Başlangıç > Dinler > Kur’an’daki Inanilmaz Hatalar – I

Kur’an’daki Inanilmaz Hatalar – I


Kur’an’da, ‘Kissalar’ diye tabir edilen, tamamen Tevrat kitaplarindan alinti olan, bol suslemeli sacma hikayeler serimize biraz ara verip yeni bir seri baslatmaya karar verdim. Kur’an’daki Inanilmaz Hatalar Serisinde en inanclilarinizi bile supheye dusurecek hatalari siralayacagim.

Yazilarimi takip edenleriniz icin bir tekrar niteliginde olacak ama yeni okurlar icin yeniden aciklamam gerektigini dusunuyorum. Kur’an cevirilerinde ayetlerde sik sik parantez icerisinde verilmis aciklamalara rastlarsiniz. Bunlar cevirmenlerin kendi insiyatiflerini kullanarak, bazen Kur’an’i daha anlasilabilir yapmak, bazen de Kur’an’daki kotu olabilecek ifadeleri guzel gosterme cabasiyla yaptiklari eklemelerdir. Kur’an okurken lutfen bu parantezlerin, Muhammed’in yazdirdigi Kur’an’da bulunmadigini unutmayin. Ne demek istedigim tam olarak anlasilsin diye “Diyanet” tarafindan cevirilmis bir ayet ornegini vereyim:

– Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta)dırlar. İyi kadınlar, itaatkârdırlar. Allah’ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da “gayb”ı korurlar. (Evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (Bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız) onları (hafifçe) dövün. Eğer itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah çok yücedir, çok büyüktür. (Nisa Suresi, 34. ayet)

Yukarida koyu renkle yazilmis kisimlar Kur’an’da yer almayan, tamamen Diyanet cevirmenlerince Kur’an’i “guya” daha anlasilir yapmak icin yapilan eklemelerdir. Bu aciklamadan sonra konumuza devam edelim.

Kur’an’da Tanri insanlara Muhammed araciligiyla seslendiginde ayetlere “de ki” ifadesiyle baslar. Ornegin Bakara Suresinden rastgele iki ayete bakalim:

94. De ki: “Eger Allah katindaki ahiret yurdu diger insanlar için degil de, yalniz sizinse ve dogru söyleyenler iseniz haydi ölümü temenni edin!”

97. De ki: “Her kim Cebrail’e düsman ise, bilsin ki o, Allah’in izni ile Kur’an’i; önceki kitaplari dogrulayici, mü’minler için de bir hidayet rehberi ve müjde verici olarak senin kalbine indirmistir.”

Eger “De ki ifadesi kullanmiyorsa da anlatilanlarin direk olarak Tanri’nin ifadesi oldugunu konudan anlarsiniz. Yalniz tamamlanmasi uzun yillar suren Kur’an’da, Muhammed’in Kur’an’in Tanri’nin degil kendi eseri olduguna delil olacak hatalar yaptigi da olmustur. Yukarida yaptigim aciklamalari da hesaba katarak gelin inceleyelim neler var neler…

Hud Suresinde 2. ayetini okudugunuzda cumlede oznenin kim olduguna (ayetin kim tarafindan dile getirildigine) dikkat ediniz:

1. Elif, Lâm, Râ. Hakîm ve Habîr olandan bir kitaptır ki bu, ayetleri önce muhkem kılınmış, sonra ayrıntılı hale getirilmiştir.

2. Ki başkasına değil, yalnız Allah’a ibadet edesiniz! Kuşkusuz, ben size O’ndan gelen bir uyarıcı ve müjdeciyim.

(Yasar Nuri Ozturk Cevirisi)

1,2. Elif Lâm Râ. Bu Kur’an; âyetleri, hüküm ve hikmet sahibi (bulunan ve her şeyden) hakkıyla haberdar olan Allah tarafından muhkem (eksiksiz, sağlam ve açık) kılınmış, sonra da Allah’tan başkasına kulluk etmeyesiniz diye ayrı ayrı açıklanmış bir kitaptır. (De ki:) “Şüphesiz ben size O’nun tarafından gönderilmiş bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.”

(Diyanet Cevirisi, (De ki eklemesinin Diyanet cevirmenleri tarafindan durumu kurtarmak icin eklendigini hatirlatirim)

Goruldugu gibi, Muhammed, ayette direk olarak insanlara kendi agziyla sesleniyor ve “Ben size O’ndan gelen bir uyariciyim” diyor. Bu ayetin Tanri’nin degil, direk Muhammed’in sozu oldugu cok aciktir. Aslinda sadece ve sadece bu ayeti okuyan bir Muslumanin hemen isyan etmesi gerekir. “Kuran bozulmamis”, “Kuran korunmus” gibi iddialarla gurur duyarken karsilarina boyle bir ayet cikiyor ve Muhammed acikca Kuran’i kendisinin yazdigini itiraf ediyor. Maalesef yukaridaki ayeti savunmak icin Islam alimleri sartlari epey zorlarlar ve komik duruma duserler. Bunlari yazinin devaminda anlatacagim. Devam edelim…

Muhammed, Kur’an’in Tanri tarafindan gokten indirildigi iddiasiyla cikip Kur’an’dan oldukca kafiyeli ayetleri okumaya basladiginda inanmayanlar Muhammed’i sair olmakla suclar, anlattigi hikayelerin zaten bilinen masallar oldugunu soylerler. Muhammed de ardi ardina Kur’an’in Tanri sozu oldugunu yineleyen ayetler okur.  Ama bazen ovunme ihtiyaci, onu kendisiyle celiskiye dusurur ve Kuran’in Allah’in sozu degil, kendisinin sozu oldugunu soyletir…

40. Ki o, çok soylu bir elçinin sözüdür.

41. Bir sairin sözü degildir o. Ne kadar da az inaniyorsunuz?

Maalesef Kur’an’in kendi yazdigi bir siir ve masal kitabi oldugunu ispatlarcasina 40. ayette Kur’an’in “soylu bir elcinin”, yani kendisinin sozu oldugunu soyler. 41. ayetle de kitabin iddia edildigi gibi bir sair sozu olmadigini yineler. Muhammed’in kendisini soylu olarak tanimlamasi da cok enteresandir. Esitligi savunmasi beklenen ve kurtulusu anlattigi iddia olunan bir kitapla Muhammed, insanlari siniflara sokmus, kendisini de “soylu” sinifina dahil ederek buyuk bir celiski icerisine girmistir.

Tekvir Suresi’nde de Muhammed soyle devam eder:

– Ki o, çok degerli bir elçinin sözüdür. Çok güçlüdür o elçi, Ars sahibinin katinda saygindir. (19-20. ayetler)

Ars sahibi olan Allah tarafindan sayginligi kabul edilmis ve guclu oldugunu yinelemistir. Ovunmeleri bununla da kalmaz Muhammed’in ve kuran ile kendisini ovmeye devam eder:

Süphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selam edin. (Ahzab Suresi , 56. ayet)

Sana bîat edenler ancak Allah’a bîat etmiş olurlar. (Fetih Suresi, 10. ayet)

İşte bu (hükümler) Allah’ın koyduğu sınırlarıdır. Kim Allah’a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. İşte bu büyük başarıdır.Kim de Allah’a ve Peygamberine isyan eder ve onun koyduğu sınırları aşarsa, Allah onu ebedi kalacağı cehennem ateşine sokar. Onun için alçaltıcı bir azap vardır. (Nisa Suresi, 13-14)

Islam alimleri, bu tip ayetlerde bahsedilen elcinin Muahmmed degil Cebrail oldugunu iddia ederek bu ayetleri savunmak ve durumu kurtarmak yoluna giderler. Yalniz bu basarisiz bir savunmadir. Islam inanisina gore Melekler, iradesi olmayan, emir kulu yaratiklardir. Allah’a ibadet etmekten baska kendi baslarina hicbir seyi yapamazlar. Hepsi de biz insanlar yaratildiginda Kuran’a gore bize secde edecek kadar yetersiz ve aciz yaratiklardir. Hatta Muslumanlarin anlattigi hikayelere gore Seytan bu duruma isyan ederek Allah’a kafa tutmustur. E bu durumda bu kadar yetersiz bir yaratik olan bir melegin Kuran’i yazdigini savunmak, Musluman’i oldukca komik duruma dusurmez mi?

Cevaplanmasi gereken bir soru vardir: Kuran Allah’in sozu mudur, degil midir? Eger Allah’in sozuyse (ki oyle olduguna inanir Muslumanlar), Kuran icerisinde defalarca kez “soylu elcinin sozudur” denmesi hatalidir. Eger Allah’in sozu degilse, Kuran bariz bir sekilde Muhammed tarafindan yazilmistir. O zaman “kuran mucizesi”nin bittigini kabul etmek gerekir. Cebrailin sozu denecek olursa da, benim onumde secde edecek kadar ezik bir canlinin sozunun benim icin hicbir degeri olamaz. Yani bu savunmalarin hepsi de aslinda ici bos savunmalar olmaktan oteye gidemez.

Devam edelim…. Muhammed’in sinirli oldugu zamanlarda da ayetlerdeki ofke goze carpar:

Yahudiler, “Üzeyr Allah’ın oğludur” dediler. Hırıstiyanlar ise, “İsa Mesih Allah’ın oğludur” dediler. Bu onların ağızlarıyla söyledikleri (gerçeği yansıtmayan) sözleridir. Onların bu sözleri daha önce inkar etmiş kimselerin söylediklerine benziyor. Allah onları kahretsin. Nasıl da haktan çevriliyorlar! (Tevbe Suresi, 30.ayet)

Sizce yukaridaki “Allah onlari kahretsin” gibi bir ifadeyi Tanri mi soyler kendi kendisinden dilekte bulunmak icin, yoksa bir insan mi? Inanilmaz… Islam alimleri bunu da yine Cebarilin sozudur diye savunmaya kalkarlar. Tabii bu durumda bu ayetin yazarinin Allah degil Cebrail oldugunu da kabullenmek gerekir ki artik durum iyice komiklesir. 🙂

Muhammed’in peygamberligini ilaninin ilk yillarinda kendisiyle dalga gecilmesi ve pesinden gidenin olmamasiyla epey cani sikkindir. Ebu Leheb’e nefret dolu bir sure yazar, muslumanlarin namaz kilarken okuduklari “Tebbet” suresidir bu. Bakiniz ne kadar nefret ve ofke doludur bu sure:

Elleri kurusun Ebu Leheb’in; zaten kurudu ya! Ne malı kurtardı onu ne de kazandığı. Alevli bir ateşe yaslanacaktır o; Karısı da, Odun hamalı olarak. Gerdanında bir ip olacaktır onun, en sağlam fitillisinden…

Tanri Elleri kurusun diyerek beddua mi etmektedir Ebu Leheb’e? Yoksa Muhammed midir bu bedduayi eden?

Butun bunlarin disinda Kuran kendi icersinde celiskilerle dolu bir kitaptir. Bunun uzerine yazdigim “Kur’an’da Celiski Yoktur” makalesini incelemenizi oneririm. Bir sonraki yazida gorusmek uzere…

Kategoriler:Dinler
  1. cevap
    Kasım 3, 2016, 3:18 am

    İnanmayanlar yeniliyosa cumlesi varsa şeklinde çikmiş duzeltelim.

  2. müslime
    Kasım 3, 2016, 1:48 pm

    bu mesajı okuyan Müslümanlara selam olsun..
    öncelikle şunu söylemem gerekir ki , Ey bu yazıyı yazan şahsiyet!! argüman olarak ortaya koyduklarına cevap vermek için Âlim olmaya lüzum yok.. Arapça bilip Kur’an’ı o şekilde okusan yeter.. Bu söylediklerin o kadar saçma ki bunları ben bile yanıtlayabilirim..

    1- de ki ifadesi zaten anlamda bulunur. Arapça ve özellikle Kur’an-ı Kerim’in arapçası öyle bir dilki bir kelimeyebir anlamı katmak için hareke veya harf değişikliği yeter. yani bunu anlaman için Arapça’yı anadilinden daha iyi bilmen gerek.

    2- Hud 2’deki ”Kuşkusuz, ben size O’ndan gelen bir uyarıcı ve müjdeciyim.” ifadesi için gereken açıklamayı yapmış olduğumu düşünüyorum. Ama ben tekrar edeyim.. bu gibi ayetlerin anlamlarında ‘de ki’ ifadesi bulunur; yani Allah Hz.Muhammed’den bunu insanlara bildirmesini ister.

    3- Hakka 40: ‘Ki o, çok soylu bir elçinin sözüdür.’ bu ayette كريم diye bahsedilir Peygamber Efendimizden. yani kerem sahibi, izzetli, cömert vs. Bu şekilde çevirilmesinin nedeni Arapça’daki bazı kelimelerin Türkçe’ye çevirildiğinde anlamından biraz da olsa kaybetmesidir.

    4-Kur’an’da Yahudîlere pek çok mucize gösterildiği anlatılmaktadır. Kızıldenizin yarılmasından, çölde verilen yiyecekler, kayadan su çıkarılması, inek olayı gibi birçok mucize.. Ama onlar bütün bunlara rağmen yine de iman etmmiş aksine küfürlerinde daha da derine batmışlardır. Sonlarının ne olacağı önceden belirtilmiş ve Hüda’ya tabii olmakla, tevbeyle kutulabileceklerini de defalarca belirtmiştir. Bu ayette de bütün bu mucizelere rağmen hâlâ Hak’tan çevrilenlere beddua ediliyor; Allah bazı ayetlerde insanların anlayacağı dilden konuşarak bu tür hatalara düşmelerini engellemek ve düşerler ise ne olacağını belirtmek için inmiştir. Tebbet suresi için de aynı şey geçerlidir.

    BU YAZI, YAZIYI YAZAN ŞAHSİYETİ İKNA ETMEK İÇİN DEĞİL; ŞÜPHEYE DÜŞEN MÜSLÜMANLARIN İMANLARINI KURTARMAK İÇİN YAZILDI.. LÜTFEN ARAŞTIRARAK BİR SONUCA VARINIZ..

  3. janos okusun
    Kasım 7, 2016, 12:39 am

    Janosa burada ikinci bir cevap verme gereği doğdu. 1. Mecliste mebusluk yapmiş olan mahir iz in yillarin izinde isimli bir eseri vardir ondan görmuştüm galiba 11 sene evvelinde. Bulunduklari yerde 5-6 kişiler birisi ateistmiş. Orada masa başindalar birşeyler çağiriyor birisi masa sallanmaya başliyor. Kimisi diyor cin geldi kimisi diyor şeytan, kimisi ruh geldi diyor. Kimse ne olduğunu bilmiyor. Güya gelen fuzulinin ruhuymuş bütün müslümanlar ( dinlerini yaşamadiklari için ) gaflette delalette imiş.
    …..
    Kardeşime birisi diyor 10 sene kadar önce Allahin isimlerinden. …… yi 750 sefer çek. Bakalim gelenler olacakmi. Yapiyor söyleneni. Ben okunan bu adı biliyorda vermiyorum. Her neyse uyurken bu isimleri söylenen sayida çekip öyle uyuyor kardeşim. Gece yarisi birşeyler gelmiş bunun başucuna haydi çağirdin geldik kalk artik diyorlar kendi aralarinda konuşuyorlarmiş. Bizim evde kendi odasinda oluyor bu. Yemin ile anlatiyor. Korkudan kipirdayamadim. Gözlerimi açamadim gitsinler diye bekledim diyor, bir sure sonra gitmişler. Ne olduğunu kendide bilmiyor. Delirmiş kardeşin diyebilirsiniz. Mali müşavir, olay 10 sene evvel o çağirdiği için bir kere oluyor birdahada çağirmiyor o sebeplede olmuyor. Normal hayatida devam ediyor.
    ……
    Benim fabrika inşaatlari yapan kardeşim var. Ek gelirim osun diye oralarda bekcilik yaptiğim oluyor. Bir gun binanin alt katindayim ust katinda koşuşturma benzeri sesler, çiktim ikinci kata, poşet surtunerek uçuyor, birden dondü o sira merdivenden hizla indi. Tekrar dönüp bina dişina. Hafif ruzgar var. Ruzgar posete direksiyon çevirir gibi yön veremezki. Poşetin içinde birşey misal birkaç aylik bir kedi vardi o koşuyordu desek gördüğum birsey yok. Olay benim için sır kaldi. İkinci bir olay yine bu sefer başka binada oturduğum yerden koşuşturma gibi sesler duydum. Çok yakindan, kalktim arandim. Yok. Hafif ruzgar var ama öyle çok değil. Binanin ust katlarindanda sanki ayak sesleri var gibi sesler geliyor. Polis çağiracağim bir şey çikmayacak rezil olacağim. İyi biliyorum. Cesaretimi topladim çiktim ust katlara her yeri aradim. Yok birşey. Peki o sesler ne diye duyuluyor.sanki görmediğimiz bizi gözetleyen varliklarin olduğu izlenimi uyaniyor insanda. Mesela şu olay nasil gerçekleşti dediğim izah edemediğim birkac olay daha oldu hayatimda. Uzatmiyayim sözü.
    Dinde gayp alemleri diye birşey vardir. Sirli alemler. Yuce Allah bilir ne olduğunu. İnsanlar bunu hemen cinlere yorarlar. Halbuki cinler gaybi bilmezler. Gaybin izahida ispatida çok zordur. İmkansiz gibi, kişi birebirken olur genelde. Öyle olmasa adı gayp olmazdi. Çok az insan sadece Allahin izin verdikleri bu sirlarin çok azina vakif olur. Varliğini hissettiğimiz ancak goremediğimiz gösteremediğimiz bir şeylerin var olduğu izlenimi vardir bende o yaşadiklarimdan dolayi. İslam alimleri diyor biz bir yerde dururken kendimizi yanliz biliriz. Bizi gözetleyen goremediğimiz 6 ayri alem vardir diye. İnanmayana hiçbir sır gösterilmez. Onlara bütün yollar kapalidir.

  4. janos okusun
    Kasım 7, 2016, 1:37 am

    Janos inanmadiğini anlaştirdi. Birgun çok sene evvelinde aslinda pekde buyuk olmayan sebepten karşi gelmeler yuzunden evde çok buyuk bir kavga çikti. Sinirler gergin olduğundan uzunda surdü. Tekme tokat dovuşde değil laf söz ile. Yinede tam bir rezillik. 2 ocak 1998 de trafik kazasi geçirip ya ayni günun gecesinde yada ertesi günü 35 yaşinda iken vefat eden bir yakinimiz ruyamiza giriyor. Yaptiğiniz her şeyi yaninizdaymiş gibi izliyoruz. Bizide üzuyor buradakilere rezil ediyorsunuz dedi. Ben bunu sordum bilenlere hadis kitaplarinda var tamda senin anlattigin gibi dediler.

  5. janos okusun
    Kasım 8, 2016, 12:58 am

    Janos şurada burada inanmayanlar varsa sebebi benim ifadesi inanmayanlar yeniliyorsa olacakti. Sizin duzeltmediğinizi başka site düzeltiverdi.

  6. önemli konu
    Kasım 9, 2016, 12:42 am

    Bu arada biz gayp alemlerinden bahsediyoruz. Büyucülere iş çiksin diye değil.’açiklayalim. Büyülenme sevdalanmadir. Engellenince kara sevdaya döner. Kara sevda öldürür oldurmaz deli zulmüdür. Cinlerle perilerle alakasi yoktur. Buyuculere gidip çare arayanlar küfre düşer. Genelde her söyledikleri yalan olup Allahin adini kullanarak insanlari soymasini iyi bilirler. İnançlari yoktur paraya taparlar. Pek azi istisna desek yine şeytani sahte hocalara kapi acmiş olurmuyuz bilmiyorum. Tabiiki gayp alemi yada cinler var. Ama sahtekar buyuculer insanlari kandirip soysunlar diye değil.

  7. muhammed
    Kasım 14, 2016, 9:27 am

    YUKARIDAKİ İDDİALARA CEVAPLAR!

    1-Kur’an’da, ‘Kissalar’ diye tabir edilen, tamamen Tevrat kitaplarindan alinti olan….’’ (diyorsunuz)

    Cevap- Kur’an,Yahudi efsaneleri ve masalları olduğunu iddia etmenizin de bir mantığı yoktur,zira Yahudilik kitabı olan Tevrat’ın tahrif edilmemiş aslı da kur’an gibi ilahi bir kitaptır,kur’an,Tevrat’a tahrif edilmemiş olan konuları ele alıp tasdik etmesi gayet doğaldır.Çünkü orada tahrif edilmeyenler ile kur’an aynı ilahi kaynaktan gelmiştir,bu nedenle tabi ki kur’an oradaki tahrif edilmemiş ilahi mesajları tasdik edecektir,yoksa,kur’an’ı gönderen yüce Allah daha önce göndermiş olduğu ve tahrif edilmemiş olan kendi mesajını yok mu sayacak?

    2- ‘’…Kur’an cevirilerinde ayetlerde sik sik parantez icerisinde verilmis aciklamalara rastlarsiniz. Bunlar cevirmenlerin kendi insiyatiflerini kullanarak, bazen Kur’an’i daha anlasilabilir yapmak, bazen de Kur’an’daki kotu olabilecek ifadeleri guzel gosterme cabasiyla yaptiklari eklemelerdir.’’(diyorsunuz )

    Cevap: Meallerde parantez açıp yorum yapmak,iddia etiğiniz bir durumu kurtarmak için değildir,bilakis, konunun daha iyi anlaşılması içindir,ama bazen de parantez içine alınan yorum da hatalı olabiliyor Zira doğru yorum yapabilmek için, ayetin orijinal arapça metnini iyi bilmek gerekir,yoksa parantez içine alınan yorum da hatalı çıkabilir. Zaten meal yapanlar çoğu Arapçaya tam vakıf değildir.

    Ayrıca NİSA-34.ayetle ilgili gösterdğiniz meal de hatalıdır,doğrusu meal ise aşağıdadır.

    NİSA-34.AYETİN DOĞRU MEALİ ŞÖYLEDİR!

    34-Allah’ın kimisini kimisine farklı yeteneklerle donattığından ve (kadınlara) mallarından harcama yaptıkları için erkekler (kendileriyle evli bulunan) kadınların (tüm maddi ve manevi haklarının) koruyucusu ve gözeticisidirler.Dürüst ve erdemli kadınlar ise,gerçekten Allah’ın korunmasını buyurduğu mahremiyeti koruyan,(eşlerine karşı) sadık ve itaatkâr kadınlardır. Nüşüzünden (gözleri dışarda olmalarından) endişe ettiğiniz kadınlara gelince,onlara önce nasihat ediniz,bu nüşüza (edepsizlik ve sadakatsızlıklarına son vermezlerse,) onları yattıkları yatakta yalnız bırakınız;yine de buna son vermezlerse onları (hafifçe zarar vermeden) dövün. Bundan sonra itaat ederlerse,(eşlerine karşı sadakat gösterirlerse,)onları incitmekten kaçının Allah gerçekten yücedir;büyüktür..

    ….. اي قوامون على طلبات النساء, مؤَدين او موَفين على اكمل وجه لجميع الحقوق والواجبات وليس متسلطين و متجبرين

    (Not:Bu ayet,erkeklerin kadınların üzerinde yönetici ve egemen olma hakkına değil,evli erkeklerin eşlerine karşı sorumluluk ve yükümlülüklerine vurgu yapmaktadır.Yani erkeğin kadınlar üzerinde egemenliği ve yöneticiliği söz konusu değil.Zira Tevbe-71.ayete ‘’والمؤمنون والمؤمنات بعضهم أولياء بعض الخ

    ”İnanan erkekler inanan kadınlar birbirlerinin velileridirler.(birbirlerini yönetip idare ederler ’’ deniliyor.
    Ayrıca bu ayetteki kadının nüşüzden maksat,erkeğine sadakatsızlık gösterip gözü dışarda olma durumu olduğuna dair,Veda Hutbesindeki konuyla ilgili hz.peygamberin açıklamasıdır.

    Bu nedenle gerekçe ne olursa olsun,gözü dışarda olmadıktan ve eşine sadakatsızlık yapmadıktan sonra hafif de olsa hiçbir şekilde kadının dövülmesi mübah değildir.’الله اعلم ‘’
    ‘’
    دليلنا بان النشوز هنا بمعني عدم العفة وصداقة المرأة لزوجها وميلها لرجل اخر هو قول النبي ص في حجة الوداع . … أمَّا بعدُ أيُّها النَّاسُ، فإنَّ لَكم على نسائِكم حقًّا ولَهنَّ عليْكم حقًّا، لَكم عليْهنَّ أن لا يوطِئْنَ فُرُشَكم أحدًا تَكرَهونَه، وعليْهنَّ أن لا يأتينَ بفاحشةٍ مبيِّنةٍ، فإن فعلنَ فإنَّ اللَّهَ قد أذنَ لَكم أن تَهجُروهنَّ في المضاجِعِ، وتضرِبوهنَّ ضربًا غيرَ مبرِّحٍ،
    ——————————

    ‘’Kur’an’da Tanri insanlara Muhammed araciligiyla seslendiginde ayetlere “de ki” ifadesiyle baslar. Ornegin Bakara Suresinden rastgele iki ayete bakalim: (diyorsunuz)

    NEDEN HER İNEN AYETİN BAŞINDA ‘’DE Kİ:’’ GİBİ BİR İFADE YOK?

    Cevap: Elçiye gelen mesajın başında ister ‘’DE Kİ: ‘’ifadesi bulunsun,ister bulunmasın, madem ki,vahiy alan bu zat elçidir,öyleyse kendi görevinin ne olduğunu herkesten daha iyi bildiğinden,kendisine gelen her mesajın başaında ’’De ki:’’gibi bir ifadenin açıktan bulunmasına gerek yoktur,çünkü elçi kendi görevinin zaten gelen mesajı iletmek ve duyurmak olduğunu biliyor.Ayrıca her dafa inen ilahi bir mesajın başında ZIMNI olarak ‘’DE Kİ: ‘’ifadesi zaten vardır,çünkü elçiye vahyedilen söz konusu mesaj duyurulmak ve tebliğ edilmek içindir,bu yüzden açıktan bu ifadenin gelmesine gerek kalmıyor. Mesela: Bir insan,kendisine tevdi edilen görevini tam ve eksiksiz yerine getiriyor ve görevinin bilnciyle haraket ediyorsa,iki de bir ona kendi görevini hatırlatmamıza gerek yoktur? İşte elçi de böyle.Ama bazen konuyu pekiştirmek amacıyla bu gibi ifadeler açıktan da gelebilir.Ayrıca genellikle bu ‘’DE Kİ: ‘’ifadesi bir soru,bir itiraz veya ileri sürülmüş bir iddia üzerine gelmektedir.İşte örneğini verdiğiniz BAKARA-94 ile 97. ayette bulunan ‘’DE Kİ:’’ifadesi de böyle durumlar için gelmiştir.Çünkü,Bakara-94.ayet ileri sürülen bir biddia,97.ayet ise, yapılan bir itiraz üzerine inmiştir.

    Bu nedenle Hud Suresinde 2.ayetin açıklamalı meali şöyle olur.

    HUD-1,2. (Resulüm,şöyle de!) Elif Lâm Râ.Bu Kur’an; âyetleri, hüküm ve hikmet sahibi (bulunan ve her şeyden) hakkıyla haberdar olan Allah tarafından muhkem (eksiksiz ve sağlam ) kılınmış, sonra da Allah’tan başkasına kulluk etmeyesiniz diye ayrı ayrı açıklanmış bir kitaptır,şüphesiz ben de size onun tarafından gönderilmiş bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.”

    İşte elçi bunu kendi ağzıyla/kendiliğinden söylemiyor, bilakis kendisini görevlendiren yüce Allah ona ne şekilde mesaj gönderirse,o da hiçbir harfına,kelimesine dokunmadan aynen tebliğini yapıyor.Ayrıca 1.ile 2.ayet zaten birlikte indirilmiştir.Ama elçiye elçi gözüyle bakmayan tebliğini yapmış olduğu mesaj,elçiye aitmiş gibi algılıyor.

    Bu nedenle ikinci ayette bulunan ”انني لكم منه نذير وبشير ‘’… Ben de sizi uyarmak ve müjdelemk için onun tarafından gönderilmiş bulunuyorum ” ifadesiyle, Hz.Muhammed’in görevini bu şekilde belirleyen Yüce Allah,bu mesaj metninin tebliğ ve duyurusunu yaptırmak üzere elçiye gönderiyor,elçi de,kendisine gelen mesajı aynen tebliğ ediyor.

    Bu neye benziyor? Bir padişah kendi vatandaşlarıyla buluşmak için,vereceği mesajın metnini hazırlıyor ve duyurusunu yaptırmak üzere tellale veriyor. Örneğin mesajın metni de ”Ey vatandaşlarım ! Önemli bir konuyu sizinle paylaşmak üzere yarın sizi sarayıma bekliyorum ! şeklinde olsun,” Böyle bir metin padişah tarafından hazırlanıyor ve duyurusunun yapılması için Tellal görevlendiriliyor. Tellal ise,mesajın metnini eline alıyor ve sokak sokak dolaşarak, Padişahın ilanıdır! ” Ey vatandaşlarım …!’’diye sesleniyor. Normalında bu metin her ne kadar tellale ait gibi gözükse de,metnin tek bir cümlesi dahi kendisine ait olmayıp,tamamı padişaha aittir.Çünkü söz konusu metni hazırlayan tellal değil,padişahtır.İşte,kur’an’ı Kerimin bazı cümleleri elçiye elçi gözüyle bakmayana elçi sözü gibi algılansa bile yine tebliğini yapmakta olduğu mesaj,söz onu tebliğle görevlendiren yüce Allaha’aittir.Bu nedenle söz konusu mesaj metnini bu şekilde kuran ve bunun tebliğ ve duyurusunu elçiye yaptıran Yüce Allah’tır. Elçiye de kendi görevinin ne olduğunu bildiği ve eksiksiz yerine getirdiği için her dafa indirilen bir mesajın/ayetin başında açıktan ‘’De ki:‘’gibi böyle bir ifadenin bulunmasına gerek kalmıyor.Çünkü görev icabı böyle bir ifade ZIMNI olarak zaten vardır.
    ————————————————————–
    3- ‘’… Muhammed de ardi ardina Kur’an’in Tanri sozu oldugunu yineleyen ayetler okur. Ama bazen ovunme ihtiyaci, onu kendisiyle celiskiye dusurur ve Kuran’in Allah’in sozu degil, kendisinin sozu oldugunu soyletir…’’ (diyorsunuz)

    HAKKA-38-40.AYETLERİN AÇIKLAMALI DOĞRU MEALLERİ ŞÖYLEDİR!
    (38-40) Görebildikleriniz ve göremedikleriniz üzerine yemin ederim ki, Kuran (tarafımdan gönderilen) değerli bir elçinin (size getirdiği) sözdür/mesajdır.

    TEKVİR-19: Şüphesiz o,(tarafımdan gönderilen) değerli bir elçinin (size getirdiği) sözdür/mesajdır. (şeklindedir)

    Ayrıca ‘’SOYLU’’ ifadesi de ayetlerde yoktur,( كريم ) ‘’kerim ‘’var, yani ‘’değerli’,cömert vs.. anlamlar taşıyor.işte .Elçiyi öven de onu gönderen yüce Allah’tır.
    ———————————————
    AHZAB-56.AYETİN DOĞRU MEALİ ŞÖYLEDİR!

    Ahzab-56: Şüphesiz allah ve melekleri peygambere salat ediyorlar/destekte bulunuyorlar.Ey imen edenler siz de ona destek olun ve (ona indirmekte olduğumuz mesajlarımız hususunda ) tam bir teslimiyetle teslim olun.

    Fetih-10: Sana (doğru işlerde yardımcı olmak için) bağlılıklarını bildirenler aslında Allah’a bağlılıklarını bildirmektedirler. Allah’ın yardımı onların üzerinedir. Verdiği sözden dönen kendi aleyhine dönmüş olur. Allah’a verdiği sözü yerine getirene ise, Allah büyük bir ödül verecektir.

    NİSA-13: Bütün bunlar Allah tarafından çizilen sınırlardır.Her kim Allah’a ve (gönderdiği mesajlar hususunda) Rasulü’ne de uyarsa,Allah onları içerisinde yerleşip kalacakları zemininden ırmaklar çağlayan cennetlere koyar; işte büyük kazanç da budur.

    NİSA-14: Kim de Allah’a ve (gönderdiği mesajlar hususunda) Rasulü’ne baş kaldırır ve O’nun (Allah’ın) çizdiği sınırları ihlal ederse, onları içerisinde yerleşip kalacakları ateşe sokar; ve onun için alçaltıcı bir azap vardır.

    (تفسير الطبري ) اطيعوالله واطيعوا لرسول ؟ اي اطيعوالرسول فيما ارسل به وما بلغه من الله
    ————–
    TEVBE-30.AYETLE İLGİLİ MEALLER HATALIDIR!

    DOĞRU MEAL İSE ŞÖYLEDİR!

    TEVBE-30: Yahudiler “Üzeyr Allah’ın oğludur” dediler. Hırıstiyanlar ise,“İsa Mesih Allah’ın oğludur” dediler. Bu onların ağızlarıyla söyledikleri (gerçeği yansıtmayan) sözleridir. Onların bu sözleri daha önce inkar etmiş kimselerin söylediklerine benziyor.Allah onları KINAMIŞTIR/ rahmeten uzaklaştırmıştır. Nasıl da haktan savruluyorlar! şeklindedir.(Tevbe Suresi, 30.ayet)

    TEBBET-1.AYETİNİN DE TÜM MEALLERİ YİNE HATALIDIR! DOĞRU MEAL ŞÖYLEDİR!

    TEBBET-1: ‘’Ebu Leheb’in her iki eli (her iki eliyle yaptığı bütün işleri,maddi ve manevi gücü) zarara uğradı ve kendisi de.Malı da kazancı da ona bir fayda sağlayamadı…’’ (Tebbet-1-2) şeklindedir.

    İşte kur’an’ın hiçbir yerinde ‘’BEDDUA ‘’şeklinde bir ifade olmadığı halde,maalesef,hatalı mealler yüzünden böyle bir durum ortaya çıkıyor.

    Özetle,kur’an’ın Arapçasında (orjinalinde) asla bir sorun yoktur,bütün sorunların sebebi ise hatalı MEAL ve YORUMLARDIR!!!

    Saygılarımla.

  8. Kasım 14, 2016, 12:52 pm

    “Ozetle” diye baslayan son cumle, tipik islam viruslu muslum mantigini gosteriyor iste.
    300 paragraf nur dolu cumleler ve dahiyane argumanlar:
    – Kuran’da sorun yok, cevirenler yanlis ceviriyor, meale bakmak lazim.
    – Kuran’da sorun yok, dunyadaki tum Muslumanlar yanlis anliyor, olaylarin akisina bakmak lazim
    – Kuran’da sorun yok, dis gucler tahrif ediyor, yoksa sevgi baris, hede hodo
    – Kuran’da sorun yok, o devire gore dusunmek lazim. 9 yasinda cocukla seks yapmak o zaman normaldi.
    – Kadinlarinizi dovun diyor ama aslinda gozunuzu sasi yapip okursaniz dovmeyin demek istedigini gorursunuz.
    – “Dovun” arapcada sefkatle oksayin anlamina da geliyor, aslinda onu demek istiyor da olabilir.
    – “De ki” demiyor ama aslinda demek istiyor.
    – Matematik hatasi yok, yorum hatasi var
    – Kuran mukemmel
    – Insanlar kotu
    – Bir tek ben dogru anliyorum
    – Muhammed super
    – Onlarca kadini seks icin almadi, himayesine aldi, iftira bunlar.
    – Koleligi birden kaldiramazdi, yavas yavas kaldirdi o yuzden. Tamam kaldirmadi ama bu dunya bir imtihan sonucta.

    Bu savunmalara asagida listeledigim yazilarda, yorumlarda defalarca kez cevap verdim, verdik… Artik biktim ayni dusuk zekali yorumlari papagan gibi tekrarlayan yorumculardan. Sizin ne isiniz var bu sitede? Gidin harun yahya sitelerinde takilin yahu..

    https://meraklininguncesi.com/2010/03/10/musluman-argumanlari/
    https://meraklininguncesi.com/2009/05/26/ben-bir-muslumanim-cunku/

  9. cevap
    Kasım 15, 2016, 12:10 am

    Janos Kurani kerimi bilinçli olarak yanliş çeviren sözde alim dolu bu ülkede. Normal doktorlar bile çeviri yapiliyor. Şeriat düsmanlari bile yapti zamaninda. Cinleri israilde yaşayan çok akilli insan topluluğu diye azan bile oldu.
    9 yaşinda çocuk ile seks yok. Peygamberimizde yapmadi. Yahudi kökenli kizil iftira, Allah yok diyenlerin islama ilk çamuru budur. Hz. Ayşe 17-18 yaşindaydi evlendiğinde. Bazi köylük yerlerde parasina guvenip babasindan küçük yaşta kiz satin alan ve bunlari sapkin amaçlari için kullananlar çiksada bu onlarin adiliği. Bulgaristanda 5 yaşinda kiz doğum yapti. Brezilyada bazi kabilelerde kiz 12-13 yaşinda erginliğe erişince evlendirilir. Namibyada 13 yaşinda ciplak kizlar törenle erkek beyenir. Papua yeniginede kadin 4 erkekle evlenir muslumanmi bunlar.
    Kocasini aldatan erkeklere şimaran kadin dövülür. Edepsiz kavgaci şirret kadinda gerekirse dövülür. Ne yapacaksin sokağa karşi kasten kavga çikarip rezillik edeni.
    Matematik hatasi yok evvelden sifir rakami yoktu. 632 de hindistanda bulundu. Arabistana geldiğinde Kuran tamamlanmiş peygamberimiz vefat etmişti. 9 olan rakam sayisi sonradan ona çikti.
    Bak bir kişi peygamberse soyum peygamber soyundan olsun diye herkes kizini dayamaya kalkar. Hıç tereddutsuz herkez. Buda asalet ile alakali normal bir durumdur. Eş sayisi ayet ile dörde düşünce peygamberimizinde eş sayisi düştü. Kadinlikta kesilmiş eşleri vardi ne cinselliği bunlarla tabiiki himaye.
    Sabatay sevi peygamberim deyince kuduste adamin biri 13 kizini birden ona vermiş.
    Köle azadi var islamda ayet ile. Peki neden tamamen kaldirilmadi. Savaş esirliğinden gelir kolelik islam kaldirir düşman kaldirmaz buda enayilik olur. İslamda kisas esastir.
    Ona buna veryansin edeceğine art niyeti bir tarafa birak iyimser bak olaylara.

  10. Kasım 15, 2016, 1:31 am

    Islam isini bilir diyosun Cevap. Enayi mi koleligi kaldirsin? Iyi para var bu iste. Insan alip satiyosun. Hele bi de kadinsa, ikinci eli de iyi. Cocuk ideali tabii. Muhammed’in de vardi cocuk kolesi. Pet hayvan gibi bir sey. Ama hizmet de ediyor. Satinca iyi para da ediyor. Bence seriati uygulamali ve koleligi geri getirmeliyiz. Ne dersin Cevap?

    Kadini da dovuceksin tabi. Bence ideal dayak gelisine elinin tersiyle olani. Bi de ayaginin disiyla tekme kombini guzel.

    Ah bu yahudiler ne iftiralar attilar guzelim Muhammed’e. Yok 6 yasinda evlenmis de, 9’unda gerdege girmis de. Hele su Buhari denen, Islam’la ilgili bildigimiz cogu seyi ogrendigimiz sihhih hadis kitabini yazan yok mu hele… 9 yerine 15 deyiversen olmaz miydi???

  11. cevap
    Kasım 15, 2016, 4:56 am

    Kolelik savas esirliğinden gelmedir.düşman müslümani köle yapiyorsa islamda onlardan olani yapar. Yinede köle azadi tavsiye edilmiştir dedik. Hiç br mali ülkü olmayan köleyi azad ettin. Kendine bakmaktan aciz insan nasil tutunacak hayata. Hiç değilse kölelikte belli bir garantisi var. Bugün kölelik yokmu zannesiyorsun. Karikoca çalişiyor borç batağinda. Çalistikca batiyor insanlar. Çalan köşe, kimsenin umrunda değil.çoluk çocuk okullarda onlarca sene sabahtan akşama kadar hapis. Atlama sistemi sebebiyle millet çocuk yapmaya kofkuyor. Kürtaj çok yaygin. Gelirleri faiz borcuna gidiyor. Şimdiki adi konmamiş kölelik o zamandan çok daha ağir.
    Avcilar gelirdi gazeteye köpeğim kayip ilani verirlerdi. tabiiki hayvana kötü davraniyorlar oda dağda ormanda av sirasinda kaçiyor kaybettiriyor izini. Kedi sahibinden memnun değilse atliyor arabanin altina gidiyor araçla başka şehirlere. Köleleride kimse bağlamiyor. Onlarda razi bu duruma.
    Kadinin ahlaksiz olanini dövme başkasindan çocuğu çaktirmadan dayasin. Sen çaliş elalemin çocuğuna bakma. Bizim bir komşu vardi. Kocasi çok sessizdi kadinin. Kadin erkeklere şimariyor evlerine telefonlar geliyor kimi kadinlar kocalarini kaptirma derdine düsüyor kavgaya geliyordu. Başkalarinin kamyonlarinda gördük kadini. Kaldirimda gidiyordu kadin. Adamin birisi geldi kiçina el atti. Kocasi sessiz sünepenin teki. Işindende attilar mahalledende atildilar. Kadın oynaşmasi sebebiylekaç cinayet oldu bu memlekette. Kimi zaman kadina dadanan, kimi zaman kocasi kimi zamanda kadin öldürüldü. Dahami iyi.
    Müslümanlarin arasinda müslüman gözüken milyonlarca gayrimuşlim var. Bakiniz kizillar. Herbirisinin kafa kağidinda islam yazar. İşte bunlar böyleleri dayiyor buhari, muslim gibilerine o bilgileri. Onlarda akik suzgecinden geçirmeden kabulleniyorlar. Halbuki hz ayşenin evlendiğinde yetişkin olduğunu anlaştiran ayet bile var Kurani Kerimde.

  12. batiyi görmezden gelenlere
    Kasım 15, 2016, 5:52 am

    Avrupalilar daliyordu afrikanin içlerine yuzbinlerce özgür insani köle edip amerikaya taşiyorlardi. 350- 400 sene sürdü bu durum. Karşi gelen işkenceyle ölüyor yolculukta gemide hastalanan denize atiliyordu. Portekiz 1509 dan 1858 e kadar, ingiltere 1500 lerden 1934 e kadar afrikali zencileri ve zenci kökenlileri kendine köle yapti.abd de 150 yil oncesine kadar kölelik vardi.afrika hala hirsiz batinin kölesidir. Devasa zaire kongosu belçika tarafinan sömürüluyor. Sahra afrikasini fransa somuruyor. Somali ve etiyopyadaki açliktan ölenler batinin soygununun kurbani. Kölelik insanlardan devletlere şekil değiştirdi. Ülkelerin uluslarin geleceği ve butun kaynaklari çaliniyor. Batida her turlu gayri ahlaki durum tam gaz gidiyor. Birileri gormezden geliyor.

  13. Müslime
    Kasım 15, 2016, 8:26 am

    Zeki Jonas sen hiç Kur’an’ın arapçasını okuyup o sekildi anlamaya çalıştın mı. .
    Kur’an dili başka dillere cevrilemeyecek kadar hikmet dolu. .
    Çevirilince anlamını kaybediyor. .
    Ben arapça biliyorum ona göre de konuşuyorum .
    Her müslüman aynı argümanları veriyor olabilir ama anlayacağınızı bilsek başka argümanlarla da geliriz..

  14. Kasım 16, 2016, 12:11 am

    “Kadinlarinizi dovun” emrinin arapcasinda ne gibi hikmetler gordun Muslume, paylasir misin bizimle? Kocandan dayak yiyip “cok sukur kocam gercek bir musluman” diyip sukur ediyor musun, arapca kuran okuyarak?

  15. muhammed
    Aralık 5, 2016, 6:18 am

    KADIN ANCAK SADAKATSIZLIK YAPIP GÖZÜ DIŞARDA İSE HAFİFÇE DÖVÜLEBİLİR!

    Çünkü,Meallerde ( نشوز) ”Nüşüz” ifadesinin çevirisi yanlış yapılmıştır.

    Yani ,kur’an da geçen ( نشوز ) ‘’nüşüz ‘’ ifadesi başkaldırı değildir,zira hz peygamberin VEDA Hutbesinde (kadının nüşüzü) erkeğine sadakatsızlık gösterip gözü dışarda olma durumu olduğunu açıklamıştır.(yani affedersiniz kadının gözü dışarda olur ve eşine karşı sadık değilse vs….işte ayet bu duruma vurgu yapmıştır.).Bu nedenle gerekçe ne olursa olsun, gözü dışarda olmadıktan ve eşine sadakatsızlık göstermedikten sonra hafif de olsa hiçbir şekilde kadının dövülmesi mübah olamaz. ’الله اعلم ‘’

    NİSA-34.ayetin doğru meal ve açıklamsı:

    34-Allah’ın kimisini kimisine farklı yeteneklerle donattığından ve (kadınlara) mallarından harcama yaptıkları için erkekler (kendileriyle evli bulunan) kadınların (tüm maddi ve manevi haklarının) koruyucusu ve gözeticisidirler.Dürüst ve erdemli kadınlar ise,gerçekten Allah’ın korunmasını buyurduğu mahremiyeti koruyan,(eşlerine karşı) sadık ve itaatkâr kadınlardır. Nüşüzünden (gözleri dışarda olmalarından) endişe ettiğiniz kadınlara gelince,onlara önce nasihat ediniz,bu nüşüza (edepsizlik ve sadakatsızlıklarına son vermezlerse,) onları yattıkları yatakta yalnız bırakınız;yine de buna son vermezlerse onları (hafifçe zarar vermeden) dövün. Bundan sonra itaat ederlerse,(eşlerine karşı sadakat gösterirlerse,)onları incitmekten kaçının Allah gerçekten yücedir;büyüktür..” şeklindedir,

    Yani bu durum aile yuvasını kurtarma macıyla yapılan son uyarı ve çaredir,ya uslanır kocasına bağlı kalır ve sadakatını gösterir,ya da boşanmaya razı olur.

    Saygılarımla.

  16. fatma çörekçi
    Mart 10, 2017, 1:02 am

    SANA
    sığınırım yahudileri yaptıkları zulümleri ve birçoklarını ELLAH yolundan alıkoymaları yüzünden daha önce kendilerine helal kılınmış temiz ve güzel şeyleri onlara haram ettik ve yahudilere bütün tırnaklıları haram ettik 
    sığırın ve koyunun iç yağlarını da ancak bu ikisinin sırtlarına veyahut bağırsaklarına yapışan yada kemiğe karışan hariç onları zulümlerinden dolayı böyle cezalandırıyorduk ve elbette BİZ doğrularz (nisa160. en’am 146
    dikkat edelim RABBİMİZ yahudileri cezalandırmak için kendilerine daha önce helal kılınmış temiz ve güzel şeyleri onlara haram ettik diyor tabiki ELLAH zulümleri yüzünden onları cezalandırmak için onlara pis şeyi haram etmez
    ve bu haram ettiği rızıkların bütün tırnaklılar olduğunu bildirmiş RABBİMİZ eğer bütün tırnaklılar demiş olmasaydı domuz haramlığından şüphe edebilirdik ama RABBİMİZİN. SÖYLEDİĞİ SÖZÜ DOĞRULAYAN kulu olarak artık şeksiz şüphesiz inandım ki bütün tırnaklı hayvanlar helal ve temizdir alemlerin RABBİ ELLAH bütün eksik ve noksanlıklardan münezzehtir RABBİMİZ tutarsız söz söylemez O temiz dediğine başka ayetinde pis demez 
    ELLAHIMIZ daha sonra meryemoğlu isa yı göndererek yahudilere daha önce kendilerine helal ve temiz olduğu halde haram kılınanlar temiz ve güzel şeyleri onlara tekrar helal etmiştir.
    ali. imran. 50 ,51
    önümdeki tewratı doğrulayıcı ve size bazı haram edilen şeyleri helal etmek için geldim ve size RABBİNİZDEN ayet/mucize getirdim o halde ELLAH tan korkun ve bana itaat edin hiç şüphesiz ELLAH benimde RABBİM sizinde RABBİNİZDİR öyleyse ONA kulluk edin işte dosdoğru yol budur 
    dikkat edelim meryemoğlu
    isa onlara size bazı haram edilen şeyleri helal etmek için geldim diyor RABBİMİZ haram edilenlerin bütün tırnaklılar olduğunu söylemişti. ve isa peygamber 
    domuz müstesna demiyor
    zaten niye desin ki RABBİ. onlara haram edilenlerin temiz ve güzel şeyler olduğunu söylemişti
    o halde isa peygamberin gönderilmesiyle kitab ehline helal kılınan temiz rızıklar bize neden haram olsun ki RABBİMİZ kitab ehlinin yiyeceği size helal sizin yiyeceğiniz de onlara helal DEMİŞ maide sûresinde
    ve tekrar tekrar.dikkatlice okumanızı istiyorum ELLAHIMIZ 
    BÜTÜN TIRNAKLILAR
    İÇİN TEMİZ VE GÜZEL. OLDUKLARINI SÖYLÜYOR EĞER DOMUZA pis dersek ELLAHIN BUKELİMELERİNİ yalanlayıp kâfir oluruz çünkü ELLAH bütün TIRNAKLILAR diyor domuz tırnaklı olduğu için bütünün içinde domuzda var RABBİMİZ
    onlar bu kur anı gereğince düşünmezler mi eğer o ELLAH tan başkası tarafından olsaydı onda çok tutarsızlık bulurlardı diyor ELLAHIN bir ayetinde temiz dediğine başka ayetinde pis demesi çelişki değil de nedir haşa RABBİM kulların yakıştırdığı kotü sıfatlardan berî dir ve en mükemmel sıfatlara sahiptir tutarsız kitab ELLAHIN KİTABI değildir tutarsız söz ELLAHIN sözü değildir bu çelişkiyi yapan kitabı yüklenen zalim ve cahil kullardan başkası değildir RABBİMİZ elçisine biz onu senin dilinde kolaylaştırdık diyor 
    bu da gösteriyor ki kur an peygamberimiz döneminde konuşulan dildi fakat ne yazıkki
    o çok karıştıran telbis olan iblis RABBİMİZİN koruduğu KELAMINIDAN başka herşeyi karıştırmış tabiiki dilleri de bugün ne yazıkki araplar.RABBİMİZİN. övdüğü dil olan kur an dilini konuşmuyorlar
    xınzır ın kur an dilindeki orjinal anlamı bozulmuş yaramaz kotü demek lehmexınzir ise bozulmuş kötü olmuş ettir hem bozulmuş hayvan eti pis tır ve RABBİMİZ. lehmehınzırın pis olduğunu bütün tırnaklıların da temiz olduğunu söylemiş eğer bozulmuş hayvan etini okunanlar içinde saymasak okunanlar dışında kalan hayvanlar helal ayeti uyarınca.pis şeyi helal saymak durumu
    ortaya çıkar ki bu da size ancak temiz şeyler helal kılındı ayetine uymaz
    eğer bozulmuş hayvan etini. pis olarak sayarsak ki hiç şüphesiz o iğrenç bir şeydir o halde hem ELLAHIN. bütün tırnaklıların temiz olduğu sözünü tasdik etmiş oluruz hem de kitab ehlinin yiyeceği size helal ayetini de tasdik etmiş oluruz hem de çelişkiyi ortadan kaldırmış oluruz
    ELLAHIN. SELAMI. ONUN içinde eğrilik tutarsızlık bulunmayan dosdoğru hidayet olan kitabına tabi olan kullarına HAMD. olsun bizi kitabıyla terbiye eden

  17. Mustafa
    Nisan 14, 2017, 3:23 pm

    Yorumlarınız yerinde,beğendim,Fakat gerçekten çok çelişki dolu bu kitap,insan ayrıştıran bu kitap Allah kitabı da olabilir,çünkü Allah sevdiği kullarla herzaman ,benim de canımı sıkan ayetler,kabul etmediğim ayetler var ama neçare ki sanki herşey gerçekmiş gibi geliyor bana..

  18. cevap
    Nisan 16, 2017, 1:22 am

    Hiçbir çelişki yok. Ayetin hangi olaydan sebep geldiğini bilmeyen çelişki var zannediyor. Dinini bilmeyende öyle. Napolyonun şoyle bir sozü vardir. Bana alti satirlik bir yazi verin size adam asmak için gerekce uydurayim. Amaç adam asmak olunca yazi isterse iyi niyetle yazilmiş olsun.
    Buradada 600 kusur sayfalik bir kitap var ve birkişi eğerki islam duşmaniysa bunun her kelimesi ona batar ve çelişkiler uydurmayi kendisine vazife bilir.
    İnternette herhalde you tubede görmuştüm. Ateistin birisi diyor bülwnt akyurek adi. Kurani kerimle yatip kurani kerimle kalkiyor adam. Hep okuyor ama açik arayarak. Yalan geliyor Kuran buna. İşine öyle geliyor. Bir gece melekler giriyor ruyasina ankebut surasinin ilk on ayetini sopa yapmişlar bunu döverlermiş bilerek kasten inkar ettiği için. Adam uyaninca musluman oluyor.
    Bende yuzlerce karmaşa uydururum Kurani Kerimde haşa Allah yoka bir suru gerekce uydururum. Bu durum Allahin var olduğu gerçeğini değiştirmez. Sadece kendimi kandiririm. Kesin delilleri yazdik. Hala açik arayanlarin aklina şaşarim.

  19. Emre
    Mayıs 7, 2017, 7:04 am

    Gerizekali kardesim. Tevrattan alinti degil. Tevrat, İncil ve Kuran hepsi ayni kitap idi zaten.

  20. sinakorkamaz
    Ağustos 17, 2017, 11:39 am

    musluman olmayabılırısn ama her kezın dınnıne saygı gostermelısın kıssa lara sacmalık dıye baslayamazsın bu tıpkı benım sana kufur etmem gıbı bır sey ltfen musluman olmıcaksan bıle saygılı ol

  21. Tülay imece
    Eylül 27, 2017, 4:59 pm

    Acikcasi yorumlariniz cok tutarli degil ve malesef maksadinizi asan bilincsizce yazilmis bir yazi.Su ayetlerden olusan örnekleriniz tamamen müslüman aleminin arapcadan ceviri yaparken yaptigi inanilmaz hatalar yüzünden kuranda tahrifat yapilan ayetlerdir.örnegin darabe fiilinin arapcada 20 degisik anlami vardir mesela su dövün diye cevirdiginiz ayeti birakin saliverin diye cevrilmesi gerekirdi

Comment pages
1 3 4 5
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: