Başlangıç > Dinler > Kur’an’daki Inanilmaz Hatalar – II – Matematik Hatasi

Kur’an’daki Inanilmaz Hatalar – II – Matematik Hatasi


Kur’an’daki Inanilmaz Hatalar Serisinin ikinci yazisinda, Tanri’nin basit bir kesir toplama cikarma isleminde yaptigi hataya deginecegim. Herseyin yaraticisi Tanri hata yapabilir mi? Islam’a gore ve ayni zamanda mantiga gore yapmamali. Peki esi benzeri olmayan, gokten inen mucize kitap Kur’an’da cok net bir matematik hatasi var ve bu yaziyla size bunu ispatlayacagim dersem???

Yasar Nuri Ozturk cevirisiyle “Nisa Suresi, 11. ve 12. ayetleri” soyledir:

11. Allah size çocuklarınızla ilgili olarak şunu öneriyor: Erkek için, iki dişinin payı kadar. İkiden fazla kadın iseler ölenin bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer çocuk sadece bir kadınsa, mirasın yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, geriye bıraktığından ana-babanın her biri için altıda bir hisse olacaktır. Ölenin çocuğu yoksa ve kendisine ana-babası mirasçı olmuşsa bu durumda anasına üçte bir düşer. Eğer kardeşleri varsa, anasının payı, yapacağı vasiyetten ve borcundan arta kalanın altıda biridir. Babalarınız var, oğullarınız var. Siz bunlardan hangisinin yarar bakımından size daha yakın olduğunu bilemezsiniz. Allah’tan gelen bir buyruğu önemseyin. Hiç kuşkusuz Allah herşeyi bilir, tüm hikmetlerin sahibidir.

12. Zevcelerinizin geriye bıraktığının yarısı sizindir, eğer onların çocuğu yoksa. Eğer onların çocuğu varsa, vasiyet ettikleri ve borçları ödendikten sonra geriye bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Eğer sizin çocuğunuz yoksa bıraktığınızın dörtte biri zevcelerinizindir. Eğer sizin çocuğunuz varsa bu durumda, yaptığınız vasiyet ve borcunuz ödendikten sonra geriye kalanın sekizde biri zevcelerinizindir. Eğer miras bırakan erkek veya kadının ana-babası ve çocuğu yok da erkek kardeşi veya kız kardeşi varsa, bu kardeşlerden herbirine altıda bir düşer. Kardeşler bundan fazla ise bu takdirde onlar, yapılmış bulunan vasiyet ve borç ödendikten sonra üçte bire ortaktırlar. Kimseye zarar verilmemelidir. Allah’tan bir öneridir bu. Allah Alîm’dir, Halîm’dir.

Islam Hukukunca yukaridaki aciklamalar bir emirdir. Zaten ayette Kur’an’in Tanri’sinin kendisi de belirtmistir ki herseyi kendisi bilir, hikmetlerin sahibidir. Bu durumda miras durumunda gercek bir Musluman yukaridaki hesaplamaya gore hareket etmelidir. Peki bir misal verelim.

Adam olur ve geride karisi, 3 kizi, anne ve babasini mirasci olarak birakir. (Bu durumu ilgilendiren yukaridaki cumleleri ayet icerisinde koyulastirdim ki bu anlasilmasi guc ayetin icerisinde bogulmayasiniz)

Üç kız evlada mirasın 2/3’ü, ana ve babanın her birine 1/6, karısına 1/8 kalacaktır. Bu durumda basit bir toplama bize olenin tum mirasinin yuzde yuzunu, yani 1’i vermelidir degil mi? Deneyelim:

2/3 + 1/6 + 1/6 + 1/8 =? (Paydalari esitleyelim)

16/24 + 4/24 + 4/24 +  3/24 = 27/24 = 1.125

Maalesef, cok aci ama gercek olan sudur ki, ayette net bir sekilde matematik hatasi yapilmistir. Muhammed’in iddiasina gore esi benzeri olmayan Kur’an, ‘miras’ gibi cinayetlere sebep olabilecek kadar onemli bir hususta koydugu kanunda matematik hatasi icermektedir.

Bunca yildir kimse farketmemis mi peki bu hatayi?

Boyle bir hata farkedilmez olur mu hic? Hz. Omer, Halife, Avl yontemiyle bu hatanin ustunu ortmustur. Halen, Islam hukukunda bu yontem kullanilmaktadir. 

Yukarida 24 olarak esitlenen payda 72’ye (3 kat daha buyutulmus hali) yukseltilir. 

48/72 + 12/72 + 12/72 + 9/72 = 81/72

Sonra Omer’in dahiyane bir uydurumasiyla payda da 81’e yukseltilir ki toplam 81/81, yani 1 olsun. 

Boylece yeni oranlar Kur’an’da belirtildigi gibi olmaz ama Omer’in belirttigi gibi olur:

Kur’an’a gore kizlara dusen oran 48/72 (yani 0.667)

Omer’e gore kizlara dusen oran 48/81 (yani 0.593)

Kur’an’a gore anne ve babanin her birine dusen oran 12/72 (yani 0.167)

Omer’e gore anne ve babanin her birine dusen oran 12/81 (yani 0.148)

Kur’an’a gore ese dusen miras orani 9/72 (yani 0.125)

Omer’e gore ese dusen miras orani 9/81 (yani 0.111)

Boyle basit bir hata Kur’an’in insan yazimi oldugunu gosterir mi?

Bunun cevabini size birakiyorum. Kusursuz bir Tanri mi boyle basit bir matematik hatasi yapar, yoksa okuma yazma dahi bilmedigi iddia edilen Muhammed mi? Bu sorunun cevabi sanirim asil sorunun da cevabidir. 

Ben yine de size kararinizda yardimci olabilecek bazi cikarimlarimi listeleyeyim:

1. Tanri matematik hatasi yapmistir

2. Muhammed’e vahyi aktaran Cebrail’in dalginligi sonucu oranlar yanlis aktarilmistir

3. Muhammed vahyi yanlis anlamistir

4. Aslinda oranlar dogrudur ama Kur’an tahrifata ugramistir.

5. Yukaridaki islemlerde bir hata yoktur. Bunlar seytan uydurmasi hurafelerdir… 🙂

Bir sonraki yazimda gorusmek uzere 🙂

 

(Yukaridaki ayetlerin Diyanet Cevirisi de soyledir:

11. Allah size, çocuklarınız (ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin geriye) bıraktığının üçte ikisi onlarındır.4 Eğer kız bir ise (mirasın) yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, geriye bıraktığı maldan, ana babasından her birinin altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da (yalnız) ana babası ona varis oluyorsa, anasına üçte bir düşer. Eğer kardeşleri varsa anasının hissesi altıda birdir. (Bu paylaştırma, ölenin) yapacağı vasiyetten ya da borcundan sonradır. Babalarınız ve oğullarınızdan, hangisinin size daha faydalı olduğunu bilemezsiniz. Bunlar, Allah tarafından farz kılınmıştır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

12. Eğer çocukları yoksa, karılarınızın geriye bıraktıklarının yarısı sizindir. Eğer çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. (Bu paylaştırma, ölen karılarınızın) yaptıkları vasiyetlerin yerine getirilmesi, yahut borçlarının ödenmesinden sonradır. Eğer sizin çocuğunuz yoksa, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır. Eğer çocuğunuz varsa bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. (Yine bu paylaştırma) yaptığınız vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borçlarınızın ödenmesinden sonradır. Eğer kendisine varis olunan bir erkek veya bir kadının evladı ve babası olmaz ve bir erkek veya bir kız kardeşi bulunursa ona altıda bir düşer.5 Eğer (kardeşler) birden fazla olurlarsa, üçte birde ortaktırlar. (Bu paylaştırma varislere) zarar vermeksizin6 yapılan vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borcun ödenmesinden sonra yapılır. (Bütün bunlar) Allah’ın emridir. Allah hakkıyla bilendir, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)

Kategoriler:Dinler
  1. dunya
    Şubat 9, 2011, 9:00 am

    İşin bu dağıtım kısmından çok dikkatimi çeken bir unsur oldu.Allah ki insanlara özgür irade veriyor ve dünyada sınıyor ki hata yapacaklar mı diye,bunun sonucunda iyi olan cennete kötü olan cehenneme gidecek.Yani özgür bir irade olmalı ve biz doğru olanı bulmalıyız.Her konuda bu kadar hassas olan Allah bu miras konusunda neden özgür iradeye bırakmamış da özellikle oranlarını belirtmiş?????Normal esaslara göre yapması gereken ölen kişinin ardından insanların yapacağı paylaşımı izleyip hak yiyeni cezalandırması,hakkını verene de sevap yazması gerekmiyor mu???? Herşeyde sınayan Allah söz konusu miras olunca neden işin kuralını veriyor??? Kuran madem evrensel bugünde geçerli,herkesin hakedip haketmeyeceği ölçüleri belirtmiş olması lazım gelmez mi? Şirket hukuklarından tut da toprak paylaşımlarına kadar.Herkesi eşit yaratan Allah kızlarla erkekleri eşit yapmayı da sevmiyor anlaşılan??? İşin özünde sanırım herkes inandığı şeye sımsıkı bağlandığı zaman kendini huzurlu hissediyor.Sorgulama yapınca bugüne kadar inandığı şeylerin bir anda yıkılabileceği ihtimali gerçeklerden uzaklaştırıyor.Kimse ”size şah damarından yakın olan sonsuz merhamet sahibi Allah’ın” neden derimizi yüzüp,irinli sulardan içireceğini düşünmeye yada sorgulamaya cesaret edemiyor.

  2. Veli
    Şubat 13, 2011, 10:38 am

    peki,

    başka bir örnek de verelim o zaman:

    vefat edenin 3 kızı, 1 oğlu, anne ve babası mirasçı olsun:

    3 kıza 2/3, oğula 1/3, anneye 1/6, babaya 1/6

    Toplam = 8/6

    Haydi yine 1 i aştık! Hem de sadece Nisa 11. ayete göre. Anlaşılan Hz. Muhammed aynı ayetteki basit hatayı bile görememiş bak sen..

    Oysa olay böyle değildir. Nisa 14. ayeti kelime de bu “sınırların aşılmaması” isteniyor. Sınır kelimesi “hudud” kelimesi ile ifade edilmiş, ülke sınırı da ifade edilse aynı kelime kullanılır ve bu sınırın aşılmaması isteniyor. Ayrıca Nisa 11. ayeti kelimede bu hükümlerin vefat edenin bıraktığı mirasın ve varsa borcun düşülmesinden sonra olduğu belirtiliyor.

    Biraz da dilbilgisi, Nisa 11. ayette geçen “veledun” ifadesi Arapça da “bir çocuğu” ifade eder, çocuklar ise “evladun” şeklinde yazılır, yani “veledun” kelimesinin çoğulu “evlad” dır. Bu dilbilgisine göre Nisa 11. ayetin meali şu şekildedir:

    “Çocuklarınız konusunda Allah, erkeğe iki dişinin hissesi kadar tavsiye eder. Eğer onlar ikiden çok kadın ise (ölünün) geride bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Kadın (veya kız) bir tek ise, bu durumda yarısı onundur. (Ölenin) Bir çocuğu varsa, geriye bıraktığından anne ve babadan her biri için altıda bir, çocuğu olmayıp da anne ve baba ona mirasçı ise, bu durumda annesi için üçte bir vardır. Onun kardeşleri varsa o zaman annesi için altıda bir’dir. (Ancak bu hükümler, ölenin) Ettiği vasiyet veya (varsa) borcun düşülmesinden sonradır. Babalarınız, oğullarınız, siz onların hangilerinin yarar bakımından size daha yakın olduğunu bilmezsiniz. (Bunlar) Allah’tan bir farzdır. Şüphesiz Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibi olandır.” (Meal Ali Bulaç, Nisa 11)

    Bu şekilde 3 kıza 2/3 verdikten sonra anne ve babaya 1/6 + 1/6 = 1/3 veremezsiniz, çünkü bu oranlar “bir çocuk” olması durumu içindir. Bir çocukta geride vasiyet bırakılmamışsa ve erkekse en fazla 1/2 oranında mirastan alabilecektir. Ayetlere bu şekilde baktığınızda zikredilen mirasçılara verilen oranların 1 i hiç aşmadığını göreceksiniz.

    Tabii bu oranlar mirasçılara göre çoğu zaman tam 1′ i vermemektedir. Hz. Muhammed bunu da mı görememiş hayret.. Halifelerin ve islam alimlerinin bu konuda değişik yaklaşımları olmuştur, avliye ve reddiye gibi. İçtihadlarında Hz. Muhammed in sağlığında yaptığı uygulamaları örnek almaları da muhtemeldir. Bu uygulamaları uzun uzun yazıp mesajı uzatmak istemiyorum, buralardan takip edebilirsiniz:

    http://www.frmtr.com/islami-sorular-ve-cevaplar/3354523-kurandaki-hesap-hatasi.html

    Müslümanlar din konusunda çoğu hususu peygamberin uygulamalarından öğrenmişlerdir. Örneğin Kuran da namaz kılınması istenir, ama namazın nasıl kılındığı ayrıntısıyla açıklanmaz. Bunu namazı, abdesti uygulamasını peygamberden öğrenmişlerdir. Namazda kıyamda Fatiha ile başlanmasını müslümanlar peygamberden öğrendiler. Miras ayetleri ve miras hukuku konusunda bunu da göz önünde tutmak gerekir.

    Şimdi bir soru, 1 ayette bile basit hesap hatası yapan Hz. Muhammed şu linklerdeki hesaplamaları nasıl yapmış acaba?

    http://www.simetrikkitap.com/

    http://www.mucizeler.com/19lar/

    http://blog.chess.com/Rayyan/chapter-16–the-honey-bees-and-no16

    http://www.answering-christianity.com/fakir60/prime_numbers_in_the_holy_quran.htm

    Şimdi, ya bakkal hesabı ve alicengiz kurnazlığı yada yüksek matematik, seçim sizin

  3. arif
    Şubat 25, 2011, 2:39 am

    allah kuranı kerimi indirmis insanları yaratmıs insanlarda matematiği bulmus belkide bu bulunan matematik yanlıstır
    sunu unutmayalımki insanlar ancak kuranın gösterdiği isıktan öteye gidemeyiz

  4. ayhan bilen
    Mart 13, 2011, 3:10 am

    öncelikle şunu belirtmek isterimi ki eğer Allah isteseydi o sonsuz ilmiyle gerçeği bütün çıplaklığıyla peygambere anlatırdı ve o zaman da akıl sahibi herkes inanırdı imtihana gerek kalmazdı ben bir matmematikçi olarak şu yorumu yapıyorum nisa süresinin 11….e 12. ayetler beraber düşünüldüğün de binlerce ihtima(durum)l söz konusu ve eğer hepsi bir çıkarsa kur’anın kesin kes Allah kelamı olması ortaya çıkarçünkü bu olağan üstü hesap kesin olarak Allahı gösterir ozaman da herkes inanır ve imtihana gerek kalmaz bu yüzden kasti imtihan gereği olarak bazı durumlar bire eşit olmayabilir yani tam olamaya bilir ama sonuç avliye ve reddiye yöntemiyle itibari ile yine herkes ayette verilen oranda kendi payını almaktadır ne eksik nede fazla…
    dinde hata arıyorsanız merak etmeyin Allah kendi zatında ve dininde kusur varayanlara bol bol yanıltıcı delil koymuştur…

  5. Mart 13, 2011, 5:56 pm

    ayhan bilen :

    öncelikle şunu belirtmek isterimi ki eğer Allah isteseydi o sonsuz ilmiyle gerçeği bütün çıplaklığıyla peygambere anlatırdı ve o zaman da akıl sahibi herkes inanırdı imtihana gerek kalmazdı

    Bu cumleniz cok guldurdu beni 🙂 Inanmak icin akildan yoksun olmak gerektigini agzinizla soylemissiniz, tebrik ederim 🙂

  6. ayhan bilen
    Mart 14, 2011, 3:08 am

    bunu idida etmet bence her akıl sahibinin yapacağı bir şey dir yani ister inan ister inanma şunu herkes kabul ederki aklın sınırları vardır peki ben sna bier şey söylesem bunu akılla nasıl izah edersin sen bu hayat gelmeden önce nerdeydin ne yapıyordun şimdiki haline bakarak ne kadar yorum yapsanda hepsi değil çoğu boş çünük gelmeden önce nerdeydin hiç bir şeyi hatırlamıyorsun demekki yoktum diyemezsin çünkü bunu ispatlayacak hiçbir delilin yok sen sadece aklınla hareket edersen batarsın en güvendiğin matematik bile senin aklını alır götürür tam bir ahmak yapar farkına bile varamazsın çünük bir matematikçi ğer matematiği beinmseimişse hayata kesin gözüyle bakar bunu çoğu zaman farkına bile varmaz ve yapmak istediklerina kesi kes ulaşmaya çalışır ve binlerce ihtimal arasında kalır boğulur ama Allaha güğveni varsa ve kesin inanıyorsa samimi bir şekilde hayatın kaba taslaığnı yani kendi üzerina düşen görevi hesaplar gücü yetmediği nede tevekkül eder ve rahat yaşar saimim bir göketeki bir yıldız gelip dünyayı tehdit etse bile bundan korkmaz çünük bunun rahim olan Allahın emriyle gerçekleştiğini bilir ve rahat eder ama tedbirini alır panik yapmaz o kadar ama inanmayan biri ne yapar kalkar bütün kanunları devereye sokar acaba bu yıldız dünyamıza zarar vermesin mi diye büyük bir telşa içerisine girer o çok güvendiğği bilim bile onu sakinleştiremez çünük bilim bilim saimimi bilim adamlarının deyişiyle şimdiye kdar bu kanunlar böyle işedi diye bunda sonra böyle işeklr diye bir şey yok diye biliyor yani bbilim bile aklın o kadar güvenli bir alet olmadığını kabulk ediyor deskartes bile belli bir yere kadar soruglamış ama ondan ötesine geçememiş geçseydi hiç bir şey kalmazdı hayatında bunu bildiği için kabul etmiş yani bazı kabuller mecburidir ama insan bu kabullerin neden mecburi olduğunu anladıktan sonra kabul etmesi daha uygun dur yani silamdaki kabuller sorgulamayayış ya korkudan kaynaklanır yada insan daha ötesine geçemeyeceği ni bildiği için şpunu da söyliyeyim ben bilime filan kaşrı değilim ama herşey bilim değil evrim teorisi bile şim diye kadar kesin gözüyle bakılyordu bilimsel olarak ama o da bilimsel olarak çürütül dü gerçi etikis hala türkiyede sürüyor bun anlayamadım bir türlü ama nianmıyorsan git araştır bun evrim teorsi sitelerinde değil sadece bilmisel veri sunan her yerde ve şu da bir gerçektir ki kapitalizmin inasın mutlu edeceği sanıyordu o şimdik zaman inasdnları şahittir ki tarihte insan lar ub kadar duygudan yoksun ve sefil olmaıştı demek ki insan sadece akıldan ibaret değil şunu da simimi bir şekilde söyliyeyim din benim hem aklımı hem duygularımı bir çok hissimi tatmin ediyor bu günkü müslğümanlar sana samimi gelmiyorsa al dini de araltıre onları bak bakayım samimiyetsilzilikleri dine olan samimiyetlerinden midir yoksa dinin bazoı yönlerinin terk edişlerindien imidir çok şey yazmak siterdimi ama bu kadar vatkim var inansan da sen bilir sin inanmsan da kimseye minnet emtmem saedec göervimi yaparım bildiklerimim söylerim

  7. ayhan bilen
    Mart 28, 2011, 12:00 am

    bir ikinci hikmeti de şudur Allah orda onalrın alabileceği hakları göz önünde tutuyor yani hesabı bire eşitlemek için uğraşmıyor şöyle bir örnek ele alalım diyelim ki varisler sadece bir kız ve bir erkek olsun erkek malın 1/2 sini aldı geriye 1/2 kaldı mı peki bunu bire eşitlemye kalkışırsak kızın da geriye kalan malın 1/2 sini alması gerekir ama kız malın 1/2 sini hak ediyor mu yani mesele burda illa bire eşitleme meselesi değildir mesele haketme meselesidir…
    bu tür şeylere kananlara diyorum ki önce islamı ön yargısız araştırın sonra bu tür sitelerdeki yazıları okuyun o zaman aşıyı önce alıp sonra enfeksiyon kapıyorsunuz bu enfeksiyon size zarar vermez ama aşı olmadan enfeksiyon kapmak insanı tehlikeye sokar….

  8. Hades
    Mart 29, 2011, 12:24 am

    ahahaha çok güldüm ya kurandaki binlerce saçmalıktan biri. bundan başkalarını da çok gösterdim anlattım ama yok o öyle bu böyle biz bilemeyiz alimlere sormak lazım diye inkar etti hep arkadaşlarım artık bunuda inkar etmezler sanırım ilkokula yeni başlamış çocuk yapmaz bu hatayı çok yüce muhammed hakkaten okumamış demekki varmış ya ilk ayet oku demiş buna allah, dersleri ekmiş mi napmış afacan 😀 bide kurandan sayılarla şifre bilmemne aranması olayı da tam saçmalık. keyfine göre harflere sayılar verip bişeyler çıkartıyolar o ayrı bi komedi.

  9. big john
    Mayıs 31, 2011, 5:37 pm

    janos ayette tek çocukdan bahsedildiği,fakat sizlerin çoğul olarak yanlış algılamanızdan dolayı hataya düşdüğünüz söyleniyor.bu konuda bir açıklama yaptında ben mi görmedim yoksa yapmadınmı.ne dersin orada tek çocukdan bahsetmiyor mu.çok çocukdan bahsetiğini nasıl izah edeceksin?

  10. Temmuz 6, 2011, 4:01 pm

    Burada çok önemli bir yer benim dikkatimi çekti.
    ”Eğer sizin çocuğunuz varsa bu durumda, yaptığınız vasiyet ve borcunuz ödendikten sonra geriye kalanın sekizde biri zevcelerinizindir”
    burda çocuk ve eşiniz varsa diyor. ana baba varsa demiytor. Bir önceki ayet tede ana babaya eşit mal kalacağından bahsediyor. 1/6 oranında derken eşit paylar veriyor anayada babaya da
    . eğer eşi ve çocukları varsa 2/3 ü çocukların 1/8 i karısının olacaktır. bu durum da paydayı 24 ile eşitlersek 16/24 çocukların 3/24 karısının olacaktır. geriye 5/24 kalıyor. bu pay da eşit olarak anaya ve babaya kalıyor demektir.yani 2.5/24 ananın 2.5/24 de babaya kalıyor.
    bu durum da 0.6666 çocukların 0.125 karısının 0.208 de ana ve babasına eşit dağıtılacak şekilde kalıyor toplarsan ne çıkar .0.999999 alur. bı da limit de neye denk gelir :1

    buyrun size hesaplama .

  11. ZEKİ
    Temmuz 13, 2011, 1:52 am

    Birkere bu kadar saçma bir hesap mantığıyla inkar etmek, ancak çok zekilerin işi olsa gerek!!
    Bu şekilde ufak tefek kafa karıştırcı sorular ile inkara mantık yaratma çabası , ancak tarlada yetişen hıyarın onu eken insanı inkar etmesi gibi basit bir komplikeliğe sahip olanın kendisinden daha komplike bir varlığı inkar etmesinden başka birşey değildir. (tabi burdaki hıyar–>insan arasındaki oran ile , sonsuz güç sahibi olan ALLAH ile insan arasındaki duruma yaklaşamaz sadece bir mecazi yaklaşımdır)

    Miras hukukunda söylenilen oranlar örnek oranlardır , oranları 0,68945432 yada 0,374895
    gibi rakamlarla verilmesini mi bekliyorsunuz bu oranlar uygulamada sonsuz kombinasyon ile mutlaka tam sonuç vermeyecektir.Bunlar esas olarak alınacak ,islamın toplumsal yaşamı biçimlendirmede kullanılacak kurallarıdır.Bunlara en yaklaşık oranları bulmak insanın işidir.Siz oraya hangi rakamları koyarsanız koyun belirli kombinasyonlarda mutlaka tam sonuç çıkmayacak bir kombinasyon bulursunuz.
    Ama inkar etmek için böyle basit kafa karıştırıcı sorulara yönelen o zeki insanlar dünyada ve kainatta ki oluşmuş bu muazzam düzenin yani herşeyin teasdüf olarak oluştuğunu söyleyerek çok zekice!! bir açıklama yaparken hiç bu kadar kendilerine şüpheci yaklaşmayı düşünmüyolar nedense :))

  12. maladam60@yahoo.com
    Temmuz 16, 2011, 8:22 pm

    Haha lan bu kafirler matematiği de bilmiyorlar be bakın amerikayı yeniden keşfettiğini sanan ahmaklar size bu durumun matematiğe aykırı olmadığının olmayacağının kısa ve net bir cevabı bunu ilkokul matematiğini bilen herkes anlar öyle aşırı bir cebir bilgisine bile gerek yok

    Mesela ölen kişinin eşi, 3 kızı, anası ve babası varsa eşi 1/8, kızlar 2/3, ana babanın her biri 1/6 alır Mesele 24’ten gelir ama payların toplamı 27 eder Şimdi bu aptallar diyor ki 24 birimlik malın 27 birimini yani olmayan bi şeyi nasıl dağıtıcaz tanrı burda hata yapmış eheh matematik bilmiyorBe ahmak be cahil sana orda bu tanrının emridir bütün mallarınız 24 birimden hesaplayacaksınız yada 6 birimden diye bir şey demiyorMal 27 parçaya ayrılır ve herkes hakkı oranında payını alır
    misal 27/24(!) olduğunu idda ettiğiniz örneğe bakalım diyelim ortada (küsüratlı işlem size zor geliyor sanırım o yüzden tam sayı veriyorum) 54 tane altın olsun genişlet paydayı (paydayı her kişinin alacağı oranı belirlemek için yapıyoruz aynı birimden kaç misli alır sorusunun cevabını bulmak için) ne eder :

    kızların hakkı: 16/24
    Ana+Babanın hakkı: 8/24
    Eşin hakkı: 3/24

    evet demek ki kızlar söz konusu maldan 16 misli alırken ana baba 8 misli eş de 3 misli alır ne etti 27malımız neydi?54 tane altın kaç misli hak var elimizde?27Böl 54 altını 27 mislik hakka ne eder 2 heee bak şimdi kendi çapında Kurana İslama dil uzatıp milletin aklını bulandırmaya çalışan kafir demek ki kızlar bu 54 altından 32 altın ana baba 16 altın eş 6 altın alır ve ortada herhangi bir mal artığı veya eksiği veya hak yenme söz konusu olmaz

    ………Alemlerin rabbi olan ALLAHa hamd olsunŞüphesiz O herşeyi en iyi bilendir ve tüm eksik sıfatlardan noksandır……

  13. Temmuz 22, 2011, 7:26 am

    BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİYM

    Nisa suresi 11 ve 12. ayetlerde belirtilen miras hükümlerine göre kuranda matematik hatası bulunduğu iddia ediliyor. Buna örnek olarak ta şu misal veriliyor;

    Bir adam ölse ve arkasında 3 kız, eş/eşler,anne ve babayı bırakırsa, miras taksimatı yukarıdaki hükümlere göre :

    Kızlar=2/3, Eş/Eşler: 1/8, Anne: 1/6 ve Baba: 1/6 alacaktır. Bunları toplarsak;

    2/3 + 1/8 + 1/6+ 1/6=27/24=1.125 olur ki, bu da matematik açısından imkansızdır!

    İlk bakışta doğru gibi gözüken bu hesap, külliyen bir ahmaklık ve okuduğunu anlayamama veya yorumlayamama eksikliğidir. Denilen oranlar gerçekten söylendiği gibi olsaydı söyledikleri doğru olabilirdi. Ancak ayetleri anlayamama idraksizliği burada kendini bal gibi gösteriyor. Hani Kuran “Kalpleri Mühürlenmiş” diyor ya, burada kendini bariz gösteriyor.

    Bir kere ayetleri okuduğumuzda şunu açık bir şekilde görüyoruz. Verilen örnekteki gibi bir kombinasyon belirtilerek oranlar verilmemiş. Yani örnekteki gibi “3 Kız, eş/eşler,anne ve baba” şeklinde bir sıralama yapılıp ta hesaplamada kullanılan oranlar bildirilmemiş. Ya ne yapılmış görelim? Eğer ölenin çocuğu yoksa anne ve babası varsa, anne 1/3 alır. Kalan ne olur? Eş/eşler varsa 1/8 alır, artanın tamamı babanındır. Yani bu durumda baba mirasın 12/24 ünü, yarısını alıyor. Eş/eşler de yoksa, o zaman daha fazlasını yani 2/3 ünü alıyor.

    Ya ölenin çocukları varsa! O zaman babanın ve annenin hissesi otomatik olarak düşüyor. Her ikisi 1/6 alıyor. Çocuk bir kız ise ½ alıyor. 2 veya daha fazla ise 2/3 ü onların. Çocuklar yok ana baba ve kardeşler varsa anne ve babanın aldığı oran yine değişiyor.

    Yani şunu anlatmak istiyorum; oranlar mirasçıların kimler olduğuna ve kaç tane olduğuna göre değişiyor. Yani çocuk yokken mirasın ¼ ü, varsa 1/8 i eş(eşler) in. Pekiyi bu ibare geçerken anne yada baba dan bahsediyor mu? Yada bir kıza ½ veya 2 den çok kıza 2/3 derken anne baba da varsa buna ne verilir, belirtilmiş mi? Yok!! Pekiyi yoksa, sizce ½ veya 2/3 oranları sadece kızların mirasçı oldukları ve başka mirasçının olmadığı durumlarda geçerli olmuyor mu? Pekiyi o halde bu örnekteki oranları nereden çıkartıyorlar? Anlamadıkları için beyinlerinden çıkartmadıkları kesin.

    Bu ayetlerden benim anladığım örnekteki taksimata gelince;

    Baba ve anne var, 3 kız var ve eş/eşler var. O halde hüküm belli; ana ve baba: 1/6+1/6=2/6=1/3 ü alır. Eş yada eşler 1/8 i alır (Bkz. 12. ayet) 1/3+1/8 =11/24 yani bunlar şimdiye kadar malın neredeyse yarısını aldılar (11/24). Pekiyi kalan yarısı ne olacak? O da kızların (13/24). Çünkü ayetler, hem ana baba hem de eşler varken 3 kız 2/3 ünü alır demiyor!!

    Burada farklı taksimat örnekleri de mirastaki öncelik sırasının değiştirilmesinden ötürü yapılabilir.

    Yani şu denilebilir? Kızlar 2/3 alır, anne ve baba 1/6+1/6=2/6=1/3 alır. Toplam da 2/3+1/3=3/3=1 olur ve eş/eşler hiç pay alamazlar. E hani eş/eşler çocuk varsa 1/8 alacaklardı. Tamam da o ibare söylendiğinde işin içinde anne ve baba yoktu ki! Anne ve babanın olmadığı durum için 1/8 denilmiş.

    Pekiyi bu taksimatlardan hangisini yapacağız? Bana kalırsa en mantıklısı ilki. Ancak buna öncelik sırasının durumuna göre müçtehidlerin karar vermesi gerekiyor. Çün kü, mirasta öncelik kimin hakkıdır ben bilemem. Yani başka mantıkla gidilerek babanın payı madem değişken oluyor, o halde kızlar 2/3 ü alsın, anne 1/6 ve eş/eşler 1/8 kalan babaya verilsin gibi farklı yollar bile türetilebilir.

    Ben burada bu hükmü vermeye çalışmıyorum. Sadece ayetlerdeki metinden toplamın 1,125 olduğu gibi saçma bir sonucun çıkmadığını toplamda belirtilen oranların 1 i geçmediğini anlatmak istiyorum. Ayetleri işimize geldiği gibi anlayıp, ona bu şekilde yorum yapamayız. Bunu yapanlar hiç olmazsa bir tefsir açıp, İslam alimlerinin konuyu nasıl hallettiklerine bile baksalardı ya!

    Aynı durum annesi ve babası olmayan ve 3 kardeşi ve bir kocası olup ta ölen kadının mirası içinde geçerlidir. Ayetlerde babası ve çocukları olmayan kadının mirası ile ilgili kardeşlerin iki kişiler ise 1/6 +1/6=2/6=1/3 hisse alabileceklerini, 2 den fazla ise (örneğin 3) ler toplamda 1/3 alacakları dolayısı ile koca: ½ + kardeşler 1/3 = 5/6 olduğunu ve toplamda 1 i yani %100 ü bulmadığını söylüyorlar. Bunlara söz söyleyecek söz bulamıyorum. Yav ayetlerde açıkça babası ve çocuğu olmayan diyor. Annesi olmayan demiyor ki! Eğer annesi de olmasaydı, bunu da dahil ederdi. Anne, baba ve çocuklar yoksa derdi. Kalan 1/6 tabii ki bu durum da annenin oluyor.

    Şimdi ya kocaya ½, anneye 1/6 adalet mi diye sorabilirsiniz? Bu oran ALLAH (cc) ın hükmüdür. Bundaki hikmeti sorgulayamayız. Ancak ahmakların iddia ettikleri gibi ayetlerin matematiksel hatalı, eksik ve fazla oranlı miras paylaşımı yapıldığı yönündeki haksız, insafsız ve kendi ahmaklıklarından kaynaklanan iddiaların doğru olmadığını, çok açık ve sarih bir biçimde görebiliriz.

    HER ŞEYİN DOĞRUSUNU ALLAH (CC) BİLİR.

  14. hüseyin
    Ağustos 11, 2011, 3:47 am

    Bu ayetlerde verilen oranlardan yola çıkan bazıları kendi akıllarınca enteresan miras paylaşımı senaryoları üreterek İslam’a ve Kuran’a saldırmaktadırlar. Konuyu bir örnekle açıklayalım: “Bir adam ölür ve geride bir anne, bir baba, üç kız evlat ve bir de eş bırakır. Miras nasıl paylaşılacak?”. Bu örneği ortaya atan kişiler çözümü de (!) kendileri verirler: “1/6 + 1/6 + 2/3 + 1/8 = 1,125”. Yani oran 1,0 dan büyük, o halde Kuran’da matematik hatası var!

    Benzer bir duruma ilişkin ilk problem Hz. Ömer zamanında ortaya çıkmış ve sahabeler bu problemi “avliyye” dedikleri bir yöntemle çözmüşlerdir. Bu yöntemin ne olduğunu anlatacak değilim, isteyen internette yöntemle ilgili kaynak bulabilir. Ancak bu yöntem inkârcıları (ve belki de bazı inananları) ikna etmemektedir. Onlara göre bu yöntem bir hileden başka bir şey değildir. Bu yöntem ilk başlarda benim de aklıma pek yatmamış ve ciddi bir şekilde Kuran’dan şüphelenmeme neden olmuştu.

    Aslında problemin kaynağı Kuran’ın bu ayetlerinde verilen oranları “mutlak” oranlar olarak kabul etmekten kaynaklanıyor. Yani örneğin 3 kız kardeş için verilen 2/3 oranı “mutlak” bir oran farz ediliyor. İyi de gerçekten öyle mi? Bu oranlar mutlak oranlar mı, yoksa bir tür “tavan” ya da “taban” değerler mi? Bu oranların “mutlak” olmadığını iddia etsek bile, buna Kuran’dan delil getirmediğimiz takdirde kimseyi ikna edemeyeceğimiz çok açık…

    Bu amaçla öncelikle Nisa/11 ve Nisa/12 ayetlerini incelememiz gerekiyor. Bu ayetlerin sonunda yer alan ifadeler bu açıdan oldukça önemli: “ferıdatem minellah” ve “vesıyyetem minellah”. Sadece 2’şer tane Arapça kelime! Bu ifadelerden yola çıkarak bu oranların mutlak olduğu kesinlikle iddia edilemez. Ancak buna rağmen bazıları örneğin A. Yusuf Ali İngilizce mealinde “bu sabit oranlar Allah tarafından emredilmiş/belirlenmiştir” şeklinde bir çeviri yapmış. Bu 2 kelimenin neresinde “sabit oranlar” lafzını gördü bilmiyorum, ona sormak lazım! Örneğin M.H. Shakir “ferıdatem minellah” ifadesini “bu Allah’tan bir buyruk/düzenlemedir” şeklinde çevirmekle yetinmiş. Yukarıya aldığım Nisa/11-12’nin Türkçe çevirileri ise Y. Nuri Öztürk’e aittir. Bu ifadelerle ilgili bir diğer nokta da şu: Her 2 ifade de verilen oranlardan hemen sonra gelmiyor. İlk ayette araya “Babalarınız var, oğullarınız var …” diye başlayan 2 cümle giriyor, ikincisinde ise arada “Kimseye zarar verilmemelidir” şeklinde bir ifade mevcut. Şu halde “Allah’tan bir buyruk” ya da “Allah’tan bir görev” olan şey nedir? Bu oranları sabit kabul edip aynen uygulamak mı? Babalar ve oğullar ve diğer mirasçılar arasında ayırım yapmayıp adaletli bir dağılım yapılmasına izin vermek mi? Bence ikincisi! Aslında bu “emrin” ne olduğunu anlamak için bu ayetlerin devamına bakmak gerekiyor.

    Kuran’da bu oranların “sabit” ya da “mutlak” olmadığına dair delil hemen bu ayetlerin devamında mevcut… Surenin 13 ve 14. ayetleri aynen şöyle:

    Nisa / 13-14
    İşte bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’a ve onun resulüne itaat ederse Allah onu, altından nehirler akan cennetlere, orada sürekli kalıcılar halinde, sokar. İşte bu, en büyük başarıdır. Kim de Allah’a ve onun resulüne isyan eder, Allah’ın sınırlarını da aşarsa, Allah onu, içinde sürekli kalıcı olarak ateşe sokar. Artık onun için yere batırıcı bir azap vardır.

    “İşte bunlar Allah’ın sınırlarıdır” şeklinde çevrilen ifadenin Arapçası “Tilke hududu(A)llah”. Yani çeviride bir hata/kasıt yok. Hudut kelimesi Türkçe’ye de geçmiş bir kelimedir. Sınır kelimesinin ise ne anlama geldiği herkesçe malum. “Aşılmaması gereken bir nokta, bir çit, bir değer”… Yani bu oranlar sadece birer sınır ve asıl olan bu “sınır” değerlerini aşmadan onlara yaklaşmak… Dolayısıyla bu oranların “mutlak” olduğunu iddia etmenin hiçbir temeli yok…

    Şimdi sorun şu: Yukarıdaki ayetlerde geçen “emir” kelimesiyle aşağıdaki ayetlerde geçen “sınır” kelimesi birbiriyle nasıl bağdaşır? Aslında yanıt çok basit: Allah’ın emri olan şey bu sınırlara riayet etmek! Bu sınırlara riayet etmek ise onları aşmamak ve onlara mümkün olduğunca yaklaşmak ile olur. Yani “emrin” ne olduğunu anlamak için önce aşağıdaki ayetlere bakmak ve sonra dönüp “emri” buna göre değerlendirmek gerekiyor. Kısacası Allah’ın emri olan şey mirasçılar arasında ayrım yapmayarak verilen oranları birer “sınır” olarak alıp bunlara uymak! (Ama sonuçta bunların “sınır” olduğunu unutmamak şartıyla!)

    Bu “sınır” olgusunun bu şekilde ifade edilmesinin de bazı sebepleri var: Örneğin 2’den fazla kadın ise 2/3 olarak verilen oran, “en fazla 2/3” ya da “2/3’e kadar” olarak verilebilir ve böylece bunun bir üst limit olduğu açıkça ortaya konabilirdi. Ancak bu durumda neler olacağını tahmin etmek güç değil. Bu tarz bir ifadeden istifade eden birileri mirasçı 3 kıza 2/3 oranında pay vermek yerine 1/10 ya da belki hiç pay vermeyebilirdi. Dolayısıyla Nisa/11 ve 12’de “en fazla 2/3” ya da “2/3’e kadar” tarzında ifadelerin kullanılmaması anlamlıdır.

    O halde asıl olan bu oranlara mümkün olduğunca uymaya ve yaklaşmaya (!) çalışmaktır. Ancak sonuçta bunlar bir “sınırdır”. Yani mutlak oranlar değildir. Matematikteki limit kavramının buna çok benzer olduğunu bilenler bilirler. Bilmeyenler bilenlerden sorsun öğrensin!

    Bu “sınır” kavramına başka ayetlerde de rastlıyoruz. Örneğin oruçla ilgili bir ayet olan Bakara/187’de de bazı sınırlar konuyor:

    Oruç günlerinin gecesi kadınlarınızla ilişkide bulunmanız size helal edildi. Onlar sizin için bir giysi, siz de onlar için bir giysi durumundasınız. Allah nefsinize güvenemeyeceğinizi bildiği için tevbenizi kabul etti ve sizi bağışladı. Şimdi onlarla ilişkide bulunun, Allah’ın sizler için yazdığını isteyin ve fecrin beyaz ipliği siyah iplikten sizce seçilinceye kadar yiyin, için, sonra da ertesi geceye kadar orucu tam tutun. Bununla birlikte siz, mescitlerde itikaf halinde iken onlarla ilişkide bulunmayın. Bunlar, Allah’ın sınırlarıdır; sakın onlara yaklaşmayın! Allah böylece, sakınıp korunsunlar diye insanlara ayetlerini iyice açıklıyor

    Yukarıdaki ayette yiyip içme için ve cinsel ilişki için bazı sınırlar konulmuş. Bu ayette yiyip içmeyle ilgili sınırın “kadar” denilerek verildiğine dikkat edin. Çünkü burada “kadar” ifadesinin kullanılmasının miras ayetlerinde olduğu gibi bir risk oluşturmadığı açık…

    Bir başka ilginç nokta da Nisa suresi ayet 14 ile yukarıdaki Bakara/187’yi karşılaştırınca ortaya çıkıyor. Bakara187’de Allah’ın sınırlarına “yaklaşılmaması” emrediliyor. Oysa Nisa/14’te “aşılmaması”. Eğer Nisa/14’te de “yaklaşmayın” denseydi benim yaptığım tüm bu yorumlar geçersiz olurdu! Hele hele matematikteki limit kavramı ile kurduğumuz benzerlik tamamen geçersiz hale gelirdi. Ne dersiniz? Neden burada “yaklaşmayın” denmiyor da “aşmayın” deniyor? Şans mı? Hiç sanmam!

    Ne ilginçtir ki mirasla ilgili ayetler bize bu oranların “mutlak” olmadığı çıkarımını yaptırabilecek şekilde devam ediyor. Tabii bir inkârcıyı bu bile ikna etmeye yetmez. O bunu kelime oyunu olarak görecektir. Kuran’ın bu çıkarımı yapabilmemize imkân vermesini ise ya hiç değerlendirmeyecek ya da sadece “şans” olarak değerlendirecektir. Bunun farkındayız. Ama önemli olan bizim aklımızın huzur bulması…

    Bu “sınır” çıkarımı aynı zamanda Hz. Ömer zamanında yapılan “avliyye” uygulamasının da son derece yerinde ve makul bir yöntem olduğunu göstermektedir. Çünkü her ne kadar Kuran’da verilen oranlar bire bir elde edilmese de, konulan “sınır”lar asla aşılmamaktadır. Avliyye uygulamasında mirasçılar Kuran’da verilen oranlardan daha düşük bir pay almakta ve Kuran’ın “sınırları” bir tür “tavan (üst limit)” görevi yapmaktadır ve “sınır” (aşağıdan yukarıya) aşılmamaktadır.

    Reddiyye ise bunun tam tersi durumlarda uygulanan bir yöntemdir. Yani mirasçıların Kuran’da verilen paylarının toplamı 1,0 dan daha düşük çıkmaktadır. Bu durumda da mirastan artan kısım yine mirasçılara Kuran’daki payları ölçüsünde bölüştürülmektedir.

    Reddiyye işlemindeki paylaşım oranlarına itiraz etmek için sadece mantıkla düşünme hastalığına yakalanmış olmak ve sağduyudan yoksun olmak gerekir. İçimize sinmese de biz yine de böyleleri için de bir açıklama yapalım: Reddiyye işleminde Kuran’da verilen “sınır”lar bir tür “taban (alt limit)” görevi yapmaktadır. Sonuçta da “sınır”lar aşılmamakta (bu defa sınır yukarıdan aşağıya!), kimsenin hakkına tecavüz edilmemektedir.

    Meseleyi bir Kuran ayetiyle noktalamak istiyorum:

    Bakara / 26
    Allah bir sivrisineği, hatta üstündekini örnek vermekten sıkılmaz. İman edenler bunun Rablerinden bir gerçek olduğunu bilirler. Kafirler ise: “Allah böyle bir örnek ile ne demek istemiş?” derler. Evet! Allah onunla bir çoğunu da şaşırtır, yine onunla bir çoğunu yola getirir. Onunla ancak fasıkları şaşırtır.

  15. hunturkleri
    Ağustos 26, 2011, 7:29 pm

    herseyi gecin de biz neden imtihan oluyoruz sorusunz cevap verin

  16. gokturkler
    Ağustos 26, 2011, 7:44 pm

    arkadaslar ben tarikat uyesiydim zamaninda ( 5 vakit namazi vaktinde kilanlardandim ) , taaaaaaki kurani , incili ve tevrati okuyana kadar… incilde dunya 6000 yasinda , tevratta 6500 yasinda der , ancak dunya 4.5 milyar yil yasindadir :)) kuran o tip birsey soylemez ancak bu ve benzeri soru isaretleri birakir kafalarda… cehennem korkusunu bir kenara birakin ve sadece 1 hafta okuyun arastirin.. ama rakamlarla bile ispatlansa insan inancindan vazgecemiyor cunku hayatini o temeller uzerine kurmus . muthis bir irade sahibi olmasi lazim benim gibi :)))) gunah diye 19 yasima kadar hic iliskiye girmedim,dusunun hayati boyunca girmeyenler kadin eli tutmayanlar var… o adama gelip bunlari anlatsan sok gecirir , kabullenmek istemez.. 60 sene ben neden karilarla kizlarla ttakilmadim der ve intihar bile edebilir . o yuzden alistira alistira toplumu bilgilendirmek lazim… cok ciddi tahribata yol acabilir.. ornegin avrupa 19. yuzyildan beri bu gecis surecinde,artik avrupalinin dindar kesimi %0.1 e kadar dustu , onlarda en fakir kesim zaten. hani tvlerde bagirirlar ya eywah misyonerler var , hiristiyanligi yayiyorlar falan die :))) ulan avrupada hristiyan kalmamis zaten , kim neyi yayiyor , adamlar darwinin resmini paraya basiyorlar, daha ne dini kalmi :)). bizde daha yeni basliyor bu gecis sureci, bundada avrupanin 200 sene gerisindeyiz:)) seviyeli olunursa her turlu tartismaya acigim , buyrun hodri meydan 🙂

  17. ZEKİ
    Eylül 8, 2011, 4:15 pm

    Janos :

    ayhan bilen :
    öncelikle şunu belirtmek isterimi ki eğer Allah isteseydi o sonsuz ilmiyle gerçeği bütün çıplaklığıyla peygambere anlatırdı ve o zaman da akıl sahibi herkes inanırdı imtihana gerek kalmazdı

    Bu cumleniz cok guldurdu beni Inanmak icin akildan yoksun olmak gerektigini agzinizla soylemissiniz, tebrik ederim

    Asıl bu cümle çok güldürdü daha inanmak kelimesinin nedemek olduğunu anlamaktan aciz bir kafa yapısı ,kendince çok zekice ve alaycı bir yaklaşım ile gülücükler saçmış ama saçmalama konusunda en önde gidenlerden biri olduğundan haberi yok 🙂
    Neyse anlatalım , “inanmak” bir kere bilmek demek değildir içinde kesin bir ispat yoktur , bu dünyanın imtihan olmasının sebebi sonucu akıl ile olayları inceleyip düşünüp (o materyalistlerin zekaları gibi görmediği hiçbir şeyi kabul etmediklerinden inanmadığı) , KALP ile bir karar vermektir.Eğer kesin bir ispat ve deneysel sonuç olsaydı iman denilen inanmak ve imtihan kavramları havada kalırdı.Biz buna inanmak demez BİLMEK derdik.Zaten müslümanlar İMAN edenlerdir yani İNANANLARDIR , ALLAH kesin bir bilgi ile kendisini ispat etmek isteseydi ne imtihan için bu kainatı yaratırdı nede ALLAH’A ve RASULÜNE İMAN EDİN (İNANIN) diye buyururdu.Sonuç olarak Aslında iNANMAMAK ta kesin bir ispata ve kanıta dayanmaz , belirli bir bilgi ve akıl yürütme sonucu bir yönde karar verilir , bazıları İMAN eder ,bazıları İNKAR eder,ALLAH biz İMAN edenleri doğru yoldan saptırmasın(Amin)

  18. yaser
    Eylül 10, 2011, 3:37 pm

    geriye kalanın bir bölü sekizi eşindir diyor önce onu cıkartacaksınız sonra devam edeceksiniz . tamam bunları söylüyorsunuz kuran mucizeleri için ne diyeceksiniz bakalım . onlara da bakın bir netten .

  19. ALİ
    Eylül 14, 2011, 5:26 am

    BIRAKIN BU İŞLERİ ALLAHIN DİNİ BİR KİTABIDA BİR. BIRAKIN BU MİSYONERLİK ÇALIŞMALARINI SİZE ANCAK GÜLERİZ BİZ. DEĞİŞMEYEN VE KUSURSUZ TEK KİTAP KURANI KERİMDİR. GÜNÜ GELECEK BUNU SİZDE KABUL EDECEKSİNİZ. ZATEN BİLİYORSUNUZ AMA İNSANLARI SAPTIRMAYA ÇALIŞIYONUZ. SİZ UĞRAŞIN BİZDE BOŞ DURMAYIZ HERALDE.

  20. answer
    Ekim 5, 2011, 9:53 pm

    Ya gece gece ugraştırıyorlar.Ya Allah’ın kelamında nasıl hata olur bırak hesab falan yaptım bende de tek bir söz yeter bence konuyu özetlemeye…”ölenin cocugu varsa” diyor.”ölenin cocukları varsa” demiyor.hay Allahım ya gece gece beni güldüyorlar ne diyeyim.bırak matematiği okuma yazma bilmiyorlar.onların matematiklerine de bende soru herşeyin paydallarını “0” bölersen de bütün sayılar sonsuz cıkıyor.sonsuz eşittir sonsuz mu yoksa degil mi.sen daha sonsuzluk üstünden bunları diyemezken Sonsuz Kudret hakkında söz söylemeyi kendine nasıl yakıştırıyorsun ki.”sadece gülüyorum”……

  21. abdullah45
    Ekim 6, 2011, 8:44 am

    haşa allah matematik hatası yapmış diyorsunuz.O zaman kainattaki müthiş hassas denge müthiş matematik harikaları müthiş orantı onları nasıl izah edeceksiniz .kendi kendine mi oluyor.

  22. mehmet
    Ekim 8, 2011, 10:04 am

    Bir örnek veriliyor:

    Bir adam öldüğünde ve geride 3 kızı, karısı, annesi ve babası kaldığında, bu adamın mirası nasıl bölüştürülecek, diye soruluyor?

    Ve Kuran’a göre, kızlar 2/3, karısı 1/8 ve anne ve babası da 1/6’şar almalıdır, ancak bu kesirlerin toplamı 1 (bir) çıkmaz, deniyor!

    Peki, o örnekteki adamın sadece 3 kızı kalsaydı, ne olacaktı?

    Aynı mantıkla, kızlara 2/3 düşüyor… Yani, miras yine tam olarak bölüştürülemiyor.

    ***

    Oysa, mesele son derece basit aslında…

    Kuran, mirasçıların birbirlerine göre durumlarını belirleyen nispi oranlar vermektedir. Dolayısıyla mirasçıların birbirlerine göre durumu değiştirilmeden, İslam hukukunda avliyye ve reddiyye denilen sadeleştirme ve genişletme işlemleri yapılarak, miras tam olarak bölüştürülebilir.

    Şimdi, bahsedilen örnekte, önce Kuran’ın verdiği nispi oranlara göre, mirasçıların birbirlerine göre durumu nasıl olmaktadır, buna bakalım:

    Görüldüğü gibi, verilen nispi oranlara göre, Kuran, mirasçıların birbirlerine göre durumunu belirlemiş oldu. Bunlar da sırasıyla 4, 16/3 ve 4/3 olmaktadır.

    Şimdi de İslam hukukunda avliyye denilen sadeleştirme işlemini yaparak, mutlak payları bulalım:

    Görüldüğü gibi, Kuran’a göre, mirasçıların birbirlerine göre durumu ne ise, bundan bir milim bile şaşılmadan, miras tam olarak bölüştürülmektedir. Örneğin, kızların anneye göre hakları 4 iken, yine 4 çıkmaktadır.

    ***

    Şimdi bazı aklıevveller, iyi ama Kuran 2/3 diyordu, İslam hukukçuları 16/27 veriyor, diyebilir.

    Bunu da basit bir örnekle açıklayayım.

    Diyelim ki, bir adamın Recep, Tayyip, Erdoğan isminde üç çocuğu olsun. Ve şöyle bir miras bıraksın:

    Recep’e 1/2; Tayyip’e 1/4; Erdoğan’a da 1/4.

    Şimdi, Recep’in ortada olmadığını düşünelim.

    O zaman Tayyip ve Erdoğan bu mirası nasıl bölüşecekler?

    Yine 1/4’er mi alacaklar (ki o takdirde miras tam olarak bölüştürülememiş olur)?

    Yoksa, mirasta eşit hakka sahip oldukları için, miras ikiye bölünüp, 1/2’şer mi alacaklar?

    Elbette ortak akıl, bu iki kişinin başlangıçta 1/4 olan haklarının, taraflardan herhangi birinin lehinde veya aleyhinde olmayacak şekilde, genişletilip 1/2 yapılmasını öngörür.

    Yani, 1/4 dendiği halde, 1/2 almaları bir şey değiştirmez. Zira önemli olan, mirasçıların birbirlerine göre durumudur ki, bu da korunmuş olmaktadır (1/4:1/4 = 1/2:1/2).

    ***

    Açıkça görüldüğü gibi, Kuran’da herhangi bir sorun; bir matematiksel hata, kesinlikle söz konusu değildir

    ——————————————————————————–

  23. zeyyt
    Ekim 26, 2011, 8:30 am

    Ayetler mucizevi bir şekilde P İSE Q (EĞER P İSE Q)kuralları ve bu kuralların mantıksal operatörlerle (VE, VEYA gibi) bağlanmasıyla oluşturulmuştur. Mantıksal programlamada bugün bilinen teknikler kullanılmış, matematik hatası diye verilen kuralların aslında mucizevi bir gerçek olduğunu matematiği ve mantığı iyi olanlar görebilir..Sadece Nisa-11 için yazarsak genel format şöyledir.

    EĞER Varisler sadece Çocuklar İSE
    …çocuklar arası paylaşım
    EĞER {Anne,Baba,Çocuklar} є Varisler İSE

    YOK_EĞER Varisler = {Anne,Baba} İSE

    YOK_EĞER {Anne, Kardeşler} є Varisler İSE

    Hata diye verilen örneğin birinde Varisler = {Anne, Baba, Çocuklar, Karısı}
    Bu durumda Nisa-11 de sadece “{Anne,Baba,Çocuklar} є Varisler” şartı eşleşir..Fakat çocuklar tek varis olmadığı için oradaki oranları olduğu gibi kullanmak farz olmaz..Kuran burada bizleri serbest bırakmıştır..Nisa-12 de geri de eş kaldığı sürece bir eşleşme bulunur..Yani kuran Anne,Baba,Karısı için farz oran belirtmiş ve çocuklar için belirtmemiştir..Bu durumda ne yapacaz..Akıl yürütüp devre göre çözüm geliştirilebilir yada mevcut yöntemler(AVL) gayet başarılı bir şekilde benimsenebilir..Aslında diğer ayetler de bu mantık kuralları ile yazıldığında kuranın yeni bir mucizesi ortaya çıkmaktadır..Kuran mantıksal programlamada (prolog, lisp gibi mantıksal diller) bugün bilinen teknikleri kullanmıştır.

    GENEL SONUÇ- Kuranı-kerim de verilen oranlar P–>Q şartında ancak P olduğu zaman farzdır. Olmadığı zaman akla göre yeni yöntemler geliştirilebilir. Örneğin AVL yöntemine zaten şartları uymayan durum çıktığında başvurulur. Şartları uymayan bir durum olursa orada serbestlik var demektir ve de çelişme olamaz çünkü o durum için kuran bir şart getirmemiştir. Bu yüzden bir çok yöntem olmasına rağmen ictihadla kabul gören AVL yöntemidir.

  24. Cem
    Ocak 14, 2012, 1:17 pm

    burada müslümanlarin kutsal saydigi kuran kitabi ve onun yazari olan yüce gördügü Allahlarinin hatasi iddiia edilirken,yani cevap hakki allahinken,ne hadlerine düsüyorsa ona(allaha) inanlarin cevap verme cabasi,i$i kurtarmak istemesi,sanki allahlari korunmaya ihtiyacli cevap veremeyecek durumdaymis gibi atip tutmalari komik degilmi??yani allah demekki basiretsiz bu yüzden burdaki inananlar cevap yaziyor,bence inandigini söyleyenler cok büyük yalancilar ve inanmiyorlar,sadece hakli cikma dürtüleri,ve gururlarina yedirememeleri yüzünden,gün gectikce ezilmelerine ragmen(ne yazikki,cünkü güclünün gücsüzden intikam almasi cok a$agilik bisey bence,bu durumda inanlara göre allahinda biz ateistlerden intikam alacagini belirtmesi,onunda a$agilik olduguna yeterince bir gerekce) hala yorum üstüne yorum getiriorlarki,insanlik aydinlanmasinda dahada geriye gitsin,yani me$gul etmekten baska birsey degilsiniz,inananlar..

  25. mert
    Şubat 2, 2012, 6:54 pm

    kimi kandırıyorsunuz ulan. payın paydadan büyük çıktığını hata kabul ediyorsunuz da, pay
    paydadan ufak çıkınca niye hata kabul etmiyorsunuz.Bu bir olasılık konusudur, bunu siz ka-
    firlerin kafası almaz.çünki, mirasçılar sürekli değişmektedir.siz gidin en iyisi ateşe kendinizi
    alıştırın, böyle giderseniz o biri tarafda hatayla uğraşmaya zaten vaktiniz olmaz, ancak ateşle
    uğraşırsınız

  26. nuri
    Şubat 2, 2012, 6:59 pm

    Bu konunun daha iyi anlaşılabilmesi için daha basit bir örnekle bir daha anlatmak istiyorum.Miras konusunda oranlar miras-
    çıların önemlilik derecesine göre verilmiş,mesela çocuklar daha önemli olduğu için onların payı diğerlerinden daha çok.Bu
    örnekte ise insanların daha iyi anlaya bilmesi için oranları eşit olarak yazacağım.
    Mesela: Bir matematik hocasının dört tane devamlı öğrencisi(POLAT,SUAT,FIRAT,NİHAT) vardır.Bu öğrencilerin her birisi hafta-
    nın farklı günlerinde hocanın yanına ders almak için gelmektedirler.Yani,mesela;
    Polat-pazartesi,salı ve perşembe;
    Suat-salı, çarşamba ve cuma ;
    Fırat-pazartesi,perşembe ve cuma;
    Nihat-salı,perşembe ve cuma;
    derse gelmektedir.Gördüğümüz gibi bu 4 kişiden 3-ü haftada 3 defa, 2-si de haftada 1 defa biraraya gelmektedirler.
    Fakat bu 4 kişi birden senede sadece 2 defa, yani sınavlarda biraraya gelmektedir.Hayırsever birisi, hocaya şöyle der;
    -Sana her gün 30 lira para vereceğim.Sen bu dört öğrencinin her birine değişmez bir rakamla öyle bir pay yaz ki, bu
    para o oranlarla ayrılıb öğrencilere verildikten sonra paranın tümü ya bitsin, ya da az bir şey kalırsa onu da diğer muh-
    taclara verirsin.Ama öyle yap ki, genel olarak öğrencilere verdiğin paraların toplamı,bu 30 liraya mümkün olan en yakın
    rakam olsun.Yani, ya kalan olmasın, ya da kalan mümkün olan en küçük rakam olsun.Hoca önce 30 lirayı bu dört öğrenciye
    eşit olarak bölmek ister.Yani, her birine 1/4 vermek ister ve bakar ki, bu durumda payların toplamı paydaya eşit olur.
    Önce böyle doğru olduğunu zanneder.Fakat sonra bakar ki, bu 4 kişi senede sadece 2 defa biraraya gelir, yani bu 30 lira
    senede sadece iki defa kalan olmadan öğrencilere dağıtılabilecek.Geriye kalan 363 günde ise bu öğrencilerden ya üçü, ya da
    ikisi biraraya gelmektedir.Bu durumdayken 30 liradan kalan para 2 gün hariç, sene boyu bu öğrencilerden birinin ve ya iki-
    sinin paydalarına eşit olacak.Fakat hayırsever kişi 30 lirayı öyle oranlarla bölmesini istemişti ki, kalan para mümkün
    olan en az rakama insin.Bu yüzden matematik hocası düşünür ve sonunda şu karara varır, der ki;
    –BU İŞ BİR OLASILIK KONUSU GİBİDİR,YANİ,ÖĞRENCİLERİN SAYISI SENENİN 363 GÜNÜ SÜREKLİ 3 VE YA 2 OLARAK DEĞİŞMEKTEDİR. 4-Ü-
    NÜN BİRARADA OLMASI İSE SENEDE SADECE 2 DEFA OLUYOR.O YÜZDEN BİZ EKSERİYYETE BAKIB HÜKÜM VERECEĞİZ.NASIL OLSA SENEDE İKİ
    DEFA BU PARAYI ORANLAR DEĞİŞMEDEN HER ÖĞRENCİNİN PAYINI BİRAZ AZALTARAK HALLEDEBİLİRİZ.BİZ 363 GÜNÜ DÜŞÜNELİM.BEN BU ÖĞREN-
    CİLERİN HER BİRİNE 30 LİRANIN 1/3-Ü DİYE DEĞİŞMEZ PAY YAZARSAM EN DOĞRUSU BU OLUR. ÇÜNKİ 1/3-Ü ARTIRIRSAM, YANİ 1/2 YA-
    PARSAM BU DEFA ÜÇ ÖĞRENCİNİN PAYLARININ TOPLAMI PAYDAYI(30 LİRAYI) GEÇER. VE EKSERİYETLE 3 ÖĞRENCİ BERABER BULUNABİLDİĞİ
    İÇİN BU ÖNCEKİNDEN DE KÖTÜ OLUR.YOK, EĞER 1/3-Ü AZALTIRSAM, YANİ 1/4 YAPARSAM, BU DEFA DA SENENİN 2 GÜNÜ HARİÇ DİĞER
    363 GÜNÜ BOYU BU ÖĞRENCİLER DAHA AZ PAY ALMAK ZORUNDA KALACAKLAR.DEMEK Kİ, BU İŞ İÇİN EN DOĞRU KONULABİLECEK SABİT
    RAKAM 1/3-TÜR DİYE MATEMATİK HOCASI KARAR VERİR.
    Gördüğümüz gibi Kurani-Kerimin bu konuda verdiği oranlara sathi bir nazarla bakarsak, kendimizi ve başkalarını kandırmış
    oluruz.Fakat işi cemiyyet hayatında tatbik etmeğe çalıştığımızda bu oranların ne kadar mucizevi bir şekilde seçildiğini
    görebiliyoruz.Yalancı guruh da bu sathi nazardan istifade ederek insanları kandırabileceğini sanmaktadır.

  27. ali
    Şubat 4, 2012, 6:55 am

    burada saklı pay durumu var. bir kere mirasın her zaman 1 çıkması gerekmez. kişi malının saklı pay fazlası kısmından ölüm sonrasında dahi tasarruf hakkına sahiptir(mesela bağışlama) . bu sebeple sadece saklı paylar yani kişinin vasiyetname düzenlese dahi ölüm sonrasında tasarruf edemeyeceği kısımlar belirlenmiş. eğer kişi saklı pay harici kısımlara dokunmamış ise genişletme yöntemi ile saklı paylar tüm miras malını kapsayacak şekilde genişletilir.

    ben hukuk öğrencisiyim. miras sizin sandığınız gibi basit bir kavram değildir. aksini iddia eden 4. sınıf miras hukuku dersini geçemeyen onlarca kişiyle görüşebilirler.

    bize miras hakkında hocaların ilk söyledikleri şey kişinin mirasında eşin 1/4 çocukların ise 3/8 payı olduğu idi.
    ve bu da 1 çıkmıyordu. biz bunu sorunca hoca iki kelime ile cevapladı; saklı paylar.
    eğer kurandaki misallerde hata olduğunu düşünüyorsanız o zaman medeni kanun kesinlikle hatalıdır. hatta sadece bizdeki değil dünyadaki bütün modern medeni kanunlar matematik hatası içermektedir.

    üst sınır alt sınır durumunu bilmeyenler, saklı pay kavramını hiç duymamış olanlar, eğer misallerde toplamın 1 çıkarsa o misalin miras hukuku açısından hiçbir değer ifade etmeyeceğini anlamayanlar, toplamı 1 olan bir bölüşüm örneğinin somut olay örneği ve geleneksel bir paylaşım örneği olacağını bilmeyen, ölüm sonrası tasarruf denen kavramı hesaba katmayanlar bu karmakarışık ve üzerinde binlerce cilt kitap yazılmış olan miras konusunda Kur’an’ın getirdiği mucizevi çözümlemeyi anlayamazlar

  28. Temmuz 22, 2012, 8:18 pm

    dindar değiliim ama ikiden fazla kadın içindiyor 2 den fazla karısı içindemiyor . kızları ve eşleri dahil olursa sorun yok ozamab 2/3+1/6+1/6 =1 o 2/3-1/8 den çıkarırsan çocuklara dağıtılır

  29. matematik hatası yalanlandı
    Temmuz 25, 2012, 4:53 pm
  30. murat
    Ağustos 7, 2012, 3:24 pm

    Merak etme sana obur tarafta anlatirlar nasil oldugunu…

  31. Koray
    Eylül 3, 2012, 5:15 am

    maladam600 arkadaşın yorumu doğrudur.

    arkadaşlar bakın, avliye-reddiye, sınır-hudud falan bunlara girmeye hiç lüzum yok.

    Kuran’daki kesirli ifadeler nispi’dir, birbirine göre oranları anlatır. Yani Turan Dursun’un o örneğinde, miras 24’e falan bölünmez, 27’ye bölünür. Payda’nın işlevi yoktur.
    Peki bunu nerden anlıyoruz? Uyduruyor muyuz? Hayır.
    Hemen size şunu sorayım. Sadece 1 kızı olan bir adam, başka hiçbir akrabası yoksa, Kuran’a göre 1/2 verilmesi lazım, yani sizin iddianız bu. Peki bu kız mirasın diğer yarısını nasıl alacak? Eğer “Önce ilk yarısını alır, sonra diğer yarısını” derseniz bu geçersizdir, çocuk oyuncağı mı bu?
    Tek seferde mirasın tamamını alır. Çünkü, miras hakkına sahip olan kişi “tek” olduğu için, o kesirli ifadenin bir anlamı kalmaz. Eğer sizin dediğiniz gibi olsa, bu kızın mirasın yarısını çöpe atması lazım. Kuran’da böyle saçma mantık olur mu? Ama Turan Dursun’da olur tabi.
    O kesirli ifadelerin geçerli olabilmesi için, en az 2 kişi olmalıdır. Kız-anne, baba-kardeş vs. gibi yani.
    Derseniz ki “Neden Kuran’da o şekilde söylenmemiş de kesirli ifade yazılmış?” diye, şöyle diyelim. Bu şekilde çok sayıda varyasyon (ihtimal) vardır. Çocuk sayısı, kardeş sayısı, anne baba hayatta mı ölü mü, çocukların cinsiyeti vs. çok sayıda ihtimal var. Her ihtimal için tek tek yazılsa, koskoca sure inmesi lazım. Ama Kuran, 3 ayet ile işi bitirmiştir. Buyrun bir mucize daha 🙂
    Ama niyeti kötü olanlar, bunu tersten görmüştür. Yakında bu konuda kitap çıkaracağım, çok daha detaylı olarak anlatacağım bu konuyu. Buradan da paylaşırım kitabımın ismini.

    Diğer arkadaşın sorusuna gelelim. Dünyanın 6000 günde yaratılması falan Kuran’da yoktur. Kuran meallerinde “6 gün” diye geçiyorsa da, malesef bu doğru çevrilmemiştir. Oradaki kelime “yevm” kelimesidir, ve “gün” dışında bir de “evre/dönem” anlamına gelir. Kuran’da “yevm” kelimesi, “evre” anlamında başka yerlerde kullanılmıştır, bakabilirsiniz.
    Malesef meal yazarlarımız, bu kısma dikkat etmemişlerdir. Yazacağım kitapta, bu konuya da değineceğim. Kuran’da insanın ya da dünyanın yaşına ilişkin bilgi yoktur.

    Sevgilerle…

  32. Eylül 7, 2012, 5:28 pm

    http://www.yenimucizeler.com/bunlari-biliyor-muydunuz/kurandaki-matematik-hatasi-iddiasi-ve-bu-iddianin-gecersizligi-t74.0.html
    HATA İDDİASININ GEÇERSİZLİĞİ VE KANITLARI
    Yukarıda bahsedilen iddianın temel noktası,ayetlerde sözü geçen oranların her halükarda ve hangi mirasçılarla beraber olurlarsa olsunlar mirasçılara verilmesi gereken minimum miras payları olarak kabul edilmesidir. Peki, Kuran-ı Kerim’in lafzından ve biraz derinlemesine incelemeyle çıkarılan anlamından bu kabulü destekleyen veriler çıkarılabilir mi? Yoksa tam tersi bir durum mu söz konusudur?
    Ayetlerde geçen bir oranın, o mirasçıya verilmesi gereken minimum miktar olarak kabul edilebilmesi için, sadece, o oranın geçtiği ifadedeki mirasçıların bulunması ve bunlar dışında başka bir mirasçının bulunmaması gerekir. Örneğin; Nisa:12 deki sağ kalan hanım eşin mirasçılığıyla ilgili olarak, “Eğer çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır” ifadesinde belirtilen mirasçılar, miras bırakan erkek eşin çocukları ve hanım eştir. Bunlar dışında başka bir mirasçı ya da mirasçıların da bunlarla birlikte bulunması halinde, verilen oranlar artık o mirasçılara verilmesi gereken minimum miktar olmayacaktır ve doğal olarak mirastan daha düşük bir oranın sahibi olabileceklerdir. Dolayısıyla da örnekte verilen 1/8 den daha düşük bir oranın hanım eşin payı olması mümkündür. Diğer,anne- baba ve kız çocuklar gibi mirasçılarla birlikte mirasçı olunan durumlarda her birinin miras payı oranı, oranlama hesabıyla hisseleri oranında azaltılacaktır.
    Peki , iddia ettiğimiz bu kriterin Kuran-ı Kerim’deki dayanağı nedir?
    Nisa 176:
    Diyanet İşleri Meali : Senden fetva istiyorlar. De ki: “Allah, size “kelâle” (babasız ve çocuksuz kimse)nin mirası hakkında hükmünü açıklıyor: Çocuğu olmayan bir kişi ölür de kız kardeşi bulunursa, bıraktığı malın yarısı onundur. Eğer kız kardeşi ölür ve çocuğu da bulunmazsa, erkek kardeş ona varis olur. Eğer kız kardeşler iki iseler, (erkek kardeşin) bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer kardeşler erkekli kızlı iseler, o zaman (bir) erkeğe, iki kızın hissesi kadar (pay) vardır. Sapmayasınız diye Allah size (hükmünü) açıklıyor. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.
    Bu konuda gösterilebilecek en önemli delil Nisa:176 ayetindeki “Eğer kız kardeşi ölür ve çocuğu da bulunmazsa, erkek kardeş ona varis olur (yani mirasın tamamı ona kalır)” ifadesidir. Bu ayette “kelale” olanların mirasçılarının alacakları paylar açıklanmaktadır. Kelale kelimesi “anne-babası ve çocukları olmayan” ya da “babası ve çocukları olmayan” şeklinde açıklanmaktadır. Yukarıda bahsettiğimiz ifade de sadece ölen kız kardeşin “erkek kardeşi” mirasçı olarak sayılmıştır. Hem de mirasın tamamına yani 1/1 ine sahip olacağı bildirilmiştir. Kelale kavramı ana-baba ve çocukların bulunmadığı bir durumu kapsar. Ancak, ölen kız kardeşin “eşinin” mirasçı olarak bulunamayacağı anlamına gelmez. Eşinin ya da başka herhangi bir mirasçının bulunmadığı da ayrıca belirtilmez. Burada eğer ki, erkek kardeşin mirasçılığıyla ilgili ifadeden, sadece erkek kardeşin mirasçılığından bahsedildiği için, “bir tek, erkek kardeşin bulunduğu durumda” mirasın tamamını alabileceğini kabul etmezsek, sağ kalan erkek eşin (kocanın)de miras hakkının bulunduğu bir durumda mirasın tamamının erkek kardeşe verileceğini kabul etmek zorunda kalırız. Oysa ki Nisa:12 ayetindeki “Eğer çocukları yoksa , karılarınızın geriye bıraktıklarının yarısı sizindir” hükmü gereği, bulunması olası bir mirasçı olan kocanın da mirastan ½ oranında pay alma hakkı olabilecektir. . Yani, 176.ayetteki ilgili hükümden, “sadece erkek kardeşin bulunduğu ve başka mirasçının bulunmadığı bir durumda” mirastan 1/1 pay alacağını kabul etmez isek, açık bir şekilde kendi içerisinde çelişen bir durumun ifade edilmiş olduğunu kabul etmemiz gerekecektir. Kız kardeşin miras bırakan olduğu ve erkek kardeşin mirasçı olduğu “her durumda”, erkek kardeşin mirasın tamamını alacağını kabullenirsek, sağ kalan kocasının miras hakkını çok açık bir şekilde ihlal eden bir hükmün varlığını kabul etmemiz gerekir. Bu da mantıklı düşünceye uygun değildir. Kuran’a inananların bakış açısından bakarsak da, Kuran-ı Kerim’in böyle çelişkili bir düzenleme getirdiği sonucuna gideriz, bu da inanan kişiler için kabul edilebilir değildir…
    Aynı şekilde yine 176.ayette geçen “Eğer kardeşler erkekli kızlı iseler, o zaman (bir) erkeğe, iki kızın hissesi kadar (pay) vardır.” İfadesinden anlaşılacağı üzere erkek ve kız kardeşlerin bir arada mirasçı oldukları bir durumda, “mirasın tamamını”, erkeklere kızların iki katı pay verilmesi suretiyle dağıtmak gerekecektir. Burada da bulunması mümkün olan (kelale kavramına dahil olmadığı için) bir mirasçı yani sağ kalan eş söz konusudur. Ölen kardeşin cinsiyetine göre bu mirasçı koca veya hanım eş olacak ,bu duruma göre de ½ ya da ¼ pay hakkı olabilecektir. Ancak yukarıda da açıkladığımız gibi sadece ilgili hükümde ifade edilen mirasçıları var olduğu bir durumda geçerli olan oranlar olduğunu kabul edersek böyle bir sorun da kalmayacaktır.
    İnternet üzerinden ulaşabileceğimiz bazı kaynaklarda yukarıda savunduğumuz görüşün aksi fikirler savunulmaktadır. Ancak bu fikirlerin yanlışlığı ayetlerin ve ayetlerde geçen kelimelerin biraz detaylı incelemesinden kolaylıkla anlaşılmaktadır. Bu fikirlerin önemli noktaları aşağıda aynen alıntılanmıştır
    [“Meselâ bir ayetin bir cümlesinde “ölenin eğer çocuğu yoksa annesine şu kadar” diye geçer, diğer ayetin başka bir cümlesinde “ölenin eğer çocuğu yoksa kocasına şu kadar” diye geçer. Pratikte eğer ölen bir kadının çocuğu yok, fakat annesi ve kocası var ise, bu somut durum için her iki cümle de aynı derecede ve doğrudan geçerli olur. Yani “eğer çocuk yoksa anneye şu kadar” cümlesi bir tek ölenin sadece annesinin olduğu, başka kimsesinin (örneğin eşinin) olmadığı durumu düzenlemekle kalmıyor. Zaten bu mantıksız olurdu, cümle sadece ve sadece bu durumu (ölenin varis olarak yalnızca annesinin kaldığı durumu) düzenlemiş olsaydı, neden anneye sadece üçte bir versin? “Eğer çocuk yoksa anneye şu kadar” cümlesi, ölenin çocuğunun olmadığı, fakat annesinin olduğu her durum için doğrudan geçerli (ölenin eşi olsa da, olmasa da).
    Başka bir deyişle, pratikte çıkabilecek olan durumlar (varis tabloları) tek tek bir bütün olarak tek bir ayet veya tek bir cümle bütünlüğü içerisinde ele alınmamış. Dolayısıyla ayetleri herhangi bir somut durum (varis tablosu) üzerinde uygulamak istediğimizde, üç ayeti de cümle cümle okuyacağız ve işlemekte olduğumuz somut durum (varis tablosu) için geçerli olan cümleleri tespit edeceğiz”]
    Yukarıda alıntıladığımız görüşün içerisinde koyu renkle vurgulanan kısımda “eğer çocuk yoksa anneye şu kadar” şeklinde bahsedilen hüküm Nisa 11 dedir ve ayetteki kullanılışı burada bahsedilen şekle hiç uymaz. Ayette aslında “çocuğu yoksa ve ebeveyni =anne-babası ona varis olmuşsa” ifadesi geçer. Yani sadece annenin mirasçı olacağı bir durum değildir. Sadece annenin payı 1/3 olarak belirtilir ancak, babanın da anne yanında mirasçı olabileceği, geri kalan 2/3 ün ise babaya kalacağı dolaylı olarak anlaşılmaktadır.
    Nisa 11 deki , “Ölenin çocuğu varsa, ana-babasından her birinin mirastan altıda bir hissesi vardır.” İfadesi de bu konu için diğer bir yönden kanıt oluşturur. Dikkat edilirse, çocukların bulunması halinde ayetlerde geçen ve bu çocukların alacağı belirtilen en yüksek oran,iki ve daha fazla kız çocuk bulunması halinde almaları gereken 2/3 lük paydır. Yukarıdaki Nisa 11 hükmünden de anne için 1/6 ve baba için 1/6 lık paylar ortaya çıkmaktadır. Burada, tek bir cümlede ifade edilen en yüksek paylar 2/3 + 1/6 + 1/6 = 3/3 etmekte ve miras eksiksiz olarak tam olarak dağıtılabilmektedir. Sonuçta, tek bir ifade de ortaya çıkan ve sadece o ifadede bahsedilen mirasçıların miras payları toplamı 1/1 i hiçbir zaman geçmemektedir. Eğer aksi olsaydı, yukarıda savunduğumuz görüşlerimizin de geçerliliği kalmayacaktı. Zira, sadece o ifadede bahsi geçen mirasçıların miras payları toplamı da 1/1 in üstünde olacaktı.
    Nisa : 12 ve Nisa: 176’ daki “Kelale” Durumunda Kardeşlerin Mirasçılığı
    Eşler arasındaki mirasçılıkta miras bırakanın “kelale” olduğu durumdaki miras hakları Nisa 12. ayette açıklanmıştır. Kardeşlerin yanında sağ kalan eşin bulunduğu “kelale” durumlarında kardeşlerin mirasçılığı bu ayette belirlenmiştir. Ayette “Ve in kâne raculun yûrasu kelâleten ev imraetun” şeklindeki ifadesinde “bir erkek veya hanımı kelale olarak miras bırakırsa” denmektedir. Yani zaten eşlerin var olduğu bir durum söz konusudur ve bilindiği üzere Nisa 12.ayette aslen eşlerin mirasçılığı düzenlenmektedir. Bu ayetteki oranlar sağ kalan eşin de bulunduğu ve kardeşlerle birlikte mirasçı oldukları durumu kapsar. Bu yönüyle Nisa 12. Ve Nisa 176’daki “kelale” hükümleri arasında bir çelişki ve bir uyumsuzluk söz konusu değildir.

  33. cece
    Kasım 24, 2012, 11:11 am

    Ben şu an Deist’im ama yaptığınız hesap çok hatalı. Şöyle ki:

    Ayetlerdeki GERİYE KALAN lafına hiç dikkat etmemişsiniz. Yani diyor ki, ÇOCUĞA MİRASTAN ÖDEME YAPTIKTAN SONRA KALAN MİKTARIN SEKİZDE BİRİNİ ZEVCELERİNİZE DAĞITIN. YİNE ÇOCUĞA MİRASTAN ÖDEME YAPTIKTAN SONRA KALAN MİKTARIN ALTIDA BİRİNİ ANNEYE VE ALTIDA BİRİNİ BABAYA VERİN. Yani çocuğa 2/3 verdikten sonra geriye 1/3 kalıyor. Bunun 1/8’ini, yani mirasın 1/24’ünü eşlerinize verin diyor. Bunun 1/6’sını yani mirasın 1/18’ini anneye, 1/18’ini de babaya verin diyor. O zaman hesap şöyle olmalıydı:

    2/3 + 1/18 + 1/18 + 1/24 = 59/72

    Geriye bir şey kalması ise önemli değil, onları istediklerine verebileceklerini anlayabiliriz.

  34. cece
    Kasım 24, 2012, 11:39 am

    Bu arada benden önceki arkadaşlardan biri de aynı şeyi söylemiş, onun yazdığı şeyi görmemiştim bunu yazmadan önce. Alakasız bir cevap vermişsiniz ona. GERİYE KALAN lafını “çocuğa verilen paydan geriye kalan” olarak anlamamak için uğraşmışsınız. Miras yerine “geriye kalan” denmesi için sebep nedir ki? Kesinlikle “çocuğa verildikten sonra geriye kalan” anlamında söylenmiş o kelimeler.

  35. necmettin
    Ocak 3, 2013, 7:03 am

    bu ayetler yanlis anlasiliyor.varsayalim bir kadin oldu.geriye koca ve 3 kardes birakti.bu durumda hesap nasil olur.eger oleni kardesi varsa 1/6 iki ve uzerindeyse 1/3 alir geregi.kardesler 1/3 alir gerisi kocaya kalir.
    eger olen kadinin ana babasi kocasi cocugu ve kardesleri varsa.koca ve kardesler miras alamaz.ana babanin her birine 1/6 verilir gerisi cocuga kalir.bu ayetler kimin ne durumda miras hakki oldugunu ve ne kadar alacagini acikliyor.saygilar.

  36. Hak
    Şubat 3, 2013, 8:06 pm

    Kuranı baştan sona okumadığına adım gibi eminim ondan bundan duyduğun gördüğün şeyleri araştırmadan gelip burda paylaşmışsın yazık sana kardeşim yazık.Kuranda verilen değerler nispidir araştırmadan kesin bir bilgi sahibi olmadan çok bilgisi olmayan bir insanı bütün bu güzellikten saptırıpta kendine yazık etme.. Sadece 1 kere oku tüm önyargılarından kurtularak oku bende okumadan önce hep sağdan soldan duyduğum negatif düşünceleri insanlara anlatırdım bende hep bu tertemiz dinin aleyhine yorumlar yapardım.. Sadece oku kardeşim sonra kaldır başınıda bir etrafına bak umarım o zaman gerçeği görürsün.

  37. Mart 7, 2013, 6:07 pm

    Kuran’a göre miras paylaşımı:
    Bilindiği gibi Kuran içinde Matematiksel veriler bulunan sözel bir metindir. Allah kelamı olması hesabıyla Matematik veriler dahil sıfır hata içeren bir kitap olması kaçınılmaz bir zorunluluktur. Bir çok web sitesinde , özellikle sayısal miras verileri konusunda bir takım hesaplar yapılmakta ve Matematiğin Kuran’ı doğrulamadığı ileri sürülmektedir. Bu iddiaları yapanların hesap tarzını ve vardığı neticeleri okuyunca yanılgı içerisinde olduklarını gördüm.. Zira inanç bir tarafa, Ben meslek olarak Muhasebeciyim, rakamlar dünyasıyla aram iyidir. Kuran’ın Miras bölüşümü öğretisi, mesleği hesap işleri olmayan bir kimsenin dahi kolayca anlayacağı tarzda net ve yalındır. Buna rağmen Kuran da matematiksel hata iddia edenler, bunu nasıl görememektedirler bu durum gerçekten bana ilginç geldi. Şöyle ki:
    Kuran’a göre miras paylaşımında paylaşıma esas olan, Mirasçıların bir birlerine karşı olan oransal pay haklarıdır. Örneğin biri bir hisse alırken, diğeri yarım hisseye hak kazanabilir, bunu bu şekilde anlamayan kimseler miras paylarını, mirasın paylara bölüşümü şeklinde anlayarak yanılmaktadırlar. Bu durum yalnız mirasta değil hissedar sayısı ve hisse oranları belli olmayan bütün maddi değer bölüşümle rinde bölüşümün paylaşımı iştirakçilerin bir birlerine karşı pay güçleri oranlarına göre yapılır. Kuran’da da anlatılan bu paylaşım şeklidir, bunu anlamadıktan sonra Kuran’da miras paylaşımıyla ilgili olarak anlatılanı anlamak mümkün değildir,
    Bu sisteme göre yapılan kesirli paylaşımlarda pay ve paydanın yapılan hesaplama da fonksiyonlarını bilmeye ihtiyaç vardır. Bunun ne demek olduğunu kısmet olursa hayattan bir örnekle ve çok basit şekilde anlatmaya çalışacağım. Verdiğim örneği anlayanlar için mirasın miktarı ve mirasçı sayısı ne olursa olsun miras paylaşımı Kuran’a dayalı olarak kolay ve basit bir işlemle yapılabilir olacaktır. Şöyle ki:
    ÖRNEĞİN: E (Erkek kardeş) ve K (Kız kardeş) aralarında anlaşarak iki ortaklı ve 300.000.- lira sermayeli bir Limitet Şirket kuruyorlar. Sözleşmelerinde 300.000.- lira sermayeyi her hissesi bir lira olmak üzere 300.000.- hisse olarak kararlaştırıyorlar. Böylece:
    E isimli ortak sermayeye 200.000.- lira koyarak 200.000.- hisseye sahip oluyor. Böylece 200.000.-: 300.000.- oranına göre Şirketin 2/3 hissesine sahip olur.
    K isimli ortak sermayeye 100.000.- lira koyarak 100.000.- hisseye sahip oluyor. Böylece 100.000.-: 300.000.- oranına göre Şirketin 1/3 hissesine sahip olur.
    Bu durumda Ortak E nin hissesi Ortak K nın hissesinin iki misli olmuş olur.Başka bir ifadeyle Şirketin 2/3 Ortak E nin 1/3 Ortak K nın olmak üzere ticari faaliyete geçiyorlar. Kâr – Zarar bölüşümün de veya şirketin satım ve tasfiyesinde sözleşmede yer alan bu oranlar geçerli oluyor.Bu durumda paylar toplamı paydaya eşit olduğundan 2 ye 1 oranına göre işlem yapmak mümkündür.
    Aradan zaman geçiyor Mevcut 300.000.- liralık sermaye şirketin ticari işlemlerine yetmez hale geliyor. Bunun üzerine iki ortak E ve K 150.000.- liralık sermaye artırımına gitmeye şirket sermayesini 450.000.- liraya ve 450.000. hisseye yükseltmeye karar veriyorlar. Fakat paraları yetmediğinden dışarıdan şirkete ortak almayı kararlaştırarak A ve B isimli şahıslara şirkete ortak olmayı teklif ediyorlar. A ve B teklifi kabul ediyorlar. Bunun üzerine:
    A isimli şahıs 100.000.- lira sermaye katkısıyla şirketin 100.000.- hissesine sahip oluyor. Bu durumda ortak K gibi şirketin 1/3 üne hissedar oluyor.
    B isimli şahıs 50.000.- lira sermaye katkısıyla şirketin 50.000. hissesine sahip oluyor. Bu durumda A nın sahip olduğu hissenin yarısı oranında olan 1/6 hisseye sahip oluyor.
    Böylece yeni sermaye hissedarları
    E isimli ortak 200.00.- lirayla şirketin 2/3 ortağı
    K isimli ortak 100.00.- lirayla şirketin 1/3 ortağı
    A isimli ortak 100.00.- lirayla şirketin 1/3 ortağı
    B isimli ortak 50.00.- lirayla şirketin 1/6 ortağı
    Ticaret bu ya Şirket bu durumdayken Ortaklar şirketi fesh etmeye karar veriyorlar. Tabii olarak yukarıda ki tablo esas alınarak her ortak parasal hakkını talep ediyor. Yalnız işlemi yaparken şu şekilde hatalı bir mantık yürütüyorlar. Ellerine kalem kağıt alıp yazıyorlar:
    Ortak E şirketin 2/3 hissedarı olduğundan alacağı para 450.000-liranın 2/3 hissesine göre 300.000.- lira.
    Ortak K şirketin 1/3 hissedarı olduğundan alacağı para 450.000-liranın 1/3 hissesine göre 150.000.- lira.
    Ortak A şirketin 1/3 hissedarı olduğundan alacağı para 450.000-liranın 1/3 hissesine göre 150.000.- lira.
    Ortak B şirketin 1/6 hissedarı olduğundan alacağı para 450.000-liranın 1/6 hissesine göre 75.000.- lira.
    Dağıtmaları gereken paraları toplayalım 300.000.- + 150.000.- + 150.000.- +75.000.- = 675.000.- lira. Hâlbuki mevcut paranın tamamı 450.000.- lira. Bu durumda hesap 225.000.- lira açık veriyor.
    Payları toplayalım 2/3 +1/3 + 1/3 + 1/6 = 4/6 + 2/6 + 2/6 + 1/6 = 9/6 olmuş olur. İşlem burada doğru fakat hatalı işlem yapan ters mantık yürüttüğünden işlemi hatalı görüyor. Zira 450.000.- lirayı paydanın değeri olan 6 ya endeksliyor. Şöyle işlem yapıyor. 450.000.-÷ 6 = 75.000.- lira elde ediyor. Devam ediyor her hisse 75.000.- lira olduğuna göre ortaklara hisse dağıtmaya kalkıyor. Bakıyor ki pay tutarı 9 adet 75.000.- X 9 = 675.000.- lira. Hâlbuki mevcut paranın tamamı 450.000.- lira. Bu durumda hesap yine 225.000.- lira açık veriyor.
    O zaman hata nerde. İşlemin doğrusu nasıldır:
    Hata paydayı sermayeye endeksleme işlemindedir. Zira paydanın sermayeyle hiçbir alakası yok. Payda sermaye alacaklılarının alacak tutarını düzenleme işleminden başka bu işlemde hiçbir görevi yok. Pay ve Paydayı hangi oranda yükseltsen veya azaltsan hissedarların alacağını belirleyen payda değil pay rakamıdır. Buna göre işlemi yapalım. Ve bakalım hesapta açık vermeden, her ortak sermayeye koyduğu parasını geri alabilecek mi?
    Sermaye 450.000.- lira hisse toplamı 9 olduğundan. 450.000.- ÷ 9 = 50.000.- lira. Demek ki her paya düşen 50.000.- liradır.
    Böylece yeni sermaye hissedarları: 2/3 +1/3 + 1/3 + 1/6 = 4/6 + 2/6 + 2/6 + 1/6 = 9/6 işlemine göre 9 payın.
    E isimli ortak 4 paya sahip 4 X 50.000.- 200.000. Lira alır
    K isimli ortak 2 paya sahip 2 X 50.000.- 100.000. Lira alır
    A isimli ortak 2 paya sahip 2 X 50.000.- 100.000. Lira alır
    B isimli ortak 1 paya sahip 1 X 50.000.- 50.000. Lira alır
    TOPLAM 9 Pay üzerinden. 450.000.- Lira olarak açık vermeden herkes parasal alacağını alır.
    İşte Kuran’a göre miras bölüşümün de işlemi bu şekilde değil de. Evvel ki hatalı işlem şeklinde yaptıklarında bir türlü işin içinden çıkamamaktadırlar. Miras bölüşümü işlemi günlük yapılması olağan olabilen bir işlemdir. Peygamberimiz Muhammed zamanında muhakkak bir çok kere miras paylaşımı işlemi yapılmıştır. Kuran’da miras bölüşümü ile ilgili ayetler İtiraz edenlerin iddia ettiği gibi bölüşüm açık vermiş olsaydı. İslam karşıtı putperestler ve münafıklar. Peygambere biz bu miras işlemini tutturamıyoruz, tuttur da görelim diyeceklerdi . Böyle bir olay yok zira yukarıda izah etmeye çalıştığım gibi Kuran’a göre mirası kolayca bölüştürmek mümkündür. Miras ile ilgili Kuran ayetleri de Kuran’ın beşer sözü olmadığının açık göstergesidir. Ayetler beşer sözü olsaydı Miras bölüşümü ile ilgili olarak bir çok insanın anlayamadığı tarzda fakat İslami sosyal denge için gerekli olan ayetler sıralamasına ne lüzum vardı. Beşerin diyeceği yakın akrabalar mirası eşit bölüşsünler gibi sözlerdir. Kuran Allah kelamıdır. Kuran ın miras ayetleri öğretisinde İslami açıdan hakkaniyet ve sosyal dengeyi ayakta tutma özelliği var.
    Kuran’dan mealen:
    – Allah size, çocuklarınız alacağı miras) hakkında, erkeğe kadının payının iki katını tavsiye eder.
    (Çocuklar) ikiden fazla kadın iseler, (ölenin geriye) bıraktığının üçte ikisi onlarındır.
    Eğer (çocuk) yalnız bir kadınsa (mirasın) yarısı onundur.
    Ölenin çocuğu varsa, bıraktığı mirasta ana babasından her birinin altıda bir hissesi vardır.
    Eğer çocuğu yok da ana babası ona varis oluyorsa, anasına üçte bir düşer.
    Eğer kardeşleri varsa, anasının payı altıda birdir.
    (Bu hükümler, ölenin) Yapacağı vasiyetten, ya da borcundan sonradır.
    Babalarınız ve oğullarınızdan, hangisinin fayda bakımından size daha yakın olduğunu bilmezsiniz. Bunlar, Allah’ın koyduğu haklardır. Şüphesiz Allah bilendir, hikmet sahibidir. 4/11
    – Eğer çocukları yoksa, eşlerinizin yapacakları vasiyetten ve borçtan sonra bıraktıkları mirasın yarısı sizindir.
    Çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir.
    Sizin de çocuğunuz yoksa, yapacağınız vasiyet ve borçtan sonra bıraktığınızın dörtte biri, onlarındır;
    çocuğunuz varsa bıraktığınızın sekizde biri onlarındır.
    Eğer miras bırakan erkek veya kadının evladı ve ana babası olmayıp bir erkek veya bir kız kardeşi varsa, her birine altıda bir düşer.
    Bundan fazla iseler, üçte bire ortaktırlar.
    (Bu taksim) Zarar verici olmayan vasiyet ve borçtan sonra (uygulanır). Bunlar, Allah’tan (size) vasiyettir. Allah bilendir, halimdir. 4/12
    – Senden fetva istiyorlar.
    De ki: Allah size ana-babasız ve çocuksuz kişinin mirası hakkında hükmünü şöyle açıklıyor:
    Ölen kişinin çocuğu yok, bir kız kardeşi varsa, bıraktığı malın yarısı o (kız kardeşi)nindir.
    Fakat kendisi, (ölen) kız kardeşinin çocuğu yoksa, onun mirasını (tamamen) alır.
    Eğer (ölenin) iki kız kardeşi varsa, bıraktığının üçte ikisi onlarındır.
    Ve eğer (varisler) erkek kadın birçok kardeşler olursa, erkeğe, iki kadının payı kadar (pay) verilir.
    Şaşırırsınız diye Allah size (hükmünü) açıklıyor. Allah, her şeyi bilir. 4/176
    – Birinize ölüm yaklaştığı zaman eğer fazla bir mal terk edecekse anasına, babasına ve en yakın akrabalarına uygun bir şekilde vasiyette bulunması farz kılınmıştır. Bu takva sahipleri üzerine tereddüp eden bir borçtur. 2/180
    – Erkekler için baba ile ananın ve en yakınların bıraktıklarından bir pay vardır ve kadınlar için de baba ile ananın ve en yakınların bıraktıklarından bir pay vardır. O bırakılandan az olsun çok olsun farz kılınmış bir nasip vardır. 4/7
    -Tereke taksim edilirken uzak akrabalar yetimler ve yoksullar da hazır bulunurlarsa ondan onları da rızıklandırınız ve onlara güzel sözlerde söyleyiniz. 4/8
    – Sizden vefat edip de eşlerini terk edenlere eşleri için bir seneye kadar evlerinden çıkmamak üzere bir meta vasiyet etmiş bulunmalıdırlar. Şayet eşler çıkarlarsa onların kendi nefisleri hakkında meşru şekilde yapacakları şeyden dolayı sizin üzerinize bir günah yüklenmez. Ve Allah Teâlâ azizdir, hakimdir. 2/240
    Bu verilere göre mirası hesaplama örnekleri:
    1- Mal varlığı sahibi olup Dünya’da hiçbir akrabası veya yakını olmayan bir şahsın vasiyet bırakmadan vefat ettiğini var sayalım, bu durumda bıraktığı mal sahipsiz mal olarak, 4 Nisa 8 belirtilen kimselere dağıtılır. Vasiyet yoksa ve Mirasçılar var ise Kuran,da Mirastan hak alma payları belli olanların hakları ödendikten sonra bir fazlalık kalır ise yine bu fazlalık 4 Nisa 8 e göre dağıtılır, burada oran söz konusu olamaz zira bunların arasında zengin olanı, orta halli olanı veya fakir ve borçlu olanı vardır, dağıtımda buna göre durum değerlendirmesi yapılır, fakat sayısal belli paylarda kişinin maddi durumu dikkate alınmaz.
    2- Sayısal oranlı bölüşüm: Bu bölüşümde hesap yapma mantığını anlatmak için kolay bir örnek vereceğim. Bu anlaşılırsa bu esasa göre akla gelebilecek bütün mirasçı oluşumlarını mirası paylaştırmak çok kolaydır. Bu bölüşümde hiçbir zaman miras hissedarlar bazında açık veya noksanlık vermez. Mirasçıların bazıları hisselerini oranları dâhilinde paylarını alırken diğer oranlı hak sahipleri paysız kalmazlar. Örneğin. Malvarlığı sahibi olup vefat eden bir kimsenin mirasçı olarak 1 oğlu ve 1 kızı bulunmaktadır. Borçları ödendikten ve vasiyeti yerine getirildikten sonra 27.000.- YTL mirası bulunmaktadır. Bu mirası oğlu ve kızı arasında 4 Nisa 11 göre paylaştıracak olursak 27.000.YTL yi 3 paya bölerek erkek çocuğa 2 pay tutarı 18.000.- YTL tutarında mirastan pay veririz. Kız çocuğuna da bunun yarısı olan 1 pay tutarı 9.000.- YTL tutarında mirastan pay verdiğimizde miras tam olarak bölüştürülmüş olur. Parmak hesabı olan bu çözüm basit bir paylaştırmadır, karşılaşa bileceğimiz diğer bütün Miras oluşumlarında kullanılmak üzere bu bölüşümü Kesir işlemleri şeklinde ifade edelim, ve görülecektir ki ne kimse nin hakkı yenmiş nede kimse hakkettiği mirastan mahrum kalmış olur. Şöyle ki:
    3- Erkek çocuğun payı 2 olduğundan bunu 2/1 şeklinde kız çocuğun payı 1 olduğundan bunu da 1/1 şeklinde ifade edebiliriz, bu iki kesri topladığımızda 2/1 + 1/1 = 3/1 = 3 olmuş olur. Dikkat edilirse pay paydanın üç mislidir, böyle olması da gerekir, pay adı üstünde payları temsil eder payda ise paylar belirleme sabitidir, herhangi bir bütünün paylara bölüşümü değildir, yapılan itirazlarda ( (2/3)+(1/6)+(1/6)+(1/8 )= 27/24 = 1,125 bulunur! (Halbuki 1,0 olması gerekirdi!..) denmektedir, bu ifade ise kökten hatalıdır, başta verdiğim örnekte (Mirasçı Bir Erkek Bir Kız çocuğu örneği) 1,125 bir taraf, pay paydanın 3 mislidir ve hiçbir olumsuzlukta yoktur, böyle bir hata yapmaları paydayı miras sabiti değil de mirasın bölüşümü zannetmeleridir, Paydayı onların ele aldığı 24 rakamına göre ele alalım, bu durumda Erkek Çocuğun Hissesi 2/1 den 48/24, Kız çocuğun ki 24/24 bunları da toplarsak 48/24 + 24/24 = 72/24 bulunmuş olur, kalan miras 27.000.- YTL idi, 27.000.- : 72 = 375.- YTL 24 taban sabitine göre 1 Paya düşen miras olur, bundan da Erkek Çocuk için 375.- x 48 = 18.000.- YTL, Kız Çocuğu için 375.- X 24 = 9.000.- YTL miras hakkı elde edilir, bunları da toplarsak 18.000.- + 9.000.- = 27.000.- YTL görüldüğü gibi pay paydanın tam 3 misli olmasına rağmen, baştaki parmak hesabıyla, kesirsel hesap aynı noktada birleşti, zaten bundan farklı olması da mümkün değil, şimdi karşıt iddiayı yapanlara sormak lazım pay ile payda arasında pay lehine 3misli bulunması payların adaletli dağıtılmasında bir aykırılık oluşturmuyorsa, pay lehine bundan da küçük olarak bulduğunuz 1,125 lik misli nasıl bir bozukluğa yol açmaktadır, neticenin 1,0 olması gerektiği iddianız hatalıdır, bunda yanılmanızın nedeni paydayı mirası bölen bir faktör olarak görmenizdir. Halbuki bu işlemlerde payda değişik payların bir birine göre oranını belirleme aracıdır. Şöyle bir misal versem umarım ne dediğim kolayca anlaşılır. Erkek Çocuğun payı 2 veya 2/1 dir, Kız Çocuğun payı 1 veya 1/1 dir, bu duruma göre iddia ettiğiniz gibi, payda mirasın bölünmesini temsil ediyorsa, kız çocuğu bütün mirası almış olacağından, ondan 2 misli fazla alması gereken Erkek çocuğa hiçbir şey kalmış olmaz. Hal bu ki, Muhasebe tekniği açısından durum hiçte öyle değildir.
    Şimdi yapılan iddiayı bir bütün olarak ele alalım, Şöyle ki:
    “Bu ayetlere göre varsayalım ki, bir adam öldü ve geride üç kız evlat, bir ana, bir baba ve eşini bıraktı.. Yukarıdaki ayetlere göre miras paylaşımı şöyle olacaktır:
    Üç kız evlada mirasın 2/3’ü, ana ve babanın her birine 1/6, karısına 1/8 kalacaktır.
    Bu durumu, matematiksel olarak hesaplarsak:
    (2/3)+(1/6)+(1/6)+(1/8 )= 27/24 = 1,125 bulunur! (Halbuki 1,0 olması gerekirdi!..)
    Bu sonuç Kur’an’da verilen oranların hatalı olduğunu göstermektedir. Çünkü mirasın %112,5 u mirasçılara dağıtılamaz. Böyle %100’ün üstünde bir dağıtım yapmak imkansızdır.” demektedirler.”
    Daha önce Göstermeye çalıştığım çözüm şekline göre, yukarıdaki örneğin çözümü: Borçların ödenmesinden ve yapılan vasiyetin yerine getirilmesinden sonra yine 27.000.- YTL’lik bir miras kaldığını farz edelim, zira bir miras kalmalı ki bölüştürmek mümkün olsun, aksi taktirde olmayan şeyin bölüşümü bir mana ifade etmez, şöyle ki:

    2/3)+(1/6)+(1/6)+(1/8 )= 27/24 = 1,125 veya
    (16/24) + (4/24) + (4/24) + (3/24) = 27/24 = 1,125 bu duruma göre miras taksimi,
    27.000.- : 27 = 1.000.- YTL , bundan da,
    Kız Evlatlara 16 x 1.000.- = 16.000.- YTL
    Babaya 4 x 1.000.- = 4.000.- YTL
    Anaya 4 x 1.000.- = 4.000.- YTL
    Karısına 3 x 1.000.- = 3.000.- YTL
    T O P L A M = 27.000.- YTL bulunur böylece herkeste hakkını almış olur.
    Bir diğer örnek verelim, diyerek aşağıdaki örneği vermekteler:
    Bir adam ölür ve geride anası, karısı ve iki kız kardeşi kalır. Kuran’ın yukarıda verilen ilgili miras ayetlerine göre; ana’ya mirasın 1/3’ü, karısına mirasın 1/4’ü, iki kardeşe de toplam 2/3’ü kalacaktır:
    Hesap yapalım:
    (1/3) + (1/4) + (2/3) = 1,25 !..
    Burada da , miras paylaşılıyor, paylar toplanınca, mirastan daha büyük %25 daha büyük çıkıyor!..
    Allah-varsa eğer- bu kadar hesap bilmez olabilir mi? Bu yanlış paylaşım oranları ile dolu ayeti Allah göndermeyeceğine göre. Muhammed kendisi yazmış olmaktadır.”. Diyerek şöylece de Not düşmektedir:”
    “Not: Okul önlerinde, Allah’ın örtünme emri gerekçesi ile, “başörtüsü eylemi” yapan bayanların; inandıkları Allah’tan gelmiş olduğuna inandıkları Kuran’ın bu ayetlerine göre, medeni kanunun miras haklarını kendi aleyhine düzenlemesi için eylem yapmalarını, bir erkek olarak arzu ederim.. (:>>
    (Malum, bu ayetlere göre erkekler daha avantajlı da..)” demektedirler.

    Sayısalla ilgili iddialarının doğru çözümü şu şekildedir:
    (1/3) + (1/4) + (2/3) = (4/12) + (3/12) + (8/12) = 15/12 buraya kadar mutabıkız, fakat bundan sonrasının doğru çözümü onların iddia ettiği şekilde olmayıp, şu şekilde olmalıdır. Farz edelim ki miras bırakan şahsın borçları ve vasiyeti yerine geldikten sonra 30.000.- YTL tutarında miras kalmış olsun, bu duruma göre:
    30.000 : 15 = 2.000.- YTL bundan da
    Anasına ; 4 X 2.000.- = 8.000.- YTL
    Karısına 3 X 2.000.- = 6.000.- YTL
    İki kız Kardeşe 8 X 2.000.- = 16.000.- YTL
    TOPLAM 30.000.- YTL
    (Not: Verdikleri örnekte Mirasçılar ve pay oranları Kuran’a uygun değildir, konuyu taşırmamak için bunu konu etmiyorum, zira bu hatalarının, Muhasebe tekniği açısından çözüm yolu üzerinde bir etkisi yoktur.)
    Miras konusundaki kesirli işlemlerde. Payların manası yukarıdaki çözümde açıkça görünmektedir. Bu işlemlerde paydanın paylar toplamından küçük olması, mirasın bu fark oranına göre açık verdiği manasına gelmez, en başta verdiğim iki kardeş örneğinde kesirler toplamı 3/1 idi, buna rağmen bir kişi çıkıp ta miras açık vermektedir diye bilir mi, böyle bir iddiayı parmak hesabı dahi çürütmeye yeterlidir.
    Konuyu daha da vurgulamak için 30.000.- YTL’lik miras örneğini, değişik bir çözümle de izah edeyim. Şöyle ki: Paydayı 12 ye eşitleyerek çözüme gitmek kolayca mümkün ise de. Farz edelim ki mirasçılar buna itiraz ederek. Bunlardan Anası ve Kız kardeşleri bezim mirasımıza esas olan 3 paydalı esasa göre işlem yapılarak, 1/3 ve 2/3 oranlarına göre paylarımızı almak isteriz demiş olsalar. O zaman şöylece işlem yaparız:
    Paydaları 3’e eşitlemek için, 1/4 ile ilgili olarak 4 paydasına göre pay 1 olursa, 3 paydasına göre 1 kaç olur, bundan da (3 x 1) : 4 = 0,75 bulunur. Bundan da:

    (1/3) + (1/4) + (2/3) = (1/3) + (0,75/3) + (2/3) = 3,75/3 bulunur, bulunan 3 tabanlı esasa göre,
    30.000 : 3,75= 8.000.- YTL bundan da
    Anasına ; 1,00 X 8.000.- = 8.000.- YTL
    Karısına 0,75 X 8,000.- = 6.000.- YTL
    İki kız Kardeşe 2,00 X 8.000.- = 16.000.- YTL
    TOPLAM 30.000.- YTL
    Görüldüğü gibi mirasçıların alacakları miras tutarlarında hiçbir değişiklik meydana gelmedi. Aslında konu basittir fakat yine anlamadım diyen olursa daha da kolay bir yoldan işlemi yapalım. Miras ile ilgili olarak 4 Nisa 11-12-172 belirtilen pay oranları çeşitli mirasçılara ait olmak üzere 2/3, ½, 1/6, 1/3, ¼, 1/8, dir. Ayetlerde akrabalıkta yakınlığa göre Mirasa katılan bir kişi, diğer bir kişinin mirastan pay almasını engellemesine rağmen. Mirasın dağıtım işlemini göstermek için biz bunu dikkate almadan, bütün pay oranlarına sahip kimselerin pay almak üzere mirasa katıldıklarını farz ederek işlem yapalım. Bu şekilde bir tercihte bulunmamın nedeni, oranlar bazında mirasa katılanların çeşitliliğin işlem yolu üzerinde bir tesirinin bulunmadığını göstermek içindir, şöyle ki:
    MİRASÇILAR MİRAS PAYI
    A Şahsı ……………………. 2/3 Eşittir 0,6667
    B Şahsı …………………… ½ “ 0,5000
    C Şahsı ………………….. 1/6 “ 0,1667
    Ç Şahsı ………………….. 1/3 “ 0,3333
    D Şahsı …………………… ¼ “ 0,2500
    E Şahsı …………………… 1/8 “ 0,1250
    TOPLAM 2,0417 Mirasçıların payları toplamı,
    Mirasçılara Borçlardan ve Vasiyetten sonra 5.410.505.- YTL miras kaldığını farz edelim, bu duruma göre:
    5.410.505.- : 2,0417 = 2.650.000.- paylar kat sayısını buluruz, bundan da:
    MİRASÇILAR % Payı Kat Sayısı MİRASTAN ALACAĞI
    A Şahsı ………… 0,6667 X 2.650.000.- = 1.766.755.- YTL
    B Şahsı ………… 0,5000 X 2.650.000.- = 1.325.000.- YTL
    C Şahsı ………… 0,1667 X 2.650.000.- = 441.755.- YTL
    Ç Şahsı ………… 0,3333 X 2.650.000.- = 883.245.- YTL
    D Şahsı ………… 0,2500 X 2.650.000.- = 662.500.- YTL
    E Şahsı ……….. 0,1250 X 2.650.000.- = 331.250.- YTL
    MİRASÇILARA DAĞITILAN TOPLAM 5.410.505.- YTL
    Görüldüğü gibi örnek olsun diye mirasa katılanlar keyfi bir şekilde rast gele mirasçı seçilmelerine rağmen. Hak Ettikleri Miras Payları oranında tam olarak her birisi mirasını almış olmasına rağmen. Mirasta Ne bir Fazlalık Nede Noksanlık meydana geldi. Mirasta Noksanlık meydana gelmiş olsaydı bu bir çelişki olurdu. Bunun mümkün olmadığını sizlerde çeşitli örneklerle test edebilirsiniz. Fazlalık durumunda başka bir ifadeyle hiçbir mirasçısı olmayan mal sahibi bir kimse vefat ederse veya Mirasçısı az olup o mirasçıya tanınan pay oranına göre hakkı ödendikten sonra arta kalan bir mal olursa 4 Nisa 8 göre mirasın dağıtımını yapmak mümkündür, bu da olmazsa Malın Beytülmale kalacağı belli bir husustur.
    Sonuç olarak konuyu şöyle özetleyebiliriz: Mirasa katılan mirasçıların hisselerini bayağı kesir işlemi şeklinde sırala. Sonra bunlara ortak bir paydayla topla. Bu şekilde bir işlem ile mirasçıların aynı payda üzerinden bir birlerine karşı hak ettikleri miras payları eşit payda ile belirsin. Tüm paydalar toplamına mirası böl. Bulduğun rakamı her mirasçının pay rakamıyla çarp böylece her mirasçı miras hakkını ortaya konsun.
    Fereç Hüdür

  38. A.O.E.M.
    Mart 16, 2013, 3:31 pm

    A.O.E.M. selamu aleyküm. Kuran da matematik hatası yoktur,bu olayda sadece Kuran emrini tam anlamamadan dolayı ictihad hatası vardır. Kuranda ilgili yerin karşılığı şöyledir; “eyer ikinin üstünde bayan iseler 2/3 onlarındır, bir bayan ise, bırakılanın yarısı onundur.” buradan anlaşılan çocukların veya mirasçıların sadece kız oldukları durumdur ve alabilecekleri üst sınırı gösterir. gene Kuranda tam olarak açıklanmamış olmakla beraber erkek çocuğun veya bayan ve erkek karışık çocukların mirasın hepsini alabilecekleri anlaşılır (başka mirasçıların mirastan alacakları pay genellikle üst ve alt sınırları belirtilmiş olup çocuklar için böyle değildir). ancak başka mirasçı olmadığı durumda mirasın hepsini alabilirler. ancak kız erkek karışık iseler erkek iki kız hissesi kadar alır. ancak çocuklarla beraber, çocuk olduğu halde miras alabilecekler varsa (anne, baba, eş) önce onlara miras payları verilir geriye kalan kız erkek karışık, çocuklara verilir. çocuklar sadece bayan iseler kalan pay üst sınırı aşmamak şartıyla kızlara verilir gene mirastan pay kalırsa duruma göre asabelere veya beytülmale (gerçek islam devletine) verilebilir. demekki çocuklarda alt sınır yoktur çocukların payları eksilebilir nasılki erkek ve bayan karışık oldukları zaman miras payları eksilebiliyorsa (ölenin -çocuklarıyla beraber anne, baba ve eş olması veya bunlardan herhangi biri olması durumu ) aynı durumda çocukların sadece kız olmaları halinde, erkekli oldukları zamandan daha fazla alamıyacakları göz önünde bulundurulursa demekki burada kız çocukları için belirtilen pay üst sınırdır . Kuran’dan kanaatimce açıkça anlaşılan budur.

  39. Hurma
    Mart 18, 2013, 8:17 am

    Herkes matematik hatasını tartışmaya koyulmuşta neden kadına bir erkeğe iki pay veriliyor demiyor. Hani kuranda erkek ve kadın eşitti. Mumi, cennet anaların ayakları altındadır yani bütün cennet analarındır dememiş miydi? Demekki mal cennetten daha değerli ki onu kadınlara eşit vermeye kıyamamış. Tüm kendini müslüman sayanlar dogmatik düşündükleri için apaçık yanlışı bile göremiyorlar. Bak lan eşek deyip eşek gösteriyorsun yok lan o at diyorlar. At olduguna inandırmış çünkü bi kere kendini. Beyindeki bu bişeye körü körüne inanma bugı yüzünden beyin error veriyor. Hatanın çözümü tarafsız gözle okumak ama bu inanç bugı öyle bi şey ki onuda beceremiyorlar. Ben tüm kitapları tarafsız okudum kabe denen putuda gördüm ve hristiyan oldum. Beyninizdeki açıkları kapatmanızı dilerim.

  40. A.O.E.M.
    Mart 18, 2013, 3:02 pm

    sayın “hurma” Kuran’da kadın ve erkek yaratılış itibariyle eşit olmayıp erkek yaratılış olarak üstündür. siz yanlışı görüyor olsaydınız hıristiyan olmaz ve sizi yaratan Allah yerine, onun gönderdiği bir insana tapmazdınız. ayrıca yanlışı görüyor olsaydınız sizin kutsal kitaplarınızdaki yanlışları görürdünüz. Ama görülen o ki nefsiniz ve şeytan size bunları güzel göstermiş. ne diğelim cehennem boşuna yaratılamdı.

  41. A.O.E.M.
    Mart 19, 2013, 2:37 pm

    sayın hurma siz demekki önceden müslüman idiyseniz ki zannetmiyorum demekki islam hakkında tam bir malumat sahibi değilsiniz. eyer gerçekten mürtedseniz, mürted olmadan önce islamı hakkıyla bilmeniz gerekmezmiydi? “cennet anaların ayakları altındadır yani bütün cennet analarındır dememiş miydi?” demişsiniz. bu sizin saçmaladığınız anlamda değildir. ayrıca ana, baba miras paylarında ölenin çocukları olması durumunda ana baba eşit miras alırlar.

  42. eynd
    Mart 20, 2013, 10:01 am

    erkek yöneten erkek koruyan vs. sorumluluk sahibi olduğundan paraya daha çok ihtiyacı olduğundan dolayı kanımca.

  43. hüseyin
    Nisan 2, 2013, 7:06 pm

    Sayın Fereç Hüdür. Sermaye ile ilgili vermiş oldugunuz ornek konuyla alakali değil. Kafa karistiriyor sadece. Diger orneginizde ise 27000 tl lik mirasi 27 parcaya bolmussunuz! 27 parcaya bolup kiz cocuklara 16 pay vermissiniz. Kiz cocuklar demezmi benim payim 2/3.(yani 18000 tl)

    Muhasebecisiniz tamam. Ama bişeyleri kilifina uydurma konusunda eksikleriniz var.

    Sermayeden ornek verirken. Sonradan sirkete dahil olan ortaklarin paylarini eski sermaye tutari olan 300000 tl ye gore oranlamissiniz. Bu durumun konuyla ne alakasi var?

  44. Nisan 26, 2013, 10:48 am

    Sayın, Hüseyin bey
    Ayrıca miras konusunda yapmış olduğum aşağıdaki çalışmamı incele. Ve kısmet olursa bana cevap yaz. Yalnız cevabın nedenini belirtmeden çalışma olmamış şeklinde olmasın. Çözüm yolu üzerinde hesap yöntemiyle olursa benimde inceleyip değerlendirme imkanım olmuş olur.
    PAY YÖNTEMİYLE VE KESİRLİ YÖNTEMLE İKİ YOLDAN MİRAS TUTARLARINI HESAPLAMAK
    Şimdi ben düşündüm ki. Konuya ilgi gösterenler payda mirastır saplantısına takıldıklarından ne kadar anlatsam da sanırım çoğu yinede anlamıyorlar. Payda mirastır saplantısından kurtarmak için. Kuran’a göre miras paylaşımı olayını Miras tutarını ve Miras paylarına ait payla paydayı da içine alacak şekilde işlem yaparak anlatmaya çalışacağım. Yalnız çözüm yolunun kolay anlaşılması için başlamadan önce miras paylarının manasını kısaca anlatayım. Şöyle ki:
    Mirasta Biri miras diğeri Mirastan alacaklılar olmak üzere iki taraf var.
    A- Miras: Mirasçılara payları oranında tahsis edilen ve rakamlar ile ifade edilen; genelde para cinsinden ifade edilen maddi değer. Örneğin. 50.000.- lira 3.000.- lira gibi.
    B- Mirasçılar mirastan payları oranında alacaklı olan şahıslar.Bunların alacağı paylar ile temsil edilir. Bu paylarda İslam açısından Şahıslar bazında Kuran’da belirtilmiştir. Örneğin Erkek çocuğa 2 hisse verilir ikin. Kız çocuğa bir hisse verilmesi veya babaya durum göre ½ veya ¼ verilmesi gibi. Örneğin: Erkek çocuğun elinde iki kilo alan bir kap varken. Kız çocuğunun elinde bir kilo alan bir kap var veya babanın elinde yarım kilo alan bir kap var. Miras dağıtılırken her kes kabı oranında hisse alarak mirası sıfırlarlar. Şimdi bu bölüşümü basit rakamsal örnekler ile izah edecek olursam. Şöyle ki:

    1- İki kardeş: Bir Erkek çocuk ve Bir kız Çocuğu 30.000.- liralık bir mirası paylaşıyorlar. Kuran’a göre Erkek çocuğun hisse payı 2 kız Çocuğun hisse payı 1 olduğundan.
    a)- 30.000.- : 3 = 10.000.- lira. Böylece Erkek Çocuğa 10.000.- X 2 = 20.000.- lira. Kız Çocuğuna 10.000.- X 1 = 10.000.- lira verilir.
    b)- Kesirli yoldan payları toplayarak bölüştürme (kesirli hisselerde bu çözüm yolu lazım olduğundan öğrenilmesi gerek) 2/1+1/1= 3/1 hisseler toplamı. Şimdi mirası bu hisseler bölelim.
    30.000/1 : 3/1 = 30.000/1 X 1/3 = 10.000.- lira bir hissenin payı. Erkek Çocuğun 2 hissesi olduğundan 10.000.- X 2 = 20.000.- lira bulunur. İşte Kuran’a göre miras paylaşımı hep bu kolay yoldan yapılır. İkiye bir kuralı yöntemi yani bir hissenin birim hisseye göre gücü Kuran’a göre miras bölüşümü metodudur. Örneğin 1 hisse alana karşılık öbür mirasçının ne kadar alacağıyla ilgilidir. Miras olarak bir çuval altın lira kaldığını farz edelim. Kız çocuğu 1 altın alınca erkek çocuğu 2 altın alacak. Baba çeyrek altın alacak ve saire yoluyla eşit sayıda çekilişle çuvalda altın kalmayıncaya kadar devam edilir. Bu şekilde hesaplama zorunludur zira baba değil de dede mirasa katılsa 1/6 payından dolayı diğer paylar etkilenir fakat hiçbir zaman 1 alana karşılık diğerlerinin ne kadar alacağı kuralını değiştirmez. Bizim hesaplama yoluyla yaptığımız mirasçılar tane tane altın çekeceklerine. Her birisinin kaç tane alması gerektiğini belirlemek. Başka bir ifadeyle alacakları miras tutarını işlem yoluyla belirlemektir.

    2- Örneği biraz daha geliştirelim. Bir bayan ölerek. Mirasını 3 kızına Kocasına ve Anne babasına bırakmış olsun.
    MİRAS HİSSELERİ : 3 kız için 2/3 Kocası için ¼ Annesi için 1/6 Babası için 1/6
    Hisseleri Toplayalım : 2/3 + ¼ + 1/6 + 1/6 = 8/12 + 3/12 + 2/12 + 2/12 = 15/12
    MİRAS TUTARI: Vasiyeti ve borçları ödendikten sonra 60.000.- lira
    Bütün yapacağımız işlem 60.000.- liralık mirası hisseler toplamı olan 15/12 bölmek ve hisse payını bulmak. Bu hisse payına göre de kimin ne kadar hissesi varsa o tutarda miras alacağını belirlemek.
    a) Önce ki örneklerimde kullandığım çözüm yolu: 60.000.- : 15 = 4.000.-
    3 Kız 8 X 4.000.- = 32.000.- lira
    Eş 3 X 4.000.-= 12.000.- lira
    Baba 2 X 4.000.- = 8.000.- lira
    Anne 2 X 4.000.- = 8.000.- lira
    TOLAM 60.000.- lira
    Bu şekilde işlem yapıp mirası bölüştürünce bazıları bana diyorlar ki. Avliye yaptın. Pay paydadan büyüktü. Pay için 15 birimini kullandın. Paydanın 12 birimini yok saydın v.s. Hal bu ki ben işlemi kolay yoldan çözüyorum. Herkes işlemi kolayca anlayabilir düşüncesiyle bu şekilde işlemler yapıyordum. Meğerse işlem bana kolay geliyormuş, bazıları anlayamıyormuş! O zaman ne payda üzerinde ne de pay üzerinde değişiklik veya tercih yapmadan. Mirasın parasal tutarını da işleme koyarak Yukarıda belirtilen mirasın bölüşümü nü kısmet olursa yapayım .Şöyle ki:
    b) Miras tutarını ve kesirli miras paylarını olduğu gibi hesaba dahil ederek. İşlem yapar isem. Şöyle ki:
    Hisseleri Toplayalım: 2/3 + ¼ + 1/6 + 1/6 = 8/12 + 3/12 + 2/12 + 2/12 = 15/12
    60.000/1: 15/12 = 60.000/1 X 12/15 = 48.000.- bir tam hisse payı. Buna göre Mirasçıların mirastan alacak tutarları.
    3 Kız 48.000/1 X 2/3 = 32.000.- lira
    Eş 48.000/1 X ¼ = 12.000.- lira
    Baba 48.000/1 X 1/6 = 8.000.- lira
    Anne 48.000/1 X 1/6 = 8.000.- lira
    TOLAM 60.000.- lira .
    Görüldüğü gibi ne paylar üzerinde, nede paydalar üzerinde hiçbir ayar yapmak söz konusu değildir. İşlem olarak ne yaptım. Mirası paylar toplamına böldüm sonra her miransın miras tutarını belirledim. Bu kadar kolay bir işlem.
    Başka bir Forumda Supra’nın soruları ve çözümü
    Soru 1- “2 kızı, anası, babası, eşi olan bir adam 1 000 TL miras bırakıyor.
    Miras: 1 bütün = 1 000 TL
    Kızlara ait paylaşım oranı: 2/3 = 666,666
    Ana babaya ait paylaşım oranı: 2/6 = 333,333
    Eşe ait paylaşım oranı: 1/8 = 125
    Toplamda 1125 Lira buluyoruz.” Demekte. Bu şekildeki bir çözüm hatalıdır.
    Cevap 1-
    Birinci yoldan çözüm
    2/3 + 1/6 + 1/6 + 1/8 = 16/24 + 4/24 +4/24 + 3/24 = 27/24 Bundan da 1.000.- : 27 = 37,04 lira. Bu şekilde bulduğumuz 24 tabanına göre bir tam hissenin alacağı mirastır. Hisselere göre işlem yaparsak.
    Kızlara 37,04 X 16 = 592, 64 lira
    Baba 37,04 X 4 = 148,16 lira
    Anneye 37,04 X 4 = 148,16 lira
    Eşe 37,04 X 3 = 111,12 lira
    TOPLAM 1.000,08 lira
    İkinci yoldan çözüm
    1.000/1 : 27/24 = 1.000/1 X 24/27 = 888,89 lira Orijinal tabanlarına göre bir tam hissenin alacağı miras -. Hisselere göre işlem yaparsak.
    Kızlara 888,89 /1 X 2/3 = 592,60 lira
    Baba 888,89/1 X 1/6 = 148,15 lira
    Anneye 888,89/1 X 1/6 = 148,15 lira
    Eşe 888,89/1 X 1/8 = 111,12 lira
    TOPLAM 1.000,02 lira
    Soru 2-Ben öldüm.
    “30000 tl mal varlığım var.
    Borçlarım vs. düşüldü 27000 TL. kaldı.
    Anam babam sağ,
    Eşim sağ,
    üç de kız çocuğum var.
    Mirasım Kurana göre nasıl taksim edilecek?” Demekte
    Cevap 2-
    Birinci yoldan çözüm: 2/3 + 1/6 + 1/6 + 1/8 = 16/24 + 4/24 +4/24 + 3/24 = 27/24
    27.000.- : 27 = 1.000. lira. . Bu şekilde bulduğumuz 24 tabanına göre bir tam hissenin alacağı mirastır. Hisselere göre işlem yaparsak
    Kızlara 1.000 X 16 = 16.000 lira
    Baba 1.000 X 4 = 4.000.- lira
    Anneye 1.000 X 4 = 4.000.- lira
    Eşe 1.000 X 3 = 3.000 lira
    TOPLAM 27.000.- lira
    İkinci yoldan çözüm
    27.000/1 : 27/24 = 27.000/1 X 24/27 = 24.000.- lira. Orijinal tabanlarına göre bir tam hissenin alacağı miras -. Hisselere göre işlem yaparsak.
    Kızlara 24.000 /1 X 2/3 = 16.000.- lira
    Baba 24.000/1 X 1/6 = 4.000.lira
    Anneye 24.000/1 X 1/6 = 4.000 lira
    Eşe 24.000/1 X 1/8 = 3.000 lira
    TOPLAM 27.000.- lira
    ÜÇÜNCÜ YOL OLARAK YÜZDELER YÖNTEMİYLE ÇÖZÜM
    Supra’nın sorularını Üçüncü bir yöntem olarak yüzdeler cevaplamak ve Mirası bölüştürmek: Bu yöntem ile hepsi aynı neticeyi sağlayan üç çözüm yolu göstermiş olacağım. Umarım konuyla ilgilenen kimseler gösterdiğim çözüm tekniklerini anlamıştır.
    Üçüncü bir yöntem olarak yüzdeler yöntemiyle Kuran’a göre miras bölüşüm ünü hesaplamak. Bu işlemin mantığı birlikte her bir defada mirasçıların her birinin mirastan alacakları para şeklinde hesaplama yapmaktır. Örneğin Bir bayan öldüğünde üç kızına, Eşine, Anne ve Babasına miras bırakıyor. Dolayısıyla Vasiyeti ve borçları ödendikten sonra kalan mirasın dağıtımında kızlar 2/3 Eş ¼ Baba 1/6 Anne 1/6 pay üzerinden mirastan para almaya hak kazanır. Bunun diğer bir ifadesi :
    Üç kız .2/3 hisse üzerinden payı paydaya böldüğümüzde 0,67 alacak demektir.
    Eşi ¼ hisse üzerinden payı paydaya böldüğümüzde 0,25 alacak demektir.
    Baba 1/6 hisse üzerinden payı paydaya böldüğümüzde 0,17 alacak demektir.
    Anne 1/6 hisse üzerinden payı paydaya böldüğümüzde 0,17 alacak demektir.
    Bu çözümün mantığı: Yani Üç kıza her 0,67 lira verildiğinde. Eşine 0,25 lira. Babasına 0,17 lira Annesine 0,17 lira verilecek demektir. Böylece dört mirasçıya her bir seferde Toplam 0,67 + 0,25 + 0,17 + 0,17 = 1,26 lira ödenir. Vasiyeti ve borcu ödendikten sonra dağıtılacak miras parası 60.000.- lira olursa. Bundan da her bir mirasçıya kaç defa ödeme yapılacağı kolayca bulunur. Şöyle ki: 60.000.- : 1,26 = 47.619,05 defa. Bundan hareketle.
    Üç kıza 47.619,05 X 0,67 = 31.904,77 lira verilir.
    Eşe 47.619,05 X 0,25 = 11.904,77 lira verilir.
    Baba 47.619,05 X 0,17 = 8.095,24 lira verilir.
    Anne 47.619,05 X 0,17 = 8.095,24 lira verilir.
    TOPLAM 60.000, 02 lira
    Diğer bölüşüm yöntemlerinden biraz farklı rakamların oluşması hesap hatası olmayıp. Bazı sayıların yapılan işlem şeklinde tam bölünememesin den kaynaklanmaktadır. Örneğin 10 sayısını 3 sayısına tam bölemezsin 3,33333333 şeklinde sürer gider..
    Aynı sistemle diğer örnekleri çözelim. Bir erkek öldüğünde Vasiyeti ve borcu ödendikten sonra 1000.- lira tutarındaki mirasını. İki kızına Annesine Babasına ve eşine bıraktığı örnek.
    iki kız .2/3 hisse üzerinden payı paydaya böldüğümüzde 0,67 alacak demektir.
    Eşi 1/8 hisse üzerinden payı paydaya böldüğümüzde 0,13 alacak demektir.
    Baba 1/6 hisse üzerinden payı paydaya böldüğümüzde 0,17 alacak demektir.
    Anne 1/6 hisse üzerinden payı paydaya böldüğümüzde 0,17 alacak demektir.
    Yani Üç kıza her 0,67 lira verildiğinde. Eşine 0,13 lira. Babasına 0,17 lira Annesine 0,17 lira verilecek demektir. Böylece dört mirasçıya her bir seferde Toplam 0,67 + 0,13 + 0,17 + 0,17 = 1,14 lira ödenir. Vasiyeti ve borcu ödendikten sonra dağıtılacak miras parası 1.000.-lira olursa. Bundan da her bir mirasçıya kaç defa ödeme yapılacağı kolayca bulunur. Şöyle ki: 1.000.- : 1,14 = 877,20 defa. Bundan hareketle.
    Üç kıza 877,20 X 0,67 = 587,73 lira verilir.
    Eşe 877,20 X 0,13 = 114,04 lira verilir.
    Baba 877,20 X 0,17 = 149,13 lira verilir.
    Anne 877,20 X 0,17 = 149,13 lira verilir.
    TOPLAM 1.000,03 lira
    Aynı sistemle diğer örnekleri çözelim. Bir erkek öldüğünde Vasiyeti ve borcu ödendikten sonra 27.000.- lira tutarındaki mirasını. Üç kızına Annesine Babasına ve eşine bıraktığı örnek.
    iki kız .2/3 hisse üzerinden payı paydaya böldüğümüzde 0,67 alacak demektir.
    Eşi 1/8 hisse üzerinden payı paydaya böldüğümüzde 0,13 alacak demektir.
    Baba 1/6 hisse üzerinden payı paydaya böldüğümüzde 0,17 alacak demektir.
    Anne 1/6 hisse üzerinden payı paydaya böldüğümüzde 0,17 alacak demektir.
    Yani Üç kıza her 0,67 lira verildiğinde. Eşine 0,13 lira. Babasına 0,17 lira Annesine 0,17 lira verilecek demektir. Böylece dört mirasçıya her bir seferde Toplam 0,67 + 0,13 + 0,17 + 0,17 = 1,14 lira ödenir. Vasiyeti ve borcu ödendikten sonra dağıtılacak miras parası 1.000.-lira olursa. Bundan da her bir mirasçıya kaç defa ödeme yapılacağı kolayca bulunur. Şöyle ki: 27.000- : 1,14 = 23.684,21defa. Bundan hareketle.
    Üç kıza 23.684,21 X 0,67 = 15.868,42 lira verilir.
    Eşe 23.684,21 X 0,13 = 3.078,95 lira verilir.
    Baba 23.684,21 X 0,17 = 4.026,32 lira verilir.
    Anne 23.684,21 X 0,17 = 4.026,32 lira verilir.
    TOPLAM 27.000,01 lira

    Fereç Hüdür

  45. ertuğrul güngör
    Temmuz 19, 2013, 1:30 am

    Bu konuyla ilgili tarafların mirastan alacakları oranlar Nisa suresinin 11 ve 12. ayetlerinde anlatılmaktadır:
    Çocuklarınız konusunda Allah, erkeğe iki dişinin hissesi kadar tavsiye eder. Eğer onlar ikiden çok kadın ise (ölünün) geride bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Kadın (veya kız) bir tek ise, bu durumda yarısı onundur. (Ölenin) Bir çocuğu varsa, geriye bıraktığından anne ve babadan her biri için altıda bir, çocuğu olmayıp da anne ve baba ona mirasçı ise, bu durumda annesi için üçte bir vardır. Onun kardeşleri varsa o zaman annesi için altıda bir’dir. (Ancak bu hükümler, ölenin) Ettiği vasiyet veya (varsa) borcun düşülmesinden sonradır. Babalarınız, oğullarınız, onların hangilerinin yarar bakımından size daha yakın olduğunu bilmezsiniz. (Bunlar) Allah’tan bir farzdır. Şüphesiz Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibi olandır. (4 Nisa Suresi – 11)
    Eşlerinizin, eğer çocukları yoksa, geride bıraktıklarının yarısı sizindir. Şayet çocukları varsa, -onunla yapacakları vasiyetten ya da (ayıracakları) borçtan sonra- bu durumda bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Sizin çocuğunuz yoksa, geriye bıraktıklarınızdan dörtte biri onların (kadınlarınızın)dır. Eğer sizin çocuğunuz varsa geriye bıraktıklarınızdan sekizde biri onların (kadınlarınızın)dır. (Yine bu hükümler,) Edeceğiniz vasiyet veya (varsa) borcun düşülmesinden sonradır. Mirası aranan erkek ya da kadın, çocuğu ve babası olmayan bir kimse olup erkek veya kız kardeşi bulunursa onlardan her biri için altıda bir vardır. Eğer bundan fazla iseler, bu durumda -kendisiyle yapılan vasiyette ya da (varsa) borçtan sonra- üçte bir’de -zarara uğratılmaksızın onlara ortaktırlar. (Bu size) Allah’tan bir vasiyettir, Allah, bilendir, (kullara) yumuşak olandır. (4 Nisa Suresi,12)
    Çocuklar 3 kız olduğuna göre:
    Eğer onlar ikiden çok kadın ise (ölünün) geride bıraktığının üçte ikisi onlarındır.(4 Nisa Suresi – 11)
    Alınan oran 2/3tür.
    Geride bir eş bıraktığına göre
    Eğer sizin çocuğunuz varsa geriye bıraktıklarınızdan sekizde biri onların (kadınlarınızın)dır. (4 Nisa Suresi – 12)
    Alınan oran 1/8
    Anne babanın alacağı oran:
    Onların alacağı oran hesaplanırken bir hata yapılıyor. İki durumda anne baba mirastan hak sahibi oluyor:
    Bir çocuğu ( veledün) varsa, geriye bıraktığından anne ve babadan her biri için altıda bir, çocuğu olmayıp da anne ve baba ona mirasçı ise, bu durumda annesi için üçte bir vardır. (4 Nisa Suresi, 11)
    Şimdi ya ölenin bir çocuğu olması gerekir ya da ölenin geride bıraktığı çocuğu olmaması gerekir. Burada geride bırakılanın bir çocuk ( veledün) ifadesine dikkat edilmeli. Çok çocuk olsaydı evladün olurdu.(örnekteki 3 kız çocuk çoğuldur)
    Bu örneğimizde ikisi de değildir. 3 tane çocuk vardır. Bu durumda anne ve babanın mirastan hak alması söz konusu değildir. Böyle bir durumda anne babaya bir pay verileceği ayette söylenmez. Açıklanan çocuksuz ve tek çocuklu olma durumlarıdır.
    Buna göre toplanırsa 2/3 +1/8=19/24 olur. Bundan sonra artan 5/24 lük hisse ise Nisa suresinin 8. ayetinde belirtilen kişiler arasında paylaşılır.:
    (Mirası) Bölüşme sırasında yakınlar, yetimler ve yoksullar da hazır olursa, onları ondan rızıklandırın ve onlara güzel (maruf) söz söyleyin. (4 Nisa Suresi – 8)
    Dolayısıyla bu miras paylaşımındaki oranlarda herhangi bir hesap hatası yoktur. Yapılan hata farklı durumlar için geçerli olan oranlara göre yanlış hesap yapılmasıdır.
    Okuduğunu anlamaktan aciz insanlar Bir şey bulmuş gibi kuranda matematik hatası var diye insanları kandırıyorlar. Kuranda matematik hatası yok yok. Bunu iddia edenlerin beyninde anlama hatası var. kuldur hata yapar. Her insanın Entellektüel seviyesi anlama kapasitesi bir değil. Yüce rabbim öyle yaratmış.

  46. bilal
    Ağustos 18, 2013, 6:25 pm

    MİRAS HUKUKUNDA NİSA-11-12.AYETLERDE EN UFAK BİR MATEMATİK HATASI YOK-
    TUR: MESELA: Ölen bir insanın a) Eşi, b) Annesi, c) Babası, d) İkiden fazla kızları vardır.
    Bıraktığı terike de 120 liradır..NİSA-11-12:ayetleri incelediğimizde görüyoruz ki,ölenin ikiden
    fazla kızları varsa, a) bunlar,terikenin
    üçte ikisini alırlar.2/3′i, b) Eşi ise sekizde biri,1/8′i,alır.c) Anne ve babanın her biri de altıda birini alır. 1/6.. Şimdi bunları hesaplayalım;… a) Eş,terikenin sekizde birini,1/8′i alacağı
    için bütün terikeyi sekiz pay yaparız.MESELA: Burada terikenin miktarı 120 gösrerilmiştir.
    Bu 120,yi sekiz parçaya ayırıyoruz. Buna göre 120 = 15+15+15+15+15+15+15+15= 120,
    Bunun sekizde biri, 1- (1/ 8 ) olan 15′lik bir pay eşe verdik. Bu 120-15=105, elimizde kaldı,
    2- Bu kalan 105′liğin altıda biri, 1/6 ‘i olan 17.5′luk bir payı da anneye veriyoruz.Buna göre, 105-17.5 = 87.5 kalıyor.3-Babaya da anne gibi altıda bir verdiğimiz için onun payı da 17.5
    tur. 87.5-17.5= 70 kalıyor…4-Kızlarara da üçte iki veriyoruz. 2/3. Bu dağıtlan payların 2/3′
    de tam 70′tır. Bu kalan 70′i de kızlara veriyoruz. ve böylece a) Eş,sekizde biri,1/8, b)Anne,
    altıda biri, 1/6, c) Baba altıda biri, 1/6 ve kızlar da terikenin üçte ikisi 2/3′ini almış oluyor-
    lar. Herkes kur’an’ın tayin ettği hakkına tam kavuşuyor,kimseye payından az veya çok ve-
    rilimş değildir.Paylardan ne eksik,ne de bir fazlalık kalıyor..Yani NİSA-11 ve 12.ayetlerde
    asla ve sala bir matematik hatası yoktur..Bunu anlamayan ateistin hatası nereden kaynak-
    lanıyor.? Kur’an,eşe sekizde bir, 1/8 veriyor,ama anne ve babanın her birine altıda bir ve-
    riyor. Ateist kafalı Anne ve babaya da tıpıkı,eşe verilen pay olan sekizde biri, 1/ 8 ‘i veriyor.
    Yani kur’an’ın anne ve babya tayin ettiği payı da tıpkı eşe verilen pay olan sekizde biri,1/8
    verilmeye çalışıldığı için hata ortaya çıkyor… Halbuki,eş sekizde biri, anne ve babanın da
    altıda biri aldıkları için payları aynı değildir.Buna göre eş,120,nin 15.ini alıyorsa,anne baba ondan daha fazla olan her biri,17.5 alıyor.. ..Çünkü eş sekizde bir alıyor,anne baba ise,on-
    dan fazla olan altıda biri alıyorlar.Bu da ,17.5 ediyor.Yani anne ve baba eşten daha fazla alıyorlar.Bu kur’an’a göredir.Ama ateist kafalı,kur’an’ın anne ve babaya tayin ettiği payın
    dışına çıkarak,bunlara da tıpkı eşe verilen pay olan sekiz de biri veriyor ve ,işte matematik hata diyor..Halbuki bu hatayı üreten kendisidr.. ……..Kur’an’ın varislere verdiği payları gibi
    verseydi,böyle hatalı bir durumla karşılaşmazdı… ÖZETLE,Önce bütün terikeyi sekiz pay
    yapıyoruruz a) .Bunun 1/ 8′i eşe, kalan pay 7.dir. Bu dafa bu 7′in 1/6′ini anneye ve 1/6′ni
    babaya veriyoruz.( dikkat edin,bunların altıda biri,sekizden verilmiyor,.) Çünkü eş,1/ 8′i alırken,elimizde 7 pay kalmıştır.120-15= 105 kalmıştır… Bu yüzbeşin altıda biri olan
    17.5 anneye, yine altı biri olan 17.5 da babaya veriliyor …..,Anne ve babanın payları olan
    17.5+17.5 = 35 eder. Anne ve babaya verilen altıda bir olan otuz beşi,yüzbeşten çıkarıyo-
    ruz.. 105-35= 70 kalıyor. Bu 105′in üçte ikiside tam 70 ediyor..Bu 2/3′i olan 70′de kızlara
    veriliyor.Neticede,Eş, 1/8′i, anne,1/6′i ,baba 1/6′i ve kızlar da 2/3′i almış olurlar…….İşte bu
    nu bilmeyenler Kur’an’da hata üretiyorlar..EVET;KUR’AN’DA ASLA VE ZERRE KADAR BİR HATA YOKTUR,YANLIŞ HESAPLAMAYI YAPARAK HATAYI ÜRETEN ATEİST KA- FASIDIR.KUR’AN YÜCE ALLAH’IN EŞSİZ, EVERENSEL VE SON KİTABIDIR: HANİ
    MMATEMATİK HATASI NEREDE ??? Saygılarımla…

  47. asdasdasdasdasdasdasdasdasdasdasdasd
    Eylül 14, 2013, 7:14 am

    arif :
    allah kuranı kerimi indirmis insanları yaratmıs insanlarda matematiği bulmus belkide bu bulunan matematik yanlıstır
    sunu unutmayalımki insanlar ancak kuranın gösterdiği isıktan öteye gidemeyiz

    arkadaş gerizekalı çok gördüm de senin kadarını görmedim be!

  48. ali
    Eylül 21, 2013, 6:36 am

    nedense hep bayanlara cevap verilmiş……………. enteresan…………

  49. Eylül 29, 2013, 12:11 pm

    merhaba inançlarda matamatik civa gibidir örnek 6.21.56.111……6.23.58.113. gibi

  50. rabia
    Ekim 19, 2013, 12:59 am

    bilal :
    MİRAS HUKUKUNDA NİSA-11-12.AYETLERDE EN UFAK BİR MATEMATİK HATASI YOK-
    TUR: MESELA: Ölen bir insanın a) Eşi, b) Annesi, c) Babası, d) İkiden fazla kızları vardır.
    Bıraktığı terike de 120 liradır..NİSA-11-12:ayetleri incelediğimizde görüyoruz ki,ölenin ikiden
    fazla kızları varsa, a) bunlar,terikenin
    üçte ikisini alırlar.2/3′i, b) Eşi ise sekizde biri,1/8′i,alır.c) Anne ve babanın her biri de altıda birini alır. 1/6.. Şimdi bunları hesaplayalım;… a) Eş,terikenin sekizde birini,1/8′i alacağı
    için bütün terikeyi sekiz pay yaparız.MESELA: Burada terikenin miktarı 120 gösrerilmiştir.
    Bu 120,yi sekiz parçaya ayırıyoruz. Buna göre 120 = 15+15+15+15+15+15+15+15= 120,
    Bunun sekizde biri, 1- (1/ 8 ) olan 15′lik bir pay eşe verdik. Bu 120-15=105, elimizde kaldı,
    2- Bu kalan 105′liğin altıda biri, 1/6 ‘i olan 17.5′luk bir payı da anneye veriyoruz.Buna göre, 105-17.5 = 87.5 kalıyor.3-Babaya da anne gibi altıda bir verdiğimiz için onun payı da 17.5
    tur. 87.5-17.5= 70 kalıyor…4-Kızlarara da üçte iki veriyoruz. 2/3. Bu dağıtlan payların 2/3′
    de tam 70′tır. Bu kalan 70′i de kızlara veriyoruz. ve böylece a) Eş,sekizde biri,1/8, b)Anne,
    altıda biri, 1/6, c) Baba altıda biri, 1/6 ve kızlar da terikenin üçte ikisi 2/3′ini almış oluyor-
    lar. Herkes kur’an’ın tayin ettği hakkına tam kavuşuyor,kimseye payından az veya çok ve-
    rilimş değildir.Paylardan ne eksik,ne de bir fazlalık kalıyor..Yani NİSA-11 ve 12.ayetlerde
    asla ve sala bir matematik hatası yoktur..Bunu anlamayan ateistin hatası nereden kaynak-
    lanıyor.? Kur’an,eşe sekizde bir, 1/8 veriyor,ama anne ve babanın her birine altıda bir ve-
    riyor. Ateist kafalı Anne ve babaya da tıpıkı,eşe verilen pay olan sekizde biri, 1/ 8 ‘i veriyor.
    Yani kur’an’ın anne ve babya tayin ettiği payı da tıpkı eşe verilen pay olan sekizde biri,1/8
    verilmeye çalışıldığı için hata ortaya çıkyor… Halbuki,eş sekizde biri, anne ve babanın da
    altıda biri aldıkları için payları aynı değildir.Buna göre eş,120,nin 15.ini alıyorsa,anne baba ondan daha fazla olan her biri,17.5 alıyor.. ..Çünkü eş sekizde bir alıyor,anne baba ise,on-
    dan fazla olan altıda biri alıyorlar.Bu da ,17.5 ediyor.Yani anne ve baba eşten daha fazla alıyorlar.Bu kur’an’a göredir.Ama ateist kafalı,kur’an’ın anne ve babaya tayin ettiği payın
    dışına çıkarak,bunlara da tıpkı eşe verilen pay olan sekiz de biri veriyor ve ,işte matematik hata diyor..Halbuki bu hatayı üreten kendisidr.. ……..Kur’an’ın varislere verdiği payları gibi
    verseydi,böyle hatalı bir durumla karşılaşmazdı… ÖZETLE,Önce bütün terikeyi sekiz pay
    yapıyoruruz a) .Bunun 1/ 8′i eşe, kalan pay 7.dir. Bu dafa bu 7′in 1/6′ini anneye ve 1/6′ni
    babaya veriyoruz.( dikkat edin,bunların altıda biri,sekizden verilmiyor,.) Çünkü eş,1/ 8′i alırken,elimizde 7 pay kalmıştır.120-15= 105 kalmıştır… Bu yüzbeşin altıda biri olan
    17.5 anneye, yine altı biri olan 17.5 da babaya veriliyor …..,Anne ve babanın payları olan
    17.5+17.5 = 35 eder. Anne ve babaya verilen altıda bir olan otuz beşi,yüzbeşten çıkarıyo-
    ruz.. 105-35= 70 kalıyor. Bu 105′in üçte ikiside tam 70 ediyor..Bu 2/3′i olan 70′de kızlara
    veriliyor.Neticede,Eş, 1/8′i, anne,1/6′i ,baba 1/6′i ve kızlar da 2/3′i almış olurlar…….İşte bu
    nu bilmeyenler Kur’an’da hata üretiyorlar..EVET;KUR’AN’DA ASLA VE ZERRE KADAR BİR HATA YOKTUR,YANLIŞ HESAPLAMAYI YAPARAK HATAYI ÜRETEN ATEİST KA- FASIDIR.KUR’AN YÜCE ALLAH’IN EŞSİZ, EVERENSEL VE SON KİTABIDIR: HANİ
    MMATEMATİK HATASI NEREDE ??? Saygılarımla…

    O zaman Ömer’in geliştridiği yöntem yüz yıllardır yalnış uygulanıyor. Allah keşke böyle önemli bir konuyu daha iyi açıklasaydı. 1500 yıldır yalnış uygulanmazdı o zaman…

Comment pages
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: