Başlangıç > Dinler > Apaçık Kur’an gerçekten de herşeyi apaçık anlatıyor mu?

Apaçık Kur’an gerçekten de herşeyi apaçık anlatıyor mu?


Bize İslam diniyle ve Kur’an’la ilgili anlatılan şöyledir: “Her şey, hem de açık seçik, hem de bütün ayrıntılarıyla Kur’an’da anlatılır. Kur’an bize olmuşu ve olacağı da bildirir. Kur’an, mucizenin ta kendisidir.”

Kur’an’da ‘apaçık’ kelimesini arattigimda onlarca ayet çıktı karşıma. Defalarca kez vurgulanan şuydu: “Biz size Kur’an’i apaçık bir rehber olarak indirdik.” Fakat gel gör ki, Kur’an’i ciddi anlamda incelemiş, altını çizerek defalarca kez okumuş biri olarak ben bu kanıya varamadım.

İnkar edenler, “Kıyamet bize gelmeyecektir” dediler. De ki: “Hayır, öyle değil, gaybı bilen Rabbime andolsun ki, Kıyamet size mutlaka gelecektir. Ne göklerde ve ne de yerde zerre ağırlığında bir şey bile ondan gizli kalmaz. Bundan daha küçük ve daha büyük ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır.” (Sebe suresi, 3. ayet)

Apaçık Kitab’a andolsun ki, iyice anlayasınız diye biz, onu Arapça bir Kur’an yaptık. (Zuhruf Suresi, 2,3. ayetler)

Ey insanlar! Size Rabbinizden kesin bir delil (Hz. Muhammed) geldi ve size apaçık bir nur (Kur’an) indirdik. (Nisa suresi, 174. ayet)

İşte size Allah’tan bir nur ve apaçık bir kitap (Kur’an) gelmiştir. (Maide suresi, 15. ayet)

Elif Lâm Râ. Bunlar, apaçık Kitabın âyetleridir. (Yusuf suresi, 1. ayet)

Elif Lâm Râ. Bunlar, kitabın ve apaçık olan Kur’an’ın âyetleridir. (Hicr suresi, 1. ayet)

Böylece biz Kur’an’ı apaçık âyetler halinde indirdik. (Hac suresi, 16. ayet)

Bunlar, apaçık Kitab’ın âyetleridir. (Su’ara suresi, 2. ayet)

Ta-Sîn. Bunlar Kur’an’ın, apaçık bir kitabın âyetleridir. (Neml suresi, 1. ayet)

Bunlar apaçık Kitab’ın âyetleridir. (Kasas suresi, 2. ayet)

Biz o Peygamber’e şiir öğretmedik. Bu ona yaraşmaz da. O(na verdiğimiz) ancak bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır. (Yasin suresi, 69. ayet)

Apaçık olan Kitab’a andolsun ki, biz onu mübârek bir gecede indirdik. Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız. (Duhan suresi, 2,3. ayetler)

Bu kadar apaçık bir şekilde indirildiği söylenen Kur’an’da, aradığımız her soruya bir cevap bulabilmeliyiz diye düşünüyorum. Önce ibadetle ilgili aklıma gelen bazı soruları listeleyeyim:

Namaz günde kaç defa ve kaçar rekattan, nasıl kılınır?

Kur’an’da açık bir şekilde 5 vakit namaz kılınması gerektiği dahi söylenmez. Bu namazlarin kaçar rekat olacağı da açıkça söylenmez. Namaz nelerden oluşur, onun da cevabını Kur’an’da bulamayız. Bu yüzden namazın kaç rekat olacağı veya nasıl kılınacağı konusunda bile bir ortak noktada bulusamaz 1 milyar Müslüman. Kur’an’da namaza karşılık olarak kullanılan kelime “Salat” sözcüğüdür. Sözlük anlamıyla “dua” demektir. Bu kelime Arapça kökenli bir kelime de değildir. Kimi dilbilimciler bu sözcüğün İbranice, kimileriyse Süryanîce olduğunu söylerler. Salat demişken bir de ilginç bir ayet sunayım size, Salat kelimesini içeren:

Süphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selam edin. (Ahzab Suresi , 56. ayet)(Peygambere salat eden Allah ve melekler… Çok ilginç…)

– Oruç nedir, nasıl tutulur?

– Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza yaklaşarak) kendinize zulmetmekte olduğunuzu bildi de tövbenizi kabul edip sizi affetti. Artık eşlerinize yaklaşın ve Allah’ın sizin için yazıp takdir etmiş olduğu şeyi arayın. Şafağın aydınlığı gecenin karanlığından ayırt edilinceye (tan yeri ağarıncaya) kadar yiyin, için. Sonra da akşama kadar orucu tam tutun. Bununla birlikte siz mescitlerde itikafta iken eşlerinize yaklaşmayın. Bunlar, Allah’ın koyduğu sınırlardır. Bu sınırlara yaklaşmayın. Allah, kendine karşı gelmekten sakınsınlar diye, âyetlerini insanlara böylece açıklar. (Bakara Suresi, 187. ayet)

Kur’an’da orucun en açık şekilde anlatıldığı ayet bu ayettir. Bunun disindakilerde sadece ‘orucunuzu tutun’ şeklinde emirler vardır. Anlatıldığı üzere, tan yeri agarincaya kadar yiyip içebilir, akşam oluncaya kadar da yemek, su ve cinsel ilişkiden uzak durarak orucumuzu tamamlarız. Ama günümüzde dahi, oruçla ilgili sorularımız bitmek bilmez. Özellikle Ramazan aylarında, ‘seksle oruç açılır mi’ sorusunu da okuyabilirsiniz bir gazetenin okur köşesinde, ‘sigara orucu nasıl bozabilir ki’ sorusunu da… Bu sorular aptalca değil, gayet yerinde sorulardır. Çünkü bunlar, apaçık bir şekilde belirtilmemiştir. Açık olmadığı için, yorumlarla tamamlanmaya çalışılır. İzlanda’ya giden bir arkadaşım gece 12’de guneslendiginden bahsetmişti bana. Kuzey yarımküreye yakın yaşayanlar 6 ay boyunca güneşi görebilirler. Yani orada yaşayan birinin, Kur’an’a göre, orucunun altı ay sürmesi gerekir. Ama burada din alimleri devreye girip saat hesabını uygulamalarini önerir burada yaşayan müslümanlara. Bu, Bakara Süresi 187. ayetinde yazanı uygulamamak, açık ve net bir şekilde Kur’an’a karşı gelmektir. (“Şafağın aydınlığı gecenin karanlığından ayırt edilinceye (tan yeri ağarıncaya) kadar yiyin, için. Sonra da akşama kadar orucu tam tutun.“)

– Elif, lam mim, taha, yasin gibi kelimeler ne anlama gelir?

Bu kelimelerin anlamını Allah’tan başka kimse bilmez diye savunulur. Yalnız bu, Kur’an’in apaçık olmasına çelişkili değildir de nedir?

Peki, ibadetle ilgili sorulardan vazgeçtik. Biraz tüm insanların merakını giderecek sorulara yanıt arayalım Kur’an’da…

Allah, evreni bizim zaman anlayışımızla her bir günü bin yıla denk 6 günde nasıl yaratmıştır? Neden bilim bize bunun yanlış olduğunu söylerken Allah bu kadar büyük bir hata yapabilir? (A’raf Süresi 54. ayet;Yunus süresi, 3. ayet; Hud süresi, 7. ayet; Furkan süresi, 59. ayet; Secde süresi, 4. ayet; Fussilet süresi, 9-12. ayetler; Kaf süresi, 38. ayet; Hadid süresi, 4. ayet; Mücadele süresi, 4. ayet)

Allah dünyayı dort günde yarattığını iddia ederken neden dünyanın yaşı 4.5 milyar yıl olarak hesaplanmıştır? Allah’in saati mi durmuştur?

– Allah dünyayı yaratmak için dört gün uğraşırken, evreni yaratmak için iki gün uğraştığını söyler. Hem de yaratılış sırasının da böyle olduğunu vurgulayarak… Yani önce dünya, sonra dünyadaki bitkiler, hayvanlar ve biz insanlar, ondan sonra da evren… Allah fotosentez denen şeyden haberdar değil midir? Bitkilerin güneş olmadan fotosentez yapamadığını bilmemekte midir? 2000’li yıllar itibariyle hepimizin de bildiği gibi evren milyarlarca galaksiden oluşur ve Samanyolu da bu galaksilerden sadece biridir. Samanyolunda milyarlarca sistem bulunur ve güneş sistemimiz de bunlardan biridir. Güneş sistemindeki toplam kütlenin %1’ini dahi oluşturmaz bizim güzel dünyamız…. Pekiiiii, bu kadar minik bir gezegen olan dünyayı yaratmak dört gün sürerken, geriye kalan asıl ve koca evren nasıl iki günde biter? Allah’in eli mi alışmıştır yaratmaya? İlkinden sonra gerisinde bir özensizlik mi söz konusudur?

– Allah yaratacaksa bunun için altı gün gibi bir süreye mi ihtiyacı vardır? Anlık olması gerekmez mi? Anlık olmayacaksa da zamanda hata yapması abes değil midir?

Fussilet süresi 11. ayette “O, yeryüzüne, denge ve dayanıklık sağlayan dağları üstünden yerleştirdi” derken bilimin bilmediği bir şeyler mi kastedilmistir? Yeterince dağ olmadığı için mi dünyada halen depremler olmaktadır? Bu iddia ilkokula dahi gitmemiş anneannemi tatmin ederken neden beni acıyla gulumsetmektedir?

Fussilet süresi 12. ayette “arza en yakın göğü kandillerle ve bir korumayla donattık” derken galaksileri, yıldızları “kandil” diye adlandırması biraz komik değil midir? Bu kandiller neyi kimden korumaktadirlar?

Saffat Süresi 11. ayette ” Biz onları cıvık bir çamurdan yarattık” derken ne demek istenir? Evrimin başlangıcı olan ilk hücrelerin suda oluşmasından kasitsa, cıvık çamur yerine neden daha açıkça, ilk canlıları suda yarattık gibi bir ifadeye basvurulmamistir?

Dinozorlar neden yok olmuştur? Arabistan çöllerinde bolca bulunan deveye gereginden fazla bir sekilde deginilirken, dünyaya milyonlarca yıl hükmeden dinozorlardan neden bir kez olsun bahsedilmemistir?

Dünyanın yaşının Kuran’a göre 10 bin yıl civarında olması dolayısıyla dinozorların varlığını Kuran nasıl açıklayabilir?

Lokman Süresi 10. ayette “O gökleri direksiz yarattı, onları görüyorsunuz. Yeryüzüne de sizi çalkalar diye ağır baskılar bıraktı” derken bize neden gerizekali muamelesi yapılmaktadır? Yeryüzünün direksiz yaratılması belki 50 bin yıl önceki insanları etkileyebilirken, Mısır’daki muhendislik harikalari piramitler bu ayetin yazılışında 2000 yıl kadar önce yapıldığıni bilmiyor mudur; insanlığın bu kadar da cahil olmadığını farketmemis midir Allah?

Araf Süresi 166. ayette “Artık o yasaklandiklari şeylerden dolayı kızıp haddi aşmaya başladıkları zaman Biz de onlara: “Aşağılık maymun olun keratalar!” dedik” diyen Allah, gerçekten de bahsi geçen toplumu sihirbazlık hilesi gibi maymuna mi dönüştürmüştür? Bu maymunlasma durumu, evrimle ve bilimle nasıl açıklanabilir? Yoksa Allah bizi yine ürkütücü masallarıyla korkutmak için mi böyle söylemektedir?

Kur’an’da, neden Arabistan ve bölgesi dışında hiçbir yer hakkında atıfta bulunulmaz, bilgi verilmez? Kur’an’da neden Avustralya’daki kangurulara, Çin’deki pandalara, Amerika’daki “Sequoia” ağaçlarına deginilmez? (Bu ağaçların boyu 120 metreye kadar ulaşabilir.) Oructaki hatada olduğu gibi, neden kuzey kutbuna yakın ülkelerde güneşin 6 ay boyunca görülebileceği gibi ilginç bilgiler yer almaz? Arabistan’da yetişen hurma ağaçları Kur’an’da 23 kez anlatılması, Cennet’te dahi bu ağaçlardan olacağı bilgisinin verilmesi zaten limitli bir kitap olan Kuran’da gereksiz yer kaybı değil midir? Yoksa Allah Arabistan ve civar bolgeler disindaki insanlari silmis, onlarla muhattab bile olmamaktadir?

Görüldüğü gibi Kuran, apaciklikla uzaktan yakından alakası olmayan, karmaşık, hatalı, bilime ve mantığa ters anlatımlarla dolu bir kitaptır. Bırakın insanlığı ve dünyayı, kendi bölgesindeki cahil insanları dahi tatmin etmesi zor anlatımlar ve iddialarda bulunur. Ülkemizde “müslümanım” diye geçinen insanların %99’unun tek bir kez dahi oturup Türkçe Kuran’i baştan sona okumaya tahammül edemeyeceği kadar kötü bir kitaptır. Ha bu yazıyı okuyup da bana saldiracaklara şimdiden soruyorum: “Okumadigin bir kitabı bana hangi yüzle ve hangi bilgi birikimiyle savunuyorsun?”

Kategoriler:Dinler Etiketler:, , , ,
  1. Ocak 17, 2009, 7:56 am

    Bütün yazınız okudum sonuna kadar..Yazıkki çelişkiler içine girmişsiniz..Kuranı Kerim i de defalarca okudğunuzu yazmışsınız..

    Herşeye bilimsel bakabilmek tabiki çok güzel..Keşke Kur’an ında bir bilim icrası sonucu çözülebileceğini de kavramış olabilseydiniz..En azından ebced hesabının önemli olduğunu başta hatırlatmakta fayda var..Tabi bir de bu yaptığınız hesapların anlamları..Onu da cifir bilimi sayesinde yapabilirsiniz..Eğer araştırısanız eminim aradığınız matematiksel yanıtları da bulabilirsiniz..Mesela evrnin genişlediğini ya da bir ufo’nun yapılışını Tarık suresinde bulup bize gösterirsiniz..

    Bunun yanında Kur’an bir hikaye kitabı gibi geliyorsa size..Apaçık halde yazdığını and ederek söylediği halde hala birşeyler alıgılayamıyorsanız bence de en iyisi sorgulamyı bırakıp yaşantınıza aynı bilimsellikte devam edin..Tavisye edebileceğim birkaç şeyden biri budur size..

    İkincisi ise yok ben tatmin olmak istiyorum o yüzden bunların cevaplarını istiyorum diyorsanız..Sadece Kur’an okumanız buna yetmeyecektir..En azından 13.yy a kadar devam eden ve sonra yasaklanan ve bugün hala 13.yy şartlarında algıladığımız bu hikaye kitabının o döenmlerde nasıl ele alındığını incelerseniz belki bir fikir sunar size..

    Bugün için sunni şii alevi vesaire kaç adet Kur’an yaşam tarzı olursa olsun unutmamanız gerek en önemli şey “Sizin Kur’an ı nasıl algıladığınızdır..Yaşamınıza onu nasıl yerleştirdiğinizdir..O yüzden imam okusun siz dinleyin dememiştir..OKU der..

    Elif mim ha sihirli sözcüklerine ise kısa bir yanıt verebilirim umarım yeterli olur..

    Kur’an’ın çoğu büyük alim zaman zaman dile getirdiği halde günümüzde bu görüşün ispatlanamaması ve ispatlanması üzerine de çok az çalışma yapılmasından dolayı gün yüzüne çıkmamış bir çok sırrı elbette vardır..En azından benim bilgim Kur’an ın 7 farklı evrensel anayasayı barındırdığıyla ilgilidir..

    Bunlar Fizik Kimya Matematik Anatomi gibi bilim dallarının yanı sıra insan ahlakı üzerine de eğitici bir kitap olduğu düşünülür..Konuya dönelim buradaki elif ta sad gibi kelimelerin de belirtildiği ayetlerde hangi konular üzerinde bilgiler verildiğinin bir anahtarı olarak görülür..Yani Elif=Fizik Ta=Mühendislik ise misal veriyorum o surede işlenen konulardan bu iki konu hakkında bilgi alabilirsiniz demek oluyor tabi..

    Tabi bunlar size karmaşık ütopük ispatı olmayan ve deli saçması şeyler gibi gelebilir..Ama günümüz biliminde bile bugünkü yasa diye varsaydığımız şeyler sanırım Cern deneyleriyle birlikte çöpe atılacak ve yeni yeni temeller üzerine bir bilim daha inşa etmeye çabalıyacağız..Bildiğimiz bilimsel doğrular ne kadar gerçekler bunu bile bu mekanizma içerisinde yaşayarak öğrenirken..

    Yaratıcının yokluğunu 4 matematik denklemiyle ortaya koymaya çabalamak sanırım yarının bilimleri için oldukça komik olacaktır..

    İyi çalışmalar..

  2. Ocak 17, 2009, 1:36 pm

    Yorum icin oncelikle tesekkur ederim. Ancak celiskiler icine girdigimi soyleyip bu celiskilerin ne oldugunu da soyleseniz daha yararli olabilirdi. Ebced hesabiyla nereye varmak istediginizi de… Harflerin Arapcada bir sayi degeri olmasi ve bu sayilari toplayip, cikartip, aradaki sayilari alip, karekokunden, yarisindan vs. vs biseylere ulasabildigi midir kastiniz? Sn. Devlet Bahceli’nin iktidar olabilme hesabina benzeyen yontem gibi mi yani 🙂

    Tarik suresini bilmeyenler icin bahsi gecen ayetleri yazayim da insanlar “aa nasi yani” demesin:
    2. Târıkın ne olduğunu sen ne bileceksin?
    3. O, (ışığıyla karanlığı) delen yıldızdır.
    Burada mi Ufonun nasil yapildigi veya evrenin nasil genisledigi anlatilmis? Keske apacik bir sekilde anlatilsaydi da biz de anlayabilseydik nasil yapiliyormus ufo…

    Kur’an’in “kissa” denen, tamamen Tevrat’tan alinti hikayelerinden bahsettim, Nuh Tufani gibi… Hala birsey algilayamadigim kanisina nasil vardiniz? 13. yuzyila kadar nasil ele alinmis benim algi sorunuma yardimci olacak sekilde yine belirtmemissiniz.

    Elif=Fizik Ta=Mühendislik gibi bir misal vermissiniz, ama bu misalin gercek olmadigini siz de biliyorsunuz, Kur’an’i arastiran herkes de… Misal vermek yerine bu kelimelerin gercekten ne anlama geldigini yazarsaniz hepimiz ogrenmis oluruz…

    Cern deneyinin amaci da bildigimiz fizik yasalarini cope atmak degil, sadece “big bang” yani “buyuk patlama” teorisinin gercekligini ispatlamaktir, burada da bir yanilgili ifadeniz oldugunu dusunuyorum.

    Bilim ve Din hicbir zaman bir arada olamaz.
    Bilim %100 kurallardan bahseder, Din ise dogmalardan. Ataturk bu yuzden “Hayatta en hakiki mursit ilimdir” demistir “hayatta en hakiki mursit dindir” yerine…

    Yaraticinin olmadigini ispatlama cabam yok, sadece Kur’an’in apacik olmadigini ifade etmek icin yazilmistir bu yazi..

    Saygilarimla,
    Janos

  3. Ateist
    Ekim 3, 2009, 11:36 am

    Birisi sorduğum sorulara Boops gibi (kendisini inandırmaya çalışıp şaçmalayarak kendini kandıran ve mantıksız) cevap verince o kişyle boşuna uğraştığımı anlıyorum.

  4. Ahmet_
    Ocak 15, 2010, 6:59 am

    Evet Janos Kuran’da HERŞEY tam anlamıyla yazmaz, açıklanmaz ancak insanlara akıl verilmiştir (kullansın diye). Ve kaldı ki Kuran gökten bir insanın başına inmemiştir. O; bir insana, peygambere vahyedilmiştir. İnsanlar o dönemler açığa kavuşturamadıklarını peygamberlere sormuştur. İbadetler mesela… Örneğin hala kan aldırmak orucu bozar mı diye sorular sorulurken;

    “Üç şey vardır orucu bozmaz: Hacamat olmak (kan aldırmak), kusmak, ihtilam olmak” diye bir hadis vardır.

    Gelelim namaza;

    Bakara Süresinin 238 inci “namazlara ve ayrıca orta namaza devam edin” mealindeki Ayet-i kerimede “namazlar” anlamındaki “salâvat” kelimesi çoğuldur. Arapça da çoğul üçten başlar. “İki” ye tesniye denir ve ”iki namaz” sözü “salateyn” şeklinde söylenir. Demek oluyor ki, ayetteki ”salavat” sözünden en az üç namaz anlaşılır. Ayrıca bir de “orta namaz” var. Çünkü matuf, matuf aleyhten (üzerine atıf yapılandan) ayrıdır. Bu sebeple “orta namaz”, “namazlar” ifadesine dahil olmadığı gibi, her iki yanında eşit sayı bulunmadığı için, üç namazın arasında yer alacak bir namaza ”orta namaz” denilmesi de mümkün değildir. O halde, ayetteki “salavat” kelimesi, en az dört namazı ifade eder. Orta namaz buna eklendiğinde beş vakit namaz ortaya çıkar. Orta namazın ikindi namazı olduğu bazı hadislerde açıklanmıştır.

    Hüd süresinin 114’üncü ayetinde ise, “Gündüzün iki ucunda ve gecenin (gündüze) yakın saatlerinde namaz kıl…” buyurulmaktadır.

    Ayet-i celilede ”gündüze yakın saatler” anlamındaki “zülef” kelimesi, “zülfe” nin çoğuludur. Yukarıda belirtildiği üzere en az üç adedi ifade eder. demek oluyor ki, bu ayete göre gecenin gündüze yakın saatlerinde, (akşam, yatsı ve sabah namazı olmak üzere) en az üç namaz var. Ayrıca gündüzün iki ucunda da iki vakit var. Böylece bu ayet-i kerimeden de namazın beş vakit olduğu anlaşılmaktadır.

    Ve diyorsun ki Kuran neden tüm insanların merak ettiği şeylerin cevabını vermiyor. Bunları da söylese zaten her insan Allah’a inanır ve buna göre davranır. Peki o halde cennetin cehennemin ne anlamı kalır? Ya da şöyle söyleyeyim herşeyi devletten bekleme 😀 Bunun yerine insanları öğrenmeye teşvik eden şöyle hadisler vardır;

    İlim tahsil etmek maksadıyla yollara düşen kimseye Allah Teâlâ cennete giden yolu gösterir.

    Melekler ilim yolcusunun hâlinden râzı oldukları için ka natlarını onun ayakları altına sererler.

    İlimden bir bölüm öğrenmen, yüz rek’at namaz kılmandan daha hayırlıdır.

    Kişinin ilimden öğrendiği bir bölüm, onun için dünya ve dünyadakilerin tümünden daha hayırlıdır.

    Saygılarımla…

  5. Agnostik
    Ocak 15, 2010, 10:30 am

    “İlim tahsil etmek maksadıyla yollara düşen kimseye Allah Teâlâ cennete giden yolu gösterir.”
    Bu laf doğru olsaydı ben şu anda peygamber gibi bir adam olurdum herhalde. Cennete giden yolu da adımdan daha iyi bilmem gerekirdi.

  6. Agnostik
    Ocak 15, 2010, 10:36 am

    “Melekler ilim yolcusunun hâlinden râzı oldukları için ka natlarını onun ayakları altına sererler.”
    1) Zamandan mekandan bağımsız olan bir varlık uçmak için kanat mı kullanıyor.
    2) Mekandan bağımsız ise yerçekimine nasıl yenik düşüyor?
    3) Kanat ile nasıl bu kadar hızlanabiliyorlar. Mesela Azrail sırf kanatla bu kadar hızlı mı hareket ediyor.
    4) Kanadını ayağın altına sererek, o kişinin takılıp yere düşmesini sağlamanın neresi iyi anlayamadım.

  7. Ocak 15, 2010, 10:55 am

    Agnostik, guldurdun beni, cok iyiydi.. 🙂

    Bir bilseler musluman arkadaslarimiz, melek diye inandiklarinin Sumerlerden kalma ‘diger’ Tanrilar olduklarini…
    Tanrilarin teke indirgenirken, diger tanrilarin bir anda yokedilemedigi icin Yahudiler ve Zerdustler tarafindan “Melek” statusunde muhafaza edildigini…
    Bir de kanatli yaparlar kus gibi, tuylu…
    Seytan da dumansiz atesti degil mi…

  8. Ahmet_
    Ocak 15, 2010, 6:21 pm

    Tabi ki olabilir. İnanan herkes er geç cennete gider diye bir ayet vardı Kuran’da. Ben sana veya janos’a cennete giremezsiniz diye birşey demedim!

    Gelelim meleklere…
    Melekler neden kanatsız olamaz? Daha önce bir melek gördün de bu anlatılan melekler o meleğe benzemiyor gibi bir iddian mı var? Hayvanların neden kanatları var diye sorgulamıyorsun da meleklerin kanatlarını mı sorguluyorsun, bu mu abest geliyor?Veya meleklerin son model arabaları vardır her yere yüksek bir hızla onlar sayesinde giderler dese Kuran’da, daha mı inandırıcı gelecek sana?Belki de kanat burada sadece bir simge…

    “Kanadını ayağın altına sererek, o kişinin takılıp yere düşmesini sağlamanın neresi iyi anlayamadım.”

    Bu da son nokta sanırım. Nasıl böyle anlayabildin? Yoksa böyle anlamış numarası yapmak işine mi geliyor? 😀 😀

  9. Agnostik
    Ocak 16, 2010, 4:23 am

    Uçabilen hayvanlarda kanat vardır, çünkü bu kanadın oluşturduğu itiş gücü ve rüzgarda süzülme avantajı ile uçabilen hayvanlar uçarlar. Fakat yerçekiminden etkilenmeyen, zamanı mekanı olmayan meleklerin kanat kullanması sahiden abes kaçar. Jet motoru veya başka bir şey kullansa da abes kaçar. Dünya ile alakalı hiç bir şey kullanmaması lazım. Acaba melek gören aklı yerinde bir insan var mı ki kanatlı olduğunu söylüyorlar.
    Eğer bir kişinin ayaklarının altına herhangi bir organ(el, kol, kanat, ayak, bacak vs.) sürüklersen o kişi takılıp yere düşer. Hatta buna “çelme takmak” deriz.

    Dumansız ateşten olan ama bizi yakmayan şeytanlar cinler, kanatlı ama rüzgardan veya yerçekiminden etkilenmeyen, ışıktan hızlı ilerleyen melekler vb. gibi şeyler içeren islam dini mitolojik bir hikaye olduğunu kendi ağzıyla söylüyor.

  10. Ahmet_
    Ocak 16, 2010, 7:43 am

    Melek gören bir insan yoktur. Kanatlı oldukları Kuran’da geçer.

    Burda anlatılan kanatların önüne serilmesi bir nevi önüne kırmızı halı sermek gibidir. Anlamak çok zor olmasa gerek?

  11. Agnostik
    Ocak 16, 2010, 10:25 am

    *Işık hızından hızlı giden, yer çekiminden etkilenmeyen bir şeyin kanat kullanmasının saçmalığını anlamak çok da zor olmasa gerek?
    *Ateşten var olan bir şeyin bizi yakmamasının ve bu ateşin duman çıkarmamasının saçmalığını anlamak zor olmasa gerek?
    *Dünyanın 4 evrenin 2 günde oluştuğunu söyleyen birisinin saçmaladığını anlamak zor olmasa gerek?
    *Yıldızlara “yeryüzünü korumak için yerleştirilen süs kandilleri” diyen birisinin saçmaladığını anlamak zor olmasa gerek.

  12. Oğuzhan
    Ocak 17, 2010, 8:08 am

    Yerçekiminden etkilenmeyen, zamanı mekanı olmayan meleklerin kanat kullanması sahiden abes kaçar ve yine melekler hakkında jet motoru veya başka bir şey kullansa da abes kaçar. DÜNYA İLE ALAKALI HİÇBİR ŞEY KULLANMAMASI LAZIM derken dünya ile alakasız olan dumansız ateşten yapılan ve bizi yakmayan şeytanı inandırıcı bulmaman ne garip fark ettin mi?

    Dünyanın 4 evrenin 2 günde oluştuğunu söyleyen birisinin saçmaladığını anlamak zor olmasa gerek? Demişsin;
    Bilin ki Rabbinizin ölçüsüyle bir gün sizin hesabınıza göre bin yıl gibidir. (Hacc 47) Bu ayette zamanın göreceliği ifade edilmiştir. Her alemde zaman farklı işlemektedir. Mesela kabir aleminin bir günü, mehşer meydanının bir günü aynı değildir. Hatta bu kainatta bile farklı gezegenlerde farklı zamanlar vardır. Buda zamanın değişebileceğini gstermektedir.
    ve dünyanın evrenden daha karışık bir yapısı vardır oluşum bu nedenle uzun sürmüş olabilir.
    Ve ayrıca :
    Albert Einstein : “Cisimler hızlandıkça zaman cisim için daha yavaş akmaya başlayacaktır, ışık hızına ulaşıldığında zaman durmalıdır.”
    Evren hangi hızda yaratıldı ?
    Dünya hangi hızla yaratıldı ?
    Sizin adamınız Einstein bile zamanın hızla orantılı olduğunu söylerken, evrenin ve dünyanın yaratılışı hakkında bilgisi olmayan kişilerin böyle bi kıyaslamaya kalkışması gerçekten çok komik…

    *Yıldızlara “yeryüzünü korumak için yerleştirilen süs kandilleri” diyen birisinin saçmaladığını anlamak zor olmasa gerek. Derken kastettiğin Nebe suresinin şu ayetleri mi?
    12-Üstünüze yedi sağlam bina (gök) çattık. 13-İçlerine parıl parıl parlayan bir kandil astık.

    İnanmıyor ve bir yaratıcının varlığını kabul etmiyorsan müslümanlara neden bu dünyada adalet yok diye bir soru tevdi etmeyecek ve cevabını kendi yokluk zarfında arayacaksın.

    Zira müslümanın böyle bir soru karşısında vereceği cevap kendi dininin izahatı kabilinden olacağı için seni herhalükarda tatmin etmeyecek böyle bir soruyu sorman sence tamamiyle bir tezat değil midir?

    Bir de şunu yazmakta fayda görüyorum;
    Yaşayan Fosiller Evrimi Yalanliyor: Hamam Böceği
    YAŞ: 125 milyon yıllık DÖNEM: Kretase BULUNDUĞU YER: Crato Oluşumu, Araripe Havzası, Brezilya Yüz milyonlarca yıldır aynı olan canlılardan biri de hamam böcekleridir. 320 milyon yıl önce yaşamış hamam böceklerine ait fosiller bulunmuştur. Hamam böceklerinin evrim teorisine vurduğu darbe, Focus dergisinde şöyle ifade edilmektedir: “… Teoride, değişen çevre koşulları, düşman türler, türler arası rekabet gibi çeşitli baskı unsurlarının doğal seçime neden olması, mutasyona uğramış avantajlı türlerin seçilmesi ve bu türlerin, bu kadar uzun zaman içinde çok fazla değişikliğe uğraması gerekiyordu. AMA GERÇEKLER BÖYLE DEĞİL. Söz gelimi, hamam böceklerini ele alalım. Çok hızlı ürüyorlar, ömürleri de kısa, ama yaklaşık 250 milyon yıldan beri aynılar.” (Evrimin Çıkmaz Sokakları: Yaşayan Fosiller, Focus, Nisan 2003) İşte bu “aynılık” canlıları Allah’ın yarattığının bir delilidir ve evrimcilerin bu gerçek karşısında söyleyebilecekleri hiçbir şey yoktur.
    http://www.populerbilgi.com/evrim/20soru1.php

    Kuran 1400 sene önce vahyedilmiş olmasına rağmen, o dönemde kesinlikle bilinmeyen, günümüzde bilimin ve teknolojinin son imkanları kullanılarak bulunmuş birçok bilimsel gerçeği insanlara bildirmektedir. Kuran ın bu özellikleri, onun Allah katından indirilmiş olduğunu son derece açık olarak gösterir. Bu mucizelerden birkaç tanesi şunlardır:

    -Evrenin sürekli genişliyor olması 20. yüzyılın en önemli keşiflerinden biri olarak nitelendirilmektedir. Ancak Allah bu gerçeği bize 1400 sene evvel Kuran ın Zariyat Suresi nin 47. ayetinde bildirmiştir:
    -Biz göğü büyük bir kudretle bina ettik ve şüphesiz Biz, (onu) genişleticiyiz.

    -Gökcisimlerinin hesaplanmış bir yörünge üzerinde hareket halinde oldukları bundan asırlar önce Kuran da şöyle haber verilmiştir:
    -Geceyi, gündüzü, Güneşi ve Ayı yaratan O dur; her biri bir yörüngede yüzüp gitmektedir. (Enbiya Suresi, 33)

    -Kuran da Güneş ve Ay dan bahseden ayetlerin Arapçaları incelendiğinde ilginç bir özellik göze çarpar. Ayetlerde Güneş için sirac (lamba) veya vahhac (parıl parıl parlayan, yanıp tutuşan) kelimeleri kullanılmıştır. Ay içinse munir (aydınlatıcı, ışıklı) kavramı vardır. Gerçekten de Güneş kendi içindeki nükleer reaksiyonlar sonucunda büyük bir ısı ve ışık üretirken, Ay sadece Güneş ten aldığı ışığı yansıtmaktadır. Ayetlerde bu ayrım şöyle geçer:
    -Görmüyor musunuz; Allah, yedi göğü birbirleriyle bir uyum (mutabakat) içinde yaratmıştır? Ve ayı bunlar içinde bir nur kılmış, güneşi de (aydınlatıcı ve yakıcı) bir kandil yapmıştır. (Nuh Suresi, 15-16)

    -Kuran da rüzgarların aşılayıcı özelliğinden Hicr Suresi nin 22. ayetinde şöyle bahsedilir:
    Ve aşılayıcı olarak rüzgarları gönderdik, böylece gökten su indirdik de sizleri suladık… (Hicr Suresi, 22)
    -Söz konusu ayette geçen aşılama kelimesinin Arapça karşılığı hem bitkilerin, hem de bulutların aşılanması anlamını taşımaktadır. Nitekim modern bilim, rüzgarların her iki işleve de sahip olduğunu göstermiştir.

    -Başka bir Kuran mucizesine bir ayette şöyle dikkat çekilir:
    Gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Geceyi gündüzün üstüne sarıp-örtüyor, gündüzü de gecenin üstüne sarıp-örtüyor… (Zümer Suresi, 5)
    -Ayette gecenin ve gündüzün birbirlerinin üzerlerini sarıp-örtmeleri için tekvir fiili kullanılmaktadır. Bu fiilin Türkçesi yuvarlak birşeyin üzerine birşey sarmak tır. Örneğin Arapça sözlüklerde başa sarık sarma gibi yuvarlak cisimleri içeren fiiller için bu kelime kullanılmaktadır. Bu ayet, Dünya nın biçimi konusunda kesin bir bilgi içermektedir. Ancak ve ancak Dünya nın yuvarlak olması durumunda bu ayette ifade edilen fiil gerçekleşebilir. Yani 7. yüzyılda indirilen Kuran da, dünyanın yuvarlak olduğuna işaret edilmiştir.
    “Allah, yedi göğü ve yerden bir o kadarını yaratandır. Allah’ın emri bunlar arasından inip durmaktadır ki, Allah’ın her şeye kadir olduğunu ve Allah’ın her şeyi ilmiyle kuşattığını bilesiniz. “ (Diyanet’in çevirisi)
    Modern jeolojik tanımlamalara göre atmosferin 7 katmanı şu şekilde sıralanmaktadır:
    1-Troposfer
    2-Stratosfer
    3-Mezosfer
    4-Termosfer
    5-Ekzosfer
    6-İyonosfer
    7- Manyetosfer
    Yerin katmanları:
    1. Kat: Litosfer (su)
    2. Kat: Litosfer (kara)
    3. Kat: Astenosfer
    4. Kat: Üst manto
    5. Kat: Alt manto
    6. Kat: Dış çekirdek
    7. Kat: İç çekirdek

  13. Oğuzhan
    Ocak 17, 2010, 8:38 am

    Siz şimdi bu bilgilerin Hz. Muhammet in Hira dağında uydurduğunu mu düşünüyosrunuz ?
    MANTIK – AKIL bu mu ?
    ARKADAŞLAR BOŞUNA UĞRAŞMAYIN KURAN DA HATA YANLIŞ FALAN YOK…
    HATA VE YANLIŞ VARSA O SİZİN MANTIĞINIZDA
    LÜTFEN TEKRAR TEKRAR TEKRAR DÜŞÜNÜN
    İNŞALLAH İSLAMLA ŞEREFLENMEK SİZLEREDE NASİP OLUR…

  14. Mart 25, 2010, 7:53 pm

    Harun Yahya muridi arkadas, acaba daha once de Adnan Oktar muritligi yapmis miydiniz? Listelediginiz bu yalan dolan “mucizeleri” 50 kere cevapladik baska yorumlarda… Seninle vakit kaybedemeyecegim, ama bu sacmaliklari okuyup da “acaba” diyenlere http://www.mucizeyalanlari.com/ sitesine goz atmalarini ve bu sacmaliklarin nasil curutuldugunu okumalarini oneririm.

  15. Orhaniko
    Eylül 13, 2010, 5:13 pm

    Oguzhan kardesim, bir taraftan hamam böceklerinin 250 milyon yildir var oldugunu iddia ediyorsun, beri taraftan evrenin yaklasik 10000 yil önce imal edildigini söyleyen islami savunabiliyorsun (?) Ikisinden biri yanlis degil mi?

  16. heyss
    Şubat 26, 2011, 7:48 pm

    ya beynin azcık olsa bile çalısmıyor mu senin janos?? boşuna mı yaşıyosun sen? o kadar yazmışsın çizmişsin nasıl bi adamsın sen anlamış değilim. Kuran’da tabiki namazın orucun ayrıntıları yazmıyor. peki bu kadar insan neresinden uydurdu 5 vakit namaz kılmayı, orucun gerekliliklerini, neyin orucu bozcağını neyin bozmayacagini Peygamber Efendimiz (sav) aracılgıyla biliyoruz. Hadislerden biliyoruz. sen kimsin ki o kucucuk beyninle Kuran’da yazılanları yorumlayacaksın? Aferin Kuran’ı incelemissin didiklemissin kafanda soru işaretleri oluşmuş. Cevaplarını neden sacmasapan forum sitelerinde arıyosun? sordugun soruların cevapları o kadar basit ki.. Sorsana bir Ehli sunnet alimine. Kuran’da ve İslam’da bulundugunu sandigin çelişkilerin ne kadar mantıklı acıklamaları oldugunu goreceksin.

  17. Eray
    Şubat 10, 2013, 11:02 am

    Kuran’da mucizemi arıyorsun Janos kardeşim? İşte seni ilgilendiren bir mucize..

    *Şüphesiz ki âyetlerimizi inkâr eden kâfirleri biz yarın bir ateşe atacağız. Derileri piştikçe azabı duysunlar diye, kendilerine başka deriler vereceğiz.

    Önceden doktorlar ağrı ve acı hissinden sadece beynin sorumlu olduğunu sanırlardı. Yakın bir geçmişde deride ağrıyı hissetmeyi sağlayan AĞRI RESEPTÖRLERİ denilen belirli reseptörler olduğu anlaşıldı ve doğal olarak bir insan bu reseptörler olmadan acı hissetmez.

    Örnek olarak: Derisi yanmış bir hasta doktora gittiğinde doktor yanık bölgeye temasda bulunur eğer hasta acı hissederse bu iyiye işarettir çünkü yanık yüzeyseldir fakat acı hissetmiyorsa bu durum kötüye işarettir çünkü ağrı reseptörlerinin zarar gördüğü anlamına gelir.

    Kuran bunu vurgulayarak deride ağrıdan ve acıdan sorumlu olan birşeylerin olduğuna işaret etmiştir 🙂

  18. uğur
    Şubat 13, 2014, 8:13 pm

    sen inanmayabilirsin ama inananlara saygı duy.KURANI KERİMİN Türkçesini bi sen okumadın.bi sende türkiyedeki en akıllı insan değilsin.ben geçen ay bitirdim.Bir tek çelişki bulamadım.ayrıca bazen gözlerinle değilde kalbinle okumasınıda öğren.ukalaca tavırlara girişme.sen okuyupta anlamamışın.ama belkide kalbi mühürlü olanlardan olabileceğin aklına gelmezmi.türkçesini okumayıpta yinede iman edenlerin ALLAH ın salih kullarından olabileceğide aklına gelmedimi peki…

  19. Kasım 28, 2014, 7:33 pm

    Kutsal Kitabimiz Kurana nasıl olurda böyle bir yöndem bakarsınız? Bize elbette sadece Kuran yetmez kuran bir genel yasadır bütün dini hükümler vs içinde vardır ama hepsi yazıldiği gibi anlaşılmaz! Biz bu Kuranı anlayasınız diye Arapça olarak gönderdik ayetini okumamıssınız veya anlamamıssnız belliki Kuranı anlamak için arapça bilmen Alimler gibi ömrünü Kurana adaman gerekir.Sizin kıt mantığınızla herkes Kuranı bi tarafından anlar olsaydı Allah elçisini açıklasın diye göndermezdi. Allah size doğru yol ve iman nasip etsin. Ateist düşüncelisiniz. İslam mantık dini değildir. Böyle saçma şeyler yazıp bazı İnsanları çelışkiye sokuyor olabilirsiniz. Kendiniz böylesiniz diye cahilleride peşinizden sürükleyemessiniz. Bunları buraya yazmadan önce bir Ehli Sünnet Alimi Hocasına sorsaydın ama tabiki niyetin doğru yolu bulmaksa gerçi dogru yolu bulmak için olsaydı siyonist kafalılar gibi burda bunları paylaşmazdın. Allah hidayet iman nasip etsin. Bu arada Kuranın mucizelerinden bahsetmedin onları görmezden geldin neyse birsey demek istemiyorum zaman Ahir zaman Tövbe ya Rabbi

  20. kahinhat
    Aralık 12, 2014, 5:19 am

    32﴿ Yoksa onu (o Kur’an’ı) kendisi uydurmakta mı diyorlar? Hayır kendileri inanmazlar. ﴾33﴿ Haydi onun gibi bir söz getirsinler, doğru iseler. ﴾34﴿ Yoksa kendileri hiçbir şey olmadan (yani yaratıcısız) mı yaratıldılar? Yoksa yaratan onlar mıdırlar? ﴾35﴿ Yoksa gökleri ve yeri mi yarattılar? Hayır iykan ehli değiller. ﴾36﴿ Yoksa Rabbi’nin hazîneleri onların yanında mı? yoksa onlar mı istiylâ etmişler? ﴾37﴿ Yoksa onlara mahsus bir merdiven var da ondan dinliyorlar mı? Öyle ise dinleyicileri beyan edecek bir bürhan getirsin. ﴾38

  21. kahinhat
    Aralık 12, 2014, 5:20 am

    bu ayet ler sizin için yeterlidir

  22. Yusuf Vehbi Ocak
    Ocak 7, 2015, 8:34 am

    Bu arkadaşa, biraz astronomi biraz da uzay bilimleriyle uğraşmasını tavsiye ediyorum. İnkarınıza kaynak ararsanız kuranda inkar edenlerle ilgili çok önemli deliller bulabilirsiniz.Piramitlerle, dağların yere uzatılmış köklerini karşılaştırmak ise çok ucube bir mukayese olmuş.Zamanın izafi bir kavram olduğunu Eistain’ın yasalarına ufak bir göz atarak kavrayabilirsiniz.Daha bu yüz yılda keşfedilen kainatın yaratılıştan beri genişlemekte olduğu gerçeği de gözünüzü açamıyorsa size ancak; ‘Rabbim kalp gözünüz açsın’diye dua edebilirim ki sizin de buna inancınız yok vesselam…

  23. teoman
    Nisan 30, 2015, 10:38 am

    hala kalp gözü saçmalıklarına sığınanlarvar,kendi kendini çürüten,kalp gözü neyse,allah zhnini,ufkunu desen hadi diyeceğizde…bakınız kuran da doğru mesajlarda vardır,ama kutsal kitapların hepsinin asli ve temel görevi insanlığı doğru yöne itmeye çalışmasıdır,yani sadece doğrular olmalı,helede kuran gibi yaratıcının sözleri olduğu varsayılırsa bu daha da ciddi ele değerlendirilmeli..evet kuranda hasbelkader doğrular var ama yanlışlar doğruların 10 katı be kardeşim..ör.kalp sadece kan pompalar,yıldızlar şeytan taşlamak için değildir,her canlı erkekli dişili yaratılmamıştır,güneş karabalçığa batmaz hatta hiç batmaz,sperm sırtta ve kaburgada oluşmaz,2000 yıllık meryemler karışmış,kadını döv,yarım hise,yarım şahitlik,öldürün ayetleri,saffat 125 başka yaradanlar,sayısal hatalar,hakka 40 ”şüphesiz o (Kur’an), çok şerefli bir elçinin sözüdür”(hani allah sözüydü),helede şura 32-32 varki evlere şenlik o günlerdede rüzgar dindiğinde kölelerin küreğiyle,şimdede motor ve atom reaktörleriyle yüzbinlerce gros tonluk gemiler ve denizaltılar rüzgarı hiç kullanmadan rahatça hareket etmekteler ve istediklere yerlere gitmekteler…yorumu sizlere bırakıyorum..bu ayet allah sözleri olabilirmi…

  24. Temmuz 12, 2015, 4:02 pm

    ŞUNU anlatamıyorum empati denilen şeyi neden yapmıyor bu atest denilen şahıslar sorarım sorduğunuz soruları yanıtsız sanmaktasınız her soruya cvb var ama neden hep soru soran sizsiniz neden birilerinin sorusuna cvb vermiyosunuz örnek Allah kuranı kerimde doğumun bile nasıl kolay oalcağını yazmış peki kuranı okudunmuki ateist arkadaş bu kadar Allaha düşmansın KURŞU hızıyla hakeket eden bir dünya var ve sen hiç sallanmıyosun bu konforu bu gücü nasıl açıklıyosun

  25. UYKU ÖZLEMİ
    Eylül 10, 2015, 3:59 am

    600 sayfalık kuran yerine ; astronomi,tıp,fizik,ahlak vb..bölümleri olan milyonlarca sayfalık kutsal kitap mı istiyorsun..sence bu daha mı okunur olurdu..bence Kuranın anlaşılması her zeka düzeyine göre dizayn edilmiş..mesela sen, okuduğunu söylediğin Kuranı yeterince analiz edememişsin..örnek;naziat suresinde göğü ve yeri YARATTIK derken.fussilet suresinde DÜZENLEDİK der…

  26. cetin.
    Ekim 17, 2015, 8:31 pm

    Ïnanmamak size azap ,inanmak secde etmek ise hayatta sahip olamadigin herseyinin en fazlasina ceennemden son cikicak insana bu dunyanin 10kati byyuklugunde yer verilirken ki siz bunada inanmazsiniz amac ne musluman oldugunu idda eden deist insanlar 3kurusluk hayatinizi boyle seylere yorcaginiza gidin namaz kilin inanmadiginiz o rabbiniz belki size acirda icinize iman asilar allah islah etsin unutmayinki allahin azabi insanin ask acisina benzemez ve uzuluyorumki benim milletimden boyle dusunen insanlar var allaha inanirainiz kitabina inanmazsiniz o kitap inmeseydi allahi nerden bilicektiniz. ? Kurani ezen veya yakanlarin nicin bi kaci helak oldu digerlerine bisey olmadi hepsi kul olsa allaha herkez inanirdi hayat cok basit iman ediceksin kazanicaksin etmessen kardesim kafir olarak 7kat olan cehennemin 6.katinda yanicaksin senin bi altindada firavun olucak kardesim 7.katta yani allah sana muslumanligi nasip etmis ve sen firavunun bi ustunde yanicaksin dusunki nasil bi insan oldugunu ve dusunki peygamber efendimiz (sav) bile bakamamis 7.kata ama siz bakmayi birak 5kamyon komurle gidersiniz dimi kardesim allah islah etsin allah kimseyi dinden cikarmasin umarim bu konustuklarim size icten ve samimi gelmistir bilimsel aciklamalara gerek yok ben sizi belki cevirwmem girusunuzden yanliz hic bi sey kaybetmiceksiniz ve kaazanicaksiniz saygilar .

  27. zeuyss
    Ocak 17, 2016, 8:40 am

    Bunlar ateis degil tapinakci.cekemedikleri noktada kuran in araplara gonderilmesi.araplari bende sevmem ama suyanki araplarin bu durumda olmalarinin sebebi yine bunlar.

  28. Adnan
    Mart 11, 2016, 1:27 pm

    Salat’ı sözlük anlamıyla dua demişsiniz salat yardımlaşmadır.

  29. Kemal
    Haziran 25, 2016, 1:05 am

    Geri zekali olanlar anlamiyor kalpi kötü olanlar yegen,ben baştan sona bir çok kez okudum hayran kaldım,biz onların kulaklarını mühürler,onu anlamasınlar diye kalplerine kabuklar geçirriz diyor,yani anlayacagın yegenim cehenneme odunda lazım,hidayette nasipin yokmuş yarın gepeedigin zaman anlayacan,şeytan sana yaptıklarını güzel gösteriyor yazdıgın yazıyı eleştirilerini okudum ,tam bir geri zekalı oldugunu anladım saçma saçma şeyleri kendine delil ediyon güya beyinsiz yaratık…

  30. Ahmet
    Temmuz 12, 2016, 7:28 pm

    Selamunaleykum …
    İnanan bir kardeşiniz olarak tüm sayfayı okudum.Ne yazıkki inançsız arkadaşların tezlerine verilmiş sağlam bir cevap görmedim.Allah hepimizi de doğru yola iletsin inşallah.Ancak; müslüman olmayan bir kişi, ateist arkadaşların yazdıklarını ve inançlı kardeşlerimin yorumlarını okusa, tahminimce kalbi kanaat getirmeyecektir.Çünkü okuduklarımdan sonra bende bir boşluğa düştüm.Allah aşkına birisi (iyibilen) çıksın ve ayağı yere basan tabanı olan cevaplar versinde içime su serpsin.Mesela apaçık olma ve karmaşıklıklar meselesi,Arabistan coğrafyası ve ağaçlarından başka diğer ağaçlardan vs. Bahsetmemesi,Kuran’ın elçinin sözü olma konusu…..Allah için kötü bir niyetim yok.Ancak bu isnatlar adamakıllı cevaplanmazsa bu tip yazıları okuyup mukayese eden insanların beyni “error” verir.(benim gibi)

  31. cevap
    Temmuz 14, 2016, 7:29 am

    Ahmet buradadami sen varsin. Bide oynuyorsun milletle inaniyor gibi yaparak. Kurani kerim ağaç yazma kitabi değil. İnsanin eğer inanip düzgun yaşayip iyi işler yaparsa sürekli yükseleceğini, kötu işler yaparsada sürekli aşağilara düşeceğini bunun ahretteki karşiliğinin cennet ve cehennem olduğunu anlatan bir kutsal kitap.
    Şimdi kurani kerimde avrupadaki asyadaki afrikadaki vs bütün ağaçlar yaziyor olsa mantiği ne bunun. Hiç. Kurani kerimde ada yaziyormu. Hayir. Oysa arabistandan habeşistana goç edenler kizildenizde bir sürü ada gördüler.

  32. muharrem
    Temmuz 21, 2016, 1:10 am

    beyler kuran nasıl bbir kitatır demdiginde işlenmeye muhtac maden diyebilirz.bunu işleyenler de alimlerdir.ister inanın ister inanmayın.bugun yağmur duasına çıkıp yağmur yagıyosa inanmamak güç.kuran oel sıradan birsinin roman cıkarı okunması ve anlaşılması gibi br kita degildir kuran.ben hatice değil neticeye bakarım

  33. muharrem
    Temmuz 21, 2016, 1:17 am

    aacıklık meselesinde yani kuranı gizlemedik demek istiyor.levhi mahfuz hgibi yamadık demek istiyor bence.yabni mucize gösterdik size diyo .en büyük muzcize kurandır bildigimiz gibi.mucizelr i gözleriniz önüne serdik diyo bence

  34. muhammed
    Ağustos 30, 2016, 2:13 pm

    Sn.Orhaniko,

    ‘’Oguzhan kardesim,bir taraftan hamam böceklerinin 250 milyon yildir var oldugunu iddia ediyorsun,beri taraftan evrenin yaklasik 10000 yil önce imal edildigini söyleyen islami savunabiliyorsun (?) Ikisinden biri yanlis degil mi? ‘’ diyorsunuz ‘’

    Peki islamın tek ve temel kaynağı olan kur’an’ı kerimin neresinde evrenin yaklaşık 10.000 yıl önce imal edildiği söyleniyor? Kur’an’dan gösterebilir misiniz? Yoksa insanların uydurdukları Kur’an dışı şeyleri islama mı mal ediyorsunuz? İlk önce şunu bilmeniz gerekir!!! ,Kur’an = islam: Bu nedenle kur’an’da olmayan hiçbir şey islama mal edilemez.!!!

    Saygılar.

  35. Ağustos 30, 2016, 3:04 pm

    Kuran’da gosterirsek ne yapacaksin Muhammed, sarsilacak mi inancin, itaatin?

    Benim hatirladim kadariyla yeri ve gogu 6 gunde yarattik der, hem de defalarca kez. Kuranda tekrar pek boldur. Kuran okumus olsaydin sen de bilirdin. Ama okumadin, Turkiye’de muslumanlarin %92’si gibi. Ama gelip sallarsin iste boyle. Tipik bir musluman davranisi. Hadi benden sana kiyak, duvarda asili olan kurani al eline, ac kapagini (korkma). Sonra da Hac suresi, 47. ayeti oku.
    “Bir de senden acele azap istiyorlar. Halbuki Allah asla va’dinden caymaz. Şüphesiz Rabbinin nezdinde bir gün, sizin saydığınız bin yıl gibidir.”

  36. muhammed
    Eylül 1, 2016, 2:47 pm

    KUR’AN DA YARATILIŞLA İLGİLİ 6 GÜN/EVRE İFADESİ ?

    Sn.Janos,

    ‘’Benim hatirladim kadariyla yeri ve gogu 6 gunde yarattik der,hem de defalarca kez. .’’diyorsunuz’’

    Peki evrenin yaratılışıyla ilgili 6 gün ne anlama gelir? 24.saatlik bir zaman dilimi mi? Bi araştırın!

    1-Kur’an da sık sık ( يوم القيامة )‘’Kıyamet Günü ‘ ( يوم الاخرة) ‘’Ahiret Günü ‘’ifadeleri geçiyor.

    peki buralardaki ‘’GÜN’’ ifadesi 24 saatlik zaman dilimi mi,yoksa sonu olmayan sonsuza dek ebedi bir zaman ve ebedi bir alemi mi ifade ediyor? Elbette buradaki GÜN sonu olmayan bir zamanı ifade ediyor.

    2-Kur’an da evrenin yaratılışı anlatılırken 6 ( يوم ) ‘’ yevm’’yani süresi bilinmeyen 6 zaman, evre kast ediliyor.Çünkü o zaman ne kendi ekseni etrafında dönen dünyamız,ne de güneş vardı.Bu nedenle sözkonusu ayetlerdeki (يوم ) ‘’ yevm’’ kelimesini,dünyanın kendi ekseni etrafındaki dönüşüyle meydane gelen 24 saatlik zaman dilimi olarak algılamak mümkün değildir.

    3-Allah ilmindeki Gün,bizdeki Gün ifadesinden farklıdır.

    Yani evrenin yaratılış evreleriyle ilgili kur ‘an da geçen (يوم ) ‘’yevm’’ kelimesi milyarlarca seneyi de ifade edebilir,çünkü evren yaratılmaya başlayınca ne dünyamız,ne de güneş vardı,bu nedenle burada 6 yevm’den söz edilirken kesinlikle süresini bilemediğimiz 6 uzun evre anlaşılır.!!!

    Ayrıca Dünyamız da bir gezegendir Günler ve yıllar her gezegende farklıdır.Güneş’e en
    yakın MERKÜR gezegeni kendi etrafında 58.65,Güneş etrafında 88 günde döner.Yani Merkür’ün bir günü 58.65 dünya gününe denktir.

    VENÜS: Kendi etrafında 243,Güneş etrafında 224 günde döner.Yani Venüs’ün bir günü 243 dünya gününe denktir……….’’

    Bir de izafiyet teorisi bize zamanın da izafi olduğunu söyler.Bir cismin hızı arttıkça onun için zaman yavaşlar.Bu teorik deneysel olarak ta ispatlanmış bir gerçektir.

    Peki Arapçada ( يوم) (Yevm) kelimesi kaç anlama gelir.?

    1-Arapça da mutlak zamana da ( يوم ) (yevm) denir.

    2-24-saatlik zaman dilimine de yevm denir,

    3- Allah dışında kimsenin süresini bilemeyeceği zaman dilimine/evreye de yine yevm denir.

    Ayrıca aşağıda gösterilen arapça Lügat metninde de ( يوم) yevm kelimesinin her üç anlama da geldiği yazılmaktadır.Bkz : ( لمعجم: اللغة العربية المعاصر ا )

    ما معني كلمة اليوة في اللغة العربية
    وله معان 1
    1 – مطلق الأوقات والأزمان :
    2– وقت مقدَّر بمقدار يعلمه الله
    3- اليوم النَّجْميّ : ( الفلك ) الزَّمن المتطلَّب لدوران الأرض حول نفسها بشكل كامل في ما يتعلَّق بالاعتدال الرَّبيعيّ في دائرة خطّ الزّوال والذي يساوي 23 ساعة و 56 دقيقة و 4 . 09 ثانية من الوقت الشَّمسيّ .
    المعجم: اللغة العربية المعاصر

    Saygılarımla.

  37. janosa cevap
    Eylül 2, 2016, 8:44 am

    Ahret yurdunda insanlara soruuyor dünyada ne kadar yaşadiniz diye. Kimisi bir günün çok küçük bir bölümü kadar kimisi çok daha az yaşfadik demiş. Yüzyildan fazla yaşayanlar bile benzeri cevaplar veriyorlarmiş. Ahret yurdunda bir gün dünyanin bin yilina denk geldiği için bu şekilde veriliyor olmasin bu cevaplar.
    Azabi bekleyenler için cevapta vardir burada, yani ömrünüz çok kisa bana döneceksiniz ve mutlaka azabi göreceksiniz cevabi vardir orada. Firavun onlarca yil taşkinlik etti ve sonunda denizde boğularak öldü. Azap o anda başlatildi. Farkli boyutta, halen daha devam ediyor. keşke bilseniz.

  38. rüya deyip geçmeyin
    Eylül 3, 2016, 12:06 am

    Bakin ölü nasil aci çeksin böyle saçmalik olurmu diyenlere anlatayim. Tabiiki bizde insaniz ve herkes gibi bizimde günahimiz vardir. Çok sene evvelinde bir günahimin karşiliği bir kaç saniyeliğine ruyamda gösterildi bana. Asla karabasan değildi bu. Karabasanida yaşadiğimdan onunda ne olduğunu biliyorum. Uyku felci beyini tutuyor bütün bedeni birşeyler çekip sürüklüyor gibi oluyor. Bu öyle değildi. Ruyamda bana açikca dünyadaki gibi sayki ateşli demirle dağlaniyorum o şekilde ceza veriliyor. Ama ruyamdaki ceza öyle değildi misalen yazdim. Yazmiyorum cezayi. Başka alemde ama cehennemde değil. O kadar çok canim yaniyorki bir kaç saniye içinde uyanmamiş olsam çildiracağim. O aciyi yaşatarak gösteriyorlar. Uyandiğim zaman hiç bir şey yok. Ne bedenimde bir aci nede bir yara.
    Rüyadir deyip geçebilir kimisi. Kendi isteğim dışında görüyorsam ve cezalandirilirken müthiş acida çekiyorsam bu Allahtandir. Bunu yaşamiyacaksam bana ne diye aci verilerek gösteriliyor öyle değilmi. Eğer söylediğim yalan ise bu yalan Allaha karşi demektir ve beni kafir eder. Boşu boşuna çikarim olmaksizin ne diye kafirliği göze alayim. Boyut farki diye birşey var. Öte alemde cennet ve cehennemde var. Orada bedenimiz var iken ödül yada ceza alacağiz. Ama bu anlattiğim başka bir boyut.

  39. muhammed
    Eylül 5, 2016, 5:15 am

    Sn Janos,

    1-Ahret yurdunda bir gün dünyanin bin yilina denk geldiği için bu şekilde veriliyor olmasin bu cevaplar.’’ diyorsunuz ‘

    AHİRET GÜNÜ NE DEMEKTİR?

    Ahiret günü,bu dünyanın ömrü tükendikten sonra yeniden başlayacak ve SONSUZA kadar devam edecek olan ZAMANDIR.Bu zamanın başlangıcı,kıyamet dediğimiz dünya hayatının sonudur.Ayrıca kur’an da Ahiret GÜNLERİ diye bir ifade geçmiyor.Bu nedenle ‘’Ahret yurdunda bir gün dünyanin bin yilina denk geldiği..’’şeklindeki yorum mesnetsiz kalmaktadır.

    (Secde-5.) ayete ise,(Allah) göklerden yere kadar (evrenle ilgili) her işi düzenleyip tanzim eder,sonra (bütün bu işler) sizin saydığınızla süresi bin sene olan bir günde ona çıkar.” deniliyor.

    Yani burada evrenin ve tüm varlık aleminin tanzim ve yönetme işi evren yaratıldığı günden beri kıyamete kadar sürekli ona çıkmakta/arz edilmektedir,deniliyor.Bu nedenle bugünün (yani saymakta olduğumuz bin senenin) ahiretle bir alakası yoktur.

    Ayrıca Ahirete‘’..Kimisi dünyada bir günün çok küçük bir bölümü kadar kimisi çok daha az yaşadık..’’diye şeklinde cevap vereceklerinin sebebi ise,ilk günden kıyamete kadar ölmüş olanlar berzah (yani rüya misali bir ruh) aleminde uzun bir süreyi geçtikleri için kendilerine, dünyada yaşamış oldukları hayat böyle kısa bir anlık gibi geliyor.Mesela:Bir insan yüz sene uyutulursa,uyandırıldığı zaman bu yüz seneyi bir an gibi hissedecektir.İşte bunlar da öyle!

    Saygılarımla.

  40. cevap
    Eylül 5, 2016, 8:08 am

    Herşeyi sadece ayetlerle yorumlayip hadisleri yok sayarsan senin dediğin gibidir. Öte alemde biz dunyada bir gün yada daha azi kaldik ifadesini Kurani kerimde görduğumu düşünsem bile hadislerdede görmuş olabilirim. Bu dünyada değilse ahrettedir bu.
    Dünyada bir günun daha azi kalmiş olmak yeniden yaratildiktan sonraki sorgu olduğunu düşunerek yorum yapmişiz. Eğer ahrette gün diye kavram yoksa bu kabirden sonraki ahret sorgusundaki durummudur. Ne sen bilebilirsin tam ne olduğunu nede ben.
    Nedir mesele. Allah var islam hak.

  41. muhammed
    Eylül 5, 2016, 11:08 am

    Sn Agnostik,

    ‘’ *Işık hızından hızlı giden, yer çekiminden etkilenmeyen bir şeyin kanat kullanmasının saçmalığını anlamak çok da zor olmasa gerek? ‘’ diyorsunuz ‘’

    MELEKLERİN CENAHLARI NE ANLAMA GELİR?

    Fatır-1.ayet:

    Hamd,gökleri ve yeryüzünü (evreni) yaratan,melekleri; ikişer, üçer, dörder cenah/ kuvvet,özellik sahibi elçiler kılan Allah’a,mahsusutur .O yaratıkların kapasitesinde dilediği artışı gerçekleştirir: Şüphesiz Allah her şeye güç yetirendir.

    Fatır Suresi 1.ayette geçen ‘’melek’’ kelimesinin ‘’ruhani kuvvet’’anlamına da geldiğine dair açıklamalar vardır.Ayette bu meleklerin diğer bir anlayışa göre de kuvvetlerin, ikişer, üçer ve dörder cenahlı yaratıldığından bahsediliyor. Ayette geçen ‘’ecniha’’,cenah kelimesinin çoğuludur.Cenah kanat manasına geldiği gibi aynı zamanda ‘’taraf ‘’yön’’anlamlarına da gelebilmektedir.Sonuç olarak bu açıklamalardan ayetten,meleklerdeki kuvvetin ikişer,üçer ve dörder yönlü olarak yaratıldığı bir anlam çıkmaktadır.

    Mesela:Yaratıcı dört temel kuvvet yaratmıştır,Evren,bu dört temel kuvvet sayesinde işliyor.Bunlar kütle çekimi,elektromanyetizma,zayıf çekirdek kuvveti ve güçlü çekirdek kuvveti olarak adlandırılıyor Bu kuvvetler evrendeki her şeyin birbirleriyle etkileşim durumunda olmasını sağlıyor ve her birinin işlevi,etki uzaklığı ve etki şiddeti birbirinden farklıdır.

    İşte elçi kılınan meleklerin de ikişer,üçer,dörder cenahlı olmaları,birbirlerinden faklı kuvvetlere sahip olarak yaratıldıklarının mecaz bir anlatımıdır.Meleklerin maddesel bir varlık olmadıkları gibi onlar için kullanılan cenah kelimesinin de maddesel bir varlık olmayan farklı kuvvetlerin birer sembolüdür.

    Ayrıca Kur’an’ın hiçbir yerinde meleklerin kanatlar vasıtasıyla gidip geldiklerine veya kuş gibi kanatlarla uçtuklarına dair en ufak bir işaret bulunmamaktadır.Kur’an,elçi kılınan meleklerin iki,üç,dört gibi cenahlara sahip olduklarını ifade ederken bununla onların farklı cihet, yön, görev,güçve kudretlerine işaret etmekte olduğu anlaşılır.Bu nedenle yukarıda yapmış olduğunuz yorumun bir anlamı kalmamaktadır. ( الله اعلم )

    ———————————————

    ‘’Melekler ilim yolcusunun hâlinden râzı oldukları için kanatlarını onun ayakları altına sererler.35
    1) Zamandan mekandan bağımsız olan bir varlık uçmak için kanat mı kullanıyor.2) Mekandan bağımsız ise yerçekimine nasıl yenik düşüyor? 3) Kanat ile nasıl bu kadar hızlanabiliyorlar. Mesela Azrail sırf kanatla bu kadar hızlı mı hareket ediyor. 4) Kanadını ayağın altına sererek, o kişinin takılıp yere düşmesini sağlamanın neresi iyi anlayamadım’’ (diyorsunuz)

    1-(Sözkonusu rivayetin senedi zayıf olduğu yazılmaktadır..)

    Bkz: ملتقى أهل الحديث > منتدى التخريج ودراسة الأسانيد
    تحديث الصفحة بيان ضعف حديث ان الملائكة لتضع اجنحتها لطالب العلم للشيخ عادل بن محمد

    2-Şayet bu rivayet doğru ise,bunun anlamı da şöyledir:İmam el Bağavi ‘’Şerhus sünnet’’ adlı eserde:şöyle denildiğini rivayet ediyor:‘’Melekler,ilim öğrenmeye çalışan kimselere şafkat,merhamet ve tevazu kanatlarını gererler.’’ şeklindedir.Aşağıdaki metinde de bu konu bu şekilde anlatılıyor.Yani kanatlardan maksat fiziksel kanat değil,şafkat,merhamet ve tevazu kanatlarıdır.Bunun bir benzeri de İSRA-24.ayete mealen şöyle geçiyor.

    ’Dahası, o ikisine alçak gönüllü davranarak merhametle KOL-KANAT ger ve de ki: “Rabbim,o ikisi beni küçüklüğümde sevgiyle görüp gözettikleri gibi,sen de onları merhametinle kolla!” ( İSRA-24 )

    ( إن الملائكة لتضع أجنحتها لطالب العلم رضاً بما يطلب )
    قال الإمام البغوي – رحمه الله – في ” شرح السنة ” : قيل : معناه أنها تتواضع لطالب العلم توقيراً لعلمه ، كقوله سبحانه وتعالى { واخفض لهما جناح الذل من الرحمة } وقال الله – عز وجل – { واخفض جناحك لمن اتبعك من المؤمنين } أي : تواضع لهم .

    İşte ayet ve rivayetlerin ne anlama geldiğini araştırmadan,doğrusunu bilmeden hakkında yorumda bulunmamak gerekir.Sonuç olarak meleklerdeki ecniha ifadesiniden uçma kanadı olarak algılamak çok yanlış olur. !!!

    Saygılarımla.

  42. muhammed
    Eylül 5, 2016, 11:17 am

    Sn Agnostik,

    *Işık hızından hızlı giden, yer çekiminden etkilenmeyen bir şeyin kanat kullanmasının saçmalığını anlamak çok da zor olmasa gerek? ‘’ diyorsunuz ‘’

    MELEKLERDEKİ CENAH NE ANLAMA GELİR?

    Fatır-1.ayet:

    Hamd,gökleri ve yeryüzünü (evreni) yaratan,melekleri; ikişer, üçer, dörder cenah/ kuvvet, özellik sahibi elçiler kılan Allah’a,mahsusutur .O yaratıkların kapasitesinde dilediği artışı gerçekleştirir: Şüphesiz Allah her şeye güç yetirendir.

    Fatır Suresi 1.ayette geçen ‘’melek’’ kelimesinin ‘’ruhani kuvvet’’anlamına da geldiğine dair açıklamalar vardır.Ayette bu meleklerin diğer bir anlayışa göre de kuvvetlerin, ikişer, üçer ve dörder cenahlı yaratıldığından bahsediliyor. Ayette geçen ‘’ecniha’’,cenah kelimesinin çoğuludur.Cenah kanat manasına geldiği gibi aynı zamanda ‘’taraf ‘’yön’’anlamlarına da gelebilmektedir.Sonuç olarak bu açıklamalardan ayetten,meleklerdeki kuvvetin ikişer,üçer ve dörder yönlü olarak yaratıldığı bir anlam çıkmaktadır.

    Mesela: Yaratıcı dört temel kuvvet yaratmıştır,Evren, bu dört temel kuvvet sayesinde işliyor.Bunlar kütle çekimi,elektromanyetizma,zayıf çekirdek kuvveti ve güçlü çekirdek kuvveti olarak adlandırılıyor Bu kuvvetler evrendeki her şeyin birbirleriyle etkileşim durumunda olmasını sağlıyor ve her birinin işlevi,etki uzaklığı ve etki şiddeti birbirinden farklıdır.

    İşte elçi kılınan meleklerin de ikişer,üçer,dörder cenahlı olmaları,birbirlerinden faklı kuvvetlere sahip olarak yaratıldıklarının mecaz bir anlatımıdır.Meleklerin maddesel bir varlık olmadıkları gibi onlar için kullanılan cenah kelimesinin de maddesel bir varlık olmayan farklı kuvvetlerin birer sembolüdür.

    Ayrıca Kur’an’ın hiçbir yerinde meleklerin kanatlar vasıtasıyla gidip geldiklerine veya kuş gibi kanatlarla uçtuklarına dair en ufak bir işaret bulunmamaktadır.Kur’an,elçi kılınan meleklerin iki,üç,dört gibi cenahlara sahip olduklarını ifade ederken bununla onların farklı cihet,yön,görev,güç ve kudretlerine işaret etmekte olduğu anlaşılır.Bu nedenle yukarıda yapmış olduğunuz yorumun bir anlamı kalmamaktadır ( الله اعلم )

    ———————————————
    ‘’Melekler ilim yolcusunun hâlinden râzı oldukları için kanatlarını onun ayakları altına sererler.35 1) Zamandan mekandan bağımsız olan bir varlık uçmak için kanat mı kullanıyor.2) Mekandan bağımsız ise yerçekimine nasıl yenik düşüyor? 3) Kanat ile nasıl bu kadar hızlanabiliyorlar. Mesela Azrail sırf kanatla bu kadar hızlı mı hareket ediyor. 4) Kanadını ayağın altına sererek, o kişinin takılıp yere düşmesini sağlamanın neresi iyi anlayamadım’’ ( diyorsunuz)

    1-(Bu rivayetin senedi zayıf olduğu yazılmaktadır..)

    Bkz: ملتقى أهل الحديث > منتدى التخريج ودراسة الأسانيد
    تحديث الصفحة بيان ضعف حديث ان الملائكة لتضع اجنحتها لطالب العلم للشيخ عادل بن محمد

    2-Şayet bu rivayet doğru ise,bunun anlamı da şöyledir: İmam el Bağavi ‘’Şerhus sünnet’’ adlı eserde: şöyle denildiğini rivayet ediyor: ‘’Melekler,ilim öğrenmeye çalışan kimselere şafkat,merhamet ve tevazu kanatlarını gererler.’’ şeklindedir.Aşağıdaki metinde de bu konu bu şekilde anlatılıyor.Yani kanatlardan maksat fiziksel kanat değil,şafkat,merhamet ve tevazu kanatlarıdır.Bunun bir benzeri de İSRA-24.ayete mealen şöyle geçiyor.

    ’Dahası, o ikisine alçak gönüllü davranarak merhametle KOL-KANAT ger ve de ki: “Rabbim,o ikisi beni küçüklüğümde sevgiyle görüp gözettikleri gibi,sen de onları merhametinle kolla!” ( İSRA-24 )

    ( إن الملائكة لتضع أجنحتها لطالب العلم رضاً بما يطلب )
    قال الإمام البغوي – رحمه الله – في ” شرح السنة ” : قيل : معناه أنها تتواضع لطالب العلم توقيراً لعلمه ، كقوله سبحانه وتعالى { واخفض لهما جناح الذل من الرحمة } وقال الله – عز وجل – { واخفض جناحك لمن اتبعك من المؤمنين } أي : تواضع لهم .

    İşte gerek bazı ayetlerin,gerekse bazı rivayetlerin ne anlama geldiğini araştırmadan, doğrusunu bilmeden hakkında yorumda bulunmamak gerekir.Bu nedenle bundan sonuç olarak meleklerdeki ecniha ifadesini kelimesini uçma kanatları olarak anlamak çok yanlış olur. !!!

    Saygılarımla.

  43. muhammed
    Eylül 5, 2016, 3:08 pm

    Sn.Janos,

    Agnostik rumuzlu arkadaşa yönelik Eylül 5,2016 tarihili yazım iki defa çıktığindan birini silmenizi rica ediyorum,Saygılarımla. .

  44. Young man
    Eylül 7, 2016, 5:07 pm

    Arkadaşlar kısaca cevap verirseniz çok sevinirim:
    1 : dünyadaki savaşların pek çoğu dinler yüzünden çıkmaktadır . Dört büyük dinin kitabin yazarı tekdir. Neden ilk insana indirilmedi de peyderpey indirildi. Sonuçta Allah’in bu tutmadı bunu yazayım diyecek halı yok ya da o andaki zamana göre yazacak halı de yok. Kısaca cevap verecek varsa sevinirim

    2: kuran’da İslami secmeyenlerin kesin bir dille cennete giremeyeceği pek çok yerde yazar. Hesap gününde musluman doğmamış şanssız kulların hesap sorma hakkı olacak mı ? Bizi neden Müslüman yaratmadım diye. Allah da aklımızı kullnsydnz dicektir muhtemelen

    Şimdi turkiyedeyim burada halk , ibadet edenler hiç de aklını kullanmıyor. Sorgusuz bağlanıyor.
    Gayrimüslimler için cehennem kıtasında yerleri belliyse bu insanların yaşam gayesi nedendir. Muslumanlara ibret olması için mi?
    Kısaca açıklarsanız sevirim

    3: dinde ne kadar derine inersen daha çok kuskuculuga yoneliyorsun yani sorgu yok canlı bomba olmak için şehitlik var.

    4: yaratıcıya inanmayanlara da şunu dusunmelerini istiyrm : sizi üzen , sizi gasp eden ve belki de öldüren kişilerden hesap sormak , tekrar karşılaşmak ve aynısını ona yapmak…hakkınız değil mi? hayatın anlamı sağlık, para, iş demekten mi ibaret. Tanrı,bilinc degildir-bence-

    5: bugün girin en ucra kabilelerin içinde afrikada. Kendileri dış dunyadan bihaber olsalar da bir din uydurmuslar. Bir düşünelim?
    Sorgulanmamis hayat yaşamaya değmez
    En iyisi olelim

  45. muhammed
    Eylül 12, 2016, 4:21 am

    Merhaba sn.Young man,

    ‘’ 1 : dünyadaki savaşların pek çoğu dinler yüzünden çıkmaktadır ‘’diyorsunuz ‘’
    Dünyadaki savaşların nedenleri dinler yüzünden olduğunu iddia etmek,akıl,mantık ve tarihi gerçeklerle bağdaştırılamaz.

    SAVAŞLARIN NEDENİ DİN DEĞİLDİR !!!

    Mesela:1.ve 2.Dünya savaşında yüz milyona yakın insan hayatını yitirmiştir.Halbuki Bu iki savaşın nedeni din olmadığını herkes bilir.Bunlarıni nedenlerini araştırabilirsiniz.!

    Bir kaç savaştan daha örnek verelim:1974 tarihinde meydana gelen Kıbrıs Savaşının,1979 tarihinde Sovyetler Birliğinin resmen Afganistan’ı işgal etmesinin ve o günden bu güne kadar Afganistan’da yaşanan iç savaşın,İran ve Irak arasında 1980-1988 yılları arasında meydana gelen ve yaklaşık bir-iki milyon insanın ölümüne neden olan savaşın, 2003 tarihinde ABD ve muttefikleriyla birlikte Irak’ı işgal etmesinden bu yana Irak’ta halen yaşanan iç savaşın,Filistin-İsrail,çatışması ve şu an bir çok yerde devam etmekte olan iç savaşların, Süriye rejiminin yaptığı katliamların,münafık terör örgütü İşid’in yaptıkları da dinle hiçbir ilgisi yoktur,Zira işid müslüman ile gayri müslim diye hiçbir ayrım yapmıyor,kendisi gibi düşünmeyen dindaşlarını öldürmektedir.Yani Suriye de,ırak’ta,Afganistan da,İsrail ve Filistindeki çatışmaların vs.hiçbiri bir dine dayandırılamaz.,Zira islam dinine göre hçibir insan öldürülmemeli.İnsanin dini,inancı ne olursa olsun Allah’ın saygın ve dokunulmaz bir kuludur.İslama göre insan sadece kendini,namus ve vatanını müdafaa için saldırganlarla çatışabilir.Kişinin veya toplumun dini ve inancı ne olursa olsun Kur’an’ı kerim insanların öldürülmesini şiddetle yasaklamaktadır.

    Konumuzla ilgili bazı ayetler şöyledir;

    -Maide-32)

    ( من قتل نفسا بغير نفس اوفساد في الارض فكانما قتل الناس جميعا )

    -‘’Kim cinayet suçu işlememiş (bir insanı kasden öldürmemiş) veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmamış bir insanı öldürürse bütün insanlığı öldürmüş gibi olur.Dahası kim de bir hayat kurtarırsa,bütün insanlığı kurtarmış gibi olur…’’.

    -Nisa-93:

    وَمَن يَقْتُلْ مُؤْمِنًا مُّتَعَمِّدًا فَجَزَآؤُهُ جَهَنَّمُ خَالِدًا فِيهَا وَغَضِبَ اللّهُ عَلَيْهِ وَلَعَنَهُ وَأَعَدَّ لَهُ عَذَابًا عَظِيمًا ﴿

    Her kim inanan (veya insanlara güven verip cinayet işlemeyen) birini kasıtlı olarak öldürürse onun cezası içinde kalmak üzere cehennemdir.Allah,onu azapla mahkûm etmiş,onu lânetlemiş (bütün rahmetinden uzaklaştırmış) ve onun için dehşetli bir azap hazırlamıştır.

    -En’am-151:

    De ki:”Gelin,Allah’ın size neyi haram ve dokunulmaz kıldığını aktarayam:O’ndan (Allah’tan) başka şeylere kesinlikle ilahlık yakıştırmayın;anne-babaya (kötülük değil,sürekli ) iyilik yapın; ve yoksulluk endişesiyle (kürtaj vb.dahil hiçbir yöntemle) çocuklarınızı öldürmeyin,/ölüme mahküm etmeyin.zira sizin de onların da rızkını Biz veriyoruz; açık ya da gizli,Allah’ın dokunulmaz kıldığı HİÇBİR İNSANIN CANINA KIYMAYIN,.İşte aklınızı kullanırsınız diye Allah size bunları emrediyor. (En’am-151)

    Ayrıca Rus Devrimi,1917 yılında Rusya’da yaşanan ve Çarlık otokrasisinin yıkılıp yerine Sovyetler Birliği’nin kurulmasıyla başlayan iç savaşta milyolarca insanın ölüm sebebi din savaşı mıdı ? Ve daha niceleri !!!

    Bolşevik Vahşetin Tarihi,

    20.yüzyıl insanlık tarihinin en kanlı dönemidir.Bu yüzyılda dünya savaşı,soykırım,toplama kampı, kimyasal silahlar,nükleer silahlar,bombardıman, gerilla savaşı,terör eylemleri gibi, daha önceki yüzyıllarda duyulmamış ve görülmemiş vahşet yöntemleri ortaya çıkmıştır.Bu yüzyılda öldürülen insanların sayısı, yüz milyonlarla ifade edilmektedir.
    Temelleri 19.yüzyılda atılan çeşitli “izm”lerin kanlı hasadı 20. yüzyılda olmuştur.
    Komünizm,bu “izm”lerin en kanlısı, en acımasızı ve en geniş çaplısıdır.20.yüzyılda komünist rejimler veya örgütler tarafından öldürülen insan sayısı yaklaşık 120 milyondur.120 milyon insan,sırf bu ideoloji uğruna idam edilmiş,toplama kamplarında ölesiye çalıştırılarak katledilmiş, “sürgün” adı altında evlerinden toplanıp Sibirya steplerinde yok edilmiş,kasten oluşturulan kıtlıklarla açlıktan öldürülmüş,en korkunç hapishanelerde en korkunç işkencelere uğratılmış, beyni yıkanmış komünist /ateist /militanlar tarafından kurşuna dizilmiş,boğulmuş, boğazlanmış,parçalanmıştır.1917’de Rusya’da gerçekleşen kanlı Bolşevik Devrimi ile başlayan vahşet, önce yeni kurulan Sovyetler Birliği’nin geneline, ardından Doğu Avrupa’ya, Çin’e, Kore’ye, Vietnam’a,Kamboçya’ya,Latin Amerika ülkelerine, Küba’ya ve Afrika’ya yayılmıştır. ‘’alıntıdır’’

    Peki bu kadar savaş ve insanların ölüm nedeni din midi?,bu savaşlar,katliamlar ve nice insanların ölümleri hangi din içindi?

    Tek kelimeyle bugün savaşların tek nedeni iktidar çatışması,sisyasi çekişmeler,çıkar,koltuk, ideolojik,milliyetçilik,ırkçılık,ekonomik,para,mal,mülk ve rant sağlamak gibi şeylerdir.Yani savaşların hiçbirinin nedeni din değildir.

    Bu nedenle dünyada meydane gelen katliamların,çatışmaların ve savaşların nedenlerini araştırmadan,analizini doğru yapmadan yapılan yorumlar gerçeği yansıtmayacaktır.
    ——————————————————

    ‘’ . Dört büyük dinin kitabin yazarı tekdir. ‘’diyorsunuz’’

    Peki kitabının yazarı tek olan bu dört büyük din hangileridir? Biz üç tanesini biliyoruz, dördüncüsü hangisidir?

    ‘’ Neden ilk insana indirilmedi de peyderpey indirildi ‘’ diyorsunuz
    ’’
    İlk insan olan hz.Adem’e de din indirilmiştir,din perderpey indirilmemiştir,belki,indirilen dinin orjınalı,gerçeği zamanla unutulmuş veya tahrif edilmiş olduğundan yanlış inanç ve yollara saplanan insanları aydınlatmak ve onlara doğru olanı göstermek için aynı dinin özünü içeren dinin indirilmesi tekrar edilmiştir.Ama diğer ilahi dinlerin özü ve özeti olan son din islamın temel kaynağı kur’an’ı kerimin aslı yüce Allah’tan geldiği gibi korunduğu ve tahrif edilmediği için yeniden bir dinin veya kitabın indirilmesine gerek kalmadı,Eğerki kur’an da,diğer dinlerin kitapları gibi tahrif edilmiş olup korunmamış olsaydı,elbette dinin indirilmesi tekrar edecekti.

    (devam edecek)

  46. muhammed
    Eylül 13, 2016, 10:47 am

    Sayın yönetici,defalarca yorum göndermeyi denediğimiz haldede bir türlü yayınlanamıyor, bu sorunu giderirseniz iyi olur,saygılarımla.

  47. muhammed
    Eylül 29, 2016, 10:03 am

    Sn Janos,

    ‘’ Bilim ve Din hicbir zaman bir arada olamaz.
    Bilim %100 kurallardan bahseder,Din ise dogmalardan. Ataturk bu yuzden “Hayatta en hakiki mursit ilimdir” demistir “hayatta en hakiki mursit dindir” yerine… ‘’diyorsunuz’’

    Bence dinin ve bilimin konusunu bilmiş olsaydınız ‘’Bilim ve Din hicbir zaman bir arada olamaz.‘’ifadesini kullanmazdınız.Ama görülüyor ki,sanki din ve bilimin konusu aynı mış gibi bir yorumda bulunmuşsunuz.Eğer dinin ve bilimin konusu aynı olsaydı ve birbiriyle çelişseydiler o zaman sizi bu iddianızda haklı bulabirirdim,ama öyle bir şey yok!

    1-DİNİN KONUSU VE AMACI NEDİR?

    Din:Allah tarafından elçiler aracılığı ile insanlara ulaştırılan ilahi bir kanun/ilahi bir hukuk sistemidir. Dinin kurucusu Allah, muhatabı insanlardır.Dinin amacı, insanlara iyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı,güzel ile çirkini bildirmek,onları dünya ve ahiret mutluluğuna kavuşturmaktır.

    ‘Din,insanlara,yaratılış gayesini ve varoluş hikmetini bildirir.Yüce Rablerine karşı ne şekilde ibâdette bulunacaklarını öğretir.İyi ve faydalı şeyler yapmaya sevkeder, zararlı işlerden de alıkoyar.Din,insan aklının kendi kendine sorup durduğu, “Ben kimim,nereden gelip,nereye gidiyorum?”suâllerinin tatmîn edici yegâne cevab kaynağıdır.Din,imkânların tükendiği, ümidlerin söndüğü yerde başlayan imkân yolu ve ümid ışığı,ilâçların dindiremediği acıların ilâcı,yıkık gönüllerin sığınağıdır.Din; evrensel adâlet,eşitlik,kardeşlik,iyilik fedakârlık, doğruluk,fazilet gibi duyguların hayat menbaı,insan vicdanındaki inanma ihtiyacının tam karşılığıdır.İnsanlar,dinleri peygamberlerden öğrenmişlerdir. Peygamberler,vahiy yoluyla Allah’dan aldıkları dinî hükümleri,aldıkları şekliyle insanlara bildirmişlerdir.Bu bakımdan, ,dinlerin hakikî sahibi, Allah’tır.Peygamberler ise dînin hükümlerini insanlara bildiren birer elçi durumundadırlar.

    Yani dinin konusu fenni ilimler,fizik,kimya,matematik,biyoloji vs.değildir.Din ilahi bir kanun,ilahi hukuk sistemidir.Hukuk ve kanunun konusu ise bilim değildir.

    BİLİMİN KONUSU NEDİR?

    Bilim veya ilim[1], fiziki ve doğal evrenin yapısının ve hareketlerinin birtakım yöntemler (deney, düşünce ve/veya gözlemler) aracılığıyla sistematik bir şekilde incelenmesini de kapsayan entelektüel ve pratik çalışmalar bütünüdür.[2] (Vikipedi, özgür ansiklopedi )

    Başka bir ifadeyle bilim maddi yönden insanın ilermesini sağlar,onun hayat sıtandartlarını yükseltir, ona hayatı kolaylaştırır vs.ama onu vicdanlı,güzel ahlaklı,güzel huylu,iyi ve erdemli bir insan yapamaz.Din ise,insana hertürlü pozitif ilmi öğrenmeyi,aklını kullanmayı,maddi ve manevi yönden ilerlemeyi emrettiği gibi,onun vicdanlı,güzel ahlaklı,herkese karşı iyi davranmayı,evrensel adalet ve eşitlik ilkelerine bağlı kalmayı,dünyanının huzur ve barışı için çalışmayı,dünyanın bayındır olması için hertürlü çabayı göstermeyi,insan haklarına saygılı olmayı,kimsenin hakkına,hukukuna,canına,malına,ırzına,haysiyet ve şerefine dokunmamayı kimseye zulüm ve haksızlık yapmamayı,doğaya,çevreye zarar vermemeyi,insanın dini, inancı,düşüncesi ne olursa olsun,yaratandan ötürü hepsini sevip saymayı,tek bir ifadeyle dünya ve ahirette insanın mutlu olmasını ister.İşte bunların hiçbiri ne bilimin hedefi,ne de konusudur.

    Ayrıca bugün milyonlarca insanların ölümüne sebep olabilecek Kitle imha silahları ya da ABC silahı (kısaca KİS),nükleer,biyolojik ve kimyasal silahlar vs.BİLİM VE TEKNOLOJİNİN ÜRÜNÜ DEĞİL MİDİR?

    Özetle,insanı insan yapan evreni yaratan yüce Yaratıcının gerçek dinidir,bilim ve teknoloji de insan için çok elzemdir,ama insanı erdemli,faziletli,ahlaklı,güzel huylu,vicdanlı ve insan haklarına saygılı yapamaz.İşte bunun için insana hem ilim,hem de yaratıcının hak dini gerekir.Bilimnin de,gerçek dinin de sahibi bir olduğuna göre gerçek din ile bilim asla birbiriyle çalişemez ve ikisi de bir arada olur.

    Bizzat Galileo şöyle söylemiştir: “Kutsal Yazılar (ilahi dinler) da,doğa da Tanrı’nın emriyle oluşmuştur. . . . . İki gerçek asla birbiriyle çelişemez.”

    Saygılarımla.

  48. muhammed
    Eylül 30, 2016, 1:40 pm

    Aleyküm selam sn.Ahmet kardeşim,

    1- ‘’….Mesela apaçık olma ve karmaşıklıklar meselesi, ‘’diyorsunuz’’

    KUR’AN APAÇIK MI,AÇIKLAYAN MI ?.

    Bazı meallerde’’kur’an apaçık kitaptır‘’şeklindeki ifade kur’anın değil,mealcilerin yorumudur.

    Halbuki Kur’an’ın bazı ayetlerinde geçen وقرآن مبين – الْكِتَابِ الْمُبِينِ ) ‘’ve kur’anın mübin,el kitabil mübin” şeklindeki ifadelerin gerçek anlamı‘’apaçık kitap’’değil,belki ‘’Allah’ın hükümlerini açıklayan,helali haramdan,hakkı batıldan,doğruyu yanlıştan,iyiyi kötüden ayıran kitap’’ demektir.

    Çünkü Arapçada ( مبين )’’mübin’’ismi fail olup anlamı AÇIKLAYAN,ORTAYA ÇIKARAN, AYIRANDIR:

    Ayrıca aşağıda gösterildiği gibi,Tefsirül Celaleyn,Nuzemud dürer fi tenasubil ayati ves suver ve El Alüsi gibi tefsirlerde de (مبين) mübin kelimesinin anlamı bu şekildedir.

    الر تِلْكَ آيَاتُ الْكِتَابِ الْمُبِينِ ﴿١
    (تفسير الجلالين ) وقرآن مبين) مظهر للحق من الباطل عطف بزيادة صفة. )
    (نظم الدرر في تناسب الآيات والسور )
    تفسير سورة الحجر » ) تفسير قوله تعالى ( الر تلك آيات الكتاب وقرآن مبين )
    (وقرآن) عظيم الشأن كما يشعر به التنكير( مبين) مظهر في تضاعيفه من الحكم والأحكام أو لسبيل الرشد والغي أو فارق بين الحق والباطل والحلال والحرام (تفسير الألوسي

    Yani kur’an, ‘’Allah’ın hükümlerini açıklayan,helali haramdan,hakkı batıldan,doğruyu yanlıştan,iyiyi kötüden ayıran kitap’’demektir.Eğer kur’an’ın doğru ve düzgün çevirisi yapılırsa,akli selim ile hareket eden her insan onu mükemmel bir şekilde anlayabilir.
    Zira Kur’an’ın ortaya koyduğu gerçek odur ki Allah insanlara,kitabını anlayacak düzeyde akıl vermiş, kitabını da insan aklının düzeyinde anlaşılır olarak indirmiştir.Yeterki insan uydurma rivayetlerin, yanlıış tefsir ve meallerin etkileri altında kalmadan kur’an’ı kur’an’la anlamaya ve öğrenmeye çalışsın.Zaten bugün Kur’an’ı kerimi sorunlu gibi yapan uydurma rivayetler, yanlış yorum ve hatalı çevirilerdir.Kur’an Arapçasını ve dil gramerini bilen,uydurma rivayet ve yanlış tefsirlerin etkisi altında kalmayan herkes Kur’an’ı mükemmel bir şekilde anlayabilir. Ama Kur’an dilini bilmeyen ve arapça dil gramerine tam vakıf olmayan kimselerin de doğru, düzgün çevirisi yapılmış hatasız meallere şiddetle ihtiyaçları vardır.

    Şimdi aşağıda gösterilen ayetlerden hareketle kimler kur’an’ı doğru ve düzgün anlayabilir?

    1-Yunus-24:.İşte biz,DÜŞÜNEN kimseler için ayetlerimizi böyle açık ve anlaşılır bir biçimde dile getiriyoruz

    وكَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ الْآيَاتِ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ ﴿٢٤ يونس

    2-En’am-126: Bu (İslâm dini),Rabbinin dosdoğru yoludur.Gerçekten biz,âyetleri,DÜŞÜNEN kimseler için ayrıntılı bir şekilde açıkladık.

    وَهَٰذَا صِرَاطُ رَبِّكَ مُسْتَقِيمًا قَدْ فَصَّلْنَا الْآيَاتِ لِقَوْمٍ يَذَّكَّرُونَ ﴿١٢٦ الأنعام

    3-En’am-97:…Gerçekten BİLMEK VE ANLAMAK İSTEYEN kimseler için âyetleri açıklıyoruz.

    قَدْ فَصَّلْنَا الْآيَاتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ ﴿٩٧ الأنعام

    4-En’am-98: .Gerçekten Biz ayetleri; ANLAMAYA ÇALIŞAN kimseler için ayrıntılı bir ekilde açıkladık.

    فَمُسْتَقَرٌّ وَمُسْتَوْدَعٌ قَدْ فَصَّلْنَا الْآيَاتِ لِقَوْمٍ يَفْقَهُونَ ﴿٩٨ الأنعام

    İşte görüldüğü üzere kur’an,düşünen,aklını kullanan,öğrenmeye ve anlamaya çalışan herkes açın anlaşılır bir durumdadır.Yani sorun kur’an’ın anlaşılıp anlaşılmamasında değil,sorun bizden kaynaklanıyor.Eğer öğrenmeye,anlamaya ve kavramaya çalışırsak kur’an’ı mükemmel bir şekilde anlarız,zira kur’an anlaşılsın ve insanların sosyal hayatında hükümleri uygulansın diye indirilmiştir.

    ——————————————————————-

    2- Arabistan coğrafyası ve ağaçlarından başka diğer ağaçlardan vs.Bahsetmemesi ‘’ diyorsunuz’’

    Kur’an bir fizik kitabı olmadığı gibi,bitkilerin/meyvelerin listelerini veren bir botanik kitabı da değildir.Bununla beraber,Kur’ân’da zikredilen bir çok gıda maddeleri ve meyveler söz konusudur.Ve bunlar insan sağlığı için mutlaka lüzumlu olan protein,karbonhidrat ve yağları ihtiva etmektedir.Proteinli yiyeceklerden et,balık ve sütü zikreden Kur’ân,karbonhidratlı yiyeceklerden ise,buğday,soğan,sarımsak,mercimek hurma ve üzüm gibi sebze ve meyveleri zikretmekte ve nebatî yağlardan bahsetmektedir.

    “Peki bunlar yeryüzüne,orada her güzel TÜRDEN nice çeşit çeşit meyveler yetiştirdiğimize hiç bakmıyorlar mı?”(Şuara, 26/7) mealindeki ayetin muhtevasında tüm meyve ve sebzelerin olmadığını iddia etmek mümkün mü? Fakat netice yine ortada; “Elbette bunda alınacak ibret vardır; fakat onların ekserisi ibret alıp da iman etmezler.” (Şuara, 8)

    İncir,üzüm,nar,hurma,zeytin,bal,soğan,sarımsak,acur vs.gibi Arabistan coğrafyasında bilinen yiyecekler de Kuran’ın çeşitli ayetlerinde,yanlız çeşitli konularda ÖRNEK ve BİTİMLEMELER için kullanılmıştır.

    İllaki dünyanın diğer yerlerinde yetişen meyvelerden isim vererek söz etmesi mi gerekirdi?

    Şimdi kur’an’ın indiği ilk toplumda,onların görmediği ve hatta ismini duymadıkları,varlığına bile belki inanmadıkları şeylerden söz edilseydi,bunlar bu defa bunlar ne? Bunları görmeden inanmayız dmeyecekler midi? Mesela:Kur’an net bir şekilde teknoloji ürünü olan bugünkü araç ve gereçlerden söz etseydi,bunların tutumu ne olurdu? Bunlar kendilerine hayal gelen bu tür şeylere inanacak mıdı?Ayrıca Allah,kur’an’ın ilk muhatabı olan Mekke ve Medine toplumuna Avokado,ananas vs.den söz edip bunları size güzel bir gıda olarak yarattık deseydi..’’Bu meyveleri görmeyen ve onlardan istifade etmeyen bu toplumun yanıtı ne olacaktı? Artık siz düşünün ?

    Zaten genel bir ifadeyle ŞUARA-7,Bakara-22,Nahl-11.ayetlerde de ‘’yeryüzünde bulunan bütün sebze ve meyvelere’’ işaret edilmiştir.
    :
    Şuara-7:Peki bunlar YERYÜZÜNE,orada biten her güzel TÜRDEN nice çeşit çeşit meyveler yetiştirdiğimize hiç bakmıyorlar mı?”(Şuara, 26/7)

    وَأَنْزَلَ مِنَ السَّمَاءِ مَاءً فَأَخْرَجَ بِهِ مِنَ الثَّمَرَاتِ رِزْقًا لَكُمْ ﴿٢٢ البقرة……..’’

    Bakara-22: O ki, sizin için yeryüzünü kalacak yer ve semayı da/üstünüzü koruyan bir tavan gibi yapmış,semadan/bulutlardan da su indirerek,onunla size rızık olsun diye hertürlü gıdayı/sebze ve meyveyi çıkarmıştır.Bunları bildiğiniz halde Allah’a ortaklar koşmayın.

    يُنبِتُ لَكُم بِهِ الزَّرْعَ وَالزَّيْتُونَ وَالنَّخِيلَ وَالأَعْنَابَ وَمِن كُلِّ الثَّمَرَاتِ إِنَّ فِي ذَلِكَ لآيَةً لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ ﴿١١

    Nahl-11:Allah,o su ile sizin için ekinler,zeytinlikler,hurmalıklar üzüm bağları ve (yeryüzünde bulunan) çeşit çeşit meyveleri bitirir.Elbette bütün bunlarda ciddî ve sistemli düşünen kimseler için çok önemli bir ayet/işaret vardır.

    İşte Kur’an,bu vb.ayetlerde genel bir ifadeyle yeryüzünde bulunan bütün sebze ve meyvelere işaret ediyor.Bilmem isim isim hepsinden söz etmesine gerek var mıdır?

    ————————————————————————

    3-’’Kuran’ın elçinin sözü olma konusu…..(diyorsunuz)

    Cevap:İlgili meallerde hatalar var,bu nedenle maalesef öyle anlaşılıyor,

    Bunun açıklamalı doğru meali ise aşağıdaki gibidir.

    HAKKA-38-40:

    ‘’Hayır,görebildikleriniz ve göremedikleriniz üzerine yemin ederim ki,kuran (benim katımdan) değerli bir elçinin getirdiği sözdur/mesajdır.’’ şeklindedir.

    Yani kur’an elçi vasıtasıyle Allah’tan getirlen söz/mesajdır.İşte islama ve kur’an’a saldıranlar, maalesef hatalı ve yanlış mealleri kendilerine malzeme olarak kullanırlar.Bunlar,kurmuş olduklara tuzaklara da hatalı mealler üzerinden inananları düşürmeye çalışıyorlar..

    Saygıylarımla.

  49. Ali
    Ekim 8, 2016, 5:16 am

    Okadar uzun yazmışsın iyi hoş güzel de Arapça gramer metodu çok olan bi dil Arapça olarak peygamber e salat edin diyosa ondan önce gelen kelime anlam kazandırıyor türkçe yazıp geçmek le olmaz öyle.

Comment pages
  1. Aralık 12, 2012, 12:39 pm

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: