Başlangıç > Dinler > Kur’an’dan Kissalar – III – Musa (Moses)

Kur’an’dan Kissalar – III – Musa (Moses)


moses

Kur’an’dan Kissalar yazi serisinin ucuncusunde Yahudilerin en degerli kurtaricisi, peygamberleri, Hristiyanlarin da “Yasa Koyucu” olarak benimsedigi, Kur’an’in da tabii ki atlamadigi Musa’yi ele aliyoruz.

Kur’an’da 12 degisik surede yuzlerce ayetle Musa’ya atifta bulunulur ve onun Yahudileri Misir’dan kurtarisi, Yahudilerin nasil nankor bir toplum oldugu, Firavunun ne kadar asagilik bir kafir oldugu, Musa’nin nasil Tanri’nin sevgili kulu oldugu ve onun fizik kurallarini altust eden, inanilmaz mucizeleri anlatilir. Hayat oykusuyse en acik haliyle Kur’an’da Kasas Suresiyle anlatilir. Ben yine sizi ayetlere bogmadan once kisaca ozetleyeyim Musa kimmis, neler basarmis…

Azgin Firavun Misir halkini siniflara ayirmis (Muslumanlikta kolelik yoktur ya hani!), kiminin(Yahudiler) yeni dogan erkek cocuklarini oldurtmekteydi. Tanri yeni dogmus olan Musa’nin annesine cocugunu emzirmesini, vakit gelince de onu Nil’e koymasini, Tanri’nin, Musa’yi sonunda ona dondurecegini soyledi. Annesi de nehire birakti besigi, ama ana sevgisi iste, Tanri’nin verdigi soze guvenmedi belli ki, Musa’nin ablasina da “takip et bakalim” dedi… Derken Firavunun sarayinda karaya vurdu besik ve o siralar yeni dogmus tum erkek cocuklarini oldurten Firavun tarafindan evlatlik edinildi. Firavun hic suphelenmedi, “kim oglunu ne sebeple besige koyup da nehre birakir, tam da erkek cocuklarini oldurttugum sirada” diye… Demek o tarihlerde Tanrilari temsil eden Firavunlar arasinda kafasi pek calismayanlar da cikabiliyordu. Sonra Tanri’nin emriyle Musa, hic bir sut anneden emmedi. Musa’nin ablasi da birden ortaya cikip dedi ki, “isterseniz size onu emzirecek birini gosterebilirim.” Bizim kafasi az calisan Firavun, gosterilen Yahudi kadinin yeni evlatligini emzirebilmesinden de hic suphelenmedi ve sarayinin kapilarini acti Yahudi kadina… 🙂

Musa zipkin gibi bir delikanli oldu ve bir gun yolda yururken, Kur’an’in ifadesiyle “kendi tarafindan” olan birinin “baska taraftan” biriyle kavgasini gorup (Yahudiyle Misirli oluyor bunlar) kavgaya mudahil oldu, attigi yumrukla Misirliyi oldurdu. Sonra Tanrisina tovbe etti ve Tanrisi da onu affetti.  Sansli adammis, simdi olsa kasten adam oldurmekten en az 25 yil yatardi 🙂 Ertesi gun bir de bakti ki, bir gun once kavga eden “kendisinden olan”, yine kavga etmiyor mu??? Musa’nin geldigini gorunce bu nankor kavgaci Yahudi hemen ispiyonladi Musa’nin katil oldugunu… Musa, Kur’an’in  ifadesiyle “kendisine ogut veren” bir Yahudi’yi dinledi ve oldurulmekten korktugu icin kacti gitti oralardan… Kacarken de tek duasi Tanrisinin onu dogru yola iletmesiydi… Yolda koyunlarini sulamak icin diger cobanlarin cekilmesini bekleyen iki coban kiz gordu ve yardimsever Musa; hemen yardim etti kizlara. Bunun uzerine kizlarin babasi olan Suayb (O da bir peygamber tesaduf bu ya), Musa’yi coban olarak ise aldi. Anlasma kosulu olarak da 8 yil ona ucretsiz calismasini, karsiliginda da kizlarindan birini vermeyi teklif etti. Olur da 10 yil calisirsan da memnun olurum dedi 🙂 Musa, suresini tamamladiktan sonra ailesini alip ayrildi Suayb’in yanindan… Yolda giderken bir ates gordu ve atesin yanina gitti. Megerse o ates sandigi sey Tanri’nin ta kendisiymis. Tanri, Musa’ya ilk iki mucizesini ogretti. Elindeki asayi yilana donusturebilme ve elini bembeyaz yapabilme mucizeleri. Firavun’a gidip bu mucizeleri gostermesini emretti. Musa da Tanri’dan kardesi Harun’u da bu ise katmasini istedi. Tanri bu istegi kabul etti.

Musa, katil olarak arandigi, kendisini evlatlik olarak alip buyuten, yetistiren  Firavun ve uvey annesinin ulkesine, Misir’a, mucize gostermek icin geri dondu. Firavunun, yani uvey babasinin karsisina cikip ben peygamberim, benim halkimi (Yahudileri) almaya ve sana da inanasin diye muziceler gostermeye geldim dedi. Elindeki asayi yere atti ve asa bir anda ejderhaya donustu. Ejderha??? Nasil yani? Dragon mu bu? Hani su meshur Cin burclarindan olan, ucabilen, agzindan alevler sacan ejderha mi bu? Minyatur bir ejderha mi yoksa? Sonra elini koynundan bir de cikartti ki el bembeyaz… Beyaz el??? Steven Spielberg’in E.T.sinin parmagi aklima geliyor, hani isiklar saciyordu isaret parmagi. Oyle bir sey mi acaba beyaz el?

Firavun, bir sure once katil olarak aranan Musa’yi tutuklatmak yerine baska sihirbazlar toplayip onu yaristirmaya karar verdi. E yazinin basinda soylemistik, bu firavun digerlerinden biraz daha az zeki diye 🙂

Neyse musabaka gunu geldi catti. Firavunun sihirbazlari buyuler yaptilar, ortalikta yilanlar dolanmaya basladi, Musa’nin asasiysa bu yilanlarin hepsini yuttu 🙂 Sihirbazlar o kadar etkilendiler ki secdeye kapandilar, koskoca Firavunun onunde… Tanriya iman ettik dediler… Despot Firavun da bu iman sahibi sihirbazlarin ellerini ve ayaklarini capraz kestirip astirdi. 

Tanri’nin emriyle kavmini toplayan Musa geceleyin yola cikti. Ertesi sabah Firavun da ordusuyla takibe basladi. Kizildenize geldiklerinde Firavun ve ordusu, Yahudi toplumunun hemen arkasindaydi. Tanri’nin emriyle Musa asasini denize vurdu ve deniz ortadan ikiye ayrildi. Her bir parcasi bir dag gibiydi. Yahudiler ortadan gecerken arkadan gelen ordu firavun dahil olmak uzere bogularak oldu. Olmeden once firavun iman etmeye kalkti ama Tanri onu affetmedi. 

Araf Suresi’nin 132-133. ayetine gore Musa Misir’dan ayrilmadan once bir de felaket mucizeleri olmustur ki soyle aciklanir: “Dediler ki: “Bizi büyülemek için her ne getirirsen getir, biz sana inanacak değiliz.” Biz de, her biri ayrı ayrı birer mucize olmak üzere başlarına tufan, çekirge, ürün güvesi (haşerât), kurbağalar ve kan gönderdik.  (Hiçbirinden ders almadılar.) Büyüklük tasladılar ve suçlu bir kavim oldular.”

Musa’nin yukaridaki muziceleri ozetleyecek olursak o meshur 9 mucizeleri sunlardir:

  1. Asa ejderha oluyor…
  2. Musa’nin eli bembeyaz gorunuyor…
  3. Musa’nin asasi diger buyuleri yutabiliyor…
  4. Tufan
  5. Cekirge
  6. Guve
  7. Kurbaga
  8. Nil nehrinin kana donmesi
  9. Musa’nin asasiyla denizin ikiye ayrilmasi

Gelelim hikayenin her zamanki gibi orijinali olan Tevrat’ta anlatilis sekline 🙂

Exodus’a (Tevratlardan biri) gore Moses (Musa) M.O. 1391’de dogar. O tarihte Firavun, yeni dogan erkek Yahudi cocuklarinin (bir tanesi basina bela olacagi icin) Nil nehrinde bogularak oldurulmesini emretmistir. Tevrat’ta bu Firavun’un ismi, tipki Kur’an’da oldugu gibi nedense belirtilmez… Levite Amram’in karisi olan Jochebed, oglu Musa’nin oldurulmesini izlemektense, Musa 3 aylik bir bebekken bir tahta salla Nil nehri sularina birakir. Musa’nin ablasi Miriam, Musa’yi nehir boyunca takip eder ve Firavunun kizi Thermuthis (yine sadece Tevrat’ta bildirilen bir isimdir, Misir kaynaklarinca dogrulanmaz)  tarafindan bulunusunu gorur. Firavunun kizi Thermuthis, bebegi emzirtmek icin yardimcilarindan yardim ister ve kimseden emmeyince Miriam ortaya cikip isterlerse tanidigi bir Yahudi annenin onu emzirebilecegini soyler. Bunun uzerine Jochebed, bebegin sut annesi olarak ise alinir ve Firavun torunlarindan biri olarak sarayda buyur. 

sargon

Sargon

 

Besikteki cocugun kraliyet tarafindan bulunup buyutulmesi ve kral olmasi hikayesinin orijiniyse Tevrat’in ana kaynaklarindan olan Sumerlere kadar dayanir. Unlu Akkad krali Sargon, oldurulmesinden korktugu icin Firat sularina birakilir annesi tarafindan. Akki tarafindan bulunup bahcivan olarak buyuyen Sargon, Tanrica Ishtar’in sevgisini kazanarak Buyuk Kral Sargon olur.

 

 

 

 

cyrus1

Durun daha bitmedi. Unlu Yunan tarihci Herodotus, Pers Imparatorlugunun kurucusu Cyrus’un hayat hikayesini bakin nasil anlatmis: “Cyrus’un dogumundan sonra Astyages, ruyasinda torununun tahtini elinden aldigini gorur ve usagi Harpagus’a bebegi oldurmesini emreder. Harpagus bebegi oldurmeye kiyamaz ve kraliyetin cobanlarindan olan Mitradates’e cocugu daglara goturup birakmasini emreder. Coban ve karisi cocugu daglara birakmaya kiyamaz ve buyuturler gelecegin Pers Imparatoru olan Cyrus’u…”

 

 

Romulus ve Remus

Romulus ve Remus

Romulus (M.O. 771 – 717) ve Remus (M.O. 771 – 753) kardesler, Roma Imparatorlugunun kuruculari ve krallarinin hayat hikayeleri acaba farkli midir? Truva multecilerinden olan Numitor ve Amilius, Truva’nin asillerindendir. Numitor kraldir ve Amilius ise hazinelerden sorumludur. Amilius Numitor’u tahttan indirmeyi basarir ve yerine gecer. Numitor’un kizi  Rhea Silvia’nin kendisini tahtindan edecek oglan dogurmasindan korkarak  Rhea Silvia’yi Kutsal Bakire ilan eder. Fakat savas tanrisi Mars, bir gece  Rhea Silvia’yi hamile birakir.  Rhea Silvia, Romuilus ve Remus isimlerinde ikiz oglanlar dogurur. Amilius dehsete kapilir ve oglanlarin oldurulmesi emrini verir. Anneyi de bakireligini korumadigi icin diri diri gomdurur. Bebekleri oldurmesi gereken hizmetkarsa bebeklere kiyamaz ve onlari besikleriyle Roma’daki Tiber nehrine birakir. Tiber Tanrisi Tiberinus bebekleri kurtarir ve onlari Lupa isminde bir kurdun emzirmesi icin Palatine tepesine getirir. Bebekler cok sonra Amilius’un cobanlarindan Faustulus tarafindan bulunur ve Amilius ileride kral olacak bu cocuklari tanimadan kendi cocuklari gibi buyutur. 

Tevrat’a ve Musa’nin hikayesine geri donelim… Musa, tipki Kur’an’da da anlatildigi gibi bir gun bir Yahudi’yle Misirlinin kavgasini gorup mudahil olur ve Misir’liyi oldurur. Sonra korkarak cesedi topraga gomer. Sonra Musa’nin katil oldugu dilden dile dolasinca Musa korkarak Misir’dan kacar. Midian’a gelen Musa burada 7 kadin cobani kotu kalpli bir cobanin elinden kurtarir. Bunun uzerine kizlarin babasi olan rahip Hobab (Raguel olarak da bilinen, Kur’an’da Suayb olarak gecen karakter), Musa’yi kizlarindan biriyle evlendirerek onu evlatlik edinir. (Kur’an’daki 8 yil hizmet et, 10 yil olsa daha iyi olur gibi absurd bir teklif de yapmaz:)) Musa, Hobab’in yaninda kirk yil kadar yasar. Bir gun Sinai daginda yanan bir calilik gorur ama cali komurlesmemektedir. Caliya dikkatlice baktiginda Tanri onunla konusur. Musa’ya Misir’a donmesini, Yahudi vatandaslarini Firavun’un elinden kurtarmasini soyler ve asasini yilana donustme praktisini yaptirir. Ayni zamanda Nil nehrini kana da donusturebilecegini soyler.

Misir’a dogru yola cikan Musa, yolda agabeyi Harun’la bulusup firavunun karsisina cikar. Once ondan Yahudi kolelere Tanri’nin emriyle bir colde solen yapmalarina izin vermesini ister, firavun tarafindan azarlanarak gonderilir. Firavun’un karsisina ikinci kez cikar ve asasini yilan gibi kivrilan havai fisege donusturur. Firavun’un sihirbazlari da ayni buyuyu yaparlar. Ucuncu bulusmayi Nil kenarinda yaparlar ve Musa Nil’in suyunu kana donusturur. Firavun’un buyuculeri de ayni buyuyu tekrarlar. Musa dorduncu bir bulusma ayarlar ve Nil nehrinden cikardigi kurbagalari Misir’a yayar. Firavunun buyuculeri bu buyuyu de tekrarlamakta zorlanmazlar. Artik Firavun sinirlenir ve Musa’dan kurbagalari yok etmesini ve karsiliginda halkinin colde solene gidebileceklerini soyler. Ertesi gun tum kurbagalar olur ve pis bir koku ve copluk birakirlar ortada. Firavun buna cok kizar ve solen iznini kaldirir. Nihayetinde Tanri Misir’a 10 buyuk felaket gonderir ve Firavun pes edip Yahudileri serbest birakir. Bu felaketler sirasiyla sivrisinekler, bocekler, salgin hastalik, firtina, cekirge, karanlik, ilk dogan erkek cocuklarin olmesi seklindedir. (Ilk ucu, buyu, kan ve kurbaga olarak anlatilmisti.)

Musa, halkini da alip “Canaan”a dogru yola cikar bir sure sonra Firavun da fikir degistirerek ordusuyla takibe baslar. Fakat Tanri Kizil Deniz kiyisinda yigilmis Yahudileri kurtarir ve suyu ortadan ikiye ayirarak Yahudilerin gecmesini saglar. 

Din alimlerince Musa’yla savasan bu firavun Ramses II olmalidir. Fakat ilginc olan bir sey vardir ki, hicbir Misir kaynaginda, Misir’da yasayip kolelik yapmis Yahudilerden bahsedilmedigi gibi nehirde bulunup buyutulen ve Firavuna kafa tutan Musa karakterinin de adi bile gecmez. Musa’nin hikayesi ile ilgili tek kaynak, tipki Ibrahim veya Suleyman veya Yusuf‘ta oldugu gibi once Tevrat, sonra da onun takipcisi Kur’an’dir.

Kategoriler:Dinler
  1. onemsiz
    Ocak 16, 2010, 11:04 pm

    benim anlamakta zorluk çektiğüm hatta anlayamadığım şey ise ,
    “Andolsun ki, Musa’yı, mucizelerimiz ve apaçık delillerle Firavun’a, Haman’a ve Karun’a gönderdik de, onlar, ‘bu çok yalancı bir büyücüdür’ dediler” (Mü’min, 23/24);

    ayette haman ve karun isimle belirtilirken neden firavun sıfat olarak kalmış yani bu firavunun bir adı yokmu??? bu tarz şeyler düşündürücü yani Allah neden firavunun ismini söylememişki ,halbuki eğer adı verilse ve doğruluğu kesinleşse şuan dünyanın % 90 ı müslüman olurdu

    Umarım değildir ama Kuran da Musa hakkında verilen bilgilerden mucizevi olanların dışında kalanlar zaten yahudiler tarafından da söylenen şeyler (firavunun karısı Asiye haricinde) aslında bu da önemli yani karısının adını biliyoruz ama firavun ise firavun..
    Birileri çıkıp II. Ramses diyecek ama bu bir yorum …yani Kuran da bi yerde şöyle deseydi ” o firavunki II. ramses dir adı” bitmişti gitmişti dünyanın % 90 ı müslümandı şimdi hemde hiç savaşmadan kan akmadan

    yani özetle..Kuranda herhangi bir konuda spesifik bişey söylenseydi çok daha kolay olurdu herşey

    Bu arada kendisine tur dağında müslümanlık verilirken asa sı yılan yapılıyor mucizeler gerçekleşiyor ama Musa iyi konuşamadığından bahsediyor “kekeme sanırım” ve Harun daha iyi konuşuyor o da yardımcım olsun diyor ” neden dili açılmıyorki çok zor olmamalı ama bu da bir düşünce tabii vardır bi hayır dilinin açılmamasında

  2. ibrahim
    Mart 24, 2010, 7:20 pm

    nasil gecmiyormus musa’nin adi??
    gir youtubede bunu yaz thutmosis.
    izle ozaman varmiymis yokmuymus;)
    misir tarihinde gecmeyen tek sey piramitlerin yapilisi digerleri yazilidir. ah daha cok yaziliydi ama cogu imha edildi.

  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: