Başlangıç > Dinler > 8 Yasinda Cocuk Gelin

8 Yasinda Cocuk Gelin


Eminim gecen haftalarda, dunyada epey saskinlikla ve tepkiyle karsilanan Sudi Arabistan’daki kucuk gelin haberini duymussunuzdur.

“Suudi Arabistan’da bir mahkeme, 8 yaşındaki bir kızın, 47 yaşındaki bir erkekle evlenmesinin “dine uygun” ve “yasal” olduğuna karar verince dünya çapında tepki çekti.”

“Bir arkadaşından 8 bin dolar borç alan baba, borcunu geri ödeyemeyince 8 yaşındaki kızını gelin olarak verdi. 47 yaşındaki adamla 8 yaşındaki kız evlendi. Ancak kızın annesi, eşinden boşanarak “Kızım çok küçük, bu evlilik geçersizdir” diyerek şeriat mahkemesine başvurdu. Mahkeme, 47 yaşındaki kocanın, “çocuk ergenliğe girene kadar, cinsel ilişkiye de girmeme sözü” verdiğine dikkat çekerek evlilik ile ilgili herhangi bir yasadışı yol olmadığını bu nedenle evliliğin geçerli olduğunu söyledi. Suudi Arabistan basını, mahkeme hakimi Habib El Habib’in “Dünyaya rezil olmamak” için kocaya kızı boşaması karşılığında para teklif ettiğini, ancak adamın buna yanaşmadığını söyledi. Suudi Arabistan Adalet Bakanlığı, kadınların evliliği için azami bir yaş sınırı belirlemeye çalıştıklarını ancak ülke kültürü nedeniyle bunun zor olduğunu açıkladı.”

– Takva sahipleri için bir kurtuluş ve bir zafer vardır. Sulak bahçeler, bağlar, üzümler, göğüsleri turunç gibi yaşıtlar, dopdolu kadehler vardır. (Nebe Suresi 31-34. ayetler)

Yukaridaki ayetteki Cennet taniminda takva sahipleri icin verilen vaatte, gogusleri turunc gibi yasitlar ifadesi, pek cok Kur’an alimi tarafindan gogusleri yeni sertlesen olarak aciklanir. Takva sahibi kimdir? Erkekler. Gogusleri turunc gibi olanlar da tabii ki oldukca genc olmasi gereken kizlar.

Muslumanlarin peygamberinin, 3. esi olan Ayse, Buhari’nin hadislerine gore Muhammed ile evlendiginde 6, gerdege girdiginde de 9 yasindadir. Muhammed’in bu sirada yasi 53’tur. Yukaridaki haberde bahsi gecen adam da 8 yasindaki kiz cocuguyla evlendiginde yasi 47’dir. Bu iki evlilik arasinda cok buyuk bir fark olmadigi goruluyor. Bu durumda Seriat Mahkemesinin Hakiminin, dunyaya rezil olmamak icin kocaya bosamasi karsiliginda rusvet teklif etmesini, adamin buna yanasmamasi uzerine istemeyerek de olsa bu karari cikartmak durumunda kalmasini da anlayisla karsilamak lazim.

SAHİH-İ BUHARİ' DEN

Davaci Anne: Kiz 8 yasinda, daha bir cocuk… Nasil izin verilir buna?

Seriat Hakimi: Evlilikle ilgili herhangi bir yasadisi yol yok, ergenlige kadar gerdek olmayacak. Evlilik gecerlidir.

Bu yaziya uc degisik tepkinin verilebilecegini dusunuyorum:

1. Arap geleneklerinde kucuk kiz cocuklariyla evlenmek halen normaldir. Bu onlarin kendi kulturu ve sorunudur. Uzulerek de olsa bizi ilgilendirmez demeli ve konuyu kapatmaliyiz.

2. Islami yanlis yorumlamis ve yozlastirmislar… Yanlis tanitiyorlar insanlara guzel dinimizi, cok uzuluyorum. Ben hic acip da Kur’an okumadim, Islam’i da okulda bana ezberletilen 5 sarti disinda bilmem. Ama kendi kafamda yarattigim Islam anlayisina gore bu, dupeduz sapikliktir, Islam boyle olamaz. Peygamberimiz de yapmaz oyle seyler, uydurma onlarin hepsi… Bu yaziyi bu siteye koyanin da Allah belasini versin 🙂

3. Kucuk kizlar ergenlige girene kadar cinsel iliskiye girilmedigi surece Islam Seriatinca evlenmelerine bir engel yoktur.

Siz hangi fikre sahipsiniz?

Kategoriler:Dinler
  1. Mayıs 26, 2009, 3:11 am

    sana bir soru soracam suudi arabistanda 8 yaşındaki kızların nasıl geliştiğini araştırdınmı !!! ve sen bunu eleştirirken seninde bir sübyancı olduğun ortadadır

  2. Haziran 1, 2009, 1:29 am

    o sizin subyanciliginiz sevgili dindar homo sapien

  3. lasacerdotisa
    Haziran 6, 2009, 2:48 am

    “ve sen bunu eleştirirken seninde bir sübyancı olduğun ortadadır”
    ben janos beyin müdaafacısı değilim fakat önce eleştiri kelimesinin anlamını öğrenmeniz gerekiyor.

  4. bill
    Haziran 28, 2009, 1:51 am

    janos ben 4, yorumu ekliyorum.

    Hz. Resul Efendimiz isteseydi daha gençliğinde iken ; genç , zengin bir çok kızla evlenebilirdi. Bu imkanı vardı fakat evlenmemişlerdir:

    Peygamber efendimiz kendi döneminde ‘Muhammedü’l-emin ‘ (güvenilir Muhammed ) olarak adlandırılmış ,sadece zenginlerin üye olabildiği ‘Hılfu’l-fudul’ derneğine zengin olmadığı halde kabul edilmiş ,çevresince kendine güvenilen ,genç,ahlaklı ve yakışıklı bir insandı.Kabeyi su bastığı zaman ‘ Haceru’l –esved ‘ taşını , kabile reisleri arasında tek reis olmayan peygamberimiz yerine koymuştur.Peygamber efendimiz peygamberliğini ilan ettiği zaman Mekkeli müşrikler peygamberimize şu teklifte bulunurlar : ‘Ey Muhammed eğer sen para istiyorsan sana para verelim, başımıza başkan olmak istiyorsan seni başkan yapalım, eğer istiyorsan seni kabilemizin güzel kızlarıyla evlendirelim.Yeter ki sen bu davadan yani İslam’ı anlatmaktan vazgeç. ‘

    Peygamberimiz onlara şu cevabı verir: ‘Bir elime ayı , bir elime güneşi koysanız ben bu davadan vazgeçmem.’

    Görüldüğü gibi Peygamberimizin dünya malına düşkün olması veya benzeri bir iddia gerçek olsa idi , daha genç iken tüm bu imkânları elinin tersi ile bir kenara itmemesi gerekirdi!Ama O Yüce insan , insanları battığı ahlaksızlık ve kötülük batağından kurtarmak için mücadele ve iftiralara muhatap olma pahasına iyiliği tebliğ ve yayama yolunu tercih etmişlerdir…

    Peygamberimiz 25 yaşına kadar evlenmemiş , ibadetle meşgul olmuştur.

    Peygamber efendimiz 25 yaşında iken 40 yaşında ve dul olan Hz. Hatice ile evlenir.Hz. Resul Hatice annemizle zenginliği için evlenmemiştir.Çünkü Hz. Resul , Hz. Hatice’nin tüm malını Allah yolunda dağıtmıştır(Hz. Resul daha sonra kendisine gönderilen hediye ve altınları da fakirlere dağıtacaktır.) Hz. Hatice ile peygamberimiz 25 sene evli kalırlar.Hz. Hatice , peygamberimize :’Ey Muhammed ben yaşlandım , artık başka hanımla evlen ‘ deyince peygamberimiz şu cevabı verir: ‘ Böyle söyleme Hatice , üzülürüm.’Hz. Resul o zamanlarda çok doğal olan cariye alma yoluna bile tenezzül etmez ….! Hz. Hatice 65 yayında vefat eder. Hz. Resul 2-3 sene daha kimse ile evlenmez , 53 yaşına gelir.

    Not : O dönemde ‘sahabi’ ( Peygamber Efendimizin arkadaşları) savaşlarda şehit oluyor, eşleri dul, çocukları yetim kalıyordu. Peygamberimiz sahabiye bu dul hanımlar ile evlenmelerini, onları evsiz, çocuklarını bakımsız bırakmamalarını tavsiye ediyor, kendisi de bu dul hanımlar ile 53 yaşından sonra evleniyorlar.

    Hz. Sevde: 53 yaşında, dul.Hz Resul’e evlilik teklif eder, “Hz. peygamber’in nikahlısı olarak kalmak bana kafi ” diyerek kendi sırasını Hz.Aişe’ye devreder.

    Hz. Aişe: Peygamberimizin dul olmayan tek eşidir. Peygamberimiz genç yaşta olan (17-18 yaşlarında : Hz. Aişe’nin ablası Esma hicrette 27 yaşındaydı. Hz. Aişe ablasından 10 yaş küçük olduğuna göre onun da hicrette tam 17 yaşında olması gerekir. Ayrıca Hz. Aişe peygamberimizden önce Cübeyr’le nişanlanmış, daha sonra dini nedenlerle ayrılmışlardı. Demek ki evlenecek çağda bir kızdı, nişanlanmış, nişan bozulmuş sonra peygamberimizle evlenmiştir-) Hz. Aişe ile evlenir.Hz Ebu Bekir’in kızıdır. Müslüman hanımların sormaya utandığı sorulara cevap vermesi için peygamberimiz Hz. Aişe ile evlenmiş ve onu öğretmen olarak yetiştirmiştir. Hz. Aişe peygamberimizden 2000 hadis rivayet etmiş, Müslüman kadın ve erkeklere öğretmenlik yapmış, hatta Müslüman orduların komutanlığını dahi üstlenmiştir.

    Hz. Hafsa: Dul, Hz. Ömer’in kızı.Hz. Ömer kızını önce Ebu Bekr sonra Osman ile evlendirmek ister, mazeret sunarlar, Hz Resul İslam davasında yoldaşı, Ömer’in dul kızı ile – tıpkı Hz Ebu Bekr’in kızı gibi – evlenir, gönlünü ferahlatır.

    Huzeyfe kızı Zeynep: 60 yaşında dul, Hz Resul’e :” Benimle evlenir misin ” der, Hz Resul kabul eder.Kısa süre sonra vefat eder.

    Ümmü Seleme: 65 yaşında 4 çocuklu dul,kendi deyimi ile : ” Ben yaşlı, kıskanç , yetimlerin annesi bir kadınım .” der.Hz Resul O’na evlilik teklif eder, Ümmü Seleme annemiz kabul eder.

    Cahş kızı Zeynep: Dul – Detay aşağıda –

    Cüveyriye: Esir . Esir ve cariyelerle evlenmek âdet değil iken peygamberimiz onlar ile evlenerek onların da aile kurma haklarının olduğunu , onlarında insan olduğunu çevresindekilere ispat eder . Cüveyriye, Mustalik oğulları kabilesinin reisinin kızı idi.Savaşta esir düşer, özgürlük bedelini bizzat Hz Resul öder, onu azat eder.Bunu duyan babası ve iki oğlu Müslüman olur.Kızı ile anlaşır, özgür olan Cüveyriye Hz Resul ile evlenir.İslam ordusu bu hal üzerine:” Annemizin akrabalarını esir etmeyiz.” diyerek geri kalan esirleri serbest bırakır.

    Safiye: İsrail Oğulları soyundan, kabile reislerinin birinin kızı idi.Dul idi ve tutsaktı.Hz. Resul O’na :” ister malını al, git özgürsün ” der, ” İster kal, Müslüman ol, benimle evlen.” diye teklifte bulunur.Safiye annemiz özgür iken teklifi kabul eder ( Mir’âtü’ş-Şuun )

    Ümmü Habibe: 55 yaşında dul, Mekke reisi ünlü İslam düşmanı Ebu Süfyan’ın kızı. Mekke’den uzakta, Habeşistan’da dul kalır.Çok zorluk çeker.Hz: Resul elçi göndererek O’na evlenme teklif eder.Evet der Ümmü Habibe annnemiz .Necaşi kralı nikahı vekiller vasıtası ile kıyar…

    Meymune: 2 çocuklu dul,Hz Resul’un amcası Abbas’ın baldızıdır.HZ Abbas vasıtası ile Hz Resul’e evlilik teklifinde bulunur, Hz resul kabul eder.

    Mısırlı Mariye: Cariye. Hz Resul kendisi ile evlenir.

    Hz. Resul 50 küsür yaşına kadar tek eşle evli kalıyor ,her türlü dünyevi teklifleri reddediyor ve 50 yaşından sonra genç ve zengin bir çok kız yerine koruma ve tebliğ amacını güden , karşılıklı rızaya dayanan evliliklerini objektif olarak inceleyen herkes evliliklerin hiç birinde dünyevi bir amaç olmadığını görebilirler yeter ki tarafsız olarak olayları inceleyebilelim.

    Bazılarının aklına şu soru takılabilir, evlenmeden o kadınlara yardım yapılamaz mı idi ?

    NE KADAR IYI BILINIRSE BILINSIN BIR ERKEK DUL BIR KADININ EVINE ARADA BiR BILE OLSA VE KADINLAR 50-55-65 YASLARINDA BILE OLSA UGRARSA DEDIKODU KAÇINILMAZ OLUR! ÖZELLIKLE BÜTÜN PROJEKTÖRLER ÜZERINE ÇEVRILI VE DEVAMLI HATASI ARANAN BİR UYARICI VE “REJİM DÜŞMANI “ ( ! ) OLURSAN… HZ. MUHAMMAD’E DÜŞMANLARI (HAŞA ) “ DELİ, CİNLENMİŞ , YALANCI… “ DEDİLER AMA HİÇ BİR DÜŞMANI ONA ” ŞEHVET DÜŞKÜNÜ , ÇIKARCI, RÜŞVETÇİ , …” DİYEMEMİŞTİR. ÖZELLİKLE BU KONULARDA DÜŞMANDAN DAHA İYİ ŞAHİT Mİ OLUR.. AYRICA EFENDİMİZİN OLAYA CİNSEL AÇIDAN YAKLAŞMADIĞININ BİR DİĞER DELİLİ BAZI ANNELERIMIZIN “YASLARINDAN DOLAYI” O TÜR IHTIYAÇ DÖNEMINI ÇOKTAN GEÇTİKLERİDİR HELE YAS 50 -65 ARASI İSE VE ÜLKE INSANLARIN ERKEN OLGUNLASIP YASLANDIGI SICAK BIR ÜLKEDE YAŞANILIYORSA … YAZI BÜTÜNÜ İLE OKUNUNCA ZATEN HZ. MUHAMMED’IN DÜNYA ZEVKINE DÜSKÜN OLMADIGININ ÖRNEKLERI ILE DOLU OLDUĞU GÖRÜLECEKTİR.
    MONTESQUİEU , KANUNLARIN RUHU ADLI ESERİNDE ŞUNU SÖYLEMEKTEDİR: ” İKLİMİ SICAK OLAN ÜLKE KADINLARININ İHTİYARLIKLARI, 20 YAŞINDAN SONRA BAŞLAR…” YORUM OKUYUCULARA KALMIŞTIR !

  5. bill
    Haziran 28, 2009, 1:55 am

    bbcislam sana bir soru janos’un sübyancı olduğunu hangi yorumundan çıkardın. şahsen ben çıkartamadım.

  6. lasacerdotisa
    Haziran 28, 2009, 6:56 am

    zaten bu bbcislam gibiler yüzünden dinden soğudum ve sorgulamaya başladım.

  7. bill
    Haziran 28, 2009, 1:50 pm

    aslında insanları dinden uzaklaştıran şey kurandan uzaklaşmayla başlar.kurandan uzaklaşma ise nasıl sokmuşlar içimize anlayamıyorum sabahlara kadar kuran okuruz ama bir kelimesini bile anlamayız.kuran okuduğumuzdan dolayı içerimize öle bir maneviyat dolarki birşeyler yapmak isteriz iyi birşeyler ama anlamadığımız için iyi şeyleri kafamızdan uyduruz ve din diye uygulamaya geçeriz. karşıdaki adam ise bakarki bunda dinle alakalı birşey yok tam aksine batıl bir şey din buysa ben dinden soğurum der ve soğur.

    lasacerdotisa kardeşim bak bence kuran-ı kerimi yanlaş bulmak için araştırmak yerine onu anlayıp gerçekte ne demek istediğini anlamak için okumak ve hakkında düşünmek gerekir. biliyorsun sitedede var bazı ayetler zor ve yorum ister. peygamberimiz zamanında belagat (şiir) en yüksek seviyedeydi. keşke arapça bilseydikde o sanatları daha iyi anlayabilseydik. ama türkçesini okuyup hakkında tefsirler okursan çok iyi anlarsın.yoksa insanların yaşantılarından etkilenerek yola çıkarsan insanlar hata yapar. en iyi yaşam tarzı islamın yaşam tarzıdır.

    baksana ingiltere mesela enses ilişkilerin hat safhada olduğu ve daha geçen haberlerde sen de okumuşundur 10 yaşındaki çocuk 11 yaşındaki kızdan çocuk sahibi olmuş sonrada ardından 10 a yakın gene 10 yaşlarında çocuk o bebeğin kendilerinden olduğunu açıklıyorlar kız hepsiyle birlikte olmuş bu daha medyaya yansıyanı.

    müslüman bir ülkede bu olaylar yok gibidir binde bir gibi ama olsun her yerde reklamı yapılır.oysa diğer ülkelerde yüzde 50 nin üzerine varır onlar için normaldir hiç ses çıkartılmaz.

  8. lasacerdotisa
    Haziran 28, 2009, 5:23 pm

    Ben Kuran-ı Kerim olmadan neyin doğru neyin yanlış olduğuna karar verebilirim.

    İslam ülkelerinde erken yaşta evlendirme geleneğine ne diyeceksiniz ?

    Ben islamın yaşam tarzına göre yaşasaydım kafayı yerdim.Eğer bi tanrı varsa tarzı sizinki gibi olmamalı.

    Ayırım yapıyorsunuz.

    Müslüman ülkelerde eşcinsellik ne durumda ???

  9. Haziran 28, 2009, 8:35 pm

    Keske sabahlara kadar hicbir bilimselligi ve mantigi olmayan bir hikaye kitabi yerine farkli calismlarda bulunsak degil mi Bill;)
    Ensest iliskiye deginmen de enteresan, sonucta senin inanisina gore hepimiz ensest iliski cocuklariyken (ademle havvanin cocuklarinin birbirlerinden uremeleri) bunu elestirmen ironik olmus 🙂
    Demek musluman ulkelerde sapiklik binde birken ingiltere gibi “muslumanligi secemeyecek kadar aciz insanlarin yasadigi ulkenin %50si sapik ruhlu insanlar. Bu bilimsel saptama midir yoksa senin kisisel tahminin mi?
    Yahudi dusmanligini onceki yorumlarindan gormustuk, demek ki musluman olmadiklari surece tum insanlar senin icin ayni ‘alt’ degerdeler.
    Islami yasayisin olasi getirilerini hic dusundun mu? Annenin baban tarafindan dovulebilme kurali mesela sana cekici geliyor mu? Kiz arkadasinla hani olur ha, seytana uyup opussen, kurana gore ikinizin de taslanarak oldurulmesi gerektigi mantikli geliyor mu sana? Neyse maddeleri arttirmanin fazla bir getirisi olacagini dusunmuyorum.
    Yukarida listeledigin, yazis stilinden bizde uyandirilmak istenen intibayla ‘kocakari’ peygamber hanimi yorumuna gelince… Islami sitelerden kopyalayip yapistirmak suretiyle koydugun bu uzun makalenin yarisi YALAN, digeri yarisi da yanlislarla dolu. Bu yazinin yazari da senin dunyayi takip ettigin basin organlarinin
    “asil” sahibi 😉 Benim makalelerimi okuyor olman hosuma gidiyor yalniz. Sana farkli bir pencere actigimi umut ediyorum. Umarim bir gun bir yazimdaki gorusumle hemfikir olursun sevgili arkadasim 🙂

  10. bill
    Haziran 28, 2009, 11:43 pm

    o yazıya ben benim demedimki saten alıntı diye ekliyorum yazılara.ilk insanlarla ilgili yorumu yazmıştım. hikaye kitabı dediğin kitabı okuma ve anlama özürlüysen öle görürsün tabi.yok bilim adamları şöleymiş yok bu böylemiş… bir gün elbette müslümanlar senin gibilerin attığı iftiralardan ve islama sokmaya çalıştığınız hurafelerden kurtulacak…

    peki sendeki bu müslümanlara karşı aşağılama ve hor görme nedir? janos bak sana laf anlatamıyorum.şu lafımı iyi anla tekrar ettirme her insan eşittir.ilk insanlarla ilğili yorumları yahudiler hakkındaki yorumları iyi oku. senin artık dürüstlüğünden şüphe etmeye başladımmmm.

    inan o yazının kimin olduğunu bilmiyordum ama okudum mantıklı geldi.
    sen olsaydın herhalde muhtaç insanların zorluklar içinde yaşamasını savunmasızların istismar edilmesini falan isterdin… janos senin getirmeyi düşündüğün hayat tarzından nefret ediyorummmm…

    lasacertodisa sen kuran-ı kerimi okumadan kuran hakkında karar verirsen versende işte kuran-ı kerim hakkında olumsuz yazı yazanlardan ancak etkilenerek hareket edersin. lazıkk. neyse?

  11. Toprak
    Ağustos 22, 2009, 5:00 pm

    Kuran Kuran diye tutturmuşsun ama gerçekliği belirsiz hadisler dışında başka birşey göremiyorum yazdıklarında. Konu başlığını Kuran ile hadislerin örtüşmemesi falan yap bari. Saçmalamışsın bol bol. İnsanın fikri ne ise zikride o olur. Nasıl anlamak istiyorsan öyle anlarsın. Türkçede zaten buna müsait bir dil…

  12. hemen hüküm verme
    Ağustos 22, 2009, 10:35 pm

    1- Arap toplumunun gelenekleriyle İslam’ın örtüşmesi gerektiği gibi bir inanca sahip olanlar varsa bilsinler ki böyle birşey yok.Yani İslam’ın, arapların vasıtasıyla gelmiş olması, dünya batana kadar İslam’ın gerçek temsilcilerinin araplar olacağı anlamına gelmez.

    2-İslam’da insanların kaç yaşında evlenmeleri gerektiğine ilişkin bir kaide mi var ki bunu tartışma konusu yapıyorsun?Peygamber’in evlendiği hanımın yaşının tartışma konusu yapılmasını gerektiren bir dini kuralın olduğunu iddia eden yok ki zaten.Peygamber’in o yaştaki bir kızla evlendiği doğru.ancak janos arkadaş bu konuyu senin tartışman yanlış.Arap toplumunun gelenek göreneğini tahlil edeceksen et.ama bunu inanç ekseninde düşündüğünü lanse edip beyinleri sulandırma.Arapların çoğu geleneği,sana hatta çoğu topluma aykırı gelebilir.bana da geliyor.ama bu konuyu iyice bilgi sahibi olmadan inanca dayandırırsan yanlış yaparsın.bu konu sosyolojik bir incelemenin konusudur.dinle ne alakası var?

    söylediğin olaydaki mahkemeye ilişkin rezillik hususu ,arapların kendi kültürleri ile dünya tarafından algılanmaları arasındaki tereddütlerinden meydana gelmiştir.rüşvet verilmesi ya da başka rezilliklerin yapılması onların kişilikleriyle ilgili değerlendirmenin yapılmasında gözönüne alınır.ben müslümanım diyen herkesin hayatı boyunca yaptığı her iş doğru mu sanki?

    sonuca gelirsek;sırf dini islam olduğu ve islam’ın doğuşuna aracılık ettiği için irdeleyip malzeme çıkarmaya çalıştığın bu toplumun yanlışlarıyla bizim inancımızı nitelemeye kalkma.burdaki yanlışı da ben sana söyliyim:600 lü yıllarda peygamberin yaptığı bir davranışı nitelemek için o dönemin şartlarıyla konuşman lazım.o dönemde bunun yapılmış olmasında bir sakınca yoktur.ha dersen ki 2000 yılında da bu yapılır mı?o arap toplumunun sorunu.hem yapıp hem de utanıyorlarsa onların kişilik problemi. arap toplumunun tarihini,geleneğini irdele.ondan sonra konuş.bütün toplumlardaki medeni ilerleme çizgisi aynı olacak değil ya……………

  13. kardelen
    Ağustos 31, 2009, 6:35 pm

    cok komik ya, peygamberin hayati zaten sünnet olarak uygulanmaya calisilmiyormu da hala kuranda yaziyormu diyorsunuz. Vazgecin artik isinize gelene eyvallah isinize gelmeyenede kuranda yok, sen okuyamioyn , gözünde perde var. Müslamanim diyenler bi özelestiri yapmayi ögrenin.

  14. yasamdan
    Eylül 6, 2009, 7:51 am

    Bir kadin nasil islami kabul eder???
    Bir magara gibi dunyasi olmali; hicbisey bilmemeli ve bildirilmemeli
    Yada, sapik olmali ki yasamsal tum haklarini erkeklerin zevk dunyasina bagislayacak,kendini olene kadar kole ve aptal, akli az muamelesini kabul etsin…:((
    Iste hic anlayamadim bunu.. Nezaman bir kapali, ortulu yada carsafli bir kadina baksam, hep bu soruyu sordum kendime…
    Neden??

  15. yasamdan
    Eylül 6, 2009, 7:58 am

    Ha!! Cennet vaadleri icinmi dersiniz??..
    Verilecekler; Huriler, dullar, kizlar(bakireler), gilganlar(erkekler icin yakisikli parlak oglanlar), gogusleri daha yeni cikanlar 8-10 yas kizcagizlari (Rakamlari vermiyorum)
    Ya ozaman lezbiyenmi bunlar??? Dedim ya anliyamiyorum tuhaf bisi:(((

  16. özgürlük
    Eylül 12, 2009, 11:13 am

    insanların seçebilecekleri ve seçemeyecekleri şeyler var.bir dine mensup olmayı seçebilir mi insan…evet seçebilir….diyeceksin ki illa bir dine inanmalı mı?….inanmaya da bilir…ama eğer inanç dünyasını sistematize etmek istiyorsa var olan birikimden de faydalanmalı.öyle değil mi?…….dinler de aslında bu ihtiyacı görürler.inançları bireysel ve toplumsal düzeyde bir sisteme sokarlar.o zaman bir KADIN ya da erkek olarak kişi ne yapabilir?ya kendi inanç sistemini oluşturur(bütün kurallarını kendi koyduğu) ya da varolan sistemlerden kendine en uygun olanı seçer.sen kadın olarak bu iki seçenekten birisine başvurabilirsin.2. seçeneğe başvurmak da demek değildir ki o dinin mensuplarının yaptığı her işi doğru bir davranış olarak kendine referans almak zorunda olasın….

    bir erkek olarak çarşaf konusunda seninle aynı fikirdeyim.ancak bir kadın neden örtünür?bunun birçok cevabı var.bunları bence araştır.hem diyorsun ki erkeklerin zevk dünyasına kendini köle etmemeli kadınlar,hem de diledikleri özgürlükte giyinsin.bu mevcut insan türünün yaşamı için sıkıntı oluşturur.çünkü kadınların özgür giyiminden benim anladığım şey şu :çekici olucak ,arzulanır olucak herhangi bir şeyi kısıtlanmadan giyinebilmek…ilk başta özgürce gelebilir kulağa ama sakıncalı bir fikir olduğunu erkeklerin iç yüzünü ve zayıflığını gördüğün zaman daha iyi anlarsın.erkekler tarafından beğenilmek için dişiliğin tümüyle sergilenmesi, farkında olmadan köle olmaktır.yanlış bir tespit mi bu?yanlış anlama bakımlı olmakla karşılaştırıyor değilim; neden özgürlüğe sınırlama getirilmesi gerektiğini açıklamaya çalışıyorum

    işte bu anlattığım; bir kadının neden kapandığını anlatan nedenlerden sadece birisi ama bence en önemlisi……..başka nedenler de var tabi…annesinden gördüğü için mesela; bu da bir cevap ama çok yetersiz ve üzücü..

    kadınlar kapanmak zorundadır demiyorum….derim bu değil…ama kapanan kadınlara da ahmak damgası vurmak önyargılı bir davranış.bilinçli kadınlar için haksız bir tutum.bunu gözardı etmeyelim lütfen

    ,

  17. özgürlük
    Eylül 12, 2009, 12:40 pm

    sayın kardelen;

    önemli insanlar önemli ve öncelikli sorunlarla uğraşırlar.Peygamberlik de önemli bir sıfattır.dolayısıyla peygamberler önemli insanlardır.ister müslüman ol ister hıristiyan ister dinsiz,peygamberlerin herkes için önemi vardır.çünkü dilinin de dinsizin de peygamberlerin her müdahalesinden doğrudan ya da dolaylı olarak etkilenmesi açık bir gerçektir.hiç peygamber hayatı okudun mu bilmiyorum ama Hz. Muhammed döneminde kadınların evlenme yaşı diye bir problem yoktu…problem hiç mi yoktu.vardı tabi..neydi peki?kızların diri diri toprağa gömülmesi mesela:)bu dehşet verici adeti tarihe gömmüş olmasını lütfen görmezden gelmeyin.

    ya lütfen şöyle uzaktan bir bakın.sitenin sahibinin yaptığı şey olayları magazinsel boyuttan açıklamaya çalışmak.bu tarzını da bilimsel bir havaya bürüyor ki ciddiye alınabilsin.lütfen bu tuzağa düşmeyelim.

    yanlış anlamayın derdim sizi blog yazısıyla müslüman yapmak filan değil…inanç dünyasına saygısızca ve bilgisizce yapılan saldırıların farkına vardı.

    Sünnet nedir peki?bana bir tanım yapar mısınız..sünnet hakkında bilginiz ne kadar ki müslümanım diyenlere özeleştiri yapmama suçlaması getiriyorsunuz?eğer soruma cevap verirseniz ben de size kendi tanımlarımı ve ne anladığımı ,ayrıca müslüman dünyanın sünnet hususundaki yanlış algılamalarından örnekler aktaracağım….

  18. özgürlük
    Eylül 12, 2009, 5:27 pm

    kadınlar kapanmak zorundadır demiyorum….derdim bu değil…ama kapanan kadınlara da ahmak damgası vurmak önyargılı bir davranış.bilinçli kadınlar için haksız bir tutum.bunu gözardı etmeyelim lütfen

  19. Daphne
    Eylül 15, 2009, 12:11 am

    Eğer kuranın ne olduğunu bilmeden burda ahkam keserseniz saçmalayan yine siz olursunuz. Gerçekliği belli belirsiz diyorsanız önce araştırın ve gerçekliğini görün derim ben size…

    Türkçe arapça diye tutturmuş gidiyorsunuz.
    Peki size bir örnek vereyim o zaman. Kuran arapça. Araplarda arapça konuşuyor. Ve islamı en iyi bilen kişilerin arapların olması gerekiyor. islam okadar güzel bir dinse o zaman neden kölelik, cariyelik, çok kadın alma, kadınları mal gibi kullanma, erkek egemenliği,v.s. yanlış dediğiniz tüm şeyler neden araplarda ozaman hiç düşündünüzmü? Türkler türkçe konuşuyor ve arapçayı okadar iyi bilmiyorsa ve kuranıda hayliyle türkçesini okuyamıyorsa.. islam güzel bir dinse ozaman neden araplar iğrenç bir haldelerde türkler onlardan daha insancıl haldeler? ozaman iyiki türkler arapça bilmiyor. Ozaman o yanlış, yalan dediğiniz şeylerin hepsi türkiyedede olacaktı! ha?!

  20. Daphne
    Eylül 15, 2009, 12:30 am

    ….seçeneğe başvurmak da demek değildir ki o dinin mensuplarının yaptığı her işi doğru bir davranış olarak kendine referans almak zorunda olasın……… (1. PARAGRAF)

    DİYORSUNUZ…
    SİZ BİR ARABİSTAN TARAFINA GİDİN BAKALIM KADINLARIN SEÇME ÖZGÜRLÜKLERİ VARMI SİZİN KURANINIZ YÜZÜNDEN!!!

    …..ancak bir kadın neden örtünür?bunun birçok cevabı var.bunları bence araştır……. (2.PARAGRAF)

    DİYORSUNUZ…
    SİZENEKİ İNSANLARIN GİYİNMİNDEN? EĞER SAPIKSANIZ, BİR BACAK GÖRMEKLE ZEVK ALIYORSANIZ BU SİZİN CİNSEL VE PİSKOLOJİK SORUNLARINIZDAN KAYNAKLANIYOR DEMEKTİR.
    YURT DIŞINDA NEDEN BU İŞLER BÖYLE YÜRÜMÜYOR? İNSANLAR İSTEDİĞİ GİBİ GİYİNİYORLAR. VE ADAMLAR ARKASINI DÖNÜPTE BAKMIYOR BİLE! TÜRKİYEDEKİ TATİL YERLERİNE GİDİN VE YABANCI VE TÜRK KARŞILAŞTIRMASI YAPIN BAKALIM NASIL BİR SONUÇ ÇIKARACAKSINIZ MERAK EDİYORUM. YABANCI BİR ERKEK, DEKOLTE GİYEN BİR KADINA BÖN BÖN BAKMIYOR. AMA BİR TÜRK ERKEĞİ BÖN BÖN BAKMAKLA KALMIYOR ONU MAL OLARAK GÖRÜYOR. DAHA BUNUNLADA BİTMİYOR. DANS EDEN BİR BAYANA MİSAL ORYANTELE… YABANCI ERKEKLERİN DANSIYLA İLGİLENDİĞİ HERBAKIMDAN BELLİDİR. AMA BİR OKADARDA TÜRK ERKEĞİNİN DANSIYLA DEĞİLDE BAŞKA YERLERİYLE İLGİLENDİĞİ BELLİDİR. ASLINDA SORUN DEKOLTEDE FALAN DEĞİL ANLAYACAĞINIZ. EĞİTİMDEN VE O ÖRÜMCEK BEYİNLERİ DEĞİŞTİRMEKTEN GEÇİYOR.

    BURADAKİ TÜRK SÖZCÜĞÜM HERKES İÇİN GEÇERLİ DEĞİLDİR. YANİ TÜRKİYEDEKİ ÖRÜMCEK KAFALI İNSANLARI ÖRNEK VERMEK AMAÇLIDIR.

  21. özgürlük
    Eylül 15, 2009, 6:57 am

    evet bize ne insanların giyiminden………..di mi…

    o zaman ne çarşaf giyene ne örtü takana ne de mini etek giyene karışmayalım…hatta niye giydiklerini de sorgulamayalım.sebep,ister örümcek kafalarından ister örümcek kafalılardan korunmaktan olsun :)…tamam mı??

    ha bi şey daha ;psikoloji alanındaki bilginiz nedir ki bu konu hakkında yorum yapıyorsunuz?bunu bilmek isterim……….cinsel dürtülerin fizyolojik ve psikolojik etkileri hakkındaki bilginiz ne düzeydedir?

    avrupa ya da amerika’daki film ya da dizi endüstrisinin cinselliği nasıl kullandığını biliyor musunuz.cinsellik kavramını kötülemek için falan anlatmıyorum bunları.sadece bilmenizi isterim ki avrupa ‘daki de amerika’daki de asya’daki de aynı bedenlere sahip…fark kendini ifade etme ve bu ifadenin derecesindedir…benim isteğim cinselliğini ifşa etmek istemeyenlere de saygılı olmanız…özgürlükten yana olmak kendi kültürünü dayatmak değildir……

    son olarak:bu yazımı yazmamın nedeni;insanların ,özellikle kadınların nasıl giyinmesi gerektiğini söylemek kesinlikle değildir.sadece söylemek isteyenlere karşı bir duruştur……..

  22. bill
    Eylül 15, 2009, 3:47 pm

    BENCE SEN COCUKSUN…YASINDA 15-16 ARASI…

  23. Eylül 15, 2009, 7:48 pm

    Bill, silinen yorumun geri gelmeyecek. Yorumundaki duzeyi ve tehdidlerin benzerlerini tekrarlamamani umuyorum. Bundan sonra yorumlarin bir sure suzgecimden gecmek durumunda. Ramazan basina vurdu mu guzel kardesim. Iftara kadar yorum yapma bence 😉

  24. bill
    Eylül 15, 2009, 9:23 pm

    bildigim kadariyla yazilan butun yorumlari okuyorsun simdi o dengesizin peygamberime soyledigi tum laflar sana dense o yorumu kaldirirdin degilmi.evet janos sen tarafsin nedense objektiflik muslumanlara has birsey.karsidaki adam kafirde olsa sana inanclarina kufurde etse gene empati yapariz.TARAFSIN JANOS.din kotulensinde nasil kotulenirse kotulensin senin mantigin.bunu asman gerek. peki ben birazdaha yumusatarak soyleyim dalpneye ‘bak dalpne inanclarima inanmak mecburiyetinde degilsin hakkinda konustugun peygamberim icin ben canimi veririm ama sen kartlasmis kafanla abuk subuk laf konusuyorsun.bak canim benim konusmalarina dikkat et.git beni taniyanlara (bulabilirsen) sor -burda bu sormayi beni taniyanlar sahit olsun veya beni taniyanlara yemin olsun diyede soylemem ayni anlama gelir sadece sozun kuvvetini artirir -ben peygamberime laf konusanlari sevmem onlardan nefret ederim bu nefret koru korune bir nefret degildir muslumana yakisir bir nefret. eger sen bir gun bu yaptigin hatayi anlarsan ve hakaret etmemeye kadar verirsen sena olan nefretim gider.
    -bu gibi aciklamali konusmalarda pek hos olmaz be janos. simdi senin suzgecinden gecse bile benim tarzim degil-

  25. Eylül 15, 2009, 11:11 pm

    Yorumlarin cogunu gozden geciriyorum tabii ki, bu daha cok yuzeysel olarak filtrelemek gibi bir sey diyelim. Objektifligi de demek muslumanlara mal ettin 🙂 Daphne icin cok ogundugun “ozelliginiz” olan empatiyi pek uygulayamamis olsan ve nasil “tehlikeli” bir insan oldugunu vurgulasan da (bununla kimseyi korkutamayacagini, kimsenin de senin sicilini arastirmakla vakit kaybetmeyecegini tahmin edersin sanirim), hadi oyle olsun. Bir gun Kuran’i da objektif bir gozle okursun umarim.

    Icindeki nefret duygularindan arinman dilegiyle…

  26. gizooooooooooooooo
    Şubat 15, 2010, 7:21 am

    ne kada ayıp ya nasıı bi iğrençlik bide bu ülkelerdeki insanlar kendilerini müslüman sayıyolarr nasıı adiii likk pislikkk keşke elimizden bi şee gese bece böle yapan insanları kesmeleri lsazımmm allah onla bela vesin biz burda onu bunu beğenmezken o çocuklar orda tanımadıkları insanlarla zorla evlendirikli,uyooo içöimmm cız ettiiiii baba be ankara ted kolejidenn

  27. Ahmet_
    Şubat 17, 2010, 8:38 am

    Hz. Aişe Validemizin doğum tarihiyle ilgili bir takım görüşler ileri sürülmüştür. Bunun sebebi ise o dönemde çocukların doğum tarihine önem verilmez ve tespit edilmezdi. Bilahare çocuk meşhur biri olursa insanlar onun doğum tarihiyle ilgilenir ve tespite çalışırlardı.

    Hz. Aişe’den bir rivayette;

    “Hz. Muhammed henüz Mekke de iken ve bende oynayan bir çocuk iken “onların vadeleri kıyamettir. Kıyamet ne dehşetli ve ne acıdır!” mealindeki (kamer s. 46) ayet inmişti… (Buhari 1.cilt Telifil Kur’an bahsi)”

    Bu sure Mekke devrinin birinci döneminde(4.yıl) inmiştir. Hz. Aişe validemiz bu sure ve ayetleri net olarak hatırladığına göre en az 7-8(ya da daha büyük) yaşlarda olması gerekir. Resulullah’ın Hz Aişe’yi istetmesi vahyin başlangıcından 10 yıl sonradır. Hz. Aişe vahiy başlangıcından beş altı yıl önce doğmuştur. Dolayısıyla Hz. Aişe’nin peygamberimizle evlendiği yaşın en az 15-16 olduğu ortaya çıkar. Bu konu, daha detaylı bir şekilde Mevlana Şibli’ nin “Asr-ı saadet” kitabında geçer. (İst. 1928. 2/ 997)

    Bunu doğrulayan bir başka delil ise kız kardeşi Esma’nın durumudur. Kardeşi Esma Abdullah bin Zübeyir’in annesidir. Esma yüz yaşına kadar yaşamış ve Hicretin 73. yılında vefat etmiştir. Hz. Aişe validemizden on yaş daha büyüktür. Hz. Ebu Bekir (r.a) kızı Esma ve oğlu Abdullah Abdul Uzza’nın kızı Kayleden, Hz. Aişe ile Abdurrahman ise Ümm-i Rümandan doğmuşlardır. Hz. Esma yüz yaşında ve hicri 73. yılda öldüğüne göre hicret esnasında 27 yaşında olması gerekir. Bundan on yaş küçük olan kardeşi Hz. Aişe validemizin de 17 yaşında olması gerekir ki bu da aşağı yukarı Buhari de Hz. Aişe’nin kendi hadisindeki ifadeye uygun düşmektedir.

    Böyle olmasını gerektiren bir başka sebep ise Hz. Muhammed (a.s) ın eşinin vefatıyla çocuklarının bakıma ihtiyacının olmasıdır. Kızı Fatıma henüz çocuk yaşta ve bu işin üstesinden gelecek durumda değildir. Bu nedenle evini idare edip çocuklarına sahip çıkacak bir eşe ihtiyacı vardır. Dokuz yaşında bir çocuğun bunları yapması mümkün değildir.

    Hz. Aişe validemiz peygamberimizle dokuz yıl evli kalmışlardı. Peygamberimizin vefatı esnasında İse 27 yaşında idi. Peygamberimizden sonra da 48 yıl yaşamış ve hicri 58. yılda ve 74 yaşında vefat etmiştir. Sondan başa doğru gidersek 74 ten 48 i çıkartıp kalandan da evli olduğu yılı çıkartınca evlendiği yaşı bulmuş oluruz. 74 – 48 = 26; 26 – 9 = 17 kalır ki yaklaşık 17 veya 18 yaşında evlendiği gerçeği ortaya çıkar.

  28. Şubat 17, 2010, 11:18 am

    Sevgili Ahmet,

    Buhari’den Muslim’den bol bol hadisler yazmissin yorumlarinda. Asagida yazacagim hadis de saglam (sahih) kabul edilen bir hadistir, eminim biliyorsundur.

    “Ve be dokuz yaşındayken benimle gerdeğe girdi. Medine’ye göçmüştük. Haris İbn Hazrec oğullarına konuk olduk. O sırada sıtmaya yakalandım. Saçlarım döküldü. Saçlarım yeniden geldi; bölükler oluştu. Annem Ümmü Ruman bana geldi. Arkadaşlarım ile birlikte salıncakta sallanıyorduk. Annem beni çağırdı. Yanına gittim. Benden ne istediğini bilmiyordum. Elimi tutup alıp götürdü. Evin kapısına gelince durdu. Soluk soluğa kalmıştım. Sonunda soluğum biraz yatıştı. Annem, sonra biraz su alıp yüzüme başıma değdirdi. Sonra beni eve soktu. Bir de baktım ki bir takım Medineli kadınlar. Evdeler. Bana şöyle demeye başladılar:

    -Hayırlı, bereketli olsun. İyi şanslar.

    Annem beni bu kadınlara teslim etti. Bunlar benim saçımı başımı yıkadılar, beni güzel bir biçimde hazırladılar. Peygamberle birden karşılaşmaktan başka hiçbir şey beni korkutmamıştı. Kadınlar, beni ona teslim ettiler. Ve ben o sıralar 9 yaşındaydım.”

  29. Ahmet_
    Şubat 17, 2010, 3:09 pm

    Pekala benim yazdıklarımla senin bu yazdığın arasında çelişki var. İkisi de belli kanıtlara dayanıyor. Buna göre ihtimaller yarı yarıya. Ancak islam akıl ve mantık dinidir. Senin yazdığının nakli dayanakları var benimkinin akli. Bu durumda benim aklıma daha yakın bulduğuma inanmamda herhangi bir sakınca yok!

  30. shafak
    Nisan 18, 2010, 11:41 am

    Burda yazılan yazıları okudum…Janos’un eleştirilerini de malesef(sadece müslimanları eleştirme konusunda) haklı buldum. Ama içimden şunu da söyledim,keşke bunu geçmiş bir müslüman değil de, hala bir müslüman olan birisi söyleseydi…Malesef diyorum, bu konuda haklı. Biz müslümanlar neleri bir kenara koyup neleri konuşuyoruz senelerdir. Bilmem namazda elleri kapalı değilde şöyle tutulmalı, abdest böyle değlde böyle alınmalı, başörtüsü böyle değilde şöyle olmalı…şu böyle değilde böyle olmalı lardan tutmuş…bu hadis sahihdir şu şunu böyle öldürmüş ZAMANINDA….Bizim artık bu şeyleri bırakmamız lazım arkadaşlar.Yani dünya bir tarafa,müslümanlar bir tarafa olamaz. Çağımıza ayak uydurmalıyız. Ne anlamda? İlk başta(!)ekonomimizi geliştirmemiz lazım (kendi aşılarımızdan tutmuş….kendi evim olsuna kadar), eğitimimiz sıfır derecesinde( amerika bilgisayarı bilmeyenler için cahil ve çağdışı diyor, bizlerde hala ismini yazamayanlar var(!), ve bu liste böyle devam eder…Ama bizler ne yapıyoruz, paramız var-futbola ve onun milyonluk oyuncularına ve bunun gibi bir çok saçma şeylere ki, kendiniz de biliyorsunuz, yatırırız(komşusu aç kalan bizden değil-i unutarak), hakkı ayaklar altına alındığında ve kendisiyle köle muamelesi yapıldığı zaman ”e, ne yapalım, alıştık artık”diyen, ama saçma şeyler yüzünden(mesela futbolda kaybetmek yada bu konuda haksızlığa uğramak)hemen sokaklara dökülüp kavğa çıkaran bir acaip müslümanlar olmuşuz!…
    Bizler gülümseyen koyun olmamalıyız!!Neyi niçin yaptığını anlayan bir müslüman olmalıyız. Namazı niyçin kıldığını, zekat ve humsun ne olduğunu….bilmeyen müslümanlar çok çoktur. Her yerde. Hiiç farketmez, arabı olsun, türkü olsun, o olsun bu olsun…Müslüman toplum dediğin her yer böyledir malesef.Bu satırı kendi tecrübelerime dayanarak söylüyorum.
    Janos kardeşimiz belliki, müslüman olmuş zamanında(zaten kendisi de söylüyo), ama demekki, mü’min olamamış…Bu çok önemlidir. Her kes müslüman olabilir, ama herkes mü’min olamaz! Bu Allah tarafından verilen bir lütufdur…Bakara’nın birinci ayeti ne diyor: bu kitab, SADECE MUTTAKİLERE doğru yolu gösteren bir kitaptır….Kuran’ın biliyorsunuzudur bir zahiri var birde batını,(insanların da bir küllüsü var bir cuz’i’si). Kuran o kadar ucuz bir kitap değildir ki, herkes onu anlayıp da hidayet olduktan sonra yine hidayet olsun. Bir kolay dili vardır bir de sadece ariflerin, muttakilerin anlayabileceği bir dil…O artık sana bağlıdır, kendini geliştirirsen, anlamak istersen olur bu iş…Allah her dinde vardır, olmuş ve olacaktır. Sadece insanlar görmek ve duymak istediklerini görür duyar ve şekillendirirler, işlerine nasıl gelirse artık…Bizler Allah’a değil-korkuya, paraya ve iktidara taparız!!(bakın ”taparız”diyorum, ”inanıyoruz” demiyorum!) Ama kendimizi hep kandırarak(!) Allah’a inandığımızı ve bu yüzden namaz kıldığımızı söyleriz!Şimdi görün bizler ne haldeyiz!
    Her insanın hayatında ,hayatı boyunca bir kaç kez geçtiği bir Sirat köprüsü vardır, inanın bunu yaşarız(hayatımızda bazı zor kararlar verdiğimiz zaman), bu Sirat köprüsünü illaki, kafamızda öldükten sonra canlandırmamıza gerek yok, bunlar hepsi gerçek olan hayatta yaşanır…Cenneti de cehennemi de bu dünyada iken yaşarız, bunu hayal etmeğe gerek yok…Ha doğru yaşarsan öldükten sonra Allah’u-Taala katmer katmerini verir, ama şimdilik bu dünyadayız…Ve şunu ilave etmek isterdim, herkesin Cennet ve Cehennem hakkkındaki tasavvuru kendisine göredir, senin cennetin bana cehennem gibi gelebilir, aynen benim cehennemim sana cennet geldiği gibi….
    Sayın okurlar yabancı olduğuma göre dil kusurum varsa büyüklüğünüze verin, görmezlikten gelin, Allah hepimizi kendi hak yolundan ayırmasın…

  31. SHAFAK
    Nisan 3, 2011, 10:31 am

    Bu arada janos, sana bu yazıyı da okumanı tavsiye ederim, sevdiğim bir siteden bir arkadaşımızın yazısıdır…

    1.cisi 9.yaşında olan kız çocuğu “hikaye”si ( hikaye diyorum zira gerçekten hikaye) hiçbir bilgisi ve hiçbir araştırması yapılmadan ortada dolanan islama Kurandan kara çalamayıp,eh bari peygamberinin üzerinden bir şeyler yapalım diyen zihniyetlerin paranoyalarıdır.

    Cahiliye devrinde (islam öncesi) kız çocuklarının istenmediği için öldürüldüğü,ad verilmediği ve doğum tarihleri (öldürülecekleri için) dikkate alınmadığından,kız çocukları şayet yaşama devam etme şansı bulmuşlarsa adları ve yaşları ergenliğe giriş ile (cinsel belirtilerinin ortaya çıkması ile) hesaplanıyordu.Bu nedenle sizin 9 yaşında diye şak diye “şerefsizlikle” suçlamada bulunduğunuz olayda kişi 19-22 yaşları arasında bulunmaktadır.(12-13 yaş + 9)

    Ayrıca bu Kuran’da çok eşliliğin yasaklanması ve tek eşliliğin savunulmasından önce gerçekleşmiş bir olay olup,döneme damgasını vuran çok eşliliğin bir yansımasıdır.(yani islam öncesi olanlarda islamdan soruluyor.Dediğim gibi Kuranda eksiklik bulunamamasının nedeniyledir bunlar.)Kuran’da çok eşliliğin yasaklanmasından sonra peygamberede evlilik (ve dahi eşinden boşanması) yasaklanmış,peygamberde buna (tabiki) uymuştur.Peygamberde bir insandır ve “hata” yapmaya herkes gibi açıktır.

    Her gördüğümüz videoyu,her söylenilen lafı “şak” diye hayatın gerçeği diye düşünerek “karalama” kampanyalarına girmeyelim.Öncelikle “cahiliye devri” nedir , ve bu devir “islam” geldikten sonra ne olmuştur?
    Hiç araştırdık mı?araştırdıysak cahiliye devri yaşamını hiç değilse “gözümüzde” canlandır dık mı?

    İnen Kuran’ın bu tamamen “kapkara” devri nasıl değiştirdiğini farkedebildik mi?
    Yoksa 1400 yıl sonra hikaye bir video ile “şerefsizce” demek daha mı kolay geliyor?
    Bu çok ama çok basit yani ilkokulda “fantezi” olarak konuşulacak bir şey.

    Hangi ayet inmeden ne gibi cahiliye devri uygulamaları varmış bilmeden,ayet indikten sonraki uygulamaları bilmeden,araştırmadan 2 değil 250 video çıksa da ,bununla hüküm vermek çok ama çok ucuz bir kahramanlık.

    Malesef düzende bunu istiyor.Ben ne verirsem düşünme kabul et.Düşünme işte,gerek yok.
    Oysa insana bilinci “düşünmesi” , “anlaması” ve “karar vermesi” için verilmiştir.Başka fikirlere hemen balıklama atlaması için değil.

  32. hande
    Aralık 17, 2011, 1:26 pm

    allah hepsinin belasını versin sapıklar din maskesi altında her pisliği yapıyorlar.birde utanmadan namaz kılarlar.çocukla evlenen kim olursa olsun.sapıktır.peygamber evlenmiş oda yanlış.neden ayşeyi daha 6 yaşındayken almış gerekçesi neymiş hadi bunada bir kılıf uydurun.yok savaşta dul kalan kadınları korumak için almış mış mış hikayeeee ayşede mi savaşta dul kalmıştı.ayşenin babası vardı durumuda hayli iyiydi.ayşe kimsesiz olsaydı bile hayrına baksaydı adam peygamber ya sevaba girerdi fenamı ama o 9 yaşında bir çocuğun ırzına geçti yalanmi işine gelmeyen bir şey oluncada vahi geldi uydur kitabına hepsi aynı din maskesi altında çevir dolapları çevirebildiğin kadar.

  33. hande
    Aralık 17, 2011, 1:31 pm

    dincilerin ne halt olduklarını görüyoruz.seks kasetleride çıkıyor her pislikleride

  34. Semih Kurgun
    Mayıs 6, 2013, 3:15 pm

    Ergenlikten önce cinsel ilişkiye İslam izin vermiştir.
    Talak 4’te adet görmeyen kızların nasıl boşanacağı açıklanmıştır. Cinsel ilişki yoksa iddete gerek yoktur. Burada iddet sözkonusu olduğuna göre adet görmemiş kızın cinsel ilişkiye girmesinin meşru olduğu ortaya çıkar. Fıkıhta kızın babası, kızının cinsel ilişkiye giremeyecek kadar küçük olduğunu söylerse mahkeme 2 bilirkişi kadını görevlendirerek kızın vücudunu inceletir. Bilirkişiler kızın vücudunun ilişkiye uygun olduğunu söylerse kocası kızla ilişkiye girer.

  35. yunus demirci
    Ocak 12, 2014, 5:17 am

    Islamda yas siniri belirtilmemistir.peygamber efendimiz s.a.v hz ayse annemizle 9 yasindayken birlikte olmuştur.bunda yanlış bişey yok.aklınızı başınıza toplayın yoksa allahın gazabı ve cehennemi size yakındır!!!

  36. swezgin
    Eylül 15, 2014, 12:03 pm

    Bu konu hakkında şunu söylemek isterim Hz.Aişe annemiz hakkında uydurma bir sürü hadis vardır.Bunun nedeni Cemel Olayı’dır.Bu yüzden bi ateistin bu olay hakkında müslümanlığa duyduğu nefretten dolayı istediği gibi yorumlayabilir yorumu gerçeği yansıtmaz.Ne yazık ki müslümanlar içinden Hz.Aişe’ye, Hz.Osman’a ve Hz.Ömer’e nefret besleyen bir grup vardır ki bunlar muta evliliği denilen bir evlilik sistemi uydurmuştur…
    Hal böyle olunca sizin bu olaya önyargısız yaklaşmanızı beklemicem ama bi kaynak vermedende geçemicem.

  37. ismail
    Ekim 29, 2015, 3:05 am

    Buhari’den Muslim’den bol bol hadisler yazmissin yorumlarinda. Asagida yazacagim hadis de saglam (sahih) kabul edilen bir hadistir, eminim biliyorsundur.
    “Ve be dokuz yaşındayken benimle gerdeğe girdi. Medine’ye göçmüştük. Haris İbn Hazrec oğullarına konuk olduk. O sırada sıtmaya yakalandım. Saçlarım döküldü. Saçlarım yeniden geldi; bölükler oluştu. Annem Ümmü Ruman bana geldi. Arkadaşlarım ile birlikte salıncakta sallanıyorduk. Annem beni çağırdı. Yanına gittim. Benden ne istediğini bilmiyordum. Elimi tutup alıp götürdü. Evin kapısına gelince durdu. Soluk soluğa kalmıştım. Sonunda soluğum biraz yatıştı. Annem, sonra biraz su alıp yüzüme başıma değdirdi. Sonra beni eve soktu. Bir de baktım ki bir takım Medineli kadınlar. Evdeler. Bana şöyle demeye başladılar:
    -Hayırlı, bereketli olsun. İyi şanslar.
    Annem beni bu kadınlara teslim etti. Bunlar benim saçımı başımı yıkadılar, beni güzel bir biçimde hazırladılar. Peygamberle birden karşılaşmaktan başka hiçbir şey beni korkutmamıştı. Kadınlar, beni ona teslim ettiler. Ve ben o sıralar 9 yaşındaydım
    ……
    Hz. Aişe meselesi olsa gerek. Hadisler peygamberimizden 200 yil sonra yazilmistir. İslam düsmanlarinin uydurma hadisleride girmistir araya. 8 yaşinda afgan kizi yetişkin kocayla cinsel birliktelik sebebiyle ölmüştu. Gerçek olmasi durumunda Durum ayni olmasi lazim. Çünkü arada uçurum denecek kilo farki vardir. 9 yaşindaki insan çocuktur. Onunla yaşanacak cinsel birliktelik onun psikolojisini bozacağindan delilik gelir. Buda mikroplara karşi korunamama demektir. Az yaşar bu sebep ile. Yada yine psikolojik bozulmadan kaynaklanan 20 yaşlarda kaçinilmaz olan intihar. Oysa hz ayşe 74 yil yaşadi. Birde hz ebubekirin akli yokmuydu ne diye razi gelsin böyle birşeye. Devlet başkanliği yapabilecek kadarda akilli.Turkiye bu ömru 2010 dan sonra yakaladi. Hz. Ayse 604 yada 605 doğumlu. Evlilik ise 624 te oldu. Yaş enaz19 bu durumda. Emeviler maalesef peygamber ailesine dusmanliklarindan bu yönde karalama yapmislar bugunun kimi alevileride sahiplenmistir bu soylemi.
    Şu kopyala yapiştir ile konuyu açikliğa kavuşturalim.

    Şimdi ! ifk hadisesi Kuranı Mübinde Nur suresin de geçer
    Bakalım ! Görelim !
    Kuranı Mübin de Nur 20 ayetinde ! Cenabı Hak hazreti Aişeye MÜMİNATİ diye hitap ediyor.. !!
    bu Hitaba Göre hazreti Aişe Annemiz ıfk hadisesinden 13 yaşında olamaz !! imkansızdır !
    9 yaşında evlendiği yalanı yutmayıp gargara yapın… ıfk hadisesinde 13 yaşında olur)
    halbuki hakikat hazreti aişe annemiz 619 yılında hüzün sensinde 14 yaşında evlenmiştir..
    ıfk hadisesinde 22 yaşlarındadır.. onun için Cenabı Hak ona hitap ederken MÜMİNATİ dedi… ÜNSA değil
    Kuranı Mübin de: Cenabı Hak ZEKERE VE ÜNSA der… RİCAL VE NİSA der
    Zekere : erkek çocuk
    Ünsa: kız çocuk ( yani çocukluğun vermiş olduğu zevkle yaşayan)
    MÜMİNATİ İse = MÜMİN KADIN (çocukluğun vermiş olduğu zevkten yaş aldıkça ayrılmış mümin kadın)
    şimdi Hazreti Aişe annemiz ifk hadisesin de 13 yaşında çocukluğun vermiş olduğu zevkle yaşayan bir çocuk olsaydı..
    Cenabı Hak ona hitap ederken Büyük kitapta ÜNSA derdi.. MÜMÜNATİ demezdi.. bak nur 20
    ve bakınız Kuranı mübinde Zekere ve Ünsa geçen ayetlere..
    işte bu kadar !
    O dönemlerde hastaliklarin çaresi bilinemediğinden ömür 25-30 yada 35 yil gibi kisa olduğundan 14- 15 yaş bile yetiskin sayiliyordu.
    …….
    Rahmetli dedem anlatirdi.mareşal fevzi çakmak istanbuldan Ankaraya gider iken bizim köye uğramiş dedem görmuş. Köylulerle konuşmuş. Dedem ben ozaman 7 yaşindaydim derdi. Fevzi paşa bizim koye nisan 1920 de geldi. Dedem 1907 doğumlu. Yani 13 yaşinda. Hafiza yanilgisinida hesaba katmak lazim bazi meselelerde.

  38. muhammed
    Eylül 1, 2016, 1:31 pm

    HZ:AİŞE EVLENDİĞİNDE KAÇ YAŞINDA İDİ?

    Hz. Ebû Bekir’in kızı Aişe ile Hz. Muhammed’in bu nikâhı, Bazı Hadisçiler ve sapık düşünceler ile farklı yönlere çekilmiştir. Cübeyr ile Aişe arasındaki sözün “Sahih” kaynaklardan nakledilmesi, bize bazı gerçekleri de göz önüne getirirken, Başta “Hadis Âlimi” olarak görülen İmam BUHÂRÎ’ nin (H.194-256/M.S.810-869) Peygamberimizin vefatından 200 sene sonra kaleme aldığı hadislerinin ve Tırmızî’nin hadislerinin ne kadar yanlışlıklarla dolu olduğunu ve “Sahih” olmadığını ortaya çıkarıyor.

    Şöyle ki; Hz. Ebû Bekir’in kızı Aişe’yi Mut’ım’in oğlu Cübeyr ile söz kesmesi, Müslümanlığı seçmeden önce olduysa, Bu Hz. Aişe’nin Hz. Muhammed’in Peygamberliğinin “Vahy” edildiği (M.S.610) yılından önce olması gerekir. Diyelim ki Hadisçilerin Hz. Aişe den rivayetleri; “Ben altı yaşında iken sözlendim..” demesi, doğru olsun. O zaman bahsedilen söz kesilmesi hz. Muhammed ile değil,Mut’ım’in oğlu Cübeyr iledir. Onlarda yaşının küçük olmasından dolayı belirli bir olgunluğa erişmesini beklemişler ve bu sırada da tabiî ki hz.Ebû Bekir müslümanlığı seçerek,Mut’ım’in Ailesinin amaçlarına ulaşamamasına neden olmuştur.En düşük ihtimal ile hz.Aişe’nin 6 yaşındaki bu söz kesilme olayı, (M.S.610) yılına tekâmül eder. Buna göre hz Muhammed ile hz.Aişe’nin sözlenmesi,M.S.621-622 yıllarında olması gerekir. Tabii ki Kıyılan nikâhta M.S.624 yılında olunca,Hz.Aişe’nin Nikâh akdinin yapıldığı yaş; 20 dir.

    Bu konuda başta araştırmacı yazarlardan Ömer Rıza DOĞRUL (Asrısaadet’in Büyük Kadınları; ‘Hz. Âişe’ bahsi sayfa: 29-65) somut deliller ileri sürerken, Prof. Dr. Rıza SAVAŞ, Prof. Dr. Yaşar Nuri ÖZTÜRK, Prof. Dr. Bayraktar BAYRAKLI ve Prof. Dr. Abdulaziz BAYINDIR ile birçok günümüz İlahiyatçıların yanı sıra, Mısır-Kahire de bulunan Araştırmaları ile ünlü Tarih Prof. Muhammed Ebu Zehra da, aynı görüş ve Hz. Aişe’nin yaşının büyük olduğuna dair benzer tezleri savunmaktadır.

    Yani kaynaklarda durum şöyle geçiyor.
    1-Hz.Muhammed’in doğumu 571.Miladi,
    2-610 yılında,40 yaşında iken peygamber olmuştur,
    3-Hz.Aişe’nin doğumu da Bi’seten/yani hz.Muhammed’in peygamberliğinden 4 sene öncedir.
    4-Hz.Muhammed’in Medine’ye hicreti 622 yılında olmuş ve hicreten 2 yıl sonra da (yani 624) yılında hz.Aişe ile evlenmiştir.Bunu hesapladığımızda hz.Aişen’in evlilik yaşı şöyle oluyor.

    605 miladi hz.Aişe’nin doğum tarihi:

    610 miladi bi’setin/nübevvetin başlangıcı:

    622.Hicretin gerçekleşmesi:

    624 Hz.peygamberin hz.Aişe ile evlilik tarihi:

    Buna göre: 624 – 604 = 20 ( yani hz.Aişe 20 yaşında evlenmiştir.)

    Saygılarımla.

  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: