda yararlanacaginiz seyler hazirlasin.” (Orada olsaydin) günes dogdugunda onun; magaralarinin sag tarafina kaydigini, batarken de onlara dokunmadan sol tarafa gittigini görürdün. Kendileri ise magaranin genis bir yerinde idiler. Bu, Allah’in mucizelerindendir. Allah kime hidayet ederse iste o, dogru yolu bulandir. Kimi de sasirtirsa, artik ona dogru yolu gösterecek bir dost bulamazsin. Uykuda olduklari halde sen onlari uyanik sanirsin. Biz onlari saga sola çeviriyorduk. Köpekleri de magaranin girisinde iki kolunu uzatmis (yatmakta idi.) Onlari görseydin, mutlaka onlardan yüz çevirip kaçardin ve gördüklerin yüzünden için korku ile dolardi. Böylece biz, birbirlerine sorsunlar diye onlari uyandirdik. Içlerinden biri: “Ne kadar kaldiniz”? dedi. (Bir kismi) “Bir gün, ya da bir günden az”, dediler. (Digerleri de) söyle dediler: “Ne kadar kaldiginizi Rabbiniz daha iyi bilir. Simdi siz birinizi su gümüs para ile kente gönderin de baksin; (sehir halkindan) hangisinin yiyecegi daha temiz ve lezzetli ise ondan size bir rizik getirsin. Ayrica, çok nazik davransin (da dikkat çekmesin) ve sizi hiçbir kimseye sakin sezdirmesin.” “Çünkü onlar sizi ele geçirirlerse ya taslayarak öldürürler, yahut kendi dinlerine döndürürler. O zaman da bir daha asla kurtulusa eremezsiniz.” Böylece biz, (insanlari) onlarin halinden haberdar ettik ki, Allah’in va’dinin hak oldugunu ve kiyametin gerçeklesmesinde de hiçbir süphe olmadigini bilsinler. Hani onlar (olayin mucizevi tarafini ve asil hikmetini birakmislar da) aralarinda onlarin durumunu tartisiyorlardi. (Bazilari), “Onlarin üstüne bir bina yapin, Rableri onlarin halini daha iyi bilir” dediler. Duruma hakim olanlar ise, “Üzerlerine mutlaka bir mescit yapacagiz” dediler. (Ey Muhammed!) Bazilari bilmedikleri sey hakkinda atip tutarak: “Onlar üç kisidirler, dördüncüleri köpekleridir” diyecekler. Yine, “Bes kisidirler, altincilari köpekleridir” diyecekler. Söyle de diyecekler: “Yedi kisidirler, sekizincileri köpekleridir.” De ki: “Onlarin sayisini Rabbim daha iyi bilir. Zaten onlari pek az kimse bilir. O halde onlar hakkinda (Kur’an’daki) apaçik tartisma (yi aktarmak) dan baska tartismaya girme ve bunlar hakkinda onlardan hiçbirine bir sey sorma. Hiçbir sey hakkinda sakin “yarin sunu yapacagim” deme! Ancak, “Allah dilerse yapacagim” de. Unuttugun zaman Rabbini an ve “Umarim Rabbim beni, bundan daha dogru olana ulastirir” de. Onlar magaralarinda üç yüz yil kaldilar. Buna dokuz daha eklediler. De ki: “Kaldiklari süreyi Allah daha iyi bilir. Göklerin ve yerin gaybini bilmek O’na aittir. O ne güzel görür, O ne güzel isitir! Onlarin, ondan baska hiçbir dostu da yoktur. O hükmüne hiçbir kimseyi ortak etmez.” Rabbinin kitabindan sana vahyedileni oku. O’nun kelimelerini degistirecek hiçbir kimse yoktur. O’ndan baska asla bir siginak da bulamazsin.

Categories: Dinler Etiketler:, ,
  1. özgürlük
    Kasım 6, 2009, 2:35 pm | #1

    diyelim ki çocuktaki lekeler yalan.kuran’ın mesajını değiştirmez ki.
    diyelim ki gerçek , e yine değiştirmez.

    ne demek istiyorsun ki bu yazıda.

    Hayatta mantıklı olmadığı halde varolan yani gerçek olan bir sürü şey var.her mantıksız şey sahte midir

    not:çocuktaki işaretlerin benim için kıymet-i harbiyesi yoktur…..

  2. İmansız
    Kasım 8, 2009, 6:21 am | #2

    Janos yeni yazılarını bekliyoruz. Yazısızlıktan dolayı cahilleşmeye başladık :D

  3. kocakaptan
    Ocak 1, 2010, 4:20 pm | #3

    Janos kardeşimiz yazıda islamdaki saçma inanışları ve insanların ne kadar cahil olabildiklerini vurgulamış yazıda bunu anlatıyor,kuranın mesajıyla ne alakası var.Albert Anştayn ölümünden yıllar sonra geçen yıl ortaya çıkan notlarında din olgusu için 4 kelime yazmış.Dinler insanoğlunun uydurduğu efsanelerdir… demiş inanmayan varsa araştırabilir.Dünyada yaşamış en güçlü beyin dini araştırıp bunu söylüyorsa geriye diyecek bir şey kalmıyor zaten.

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

Gravatar
WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.