Başlangıç > Dinler > Islam ve Sehitlik

Islam ve Sehitlik


  • Asker konvoyunu tasiyan arac devrilir ve 3 asker “sehit” olur.
  • Bir teroristin dosedigi mayina basan  genc asker patlamayla “sehit” olur. 
  • El Kaide’nin beynini yikadigi genc musluman, uzerine bagladigi 15 kiloluk patlayiciyla Amerikan Konsoloslugu onunde kendini havaya ucurarak kendini ve beraberinde 5 kisiyi daha oldurur. Genc Musluman sehit olur.
  • Tanri yolunda sehit olanlar Tanrilarindan bir tek sey isterler. Geri donup tekrar sehit olabilmek…

Acaba sehitlik bu kadar da kutsal bir sey midir? Yoksa sadece bir motivasyon araci olarak uydurulmus bir masal midir?

Turkce’de ve Turk kulturunde Sehitlik

Sehit kelimesi “sahitlik eden”, “bildigini söyleyen” anlamlarina gelen Arapça kökenli bir sözcüktür. Zamanla sehit kavrami Türkçe’de dini anlamindan siyrilip vatanini veya milletini müdafaa yolunda ölen herkes için kullanilir hale gelmistir. Türkçe’de sehit olarak nitelendirilen kimseler su kategoriler altinda toplanabilir:

  • Vatani görevini yapmakta iken herhangi bir sekilde yasamini yitiren tüm askerler,
  • Herhangi bir terörist saldiri sonucu yasamini yitiren egitim, saglik, güvenlik vb. görevlileri
  • Görev basinda yasamini yitiren polis, itfaiyeci vb. diger görevliler.

Bu kimseler inançlarindan bagimsiz olarak Türkçe medyada yaygin sekilde “sehit” olarak nitelendirilirler.

Yukarida bahsi geçen sahislarin bir kisminin sehit kabul edildigi, bagli olduklari kurumlarin tüzükleri ve yasalarla da sabittir ve geride kalan yakinlari tazminat almaya hak kazanabilirler.

Bunlarin haricinde siyasi ve ideolojik görüsleri nedeniyle öldürülmüs kimseler de, yakinlari, dava arkadaslari, meslek arkadaslari veya taraftarlari tarafindan “sehit” olarak nitelendirilebilirler; basin sehitleri, devrim sehitleri vb. gibi.

Islam Dininde Sehitlik

Manevi bir makam olan sehitlik Islam dininde çok önemlidir. Islam dininin kutsal kitabi Kur’an’da siklikla bu kimselerin kurtulusa erdigi, ahiretteki makamlarinin diger insanlardan üstün olacagi belirtilir.

Ingilizcesiyle “Shaheed“, veya “Martyr“, Kur’an’da bir cok surede vurgulanan bir mertebedir. Tanri adina canini verenleri anlatmak disinda “sahitlik etmek” anlamiyla da kullanilir. Cihad yolunda hayatini kaybedenler Islam yasalarinca sehit kabul edilir. Muslumanlarin bazilari 11 Eylul saldirisinda binlerce kafiri oldurmek icin hayatini feda eden Arap Muslumanlari da sehit kabul eder. Dogururken olen kadin, felakette olen bir mumin, yangin sonucu olen bir mumin de yine Islam’da sehitligi hakeder. Malini korumak icin olen bir inanan, sehittir Islam inancina gore. Bunun disinda insan her zaman kendini riske edecek hareketlerden uzak durmalidir.

Bakalim Kur’an nasil aciklamis sehitligi:

– Allah yolunda öldürülenleri sakin ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katinda Allah’in, lütfundan kendilerine verdigi nimetlerin sevincini yasayarak riziklandirilmaktadirlar. Arkalarindan kendilerine ulasamayan (henüz sehit olmamis) kimselere de hiçbir korku olmayacagina ve onlarin üzülmeyeceklerine sevinirler. (Sehitler) Allah’in nimetine, keremine ve Allah’in, mü’minlerin ecrini zayi etmeyecegine sevinirler.(Sehitler) Allah’in nimetine, keremine ve Allah’in, mü’minlerin ecrini zayi etmeyecegine sevinirler. (Al-i Imran Suresi, 169-171. ayetler)

– De ki: “Bizim için siz, (sehitlik veya zafer olmak üzere) ancak iki güzellikten birini bekleyebilirsiniz. Biz de, Allah’in kendi katindan veya bizim ellerimizle size ulastiracagi bir azabi bekliyoruz. Haydi bekleyedurun. Süphesiz biz de sizinle birlikte beklemekteyiz.” (Tevbe Suresi, 52. ayet)

– Süphesiz Allah, mü’minlerden canlarini ve mallarini, kendilerine verecegi cennet karsiliginda satin almistir. Artik, onlar Allah yolunda savasirlar, öldürürler ve ölürler. Allah bunu Tevrat’ta, Incil’de ve Kur’an’da kesin olarak va’detmistir. Kimdir sözünü Allah’tan daha iyi yerine getiren? O halde, yapmis oldugunuz bu alisveristen dolayi sevinin. Iste asil bu büyük basaridir. (Tevbe Suresi, 170. ayet)

Savas oncesi bir askeri motive etmek icin okunabilecek en guzel ayetler bunlar olsa gerek. Bundan 1400 yil oncesini hayal edin, ertesi gun olecegini dusunerek korkan, bir gozu kilicinda, diger gozu de kucaginda bebegini sallayan karisinda olan bir Arap gencini dusunun. Tam olarak neden oldugunu anlamadigi bir savasa gidecek ve bir daha gorememe ihtimali oldugu ailesine korkak gozlerle bakiyor. Hani Cem Yilmaz tabiriyle “iceri dogru sicmak nedir onu anliyor” belki de. Ama sonra toplandiklarinda bu mujdeli ayet geliyor. Zafer, veya olerek Cennet’e gitme garantisi. Bir an isledigi gunahlar geliyor aklina. Zaten supheli Cennet’e girebilme konusunda. “Evet” diyor kendi kendine. Artik rahatca olebilirim…

Kim Allah’a ve Peygambere itaat ederse, iste onlar, Allah’in kendilerine nimet verdigi peygamberlerle, siddiklarla, sehidlerle ve iyi kimselerle birliktedirler. Bunlar ne güzel arkadastir. (Nisa Suresi, 69. ayet)

Muhammed de yine savas oncesi motivasyon konusmalarindan birinde demistir ki, “Sehitler Allah’tan istediler ki, bizi tekrar dunyaya gonder ki yine senin ugrunda sehit olabilelim.

Kafirler tarafindan oldurulmek(sehit edilmek) ne kadar da guzel bir seymis. Tekrar olesi geliyor insanin demek…

Islami inanislarda mumin, olumu esnasinda sehadet getirdigi takdirde o da sehit mertebesine ulasiyor. (Bkz. Cuneyt Arkin’in Battal Gazi filmleri :))

Kadinlar Islam’da olabildigince asagilandiklari icin (inanmiyorsaniz ilgili yazimi okuyunuz.), onlarin sehitlikleri uzerine fazla deginme yapilmamistir. Gercek sehitlik savasta oldurulme yoluyla oldugu icin ve kadinlar da savasamadiklari icin nasil sehit olacaklari konusu onem kazanir. Turkiye’de bugunlerde oldukca sempatik gorulen Hamas orgutunun liderlerinden Ahmed Yasin, kadinin intihar komandosu olabilmesi icin dahi, ailesinin serefini zedeleyecek kadar buyuk bir gunah islemis olmasi sarti gerektigini bildirmistir. Bu durumda kazanacagi sehitlik mertebesiyle o asagilik gunahindan da arinmis olabilir. Bunun yaninda intiharin Islam’da affi olmayan gunahlar arasinda sayildigini da eklersek aradaki ironiyi veya bu yorumu yapanlarin zeka seviyelerini rahatlikca farkedebiliriz.

Yukarida da belirttigim gibi, kadin, dogum sirasinda (kadinin en onemli gorevidir Islam’da) olmesi durumunda sehit sayilacagi kabul edilmistir. Bunlar disinda kadina sehitlik kazandiracak diger durumlar da soyle siralanir: Muslumanlara ait bir yeri savunurken olmesi, yabanci bir yerde olmesi, mide agrisindan olmesi… (Saka yapmiyorum)

Abu Hurayrah tarafindan aktarildigina gore Muhammed demistir ki: “Sehitlik 5 sekilde olur. Felakette olenler, mide rahatsizligindan olenler, bogularak olenler, yikilan bir duvarin altinda kalarak olenler ve Allah adina savasarak oldurulenler.”

Bir eski komutanin anlattigi bir hikaye beni cok derinden vurmustu duydugumda ve hatirladikca gerer beni. Kore savasinda cahil bir er yanina gelir komutanin. Bolukten bir sureligine ayrilip yakinlardaki bir dereye gitmesi gerektigini, hemen donecegini soyler. Komutan sorar gerekcesini. Er utanir, yere bakar, soylemek istemez. Komutan sikistirinca mecbur itiraf eder. O gun yerli bir kadina tecavuz etmistir. Ertesi gun savasta oldugu takdirde ote tarafa “cenabet” gitmekten ve sehit olamamaktan korkmaktadir. 

Sehit olursa bu tecavuzcu arkadas Cennet’e gidecegine inanmaktadir. Oyle ogretilmistir cunku ona. Tecavuz ettigi kadinsa sadece bir kadindir. Inandigi peygamberin zamaninda zaten bu kadin cariye (Islam’da cariyelik yazimi okuyun) olarak alinip, dilenildigi gibi kullanabilecektir. Onda bir sakinca yoktur. O sogukta dereye gidip butun vucudunu islaticak kadar da iman sahibidir bu tecavuzcu arkadas. Tek dilegiyse “cenabet” gitmemektir. Yorumu sizlere birakiyorum.

Bir savas taktigi ve motivasyon elementi olarak bence dahiyane bir yontemdir olenlere Cennet vadetmek. Ugrunda tecavuzcusu bile olumu goze alabilmektedir. Bu sayede askerler emirleri daha bir kolay uygularlar. Cikartmada olmesi neredeyse kesin olan en on saftakiler, “Allah Allah” nidalariyla kosarlar olume. Cunku hepsi sehittir onlarin. Cennet ve memeleri yeni sertlesmis bakire huriler beklemektedir onlari…

 

Kaynaklar: Diyanet Sitesi, Wikipedia

Kategoriler:Dinler
  1. Abdullah TUNA
    Haziran 11, 2009, 10:58 am

    yazını acayip beğendim ama gel gör ki şöyle de bir durum var. muhtemelen çanakkale destanını bi yerlerden okumuşsundur ya da dinlemişsindir. oradaki türk askerlerinin %99 u müslümandı ve dinlerine bağlıydı. bu şehitlik mertebesinden dolayı da ölümden korkmuyorlardı. bu yüzden muhteşem bir motivasyona sahiptiler. bu motivasyon aracı olmasaydı o savaşı büyük ihtimal kaybedecektik. yani yanlış bile olsa bazen işe yarıyor 😀

  2. Doctor
    Haziran 13, 2009, 7:06 pm

    Tanri ikide bir din gonderip durmasaydi insanlar arasinda ayirim olmaz ve bu kadar savas da olmazdi galiba 🙂

  3. Ateist
    Ekim 4, 2009, 2:34 am

    “Din, bir ülkenin halkı için gerçek, aydınları için yalan, siyasetçileri için araçtır.”

  4. Mortify
    Kasım 17, 2009, 2:56 pm

    bu yazılan seyler tamamen doru kbl edelm 😀 15 yasındayken bunun böle oldugunu sezinlemiştim zaten. 16 yasındaim ve hala da sezinliyorum. türk halkında da var böyle bisiy. sorgulamıor, önüne ne konursa tamam dior. iyiki sorgulamayı ve kendi dinime karsı objektif bakmayı örenmişim..su an cennete gidecegini sanan kisiler belki de yok oldu yada içinde 4 kutsal kitap saçmalıgının olmadıgı bi tanrı tarafından yargılanıyor. hoş sanmıyorum ya..

  5. Ateist
    Kasım 19, 2009, 9:55 am

    Ben de 14 yaşındayım ve 1-2 ay önce Agnostik oldum :D. Yaşantısı bana benzer kişiler görmek beni sevindirdi.

  6. Kasım 19, 2009, 10:16 am

    Sizleri cok takdir ediyorum gencler. Bu kadar genc yasta sorgulayarak, arastirarak ve mantiginizla ozgurluge ulasabildiginiz icin… Umarim bir gun sizler cogunlukta olur ulkemizde yobaz ve lafazan mantaliteyi de sona erdirirsiniz.

  7. deniz26
    Şubat 12, 2010, 9:33 am

    BIDE BEN BEN HEP SUNU SORMUSUMDUR KAFAMDA SIMDI HAVA VE ADME 2 KISIYDI BUNLAR BERABER YATI KIZI OLDU 2 TANEDE OGULARI PEKI BUNLAR BERABER YATI DIYELIM BUNLARIN COCUKLARIDA OLDU SIMDI BUTUN INSANKIK KARDESIZ ANLADINMI DAA PEKI TANRI BIRYERDE HATAMIYAPTI ACABA MESAJI NEDEN HEP AYNI YERDEN YOLAMADI YANI TEVRAT SONRA INCIL SONRA KURAN
    YAHU BIRDIN BIR KITAP YETERDI ACABA BURDA CIKMAZ BIR OLAYMIVAR NE
    BIDE PEYGAMBERLER HERZAMAN ALAHI GORMUS KONUSMUS ONLARI BAYA CIDIYE ALIS BIZLER NEDEN GOREMEDIK VEYAT KONUSMADIK BIDE KAFAMA TAKILIYOR SIMDI NEGUZEL YAZMIS ARKADASIMIZ DORUDUR HACLI SEFERINDE INSANLARI HAZ ISAHA ADINA OLDURUYORLARDI MUSLUMANLAR DINADINA NE GELDIYSE INSANLIGIN BASINA DINYUZUNDEN BU NE DIN BOYLE CENETI DE CEHENEMIDE O SOYLERSE VERIYOR ARKADASLAR DIN ICIMIZDEKI VICDAN OLSUN DISIMIZDAKI SHILAH DEYIL INSANLIK AYDINLIGA GIDEN YOLU SOL DUSUNCE DIR

  8. RAHMAN ve RAHİM olan ALLAHA sıgınırım
    Şubat 14, 2010, 7:39 pm

    sizlere acıyorum inanın bana ALLAHI bizden iyi tanıyorsunuz ama ne hikmetse sırf farklı görünebilmek ugruna bu düşüncelere sahip oldugunuzu yansıtmaya çalışıyorsunuz ama bunun perde arkasında kendinizle baş başa kaldıgınız zamanlarda kalbiniz size ne söylüyor.kendinize dürüst olun ilk önceleri yaptıklarınızdan utanc duyuyorsunuz sonraları kalbinizden gelen o sesleri bastırıyorsunuz öyleki artık kendi yalanlarınıza kendinizde inanıyorsunuz yada inanmak istiyorsunuz size bir tavsiye vereyim bir gece ALLAH ı bulmak umuduyla karanlık bir odaya geçin ve düşüncelerinizi sorgulayın ALLAH ı yanı başınızda bulacaksınız çünkü o size şah damarınızdan daha yakındır dogru yolu bulmanız ümidiyle….

  9. Ahmet_
    Şubat 17, 2010, 9:04 am

    O kadar saçmalamışsınız ki hanginize cevap yazacağımı şaşırdım 😀 😀

    Janos diyorsun ki “Sehit olursa bu tecavuzcu arkadas Cennet’e gidecegine inanmaktadir.” bu arkadaş muhtemelen Kuran’ı hiç okumamış ya da islamı sizin gibi orasından burasından anlamıştır 😀 😀

    Çünkü islama göre;

    “Mazlumun bedduasından sakınınız. Çünkü onun duasıyla Allah arasında perde yoktur.”
    (Buharî, Müslim)

    Kul hakkı, geniş bir kavram. Kulun bedenine ve malına yapılan tecavüzler maddî hukuk, kalp ve ruhuna verilen zararlar ise mânevî hukuk olarak değerlendirilmeli.

    “Kaçmayarak, yalnız Allah’tan sevap bekleyip sabrederek, düşmana karşı durduğun halde öldürülürsen, borçlarından başka bütün günahlarına kefaret olur. Bunu bana Cibril söyledi.”
    (Müslim)

    Bu son Hadis-i Şeriften çok önemli bir hakikat dersi alıyoruz: Şehitlik de kul hakkını kaldırmıyor.

    Allah yolunda canını veren bir mümin bunun büyük mükâfatını görmekle birlikte, kullara olan borçlarından kurtulamıyor. Zira kul hakkının affını Cenâb-ı Hak kula bırakmış. Aynı şekilde, samimi tövbe eden bir müminin de geçmiş günahları affolunuyor, ama kul hakkı bu affa da girmiyor.

  10. Ahmet_
    Şubat 17, 2010, 9:19 am

    Doctor ve deniz26; insanlar iki de bir dinlerini sizlerin genellikle yaptığı gibi çocuk oyuncağına çevirip, olmayan şeylere döndürmeselerdi iki de bir din inmezdi! Din insanların ihtiyaçları olduğu dönemlerde inmiştir insanlar güllük gülistanlık yaşarken değil. Bu nedenle din inmeden önceki döneme “cahiliye dönemi” denir.

    Ve peygamberlerin Allah’ı gördüğünü söyleyen arkadaşım;

    “Hz. Aişe’ye (ra) dedim ki: ‘Ey anneciğim Muhammed (asm) Rabb’ini gördü mü?’ Bu soru üzerine:
    ‘Söylediğin sözden tüylerim ürperdi senin üç hatalı sözden haberin yok mu? Kim onları sana sölerse yalan söylemiş olur şöyle ki;
    Kim sana “Muhammed (asm) Rabb’ini gördü” derse yalan söylemiş olur.
    Kim sana derse ki Muhammed (asm) yarın olacak şeyi bilir. Yalan söylemiştir.
    Kim sana Muhammed’in (asm) vahiyden bir şey gizlediğini söylerse o da yalan söylemiştir.’ dedi.
    Sözüne delil olrak da şu ayetleri okudu:
    ‘O’nu gözler idrak edemez. O ise gözleri idrak eder.’ (En’am 103)
    ‘Hiçbir nefis yarın ne kesbedeceğini bilemez.’ (Lokman 34)
    ‘Ey peygamber sana Rabbinden her indirileni tebliğ et şayet bunu yapmazsan Allah’ın risaletini tebliğ etmiş olmazsın.’ (Maide 67)” (Kütüb-ü Sitte)

  11. Şubat 17, 2010, 11:10 am

    Dinden sonra da pek bir aydinlanma olmus degil mi Ahmet? Kendisinden onceki doneme ‘cahiliye donemi’ diyen peygamberiniz sayesinde Araplar pek bir kalkinmis, dunyaya aydinliklariyla hizmet ediyorlar, masallah 😉

    Dinlerin inmesini sebepleriyle anlatirken herkesin sadece kendine “INEN” dine inandigini ve digerlerini reddettigini ve dusman olarak kabul ettiklerini, yuzlerce yildir savastiklarini da (halen) biliyorsun degil mi? Bu ne buyuk bir ihtiyacmis boyle…

    Bir onceki yorumuna atfen: Tecavuzcu arkadas Cennete gidecektir demiyorum, kendin soylemissin zaten. Ben Cennet diye bir yeri kabul etmiyorum ki bir tecavuzcunun oraya gidecegini soyleyeyim 🙂 Ben, “cennete gidecegine inaniyor” diyorum. Cennet’e kimin gidemeyecegini aciklayan sensin, ben degil. Yazinin basligina dikkat edersen “sehitlik” kelimesini gorur, sehitlerin de Cennet’e gidecegini ayetlerle nasil anlatildigini gorebilirsin. O yuzden tecavuzcunun buna inanmasinda gayet mantikli nedenleri var… Baska ayetlerle bu eski ayetler curutulmusse de onu sorgulamak sana kalmis. Muhammed’in buyuk eseri Kuran’da pek az rastlanan bir sey degildir bu, bir ayetin baskasiyla giderilmesi 🙂

  12. Ahmet_
    Şubat 17, 2010, 3:44 pm

    Müslümanlar kalkınamamışsa bu dinin değil, ancak onu yanlış anlayan, Kuran’ı duvarlarına asıp ilk emri “oku!” olduğu halde eline almaya korkmuş insanların suçudur. Ben bunlardan olmamak için elimden geleni yapıyorum!

    Müslüman olarak çevremde şimdilerde diğer büyük dinlerden olan hristiyanlığı, yahudiliği reddeden hiçbir insan yok. Yahudilik ve Hristiyanlıkta Allah’ın indirdiği güzel dinlerdendir, ancak değiştirilen yanları vardır. Hz İsa, Hz Musa, Hz Davut, Hz Nuh, Hz İbrahim ve diğer bütün peygamberler saygıyı, sevgiyi hak eder.Ve imanın belli şartları vardır. Bunlara inananlar bir iman sahibi olduğu için günahlarına göre er ya da geç cennete gireceklerdir.

    Kuran’da da savaş konusunda şöyle ayetler vardır;

    “Müşrikler sizinle toptan savaştıkları gibi, siz de onlarla toptan savaşın.”
    (Tevbe suresi, 36)

    Size savaş açanlarla Allah yolunda çarpışın. Fakat haksız saldırıda bulunmayın. Çünkü Allah, haksız saldırıda bulunanları sevmez. (Bakara suresi, 190)

    Allah, sizi, din konusunda sizinle savaşmamış, sizi yurtlarınızdan da çıkarmamış kimselere iyilik etmekten, onlara âdil davranmaktan men etmez. Şüphesiz Allah, âdil davrananları sever. (Mumtehine suresi, 8)

    Allah bozguncuları sevmez. (Maide, 64)

    Şehitliğe gelince evet büyük bir rütbedir.Ama şehit olunca bütün günahlar silinir gibi bir durum yoktur. Sen bir adam buna inanır dersen buna inanan adam Kuran’ı zerre kadar anlamamıştır derim.

    Yunus suresi;

    38- Yoksa: “Bunu kendisi yalan olarak uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Bunun benzeri olan bir sûre getirin ve eğer gerçekten doğru sözlüyseniz Allah’tan başka çağırabildiklerinizi çağırın.”

    39- Hayır, onlar ilmini kuşatamadıkları ve kendilerine henüz yorumu gelmemiş bir şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı. Zulmedenlerin nasıl bir sonuca uğradıklarına bir bak.

  13. Ahmet_
    Şubat 17, 2010, 4:04 pm

    Müslümanlar eğer kalkınamadılarsa bunun nedeni Kuran değildir. Hatta Kuran’da akıl etmeyi, düşünmeyi, bilgilenmeyi emreden ayetler varken böyle cahil kalınmışsa bu dini bir türlü anlamamış, araştırmamış insanlar yüzündendir. Sen durum buyken bu insanlara din yok dediğinde onların sihirli değnek değmişcesine “aydınlanacağını” mı sanıyorsun?

    Savaşlar konusunda;

    “Allah, sizinle din uğrunda savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayanlara iyilik yapmanızı ve onlara adil davranmanızı yasaklamaz.” (Mümtehine, 8)

    Ayrıca müslümanlık önceki dinleri ve peygamberleri reddetmez. İslama göre her peygamber saygıyı, sevgiyi hak eder. Bunun aksi bi inanç varsa diğer dinlerde vardır.

    Deyin ki: “Biz Allah’a; bize indirilene, İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve torunlarına indirilene, Musa ve İsa’ya verilen ile peygamberlere Rabbinden verilene iman ettik. Onlardan hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz ve biz O’na teslim olmuşlarız.”
    (Bakara Suresi, 136)

    Ancak Kuran’a göre incil ve tevrat değiştirilmiştir;

    “Ben onlara bana emrettiklerinin dışında hiç bir şeyi söylemedim. (O da şuydu:) ‘Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin.’ Onların içinde kaldığım sürece, ben onların üzerinde bir şahidim. Beni vefat ettirdiğinde, üzerlerindeki gözetleyici Sen’din. Sen her şeyin üzerine şahid olansın.” (Maide Suresi, 117)

    Burada İsa’nın diğer tüm yaratılanlar gibi Allah’ın kulu olduğu inancı hristiyanlığa uymaz.

    Şehitliğe gelince evet büyük bi rütbedir ancak her günahının şehit olduğunda silineceğini sanan kişi Kuran’ı kavrayamamış kişidir.

  14. Ahmet_
    Şubat 17, 2010, 4:05 pm

    Pardon ya ben ilk yazdığım gönder butonuna basınca çıkmadı ondan ikinciye yazdım 😀

  15. Şubat 17, 2010, 7:47 pm

    Sorun degil Ahmet 🙂

    Maalesef senin de bildigin uzere Islam diger dinleri hem kabul eder, hem kabul etmez 🙂 Bu da diger tartismamizda oldugu gibi “sartlar” nedeniyle oyle olmustur diye dusunuyorum. Nedir bu sartlar dersen, Muhammed’in yaptirim gucu, ekonomik nedenler, politik nedenler, vs. vs.
    O yuzden Mekke doneminde bariscil ayetlerle karsilasiriz; ‘Senin dinin sana, benimkisi bana’ gibi.. Medine doneminde de saldirgan; ‘Onlardan (Hristiyan, Yahudi) dost edinmeyin’, ‘Onlari buldugunuz yerde oldurun’ gibi…
    Isin ozune deginmissin ya hani, Isa’yi Allah’in kulu kabul ederiz, onun disinda Hristiyanligi kabul ederiz gibi.. Bu cok komik bir ifade oluyor aslinda, ama eminim sen bunu goremeyeceksin aciklasam bile. Hani bir benzetme yapacak olursam bu suna benzer. Bir Hristiyan’in gelip sana “Islam’i bir din olarak kabul ediyorum ama Kuran’i Muhammed kafasindan uydurmus” demesi gibi.. Anladin mi? 🙂
    Bir de son olarak su ifadeni arastirmani oneririm. (Bu sitede bununla ilgili cok yazi var)
    “Kuran’a gore incil ve tevrat degistirilmistir.” 100% hatali bir ifadedir bu. Kuran icerisinde defalarca kez Kuran’in Incil ve Tevrati onaylamak icin indirildigi soylenmistir.

  16. Ahmet_
    Şubat 18, 2010, 4:43 am

    Sayın Janos,
    Sizce “Kuran öncekileri doğrulamak üzere indirilmiş bir kitaptır” gibi ayetler önceki kitaplarda yazılanları harfi harfine doğrulamak anlamında olsaydı “Allah kendine oğul edindi diyenler sapıklardır” gibi ayetler bulunur muydu? Kuran’da belirtilen bu doğrulama o dinlerin de “Allah’tan geldiğine dair” bir doğrulamadır. Allah bunu bize açıklayarak peygamberleri hakkında küfre düşmemize engel oluyor, dolayısıyla imanın şartlarından biri olan “peygamberlere inanmak” maddesini eksiksiz olarak yerine getirmiş oluyoruz.

    Mekke döneminde barışçıl ayetler vardır evet ancak müslümanlar medineye sürüldüğünde

    “Allah, sizinle din uğrunda savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayanlara iyilik yapmanızı ve onlara adil davranmanızı yasaklamaz.”

    ayetiyle bakıldığında, yerlerinden edilen, türlü işkencelere, aşağılanmalara maruz kalan müslümanlar savaşabilirler. Medinedeki ayetlerin genel olarak daha saldırgan olması, içinde bulunulan durum nedeniyledir.

  17. Şubat 18, 2010, 8:35 am

    Demek ki icinde bulunulan duruma gore Kuran’in felsefesinin tamamen degisebildigi konusunda hemfikiriz. Sadece duruma gore karar verenin Muhammed mi yoksa Tanri mi oldugunda anlasamiyoruz. Onemli bir fark gibi gozukse de aslinda ikimiz de temelde bunun kim oldugunu biliyoruz. Koskoca evreni yaratan, 14 milyar yildir bu duzenle ugrasan, son 200 bin yilda da bizim gibi onemsiz insanciklari yaratan, son 1400 yilda da (Muhammed’in ifadesiyle) tum bu yarattiklarinin asil sebebi olan Muhammed’i yaratan Tanrinin(!), sartlarin ne getirecegini onceden bilememesi, duruma gore fikir degistirmesi beklenemeyecegi uzere, siz de Kuran’in yazarinin artik kim oldugunu anladiniz saniyorum 🙂

  18. Ahmet_
    Şubat 18, 2010, 1:05 pm

    Evet anladım Allah’mış 😀

    Sizin yaptığınız;

    “- İnsanlarla iyi geçinin!
    + Peki ya savaş çıkarsa?
    – Sizleri yurtlarınızdan çıkarmadıkları sürece onlarla iyi anlaşmaya çalışın. Çünkü Allah bozguncuları sevmez. Ama savaş çıkarsa da onlarla savaşmaktan kaçınmayın” diyaloğuna “aha da bak çelişki var” demekten ileriye gidemiyor.

    Çelişki Kuran’da değil sizin bakış açınızda..

    “Bir tanrıtanımaz, kendi doktrininin doğruluğunu, hâl ve tavırlarının dürüstlüğü vasıtasıyla ispat etmeyi ilke edinir. O, yapayalnız ve ölüm kaygısından teselli bulmaya uzak durarak kendi mutluluğuna saldıran, kafası tabularla dolu bir fanatik, bir hilkat garibesidir; her tarafta Tanrı’nın yokluğunu gören, O’nun ismini anmaksızın, sürekli aklından geçiren bir Tanrı manyağı, kısacası dini kanaatlere sahip, burnundan kıl aldırmaz bir beyefendidir.”

    ——————–
    Richard Dawkins’e bir tıp doktoru şöyle bir mektup yazar;

    “Kitaplarınız, Oxford’daki itibarınız, hayatta sevdiğiniz her şey ve şu ana kadar ki tüm başarılarınız boşunaymış…Bu durumda Camus’nun soru düellosu kaçınılmaz hale geliyor: Neden hepimiz intihar etmiyoruz? Dünya görüşünüz, öğrencilere ve pek çok insana sahiden bu izlenimi veriyor. Size göre hepimiz bir hiç sayesinde tesadüfen evrimleştik ve yine bu hiçe döneceğiz. Eğer din gerçek olmasaydı bile, yaşadığımız sırada aklımıza huzur verebilecek Eflatun’unki gibi soylu bir mite inanmak, size inanmaktan iyidir, çok daha iyidir. Ayrıca sizin dünya görüşünüz insanları endişeye, uyuşturucu bağımlılığına, şiddete, nihilizme, hedonizme, Frankenstein bilimine ve 3. Dünya Savaşı’na sürükler. Dünyada cehennemi yaşatır…

    Kişisel ilişkilerinizde nasıl mutlu olabildiğinizi merak ediyorum. Boşandınız mı? Yapayalnız mısınız? Gay misiniz? Sizin gibiler asla mutlu olmamışlardır; aksi halde mutluluğun olmadığı ya da hiçbir şeyin anlamının bulunmadığını ileri süren düşüncelerinizi ispatlamaya çalışmakta, bu kadar diretmezdiniz.”

    Kısacası Dawkins’i eleştiren tıp doktoru sadece mutsuz insan hayatın anlamsız ve boş olduğunu ispatlamaya çalışır demektedir.

    Bak Janos Tanrı’nın varlığı hiçbir zaman ispat edilemez ve imanın zorluğu burada başlar. Ancak yokluğu da hiçbir zaman ispat edilemez ki imanın kolaylığı burda başlar. Eğer din yoksa bile bu hiçbir zaman ispat edilemeyecektir. Sen beni asla ispat edilemeyecek bir konuya inandırmaya çalışıyosun. Hatta dediğin doğruysa ölümden sonra bir hayat yoksa ben öldükten sonra “ömrümü boşa geçirmişim” diyemeyeceğim. Dolayısıyla sen aynı zamanda beni hiçbir zaman pişman olmayacağım bir konuda uyarıyosun! 😀 Bu şartlar altında neden sana inanayım ki? Yazdıklarının tamamını çürütecek bir sürü yazı var. Kuran’ın tamamını okumamış olmama rağmen yazdığın çoğu şeyi çürütecek bilgilere sahibim. Ben bile böyleyken merak ediyorum Kuran bilgisi gelişmiş bir insan karşısında ne hale gelirsiniz…

    Senin adına üzgünüm janos ama buraya yazdıklarına ancak senin gibi düşünenler inanır 🙂 Sizler Yunus suresinin 39. ayetinde de dendiği gibi Kuran’ı yalanlamıyorsunuz aslında. Siz Kuran’da yanlış anladığınız veya anlayamadığınız yerleri yalanlıyorsunuz.

  19. Şubat 18, 2010, 2:05 pm

    Kafasi tabularla dolu olan hilkat garibesi? Tabu? Her tarafta Tanri’nin yoklugunu goren? 🙂

    Bu arada o usenmeden yazip da itibar duydugunuz doktorun mektubu bende gerizekali ve irkci bir fasist insan intibai birakti. Zekice hicbir sey de goremedim bu mektupta. Eminim Richard Dawkins bu mektubu sonuna kadar okumamistir bile vakit kaybi olarak gorup… Ayni zamanada senin bu saygi duydugun doktor son derece de cikarci ve ahlaksiz olmali ki dunyada iyi olma sebebini sadece Tanri korkusuna baglamis. Demek Tanri olmasa onune gelene tecavuz edip, buldugunu calacak kadar ahlaksiz bir fasist bu sizin saygi duydugunuz doktor. Mutsuz olanlarin gay oldugunu dusunecek kadar fasist. (Nasil doktor olmus acaba? Musluman bir ufurukcu olmasin sakin?)

    Tanri tartismasi benim zerre kadar umurumda degil sevgili Ahmet… Ispattan konusacak en son insanlar da su uc dine koru korune inananlardir. Sen de ister El Ilaha inanirsin, ister gunes tanrisina, istersen de spagetti canavarina… Benim argumanim degil bunlar. Benim argumanimi ben yazilarimla zaten delillerle anlattim. Senin gibiler bunu curuttugunu sanarak yuzlerce yorum yapti ama senin tabirinle benim gibi dusunenler sadece tebessum ederek okudu sizin yorumlarinizi. Sana imanli hayatinda mutluluklar dilerim. Benim icin uzulme 😉

  20. Ahmet_
    Şubat 19, 2010, 11:53 am

    Şunu göz önünde bulundurmak lazımdır ki din ve dolayısıyla sonsuz adalet inancı -ki buna ahiret diyebiliriz birçok kötülüğün önüne geçer. Mektubu yazan doktorun da kastettiği şey budur (yine anlamamışsın). Peki sizin inancınızın böyle bir fonksiyonu var mı? 😀 Ben çok duydum bu dünyada hapse girersin sonra af çıkar serbest kalırsın ama öbür tarafta işler böyle yürümüyo deyipte kendini kötülükten alıkoyanları. Siz istediğiniz kadar azınlıkta görebilirsiniz bunları ama sayıları çok fazla. Şimdi düşünelim bu insanların kafasındaki Allah inancı silinirse ne olur? Bi de demişsin ya delillerle ortaya koydum diye ah janos ah araştırsan biraz bulacaksın ama beceremiyosun. Kuran’ı da sadece ateist sitelerinden okuduğun belli zaten 😀 Sen neyi ne kadar biliyorsun ki böyle yazılar yazıyorsun? Kimsin ki sen, herhangi bir eğitimin var mı din konusunda? Örneğin Müşkil’ül Kur’an diye birşey duydun mu hiç?Ben sizin gibilere üzülmüyorum. Ben bilmeden etmeden yazıp insanların kafasını yanlış şeylerle doldurmana tahammül edemiyorum.

    Sen de inananlar için üzülme bence çünkü en azından huzurla öleceğiz…

  21. Müslim
    Aralık 20, 2010, 2:25 pm

    Bu tartışmaya katılmak istemiyorum fakat yaptığınız yorumları görünce sizlerin ateist olmadığına karar verdim. Çünkü her bir makale sonunda Allah’ın var olmadığından değil de onu karşınıza alarak konuşuyorsunuz. Bir nevi Allah’a ortak koşuyorsunuz. Düşüncelerinizi alabilir miyim?

  22. gökçen
    Nisan 12, 2011, 5:24 am

    Ahmet kardeşimden Allah razı olsun. her cümlesi, janos’un çelişkilerini ortaya koymuş. öyle ki bir başka makalesinde “müslümanla ateist’in dialoğunu” kaleme alan janos, Ahmet’in yazıları karşısında, o makalesindeki “müslüman”ın konumuna düşmüş resmen.

    Ahmet ortaya bir veri koyuyor, iddiasını da o verisi çerçevesinde anlatıyor, buna karşılık janos’un yaptığı tek çıklama “bunu tebessümle okuyoruz, dikkate almıyoruz” şeklinde oluyor.

    üstelik janos diğer makalelerinin altında olduğu gibi eleştirilere ve kendisine sorulan sorulara cevap vermek yerine demogoji ve kelime oyunlarının arkasına sığınıyor.

    her şey ayan beyan ortada..

  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: