Amin (Amen) ne demektir?


- Bir Musluman, duasini tamamlar ve soyler bu kelimeyi… “Amin” kelimesi agzindan cikarken elleriyle tum yuzunu kapatir ve alindan ceneye dogru bir sivama hareketiyle tamamlar dini rituelini.

- Bir Hristiyansa parmak uclariyla hac isaretini yapar dua rituelini bitirip “Amen” kelimesi agzindan dokulurken.

- Peki ne demektir birbirine bu kadar cok benzeyen, anlam olarak da ayni olabilecegini dusunebilecegimiz bu dort harfli kelime?

- Acaba ettigimiz duanin bittigini bildirmemiz mi gerekmektedir Tanriya? Sadece “bitti” dersek de olur mu?

- Bu kelime bir nevi bilgisayar kodlarindaki “Enter” komutu gibi midir? Veya yazilmis bir emaili gondermeye yarayan “Send” veya “Gonder” dugmesi gorevi mi gorur? Soylenmedigi takdirde dualarimiz isleme sokulmayacak midir?

- “Bitti” veya “amin” demezsek Tanri acaba farkedemeyebilir mi dua etme islemimizin sonlandigini?

- Kuran’da “amin” kelimesi gecer mi?

- Eski Misir Tanrisi Amon-Ra’nin bu isle bir ilgisi olabilir mi acaba?

Sorularimizi daha fazla uzatmadan biraz tarihe girelim isterseniz….

M.O. 14. YY’da Misir Firavunlarindan Amenofis (diger ismiyle Amenhotep IV) ve karisi Nefertiti, monoteizmi (tek tanricilik) benimser ve yeri ve gogu yaratan tek Tanrinin Aton (Aten) oldugunu kabul eder. Kendi ismini de Akhenaton (Aton’un hizmetkari) olarak degistirir. Tarihteki ilk tek tanri inancini icad etmesiyle bilinse de olumunde sonra Amon rahipleri tarafindan izleri buyuk olcude silinir. Amon rahipleri bununla da kalmaz, Akhenaten’in oglu Tutankhaten (Aten’in yasayan goruntusu) ismini de Tutankhamun (Amun’un yasayan goruntusu) olarak degistirirler. Resimde Akhenaten, karisi Nefertiti ve oglu (soldan ikinci) Tutankhamun ile tek Tanri Aton’a ibadet ederken gorulur.

Aton

Acaba Akhenaton’un izleri silinmeye calisilmasa, su anda dua sonlarinda Amin yerine Atin diyebilir miydik? :)

Amen

Ahkenaton’un olumu (oldurulusu daha dogru bir ifade olurdu aslinda) ile Amon rahipleri tarafindan en buyuk Tanri yeniden Amon (Amun, Amoun, Amen) olarak kabul edilir ve cok tanrili dine donus yapilir. Amon’un diger tanrilardan en buyuk farki yoktan varolmus olmasi ve diger tanrilar gibi anne babasinin olmamasidir. Amun, tanrilarin krali olarak kabul edilir ve tek tanrili dine biraz da olsa vurguda bulunur. Osiris ile birlikte en cok kayida sahip oldugumuz Misir tanrisidir.

Bolgeyi gezen Yunan tarihcileri, Amun’un kendi tanrilari Zeus’un karsiligi olduguna karar verirler.

Amun onem kazandikca diger bolgelerin Tanrilariyla da ozdeslestirilecek ve nihayetinde Amun’un aslinda Ra’yi da temsil ettigine karar verilecek, ismi de Amun-Ra (Amen-Ra) olarak bilinmeye baslanacaktir. Ra, gunesin gorunen yuzunu temsil ederken Amun ise Gunesin gizemli yuzunu temsil edecektir.

Zamanla Isis ve Osiris onem kazandikca Amun’un popularitesi azalacak ama nihayetinde onlarin ogullari olan Horus’la ozdeslestirilerek tekrar eski onemini korumayi basaracaktir.

Misir disindaki bolgelerde de Amun’a benzer isimlerle tapilinacak, Amen ismiyse ‘Amane’, ‘Arkamane’, ‘Ammonia’, ‘Ammonite’ gibi formlar alacaktir. Libya’da ‘Amun’, Yunan’da ‘Ammon’ olarak tapilacak ve ugruna tapinaklar yapilacaktir. Romalilar antik Libya’daki Jupiter Amun tapinagindan topladiklari ‘Amonyum Klorid’e (NH4CI) “Amun’un tuzu” diyeceklerdir. Beynimizdeki hippocampus (hafiza bolumune)(long term memory) bolgesine sekil olarak koc boynuzunu anirdigi ve Amun tanrisinin sembollerine benzedigi icin “cornu ammonis” denilecektir.

Amen kelimesi Ibranice’de Ingilizce cevirisiyle “So be it” yani kabaca “oyle olsun” anlaminda kullanilir. Tabii orijini yukarida anlatildigi uzere, Misir’da bir zamanlar yasamis bir toplumun (Yahudiler), en buyuk Tanri kabul edilen Amen’e ibadet aliskanliklarindan kurtulamama olmalari oldukca nettir. Yahudiligin etkisiyle ve Misir inanclari senteziyle dogmus bir din olan Hristiyanlikta da pek tabii “Amen” kelimesi atlanmamis, dualarin sonunda ifade edilecek sekilde muhafaza edilmistir. Hem eski Ahitte (Tevratlar), hem de Incil’de ‘Amen’ kelimeleri defalarca kez kullanilmistir. Incil’de Isa’ya karsilik gelecek sekilde “Amen” kelimeleri gecer.

Gelgelelim Islam’a… Her zamanki gibi Muslumanlarin cok sevgili peygamberi Muhammed, dogup buyudugu bolgede inanis ve kulturleriyle hayli etkili olan Yahudilik ve Hristiyanliktan begendiklerini alir begenmediklerine “tu kaka” derken, “Amen” kelimesini de, pek hosuna gitmis olacak ki, “Amin” olarak kullanmaktan cekinmez. Ama Muslumanlarin bilmedigi bir noktaysa, “Amin” kelimesi Kuran’da bir kez olsun gecmez. Bir sonraki namazinizi kilarken okudugunuz Fatiha suresinin sonunda uzun uzun “Amin” cekerken eski Misir Tanrisi Amon-Ra’ya seslendiginizi unutmayin… :)

Bir sonraki yazida gorusmek uzere…

  1. Dindar Kalfa
    Şubat 15, 2010, 6:59 pm | #1

    Boş işlerle uğraşıyosun yazar..

  2. sabri dino
    Şubat 16, 2010, 5:50 am | #2

    sizin derdiniz nedir kime hizmet ediyorsunuz yoksa şeytanın katipliğinimi yapıyorsunuz bu zırvalıklara kendiniz bile inanmıyorsunuz ben sadece yaşasın cehennem sizin gibi kafirler için derim

  3. Bir Dost
    Şubat 17, 2010, 4:20 pm | #3

    Dindar Kalfa ve Sabri Dino:

    Madem oyle, o zaman su isin dogrusunu yazsanizda ogrensek?

  4. Furkan Polat
    Şubat 18, 2010, 1:28 am | #4

    Zırva, saçmalık v.s demekten kolay şey olmadığı açık. Bildiğinizi yazın arkadaşlar. Aksini iddia edemiyorsanız da susun lütfen.

  5. Özgür Birey
    Şubat 19, 2010, 2:19 am | #5

    Janos kardeş, bu boş eleştiri yapanlara aldırmayın siz. İnsanları artık baskıyla ve şiddetle susturamadıkları bir çağa ayak uydurmakta güçlük çeken, ortaçağdan kalma pek değerli dogmalarıyla çelişen herhangi bir şeyi görmek ve duymak istemeyen bir zihniyetteki kişiler bunlar. Bilime, araştırmaya, mantık yürütmeye, ve özgür düşünceye önem vermeyen, hatta onlara karşı çıkan bu ilkel zihniyetin 21. yüzyılda yeri yok.

    Yazılarınızı takdir ediyorum. Fakat Türkçe harfleri kullanabilirseniz yazılarınız daha okunaklı ve başkalarıyla paylaşılmaya daha uygun olacaktır.

    Eğer Türkçe klavye sorun oluyorsa yazılarınızı yazdıktan sonra şu sitede otomatik olarak Türkçe karakterli hale getirebilirsiniz:
    http://www.hlst.sabanciuniv.edu/TL/deascii.html
    Yalnız 880 karakterden sonrasını kesiyor gibi görünüyor, o yüzden parça parça çevirmek gerekiyor. Bir de çeviremediği (çift karşılıklı) bazı kelimeler olabilir (mesela “oldu”). O yüzden üzerinden geçip bir kontrol etmek gerekiyor. İleride yazacağınız yazıların yanında mevcut yazılarınızı da bu şekilde Türkçe karakterli hale getirebilirseniz çok güzel olur. (Gerekirse yardımcı olabilirim).

    Bir de mümkün olduğunca yazılarınızda kullandığınız kaynakları en altta sıralamanız hem yazıları daha ikna edici kılmak açısından, hem de konuyu araştırmak isteyenlere kaynak göstermek açısından faydalı olacaktır.

    Saygılar.

  6. Şubat 19, 2010, 10:52 am | #6

    Ozgur Birey, cok tesekkur ederim yorumunuz ve onerileniriz icin. Turkce karakter kullanimi onerinizi uygulamaya koyacagim ilk firsatta. Kaynak gostermek konusunda ben de kendime hep kiziyorum unuttugum icin listelemeyi. Sanirim yaziyi bir an once yukleme telasiyla arada kayniyor cogu zaman. Onu da duzeltirim umarim en kisa sure icinde.

  7. Özgür Birey
    Şubat 21, 2010, 10:32 pm | #7

    Janos, daha iyisini buldum (bunda sınır 5000 karaktermiş):
    http://www.seslisozluk.com/yazim-turkcelestir/
    Bu da %99′unu çevirebildiğini yazıyor. Yine sonradan yazının üzerinden geçmek gerekiyor yani.
    Önerilerimi dikkate aldığınız için teşekkürler.

  8. burcu
    Mart 3, 2010, 3:32 pm | #8

    janos arkadaşım sen sanki din hz isa hz muhammed yada hz musa ile başlamış gibi konuşuyorsun ondan önce de din vardı ismi a dı, b di, c di farketmez allah inanışı dini bu peygamberlerle başlamadı bu peygamberler sadece gunumuzde en cok bilinenler mısırlılar donemınden oncede peygamberler iniyordu insanlar tek tanrılı dine donduruluyordu zaten bilinen bir kelimeyi yada inanışı alıp tekrar kullanılmasında yanı akenoton bu kelımeyı sallayıpta uydurmadı zaten değilme ben bir kelime sallim tek tanrılı bir din sallıyayım demedi herhalde değilmi bu zaten biliniyordu o seçimini yaptı o yuzden aslında ben senın bu yazında dine karşı bişey göremedim yani senın yazını gerektirecek bir neden göremiyorum ayrıca kuranın hiç bir yerinde amin gecmez neden gecsinki kuranı okuduğunu varsayıyorum bu yazıları yazabilmen için en azından duşmanını incelemiş olman lazım neden amin dicekki kuran .amin kelime olarak ne demektir kabul et kabul buyur genel olarak anlamı budur allah sana seni cehhenneme koyacam amin ,eskiler şu yuzden mahfoldu amin mi diyecekti allahın senden onay almasına gerek yok senın ondan onay alman gerekli o yuzden sen amin dersin ayrıca allah sana sen amin demedin şimdi kafana şimşekler düşürecem demez amin deme sende duanı et arkasındanda allahım yanlış okduysam yada eksikle boyle kabul et de yada allahım su duamı kabul et de. amin de diye sana emredilmiyor zaten sunuda solim tabiki dort kitapta birbirine benzicek hatta aynı olamak zorunda bozulmalar yuzunden suan farklılıklar var aynı olmasa allah bu yuzyıl istediğini ,söylettiğini gelecek yuzyılda değişik istiyecek olsa zaten o zaman sana laf duşer çünkü dersinki allah neden o zaman oyuncak gibi isteklerini emirlerini dualarını değiştiriyor anca boyle bır ozellik ınsanda olabilir allah da değil dort kitapta aynı emirler aynı yasaklar aynı şeyler olması zaten dını kuvvetlendırır senın dediğin gibi zayıflatmaz gene ustune basa basa diyorum bugune kadar cahil inanışlı ınsanlar yuzunden dinler yanlış anlaşıldı istersen amin deme hiçbir dua öğrenme allah sana bunları arapça farsca ingilizce öğreneceksin demiyor ibadet ederken istersen sadece benım adımı an diyor ibadetini şükranını göster diyor ilerletmek istersen sana kalmış diyor amin kelimesine takılıp kalma zaten öyle bır zorlayıcılıkda yok zaten dınımızde ama sakın beynını yıkamaya calısan ınsanlarada ınanma yoksa boyle dinden çıkarırılar ınsanı yazık olur sorunun cevabı şu dinde şekilcilik yok istersen amuda kalkıp oku ellerini açma bu hareketlerin yapılması sadece insanın duygularını yğunlaştırır insanların kattıkları şeylerdir yoksa mecburiyeti yok meraklanma insanlar bazı şeyleri katarken birbirlerinden esirlenirler evet şekillere takılma bence allah doğruyu bulmanda yardımcın olsun

  9. Mart 3, 2010, 4:16 pm | #9

    Sevgili Burcu,

    Senin cok zeki bir insan oldugunu ama yeterince cesur olmadigini tahmin ediyorum. Kendince zeki saptamalarda bulunuyor ama cesur olmadigin icin zekani bu saptamalarla daha iyi sentezler yapmada kullanamiyorsun. Icinde bulundugun ortamda bunu yapman da pek tabii zor. Ozellikle inandigin dinde “yarim akilli” veya daha asagi seviyede kabul edildigin icin bunu yapman daha da zor. Ama bu gibi Internet ortamlarinda kendini ifade edebilmen de aslinda nispeten sansli oldugunun gostergesi. Ornegin su kizin yerinde de olabilirdin. (O da senin gibi bir muslumandi, o da senin gibi “yarim akilli” veya asagilanan birisiydi, yani kadindi. Ama o, icinde bulundugu toplum “daha musluman” oldugu icin senden daha sanssizdi. Izle videoyu izlersen, sonra devam edersin yorumumu okumaya: http://www.facebook.com/video/video.php?v=1222351831315&ref=nf

    Dort kitap konusundaki yorumuna gelelim. Tahmin ediyorum Kuran dahil bu bahsettigin “dort” kitabin hicbirini okumuslugun yok. Zaten olsaydi, aslinda dort tane kitap diye bir seyin olmadigini bilirdin. Mesela Incil denince hangi Incilden bahsediyorsun? Hangi bozulmadan bahsediyorsun? Orijinalini Allah mi yazmisti? Tevrat diyince tek bir Tevrat kitabindan mi bahsediyorsun? Yazari kimdi? Dorduncu olarak sana ogretilen kitap sanirim Zeburdur. Yazari da Davut diye biliyorsun muhtemelen. Davut bir peygamber midir? Yoksa sarki soyleyen guzel sesli bir komutan mi? Yazdigi siir kitabina mi Zebur diyorsun acaba? Dort kitapta ayni emirler oldugunu nereden cikarttin?

    Kuran’da “amin” kelimesinin gecmemesinin sebebi, yazarinin Allah olmasidir diyorsun. Peki, sana en bilinen sureyi yazayim:

    Rahmân (ve) rahîm (olan) allah’ın adıyla.
    Hamd (övme ve övülme), âlemlerin rabbi allah’a mahsustur.
    O, rahmândır ve rahîmdir.
    Ceza gününün mâlikidir.
    Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden medet umarız.
    Bize doğru yolu göster.
    Kendilerine lütuf ve ikramda bulunduğun kimselerin yolunu; gazaba uğramışların ve sapmışların yolunu değil!

    Tanimissindir sanirim. Evet, Fatiha suresi. Simdi tekrar oku bu sureyi.. Sence bu cumlelerin oznesi kim? Bu cumlelerin sahibi Allah mi?

    Rahmân (ve) rahîm (olan) allah’ın adıyla. (Neden basladigi bir sureye ucuncu tekil olarak kendini koyuyor?)
    Hamd (övme ve övülme), âlemlerin rabbi allah’a mahsustur. (???)
    O, rahmândır ve rahîmdir. (Allah kendisi icin “O” mu diyor? Ben rahman ve rahimim dese daha dogru olmaz miydi? Yazari kendisi ya!!!)
    Ceza gününün mâlikidir. (Yine kendisi icin ucunce tekil sahisi kullaniyor…)
    Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden medet umarız. (Burda “sana” derken kimden bahsediliyor. Eger bahsedilen Allah ise, kulluk ederiz diyen kim? Eger kulluk ederiz deniyorsa ve bunu Allah diyorsa, Allah kime kulluk ediyor? Eger Allah demiyor baskasi diyorsa bu kitabi Allah mi yazmis, hala bunu mu iddia ediyorsun? Sonunda bir de amin demesi uygun olmaz mi? :) )
    Bize doğru yolu göster. (Kim gostersin? Kime gostersin?)
    Kendilerine lütuf ve ikramda bulunduğun kimselerin yolunu; gazaba uğramışların ve sapmışların yolunu değil! (Daha fazla yorum yok)

    Sevgili Burcu, lutfen diger yazilarimi da oku. Yorumlarini sabirsizlikla bekliyorum :) Bu arada su hediyemi de kabul edersin umarim (……,,,,,,…,,,,….,,..) Bunlar bir sonraki yorumunda cumle icerisinde kullanman icin noktalama isaretleri…

  10. burcu
    Mart 4, 2010, 3:33 pm | #10

    fatiha
    Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla

    1- Hamd* Alemlerin Rabbinedir.

    2- Rahman ve Rahimdir.

    3- Din gününün malikidir.

    4- Biz yalnızca Sana ibadet eder ve yalnızca Senden yardım dileriz.

    5- Bizi doğru yola ilet;

    6- Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna*

    7- Gazaba uğrayanların ve sapmışlarınkine değil.

    ilk önce noktalama işaretlerine dikkat etmediğim için özür dilerim turkçem pek iyi değil .verdiğin örnek fatiha olduğu için bende sana o örneği vereceğim (fatiha nın iniş amacını bildiğinede eminim )müslümanlığın temelinde insanın yaratılış sebebi allah a zikirdir başka bişey değildir bakara suresi ve fatiha suresınınde iniş amacı budur allah ı zikretmek için dua olarak insanlara indirilmiştir allaha hamd ederek due edin o zaman daha doğru olur ama eğer bu dua yı bilmiyorsan bildiğin şekilde dua et oda makbuldur der. hiçbir zaman sana şu dua yı oku bu dua yı oku diye emretmez .doğrusunu söyler ama bilmiyorsanda bildiğin gibi zikret der yani zorlama yoktur.senin örneğine gelince kuran bolumlerden oluşur insana öğut,allah a nasıl ibadet edileceği.neden ibadet edileceği gibi fatiha zaten dua olarak inmiştir şöylemi yazsaydı kuran da bana hamd edin,bana şükredin,ben yoksa cezalandırım sizi o zaman daha mı doğru geliyor sana yoksa fatiha suresinin indirilmiş şeklimi daha doğru geliyor umarım neden oyle yazıldığını anlamışsındır.neden tekil yazılım kullanılmadığınıda biliyorsun kuranda senin bildiğin şeyleri sana açıklayacak değilim burda ama olayları yorumlarken o taraftan yorumlamıyorsun.kuran okuma meselesine gelince kuran la yatıp kalkmadığım doğru ama hayır kuran okuyorum diğer kitaplara sıra gelmedi ama onlarıda okuyacağım yani yanlış bilmiyorsam 4 tane incil var 4 nude okuyacağım.etrafımdan korkmama gelince hayır hayatımda hiç öyle bir sorunum olmadı 26 yaşındayım 24 yaşına kadar ateistim bunu annemin yanındada kapalı insanların yanındada cok rahat söylerim bu gun ateist olsam gene söylerim alla ha şükür baskı ortamı oluşturan ailem hiç olmadı yada çevrem . hangi inanışa sahipsen dışarıyada oyle yansıtırım isteyen kalır yanımda isteyen gider çevreme takmam ben öyle özgüvenim yerimdedir emin ol.ayrıca videolarda yanyınladığın şeyler insanoğlunun yaptığı hatalar dinin değil insanoğlu herşeyi kendine göre yorumlar ve cevresinede öyle empoze etmeye çalışır.evrim teorisinden bahsediyorsun bana gözün ve kalbin yapısından bahsedermisin evrime göre.yada bazı hastalıklara neden ufacık bile olsa bir evrim geliştiremeyip antikor üretemediğimizden bahsedermisin lutfen yok evrime inanmıyorsan bana 3. bir yol söylemen lazımki diğer ikisini ber taraf eden. allaha emanet ol

  11. burcu
    Mart 4, 2010, 3:37 pm | #11

    hımss bu arada hediyelerin için tşk ederim ama bana pek faydası dokunmayan hediyeleri sevmem :) cümlelerim devrik ama ne demek istediklerini bu gune kadar herkez anlayabiliyordu eminimki sende anlıyabilirsin :) bende sana hediye yolluyorum :) gulen surat daha sempatik

  12. Özgür Birey
    Mart 4, 2010, 10:17 pm | #12

    Sevgili Burcu,

    Evrim teorisiyle ilgili sorularına cevap bulmak için aşağıdaki kaynaklar sanırım faydalı olacaktır. Bu arada evrim teorisi insan vücudunun mükemmel olduğunu veya her hastalığa antikor üretebileceğini iddia etmiyor. Böyle bir iddia evrime değil dini “yaratılışçılık” fikirlerine daha uygun olurdu. İnsan vücudunun mükemmel olduğunu düşünenler “yaratılışçılık” taraftarlarıdır.

    (YouTube’a erişemiyorsan, Google DNS ile erişebilirsin:
    http://www.haberdizi.com/2009/12/google-dns-yasakli-sitelere-giris/ )

    Gözün evrimi ile ilgili videolar:
    http://www.youtube.com/watch?v=45ZTLdO2pxQ
    http://www.youtube.com/watch?v=aGFR-kFi0c8

    Evrimle ilgili genel:
    (Buradaki sayfalar çok kısa, okuyun lütfen).
    http://www.evrimianlamak.org/e/Evrim_101_-_%C4%B0%C3%A7indekiler

    Kalbin evrimi ile ilgili:
    http://www.bilimvegelecek.com.tr/?goster=676

    Evrimle ilgili bazı yanlış iddialara cevaplar:
    http://evriminayakizleri.blogspot.com/2010/02/new-scientist-dergisinden-cevirdigim.html

    Evrimle ilgili çeşitli videolar (5 sayfa, videolar sayfanın alt kısmında):
    http://www.evrimteorisi.org/index.php?option=com_hwdvideoshare

    Lütfen bu kaynakları ziyaret etmeye çalış.

    Saygılar.

  13. burcu
    Mart 5, 2010, 1:43 pm | #13

    özgür birey kardeşim evrim teorisini zaten biliyorum ama genede tşk ederim verdiğin linkler için ama her yıl ünv evrim seminerlerine katıldım akd ünv her yıl olur.genede saol

  14. Mart 5, 2010, 2:42 pm | #14

    Burcu takma ismini kullanan kisinin, Harun Yahya’nin sacmaliklariyla siteyi spam yorumlara bogmasi dolayisiyla son yorumlari silinmistir. Bahsettigi yorumlarin hepsi Harun Yahya sitelerinden kopyalanmistir.
    Kirlilikten oturu ozur diliyorum…

  15. Ateist (eski Agnostik)
    Mart 5, 2010, 3:10 pm | #15

    Ball’lı Harun’dan:D bize bal mı getirmiş Burcu? Aman boşver üstümüze bulaşır yapış yapış oluruz:D
    Biliyorum bazı insanlar bana kızacak ama, insanlığın %98′i salak, inatçı, mantığın m sine sahip olmayan, hayalperest, tavuk gibi yolunmayı seven ve koyun gibi inanan faydasız canlılar.
    Ama bu hayvanlara din lazım, baksana birisi din olmasa anasını becercek, birisi sokak ortasında yapacak, başka birisi önüne geldiğini gasp edecek, öldürecek. Gerçektende din lazım bunlara.

  16. Özgür Birey
    Mart 5, 2010, 6:44 pm | #16

    Dinin eğitim seviyesi düşük, çok zeki olmayan, veya inatçı insanlar için lazım olduğu düşüncesine katılmıyorum. Eğer öyle olsaydı din bu insanların yasalara karşı gelmesini engellerdi ve mesela Amerika’daki hapishane istatistiklerinde dinsizler sadece %0.21 çıkmazdı (toplumdaki oranları çok daha yüksek olduğu halde): http://www.holysmoke.org/icr-pri.htm

    Ayrıca genel olarak en dinsiz ülkelerin refah ve mutluluk seviyesi en yüksek ülkeler olması da bu ikisinin arasında bir bağlantı olduğuna veya bunların ortak bir sebebi olabileceğine işaret ediyor: (İngilizce) http://www.religiondispatches.org/archive/religionandtheology/1697/imagine_no_religion:_sustaining_morality_without_god__

    Tam tersine, bence daha tehlikeli olan, tam olarak dediğin gibi insanların dindar olması. Eğer çoğunluk din konusunda tarafsız ve objektif kaynaklara bakarak araştırmadan, sorgulamadan her söyleneni kabul eder durumda bırakılırsa (aşağı yukarı Türkiye’deki durum), bu insanlar başka konularda da her söyleneni kabul etmekte ve mantıklarını kullanmadan duygularına göre kararlar vermekte bir sakınca görmezler. Bilinçüstünde (farkında olarak) veya bilinçaltında (farkında olmadan) şöyle bir düşünme şekli oluşur: “Bunlara inandım araştırmadan, soruşturmadan; o zaman diğerlerine niye inanmayayım ki.” Bu insanlar ondan sonra nazar gibi batıl inançları önlemek için nazar boncuklarına da para verir, paralarını falcılara ve diğer sahtekarlara da kaptırır, politikacıların her dediğine de inanır, yönetime dar görüşlü ve şeriatçı şahısları da getirir, bilimin (mesela evrimin) öğretilmesini de engeller (ve dolayısıyla ülkenin bilimde sürekli geri kalmasına sebep olur). Eğer doğru koşullar altında beyinleri yeterince yıkanıp, Kuran’da söylenen “Allah yolunda ölürsen, direk cennete gidip, sonsuza kadar memeleri yeni sertleşmiş hurilerle beraber olabilirsin” iddiasına inandırılırsa, bu bireyler intihar eylemlerinde bile kullanılabilir, şimdiye kadar bir çok örneğini gördüğümüz üzere. İlgili bir yazı:
    http://www.agnostik.org/11332-cocuk-intihar-bombacisi-nasil-yetisiyor.html

    Dinin diğer zararlarını düşünelim. Dinin ve/veya Kuran’ın körüklediği, desteklediği, kabul ettiği, ve/veya bahsedip de karşı çıkmadığı şeyler: ensest ilişki, pedofili (çocukla seks yapmak ve evlenmek), kadın düşmanlığı ve kadınların yarım erkek değerinde gösterilmesi, eşcinsel düşmanlığı, kölelik, dinsiz ve diğer dinlerden olanlara nefret, şiddet, ve cahillik (mesela dinde bir çelişkiye işaret edildiğinde “Allah’ın işine akıl ermez” denilmesi veya mantıksız gerekçeler uydurulması, Kuran’a ters olan şeylere insanların aklını kapatma, …):
    http://www.agnostik.org/2230-10-ayette-kuran.html

    Çözüm ne peki? İnsanları olabildiğince bilinçlendirmek, onlara din olmadan da mutlu, topluma faydalı, iyi insanlar olunabileceğini, dinin nasıl da bir virüs gibi yayıldığını ve insanlığı etkisi altında tuttuğunu göstermek (bunu çok güzel anlatan bir kitap: “The God Virus: How Religion Infects Our Lives and Culture”, Darrel W. Ray), ve onların >1400 yıllık efsanelerin gerçekten de masal olduğunu fark etmelerini sağlamak. İnternet bunun için çok iyi bir araç. O yüzden Janos’un blog’u, http://www.agnostik.org ve benzer diğer siteler önemli ve gerekli.

    (Dinle ilgili olmasa da, asılsız iddialara inanmanın zararları hakkında İngilizce bir yazı: http://trueslant.com/michaelshermer/2010/03/05/what%E2%80%99s-the-harm-answer-pentagon-gunman-was-a-911-truther/ )

  17. Ateist (eski Agnostik)
    Mart 6, 2010, 4:09 am | #17

    Evet haklısın. Dinsizleştirmeden önce bilincin gelmesi gerekiyor. Ama bilinçlenmeden dinsiz olurlarsa bunların barbardan farkı kalmaz.