Kimdir Bu Allah?
Daha onceki yazilarimda birlikte Cennet‘in nerede oldugunu, Kuran’in nasil hatalarla dolu oldugunu, eski inanislari ve uc buyuk dinin bunlardan etkilenisini, insanlarin inanma ihtiyaclarini ve nedenlerini irdelemestik. Bu yazidaysa Kuran’in o korku duyulan, cezalandirici, hani biraz da ‘psikopat’ diye tanimlayabilecegimiz buyuk yazari Tanriyi, ya da tum Muslumanlarca bilinen adiyla “Allah’i” irdeleyelim… Kimdir bu Allah?
- - Yazardir. Eserlerini uc ana ciltte (Tevrat, Incil, Kuran) topladigina inanilir. (Hristiyanlar bu inanisa katilmazlar. Onlar, kendi ciltlerinin “Allah” tarafindan yazildigini dusunmezler. Yahudilerse Kuran’in, Muhammed isimli peygamber tarafindan yazildigina inanir.) Eserlerinden sonuncusu ve Muslumanlarin iddiasina gore tek orijinalligini koruyabileni olan Kuran, 1400 yildir yayinlanmasina ragmen hic bir zaman en cok satan kitaplar siralamasinda bir numaraya yukselememistir. (Incil birincilikteki yerini kimseye kaptirmamaktadir.)
- - Yaraticidir. Ama yarattigi hicbir sey, kendisinin iddia ettigi gibi mukemmel degil, aksine hatalarla doludur. Kendisine inananlarin reddetmesine ragmen, evrimle bu yaratiklar daha iyiye dogru yol alirlar.
- - Asabidir. Kitabinda biz insanlari yarattigini iddia eder, devamli olarak tapinma ihtiyacina dem vurur ve yapacagimiz hatalarda bize yapacagi iskenceler (derimizi yuzmek, irin icirmek, yakmak, zincirlere baglamak, kaynar su icirip midemizi haslamak, vb.) konusunda bilgi verir.
- - Irkcidir. Koleligi savunur. Kolenin efendisiyle kiyaslanamayacak kadar asagilik olduguyla ilgili ornekler verir. Kadinlari yarim akilli olarak niteler ve erkek egemenliginin dogalligini savunur.
- - Soykirimcidir. Hani tek tek degil, soykirim diyebilecegimiz katliamlar yapmis ve bununla da gurur duymaktadir. Insanlari nasil bogdugunu, nasil yaktigini, ezdigini gururla anlatir ve kalanlari da (biz) bununla tehdit eder.
- Genetik uzmanidir. Yine evrimi reddeden takipcilerinin aksine, insani “geri-mutasyon()!)” teknigiyle maymunlara ve domuzlara cevirmistir.
- Kibirlidir. Koskoca evreni yaratmis, o evren icinde kucucuk kalan Samanyolu Galaksisinin, minicik Gunes Sistemindeki, mini minicik bir gezegen olan dunyada yasayan zavalli biz insanciklarla ugrasir durur. Bu kadar buyuk seyleri sadece “ol” diyerek yaratan bir gucun, bizim gibi minik, onemsiz, muhtac, zavallilarla boylesine ugrasmasi cok enteresandir. Bizi hem sever, hem dover, hem tehdit eder, hem affeder. Oldukca dengesizdir. Ama bir yandan da bizi kendisine muhattap bile almaz. Bir araci ile insanlardan sectigi bazilarina haber gonderir. Bu aracilara melek, secilmis insanlara da peygamber denir. Her topluma bunlardan gonderdigini iddia etse de bildigimiz kadariyla bir tanesi (Muhammed) disinda hepsi de Yahudidir.
- Tuhaftir. Biz minik insanlardan yilda bir ay ac kalmamizi, gevis getiren hayvanlarin kafasini kesip kanini akitmamizi ve kendisine kurban olarak sunmamizi, dunyanin en verimsiz, en cirkin bolgelerinden birisi olan Arabistan’da, kup seklindeki bir binanin cevresinde yedi kez donmemizi, yerden tas alip gosterdigi bir tarafa dogru firlatmamizi, gunde bes kez tuhaf denilebilecek tarzda rituellerle sessizce ona yalvarmamizi sart kosmustur. Bunun disinda yine kendi yarattigi bazi insanlarla (Yahudi) savasip onlarin ellerini ayaklarini caprazlama kesmemizi, buldugumuz yerde onlari oldurmemizi, kadinlari dovmemizi, vb. ister. Aksi takdirde bizi cok agir bir sekilde cezalandiracaktir. (Bkz. Asabi maddesi)
- Henuz kendisini goren olmamistir. Peygamber oldugu soylenen insanlarin bazilari O’nu gordugunu iddia etse de hicbirisi tatmin edici bir kanit sunamamislardir.
- Her seyi yarattigini iddia etse de, son yuz yilda bizim acikladigimiz evrenle ilgili hicbir bilgisi olmadigi intibai uyandirir. Gokleri direksiz tuttugu iddiasi, daglari yeri sabitlemek icin yarattigi teoremi, ayi nur sacan (isik kaynagi) bir cisim olarak tanimlamasi, gunumuzde bizlere oldukca komik gelmektedir. Dunya atmosferine giren ve alev alan meteorlaraysa “kayan yildiz” diyerek uzay hakkindaki bilgisizligini iyice ortaya koymaktadir. Ama uzay hakkindaki bilgisizligine ragmen inananlari O’nun herseyi yarattigini dusunurler.
- Yemin etmeye bayilir. Batan gunese, kayan yildiza, aya, goge, doguya, batiya, akliniza gelecek herseye yemin eder.
- Comerttir. Dunyada Muslumanlara (ozellikle kadinlara) herseyi yasaklamasina ragmen, oldukten sonra herkese (ozellikle erkeklere) bakire genc kizlarla sinirsiz seks, alkol, tembellik, yesillik, ipek giysiler, irmaklar(!) ve golgeler(!) vaadeder. Henuz bu vaadlerle ilgili yazdigi kitap disinda bir kanit sunmamistir.
Peki, bu maddelerden sonra biraz daha irdeleyelim, kimdir bu Allah. Muhammed, peygamberligini kirk yasinda deklare ettiginde babasi Abdullah coktan vefat etmistir. Abdullah, Abd-Allah kelimelerinin birlesimiyle “Allah’in kulu” anlamina gelip, Muhammed’in peygamberligini aldigini iddia ettigi Allah ile aynidir. Peki nasil olur da Allah, ya da Arapcasiyla Al-Ilah (El-Ilah), Muhammed daha O’nu insanlara anlatmadan once bilinmekte, dogan cocuklara “Allah’in kulu” anlamina gelecek “Abdullah” ismi verilmektedir? Yoksa, yoksa Allah, yani El-Ilah, zaten Arap toplumunca kabul edilmis, bilinen bir Tanri midir? Yoksa siz Muslumanlar, yine kandirildiniz mi?
“Allah is found . . . in Arabic inscriptions prior to Islam” (Encyclopedia Britannica, I:643). (Islam oncesi Arapca yazilarda… Allah ismine rastlanir – Britanika Ansiklopedisi I:643)
“Allah” is a pre-Islamic name . . . corresponding to the Babylonian Bel’ (Encyclopedia of Religion, I:117 Washington DC, Corpus Pub., 1979). (Allah, Islam oncesine ait bir isimdir… Babil kaynaklarina gore. – Dinler Ansiklopedisi, I:117 Washington DC, Corpus Yayini, 1979)
“The Arabs, before the time of Mohammed, accepted and worshipped, after a fashion, a supreme god called Allah” (Encyclopedia off Islam, I:302, Leiden: E.J. Brill, 1913, Houtsma). (Araplar, Muhammed oncesinde Allah isminde bir tarniya inanmis ve ibadet etmislerdi. – Islam Ansiklopedisi, I:302, Leiden:E.J. Brill, 1913, Houtsma)
“Allah was known to the pre-Islamic . . . Arabs; he was one of the Meccan deities” (Encyclopedia off Islam, I:406, ed. Gibb).(Allah, Islam oncesinde bilinmekteydi… Mekke Tanrilarindan bir tanesiydi. – Islam Ansiklopedisi, I:406)
“Ilah . . . appears in pre-Islamic poetry . . . By frequency of usage, al-ilah was contracted to Allah, frequently attested to in pre-Islamic poetry” (Encyclopedia off Islam, III:1093, 1971). (Ilah, Islam oncesi edebiyatiynda gorulurdu. Al-Ilah ismi, Allah sekline donusturuldu ve Islam oncesi edebiyatinda siklikla kullanildi – Islam Ansiklopedisi, III:1093, 1971)
“The name Allah goes back before Muhammad” (Encyclopedia of World Mythology and Legend, I:41, Anthony Mercatante, New York, The Facts on File, 1983). (Allah ismi Muhammed oncesine dayanir. – Dunya Mitolojileri ve Efsaneleri Ansiklopedisi, I:41, Anthony Mercatante, New York, Dosyalardaki Kanitlar, 1983)
“The origin of this (Allah) goes back to pre-Muslim times. Allah is not a common name meaning “God” (or a “god”), and the Muslim must use another word or form if he wishes to indicate any other than his own peculiar deity” (Encyclopedia of Religion and Ethics, I:326, Hastings). (Allah’in orijini Muslumanlik oncesine dayanir. Allah Tanri anlaminda kullanilan genel bir isim degildir, ve Muslumanlar kendi tanrilari disinda bir anlamda kullanacaklarinda baska bir format kullanmalidirlar. – Din ve Etik Ansiklopedisi, I:326, Hastings)
“Allah was already known by name to the Arabs” (The Bible and Islam: or, The Influence of the Old and New Testament on the Religion of Mohammed, New York, Charles Scribner’s Sons, 1897, p. 102). (Allah, Araplar tarafindan zaten bilinmekteydi. – Tevrat ve Islam, Eski ve Yeni Testimonilerin Muhammed’in dinine etkileri, New York, Charles Scribner’in Ogullari, 1897, sayfa 102)
“The name Allah is also evident in archeological and literary remains of pre-Islamic Arabia” (The Call of the Minaret, New York: Oxford University Press, 1956, p. 31). (Islam oncesi Arap kalintilarinda Allah ismine rastlanir – Minarelerin cagrisi, New York: Oxford Universitesi Yayinlari, 1956, sayfa 31)
- Ayasofya, kubbesinde hilalle camii’e donusur
Sumerlerin tapindiklari bir Ay Tanricasi vardir, ismi Nannadir. Semboluyse ‘Hilal’dir. Eski Yunanda Ay Tanricasina Selene, Artemis, Phoebe isimleri verilmistir. Roma Mitolojisinde Luna, Diana isimlerini alir yine ayni Ay Tanricasi. Misirdaysa Chons, Thoth isimleri ile anilmaktadir. Araplar icin Ay Tanrica degil Tanridir, yani erildir. Tanrica olarak Gunese tapilir. Ay Tanrisinin ismi El Ilah, yani Allah’tir. El-Ilah’in uc tane de kizi vardir, al-Lat (Lat), al-Uzza (Uzza) ve Manat (Menat) isimlerindeki bu Ilaheler Araplar icin oldukca kutsal kabul edilir. El-Ilah’in sembolu, tipki eski Sumer inanislarindaki Nanna’da oldugu gibi hilaldir. Tum Muslumanlarca kutsal kabul edilen, minarelerin ve kubbelerin tepesine konan, cogu Musluman ulkenin (ulkemiz dahil) bayraginda da bulunan “hilal”in, El-Ilah, yani Allah’in, ta Sumerler zamanindan beri olan ay tanrisinin sembolu oldugunu biliyor muydunuz? Peki bilmiyorduysaniz, neden minarelerin tepesinde ‘hilal’ oldugunu hic dusunmus muydunuz? Hristiyanlarin ‘hac’ sembolunu elestiren Muslumanlarin, ‘hilal’ sembolunun anlamini dahi bilmemesi sizce ilginc midir?
M.O. 8. YY’da yapildigina inanilan Kabe’de Muhammed’in yasadigi donemlerde 360 tane put bulunmaktadir. Bunlardan en buyugu ve en kutsali El-Ilah, yani Ay Tanrisidir. Gunes Tanrisindan olan kizlari Lat, Uzza ve Menat da bundan sonra en cok tapilan putlari olusturmaktadirlar. Araplar, ozellikle bu uc ilahe ve Allah icin, Islam oncesinde de yuzlerini Kabe’ye donmekte, gunde dort veya bes kez “salat” etmekte (namaz kilmaktadir), Ramazan aylarinda Oruc tutmakta ve kurban kesmekte, Kabe’yi yedi kez tavaf etmekte, seytan taslamakta (Seytan inanci, Zerdustilik inancindan Araplara gecmistir.), kutsal olduguna inanilan “Hacerü’l-Esved” tasini (siyah tas) opmektedirler. Muhammed peygamberlik iddiasiyla ortaya ciktiginda aslinda Araplara yeni bir inanis veya yeni bir Ilah sunmamis, inandiklari Allah’i da ellerinden almamis, sadece zaten inanilmakta olan Allah’in ‘tek tanri’ oldugunu soylemistir. Bu sayede Allah’in diger Araplarca kabulu de daha kolay olmustur.
Herkesin kulaktan duyma olarak bildigi ama eminim ki cogunuzun aslini bilmedigi “seytan ayetleri”nde de yine konumuzla pek alakali tespitler cikarabiliriz… Olay ozetle soyledir. Muhammed bir gun Kuran’dan ayetler (Necm Suresi) okur, cevresinde inanan ve inanmayanlar onu dinlerken El-Ilah’in kizlari olan Lat, Uzza ve Manat’a atifta bulunur ve bu uc ilaheden ovguyle soz eder ve soyle der (Buhari’nin hadislerinde anlatilir):
- Lat ve Uzza ve bir üçüncüsü olan Memat. Bunlar yüce turnalardir. (Kugular) ve bunlarin sefaati kesinlikle umulur.
Bunu yaparken de secdeye varir. Bunun uzerine Muhammed ile birlikte herkes (Musluman olmayanlar da) secdeye varirlar. Bu olay daha sonra Muslumanlar arasinda tepkilere yol acacaktir. Sonrasindaysa Muhammed’e durumu kurtarmaya yonelik ayetler iner. Hacc Suresinin 52-55. ayetleri ilkleridir bunlarin:
- Senden önce hiçbir resül ve nebi göndermedik ki, bir sey temenni ettigi zaman, seytan onun bu temennisine dair vesvese vermis olmasin. Ama Allah seytanin vesvesesini giderir. Sonra Allah âyetlerini saglamlastirir. Allah hakkiyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. Allah seytanin verdigi bu vesveseyi, kalplerinde hastalik bulunanlar ile kalpleri kati olanlara bir imtihan vesilesi kilmak için böyle yapar. Hiç süphesiz ki o zalimler derin bir ayrilik içindedirler. Bir de kendilerine ilim verilmis olanlar onun, Rabbinden gelen hak oldugunu bilsinler, böylece ona iman etsinler ve sonuçta da kalpleri ona saygi duysun diye Allah böyle yapar. Hiç süphe yok ki Allah iman edenleri dogru yola iletir. Inkar edenler, kendilerine kiyamet ansizin gelinceye, yahut da onlara kisir bir günün azabi gelip çatincaya dek o Kur’an’dan bir süphe içinde kalirlar.
Ve bu ayetler sonunda, Lat, Uzza ve Menat’a ovguler duzen ayetin Muhammed’e seytan tarafindan soyletildigi aciklanir ve bu ayetler Kuran’dan kaldirilir. Necm Suresinde 19-20. ayetler soyle degisir:
- Lât ve Uzza’ya ve diger üçüncüsü Menat. Erkek size de, disi O’na mi? Öyle ise bu çok insafsizca bir paylastirmadir.
Muhammed’in yandas toplamak icin uc ilaheye yonelik ovguler soyleyisi ters tepince bunu yine Kuranla aynen yukaridaki gibi duzeltir. Sucu Seytana atar. Kendini kurtarmak icin de, tum peygamberlerin basina bu olayin geldigini de eklemeyi ihmal etmez.
Sonra Isra Suresi 73-75. ayetlerde de soyle soylenir:
- Onlar, sana vahyettigimizden baskasini bize karsi uydurman için az kalsin seni ondan sasirtacaklardi. (Eger böyle yapabilselerdi) iste o zaman seni dost edinirlerdi. Eger biz sana sebat vermis olmasaydik az kalsin onlara biraz meyledecektin. Iste o zaman sana, hayatin da, ölümün de katmerli acilarini tattirirdik. Sonra bize karsi kendine hiçbir yardimci bulamazdin.
Artik yuk Muhammed’in omuzlarindan kalkmis, Allah tarafindan yumusak bir sekilde kendisini uyarmayi da ihmal etmemistir.
Sonuncundaysa ugruna kainatlar yaratilan peygamber, pek tabii affedilmistir.
Bir sonraki yazida gorusmek uzere…


yada kısaca sunuda eklemek ısterım allahın varlıgına ınanırsan ve gercekten samımı olarak namaz kılarsan sabah oglen aksam ıkındı yatsı hangısı olursa olsun namzı kılarken esnemeye baslarsın bunun nedenı senın basına şeytan musallat olur normal zaman da neden esmıyorusn da namaz kılarken esner sın bunu bır dusun sıız allahın var olmadıgına ınanıyor sanız kalkıpta sana sahsı olarak ben buradyım dıyecek degıldır bu tazlerı savunan kısler babanızın sıze kesınlıkle yapma dedıgı seyın yapınca babnızdan nasıl bır tepkı alıyorsunuz ondan sonra allahın katlıyamcı oldugunu dusunun kesın olarak bana sırk kosmayın der sende kalkıp sırk yaparsan onun da kendıne gore cezaları varıdır konu bukadar basıt tabıkı beynı olan bunu anlar