Başlangıç > Dinler > Eski Misir Dinleri ve HristiyanliK

Eski Misir Dinleri ve HristiyanliK


Gunumuzde eski Misir inanislarini, tanrilarini, tanricalarini, cok tuhaf, eglendirici (ve belki sacma) bulsak dahi, Misirlilar dinlerine, aynen su an Muslumanlarin, Yahudilerin veya Hristiyanlarin inandiklari gibi tum kalpleriyle inaniyorlardi. Su an nasil bir Musluman’a dininden vazgecmek veya dinini degistirmek, kabulu mumkun olmayan bir fikir gibi geliyorsa, eski Misirlilar icin de ayni durum soz konusuydu.

Eski Misir Tanrilari, Hac isaretinin kutsalligi,  tanri-ogul’u doguran bakire anne konsepti, tanrinin oglunun ogretileri ve O’nun oldurulusu, gomulmesi ve sonrasinda yukselmesi gibi inanislarin hepsi de Misir’in dini motifleriydi ve gunumuze dek benzer uyarlamalarla gelebildi. Hristiyanlik’taki inanislarin benzersiz oldugunu iddia etmek, Hristiyanlik oncesinde varolan Misir inanislarinin benzerligini inkar etmek, maalesef sadece “durust davranmamak” olarak nitelendirilebilinir.

Eski Misir’daki Tanrilarin buyuk cogunlu gercek olmayan, efsanevi varliklardi ve temelleri doga, astronomi gibi kaynaklar baz alinarak yaratilmisti. Simdi inceleyelim kimdi bu Tanrilar ve Tanricalar…

Eski Misirlilar merakli bir sekilde gozlerini cennetlere cevirmis ve Gunes ve Ay tanrilarinin ebediligi sonucuna varmislardi. Gunes Tanrisinin adi Osiris‘ti, Ay Tanricasiysa Isis… (Diodorus Siculus, The Antiquities of Egypt)

Osiris ve Isis’in bir de ogullari vardi, Horus

Horus, Gunesin ogluydu. M.O. 3000 yillarinda cok onemli bir Tanriydi. Gunesin hareketleri baz alinarak Horus’un davranislari tanimlanmis ve Horus bir nevi insanlastirilmisti. Horus, babasi Osiris’i temsil ediyordu ve gunes olarak buyuk bir dusmani vardi, Set. (Hristiyanlikta da seytana verilen isim “Satan“dir) Set, karanligin insanlastirilmis haliydi. Her sabah Horus ve Set savasirdi ve bu savasi Horus kazanir, Seti yeraltina gonderirdi. Boylece gun dogardi. Her aksamsa Set yeraltindan cikar ve Horus’a saldirir ve Horus’u oldururdu. Boylece karanlik hakim olurdu dunyaya. Bu, karanlikla aydinligin savasi, karanligi temsilen kotu, aydinligi temsilen de iyinin savasiydi. 

Horus 25 Aralik’ta bakire Isis-Meri tarafindan dogurulmustu. Dogumuna, doguda bir yildiz tarafindan eslik edilmisti ve bunun uzerine 3 kral yeni dogan tanrinin yerini gostermis ve kurtariciyi suslemislerdi. Horus 12 yasinda ogretimlerine baslamisti. 30 yasinda Anup tarafindan vaftiz edilmisti ve papazligini kurmustu. 12 tane havarisi (murit) vardi ve onlarla seyahat eder, hastalari hatta oluleri geri getirmek gibi mucizeler gerceklestirir, suda yururdu. Horus’un bilinen bazi lakaplari sunlardi: “Gercek”, “Isik”, “Tanrinin Oglu”, “Iyi Coban”, “Tanrinin Koyunu”, vb. 

Set tarafindan ihanete ugrayan Horus, carmiha gerilerek olduruldu, 3 gun boyunca mezarinda gomulu kaldi ve sonra diriltildi ve yukseldi.

M.O. 100 yilinda Yunan yazar Diodorus Siculus, Osiris ve Isis’e deginmis, Osiris icin yaydigi isinlara istinaden “cok gozlu” demisti. Eski Yunan’da da Osiris’e ve Isis’e inanilirdi. Osiris’in ismi Dionyus, Isis’in ismiyse Selene (bazense Ceres) olarak gecerdi. Kotu Tanri Set’in ismiyse Yunan mitolojilerinde Typhon idi. Ogul Horus da tabii ki Yunan mitolojilerinde atlanmamisti ve onun ismiyse Apollo‘ydu.

Horus ve Set

horus

Horus

Sahin basli Horus bir Gok Tanrisiydi. Horus, Gunes’in kuvvetini sembolize ederken sahin de cok yukseklerde ucmasiyla solar gucu sembolize etmekteydi. Gunes, sadece isi ve isik kaynagi olarak degil, ayni zamanda doganin hukmeden gucuydu. Onun tanyerinden dogusuyla dunyada yasam doguyordu.

Misir’da krallar (firavunlar), tanrilarin insan olarak dogmus hali olarak goruluyorlardi.  Hepsi de Horus’un yani Gunes’in temsilcileriydiler. 

Gunesin bir cok ismi vardi. Ptah, Tmu, Ra, Horus, Khnemu, Sebek, Amen, vb… Gunes, gun ve gece icerisindeki hareketlerini yaparken karakter degistirir ve bunlar degisik tanrilari sembolize ederdi. Yukselen gunes, Horusu, tepedeki gunes Ra’yi, batan gunes Tmu/Atum’u, gece yarisiysa Osiris’i sembolize ederdi. Ama sonucta tum tanrilar tek bir tanriydi, tipki tek dusman, Set gibi…

set

Set

 Set,  sivri veuzun kulaklari olan, catal seklinde ucu olan bir kuyruga sahip bir yaratik olarak temsil edilmekteydi. Tipki su an bize anlatilan Seytan’in (Satan) temsil edildigi gibi….

Set, geceleri Osiris/Horus’tan guc ve hayat calan bir hirsiz tanridir. Gunesin isildamasini engeller, firtina bulutlari, Set’i temsil eder. Set’in Hristiyanliktaki adiyla Satan’a , Semitik dillerde “shaytan” (dusman/rakip), yani bizim meshur seytanimizla ayni oldugu bilinir.

Horus ve Set arasindaki iliski, tipki Hristiyanliktaki Isa’yla Seytan arasindaki iliskiye benzemekteydi.

Horus ve babasi Osiris devamli olarak birlikte anilmakta, bazen biri digerinin yerine gecebilmekteydi. Isa’nin Babasiyla birlikte anilmasi gibi. Mitolojiye gore Osiris, Horus’la yeniden dogmustu. Tipki Tanri’nin Isa’nin vucudunda hayat bulmasi gibi… 

25 Aralik ve Yeniden Dogus

Hristiyanlarin meshur dini gunleri Christmas, yani nam-i diger Isa’nin dogumu, 25 Aralik’ta kutlanir. M.O. 400. yuzyila kadar Isa’nin bu tarihte dogdugu dogrulanmis degildir. Isa’nin dogumgununun 25 Aralik olarak kutlanmasina baslanmadan once,  ayni gunde Roma Tanrisi Mithra’nin, Yunan Tanrisi Doinysus’un dogumlari kutlanirdi. Misirlilar da Gunes Tanrilarinin 21 Aralik’ta ölüşünü, mezarinda 3 gun yattiktan sonra 25 Aralik’ta da yeniden doguşunu kutlarlardi.

Winter Solstice, yani Turckesiyle “Kis Gundonumu”, 21 Aralik gecesi baslar ve 24 Aralik Gecesi son bulur. Yilin en kisa gunu, mevsimin degistigi gun olarak kabul edilir. “Solstice” kelimesi, “Gunesin durdugu an” olarak turkceye cevirilebilinir. Durmaktan kasit Gunesin kuzeye ve guneye yonelmemesidir. Aradaki 3 gun boyunca Gunes  kuzeye ve guneye dogru yonelmez. Bu yuzden gunes, ölü olarak kabul edilir. 24 Aralik gecesi sonunda, 25 Aralik sabahinda ise gunes kuzeye yonelik hareketine tekrar baslar. Bu yuzden eskiler, Gunesin 25 Aralikta dogdugunu kabul ederler.  Tipki Isa’nin, veya Roma Tanrisi Mithra’nin veya Yunan Tanrisi Doinysus’un 25 Aralik’ta dogdugunun kabulu gibi…

Kis Gundonumuyle ilgili bir baska enteresan olaysa, kis gundonumunun oldugu gece, Orion Takim Yildizinda bulunan 3 yildizin, dogudaki en parlak yildiz olan Sirius’le ayni hizaya gelmesidir. Ve olusturduklari hizadan gunes dogar. Horus’un dogumunu onaylayan dogu yildizini ve Kurtarici Tanri Horus’un yerini gosteren uc krali hatirladiniz mi?

Bakire Isis-Mery

Az once degindigim Isa ve Horus benzerligi gibi, iki Tanri’nin anneleri, Meryem ve Isis arasinda da ilgi cekici benzerlikler gorulebilinir. Eski Misir dilinde Meri/Mery kelimeleri, “kutsal” anlaminda kullanilir ve onemli tanri ve tanricalar icin sikca kullanilirdi. Horus’un bakire annesi Isis’e de Isis-Mery, yani Kutsal Isis denilirdi. Meshur Firavun Ramses II’nin esi Nefertari icin de Mery Mut ismi kullanilirdi. Ram icin Ra-Meri veya Meri-Ra, Amen icin Amen-Meri veya Meri-Amen’in kullanildigi gibi. Ornekler cogaltilabilinir. Dikkat cekici nokta iki bakire annenin de isimlerinin Mery, turkcesiyle Meryem (Ibranice de Miriem) olmasidir. 

Parthenogenesis, yani “iliski olmadan ureme” doktrini, Misirlilar doneminde Tanrica Neith ile ilk olarak anilmistir. Bu da Hristiyanliktan binlerce yil oncesine denk gelir. Tanrica Neith bakiredir ve gunes-tanri Ra’yi dogurur. Tipki Isis’in bakire olarak gunes-tanri Horus’u dogurdugu gibi. Veya Yunan Tanricasi Demeter’in bakire olarak Persephone’u dogurdugu gibi.

Isis’in bilinen diger isimleri soyle siralanabilir: “Tanri ve Tanricalarin en yucesi”, “Tanrilarin Kralicesi”,”Tanri’nin Annesi”, “Hayatin Annesi”.  Hristiyanlikta Bakire Meryem’e genellikle “Mother Mary” yani “Meryem Ana” seklinde hitap edilir.

Hristiyanliktaki meshur Trinity(yani ucleme), Tanri, Ogul ve Kutsal Ruh, yukarida anlatilanlar sonrasinda artik cok uzak gelmemeli size.  (Matrix’te Neo’nun sevgili Trinity’sinin isminin nerden geldigini biliyor muydunuz?) Hristiyanlikta bu ucleme tek tanrinin farkli formlarini temsil eder. Osiris ve Horus, Baba-ogul ikilemesinin aynisidir. Bakire Meryem de Horus’un bakire annesi Isis’i temsil eder. Set, kotuluk tanrisi da Satan yani Seytani temsil eder.

Kategoriler:Dinler
  1. cabbar
    Kasım 7, 2009, 12:46 pm

    Parthenogenesis, yani “iliski olmadan ureme” doktrini, Misirlilar doneminde Tanrica Neith ile ilk olarak anilmistir. Bu da Hristiyanliktan binlerce yil oncesine denk gelir.

    Bilimsel bir kaç kaynak gösterirmisin bu konuda yazan arkadaşım.. birkaçtane mısır bilimci tarafından yazılan kitap ismide olabilir yazıyorsun ama kaynak göstermiyorsun.

  2. cabbar
    Kasım 7, 2009, 12:47 pm

    Tanrica Neith bakiredir ve gunes-tanri Ra’yi dogurur. Tipki Isis’in bakire olarak gunes-tanri Horus’u dogurdugu gibi
    kaynak ?? gösterirmisin arkadaşım.

  3. Kasım 8, 2009, 7:16 pm

    Kaynak gostermedigim icin uzgunum, unutmus olmaliyim. Bu yazida alintilar yaptigim kitabin yazari Acharya S ve kitabin ismi de “The Companion Guide to ZEITGEIST, Part 1 – ‘The Greatest Story Ever Told'”dur. Ebook olarak satin alabilirsin. Ilgili web sitesi de sudur: http://www.stellarhousepublishing.com/zeitgeist.html
    Yazarin blog adresi de: http://tbknews.blogspot.com/

  4. gilgames
    Ağustos 6, 2010, 4:10 pm

    Janos siteni keşfedeli bir kaç gün oldu ama neredeyse yazılarının büyük bir bölümünü okudum ve seni çok başarılı buluyorum. Okuduklarım genel itibariyle üç aşşağı beş yukarı zaten bildiğim konulardı. Ancak bu yazın gerçekten çok hoşuma gitti incili daha önce okumuştum isa’nın doğumu bölümü ile horus’un doğumu neredeyse bire bir aynı. Bu bilgiyi Türkçe alabileceğimiz bir yer olsaydı çok daha güzel olurdu. Bendeki din inancıyla sendeki din inancı hemen hemen aynı ve aynen senin gibi düşünüyorum kuranın, tevratın kötü bir kopyası olduğunu, tevratın ve özellikle incilin tam bir hikaye kitabı olduğu görüşündeyim. Ancak din veya inanış çok ilginç bir şey insan bilmediği ve görmediği bir varlığa sırf ailesi,dedeleri ve ataları inandığı için inanıyor yani konuşmakla ve tartışmakla hiç bir şey çözülmüyor. Aklıma geldiği ve ilginç olduğu için anlatıyorum bir gün 9 yaşındaki kızımla trafik kazaları ve hataları hakkında konuşurken sıkıştığı yerde allah bilir deyip konuyu kapaması veya tartışmayı sürdürememesi çok ilgincime gitmiştim ve kızıma tartışılan herhangi bir konuyu allaha dayandırdıktan sonra tartışmanın olamıyacağını uzun uzadıya anlattım. Diyeceğim o ki insanlarımızın yada insanların basidine gidiyor, bir konuda tartışıyor aklının ermediği yerde hemen allah bilir deyip çıkıyor olayın içinden. Şimdi eminim ki sende yüzlerce kez müslimanlarla tartıştın ve konu her zaman allah bilire geldi ellerinde sana gösterecekleri kurandan hariç tek materyal harun yahya efendinin evirme çevirme teorileri ve gene ne kadar çok üzücü bir durum ki müslümanlar hiç bir şeyi araştırma gereği duymuyor sadece masal dinler gibi dinliyor aklına yatan yere inanıyor yatmayan yer oluncada unutup gidiyor örnek domuz eti yemek haram olduğu için yenmiyor ama alkol haram olmasına rağmen kullanılması gibi. Esasında insanlar biraz araştırsa kutsal sayılan kitapların hep alıntı olduğunu görür gene aklıma gelen bir örnek Gilgameş destanında Gilgameş’in kadim dostu Enkidu gök tanrısı tarafından gölgesine benzetilerek çamurdan yaradılışı ve içine can üflenmesi bunu Gilgameş destanından değilde kurandan yazdım desem herkez vavvv adam doğruları yazıyor der bu ve bunun gibi örnekler çoğaltılabilir ki çokturda zaten ama diyorum ya insanlar bilmedikleri bir şeye korkarak inanıyorlar ve senin amacımda insanların kafalarında bir çakmak çakmak ama zor, insanlar korkuyla inanıyor ya mükafat alacak yada zulüm görecekler ve kendilerini kandırıp duruyorlar cehennemde yansamda cennete giderim diye komik insan gülmeden edemiyor. Cahillik diz boyu hüzeyin üzmez (Bilerek isminin baş harfiyle soy ismini büyük yazmıyorum çünki insan değil benim gözümde)efendi bile 12 yaşındaki çocuğun orasıyla burasıyla oynadıktan sonra televizyonlara çıkıp benim peygamberimde aynısını yapmıştı diyerek kendisini aklamaya çalıştı şimdi bir allah varsa ve bu allah hüzeyin üzmez gibi veledi zinalara ceza vermiyorsa al işte inanmamak için bir sebep daha. Gerçi biraz dozajımı aştım sanırım Güzin abla köşesi muamelesi yapmış olmayı istemem elimden geldiğince yazılarını takip edeceğim ama senin kesin bilgin vardır diye sormadan edemiyorum bir aralar televizyonlarda sıkca, paylaşım sitlerindeyse her an gördüğümüz bir bebek vardı vucudunu sildikce kurandan ayetler çıktığı iddia edilen bebek bununla ilgili bir bilgin veya fikrin varsa ve benimle paylaşırsan çok sevinirim yazılarının devamı dileğiyle iyi geceler…

    Not:Aşırı müslümanlar mümkünse bela okuyup durmayın ateistlere sizin tanrınıza inanmıyorlar ve pek korktuklarınıda sanmıyorum biraz daha bilgi ve belgelerle mücadelenize devam edin…Çok cahilsiniz çünkü…

  5. Ağustos 11, 2010, 4:24 am

    Gilgames, yorumun icin cok tesekkur ederim. Sanirim o vucudu dovmelerle dolu olan cocuktan bahsediyorsun. O cocukla ilgili baska bir haber goremedim hicbir yerde. Gorur gormez o zavalli cocuga annesinin babasinin, baska insanlarin gudumuyle dovme yaptirdiklarini dusunmustum. Saniyorum olay da bundan ibaretti. Mucize olarak kalsin diye de muhtemelen olayin gercek yuzu gizlendi bizlerden. Bilirsin boyle ici bos sacma mucizeleri cok severiz biz 🙂

  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: