Başlangıç > Dinler > Kur’an’daki Inanilmaz Hatalar – I

Kur’an’daki Inanilmaz Hatalar – I


Kur’an’da, ‘Kissalar’ diye tabir edilen, tamamen Tevrat kitaplarindan alinti olan, bol suslemeli sacma hikayeler serimize biraz ara verip yeni bir seri baslatmaya karar verdim. Kur’an’daki Inanilmaz Hatalar Serisinde en inanclilarinizi bile supheye dusurecek hatalari siralayacagim.

Yazilarimi takip edenleriniz icin bir tekrar niteliginde olacak ama yeni okurlar icin yeniden aciklamam gerektigini dusunuyorum. Kur’an cevirilerinde ayetlerde sik sik parantez icerisinde verilmis aciklamalara rastlarsiniz. Bunlar cevirmenlerin kendi insiyatiflerini kullanarak, bazen Kur’an’i daha anlasilabilir yapmak, bazen de Kur’an’daki kotu olabilecek ifadeleri guzel gosterme cabasiyla yaptiklari eklemelerdir. Kur’an okurken lutfen bu parantezlerin, Muhammed’in yazdirdigi Kur’an’da bulunmadigini unutmayin. Ne demek istedigim tam olarak anlasilsin diye “Diyanet” tarafindan cevirilmis bir ayet ornegini vereyim:

– Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta)dırlar. İyi kadınlar, itaatkârdırlar. Allah’ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da “gayb”ı korurlar. (Evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (Bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız) onları (hafifçe) dövün. Eğer itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah çok yücedir, çok büyüktür. (Nisa Suresi, 34. ayet)

Yukarida koyu renkle yazilmis kisimlar Kur’an’da yer almayan, tamamen Diyanet cevirmenlerince Kur’an’i “guya” daha anlasilir yapmak icin yapilan eklemelerdir. Bu aciklamadan sonra konumuza devam edelim.

Kur’an’da Tanri insanlara Muhammed araciligiyla seslendiginde ayetlere “de ki” ifadesiyle baslar. Ornegin Bakara Suresinden rastgele iki ayete bakalim:

94. De ki: “Eger Allah katindaki ahiret yurdu diger insanlar için degil de, yalniz sizinse ve dogru söyleyenler iseniz haydi ölümü temenni edin!”

97. De ki: “Her kim Cebrail’e düsman ise, bilsin ki o, Allah’in izni ile Kur’an’i; önceki kitaplari dogrulayici, mü’minler için de bir hidayet rehberi ve müjde verici olarak senin kalbine indirmistir.”

Eger “De ki ifadesi kullanmiyorsa da anlatilanlarin direk olarak Tanri’nin ifadesi oldugunu konudan anlarsiniz. Yalniz tamamlanmasi uzun yillar suren Kur’an’da, Muhammed’in Kur’an’in Tanri’nin degil kendi eseri olduguna delil olacak hatalar yaptigi da olmustur. Yukarida yaptigim aciklamalari da hesaba katarak gelin inceleyelim neler var neler…

Hud Suresinde 2. ayetini okudugunuzda cumlede oznenin kim olduguna (ayetin kim tarafindan dile getirildigine) dikkat ediniz:

1. Elif, Lâm, Râ. Hakîm ve Habîr olandan bir kitaptır ki bu, ayetleri önce muhkem kılınmış, sonra ayrıntılı hale getirilmiştir.

2. Ki başkasına değil, yalnız Allah’a ibadet edesiniz! Kuşkusuz, ben size O’ndan gelen bir uyarıcı ve müjdeciyim.

(Yasar Nuri Ozturk Cevirisi)

1,2. Elif Lâm Râ. Bu Kur’an; âyetleri, hüküm ve hikmet sahibi (bulunan ve her şeyden) hakkıyla haberdar olan Allah tarafından muhkem (eksiksiz, sağlam ve açık) kılınmış, sonra da Allah’tan başkasına kulluk etmeyesiniz diye ayrı ayrı açıklanmış bir kitaptır. (De ki:) “Şüphesiz ben size O’nun tarafından gönderilmiş bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.”

(Diyanet Cevirisi, (De ki eklemesinin Diyanet cevirmenleri tarafindan durumu kurtarmak icin eklendigini hatirlatirim)

Goruldugu gibi, Muhammed, ayette direk olarak insanlara kendi agziyla sesleniyor ve “Ben size O’ndan gelen bir uyariciyim” diyor. Bu ayetin Tanri’nin degil, direk Muhammed’in sozu oldugu cok aciktir. Aslinda sadece ve sadece bu ayeti okuyan bir Muslumanin hemen isyan etmesi gerekir. “Kuran bozulmamis”, “Kuran korunmus” gibi iddialarla gurur duyarken karsilarina boyle bir ayet cikiyor ve Muhammed acikca Kuran’i kendisinin yazdigini itiraf ediyor. Maalesef yukaridaki ayeti savunmak icin Islam alimleri sartlari epey zorlarlar ve komik duruma duserler. Bunlari yazinin devaminda anlatacagim. Devam edelim…

Muhammed, Kur’an’in Tanri tarafindan gokten indirildigi iddiasiyla cikip Kur’an’dan oldukca kafiyeli ayetleri okumaya basladiginda inanmayanlar Muhammed’i sair olmakla suclar, anlattigi hikayelerin zaten bilinen masallar oldugunu soylerler. Muhammed de ardi ardina Kur’an’in Tanri sozu oldugunu yineleyen ayetler okur.  Ama bazen ovunme ihtiyaci, onu kendisiyle celiskiye dusurur ve Kuran’in Allah’in sozu degil, kendisinin sozu oldugunu soyletir…

40. Ki o, çok soylu bir elçinin sözüdür.

41. Bir sairin sözü degildir o. Ne kadar da az inaniyorsunuz?

Maalesef Kur’an’in kendi yazdigi bir siir ve masal kitabi oldugunu ispatlarcasina 40. ayette Kur’an’in “soylu bir elcinin”, yani kendisinin sozu oldugunu soyler. 41. ayetle de kitabin iddia edildigi gibi bir sair sozu olmadigini yineler. Muhammed’in kendisini soylu olarak tanimlamasi da cok enteresandir. Esitligi savunmasi beklenen ve kurtulusu anlattigi iddia olunan bir kitapla Muhammed, insanlari siniflara sokmus, kendisini de “soylu” sinifina dahil ederek buyuk bir celiski icerisine girmistir.

Tekvir Suresi’nde de Muhammed soyle devam eder:

– Ki o, çok degerli bir elçinin sözüdür. Çok güçlüdür o elçi, Ars sahibinin katinda saygindir. (19-20. ayetler)

Ars sahibi olan Allah tarafindan sayginligi kabul edilmis ve guclu oldugunu yinelemistir. Ovunmeleri bununla da kalmaz Muhammed’in ve kuran ile kendisini ovmeye devam eder:

Süphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selam edin. (Ahzab Suresi , 56. ayet)

Sana bîat edenler ancak Allah’a bîat etmiş olurlar. (Fetih Suresi, 10. ayet)

İşte bu (hükümler) Allah’ın koyduğu sınırlarıdır. Kim Allah’a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. İşte bu büyük başarıdır.Kim de Allah’a ve Peygamberine isyan eder ve onun koyduğu sınırları aşarsa, Allah onu ebedi kalacağı cehennem ateşine sokar. Onun için alçaltıcı bir azap vardır. (Nisa Suresi, 13-14)

Islam alimleri, bu tip ayetlerde bahsedilen elcinin Muahmmed degil Cebrail oldugunu iddia ederek bu ayetleri savunmak ve durumu kurtarmak yoluna giderler. Yalniz bu basarisiz bir savunmadir. Islam inanisina gore Melekler, iradesi olmayan, emir kulu yaratiklardir. Allah’a ibadet etmekten baska kendi baslarina hicbir seyi yapamazlar. Hepsi de biz insanlar yaratildiginda Kuran’a gore bize secde edecek kadar yetersiz ve aciz yaratiklardir. Hatta Muslumanlarin anlattigi hikayelere gore Seytan bu duruma isyan ederek Allah’a kafa tutmustur. E bu durumda bu kadar yetersiz bir yaratik olan bir melegin Kuran’i yazdigini savunmak, Musluman’i oldukca komik duruma dusurmez mi?

Cevaplanmasi gereken bir soru vardir: Kuran Allah’in sozu mudur, degil midir? Eger Allah’in sozuyse (ki oyle olduguna inanir Muslumanlar), Kuran icerisinde defalarca kez “soylu elcinin sozudur” denmesi hatalidir. Eger Allah’in sozu degilse, Kuran bariz bir sekilde Muhammed tarafindan yazilmistir. O zaman “kuran mucizesi”nin bittigini kabul etmek gerekir. Cebrailin sozu denecek olursa da, benim onumde secde edecek kadar ezik bir canlinin sozunun benim icin hicbir degeri olamaz. Yani bu savunmalarin hepsi de aslinda ici bos savunmalar olmaktan oteye gidemez.

Devam edelim…. Muhammed’in sinirli oldugu zamanlarda da ayetlerdeki ofke goze carpar:

Yahudiler, “Üzeyr Allah’ın oğludur” dediler. Hırıstiyanlar ise, “İsa Mesih Allah’ın oğludur” dediler. Bu onların ağızlarıyla söyledikleri (gerçeği yansıtmayan) sözleridir. Onların bu sözleri daha önce inkar etmiş kimselerin söylediklerine benziyor. Allah onları kahretsin. Nasıl da haktan çevriliyorlar! (Tevbe Suresi, 30.ayet)

Sizce yukaridaki “Allah onlari kahretsin” gibi bir ifadeyi Tanri mi soyler kendi kendisinden dilekte bulunmak icin, yoksa bir insan mi? Inanilmaz… Islam alimleri bunu da yine Cebarilin sozudur diye savunmaya kalkarlar. Tabii bu durumda bu ayetin yazarinin Allah degil Cebrail oldugunu da kabullenmek gerekir ki artik durum iyice komiklesir. 🙂

Muhammed’in peygamberligini ilaninin ilk yillarinda kendisiyle dalga gecilmesi ve pesinden gidenin olmamasiyla epey cani sikkindir. Ebu Leheb’e nefret dolu bir sure yazar, muslumanlarin namaz kilarken okuduklari “Tebbet” suresidir bu. Bakiniz ne kadar nefret ve ofke doludur bu sure:

Elleri kurusun Ebu Leheb’in; zaten kurudu ya! Ne malı kurtardı onu ne de kazandığı. Alevli bir ateşe yaslanacaktır o; Karısı da, Odun hamalı olarak. Gerdanında bir ip olacaktır onun, en sağlam fitillisinden…

Tanri Elleri kurusun diyerek beddua mi etmektedir Ebu Leheb’e? Yoksa Muhammed midir bu bedduayi eden?

Butun bunlarin disinda Kuran kendi icersinde celiskilerle dolu bir kitaptir. Bunun uzerine yazdigim “Kur’an’da Celiski Yoktur” makalesini incelemenizi oneririm. Bir sonraki yazida gorusmek uzere…

Kategoriler:Dinler
  1. guven
    Ekim 26, 2013, 3:56 am

    Gökhan yorumlarına neden cevap veremıyorlar.Cevap verecek bir şey yok dorunun karşısında yanlışın bir hükmü yoktur.yanlız kuru ve cahilce bir inattan başka.Kur anın bahsettihi (Celâlim hakkı için, cinlerden ve insanlardan birçoğunu (kendi irâdeleriyle hak edecekleri üzere) Cehennem için yarattık. Onların kalbleri vardır, (ancak kendi küfürleri sebebiyle artık) onlarla (hakkı zevk edip) anlamazlar; onların gözleri vardır (ama) onlarla(Allah’ın delîllerini) görmezler; onların kulakları da vardır, (ama) onlarla (İlâhî nasîhatleri)işitmezler! İşte onlar hayvanlar gibidir; hattâ daha da aşağıdırlar. İşte onlar, gafillerin ta kendileridir.) siz küfrünüzde ve gerçekleri inkar etmekte inad ettikçe bu ayetin tam içinde oluyorsunuz.

  2. Ekim 30, 2013, 7:35 am

    çok dikkatli okudum yazınızı acaba haklı olduğunuz bir taraf varmı diye.. İddianızı çok büyük, isbatınızı çok zayıf buldum. Bu mantıkla eleştirilmeyecek bir şey bulamazsınız bu alemde..

  3. Monoteist
    Kasım 16, 2013, 3:03 am

    Benim Farklı boyutta bir varlıkla iki defa mücadelem oldu.Adına cin’mi dersiniz yoksa paralel evren varlığımı dersiniz bilemem.Ben bu yüzden Yaratıcı kavramına inanıyorum.Ancak bir diğer inancım Kutsal Kitap diye bir şey olması söz konusu olmamasıdır.Kuran’da Cinleri ateşten yarattık der ancak benim mücadele ettiğim varlık hiçte ateşten bir varlık gibi değildi.İkincisine hemen hemen tüm ailem şahit oldu şu anki cihazlar (telefon,kamera vs.)olsaydı eminim kayıta bile alınabilirdi.Kolumdan tutan göremediğimiz varlık beni odamda balkon kapısına kadar sürükledi ve ben çok güçte olsa ona karşı mukavemet gösterdim.Şimdi bu varlık eğer ateşten olsaydı bu şekilde bir müdehalede bulunamazdı çünkü dokunuşta hissettiğim şey ateş gibi değildi.Şimdi bu yaratığıda bir şey varetti belkide bu sorulara en doğru cevabı öldüğümüz zaman alacağız.
    İnanın bu söylediklerim %100 doğrudur.
    Kitaplar hakkında da fikrim şudur;
    Vahşet,Ölüm ,Ceza,Korku ,Irk ayrımı ,din ayrımı (hemde bu ırkları, dinleri ve kitapları kendisinin yarattığı iddia edilen Tanrı kavramı taşıyorken) kusan bir kitap ancak altında toplanmaya ikna olan insanları esareti altına alır kölesi yapar.Bu kitabın tutsakları arasında şu anda binlerce intihar komandosu bulunmaktadır.
    Durup bir düşünelim ;şöyle bir senaryo geçirelim kafamızda,çok cahillerin olduğu ama bir yanda da çok zenginlerin olduğu bir bölgede yaşıyorsunuz ve siz anasız babasız ser sefil büyümüşsünüz.Birden zenginlikle tanışıyorsunuz ne yaparsınız ,bence şişen egolarınız daha da fazlasını ister işte Muhammed ve onu kullanan Varaka gibi Hatice gibi insanlar ve onun yakınlarında bulunanlar orada insanları tahakküm altına alabilmek için Tevrat ve İncil örneği bir versiyon altında toplanmalarını amaç edinmiş ve bu kitap sayesinde içinde dehşet ölüm düşmanlık bulunan bir uygulama ile herkesi buyrukları altında toplamışlar.
    Benim Kuran’ı okuduğumda üzerimde oluşan duygu bu yöndedir.

    Saygılar.

  4. Kasım 16, 2013, 4:36 am

    Ayete verdiğiniz “soylu” anlamı; kerim kelimesini karşılığı olmalıdır… Kerim ikramı bol anlamına gelir… Ayrıca resul de elçi dir… Yani cebrail… Arapça bilmeden yazdıklarınız iyice düzeysizleşebiliyor…Yani eleştirirken mealden değil aslında eleştirin, en azından 10 meal baz alın…

  5. Ezgi Nur
    Ocak 24, 2014, 2:31 pm

    Arapça Türkçe çevirilere dayanarak bunu söyleyebilmeniz çok büyük bir iddiadır ve fazlasıyla temelsizdir. Nasıl ki, farklı bir dilden Türkçe’ye çevrilen bir kitapta mana, his, kelime eksikliği yanlışlığı yer alıyor ise Arapça’dan yapılan çeviride de böyle kelime hataları yer alması çok normal. Ve kesinlikle böyle bir iddia ortaya atacaksanız öncelikle Arapça’yı tam anlamıyla öğrenmeli okumalı anlamalı sonra hata bulmalısınız.

  6. Ocak 24, 2014, 2:52 pm

    Desenize Araplar disinda kimse hicbir sey anlamiyor bu kitaptan.. Anladigini sananlardan arapca ogrenip cevirenlerin insiyatifine kalmis. Okudugumuz onca yabanci eseri de hic anlamamisiz, ceviri sonucta..

    Not: Kuranin ingilizce cevirilerini de okudum. Sonucta degisen hic bir sey yok. Ayni seyin laciverti…

    Unutmadan belirteyim… Olaganustu iddialari ortaya atan ben degilim, Sadece gokten indigi soylenen (hani size gore asla anlayamayacagimiz) arapca iddialarin ne kadar ici bos oldugunu soyluyorum. Hitap ettigim grup da kesinlikle sizler degilsiniz ezgi nur, ademoglu ve benzerleri… Siz emredildiginiz gibi nefes almaya ve itaat etmeye devam ediniz..

  7. Taner
    Mart 5, 2014, 4:29 pm

    yazıyı yer yer okudum yorumlarada baktım ve ben şunu fark ettim sorgularken etik davranmıyorsunuz bir atışma bir sürtüşme var bunu kenara bırakın bence … ortada bir iddia var ve iddia iddiayı doğurur .. kuranı bir kenara bırakın ve bir saniye düşünün seks para hırsı uyuşturucu ahlak dışı söylemler davranışlar bunlar kötü yanlış bunu biliyoruz kendimize ve karşı tarafa zarar veriyoruz … karşı tarafta iyilik yardımlaşma ahlaklı davranış ve güzel konuşmak bunlar iyi olmakla beraber etrafa güzellik yayarsınız 🙂 yani demem o ki bir klavuza gerek yok zamanında yaşanmış ve günümüzde internet var imkanlar var en önemlisi düşünen sorgulayan birer varlığız tartışma platformu var ve fazlası … belkide bir çoğunuz ne demek istediğimi anlamıştır . tevrattan başlayıp günden güne değişeme uğrayıp neden 4. kitaba ihtiyaç duyulmuş ? neden 1 2 3 4 tane din var madem herşey planlanmış kaderimiz belli alın yazımız belli tek bir kitap gönderilebilirdi . bu kadar şeyi yaratmaya gücü var düşünsene evreni samanyolu yıldızlar dünya gezegen vs vs vs yaratan bir varlık neden 1 2 3 4 din kitabına ihtiyaç duyulmuş … bir çok peygamber göndermiş göndermiş ama neden ?

  8. veysi
    Nisan 7, 2014, 7:14 am

    Muhakkak Allah-u teala senin bilmediğini bilir. Bu laflar kara bir cahilden başkasının sözü olamaz. kuran’ı anlamak sen ve senin gibilerinin seviyesini aşar.

  9. iNAN
    Haziran 4, 2014, 4:33 pm

    Cahiliye döneminde sizden daha acımasız şekilde eleştirilmiştir Hz Peygamber Hİçbir zaman kendi sözlerinde buna kuran da dahil övmemiştir. buradaki Övmenin amacını hiç düşündünüz mü hz peygamberi karalayan hor gören insanlara bir cevaptır. sizin iddialarınız cidden eli ayağı tutlur cinsten değil YA İSLAMLA YÜKSELİRSİN YADA İNKARLA ÇÜRÜRSÜN BU DAVA BURADA BİTMİYOR GİTTİĞİNDE GÖRÜRSÜN!!!

  10. dadas2525
    Haziran 8, 2014, 2:22 pm

    şu cümle herşeyi anlatıyor ı’m flying to London
    çevirisi: ben londraya uçuyorum(uçakla) cümlede uçak kelimesi yok ama çok basit bir dil olan ingilizcede bile parantez içinde uçak yazmak gerekir yazmazsan sonra aklını selim sananlar çıkar çeviri yanlış derler 🙂 siz ne yaprsanız yapın bu kitabda çelişki ve hata yoktur gidin kıyamet suresi 51. ayeti okuyun medeniler 🙂

  11. dadas2525
    Haziran 8, 2014, 2:32 pm

    pardon hacc suresi 51. ayet olacaktı 🙂

  12. Haziran 9, 2014, 3:49 am

    Medeniyetin kitabinda erkekler kadinlariyla esittir. Senin kitabinda erkekler karilarini (hafifce) dovebilir. Sen usulca bu siteden uzaklas ve ait oldugun ortamlara katil yobaz.

  13. emir
    Haziran 28, 2014, 8:44 pm

    Kur’an meallerinde yapılan hataları ortaya koyan güzel bir çalışma olmuş:) Allah ve melekleri peygambere salat ederler derken salavat getirmekten bahsetmiyor.Salatın bir anlamı yardım etmektir.Allah ve melekleri yardım eder siz de destek olun yardım edin diyor.Kur’an’da çelişki yoktur.Birkaç gündür ateist forumları okuyorum.Çok ileri derecede cahilsiniz.Kur’an’da gramer hatası varmış:) Bunu söyleyen gerizekalıya şunu sormak lazım: Araplar grameri Kur’andan öģrendi.Nasıl oluyor da gramer hocalarına grameri öğreten kitapta hata oluyor.

  14. emir
    Haziran 29, 2014, 2:43 pm

    Kadınları çıkartın diyor( dövme emri darebe fiili). Bazı Kuzey Afrika çöl lehçelerinde hala darebe fiilinin bu şekilde kullanımı mevcut.Dil kafalılık eden olarak çevirilen meal tanlış.Nüşuz kelimesi kullanılıyor.Kuranda 2 yerde geçer bir erkek nüşuz ederse ayeti… Yani bir başka adam ya da kadına meylederse demektir.Evlisin eşin bir başkasıyla flört etmeye başladı.Ayet onu anlatıyor.Çevirilerin çoğu yanlış…Allah onu kahretsin diyor mesela o çeviri yanlış…Şerefli elçi de Cebrail… Yani vahyin Arap diline uyarlanması… Anlamın söze dönüşmesi….

  15. emir
    Haziran 29, 2014, 3:00 pm

    Ebu Leheb zalim bir adam prototipi…Peygambere ve ona inanlara…Ambargo…Ticari boykot…Aşağılama..Fiziksel işkence ile öldürülmeler uygulayan vs…10 yıl süren bir süreç…Acı çeken insanları rahatlatmak için ayetler inmiş…Bu makaleyi yazan kimin yanında? 🙂 Günümüze uyarlayalım Sırb’ın bir Boşnak köyüne giriyor.Anneye tecavüz edip kıza tecavüz edip anneye seyrettiriyor…Katliamlar oluyor…Radko Miladiç için bu ayetler iniyor diyelim…Biri de bu yazıyı yazıyor…Ben ne diyeyim şimdi:)

  16. mert
    Temmuz 3, 2014, 10:58 pm

    Dostum bi kere soylu degil o bir ceviri kerim yazar orada , kerimin anlami şerefli demektir.Hakka 40 ta öyle diyor evet o şerefli bir elçinin sözüdür ama hakka 43 te de diyor ki alemlerin rabbinden indirilmiştir.Yani tam anlamiyla hakim olmadigin konular hakkinda konusman ve aaa bak hata buldum eki eki diye gezinmeni cahilligine veriyorum.Kurani ancak butun olarak inceleyebilirsin.Ve sende sunu gordum hic sukretmiyorsun haline cok yazik.

  17. Temmuz 13, 2014, 5:34 am

    Rahman, Rahim olan ALLAH’ ın adıyla

    İnsan; yaşamında bazı şeylerin ne olduğunu bilmediği ve bir şeylerin ne için olduğunu sorgulamazsa korkar uzaklaşır. Kaçar. Bu ödleklik değildir. Ölümün çırpınışıdır.
    E.YILMAZ-1980

    1. Şimdi bu kadar ( kelimelerle ) oynayacağın bir kitap değil.
    2. şuan itibariyle 1450 yıl bu sana ne ifade eder.
    3. Kitabı herkes duvara asarak ve hurafelere girerek ( Bunların kurtuluşu ) şayet çok zor gibime geliyor. (Değişmezlerse)
    4. F. S. Mehmet 1. akım 2. akım M.K.Atatürk’ dür. anlayıp da hareket eden. 2’sin den de (R.A)
    5. Bunca zorluklara rağmen hala hayatta olan sözlü, yazılı, ve kainat 🙂 bunlar basit kelimeler değil.. ( peygamberler ) Allah’ın seçtiği bir kuldur.

    Şuana kadar incelemelirden ve sentezlerimden yola çıkarak yazıyorum; 5 ini de inceleyelim yanlışlıkları da beraber düzeltelim ( Bu bir Mümin sözüdür. )

    Yazılı kur’an ; Bu yukarıdaki 1. başlık neden kelimelerle oynayamayacağın bir kitap değil izahatını yapacağım.
    1. Kitap ehli Anlayan ve O’ nu bilmiş demektir. ( Basit söz değildir. )
    “”” Öyle Hacılar…şıhlar,,,,vs… değil bunlar asalak düzenin sonucudur. “””
    Günümüz hayatında insanların boş ve gerici düşünmesinin yegane temeli bunun altında yatmaktadır.

    Allah ayetlerini açıklarken neden ben koruyacağım dediğini biliyormusun…..
    akıllı bir okuyucu olsan tarihi araştırırsın.
    Bu kitap kıstas olarak ibreti alır. önüne bir test çözer gibi koyar.
    sana basitçe gelebilir.
    Bakara Suresini bilirsiniz. İnek arayan ahmakları döneminde adam buzağı putuna öyle bir ses bir fen yapmış ki sen bile o cahiliye döneminde bakar kalırsın ayrılamazsın ve döneminde kafa kesme kırbaç ceza… vs… düşün….
    elçi onlara dönün ALLAH’ a dedikçe buzağının sesimi = Allah’ ın sesimi aptallaşıyorlar. Ne yapacaklarını bilemiyorlar. ( Cahiliye ) 1. Buna İsrail oğlularının ibreti de ayrı bir cahiliye.

    Cahil ilmi kadar alır.. Kur’andan.

    Sende 1. dönemden kalma kendini geliştir. herşeyi okuyarak her ilmi araştırarak yaz.

    Şimdi 1450 sene yasaklısın nedeni 3. Şıktır. kitap zebur, tevrat, incil = sebebi şuurunu kaybetmiş ve kindilerini sorgulamayan bir dönemin kitaplara verdiği önem ortadadır.
    bunun en büyük kanıtı:
    1500 yılların adamı; anlamış yazmıştır.

    Giordano Bruno (ölm 1600) ne güzel söylemis:

    Tanrı;
    (( İradesini hâkim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır; ))
    (( Yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini hâkim kılmak için Allah’ı kullanırlar.))

    Dikkat ettiysen.. Kuranın ayetlerinde Allah sürekli şaadeti kafamıza vurava gösterir.

    La ilahe İll Allah = Allah’dan başka İlah YOKTUR.
    Allah; Ben her şeye Yetmezmiyim. der. Yetersin Rabb=Efendimiz.

    Dinsel inançlara sığınmadıkça insan kötülüğü büyük bir zevkle ve acımasızca
    asla yapamaz.” (James A Haught; Kutsal Dehset 3)

    Seyhim en sevdiğim varlığımı Allah a kurban etmemi istedi ben de verdim.”
    (Milliyet, 7 Haziran 1988)

    Dinler tarihi insanın tanrısal güce
    katılmaya ve onu beserî amaçlar için
    kullanmaya yönelik girisimleriyle
    doludur.”

    Paul Tillich

    ( Yaratıcı-Efendi=Rabb ) Allah ; Diyor ki,
    (Ra’d Suresi 11)
    Allah bir toplumun maruz kaldığı seyleri onlar birey olarak içlerindekini/birey
    olarak kendilerine ilişkin olanı değistirmedikçe değistirmez.
    Allah bir topluma bir perisanlık dileyince de artık onu geri çevirecek bir güç yoktur.
    Ve onlar için Allah dışında koruyucu bir dost da olamaz.

    3*1= Kur’an-ı Kerim

    Allah kitabı;
    “Ben koruyacağım der.”
    bu basit bir söz değildir.

    Kur’an palindrom örnekleriyle doludur. Buradan anlayacağın;

    Allahın iradesi Ben koruyacağım.. Bu Kitabı da değiştiremeyeceksiniz.. İddiası büyük bir iddiadır.

    *****Öyle bir ayet okudum burada şu olmuş……….. hikayesi değil…*******

    (Kur’an) Kitap ; Ahlak, Tarih, felsefe ve bilime kapı aralayan; Allah’ın Şaheseridir.
    *****Ahmaklar anlayamaz.****

    Bakara 255 ayetini iyi okuyun bura da elçileri tarif etmez..
    ne anlarsın bilmem ama bu ayet bir çok arabçayı da biliyorsan kuran için ama “araplar” için öğrenmeyeceksin. bu gerçeğin ta kendisidir.

    Herkes bu ayeti farklı alğılar..
    Bir başka Ayet: Evet ben ben Allah’ım evet

    Allah’ ın Biyoğrafisi :

    Giriş 1.

    ALLAH:

    O’ndan başka İlah yoktur, —( Şaadet ) Başlama —

    Yaşayandır, Sonsuzdur. (1)
    Kendisini ne dalgınlık ne de uyuklama tutmaz. (2)
    Göklerde ve yerde ne varsa O’nundur. (3)
    İzni olmadan kim O’nun katında aracılık edebilir ? (4)
    ^
    Onların geçmişini ( Yaşananlar ve Olaylar ) ve (İlerisini ) geleceğini bilir. (5) ( —–****—– )
    ^
    Dilediği miktar dışında O’nun bilgisinden hiç bir şeyi kavrayamazlar. (4)
    Egemenliği gökleri ve yeri kapsamıştır. (3)
    Onları düzen içinde korumak onu yormaz. (2)
    O Yücedir, Büyüktür. (1)

    Burayı iyi tezahür edersen ne dediğini anlarsın….
    Bu Yüce Allahın biricik sözüdür.
    Başarmak için nimetlerimi düşünün. İrdeleyin, Arayın ( Araf Suresi )

    —– 38 – Sad suresi 29. ayet (Genel: 38 – İniş: 38 – Alfbetik: 88) —–
    كِتَابٌ اَنْزَلْنَاهُ اِلَيْكَ مُبَارَكٌ لِيَدَّبَّرُوا اٰيَاتِهٖ وَلِيَتَذَكَّرَ اُولُوا الْاَلْبَابِ
    Kitâbun enzelnâhu ileyke mubârakul li-yeddebberû âyâtihî ve liyetezekkera ulul elbâb.

    Kutsal/bereketli bir Kitap bu; sana indirdik ki onu,
    Ayetlerini derin derin düşünsünler ve öğüt alabilsin temiz özlüler.

    —– 23 – Muminun suresi 68. ayet (Genel: 23 – İniş: 74 – Alfbetik: 69) —–
    اَفَلَمْ يَدَّبَّرُوا الْقَوْلَ اَمْ جَاءَهُمْ مَا لَمْ يَاْتِ اٰبَاءَهُمُ الْاَوَّلٖينَ
    Efelem yeddebberu-l gavle em câehum mâ lem yeé’ti âbâehumul evvelîn.

    Sözü gereğince düşünmediler de ondan mı,
    yoksa kendilerine ilk atalarına gelmeyen bir şey geldi diye mi?

    —– 4 – Nisa suresi 82. ayet (Genel: 4 – İniş: 92 – Alfbetik: 82) —–
    اَفَلَا يَتَدَبَّرُونَ الْقُرْاٰنَ وَلَوْ كَانَ مِنْ عِنْدِ غَيْرِ اللّٰهِ لَوَجَدُوا فٖيهِ اخْتِلَافًا كَثٖيرًا
    Efelâ yetedebberûn-el Kur’ân, ve lev kâne min ındi ğayrillâhi levecedû fîhıhtilâfen kesîrâ.

    Kur’an’ı, iyice okuyup düşünmüyorlar mı?
    Eğer o, Allah’tan başka birinin katından gelseydi, elbette ki onun içinde birçok ihtilaf bulacaklardı.

    —– 47 – Muhammed suresi 24. ayet (Genel: 47 – İniş: 95 – Alfbetik: 66) —–

    اَفَلَا يَتَدَبَّرُونَ الْقُرْاٰنَ اَمْ عَلٰى قُلُوبٍ اَقْفَالُهَا
    Efelâ yetedebberûn-el gur’âne em alâ gulûbin agfâluhâ.

    Peki bunlar, Kur’an’ın anlamını inceden inceye düşünmüyorlar mı?
    Yoksa kalpleri üzerinde kilitler mi var?

    Burada; yeddebberu – yetedebberûn anlarsan ALLAH’ ın ne değini iyi düşüneceksin..

    Bunlar insan sözü diyorsan kendinle çelişirsin… Vücudundaki kanın en ince ayrıntısında Allahın imzası vardır. Alak’ ın evreleri iyi araştır.

    Birde : olayların hadise olarak ne bahsederse ALLAH bunun sebebi ve niğmeti vardır.
    Aç bir enlem boylam haritası olayların yaşandığı ve yaşanacakların her şeyin bire bir denk geldiğini görürsün fen ilerledikçe açılan kapılara herkes şahid olacak ileride.

    Dikkat et osmanlı ve türk tarihinde medeniyetten bahsedersin en güvendiğimiz alim
    Düşünen adamı sevmeyen alışıla gelmiş bir yapımız var. vurun kellesine Allah’a kaşı geldi.

    Ne buldu: Kanat takti uçdu. komedi 🙂

    İbn Sinan Sırbdır.
    Piri Reis ( Karaman-1400 )

    Olmaktan gurur duyuyorum 🙂

    Görşüm şu ki:
    Batı ilimle Kur’an tarihini onaylar. Bilimle de tamamlar. ve Bilirler de -Doğuda tarihten sıyrılıp ala bildikleri ile batıyı mest eder. E.YILMAZ1980

    Bir ümmet olama ihtimalini şu durumda veremem tarihden sıyrılmamız lazım.

    Şuanda buradan yaza biliyorsak bize verdiği kesin geçer ilmin sonucundadır.
    Allah matamatiksel sistemini herkeze gösterir. İlmin ölçüsü verdiği kadar dır. aşırıya kaçan insan oğlunun tarih de ki bölümlerini her daim görmüşünüzdür.
    Hidrojen bunun somut delilidir.

    Peygamber (ümmi) okuma yazma bilmez…
    Mantık çalıştırırsak Yazılı değil sözlü inmiştir.
    Daha Sonra Toplanmıştır.

    Allah ayette derki:
    Okutup düzenlettirecek bir araya toplayacak olan benim der.

    Benim düşüncem
    Uyugulamalar ve konuşmalar yazma işi sahabeler ile onlarda kendi aralarında çelişkide kalırlar. daha sonradan neden mi veda hutbesini okuyun ama düşünerek. ( Akıl )
    Allah; peygamberin “Kuranı tam olarak anlayıp bilemez.” anlamında olduğu

    Aziz ve Yüce ALLAH
    Herkesi ilmi ile amel ettirsin.
    Esenlikle Kalın.

  18. Temmuz 13, 2014, 7:54 am

    Tarık Taşpınar = Kuran’dan Yeni Mucizeler & İnanç Evreninde Yeni Ufuklar

    Kardeşim seni gönülden kutluyorum.. Allah razı olsun ilminden faydalandım helal et.

    Hayat başarıların imzasıdır. E.YILMAZ-1980

    Mail: ey_686@hotmail.com eklersen sevinirim eksikliklerim olursa danışmak isterim.

    Edip yüksel ile de irtibat etmeni isterim sağlam adamlar lazım TÜRKİYE ye artık.
    adamı şuan kesecekler nerede ise ellerinde imkan olsa 🙂 o adamı ne kadar dışlasalar da gerçeklerin tam dibinde olduğunu ve onun da çalışmalarını sevdim.

    Hakkını vermeden geçemeyeceğim.

    Bilgi ile donanıp insanların insanları anlamak istememesi kadar kötü bir durum yoktur, her halde çevremde konuşa bileceğim çok az sayıda insan var onlarda tövbe haşa
    Allah benden uzak dursun dergi gibi bir şey 🙂

    Rabbimiz Alemlerin Efendisi ilimlerimize kuvvet versin..

    Esenlik üzerinize olsun.

  19. Temmuz 13, 2014, 8:07 am

    İnsanlar hata yaparlar acizdir. muhtaçdır. ama affediciliği olmak kaydı ile Allah hata yapmaz. yapanı affetmez.
    Elhamdülilahi Rabbil Alemin.

  20. format
    Temmuz 21, 2014, 8:06 am

    sen ne içtin insanoğlu. söyle de o içtiğin şeyden bizde içelim…

  21. dinimİSLAMbuyeter
    Temmuz 25, 2014, 10:28 am

    OKUYUN DİN KARDEŞLERİM ve ötekiler Kuranda deki ile başlayanlar dualardır bunlarda ekleme değil arapça kul deki demek topkapı sarayında ilk kuran var orada da herşey aynı örneğin nas suresi kul ile başlar ve bu nazar vede cinlerden korktuğumuzda genellikle kullanırız yani duadır fatiha suresini biz her namazda okumazmıyız neden özel mealde allaha dua ediyoruz.Şimdi siz kuranın hatalı olduğunumu öne sürüyorsunuz öncelikle kuran hiç değişmedi süphesiz meshepler farklı olsada aynı kuranı okur hadi örneğin HAŞA kuran

  22. dinimİSLAMbuyeter
    Temmuz 25, 2014, 10:30 am

    kardeşlerim yazdıklarım ne olduysa silindi veya harf yetmedi eğer yazdıklarımı okusaydınız inanırdınız

  23. murat
    Ağustos 5, 2014, 1:31 pm

    elin gavuru bile kuranda hata yok diyor Müslüman bir ülkede şu yaptığına bak it

  24. Ağustos 5, 2014, 2:16 pm

    Kur’an’da 6666 cümle vardır. Bu cümlelerin tamamında bir tutarsızlık yoktur. Cümlelerin bana göre % 80’ininde söylenenler de bir mantıksızlık yok.
    Eğer bu kitabı Muhammed’e Evreni, Dünyayı,insanı,hayvanları, her şeyi yoktan var eden Allah gönderdiyse bırakın bir cümleyi bir kelimesinde hatta bir harfinde bile mantıksızlık olmamalı, varsa, o zaman bunun Muhammed tarafından uydurulduğunun apaçık delilidir…

  25. aytekin güvenç
    Ağustos 18, 2014, 6:57 am

    KURANIN bütününü kavrayamayan,savlar bunlar.Kuran her satırında insana hitap ediyor zaten,de ki“ başlığı altında-ifade edilen peygambere karşı direk sorulan veya onun zihnindekileri Allahu Tealanın şekillendirmesidir.Kuran detaylı konuyu anlamayanlar için şaşırtıcıdır,bugünü anlatırken birden yüzyıllar öncesinden bahsediverir,veya örnek vererek anlatıverir,ordan döner bizzat Muhammedin şahsına seslenir,bunları hızlıca ve ard arda yapar,şaşırırsın.Sümer tanrılarının İslam öğretisine benzediğine işaretle,sümer tanrılarının yarattığı insanın iyilik ve kötülük yapacağını bildiği halde kötülüğe niye izin veriyor sorusuna-sümer tanrılarının hükmü tartışılmaz -diye ifade beyan etmişşiniz.bu da islam inancına ne kadar benziyor kader taktiri açısından diyerek Hz. Muhammedin bu kitabı geçmişe bakarak kendisinin yazdığını ima ediyorsun. Yanılgın burdada ortada,İslam da insana verilmiş çüz-i irade vardır.Allah ı teala bunu insana verirken doğruları ben sana Kuran da ve ,sünnette anlattım,artık biliyorsun bundan sonra ne yaparsan iyi-kötü senin iraden olur,ben yalnız hesabı tutarım diyor.dolayısıla doğum -ölüm ana istikametse yol üzerindeki sapaklar,tercihler yolcuya aittir.İrade verilen bir canlının seçimi kendinindir,nokta….

  26. aytekin güvenç
    Ağustos 18, 2014, 7:09 am

    Ve bir önceki yazıyıda bir konu hakkında yeterli bilgi sahibi olmadan senin gibi ,fikir sahibi olmuş insanların çokluğu nedeniyle yazıyorum jones,profilinde arapça bilmediğini yazıyorsun ,umarım Türkçeden anlıyorsundur.

  27. Wicca
    Ağustos 21, 2014, 5:41 pm

    Siteyi bi araştırma yaparken tesadüfen gördüm yazıyı biraz hızlı yazdığımdan dolayı yazım hataları olabilir, zaten türkçe kaynak diye bişey olmadığı için böyle abuk subuk ergen sitelerine kalıyorsun ve daha ilk okumaya başladığımda gülme krizine girdim burda bilgi vermenin dışında yok çocuk gelin yok kadınlar aşağılıyor bak ırakta kızı dövüyorlar pis yobaz müslümanlar vb. gibi tamamen kışkırtarak ve troll mantığıyla insanları dinden soğutmaya çalışmışsın ergen kardeşim ama o işler öyle değil benimde kuzenim amerikada erkek arkadaşıyla yaşıyor 21 yaşında ve biz müslümanız ama ne babası nede akrabaların hiçbiri karışmaz zaten bu olaylar dinle değil insanların eğitim seviyesi ve yaşadığı çevreyle alakalıdır yani usame bin ladin terörist o zaman bütün müslümanlar teröristtir gibi bişey olmuş ama senin amacın zaten burda bilgi vermek değil nefret propagandası yapmak olduğu için ben sadece gülmekle yetindim, ama yok islamın ilk yıllarında da böyle kadınlar 2. sınıf muamele görmüş aşağılanmış vb. gibi senin deyiminle seks kölesi olarak kullanılmış! ki buda DEMAGOJİ yaptığının(biraz senin seviyenin üstünde oldu kusura bakma) ve tamamen senin cehaletinin bir göstergesi,ayrıca burda senin ateist olduğuna inanmakta zor daha çok anti-islam görüşüyle yazılar yazdığına göre farklı bir dine veya düşünceye sahipsin ergen kardeşim,ayrıca yapılan yorumlarda en geri zekalı evriminin ortasında olduğu belli tiplere cevap vermiş,alay etmişsin ama düzgün eleştiri yapan senin ordan burdan bulduğun bilgileri çürüten şeyler yazanlara cevap verememişsin buda senin etkilemeye çalıştığın kitleyi net götermiş:) ben mimar sinan üniversitesinde sanat tarihi okudum ve oradan columbia üniversitesine gittim( sen bilmezsin amerikanın en önemli, ivy league de yer alan bi üniversitesi ivy league ne dersen onuda araştır bi zahmet.), ayrıca yunanca ve latince bildiğim için bu konuları direk kaynağından birebir okudum(colombia üniversitesi bu kaynaklar açısından cennettir) yani böyle ergen sitelerinde çarptılımış halleriyle değil zaten bu tarz bilgileri doğru kaynaktan öğrenmek istiyorsan en azından ingilizce bilmen gerek yani sana tavsiyem daha lisedeysen adam gibi bi üniversiteye git ki türkiyede böyle bi üniversite yok imkanın yoksada en azından ingilizce öğren ben bütün dini kitapları okudun sen tabi bunları 4 tane falan zannediyorsundur 🙂 hatta 11.yy dan kalma latince olanları bile ayrıca bu konularla alakalı bi çok önemli profesörün verdiği konferanslarda bulundum hatta bazılarıyla sohbet etme imkanı buldum ayrıca üniversite tezimde masonik sembollerin sanat tarihinde kullanıldığı eserlerdi bu yüzden floransa ve washington a gittim ve hem yerinde görerek hemde zengin kaynaklardan okuyarak din tarihi, sanat tarihi (birbirleri üzerinde önemli yansımaları var) hakkında yeterli bilgi sahibi oldum yani benimle birebir diyalog kursan seni istediğim yere çekerim, müslümanda yaparım kaodaistte(bu ne dersen yine araştır senin uzak olduğun bi konu tabi)yani açtığın bu troll site senin gibi internette saçma bi sitede yada arkadaşlarına özenerek dikkat çekmek için aa ben ateist oldum sizin gibi müslüman koyunlardan üstünüm asdafd dinler insanları kontrol etmek için uydurulmuş çevre baskısıyla dayatılan mitolojik ve eski dinlerden (paganizm şamaniz vb) karma yapılarak uydurulmuş saçma şeyler yey çok akıllıyım tribine girenleri ve ilkokul mezunu müslümanları etkiler, tabi senide kınamamak gerek günümüzde yozlaşmanın nirvanasındayız batı kaynaklı medya içeriklerine okadar mağruz kalınıyor ki senin gibi düşünmekten aciz insanlar etkileniyor. gelgelelim ben bunca araştırma sonucu müslümanlığımdan şüphe ettim mi ? tabiki hayır aksine güçlenerek arttı diğer dejenere olmuş dinlerden sıyrılmış bilimle, mantıkla çelişmeyen tek din islamdır çoğu cahil kişi dinle bilimin zıt kavramlar olduğunu düşünür ama bu çok yanlış tabiki araştırmaktan yoksun insanların böyle düşünmesi yüzeysel ve çevresinden aldığı bilgilerle yetinmesi normal hatta islam evrimle bile çelişmez(darwinin birebir evrim teorisinden bahsetmiyorum ki zaten onun bazı noktalarda hatalı olduğu bilimsel gerçek) tabi ki nasıl dersen bi çok kaynak verebilirim ama sen bunları okuyabilir misin bilemem.

  28. Wicca
    Ağustos 21, 2014, 6:24 pm

    yazımda atladığım bir nokta gördüm, islamın ilk yıllarında da kadınlar 2. sınıf muamele görmüş aşağılanmış çocuk yaşta cinsel ilişkiye zorlanmış vb. yazmışsın halada bunun devam ettiğini söylemişsin ve bunu müslümanlığa bağlamışsın ilk olarak islamın ilk çıktığı coğrafyada kız çocukları cinsiyetlerinden dolayı doğdukları zaman gömülüyorlarmış ve insan yerine konulmuyormuş böyle bir kültürden gelen insanları birden kadın erkek eşittir diyemezsin bunun sonucu olarak kuranda örneğin borç almada 2 erkek şahit yeterliyken kadın olduğu zaman 1 erkek 2 kadın yani 3 şahit olması gerekirmiş buda tamamen o dönemde kadınlar kendilerini koruyamadıkları ve kolayca baskı altına alındıkları için tamamen kadınları korumaya yönelik bir kural ve sadece o dönemin zor şartlarına göre düzenlenmiş, evlendirme konusuna gelindiğinde o zaman cariye köle tarzı şeyler olduğu için bunu çabucak bitirmek için küçük yaşta evlendirmek bi nevi köle olarak kullanılan kızı kurtarmak manasına geliyor evlenmeden yanında bulundursa yine cariye mantığı olduğu için vs. cinsel ilişkide ise bir insan ergenliğini bitirip doğurgan hale geldiği zaman cinsel ilişkiye girebilir çocuk sahibi olabilir ben kesinlikle küçük yaşta böyle bir şeye karşıyım çünkü çocuğu doğuracak olan zaten çocuk yaşta nitekim 18 yaşında biri 60 yaşında biriyle evlenip çocuk sahibi olabilr ama bizim ahlakımız bunu kaldırmaz ama biyolojik olarakta yasal olarakta mümkün ki bu yasalardaki 18 yaşı yine insanlar belirliyor yani bu 16 yaşta olabilirdi burda bunun iğrençliğinden ve bunun islamın bir getirisi olarak lanse etmeye çalışmışsın ki bu tamamen yanlış bu cehalet ve dönemin şartları ve ahlaki meseleriyle alakalıdır kuranda 60 yaşında biri çocuk yaşta biriyle evlenmeli ilişkiye girmeli yazmıyor ama günümüz özgür dünyasındada böyle şeyler yasal olarak olabiliyor ve oluyor örnekleri çok mağlesef.

  29. ahmet
    Ağustos 28, 2014, 3:06 am

    Allah isteseydi ilk gelen ilahi din tek din olabilirdi, ama neden üç farklı dinin oluşmasına izin vermiştir? Kullanıcı: Sorularlaislamiyet.com
    | Tarih: Cts, 02/07/2011 – 00:00
    Seslendirme<
    TaslakTaslakdegil
    ….
    Değerli kardeşimiz;
    İslam kelimesi bir çok anlamda kullanılmaktadır. Bununla beraber Peygamberimize (asm) gönderilen dinin özel adı da İslamdır. Bu bakımdan Peygamberimize (asm) gönderilen din ile Hz. İbrahim (as)'in dininin ismi farklıdır. Bu dinlerin isimleri farklı olsa da temel konularda aynıdır. Ancak teferruat da farklı olabilmektedir.

    Hz. Âdem (as)’den Peygamber Efendimize (asm) gelinceye kadar, bütün peygamberler hak dini tebliğ etmişlerdir. Dinin temeli olan îman esasları hep aynı kalmıştır. Fakat şeriat dediğimiz, ibadet ve dünyaya ait işlerde Hz. Âdem (as)’den Peygamberimize (asm) kadar her devrin icaplarına, insanların ihtiyaçlarına göre bazı hükümler değişerek gelmiştir. Cenab-ı Hak her devrin insanının yaşayışını ve menfaatini gözeterek her ümmete ayrı bir şeriat göndermiştir. Mâide Sûresinin 48. âyetinde bu hususta şöyle buyurulur:

    “Sizin her biriniz için Biz bir şeriat ve açık bir yol tayin ettik.”
    Meselâ, Yahudiler ancak havralarda, sinagoglarda, Hristiyanlar sadece kiliselerde ibadet edebilirlerken, biz Müslümanlar her yerde namaz kılabiliyoruz. Yine sığır ve koyun gibi hayvanların iç yağları Hz. Musa (as)’ın şeriatında haramken, bizim dinimizde helâldir.

    Bu gerçek Nur Külliyatında şöyle ifade edilir:

    “Asırlara göre şeriatlar değişir. Belki bir asırda, kavimlere göre ayrı ayrı şeriatlar, peygamberler gelebilir ve gelmiştir. Hâtem-ül Enbiya’dan sonra şeriat-ı kübrası, her asırda, her kavme kâfi geldiğinden, muhtelif şeriatlara ihtiyaç kalmamıştır. Fakat teferruatta, bir derece ayrı ayrı mezheblere ihtiyaç kalmıştır.” (Sözler, s.485)
    “Fer’î hükümlerden biri, bir zamanda maslahat iken, diğer bir zamana göre mazarrat olur. Veya bir ilâç, bir şahsa deva iken, şahs-ı âhere dâ’ olur. Bu sırdandır ki, Kur’ân fer’î hükümlerden bir kısmını nesh etmiştir. Yani vakitleri bitti, nöbet başka hükümlere geldi, diye hükmetmiştir.” (İşarât-ül İ’caz, s.50)

    Temel hükümler bütün peygamberler için aynıdır; değişmez, nesh olmaz. Meselâ, imanın rükünleri bütün hak dinlerde aynıdır ve ibadet bunların hepsinde vardır. Ama ibadetin fer’î hükümlerinde, yani teferruatında farklılıklar görülür. İbadetin şekli, vakti, kıblenin yönü gibi hükümlerde nesh söz konusu olmuştur.

    Kanaatimize göre Kur'ân-ı Kerîm dışındaki ilâhî kitaplarda o kitaba tâbi ola­caklar için bir din adı konmadığı, Yahudilik ve Hristiyanlık gibi isimlendirmele­rin daha sonra ortaya çıktığı ve bunların o peygamberin tâbilerine sonradan veri­len adlar olduğu dikkate alınırsa "Doğrusu Allah katında din İslâm'dır." ifadesinin anlamı daha iyi anlaşılır. Her ne kadar Hz. Muhammed (asv)'in tebliğ ettiği dinin ken­dine özgü hükümleri varsa da, Kur'an'da bu kitabın önceki peygamberlerin getir­diklerini onaylama özelliği üzerinde ısrarla durulması, onların bildirdiklerinin de temelde İslâm dairesi içinde olduğunu, ancak ilâhî hikmet gereği bu öğretilerin en mükemmel şekline Hz. Muhammed (asv)'in gönderilmesi ile ulaşıldığını gösterir. Şu halde yüce Allah'ın hoşnutluğunu elde etmenin yegâne yolu O'nun bildirdiklerine bütünüyle inanmaktır

  30. Eylül 7, 2014, 5:19 pm

    Wicca ilginç bir karakter olduğunu düşünüyorum. Yazıdaki her kelime doğru diyemeyiz fakat iddialı incelemeler de bulunuyor.
    Arkadaş ayetlerle ve kendi yorumlarıyla konuyu anlatırken sen kanıtsız bir şekilde sadece düşüncelerini yazmışsın. Bunu yaparken okuduğun üniversiteden, yaptığın araştırmalardan böbürlenerek bahsetmişsin. Yetmemiş parantez açıp kendini daha da yüceltmişsin.
    Ben senin savunmalarına karşı birkaç şey de söyleceğim tabiki..

    1) Kız çocukları doğdukları zaman gömülüyorlar ve insan yerine konulmuyorlar..
    Kuran’ın çok eşliliğe izin verdiği eleştirisinde kendinizi savunmak için şunu dersiniz;
    Cahiliye döneminde erkekler sınırsız kadın alabiliyordu. Kuran buna bir sınır getirmiştir ve tek eşliliği de önermiştir.
    Peki sana soruyorum..Kız çocuklarının doğar doğmaz öldürüldüğü bir toplumda bu millet nasıl çoğalıyordu ve nasıl sınırsız kadın alıyordu? Başlık parası gibi bir gerçeğin varlığından haberdar olduğunuzu düşünüyorum. Kız çocukları sizce gömülüp öldürülmeli mi yoksa genç yaşta iyi bir meblaya satılmalı mı cahiliye dönemindeki zihniyette?

    2) Kadınların şahitliği konusu…
    Diyorsunuz ki kadınlar baskı altında kalıyorlar ve kendilerini koruyamıyorlar.
    Önce ilgili ayet uzun olduğu için bir kısmını paylaşıyorum..Merak etmeyin cımbızlama değildir..
    Bakara 282;
    ” Erkeklerinizden hazırda olan iki kişiyi şahit de yapın. Şayet iki tane erkek hazırda yoksa, o zaman doğruluğuna güvendiğiniz şahitlerden bir erkekle iki kadın ki, birisi unutunca, öbürü hatırlatsın, şahitler de çağırıldıklarında kaçınmasınlar”
    Burda kadınların baskı altında kalmasını nereden çıkardınız anlayamadım..Apaçık unutursa diyor..Okuduğumuzu kendi isteğimize göre anlayabiliyor muyuz? Bu her konuda geçerli mi? Bunun ilmini öğretin mümkünse bana.
    Bu öyle bir cahiliye dönemi ki bir kadını etki altına alıp yalancı şahitlik yaptırabiliyoruz. İkinci kadın mutlaka doğruyu söylüyor ve adalet yerini buluyor. Ayrıca bir kadının şahitliğine erkek şahit yoksa başvurulması da işin ilginç tarafı.

    3)Cariyelikten kurtulmak için küçük yaşta çocuk evlendirmek..
    Diyorsunuz ki bu şekilde bozuk bir toplumu birden değiştirmek imkansız. 20 sene boyunca cariyeliği yasaklamayan bir Allah’a inanıyorsun. Kuran birden gökten inseydi kimse inanmazdı diyorsunuz. Toplumun o anki ihtiyacına göre ayetler gönderildi diyorsunuz. 20 sene boyunca cariyelik kaldırılamaz mıydı? Hiç mi fırsat olmadı?
    Ufacık kız çocuklarını özgürleştirmenin yolu onları evlendirmek midir?
    Kuran evli kadınlara ne hak vermiştir de evlenince özgür olacaktır o çocuk?
    Kendinden yaşta büyük, sözde kocasının diğer karılarının yanında nasıl bir psikolojiye maruz kalacaktır?

    Ayrıca insan ürünü olan yasalarla Tanrı’nın buyruğu olduğu söylenen yasalar arasındaki farkı bir daha düşünmeni tavsiye ederim sana.

    Şimdi özeleştiri yapman adına nasıl bir üslubun olduğunu ve ergenlik konusunda kimin başı çektiğini sana göstereceğim.
    Yazılarından kesitler alacağım. Cımbızlayacağım yani. Sizlerin o kelimeye sempatisi var biliyorum.

    1)abuk subuk ergen siteleri
    2)troll mantığı
    3)ilk okumaya başladığımda gülme krizine girdim
    4)ergen kardeşim
    5)DEMAGOJİ yaptığının(biraz senin seviyenin üstünde oldu kusura bakma)
    6)senin cehaletin
    7)en geri zekalı. (burda bir yorum yapacağım. başta hızlı yazıyorum, yazım hataları olabilir demen gerizekalıyı ayrı yazmanı maalesef hoş karşılamama izin vermiyor.)
    8)ben mimar sinan üniversitesinde sanat tarihi okudum ve oradan columbia üniversitesine gittim( sen bilmezsin amerikanın en önemli, ivy league de yer alan bi üniversitesi ivy league ne dersen onuda araştır bi zahmet.)
    9)sana tavsiyem daha lisedeysen adam gibi bi üniversiteye git ki türkiyede böyle bi üniversite yok imkanın yoksada en azından ingilizce öğren ben bütün dini kitapları okudun sen tabi bunları 4 tane falan zannediyorsundur
    10)floransa ve washington a gittim
    11)bi çok önemli profesörün verdiği konferanslarda bulundum hatta bazılarıyla sohbet etme imkanı buldum
    12)müslümanda yaparım kaodaistte(bu ne dersen yine araştır senin uzak olduğun bi konu tabi)

    Her neyse…Bu böyle uzar gider.
    Yazının büyük bir kısmında kendini övmekten başka bir şey yapmadığın için haliyle konuyla ilgili bilgi de vermiyorsun.
    Bu konularla ilgili hep okur ve araştırırım. Bugüne kadar da hiçbir yerde yorum yazmamıştım. Kendi başıma okuyan ve düşünen biriyim yani. Fakat senin üslubun ve yorumunun beğeni sayısı beni aşırı derecede rahatsız etti.Bu yüzden bu yorumu yapma ihtiyacı hissettim.
    Size tavsiyem kimseye düşüncelerinden dolayı hakaret etmeyin. Her insanın aklı ve özgür iradesi var değil mi? Dinen de geçerli bir şey bu. O yüzden herkes yorumunu yazmakta özgürdür. Karar ise onu okuyanındır. Sizin yaptığınızı herkes yaptığı taktirde ortalık kaos ortamına dönüşecektir.

  31. Eylül 19, 2014, 5:32 pm

    Wicca’yı en iyi ben anlarım(yaş 50 İHL mezunu-Din anlayışını hiç çekinmeden sorgulamaya başladım ve hala dindarım)…
    Wicca kardeş!!!! Sen hayalinde bir Allah-Din oluşturmuşsun(iyi niyetlisin) ve bunlarında 1450 sene önce ortaya çıkan muhtemelen epilepsi hastası olan Muhammed’in oluşturduğunu zannediyorsun ve yine şuna inan ki senin düşüncelerin Muhammed’in düşüncelerinden daha saygıya değer!!!!

  32. bakan
    Kasım 6, 2014, 5:40 pm

    Gercekten cok ilgilmi cekti yazdiklariniz..Ama okudukca hayran kaldim safliginiza…bir kutsal kitabin Turkce mealine gore yorumlayip eleştirmek, icinde kelime oyunlari yapmak en hafif tabiriyle basitliktir..Muhammed Sav. Kainatin efendisidir..Onu anlamak icin onu yasamak gerekir.Verdigi mesajlari dogru okumak gerekir…Kurani Kerim de ilahi kelimetullahtir…Allah kelami sizin o 1×3 mm lik beyninizle kavrayabileceginiz bir kitap degildir..zaten asillariyla degil mealleriyle isi kivirmaya calismissiniz..Allah cc inananlarla ve sabredenlerle beraberdir…yasasin kötüler icin cehennem…:)

  33. erkan
    Ocak 19, 2015, 11:40 pm

    Yazdığın bu yazı seni çok komik duruma düşürmüş. Sen ancak kafanı kullanmadan biliç altı nefretinin eseri bir şekilde saçmalarken ancak imanımızı arttırıyorsun

  34. Hikmet
    Şubat 12, 2015, 11:22 am

    Öncelikle bu kitabi muhammedin yazdığını idda ederek kendini ovdugu dusuncesine cevap vermek istiyorum. Bi kere ayetlerin cogunda cebrailden bahsediliyor. Ve bu onun sozudur derken, lafiz olarak muhammede aktarilisindan bahsediyor. Kit akli olan bile anlar bunu. Ancak kuranda direkt olarak muhammede sert elestiriler yapmistir Allah.
    abese Suresinde, muhammede kor bir insanin gelmesi uzerine muhammedin ondan yuz cevirdigi ve musriklerden ileri gelenlerin biriyle konusmaya devam ettigi anlatilir. Ve ayette su sozler vardir.
    “Surat asti ve oteye döndü.
    Kendisine ama geldi diye.
    Ne biliyorsun belki o arinacak?
    Yahut ogut alacak ve bu ogut kendisine fayda verecek?
    Ama kendisini muhtac hissetmeyene gelince.
    Sen ona yoneliyorsun.
    Onun arinmamasindan sana ne.”
    Gibi devam ediyor. Ayrica kuranin bir cok yerinde muhammed için “festagfir li zembik (gunahin için tovbe et)” denir. burada mantikli dusunursen, eğer bir kisi kendi kurdugu dini yayacaksa, yazdigi kitapta kendisini azarlamaz veya gunah isledigini soylemez. Çünkü karsisindaki insanlar için bu bir güven sorunu olusturur.
    Ayrica sunu soylemek istiyorum. Muhammed peygamber 23 yillik hayati boyunca cileler cekmistir. karisini kaybetmis erkek cocuklarini kaybetmistir. Kendisine ve kabilesine ambargo uygulanmistir.
    Cocuklari cok severdi muhammed. Ve o sevdiği çocuklar tarafindan taslanmistir. bunlar islam tarihi kaynaklarinin hepsinde (yani musluman olmayanlarin kaynaklarinda da kabul edilmiştir.)
    Gel görki, kuranin hicbir ayetinde onun hayatindan ve çektiği sikintilardan hissettiklerine dair duygular yoktur. Bu ruh dilbilimi açısından imkansızdır. Biraz beynini kullanip arastirirsan ‘soylem çözümlemesi’ alaninda yapilan arastirmalar şunu gosterirki, insan yazdigsineyin içindedir.
    Ve ayrıca, kuranin uslubu, hitabet sanati, manzum ozellikleri, ve dahaBitr çok edebi açıdan baktigin zaman o donemin araplarinda sahip olmayan bir dil vardır. Ve kuranda da tarih kaynaklarinda da, kuranin bir büyu olduğu inkarcilar tarafindsoylenkisdigi gEcer.
    Ve muhammedden gelen ve ona aiy t olma olasiligi buyuk olan cogu hadisin kurandaki dille alakasi yoktur.

    Bunların hepsini geçelim. Onu muhammedin veya o donemde yasayan birinin yazmasi mümkün degildir. Çünkü kuran henüz birkaç yuzyillik Bilgileri o donemde haber vermiştir.
    dunyanin en alcak (deniz seviyesine göre) yerinin nere olduğu
    Bebegin anne karnındaki gelisimleri
    Spermin bir karışım olduğu
    Evrenin genisledigi
    Gök cisimlerinin hareketi ve yorungeleri
    Şu anki insanlarin bile cogunun duruyor olarak dusundugu güneşin de bir yorungesi olup hareket ettigini
    Ay ışığının yansima oluşunu
    Dunyanin donuyor olusunu
    Ve daha birçok şeyi haber verir.

    Simdi iddaniz onu muhammed yazdiysa
    bu saydiklarimin hepsini atip tutturmus diye mi düşüneceksin.
    Ve bu öyle bi adamki, bir kitap yaziyor ve bu kitap hiçbir şekilde taklit edilemiyor.
    Ve bu öyle bi insanki yazdigi kitaba hiçbir duygusunu aksettirmiyor, Ayrıca kitapta kullandigi dil ile yasaminda kullandigi dil arasında uçurum var ve araplarin bütün gramerini o kitaptan aldığı bir kitap yazarak arap tarihine geçiyor.
    Bir de kabilecilige atalarina en düşkün milletlerden biri olan araplarin inanclarini yikacak seyler soyluyor ve o insanlari Kendine inandiriyor
    ne MUHAMMED’MIS masallaH
    Allahın selami muhammede ve gonderdigi diger elcilere olsun

  35. Khan
    Şubat 26, 2015, 4:44 pm

    Kuranın hak kitap olduğunu anlamanın en kolay ve mantıklı yolundan bahsedeceğim. LUTFEN ÇOK DİKKATLI VE SENTEZLEYEREK OKUYUN Biliyorsunuz dabbe diye bişey geçiyor kuranda sadece 1 kere geçiyor. İnsanlarsa buna o kadar hikaye uydurmuşki.. Misal rivayete göre bir ayağı kuzeyde bir ayağı güneyde bir kulağını yastık diğer kulağını yorgan yapar diye bahsediliyor. Kuranda ise sadece bir ayette bahsediliyor ve o kadar olgun bir şekilde ki. Bu da bize o dönemin insanı bir din uyduracak olsa böyle saçma şekillerde anlatır. Kuranda ise o dönemin cehaletinden tamamen sıyrılmışlık vardır. Ayrıca Hz. Muhammed kendini övüyor demişsin. Tek bir ayete bak. ” Sana diyorlar ki kıyamet ne zaman kopacak? Deki ben gaybı bilmem ” kendini övecek olan tam da bu noktada över kendini. Macera aramaya gerek yok.

  36. Adül enüzübillaah
    Temmuz 28, 2015, 6:40 am

    Madem o kadar inançlı koyun var size de onları sömürmek istismar etmek düşer.

  37. Ay
    Ağustos 7, 2015, 7:53 am

    Islamda onu bunu incelemeye gerek yok. Allaha tam inanmayan sasar gider zaten. Kimse mecbur degil inanmaya.
    Seytan Melek degildi. Melek olsaydi Allaha “kafa” tutma iradesi olmazdi. O yünkselmis bir cin di. Ayrica, hadisler, ayetler, birbirine karistirildi. Hersey baska bir hal aldi. Baska türlü kiyamet kopamaz zaten…
    Allah in birligine inanirim ben
    Diyer Peygamberler gibi Hz. Muhammed de Peygamberdi bunada inanirim ben. Son Peygamber o oldugunada inanirim ben.
    Farzlari yerine getiririm. Gerisine karismam. Bilgim okadar cok ki, birsey de diyemiyorum size. O yollardan bende gectim. Sasmak isteyen sasar zaten. Ögrenirseniz ki gercekleri bilmek isterseniz eyer. Seytanin (Aziz in) hayatindan baslayin.
    Evet bu dünya bir oyun, siz ve ben de oyuncular… Size dogrulari bulmaniz dileyimle, güzel bir hayat diliyorum. Sizi gercekten iyi anliyorum ve hak veriyorum. Paylasimlariniz icin de tesekkür ederim. Bunlari sormak, yazmak hakkiniz. Özür dilerim sizden simdi yazacak oldugum icin. Benim kafam karismadi ve süpheyede düsmedim. Sizin benden de cok ögrenmeniz ve inanmaniz dileyimle.

  38. Sakir Candemir
    Ocak 4, 2016, 4:38 am

    1- Meal(Anlam) var, Tefsir(Açıklamak) var.
    2- Bırakın böyle boş ithamları da marsa araç göndermekle uğraşalım.
    3- Ya Ahiret varsa! Ya cennet – cehennem varsa! Ya ALLAH varsa!!!
    Ya hepsi doğruysa!
    4- “Son pişmaklık neye yarar!”

  39. Nisan 28, 2016, 10:25 am

    Yüce kuran-ı kerimde mantık araman doğru ama her zamn mantıkla gidersen yanlış yola saparsn

  40. haks
    Mayıs 21, 2016, 7:47 pm

    I’m flying to london örneği kadar Güzel bir Örnek Görmedim sitelerde , yazan kardeşime helal olsun . Türkçe çeviri de Uçak yada helikopter kelimesi yoktur Neyle uçtuğunu bilemessiniz ama bir araçla uçtuğunu kendi kendine uçamayacağına göre mantık yürüterek çevirirsiniz .

  41. Samsunlu
    Haziran 30, 2016, 9:59 pm

    Seni gidi yaramaz,rahmetli Yaşar Nuri için bile çok küçük bir lokmasın.Galiba sen de dinsizlikle yolunu bulmanın peşindesin.Bu iletimi yayınlarsan belki” dinsiz ama adammış” derim senin için,tabi erkeksen.Değilsen de adam değilmiş,kadınmış derim.

  42. muhammed
    Ağustos 25, 2016, 8:29 am

    Kur’an’daki Inanilmaz Hatalar – I

    Cevaplar:

    İlk önece aşağıdan başlayalım,zamanım olursa Allah’ın izniyle diğer iddialere de cevap yazmaya çalışacağım:

    1-TEVBE SURESİ 30.AYETİN DOĞRU MEALİ ŞÖYLEDİR !

    Yahudiler, “Üzeyr, Allah’ın oğludur” dediler. Hıristiyanlar ise, “İsa Mesih, Allah’ın oğludur” dediler. Bu, onların ağızlarıyla söyledikleri (gerçeği yansıtmayan) sözleridir. Onların bu sözleri daha önce inkâr etmiş kimselerin söylediklerine benziyor.Allah, ONLARI KINAMIŞ/ RAHMETİNDEN UZAKLAŞTIRMIŞTIR. Nasıl da haktan çevriliyorlar! ‘’ şeklindedir.

    2-Zira, Arapça da ‘’ Allah kahretsin’’ ifadesinin karşılığı ( قهر هم الله ) ‘’Kahhrehumullahu’’ dur.Böyle bir ifade ayetin hiçbir yerinde yoktur.Burada geçmiş fiil kipi olan ( قاتلهم الله) katelehumullahu ‘’ yani Allah onları kınamıştır,rahmetinden uzaklaştırmıştır.’’ Şeklinde ıhbar cümlesidir,inşai,(beddua) cümlesi değildir.Çünkü araçada ( قاتل. فاتلا . قاتلوا )’’ katele,katela,katelü’’Hepsi geçmiş fiil kipidir,gelecekle, beddua ile hiçbiralakası yoktur.

    2-İbni Abbas ve diğer,İbn Cureyc vb.şöyle diyorlar ! ( كل كلمة قاتل وقتل في القران بمعني لعن ) ‘’ küllü kelimeti ‘’katele ve kutile bi me’na luine ‘’yani kur’an da geçen bu tür ifadelerin anlamı; kınamak, rahmeten uzaklaştırmaktır.Aşağıdaki İbni Kesir,Celaleyn ve diğer arapça tefsirlerinde de,İbni Abbas bu şekilde anlatıyor. Burada (ey leanehumullahu) yanı ‘’ Allah onları kınamıştır,rahmetinden uzaklaştırmıştır.’’şeklindedir. Mellarde geçen (Allah kahretsin ) ifadesi hem yanlıştır,hem de adeta arapçayı katletmektir.

    Mesela: DUHA-9.ayete ( فاما اليتيم فلا تقهر ) ‘’ Fe emmelyetime fela takhar ‘’ Öyleyse yetimi sakın kahreteme,ezme vs.’’ diye geçiyor.Tevbe suresi 30. Ayete ise böyle ( قهر ) ‘’ kahr ‘’ ifadesi asla yoktur.

    ( قاتلهم الله ) وقال ابن عباس : لعنهم الله ، ( أنى يؤفكون ) ؟ أي : كيف يضلون عن الحق ، وهو ظاهر ، ويعدلون إلى الباطل ؟)
    (تفسير ابن كثير)
    (تفسير الجلالين ) قاتلهم لعنهم الله أنى كيف يؤفكون يصرفون عن الحق مع قيام الدليل.
    ————————————-

    TEBBET SURESİ-1.AYETİN DOĞRU MEALİ:

    1-Ebu Lehin her iki eli (her iki elle yapmış olduğu bütün işleri) zarara uğradı ve kendisi de.2-Böylece mal,servet ve kazancı ona hiçbir yarar sağlayamadı…) şeklindedir.

    1-‘’TEBBET’’ geçmiş fiil kipi olup,gelecekle,inşa cümlesiyle,beddua ile hiçbir alakası yoktur.

    Msela: Arapça da bunun çekimi şöledir:

    ( تب – تبا – تبوا – تبت – تبتا – تبتن – ….. ) ( Tebbe,tebba,tebbü,tebbet,tebbeta,tebbetne…. ) Buna göre;‘’ Tebbe’’ (o erkek zarara uğradı,zarar gördü,) ‘’ Tebba’’ (o ikisi zarara uğradı,)’’ tebbü’’(onlar zarara uğradı.) Tebbet ( o kadın zarara uğradı, ) Tebbeta, ( her iki kadın zarara uğradı,) Tebbetne,’’ (o kadınlar zarara uğradı.) Ayete geçen ( يد ) kelimesi müennes olduğundan onun sığası da müennes fiili mazı olan( تبت )’’ tebbet ‘’ gelmiştir.Yani burada mazi (geçmiş) fiil kipi olarak gelmiştir,bu da ıhbar cümlesi olup,inşa ve beddua ile asla bir alakası yoktur. Arapça dil gramerine tam vakıf olmayan veya belki de dikatsizlık yüzünden melaciler maalesef böyle bir hatayı tekrarlamışlardır.

    Ayrıca arapçada ‘’kurudu’’ ifadesinin tam karşılığı da ( تب) değil,( يبس )‘’yebise’’dir ki,bu surede böyle ifade de yoktur.Yani kur’an da‘’beddua’’asla sözkonusu değildir.

    Özetle; kur’an’ı Kerimde en ufak bir sorun yoktur,sorunların kaynağı ise,uydurma rivayetler,hatalı meal ve yorumlardır.

    Saygılarımla.

  43. muhammed
    Ağustos 28, 2016, 1:52 pm

    Yukarıdaki iddialara cevaplar:

    Cevap-1

    1-NİSA-34.Ayetin doğru meali:
    34-Allah’ın kimisini kimisine farklı yeteneklerle donattığından ve (kadınlara) mallarından harcama yaptıkları için erkekler (kendileriyle evli bulunan) kadınların (tüm maddi ve manevi haklarının) koruyucusu ve gözeticisidirler.Dürüst ve erdemli kadınlar ise,gerçekten Allah’ın korunmasını buyurduğu mahremiyeti koruyan,(eşlerine karşı) sadık ve itaatkâr kadınlardır. Nüşüzünden (gözleri dışarda olmalarından) endişe ettiğiniz kadınlara gelince,onlara önce nasihat ediniz,bu nüşüza (edepsizlik ve sadakatsızlıklarına son vermezlerse,) onları yattıkları yatakta yalnız bırakınız;yine de buna son vermezlerse onları (hafifçe zarar vermeden) dövün. Bundan sonra itaat ederlerse,(eşlerine karşı sadakat gösterirlerse,)onları incitmekten kaçının Allah gerçekten yücedir;büyüktür.
    .
    ….. اي قوامون على طلبات النساء, مؤَدين او موَفين على اكمل وجه لجميع الحقوق والواجبات وليس متسلطين و متجبرين

    (Not:Bu ayet,erkeklerin kadınların üzerinde yönetici ve egemen olma hakkına değil,evli erkeklerin eşlerine karşı sorumluluk ve yükümlülüklerine vurgu yapmaktadır.Yani erkeğin kadınlar üzerinde egemenliği ve yöneticiliği söz konusu değil.

    Zira Tevbe-71.ayete ‘’والمؤمنون والمؤمنات بعضهم أولياء بعض الخ

    (İnanan erkekler inanan kadınlar birbirlerinin velileridirler.(birbirlerini yönetip idare ederler) ’’ deniliyor.Ayrıca bu ayetteki kadının nüşüzden maksat,erkeğine sadakatsızlık gösterip gözü dışarda olma durumu olduğuna dair,Veda Hutbesindeki konuyla ilgli hz.Peygamberin açıklamasıdır.Bu nedenle gerekçe ne olursa olsun,gözü dışarda olmadıktan ve eşine sadakatsızlık yapmadıktan sonra hafif de olsa hiçbir şekilde kadının dövülmesi mübah değildir.) ‘’الله اعلم ‘

    ————————————————————

    Cevap-2

    Hud-2.ayet:

    2-(De ki: Bu Kitap) «Allah’tan başkasına ibadet etmemeniz için (indirildi).Şüphesiz ki ben de,onun tarafından size (gönderilmiş) bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim’’şeklindedir.

    Yüce Allah elçisinin dili üzerine tebliğini yaptıracağı mesajını bu şekilde hazırlayıp gönderiyor, elçi de kendisi için Allah tarafından düzenlenen mesajın metnini olduğu gibi okuyup tebliğ ediyor. Fakat elçi,Allah’ın kendisi için hazırlamış olduğu mesajı okuyunca ona bir elçi gözüyle bakmayan, okumuş olduğu sözlerin kendisine aitmiş gibi algılayabiliıyor.Ama elçiyi tebliğle görevlendiren Allah,gönderdiği her ayetin başında ‘’Ey elçi! bu ayetlerimi, mesajlarımı insanlara OKU,DUYUR, DE Kİ; ‘’gibi emir vermesine de gerek yoktur.Zaten elçi kendi görevinin gelen ilahi mesajları,okumak,duyurmak ve tebliğ etmek olduğunu biliyor.

    Ayrıca her defasında gelen ilahi mesajların başında‘’oku,duyur,tebliğ et gibi ifadeler ‘’ZIMNEN’’zaten vardır.Bu nedenle her zaman açıktan bu emir kipinin gelmesi gerekmez, Nitekim genelde bu emir kipinin geldiği yerlerde muhatap kitlenin ileri sürdükleri bir iddiaya veya bir duruma olan itirazlarına bir cevap niteliği taşıdığı için (قل ) ‘’Onlara de ki:‘’ ifadesi açıktan gelir.İşte sözkonusu BAKARA-94 ve 97.ayetler bu minvaldedir.Yani bu iki ayet onların ileri sürdükleri bir iddia ve yaptıkları bir itiraza cevap olarak indikleri için elçiye ‘’ Onlara DE Kİ:’’gibi cevap niteliğinde emir kipi açıktan gelmiştir.Ama HUD-2.ayet,muhatap kitlenin ne itirazlarına,ne de ileri sürdükleri bir iddiaya cevap niteliğindedir. Özetle,elçi adına böyle bir cümleyi oluşturup gönderen Allah,okuyan ve duyuran ise elçidir.
    ——————————————————-

    Cevap-3

    TEKVİR-19-20:

    (19-21) O (Kur’an) şüphesiz değerli,güçlü ve Arş’ın sahibi katında itibarlı,orada (meleklerce) itaat edilen,güvenilir bir elçinin (Cebrail’in) getirdiği sözdür.’’şeklindedir.

    Ayrıca Allah’tan gelen elçinin (Melek Cebrail’in) okuyup duyurcağı mesaj,söz kime aittir? Görünürde belki elçini sözü,ama hakikate onu elçi olarak gönderen Allah’ın sözdür.Yani ayetle ilgili iddia edilen sorun sözkonusu değildir.Bu nedenle konuyu karıştırmak abesle iştigaldir.

    ——————————————————

    – Süphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selam edin. (Ahzab Suresi , 56. ayet)
    – Sana bîat edenler ancak Allah’a bîat etmiş olurlar. (Fetih Suresi, 10. ayet)
    – İşte bu (hükümler) Allah’ın koyduğu sınırlarıdır. Kim Allah’a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. İşte bu büyük başarıdır.Kim de Allah’a ve Peygamberine isyan eder ve onun koyduğu sınırları aşarsa, Allah onu ebedi kalacağı cehennem ateşine sokar. Onun için alçaltıcı bir azap vardır. (Nisa Suresi, 13-14)

    Cevap-4

    PES DOĞRUSU!!! BU AYETLERE DAYANARAK,

    ‘’Islam alimleri, bu tip ayetlerde bahsedilen elcinin Muahmmed degil Cebrail oldugunu iddia ederek bu ayetleri savunmak ve durumu kurtarmak yoluna giderler….’’ şeklindeki iddia çok saçma ve komik olmuştur.Zira bu iddianın tam aksine İslam alimleri bu ayetlerde geçen (Resül),elçi,bilittifak hz.Muhammed olduğunu söylüyorlar. !!!!!

    Saygılarımla.

  44. muhammed
    Ağustos 29, 2016, 4:53 am

    Sn.Sami Dal,

    ‘’Kur’an’da 6666 cümle vardır. Bu cümlelerin tamamında bir tutarsızlık yoktur. Cümlelerin bana göre % 80’ininde söylenenler de bir mantıksızlık yok.’’ diyorsunuz’’

    Kur’an’ın arapça ayetlerinde(cümlelerinde) en ufak bir tutarsızlık ve mantıksızlık yoktur.Eğer sana göre kur’an’ın bazı ayetlerinde bir mantıksızlık varsa bunun sebebi hatalı meal ve yorumlardır.Çünkü,maalesef bugünkü mevcut meallerde kur’an’ın aslı olan arapça metinine uymayan,bir çok yanlış çeviri,hatalı meal ve yorumlar vardır.Ama kur’an’ın aslı olan arapça ayetlerinde asla akıl ve mantıkla tezatlık gösterebilecek tek bir kelime yoktur.Eğer Kur’an’ı kerimi sorguluyorsak,hatalı yazılmıış çizilmiş mealler üzerinden değil,direk olarak kur’an’ın aslı olan Arapça ayetleri üzerinden değerlendirmemiz gerekecek.Yoksa Kur’an’ı kerim hakkındaki değerlendirmemiz sağlıklı ve doğru olmayacaktır.Tekrar diyorum ki kendimce kur’an’ın arapçasını anlayan biri olarak ayetlerde en ufak bir sorun sözkonusu değildir.!!!

    Saygılarımla.

  45. muhammed
    Ağustos 31, 2016, 7:53 am

    Sn.Abdullah TUNA,

    ‘’geleceğe dair verdiği haberlerle ilgili ve ilmi keşiflerle ilgili şu örneği dikkatle inceleyiniz:
    evrenin genişlemesi mevzusu ve buna kanıt olarak sunulan zariyat suresinin 47. ayeti
    buyrun okuyalım:
    . göğü kendi ellerimizle biz kurduk ve biz (onu) elbette genişleticiyiz. (diyanet vakfı meali)
    . göğü gücümüzle biz kurduk ve onu biz genişletmekteyiz. (edip yüksel meali)
    . göğü sağlam yaptık, biz genişleticiyiz. (süleyman ateş meali)
    . göğe gelince, onu biz ellerimizle kurduk. hiç kuşkusuz, biz, genişleticileriz. (yaşar nuri öztürk meali)
    bu yukarıdakiler yeni mealler.bilimsel bir keşif sonrası zariyat suresinin bu ayeti bilimsel yeniliğe doğru sündürülmüş,bilimsel gelişme sonrası ortaya çıkan evrenin genişlemesi bilgisine doğru çekiştirilmiş ki ortaya da bu mealler çıkmış.
    şimdi bir de aynı ayeti abdülbaki gölpınarlı ve elmalılı hamdi yazır’dan okuyalım. bakalım onlar bu ayeti nasıl açıklamışlar:
    . ve biz, gökleri kurduk kudretle, onlardan daha üstününü, daha büyüğünü kurmaya da gücümüz yeter. (abdülbaki gölpınarlı meali)
    . biz göğü kudretimizle bina ettik. hiç şüphesiz biz, çok genişlik ve kudret sahibiyiz. (elmalılı hamdi yazır meali)
    dikkat edilirse bu meallerde evrenin genişlemesinden hiç bahsedilmiyor. çünkü evrenin genişlediğini daha bilen yok, duyan hiç yok! (diyorsunuz !!!)

    —————————————————– Cevap:

    —Durum hiç de iddia ettiğiniz gibi değildir.Zira sözkonusu ayetin arapça metni bu duruma ta 1400 sene önce net olarak vurgu yapmıştır.Şimdi bu gösterdğiniz iki mealin kur’an ayetini adeta nasıl katlettiklerini,nasıl hatalar yaptıklarını hep birlikte görmeye çalışalım.

    Biz,bu arada eski yeni bütün mealleri bir kenare atalım ve sadece 1400 sene önceden kur’an da mevcut olan Zariyat-57.ayetin arapça metnine bakalım ve hiçbir yorum ve ilave yapmadan sadece ayetin arapça metnindeki kelimelerin çevirisini yapalım.Ondan sonra bakalım iddianız doğru mu,yanlış mı? birlikte görelim.

    Önce ayetin arapça metnini,kelime kelime gözden geçrelim: (Zariyat-57.)

    وَالسَّمَاء بَنَيْنَاهَا بِأَيْدٍ وَإِنَّا لَمُوسِعُونَ ﴿٤٧)

    1-والسماء ( ves-semae ) ve göğü,

    2-بنيناها (beneynaha ) Biz kurduk,inşa ettik,

    3-بايد (bi eydin) Bir güçle

    4-وانا (ve inna ) ve biz muhakkak,şüphesiz

    5-لموسعون (lemusiun) onu genişletmekteyiz.

    Hiçbir yorum ve ilave yapmadan bu kelimeleri bir araya getirerek ayetin cümlesini kuralım.

    ‘’Ve göğü biz güçle kurduk ve şüphesiz biz onu genişletmekteyiz..’’

    Bu,ayet ilmi keşiften sonra değil,ta 1400 sene önce de böyle idi.Hani o bir iki mealcinin söyledikleri nerede.???

    Şimdi de bu her iki hatalı meali Arapçaya uyarlayalım,bakalım nasıl bir metin ortaya çıkar? Ayrıca her iki mealin de birbirinden farklı olduğunu görüyoruz.,

    Şimdi A.Baki Gölpınarlı’nın mealini Arapçaya uyarlayalım,neticede ayetin arapçasıyla uyumlu mu değil mi ortaya çıkacak.

    1-‘’ ve biz, gökleri kurduk kudretle,onlardan daha üstününü,daha büyüğünü kurmaya da gücümüz yeter. (abdülbaki gölpınarlı meali)

    Bu meali önce kelime kelime arapçaya çevirelim.

    1-والسموات ( ves semavati) Ve gökleri

    2-بنيناها ( beneynaha ) kurduk,

    3-بايد ( bi eydin) kudretle,güçle,

    4-وتكفي قدرتنا ( ve tekfi kudretüna) ve gücümüz yeter
    ,
    5- علي ما هو افضل واكبرمنهن (ala ma hüve efdalu ve ekberü minhunne ) onlardan daha üstününü,daha büyüğünü de kurmaya ,

    Şimdi de buradaki kelimelerden bir cümle olşturalım,nasıl bir arapça metni ortaya çıkar?

    ‘’ والسموات بنيناها بايد وتكفي قدرتنا علي ما هو افضل واكبر منهن’’

    ( Ves semavati beneynaha bi eydin ve tekfi kudretuna ala me hüve efdalu ve ekberü minhunne )

    Bu mealde:Adeta ayet katledilmiştir.Hem yanlış meal verilmiş,hem de farkına varılmadan ayete bulunmayan birkaç kelime de ilave edilmiştir.Bu mealin Arapçasını,kur’an da bulunan ayetin Arapçasıyla karşılatıralım.bakalım nasıl bir metin ortaya çıkar.

    وَالسَّمَاء بَنَيْنَاهَا بِأَيْدٍ وَإِنَّا لَمُوسِعُونَ ﴿٤٧﴾ ) (ves semae beneynaha bi eydin ve inna le musiun)

    (Bu,kur’an daki ayetin arapça metnidir.)

    (والسموات بنيناها بايد وتكف قدرتنا علي ما هو افضل واكبر منهن ) ‘’ Ves semavati beneynaha bi eydin ve tekfi kudretuna ala ma hüve efdalü ve ekberü minhunne’’

    İşte bu,A.Baki Gölpınarlı’nın ayetin Arapçasına uyarlanan ve Arapçaya çevirilen mealinin arapça karşılığıdır.Biz burada,ayetin arapça metinde olmayan ve ayetle bağdaşmayan birkaç ilaveyi de maalesef,görmekteyiz.İşte bu mealin ne kadar hatalı olduğunu hep birlikte görüyoruz,
    ———————————–

    – Şimdi de (elmalılı hamdi yazır meali) ni gözden geçirelim.

    .biz göğü kudretimizle bina ettik. hiç şüphesiz biz,çok genişlik ve kudret sahibiyiz (elmalılı hamdi yazır meali)

    Bunun mealini Arapçaya uyarladığımız zaman şöyle bir ayet metni ortaya çıkar:

    1- السماء بنيناها بايد انا ذو وسع وقدرة ‘’ (Es semae beneynaha bi eydin,inna zu vus’in ve kudretin)

    Bu da,arapçaya çevirilen ve ayete uyarlanan Elmalıl Hamdi Yazır’a ait mealin arapça şeklidir.
    .
    2- وَالسَّمَاء بَنَيْنَاهَا بِأَيْدٍ وَإِنَّا لَمُوسِعُونَ ) ‘’ ves semae beneynaha bi eydin ve inna lemusiun ‘’

    Bu da,kur’an daki ayetin arapça metnidir.

    İşte gördüğünüz gibi ayetin iki yerinde bulunan (و) ‘’ve’’ bağlacı bulunmadığı gibi,ayete bulunan ( وَإِنَّا لَمُوسِعُونَ ) ‘’ve inna lemusiun ‘’yerine aynı ifadeyi karşılayamayan ( انا ذو وسع وقدرة) (inna zü vus’in ve kudretin) ifadesi kullanılmıştır.

    Halbuki ayete (وَإِنَّا لَمُوسِعُونَ )‘’Şüphesiz biz göğü genişletmekteyiz’’ ifadesi bulunduğu halde,bu mealde ise,bu manayı karşılayamayan başka bir ifade olan (انا ذو وسع وقدرة) ‘ İnna zü vus’in ve kudretin’’ yani ’Biz genişlik ve kudret sahibiyiz‘’şeklinde bir ifade eklenmiştir.

    İşte iddianıza referans olarak gösterdiğiniz her iki mealin de ne kadar hatlı ve yanlış olduğunu birlikte gördük! Başka hiçbir şeye söylemeye de gerek.yok.Bu nedenle iddianız mesnetsiz kalmaktadır.

    Özetle,1400 sene önce hz.Muhammed’in bu ve bunun gibi ayetleri kendiliğinden söylemesi asla mümkün değildir.Yani Kur’an,1400 sene önce yaşamış olan hz.Muhammed’in sözü olamaz!!!!

    Saygılarımla.

  46. muhammed
    Ağustos 31, 2016, 11:01 am

    Sn.Bir Dost,

    ‘’ -Evet, 4 es kurali evrenseldir, hala dogrudur. Ben Guneydogu’da sehit olmus bir askerin dul esine yardim etmek icin muhtac bir insanin 3. es olarak alinabilmesine karsi degilim (Nisa 3)

    -Kadin baskaldirirsa dovme hakkim olmalidir (Nisa 34)

    -2 kadinin sahitligi 1 erkege esittir (Bakara 2/282)

    -Inanmayanlari gordugumuz yerde bulup oldurmek lazimdir (Nisa 89) (sizden alıntı)

    ———————————————

    1-Bugünkü anlamda dört eş kur’an’da yoktur.Nisa-3.ayetle çok farklı bir duruma vurgu yapılıyor.Buna göre amaç;kimsesiz ve bakıma muhtaç yetimleri bir baba gibi korumak ve sahip çıkmak değilse,bir duzaruret dışında ikinci evlilik helal değildir,Bu nedenle bugünkü uygulama kur’an’a aykırıdır.

    Bakalım,NİSA-2-3.ayetlerin doğru mealinde nasıl bir mesaj vardır???

    2-Yetimlere mallarını verin; temizi murdara değiştirmeyin.Onların mallarını kendi mallarınıza karıştırarak yemeyin.Çünkü böyle yapmanız muhakkak ki büyük bir vebaldir.

    3-Eğer sizler (himayenize almak istediğiniz) yetimler hakkında (sosyal) adaleti yerine getiremeyeceğinizden endişe ediyorsanız,sizin için uygun olan (o korunmaya muhtaç,kimsesiz yetim sahibi dul kadınlardan ikişer,üçer ya da dörder nikahlayın.Ama nikahınız altına alacağınız(o yetim sahibi dul) kadınlar arasında da adaletle muamele edemeyeceğinizden endişe ederseniz,o zaman onlardan (sadece) bir tane ile-yahut meşru bir sözleşme ile sahip olduğunuz (mülki yemin eşiniz) ile yetinin.Bu ise doğru yoldan sapmamanız için daha uygundur.

    (Not: Bu ayetle,savaşlar,çatışmalar sonunda kimsesiz,sahipsiz yetimleri koruyan sosyal bir devletin olmadığı bir dönemde,gücü yetenler tarafından yetim erkek ve kız çocuklarının himaye edilmesi teşvik edilmektedir.Şayet,yetimleri himaye etmek isteyip da,kendi çocukları olmayan bu yetimler arasında da adil davranma hususunda kişinin endişesi varsa,ve bu yetimlerin dul anneleri de kendilerine bir eş,yetim çocuklarına da sahip çıkacak bir baba arzuluyorsa,bunlara sahip çıkabilecek evli olmayan veya dul olan bir adam için bu hüküm sözkonusudur.Yani bu ayetin hükmü böyle bir sorunu çözmeye yöneliktir.Böyle bir durum için bu evliliklere ruhsat veriliyor.Çünkü böyle bir durumda yetimlerin dul anneleri,kişinin nikahlı eşi olduğu için,söz konusu yetimler de onun evladı olurlar ve böylece yetim sahibi dul kadınlarla evlenen kişi kendi evladları arasında adaletsizlikle muamele etmesi de önlenmiş olur.Yine şayet,bu kişi,evleneceği yetim sahibi dul kadınlar arasında da adil davranmaktan da endişe ediyorsa,bu defa sadece yetim sahibi bir dul kadınla,ya da daha önceki mevcut eşiyle yetinmelidir.Buna göre,bir zarurat olmadan hiç bir kimse,kimsesiz,bakıma muhtaç dul ve yetimleri koruma dışında bir amaçla ikinci,üçüncü veya dördünce evlilik yapamaz.Yani birden fazla evlilik ruhsatı,sadece himaye edilmesi istenen yetim sahibi dul kadınlarla olabilir. Ama bir zarurat yoksa ve amaç yetimleri korumak değilse,birden fazla evliliğe ruhsat da yoktur.Yani bu ayet,sadece böyle bir sorunu çözmeye yöneliktir.Bu nedenle ister Güneydoğuda olsun,ister başka yerlerde olsun bugünkü ikinci evlilik kur’an’a aykırı bir evliliktir.Ayrıca dul ve yetimleri koruyan sosyal bir devlet bulunduğu zaman böyle bir duruma da ihtiyaç kalmaz. الله اعلم ) )

    Aşağıdaki arapça metninde de ayetin tefsiri bu şekildedir.

    NİSA-3:
    فقد حلل الله الزواج من أكثر من واحدة حتى أربعة بشرطين هما: فى حالة الخوف من عدم القسط فى اليتامى: فنتزوج أمهاتهم لنُنفق على أولادهن اليتامى، والثانى فى الآية 24 من سورة النساء: {…. وَأُحِلَّ لَكُم مَّا وَرَاء ذَلِكُمْ أَن تَبْتَغُواْ بِأَمْوَالِكُم مُّحْصِنِينَ غَيْرَ مُسَافِحِينَ….} أى وجود الإمكانية المالية للإنفاق على أكثر من زوجة.ه
    فقد قال تعالى: فَإِنْ خِفْتُمْ أَلاَّ تَعْدِلُواْ فَوَاحِدَةً أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَانُكُمْ ذَلِكَ أَدْنَى أَلاَّ تَعُولُواْ
    أى: فإن خفتم ألا تعدلوا فيكفيكم زوجة واحدة (أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَانُكُمْ) أى: ما ملكت يمينكم من زوجات،.
    —————————————————————————-

    2–Kadin baskaldirirsa dovme hakkim olmalidir (Nisa 34) (alıntı)

    Bu ifade de yanlıştır.Çünkü,kur’an da geçen ( نشوز ) ‘’nüşüz ‘’ ifadesi başkaldırı değildir,zira hz peygamberin VEDA Hutbesinde (kadının nüşüzü) erkeğine sadakatsızlık gösterip gözü dışarda olma durumu olduğunu açıklamıştır.(yani affedersiniz kadının gözü dışarda olur ve eşine karşı sadık değilse vs….işte ayet bu duruma vurgu yapmıştır.) Ama gerekçe ne olursa olsun,gözü dışarda olmadıktan ve eşine sadakatsızlık yapmadıktan sonra hafif de olsa hiçbir şekilde kadının dövülmesi mübah olamaz.
    ‘’الله اعلم ‘’

    NİSA-34.ayetin doğru meal ve açıklamsı:

    34-Allah’ın kimisini kimisine farklı yeteneklerle donattığından ve (kadınlara) mallarından harcama yaptıkları için erkekler (kendileriyle evli bulunan) kadınların (tüm maddi ve manevi haklarının) koruyucusu ve gözeticisidirler.Dürüst ve erdemli kadınlar ise,gerçekten Allah’ın korunmasını buyurduğu mahremiyeti koruyan,(eşlerine karşı) sadık ve itaatkâr kadınlardır. Nüşüzünden (gözleri dışarda olmalarından) endişe ettiğiniz kadınlara gelince,onlara önce nasihat ediniz,bu nüşüza (edepsizlik ve sadakatsızlıklarına son vermezlerse,) onları yattıkları yatakta yalnız bırakınız;yine de buna son vermezlerse onları (hafifçe zarar vermeden) dövün. Bundan sonra itaat ederlerse,(eşlerine karşı sadakat gösterirlerse,)onları incitmekten kaçının Allah gerçekten yücedir;büyüktür..
    —————————————————-

    3-İki kadinin sahitligi 1 erkege esittir (Bakara 2/282)
    Ayeti doğru ve düzgün anladığımızda (İki kadinin sahitligi 1 erkege esittir )şeklindeki ifadenin de doğru olmadığını görmüş olacağız.Birlikte (Bakara-280.) ayetin doğru meal ve açıklamsını okuyalım.

    282-Ey inananlar!Birbirinize belirli bir süreye kadar borçlandığınızda,onu yazın.Bir katip onu aranızda adaletle yazsın.Ve hiçbir katip Allah’ın kendisine öğrettiği gibi yazmaktan geri durmasın (her şeyi olduğu gibi yazsın).Üzerinde hak olan kimse (borçlu) da yazdırsın, Rabbinden sakınsın ve borcunu asla eksik yazdırmasın.Eğer borçlu aklı ermeyen zayıf veya kendisi söyleyip yazdıramayacak durumda ise,velisi adaletle yazdırsın.Bu işleminize erkeklerinizden iki kişiyi de şahit tutun. Şayet (şahitlik edecek) iki erkek bulunmazsa o zaman doğruluklarından emin olduğunuz bir erkek ile (biri yedek olmak üzere) iki kadının şahitliğini alın! (Bunun sebebi) birinin yanılması halinde ikincisinin hatırlatmasına (ve yedek şahidin şahitlik yapabilmesine) imkân vermek içindir.Ve şahitler çağrıldıklarında gitmemezlik etmesinler.Küçük olsun büyük olsun,her anlaşma maddesini vade tarihi ile birlikte yazmaya üşenmeyin.Bu,Allah nazarında daha adil, kanıtlanma açısından daha güvenilir ve sizi şüpheye düşmekten alıkoymakta daha uygun olandır.Ama eğer (aranızdaki ticaret) birbirinize doğrudan doğruya devredeceğiniz hazır mallar ile ilgiliyse onu yazmamanızda bir mahzur yoktur.Ve birbirinizle alış veriş yapacağınız zaman şahit bulundurun.Ama yazıcı da şahit de bir zarara uğramasın.Eğer onlara (zarar verici bir iş) yaparsanız,unutmayın ki bu, sizin için günahkârca bir davranış olacaktır.Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun.Allah size (böylece her şeyi) öğretiyor.Allah,(herşeyi) hakkıyla bilendir
    .
    (Ayetin indiği dönemden bugünümüze kadar da ticari faaliyete kadınlar erkeklere nispetle çok az bulunduğundan dolayı burada yanılmaları söz konusu olabilmiştir.Bu nedenle ‘’şahitlik edecek kadın şayet YANILIRSA.’’deniliyor.

    a) Biri yedek olmak üzere iki şahit kadının bulunması şahitliğin bir nisabı değildir. (yani zorunlu değildir,sadece hakların korunması için bir tavsiyedir.)

    b) Diğer ikinci kadın,yedek şahit konumundadır.Şahitlik eden yine tek kadındır,şayet şahitlik eden kadın yanılırsa,diğer yedek şahit devreye girer…!!!

    c) Kadının şahitliğine vurgu yapan cümlenin sonunda ‘’ذلكم اقسط عند الله واقوم للشهادة وادني الا ترتا بوا الخ ‘’ ….Bu durum, Allah katında adalete daha uygun,şahitlik için daha sağlam ve şüpheye düşmemeniz için daha elverişlidir….’’ deniliyor… Bu durum,farzdır,gereklidir veya zorunludur denilmiyor…..!!!

    d) Ayrıca ‘’DAHA SAĞLAM ‘’ sözü SAĞLAM’’ ın karşıtıdır.Yani kadınlardan bir kişi dahi şahitlik ederse yine geçerlidir,ama daha sağlam ve uygunu ise bunun yanında yedek bir şahidin de bulunmasıdır….’’ diye anlaşılyor….

    “…Böylesi, şahitlik için daha sağlamdır..” ifadesi, borcu yazıyla tespit açısından da şahitlik nisabı açısından da değerlendirilebilir.“Daha sağlam”sözü “sağlam”ın karşıtıdır.Sağlam olan iki şey karşılaştırılınca birine daha sağlam denebilir. “Bir erkek ile iki kadının şahitliğine” daha sağlam deniyorsa, bu şarta uyulmadan yapılan şahitliğin da sağlam sayılması gerekir. Bu nedenle iki kadının şahitliği zorunlu değildir,ayete göre yine tek kadın şahitlik eder,ikincisi ise yedek şahittir,Yani birinci şahidin olmaması veya yanılması halinde yedek olan şahit kadın şahitlik edecektir.
    ———————————————

    4–Inanmayanlari gordugumuz yerde bulup oldurmek lazimdir (Nisa 89) (sizden alıntı)

    Bunlar sırf inanmadıkları için değil,müslümanlara her her türlü zulmü ve işkenceyi reva görüp,baskı ve şiddeti uygulayanlarla birlikte müslümanları öldürüp yok etmek için fırsat kollayan münafıklardır.)

    Yani Nisa- 89.ayete dayanılarak yapılan yorum ve ileri sürülen iddia doğru değildir.Hiçbir kimse inancı yüzünden öldürülemez ve inancını değiştirmeye zorlanamaz. Bakınız ‘’DİNDE ZORLAMA YOKTUR…’’ (Bakara-256) hükmü geneldir, ister müslüman olsun,ister olmasın hiç fark etmez.kimse din,inanç ve ibadet konusunda zorlanamaz.DİN gönülden inanmakla olur,ayrıca din konusunda zorlanan bir insanın inancından da söz edilemez,çünkü inanç gönül işidir,zaten din de gönülden gelen inancın bir tezahürüdür.Bu nedenle DİN VE İNANÇ konusunda zorlanma söz konusu değildir,zira zorlandığı veya korktuğundan dolayı inandım diyenin ne dini,ne de inancı geçerlidir.!!! Kim din,inanç,düşünce ve ibadet konusunda zorlama yapar,baskı veya şiddet uygularsa,kur’an’ı kerime aykırı davranmıştır.!!!

    Bakara-256.ayet:

    Dinde zorlama yoktur.Artık doğru ile yanlış, birbirinden ayrılmıştır: O halde, şeytani güçlere ve düzenlere (uymayı) reddedenler ve Allah’a inananlar,hiçbir zaman kopmayacak en sağlam mesnede tutunmuşlardır:Zira Allah her şeyi işitendir,her şeyi bilendir.’’

    İşte din ve inanç için hiçbir insan ne zorlanabilir,ne de öldürülebilir.Nisa-89.ayetin hükmü,’’saldırgan müşriklerle birlikte,Müslümanları öldürüp yok etme fırsatı kollayan ve bu tutumundan vaz geçmeyen münafıklara yöneliktir.

    NİSA-89.ayetin doğru meal ve açıklaması:

    89-Onlar,kendilerinin inkar ettiği gibi,(her türlü zulmü ve işkenceyi reva görüp,baskı ve şiddeti uygulayanlarla birlikte) sizin de/hakikati/ inkar etmenizi isterlerdi ki siz de onlar gibi olasınız.O halde Allah yolunda (baskı,şiddet,işkence ve zulüm diyarından) göç etmedikleri sürece onları veli edinmeyin.Eğer bundan yüz çevirip,düşmanlığa yönelirlerse (ve sizi öldürmek için fırsat kollarlarsa),siz de onları bulduğunuz yerde yakalayın ve (tevbe edip bu tutumlarından vazgeçmezlerse) öldürün.Bir daha da onlardan ne veli edinin ne de yardımcı.
    Bu ayette göre,münafıklar müslümanlara karşı saldıraya geçen müşriklerle işbirliği yapıp saldırırlarsa,onlara bu hüküm uygulanır.Müslümanlara saldıran müşriklerle işbirliği içinde olmadıkları zaman Nisa-61-63.ayetlerin hükmü gereği onlara ne bir zarar verilebilir,ne de öldürülürler.!!!

    Bakara-190.ayete göre de sadece saldırganlarla nefsi müdafaa için savaş yapılabilir,bunun dışında gerekçe ne olursa olsun savaş meşru değildir.Bu nedenle yukarıdaki iddianız da geçersizdir.!!!

    Ayrıca bugünkü din anlayışı ve uygulanma şekli yüce Allah’ın kur’an’la gönderdiği gerçek islamla bir alakası yoktur.

    Saygılarımla.

  47. utkumeto
    Ekim 21, 2016, 4:27 pm

    Ya Birşey sorabilirmiyim.Acaba İslam bir yerde sonra “SORGULAYAMAZSIN”gibi bir duvar var mı ?

  48. cevap
    Ekim 24, 2016, 7:23 am

    Şeytani yönden sorgularsan dinen kendini yakarsin. Yoksa sorgula ama kasti inkar amaci taşirsan baştan kaybedersin. Bu kainat kendi kendine var olmaz. Tesadufun bu kadar buyuğu olsun yok artik. Adam dağda kazi yapiyor 2400 yillik yuvarlak resimli metaller buluyor. Anliyor bunlar paradir. Eski medeniyetler kullanmiş bu paralari. Kucucuk basit paralari insanlar yapiyor koskoca muazzam kainat tesadufen olmuş olsun aklin aliyorsa buyur yap izahini

  49. Kasım 2, 2016, 7:11 pm

    Utkumeto, cok guzel bir soru sormussun… Soruna cevabi bir baska makaleyle verecegim burada vermek yerine.. Bana biraz sure ver…

    Bu arada yukarida yorum yazmis “cevap” takma isimli arkadas gibi, 600’li yillarin ‘seytan’li, ‘kaybedersin’li arap kulturunu, ideoloji olarak benimsemis insanlarin cevaplarini, lutfen ciddiye alma.

  50. cevap
    Kasım 3, 2016, 3:17 am

    Janos sen beni çok iyi biliyorsun . Şurada yada başka yerlerde inanmayanlar varsa sebep benim. Yada benzeri bikaç kişi. Sen yaz çürütemezsem o zaman konuş. Şeytani cini ispatlayabildiğimide ismimide biliyorsun. Birbirimize karşi saygili olalim. Kim girerse yeneceğiz sizde göreceksiniz. Tamam.

Comment pages
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: