Anasayfa > Dinler > Beni Kureyza Yahudi Katliami

Beni Kureyza Yahudi Katliami


Kusatma sona ermis, 1500 kisilik kabile, haklarinda verilecek karari korku dolu gozlerle bekliyordu. Cocuklar agliyor, kadinlar cocuklarina sarilmis yalvariyorlardi af icin. Karar aciklandi. Tum erkekler oldurulecek, kadinlar ve kizlardan ergenlige girmis olanlar seks kolesi (cariye) olacak, kucuk erkek cocuklari da kole pazarinda satilacakti…

Agitlar cigliklara donustu ama bu karardan donus yoktu. Sehrin ortasina uzun hendekler kazildi ve erkekler elleri arkadan bagli vaziyette dizildi hendekler boyunca… Bu arada onlerindeki muthis kosusturmaciyi, pazarliklari izliyorlardi dolu gozlerle. Birazdan oleceklerine degil, karilarinin, kizlarinin bu sakalli acimasiz adamlarca paylasilmasina agliyorlardi. Yasli bir adamin payina bir kiz cocugu dusmustu, gozleri guluyordu yasli adamin kizi evine dogru suruklerken… Kizin 13 yasinda olmasina aldirmadan, kizin babasinin elleri arkadan bagli vaziyette aci dolu yakarislarina, yalvarmalarina aldirmadan, yeni sahibini bekleyen annesinin cigliklarina aldirmadan. Kucuk kiz belki bize kucuk geliyordu. O yasli adama degil. O kucuk kiz bir cariyeydi artik. Sucuysa… Hayir, sucu yoktu…

Sonra erkeklerin kafa kesim islemi basladi. Yaklasik 800 erkek dizilmisti hendegin onune. Gunes battiginda hala kesim devim ediyordu. Sehir kan ve aci kokuyordu.

Hendek savasinin bitiminde Muhammed, ordusuna yonelip: “Ikindi namazini Beni Kureyza’da kilacagiz” diyerek Kureyza kabilesinin uzerine yurutur. Daha sonra hadislere gececek gerekcesi de Cebrail’in ustu basi toz icinde hem de katirinin ustunde yanina gelip, savas bitmedi, ben ve diger melekler hala savasiyor, sen de git Kureyza’yi kusat demesidir.  Sehir kusatilir ve buyuk ordusuyla hic zorlanmadan ele gecirir. Savasci erkeklerden direnenler hemen oldurulur, geriye kalanlar da esir alinir. Muhammed, onceden Yahudi olup da Islami secen Sad Bin Muaz’a esirler icin ne yapalim diye sorar. Nedense Yahudilerin Tevrat’a gore cezalandirilmasini istemektedir. Sad hukmu verir: “Tum erkekler oldurulsun, kadin ve kizlari cariye olarak alalim, ergenlige girmemis erkek cocuklarini da kole olarak alalim.” Muhammed de bu hukmun Allah’in verecegi hukumle ayni oldugunu soyler. Hukum yerine getirilir. Bir kac Islami kaynaktaysa Sad’in hukum vermesini Kureyza’li Yahudilerin istedigi one surulur. Sonucta farkeden bir sey yoktur.

Muhammed, Ali ve Zubeyr’i kesim islemi icin gorevlendirir. Erkeklerin kafalari kesilirken, artik sifatlari cariye olan kadinlar ve kizlarsa bu kanli manzara onunde Muslumanlar arasinda paylasilirlar. Muhammed Reyhane isimli Yahudi kizini kendine cariye olarak alir.

Yukarida anlatilan olay tum tarihciler ve Islam alimlerince kabul edilen bir gercektir. Bazi kaynaklar, kafalari kesilen erkek sayisinin 800 degil de 700, 600, 500 gibi rakamlar oldugunu onerir.

Islam uzmanlari bu katliami nasil savunurlar?

1. Muhammed, Medine’ye gocu sonrasi, Medine ve civarinda yasayan Yahudi kabileleriyle baris anlasmasi imzalamistir. Anlasmaya gore Muslumanlarla Yahudiler arasindaki surekli olacak barisin otesinde, savas durumunda birbirlerine yardim edeceklerdir. Hendek savasinda Kureyza’li Yahudiler, Muslumanlara yardim etmek bir yana, dusmanla isbirligi yapmistir.

Gercekten de Muhammed ve cevresindekiler Medine’ye geldiklerinde magdur, ezilmis bir gruptular, savas degil baris yanlisiydilar. Ordulari yoktu. Yahudiler bu kucuk ezilmis halki misafir etmis, bundan bir rahatsizlik da duymamisti. Ama Muhammed ve cevresindekiler hizli bir degisim surecine girmislerdi. Sam’dan Mekke’ye dogru gecen kervanlara saldirip mallari caliyorlar, kervancilari esir alip fidye istiyorlar, bu gibi aksiyonlara katilanlarin ganimet hakkinin dogmasiyla da silahli Musluman sayisi hizla artiyordu. Yahudileri Musluman yapmaya calisip basarili olamayinca Yahudilere de saldirilar baslamis, Yahudileri ikna icin degistirilen kible, bir kez daha Mescid’i Aksa’ya dondurulmustu. Artik Yahudiler, Medine’de birlikte yasadiklari Muslumanlardan hic de hoslanmiyorlardi. Yani ortada soylendigi gibi pek de barislik bir durum yoktu.

2. Erkeklerin katledilmesi Tevrat’a dayanarak yapilmistir.

Bu maalesef cok aci bir savunmadir. Katliam emrinde son sozu soyleyen Muhammed’dir. Eger Tevrat’a dayali yapilan bu katliami hatali bulsa, daha adil olacak yeni bir emir verebilirdi. Ama aksine, Tevrat hukmunu aciklayan Sad’i onaylayan ifadeler kullanmistir.

3. Asmayalim da besleyelim mi kardesim?🙂

Ben savasa tumden karsiyim, kolelikten tiksiniyorum, hele seks koleliligi midemi bulandiriyor. O yuzden bu ilkel insanlara pek uygulayabilecekleri bir onerim olacagini sanmiyorum.  Ama su sorulari sorabilirim:

– 800 kisinin 800’u de mi suclu?

– Mahkeme kursaniz da bir yargilasaniz olmaz miydi?

– Illa ki oldurecekseniz ailelerin onunde yapmasaniz, adamin karisini gozunun onunde paylasmasaniz olmaz mi?

– Bacak kadar veledlerin ne gunahi vardi da kole oldular?

– Kadinlarin ne gunahi vardi da seks kolesi oldular?

– Kizlarin ne gunahi vardi da 60 yasindaki sakalli azgin adamlarin yatak koleleri oldular?

– Bu katliami yapip sonra nasil cikip da sevgi ve baris adina Islam’a davet edersiniz insanlari?

Kategoriler:Dinler
  1. AbdELKAHHAR
    Eylül 3, 2011, 3:27 pm

    Hz Muhammed ( SAV ) bizim kalbimizdedir. Her ne yapmissa iyi yapmistir,onayliyoruz. Olay ne kadar carpitilarak anlatilmissa genede onun yaptigini destekliyoruz. Rasulullah sevgisini kalbimizden alamazsiniz. Beni Kureyza,Beni Nadir,Beni Kaynuka ve Hayber yahudileri ya oldurulmustur yada surgun edilmistir. Alin elinize bir “Muharref Tevrat” okuyun adamlarin ideolojisini. Insanlara nasil baktiklarini,neler dusunduklerini insanlari nasil arkadan vurmaya calistiklarini. Allah Subhanehu ve Teala bu israilogullarini alemlere ustun kilmisti bir zamanlar. Onlari zalim Firavundan Allah Rasulu Hz Musa kurtarmisti. Gozlerinin onunde Hz Musa denizi ikiye ayirdi ve Allah, firavun ve ordularini suda bogdu. 300.000 kisi olduklari rivayet edilir. Ayettede zaten “firavun ve ORDULARI” diye gecer birden fazla ordu. Buna ragmen kisa sure sonra Hz Musa’ya “Sen bizi acliktanmi oldureceksin” dediler. Insan gibi istemediler buna ragman Allah onlara gokten bildircin ve helva gonderdi. Ondan sonra biz sogan ve sarimsakta isteriz dediler nankorluk yaptilar. Ondan sonra “Ey Musa sen bizi bu seferde susuzluktanmi oldureceksin” dediler ve bunun uzerine Hz Musa asasiyla vurarak 12 pinar fiskirtti. Ondan sonra Hz Musa Israilogullarinida alip Beytul-Makdis e dogru yol aldilar. Oraya vardiklarinda ise sehirde sayilari 500’u gecmeyen eskiyalar vardi. Israilogullari ise 600.000 kisi idiler ve baslarinda 2 peygamber vardi Hz Musa ve Hz Harun. En onemlisi Allah onlarla beraberdi. Buna ragmen Hz Musa’ya ayetle sabit ” Ey Musa onlar orada oldukca biz oraya asla girmeyiz. Sen git Rabbinle savas. Biz burada bekliyoruz.” dediler. Bunun uzerine Allah onlara orayi 40 yil haram etti. 40 yil kopekler gibi colde yasamaya mahkum etti onlari. Bundan sonra Hz Musa Turi-Sinaya Allah ile konusmaya gidecekti. 40 gun oruc tutar TuriSinaya cikar orada Allah ile konusurdu Allah ona Tevrati ( Muharref Olmayan ) levhalar halinde eline verirdi ve onunla konusurdu. Gene Allah ile konusmaya gidiyordu. Israilogullarini kardesi Hz Haruna emanet etmisti. Geldiginde ise Israilogullarini buzagiya tapar vaziyette buldu. Oysa Allahin buyuk mucizelerini goruyorlardi. Sinirinden elindeki levhalari yere atti Hz Musa. Hemen Hz Harunun sakalina yapisip onu hirpalamaya basladi. Bunun uzerine Hz Harun ” Ey anamin oglu. Allaha yemin olsun ki bunlar beni hirpalayip bana eziyet ettiler” dedi. Bunun uzerine Hz Musa 70 tane buyuk alimleri topladi ve 40 gun oruc tuttular. Bunun uzerine Turi-Sinaya gittiler. Allah Hz Musa ile konusuyordu ve o 70 tane melun ise evet onlarda duyuyorlardi. Konusma bitti bu sefer Hz Musa’ya “Artik Rabbinin sesini duyduk,simdi bize kendini gostersin,yoksa sana iman etmeyiz” dediler. Bunun uzerine Hz Musa onlari havale etti ve sonrada vefat etti. Hatta Allahtan Beytul-Makdis’de olmeyi diledi ve Allahda onu Beytul-Makdisde canini aldi.Onlara Allah peygamber gonderiyordu onlar ise onlari dinlemiyor hatta ve hatta cogunuda olduruyorlari. Hz Yahya ve Hz Zekeriyya gibi. Bunun uzerine artik Israilogullari Allahi silmislerdi ve Allahta onlari bir cirpida sildi ve lanetledi. Ondan sonra ise Allahin kitabi Tevrati tahrif etmeye basladilar. Yahudilerin tarihleri hic parlak degildir. Her zaman birileri tarafindan kovulmuslardir. Yeryuzunde herzaman fitne cikarmislar ve bozgunculuk yapmislardir. Yakin zaman icinde Filistindende suruleceklerdir muhakkak. Allah o kutsal topraklarda onlari uzun sure barindirmaz. Size soyluyorum alin bir Tevrat,Talmud veya kabala okuyun adamlarin zihinlerini. Once Yahudilerin kim olduklarini, hayata ve kendilerinden baska insanlara nasil baktiklarini ogrenin. Ondan sonra ise yahudilerin Hz Muhammed ( SAV ) e ve Muslumanlara nasil ard arda ihanet ettiklerini ogrenin. Ondan sonra Hz Muhammed ve ordusunun Hz. Cebrailin emriyle ( Oda tabiki emiri Allahtan aliyordu ) onlari idam etmelerini elestirin. Butun bunlar onlarin dunyadaki rezil edilisleridir. Ahirette ise onlara ozel Cehennemin 2. tabakasi Lazy( bedenin ic organlari sokup cikaran ) hazir bulunmaktadir. Kafirler hakkinda bakin Allahu Teala ne diyor :

    “Sonra gercekten siz, ey sapik olan yalanlayicilar. Suphesiz zakkum olan bir agactan yiyeceksiniz. Boylece karinlarinizi ondan dolduracaksiniz. Onun uzerine de alabildige kaynar sudan iceceksiniz. Ustelik ictikce susayan hasta develerin icisi gibi iceceksiniz. Iste bu onlarin din gununde solenleridir. Sizleri biz yarattik yine de tasdik etmeyek misiniz ? Simdi rahimlere dokmekte oldugunuz meniyi gordunuz mu ? Onu sizlermi yaratiyorsunuz, yoksa yaratici Biz miyiz ? Sizin aranizda olumu takdir eden Biziz ve Bizim onumuze gecilmis degildir.Yerinize benzerlerinizi getirip ve sizi bilemeyeceginiz bir sekilde insa etme konusunda. Andolsun ilk yaratmayi bildiniz; ama ogut alip dusunmeniz gerekmezmi ? ( Vakia Suresi 51-62 )

  2. AbdELKAHHAR
    Eylül 3, 2011, 3:57 pm

    Dort gozle Cennette o Yuce Peygamberlerle gorusmeyi bekliyorum. Hz Nuh,Hz Ibrahim,Hz Musa, Meryem oglu Hz Isa, ve Fahri Kainat Hz Muhammed Mustafa ( SAV ) ve butun peygamberlerle ve muttakilerle. Ve tabikide Allah sahit bunun icinde calisiyorum. Sizler ey Muslumanlar!!! Eni yerle gokler kadar olan Cennetlere kosun. Bizler hayale degil OLAN biseye iman ediyoruz. Sonra siz ey Kafirler!!!! Allahima yemin olsun ki sizler o Cehennemde cayir cayir yanarken Allahtan sizi izlemeyi isteyecegim. O zaman anlayacaksiniz!!!! Sizler inanmasanizda biz Muslumanlar Allahin varligini hissediyoruz. Var oldugu icin hissediyoruz. Bizler butun bu evren ve canlilarin sizin dediginiz gibi “tesaduf” ile olduguna kesinlikle inanmiyoruz. Bunlarin Yaraticisinin Allah olduguna iman ediyoruz. Zaten Allah rahmetinin geregi 124 bin peygamber gondermistir. Buna ragmen insanlar Onu inkar ediyor ve herseyin tesaduf oldugunu ileri suruyorlar. Allah Rahman,Gafur ve Rahim ama ayni zamanda Kahhardir. Azabida pek siddetlidir. Bunu ayetlerinde kendisi soyluyor
    ” Kullarima soyle; Ben gafururrahim oldugum gibi azabimda pek siddetlidir”. Kazananlar sadece biz Muslumanlariz baskalari degil.Allahin Rahman ve Rahim sifatlari insallah bizlerde tecelli edecek. Sizlerde ise sadece ve sadece Kahhar ve Cebbar sifatlari tecelli edecek. Hz Muhammedin ismini ve getirdiklerini duyup’da inanmayanlarin vay haline!! Cehennemde sizlere yermi yok ?

    Karia Suresi

    1. Yürekleri hoplatan büyük felaket!

    2. Nedir o yürekleri hoplatan büyük felaket?

    3. Yürekleri hoplatan büyük felaketin ne olduğunu sen ne bileceksin?

    4. O gün insanlar, her biri bir tarafa uçuşan küçük kelebekler gibi olacaktır.

    5. Dağlar da atılmış renkli yünler gibi olacaktır.

    6. İşte o vakit, kimin tartıları ağır gelmişse,

    7. Artık o, hoşnut olacağı bir hayat içinde olacaktır.

    8. Ama kimin de tartıları hafif gelirse,

    9. İşte onun anası (varacağı yer) Hâviye’dir.

    10. Sen Hâviye’nin ne olduğunu ne bileceksin?

    11. O, kızgın bir ateştir.

  3. kamil
    Ekim 2, 2011, 1:25 pm

    yorumumu makaleyle ilgili diğer yorumları okumadan yapmıştım.
    meğerse janos ateistmiş veya burada öyle tanıtıyor.
    müslümanın bu dünyada hiçbir kaybı yoktur, temiz bir hayat yaşar temiz bir şekilde ölür.
    ateistin tavrı kural tanımaz, ahlaksızca, yaklaşımları bayağıdır.
    Bunu üsluptan anlamam gerekirdi. Hiçbirinde bu özellikler değişmez. Bu dünyada ziyandadır. Öbüründe durumu tamamen vahim.
    Aslında bir yaratıcının bulunduğunu farketmeyen yoktur. Ama dünyanın nimetlerinden hayvanca istifade edebilmek içindir hepsinin inkarı. Bunu nereden mi biliyorum, tecrübeyle…
    Şimdiki durumuma şükredip, o (kısa) dönemime acıyorum.
    Ateistlerin bile inkar edemeyecekleri bir şeyi kendilerine söylemek istiyorum.
    İstiyorsanız durumunuzu düzeltmeden biraz daha bekleyin…Çok yakında göreceksiniz…

  4. AbdELKAHHAR
    Ekim 11, 2011, 12:24 pm

    Dogru gittiklerinde gorecekler.

  5. Ekim 15, 2011, 4:31 pm

    arkadaşım her okuduguna ınanma bu bır bunlar rıvayet bıg bang ve sıcım teorısını ogren sonra ateıst olbu ıkı carıye seks kolesı degıl hızmetcıdır buda 3 evlatlıktır zınanın tanımı ıslamda acıktır bu kararı muhammed vermedı yahudı alımlerın kendısı vermıstır buradakı tema olum seklı degıl vatan haınlerını oldurun muhammede degıl yahudı alıme sen sıtem et yahudılerı nıye masum ınsanlarmıs gıbı gosterıyosun ıslamda kadınlara cocuklara sılahını bırakana dokunulmaz kole kavramınıda ıslam kaldırdı ısmen kalmıstır deveye bıraz kole bınıyor bıraz sahıbı yedıgının aynısını verıyor kolelıgı bıtıren ıslamdır allah sana hıdayet versın bıraz daha arastır on yargısız cahıl muslumanara bakma sen

  6. abdulkarip kul
    Ocak 16, 2012, 9:57 am

    Ancak bu kadar çarpıtma olurdu.Çok zorlama bir yorum olmuş dıyecegım ama bunlar 200 yıldır batılı oryantalıstler tarafından kabak tadı vermiş bilgi kirliliği.
    Cezaya razı olarak suç işleyene merhamet edilmez.

    Yahudi kabilelerle yapılan anlaşmaları yahudiler bozmuş hele beni Kurayza mekkelilerle işbirliği içinde tum muslumanları erkek kadın demeden katletmeye azmetmişlerdi.cunku hendek savasında hendegın bır tarafında kafılrer karsısında muslumanlar cok zor durumda ıken şehrin içinde bulunan yapılan anlaşmayı cıgnemiş ve sadece musluman kadın coluk cocukların bulduğu yere saldırmak için gözculer gondermiş kişilerden bahsediyoruz.nasıl da zalımleri mazlum gosteren bir karalama bu..insan gunumuzde kendisini aldatana ne kadar tahammul edebilir. bır de bu anlaştıgın seni bitirmek isteyenlerle işbilirliği yapıp ve çoluk cocuguna goz dikiyorsa. bir kişi cezasını bilip bir suça tesebbus ediyorsa ona merhamet edilmez.ve kuralın bu sucu cok ıyı bılen yahudilerin kaidesiyle yapılması zaten olayın cevabı.yani anlaşmayı bozan başarısız olsa cezasını biliyordu.ama kibri ve hasedi o kadar buyuktu ki kendine cok guvenıyor ve muslumanları bu zor durumunda arkadan vurmayı fırsat goruyorlardı…Allah tuzaklarını başlarına cevirdi..iyilere kalleşlik edenler hakettiklerine kendi rızalarıyla uğradılar..

  7. ricky
    Ekim 29, 2012, 9:42 am

    yahudiler bu sonuca kendileri karar vermişlerdir.sad bin muaz rasulullahin kararını mı kabul edersiniz yoksa tevrata göre mi hüküm verelim diye alimleri ile istişare neticesinde yahudi alimleri bizim kitabımız tevrattir onun hükmüne razıyız diyerek bile bile dönekligin ve ihanetin cezasının ölüm olduğunu kendileri fetva vermişlerdir.

  8. sami dede
    Kasım 17, 2012, 3:56 am

    Son tahlilde Beni Kureyza da Yahudi katliamı olmuş mu olmamış mı? Bunu Muhammedin komutasında olan Müslüman Araplar yapmış mı yapmamış mı???

  9. cem
    Aralık 22, 2012, 9:01 am

    yahudileri sevmiyoruz sevmeyeceğiz….sormadan ve sorgulamadan itaat ediyoruz…ve edeceğiz son yahudi temizlenene kadarda mücadelemize devam edeceğiz…

  10. sami dede
    Ocak 2, 2013, 10:57 am

    Sene miladi 605 Arap yarım adasında Yahudiler, Hristiyanlar ve Allah’a Tapan ve bu ibadetlerini kızları saydıkları LAT, UZZA ve MENAT isimli PUTLAR vasıtası ile gerçekleştirenler yaşıyor… Abdest, Namaz, Kurban, Hac, Zekat bazı farklılıklar gösterse de ibadetlerinin içinde var… Mekke’ de Hz. İbrahim yaptığı var sayılan KABE ziyareti kutsal bir Dini ritüel. Herkes hayatından memnun Ticaret çok ileri seviyede, Haç ziyareti binlerce kişi tarafından yapılıyor. Safa ve Merve tepelerinde ki Putlar arasında gidip gelerek, Kabe etrafında ( Çıplak olarak ) Tavaf edip Kara Taşa oralarını buralarını sürterek ibadet ediyorlar. Ne Kavga var ne savaş ne kan dökülüyor ne katliam yapılıyor. Cezaların infazı törelere göre ve hepsinde KISAS var… Sonra 5 sene içinde ne oluyor da Arap yarım adası Kan gölüne dönüyor ???

  11. cihat
    Ocak 2, 2013, 3:32 pm

    islam dini barış dini degilmi cem ? yahudiler insan degilmi ? hoşgörulu olun biraz sanki savaştayız.

  12. bill
    Ocak 4, 2013, 4:50 pm

    sami dede :
    Sene miladi 605 Arap yarım adasında Yahudiler, Hristiyanlar ve Allah’a Tapan ve bu ibadetlerini kızları saydıkları LAT, UZZA ve MENAT isimli PUTLAR vasıtası ile gerçekleştirenler yaşıyor… Abdest, Namaz, Kurban, Hac, Zekat bazı farklılıklar gösterse de ibadetlerinin içinde var… Mekke’ de Hz. İbrahim yaptığı var sayılan KABE ziyareti kutsal bir Dini ritüel. Herkes hayatından memnun Ticaret çok ileri seviyede, Haç ziyareti binlerce kişi tarafından yapılıyor. Safa ve Merve tepelerinde ki Putlar arasında gidip gelerek, Kabe etrafında ( Çıplak olarak ) Tavaf edip Kara Taşa oralarını buralarını sürterek ibadet ediyorlar. Ne Kavga var ne savaş ne kan dökülüyor ne katliam yapılıyor. Cezaların infazı törelere göre ve hepsinde KISAS var… Sonra 5 sene içinde ne oluyor da Arap yarım adası Kan gölüne dönüyor ???

    sami dede inan yazın çok alçakca olmuş. cahiliye döneminde babalar kendi kızlarını diri diri toprağa gömüyorlardı hakkaten kan yok. sende gömerdin kendi kızını haaa o zaman yaşasaydın. bilgisiz cahil insan….bence o dönemi iyi araştır…efendi olsaydın iyi ama köle olsaydınn varyaaa… erkek olsan iyi ama kız bebek olarak doğsan varyaaa….hadi kurtuldun büyüdün… kadın köle olsaydın varyaaa. gelen giden kullanırdı seni sami dede… olurdun sami dedoşşş….. bu tür bozulmuşluk bu tür çıkar odakları bilgi ve kılıçla düzeltilir…. sami dede . anladınmı heeaa…..

  13. hüseyin
    Ocak 18, 2013, 11:07 am

    Cihat yahudiler insan değilmi diyorsunuz.Evet insandırlar.Lütfen sözlüklere bakınız goy ve goyim sözlerine.Yahudiler yahudi olmayanlar için nediyor.Manasını söyliyeyim yahudilere hizmet edecek olan sığırlar.Yahudi olmayanları hayvanlarla eşit görüyorlar.Bilhassa dindar yahudiler.Madine efendimiz başkanlığında bir sözleşme ile huzur içinde yaşarlarken hayin yahudi toplumu ihanet ederek düşmanlarla iş birliği yaptılar.Bilirizki efendimiz düşmanlarını dahi af etmiştir.Fakat hayinleri af etmemiştir.Kalibresi en düşük insan ihanet eden insanlardır.1400 yıldır.ürdünde mısırda suriyede ırakta iranda hıristiyan musevi yaşamaktadır.İspanya 500 küsur sene önce Macaristan 250 sene kadar önce işgal edldiler. Bu ülkelerde ozamandan kalan bir tane müslüman varmıdır.Müslümanların medeniyetine dil uzatanlar bunları bilip öyle konuşmalıdır.İnsanlık medeniyeti müslümanlarda öğrenecek veya bizim gibi cahil ve pasif ler nedeniyle öğrenemiyeceklerdir.Batıyı medeni olarak görüyorsanız cok büyük yanılgı içerisindesiniz.Onlar gercek medeniyeti öğrenmeye calışıyorlar.Hıristiyan olmayan insanları 2. 3. sınıf olarak görüyor ve aşagılıyorlar.Misalmi istiyorsun almanyadaki müslüman türkler.1940 lı yıllarda 70 milyon insanı doğradılar bumu medeni sandıklarınız.Soykırımdan bahsedenler bunlara bakmalıdır.Şunu takdir etmek lazım hatalarını fark edip düzetmeye çalışıyorlar.Eskiyi unutup beraber kardeşce yaşamaya calışıyorlar.Okadar acıyı ve kini bir trafa bıraktılar.Kendilerine haklı olan değil güçlü olan üstündür prensibini esas aldıklarından başaramayacaklardır.Ben öyle inanıyorum.

  14. Efraim
    Mart 20, 2013, 6:23 pm

    Efraim. Beni Kureyza musaharasından sonra seçenekler sadece sonuçlanmış şekil değildi.iman edip Müslüman olan 4 yetişkin affedilmiş olup ihanetin başları cezalandırılmıştır.Ayrıca Kureyza vakasında alınacak yanlış ve görmezden gelinecek bir karar islamın önünü tamamen tıkayacak sonuçlar doğuracağı gibi MUhammad (SAV) in sahada kazanıp masada kaybetmesi anlamına gelen ağır sonuçları olabilecek bir karar olurdu..Kureyza vakasının sorumluları Kureyza lı yahudilerdir vede sonuçları kendilerininde itiraz etmedikleri şekilde sonuçlanmıştır… Tıpkı Harun’a yaptıklarının cezası gibi ilahi vede aildir… Benim yorumum inanan Yahudi Hıristiyan ve müslümanlar içindir….inancı olmayan yorumculara söyleyecek bir şeyim yoktur….

  15. Mart 21, 2013, 3:30 am

    Tehdit edildiğinizi ve tehditlerden korktuğunuzu yazmışsınız.Ate olmakta bir inanc sistemidir.İnanacsızlık diye bir şey yok yani.Başkalarının inancına saldırırsanız karşınızdaki koyun değil.Bunu unutmayın.İnsanların mevlana olmadığını unutmayın.Bu insanları dinsizlik inancına katmak için para alıyorsanız her şeyin bir bedeli olur onu karşılamaya hazır olmanız lazım.Sızlanacaksanız bırakın başka işler yapın.Bu memleket nice şehitlerin kanı ile müslüman memleket oldu.Bedeli ödendi yani.İnancları o inancın ilahiyatcıları konuşur senin benim gibi avamdeğil.Başkaların inancına saldırmayı bırakın kimse sizin inancınıza saldırmasın.Kavga etmek istiyorsanızda hodri meydan sızlanmayın.Sizin savaşı sevip sevmemeniz savaşları önlemiyor.Ate takılanların kominist ülkelerde insanlara verdikleri işkence zulümden başka bir hayırları dokunmuşmudur.Koyun dereden atladığında kuyruğu havalanmış keçi kıcın gözüktü demiş .Koyun dönüp seninki hiç kapalı değilki demiş. O misal.Başkalarını suclarken dönüp kendi kıcınıza bakın

  16. Birko
    Temmuz 3, 2013, 9:16 am

    bill :

    sami dede :
    Sene miladi 605 Arap yarım adasında Yahudiler, Hristiyanlar ve Allah’a Tapan ve bu ibadetlerini kızları saydıkları LAT, UZZA ve MENAT isimli PUTLAR vasıtası ile gerçekleştirenler yaşıyor… Abdest, Namaz, Kurban, Hac, Zekat bazı farklılıklar gösterse de ibadetlerinin içinde var… Mekke’ de Hz. İbrahim yaptığı var sayılan KABE ziyareti kutsal bir Dini ritüel. Herkes hayatından memnun Ticaret çok ileri seviyede, Haç ziyareti binlerce kişi tarafından yapılıyor. Safa ve Merve tepelerinde ki Putlar arasında gidip gelerek, Kabe etrafında ( Çıplak olarak ) Tavaf edip Kara Taşa oralarını buralarını sürterek ibadet ediyorlar. Ne Kavga var ne savaş ne kan dökülüyor ne katliam yapılıyor. Cezaların infazı törelere göre ve hepsinde KISAS var… Sonra 5 sene içinde ne oluyor da Arap yarım adası Kan gölüne dönüyor ???

    sami dede inan yazın çok alçakca olmuş. cahiliye döneminde babalar kendi kızlarını diri diri toprağa gömüyorlardı hakkaten kan yok. sende gömerdin kendi kızını haaa o zaman yaşasaydın. bilgisiz cahil insan….bence o dönemi iyi araştır…efendi olsaydın iyi ama köle olsaydınn varyaaa… erkek olsan iyi ama kız bebek olarak doğsan varyaaa….hadi kurtuldun büyüdün… kadın köle olsaydın varyaaa. gelen giden kullanırdı seni sami dede… olurdun sami dedoşşş….. bu tür bozulmuşluk bu tür çıkar odakları bilgi ve kılıçla düzeltilir…. sami dede . anladınmı heeaa…..

    Sanki İslam geldikten sonra köleliğe devam edilmemiş cariyelik olmamış…
    Kureyza kadınları cariye edilip ırzlarına geçilmedi mi?Daha 19.yy sonlarına kadar bile
    islam ülkelerinde köle pazarları vardı.Bak bill bir bil de konuş hakaret ve tehdit savurma.

  17. hüseyin
    Temmuz 4, 2013, 4:10 am

    İnanıp inanmamak sizin hakkınız.bırakında başkası istediği gibi inansın.silah dayayıp zorla inadırmak istiyen yok.1914 senesinde istanbulun nüfusunun yarısı gayri müslümdü o tarihte istanbul 461 senedir bir islam devletinin baş şehridir.Ateist bir ülkenin başşehrinde inanmıyanlar bukadar süre kimliklerini koruyabilirmi idi.

  18. Mutassıb mızrak
    Ekim 30, 2013, 12:25 pm

    İlk defa herhangi böyle bir steye yorum yazıyorum ancak yazmadan da edemedim yorumlar karşısında o kadar sabırsızlandım ki;
    1) Yorumcu arkadaşların bir çoğu Benu Kureyza yahudileri; kendiler bu karara razı oldu, yok işte tavratta vardı, yok yahudiden dönme kişiyi hakem kabul ettiler, yok nerdeyse bu kararı sevinçe karşıladılar diye yorum yapmış. ve buda Peygamber efendimizin ne kabahati var demişler. Ya kardeşim akıl var mantık var ben illaki ötekini kabul edeceğim deme şansıda lüksüde yok kimsenin.
    çıkan karar ne diyor tüm erkeklerin öldürülmesine (bunda tüm islam alimleri ve bu sitedeki yorum yapan arkadaşlar hemfikir) çocukların köle yapılamasına kadınların cariye yapılmasına. (bu konudada herkes hem fikir. bende çokca baktım islami sitelerdede aynı şeyler yazıyor)
    el insaf yahu daha ne karar çıkabilirdi. Hangi aklı evvel bu karara razı olur. iyi kötü ekonomik değeri olanları tut gerisini kes. Ondan sonrada ee buna adamlar razı oldu. BU EŞYANIN TABİATINA AYKIRIDIR. işin ucunda ölüm var ve sen buna razı oldular diyorsun.
    Yahudiler silahlarını bırakmışlar ve teslim olmuşlar, teslim olana asla zarar verilmez bu en ilke kabilelerde bile var.ecdadımız Osmanlıdan kalma bi laf varki ‘aman dileyene kılış çekilmez’ diye.. Bunu gerçekten anlamakta güçlük çekiyorum. Kafamı ciddi manada karıştırdı. hakaten bu konuyu enine boyuna biri açıklarsa çok memnun olurum.
    İslamı kaynaklar 300- kişi öldürüldü yok 500 yok 800 ya ne farkeder isterse bir kişi olsun adam sana teslim olmuş ve artı silahını bırakmış bunu öldürmek ne derece etiktr Allahını seversen. yani yorumcu arkdaşlar nerdeyse yahudiler gitti kılıcın üstüne yattı boynunu kendileri kesitiler peygamber efendimiz (sav.) hiç suçu yok diyecekler. ya kardeşim sonuçta bu adamlar öldürüldümü öldürülmedimi. Çok düşünüyorum her şeyi zamanı içerisinde değerlendirmek lazım vs işte Osmanlı padişahlarındaki kardeş katli vs gibi ancak kardeşim söz konusu olan bir peygamber barış güvercini olması gerekn biri. Peygamberimiz (sav) bunu bir intikam hırsı gibi bir hırsla yapmış olabileceğini düşünmek dahi istemiyorum uykulaırm kaçıyor.
    2) bir dğer konuda hep söylenegelen cahiliye devrinde çocuklar diri diri toprağa gömülürdü meselesine akıl erdiremiyorum. Cumhuriyet tarihinde ki yok osmanlı şöyle kötüydü yok padişahlar yabancıların işbirlikçisiydi gibi öğretilen hususulara çok benziyor bu.
    Yani dinimizi öğerken geçmişi nedne yeriyoruz. diğer türlü peygamberimize peygamberlik vasfı verilmesi ile beraber 15-20 sene içerisinde o bölgeye yayılmış olduğunu görüyoruz ve her taraf kadın kız bir anda. madem kızları gömüyorlardı bu kadar 3 er 4 er alacak kadın kız bir anda nerden çıktı. kadının kalmaması lazım ortalıkta öyle gömülüyorsa. Bakıyoruz peygamberimizin anası var babası var amcalarının hanımı var bir sürü kadın var filmde. ve hatta ilk müslüman olan kadınlar var. valla ben bunuda anlayamıyorum. en basit sırtlanların kurtların yavrusunu koruduğu üreme içgüdüsünün olduğu bir düzende neden babalar kızlarını gömsünkü. yok en kötü başlık parası ile satılır bu günkü doğrudaki gibi filan.. diğer taraftan peygamber efendimiz (sav) ın birinci eşi ise 40 yaşınd apatron bir kadın bunu hepmizi biliyoruz. yani kadın diri diri toprğa gömülen kadın nasıl olurda o devirde patron olabilmiş yok kervanlar şu bu. bu gün bile ülkemizde kadın patronlar parmakla gösterilecek kadar azken. o devirde kadınlar bu güce ermiş miş.
    Dinimizin güzelliklerini anlatalım amenna, barışçı yönlerini ortaya çıkartalım amenna ama geçmişede kara çalarsak olmadık yere bu inandırıcı olmayabilir.
    Allah hepmizin yar ve yardımcısı olsun.

  19. Monoteist
    Kasım 14, 2013, 6:49 am

    Gerçeklerden korkanlara.

    İslamiyet Ölüm üzerine kurulmuştur.Allah’ta Kabe’deki en büyük Put El-İlah’tır.Kabenin kendiside bir puttur.Kabe sayesinde kazanılan paralar örneğin Mısırda insan katliamlarına destek olarak aktarılmaktadır.Adem Havva masalıda Sümerlerden geçmiştir.
    Gerçek Yaratan bu sahte dinleri çıkaranları ve bunların adi uygulayıcılarını elbette yargılayacaktır.

    Ayrıca burada Muhammedin aldığı canların karşısında Muhammedi savunanların yorumlarına gelen beğeni sayısı kendilerinin azınlığa doğru yol aldıklarının bir göstergesidir.

  20. Rahman
    Şubat 5, 2014, 5:50 pm

    Ortadoguda devam eden savasin, Dinler arasi bir savas oldugunu soylemek dogru olma. Orda hezaman ve halen var olan savas cikar –savasidir, menfaat kavgasidir. Elbette her toplumun bir dini inanci hep olmustur ve vardir. Ancak hicbir Din Svasi savunmaz, hicbir Din Adam oldurmeyi, hatta canli oldurmeyi savunmaz.
    Her dinin bir Tnrisi- Budizm haricinde her dinin bir yaraticisi vardir. Islama gore yaradan ve surekli gozlemleyen Allah tir. Allah herseye gucu yetendir. Ol dediginde oldurandir. Hatta Allah in insanoglu gibi “Ol” demesine bile gerek yoktur Allah in birseyi istemesi (varsa) zihninden gecirmesi birseyin, olmasi vey ok olmasi icin yeterlidir.
    Islama gore tum everenin yaraticisi ve hakimi Allahtir. O halde inansin inanamasin, gunahkar veya degil herkesi yaradan ve yasamasina musade eden Allahtir. Islama gore gunahkar kullarin cezasi cehennemdir.
    Allah I kullar arasina nifak sokan, kullari birbirine dusuren, birbirine tuzak kurduran, birbirini oldurmeye tesvik eden bir minafik gibi gostermeye hickimsenin hakki yoktur.
    Muhammet in Beni Kureyzada sayisi 400-900 arsinda degisen Yahudi erkeklerini oldurttugu bir gercektir ve bu olay Islamin yuzkarasidir. Bu olaydan sonra Sunnetin dogrulugu savunulamaz. Ancak Kuran da katlimi isaret ve tesvik eden bir Ayet yoktur. Bu sucu Kuran a atfetmek mumkun degildir. Zaten Kuran insanoglunun, Insanlik Tarihi boyunca biriktirdigi dogrularin uzerine bazi ekler yapilarak hazirlanmis bir kitaptir.
    Beni Kureyzadan sorumlu olan Ibn-Sa’d degildir direk muhammettir. Cunku, Allahin elcisinin oldugu biryerde, Allahtan direk emirler alabilen birinin bulundugu yerde baska bir kulun boyle bir onemli karari verme hakki yoktur. Hata ibn sa’d in hakem secilmesindedir. Burdan da su cikiyor ki bu olayin gerceklestigi doenmde Muhammet peygamberden ziyade bir cete reisi, svasci bir grubun lideri sifatindadir. Peygamber sifatinda olsa idi, boyle onemli bir karain aciz yarali, aci icerisindeki bir kula.Sa’d a birakilmazdi.
    Bu durumu Hemden Savasinda da goruyoruz. Hendek savasi bir savunma savasidir. Hendek kazilmasi fikri de Iranli Slama I Farisiye aittir. Eger Muhammet peygamber olsaydi, eger Muhammet Allah in elcisi, sevgili kulu olsaydi, direk Allah tan, yani sonsuz kudret sahibinden destek aliyor olsaydi, hendegin arkasina saklanmaz, cikar erkek gibi savsirdi. Veya nasil bir savunma yapilacagi kari Slaman I Farisiye birakilmazdi.
    Eger Muhammet Allah in elcisi, sevgili kulu, Allah in gorevlendirdigi destekledigi biri olsaydi, muhammet hersye ragmen Hendek savasinda cikar savasir ve kazanirdi. Aksi takdirde bu durum Allah in gc ve kudret sifatina sinir koyar. UHut savasinda Muhammedin disi kirilmistir. Yani Allah muhammedi koruyamamistir. Muhammet Mekkeden kacarken, takipcilerinden kurtulmak icin magaraya saklanmistir. Eger Muhammet maraca cikabiliyorsa idi, takipcilerinden magaraya saklanarak degil, goklere cikarak kurtulurdu.
    Tum bunlar gosteriyor ki, muhammet sizofrenik biridir, kendisine vahiy geldigini zanneden bir hastadir. Bu durum cevresindeki ac, yokluk ve sefalet icindeki insanlar tarafindan kullanilmistir. Bu ac ve sefil vahsi insanlar, vurup, kirip, onun bunun hakkini yemek, onunj bunun karisini kizini parasini gaspedip yemeyi Allah in emir dir diyerek kendilerini ve diger insanlari kandirmislardir. Eger ganimet olmasayidi, saldirilip baskalarindan elde edilen para pul, mal, mulk, kadin ve kizlar olmasaydi bunun Islam diye birseyden bahsetmek mumkun degildi.
    Kura na der ki aln teri dokmeden elde edilen para haramdir, kul hakkidir, ben dahi affedemem. Sunnet ve Muhammede gelinnce yapilanlar tamamen Kuran hukumlerine aykiridir.
    Kuran ayri sey; Muhammedin yaptiklari baska sey. Kur an icindeki katkilardan ayrilirsa bir din kitabidir, ama Muhammedin yaptiklarini; 8 yasindaki Ayse ile evlenmek, 19 kari almak, cariye-kole sahibi olmak, katliam emir vermek, baskalarinin caniana malina kastedmek, insanlari birbirine karsi kin nefret ve dusmanliga sevketmek, gayipten haberler aldigini soylemek, insanlara peygamberim diye yalan soylemek…bunlari bir din olarak kabul etmek mumkun degildir.
    Din insanlarin Yaradan ile olan iliskilerini ayni zamanda kullarin birbiri ile baris, huzur ve kardeslik icerisinde yasamalarini saglayan inanctir. Din yaradan in emridir, yaradanin sifatlarindan biri Adil dir. Insanlari oldurup, oldurulen kisinin mallarinin adilo bolusulmesi sadece komiktir.

  21. hüseyin
    Şubat 7, 2014, 3:10 am

    Yazı yazmak için insanın kafasının calışması tek başına yeterli sebeb değildir.Bilmek de okadar önemlidir.Yahudileri bilmeden o konuda müslümalıkla ilgili yazı yazmak cahilliktir.Bu biline.Yahudiler yahudi olmayanlara goy ve goyim derler.Manasını googleye sorun.Yahudi inancına göre Yahudiler Şeytanın havva ile evliliğinden diğer insanlar ademle evliliğinden olmuştur.Yahudiye göre Yahudi olmayanla yahudi arasındak fark hayvanla bitkiler arasındaki farktan daha fazladır.Şu an suriye, mısır, ırak,lübnan coğrafyasında yaşanan olaylar siyonist yahudinin hegomonyasını sağlamaya yönelik operasyonlardır.Türkiyedeki geziparkı olayları , vaiz efendi cemaati olayları temeli one minute olayına dayanır.Kendine yakın olanları kulanma hadisesi.İsa aleyhiselam yahudidir.Buğun bunu propaganda yoluyle neo con denen bir kısım hristiyanlara empoze ederek adeta yahudilere tapar hale getirdiler(yahudileri bu konuda tebrik etmek lazım).Önceleri yahudiler hristiyanlarla beraber değil ayrı gettolarda yaşıyorlardı.Mecbur ediliyordu.Nereden nereye.Amerikayı Başkanlar değil yahudi lobileri yönetir.İsrail aleyhine alınan hiçbir Birleşmiş milletler kararı uyğulanamaz.Peygamber efendimiz en azılı düşmanlarını afvetmiş fakat hainleri asla afvetmemiştir.Müslümanların en kötü zamanında anlaşmalara ihanet ederek müslümanları arkadan vurmaya kalkışmışlardı.Hemde içerden.Müslümanlık ırkcılığı ret eder.Bundan dolayı yahudileri diğerlerinden ayırmam.Cahilliği ve ahmaklığıda ret ederim.Unutulmamalıdırki dinsizlikte bir inanç sistemidir.

  22. hüseyin
    Şubat 7, 2014, 3:48 am

    Burada Müslüman adı taşıyıpta Efendimize şizofren diyenler yazılarına şöyle başlasalar iyi olur başkalarınıda kandırmamış olurlar.Benim ismim müslümanlara ait bir ad fakat ben çeşitli saiklerden dolayı ismimi değiştiremiyorum fakat ben ateistim,hristiyanım,yahudiyim vs.benim görüşlerimde budur.Daha dün kamboçyada masum en az tam sayısı bilinmiyor 1,5 milyon insan öldürüldü kitap okuyor gözlük takıyor gıravat takıyor diye.Ruandaka 1.5 ayda birmilyon insan sırf farklı ırktan olduğu için öldürülüyor.Cok yakın zamanda.Burada yazı yazanların çoğu bunu bilmiyordur.1400 küsur sene önceki beni kureyza kabilesinin ihanetini savunuyorlar.birmilyondan fazla ermeni şimdiki suriye, lübnan, ermenistana sürüldü.Vah ne yazık oldu diyorlar.Elbeteki üzülmemek elde değil.Sorulmuyor bunlar sırf spor olsundiyemi sürüldü.Kafkasyadan Balkanlardan milyonlarca insanın anaduluya sığınmak zorunda kaldığını kimse hatırlamak istemiyor.Cerkezin ana vatanı kafkasyadır.Buralarda turist niyetine yaşamıyorlar mecburiyetten buraları yurt edindiler.Memleketlerini terk ederken busines kılas sınıfı uçaklarla pulman vagonlu hızlı tirenlerle gelmedier.Çekilen çileleri katliamları unutmamak lazım.Bunlar hatırlanmaz ve bilinmezse kafirin birisinin peygamberimizi ret içerikli yazısına takılır kalırız.Müslümanlığın inancı şöyledir.Onlar istemesede Allah c.c nurunu tamamlayacaktır.Küfür zirveden aşağıyadoğru yuvarkanmaktadır.Çırpınışlarının faydası olmayacaktır.Bütün ortadoğudaki kanlı karışıklıklara rağmen bu böyledir.Küfürleri için iyi çalıiıyorlar

  23. hüseyin
    Şubat 7, 2014, 3:54 am

    Küfür tek millettir.Yahudi hıristiyan mecusi putperest ateist aynı guruptandır.Müslümanlar butür tuzaklara düşmemeli , küfrün tek millet olduğu unutulmamalıdır.

  24. Sedat
    Mart 4, 2014, 8:06 am

    Bi adinizi yazsaydiniz müşerref olsaydik keşke. Şimdi zati muhterem size sualim şu aynı tarihlerde ayni sinirlarda yaşayan Beni Kaynuka ve Beni Nadir kabileleri yahudi değillermiy di ? Yahudiyseler eğer peygamber efendimiz hz Muhammed sav efendimiz onları neden sizin tabiriniz ile katl etmedi ?

  25. Yusuf
    Haziran 24, 2014, 3:52 am

    bu yazıyı yazan gerı zekalı o dönemın zengınlerının oynattığı dansözden her gece yataklarına aldığı kadınlardn dırı diri gömulen kızlardan putlara verılen altın ve değerlı eşyaları kendı susuleırıne ve ıhtıyaclarına kullnamlarından,köleliğin yayguınlaşmasından ınsanları ruhsuzlaştırmasından haberın yok …soytarı önce öğren sonra o peygamber hakkında yaz..senın gıbı gerı zejalılar bu nur hakkında yazdıkları ıle sönduruleceğını mı sanıyorsun yaratık..

  26. emir
    Haziran 29, 2014, 2:06 pm

    Böyle bir katliam yok. Arap tarihi palavralarla dolu bir tarihtir.Bu da o palavralardan biri.Aişe validemizin yaşı gibi… Palavralara itibar etmeyelim.

  27. hüseyin
    Haziran 30, 2014, 1:49 am

    Yusuf ağzına sağlık.

  28. kadir
    Kasım 8, 2014, 11:35 pm

    bu yaziyi yazanin ne tarihten, ne o gunun sartlarindan haberi var. islam dusmanligini siari edinmis oldugu icin buyuk ihtimalle kasitli olarak islama ve pegambere hucum ediyor.

  29. Bekir Demir
    Ocak 13, 2015, 7:25 am

    Ya arkadas ben son derece Müslüman biriydim bu beni Kureyza olayı hakikaten gercekmi ? gerçekse bunu kim nasıl savunabilir lütfen bi cvp yazın gercek olduguna eminmisiniz ayrıca gerçekse insanlar o donemde nasıl Müslüman oldular bu katliam karşısında insanlar islamdan tiksinmezmiydi? Lütfen bi cvp yazın

  30. Ocak 13, 2015, 10:20 am

    Bekir, Muslumanlar zaten reddetmiyor bu gercegi. 2014 yilinda Muslumanlarin yaptigi katliamlara baktiginda bu katliamin son derece siradan oldugunu da goruyorsun, 1400 yildir degisen bir sey yok. Muslumanlik vahset ve korku temelleri ustune kuruludur ve kimse severek Musluman olmamistir tarihte.

  31. yılmaz akbulut
    Temmuz 8, 2015, 8:33 am

    katliam kesinkes olmuş ve sizde ordaymışçasına yazmışsınız tuhaf olmuş üstelik inanamadığınız bir tanrının inanmadığınız bir dininin inanmadığınız(varlıklarına) bir peygamberine isnat ediyorsunuz farkındaysanız suçu

  32. hüseyin
    Temmuz 10, 2015, 2:36 am

    Jonost git erkek erkeğe nikah kıyan papazların inancı ile uğraş.Fuhuş yuvasına cevrilen avrupa kliseleri ile uğraş.Çukurdaki insanların zirvedekilere verebileceği bir şey yoktur.

  33. emrah eroloğlu
    Aralık 10, 2015, 6:14 pm

    beni kureyze, o günün srebrenitsa’sıdır. yenilen şehirde katliam yapılmıştır. nasıl olur da bozulmuş dediği bir kitaba göre hüküm verir alemlere rahmet olarak gönderilen resulallah.

  34. ismail
    Aralık 16, 2015, 3:21 am

    O kabilenin muslumanlarla anlaşmasi var. Birbirlerine kalleşlik yapmayacaklar. Mekkli muşrikler geliyor 627de hendeki kuşatiyor. 10000kişi ile o kabilede muşriklerle işbirliği yapiyor. İslam yok edilecek. Herkes aç açikta kaliyor. Muslumanlar namaz kilamiyor savaş suresince. Düşmanlar çok daha guçlü, islam askerleri ise zavalli. Allahtan bir firtina çikiyordamuşriklerin ordugahini darmadağin ediveriyor. İslam boylelikle kurtuluyor. Muslumanlar değil Allah kurtariyor islami. Duşmanlarla işbirliği yapan kureyzalilar anlaşmaya uymayip kalleşlik yaptilar. Vahiyle cezalarinin verilmesi isteniyor. Kalleşlik yapanla bir daha guvenilip anlaşma yapilamiyacağina göre cezalandirma yoluna gidiliyor. 400 yada 600 yahudi bu sirada ölüyor. Onlar evvelcede her firsatta muslumanlari suçsuz yere öldüren kimselerdi.

  35. ismail
    Aralık 21, 2015, 6:55 am

    Bugün ateizm ayağina yatanlarin çoğu yayahudi asilli dönme yada hristiyan dönmesidir. Ateist bir facebooka karikateiste girdim. Birkaç islam gerçeğini koydum.sadece iki gun yazabildiem. Hemen Kapattirdilar facebookuumu. Sebep insanlar uyanamasin. Onlar istedikleri gibi islama islamin Allah inancina peygamberimize ve kurani kerime her turlu hakareti edebilsinler her turlu iftirayida atabilsinler. Biz onlarin kirli oyunlarini deşifre edemeyelim.

  36. ali
    Ocak 18, 2016, 5:15 pm

    Bu olayı meşru sayan bütün ş.lere diyorum ulen din gözünüzü değil beyninizi kör etmiş

  37. hüseyin
    Ocak 19, 2016, 6:21 am

    Ali Admin Hristiyan misyoner.Onların ülkelerinde Papaz erkek erkeğe nikah kıyıyor.O onları hiç ilgilendirmiyor.1400 yıl önce olmuş bir hadise çarpıtılarak sunuluyor.Cemaati kiliseye çekebilmek için kliseler aşk yuvalarına dönüştürülmüş.Bu onu hiç ilgilendirmiyor.Peygamber efendimiz Medineye hicret eddiğinde Müslümanlar yahudiler ve müşrikler arasında sulh anlaşması yaptı.Birbirlri ile savaş yapmayacaklarına ve aralarındaki meseleleri konuşarak çözeceklerine dair.Mekke müşrikleri Medineyi kuşatıp Müslümanlar savunma durumuna geçtilwe. Yahudiler en zor durumda içeriden müşriklerle anlaşarak arkadan vurdular.Resmen anlaşmalara ihanet ederek en kötü bir zamanda arkadan vurmaya kalktılar.Yeni Müslüman olmuş Yahudi bir sahabeyi bunları cezalandırmak için efendimiz görevlendirdi.Kendilerine sordu sahabe Yahudi şeriatine göremi yoksa İslam hukukuna göremi cezalandırılmak istersiniz.Yahudiler sevinerek Yahudi şeriatine göre cezalandırmayı istediler.Yahudi Şeriatini herhalde yahudiler daha iyi bilir.Admin ateist olarak gözüküyor o sadece ajan.Ateist oyunları oynuyor sizi kandırmasın.Kripto ermenilerle bir misyoner teşkilatı kurmuş.Saf cahil müslümanlarla oyun oynuyor.Türkiye çapında teşkilatlanmış bir örğüt.Belki bilmiyorsundur diye yazdım.

  38. diyalektiko
    Mart 31, 2016, 1:40 pm

    Müslümler gerçekten tuhaf…İşine geldiği zaman Tevrat, İncil değiştirilmiş, hükmü kalkmış
    bu yüzden kurtuluş için İslam olun derler. İşine gelmediği zaman da peygamberi bile
    adalet bu deyip Tevrat hükmünü uygular. Hele söyleyin bakalım Muhammed’in köleleri,
    Kur’an’ın adaletine evrenselliğine ne oldu? Yoksa pek çok şey gibi o da mı yalan oldu…

  39. Gizem
    Nisan 1, 2016, 3:09 am

    Bu öldürme karari tevrata göre verilmistir. Peygamberimiz yahudileri sozlerinde durmalari icin devamli uyarmasina ragmen onlar herzaman anlasmayi bozup musl7manlari arkadan vurduklari icin cezalandirilmalari gerekmistir. Bu ceza da tevrattan bakilarak verilmistir tevrata gore vatan hainligi yapan toplukugun erkekleri idam edilir kadinlari ve cocuklari esir alinir. Bunu bir vahset gibi gosteriyorsunuz . Yahudilerin yaptigi katliamlara şu an filistindeki israil katliamina hicbisey demiyorsunuz. Islam dusmani oldugunuz cok belli olaylara hic objektif bakmiyorsunuz
    olaylari carpitip milletide yanlis yola suruklemeyin

  40. ismail
    Nisan 1, 2016, 9:36 am

    Tamam öyle. Fakat kişi geliyor bir suctan dolayi ben tevratin hukmune gore ceza almak istiyorum diye israr ediyorsa ne yapilir. Köle azadi geçiyor ya Kurani kerimde peygamberimizde tavsiye etti bunu. Kendiside kole azad etti bildiğim kadariyla.Kuranin adaleti. İslami yok etmek için oyun ettiler. Oyun sebep oldu baslarina gelenlere. Anlasmalarina sadik olsalardi. Üstelik gelen vahyin gereği yapildi.

  41. huseyin
    Nisan 11, 2016, 1:57 am

    Gizem 10 numara yazmışsın.Yalnız öküzler anlamak istemez. Onlar maaşlı

  42. erhan
    Temmuz 28, 2016, 2:07 am

    Hz. Muhammed 900 Yahudi’nin Öldürülmesi Emrini Vermiş midir?
    Hz. Muhammed 900 Yahudi’nin Öldürülmesi Emrini Vermiş midir?

    W. N. Arafat

    Journal of the Royal Asiatic Society of Great Britain and Ireland(JRAS), (1976), s.100-107’de yayınlanmıştır.

    İslâm’ın doğuşunda, Yesrib’te (daha sonra Medine olarak geçecektir) yaşayan üç Yahudi kabilesinin yanısıra daha kuzeyde Hayber ve Fedek’te diğer Yahudi yerleşim yerleri de vardı. İlk başta, Hz. Muhammed, kutsal bir dinin takipçileri olarak Yesribli Yahudilerin, bu yeni tek tanrılı din olan İslam’ı anlayışla karşılayacaklarını ümit ediyordu. Fakat bu kabileler, İslâm’ın sağlam bir şekilde kök saldığını ve güç kazandığını fark ettiklerinde düşmanca bir tavır takındılar. Bu mücadelelerinin âkibeti ise, Yahudi topluluklarının Arabistan topraklarından silinmeleri olmuştur.

    Tarihçilerin Peygamberimizin hayatı ile ilgili yazdıkları eserlerde; Beni Kaynuka’nın[1]ve ondan sonra Beni Nadir’in[2]müslümanları tahrik ettikleri, sonrasında muhasara edildikleri, teslim oldukları ve tüm taşınabilir varlıkları ile birlikte şehirden uzaklaşmayı kabul ettikleri belirtilmektedir. Daha sonra da, Hayber[3]ve Fedek[4]boşaltılmıştır. İbn İshak’ın Sîret’ine[5]göre, Medine’deki Yahudi kabilelerinden üçüncüsü olan Beni Kureyza, İslam’ı yok etmek üzere Medine’ye yapılan bir saldırıda [Hendek veya Ahzâb Savaşı] Kureyşliler ve müttefikleriyle işbirliği yapmıştır. İslâm’a karşı yapılan bu en ciddi saldırı başarısızlıkla sonuçlanmış ve sonrasında Beni Kureyza Peygamber tarafından kuşatma altına alınmıştır. Daha önce Beni Nadir’in başına geldiği gibi, bunlar da teslim olmak zorunda kalmışlar, fakat Beni Nadir’den farklı olarak bunlar, [İslâm-öncesi] müttefiklerinden olan Evs kabilesin’den Sa’d b. Mu’âz’ın hakemliğine başvurmuşlardır. Sa’d, Yahudilerin yetişkin erkeklerin öldürülmesi, kadınların ve çocukların köle olarak sahiplenilmesi kararını vermiştir. Bunun sonucunda, Medine’nin pazar yerinde hendekler kazılmış, Kureyza’nın erkekleri gruplar halinde getirilmiş ve boyunları vurulmuştur.[6]Öldürülen kişi sayısı hakkındaki rivayetler 400 ila 900 arasında değişmektedir.

    Oysa ki, bütün bu rivayetler irdelendiğinde, ayrıntılar hakkında itirazlarda bulunulabilir: 600, 800 ya da 900[7]kadar Kureyzâlı’nın merhametsizce katledildiği iddiasının yanlışlığı ortaya konabilir; bu iddianın sonradan ortaya atılmış olduğu, kaynağının kadim Yahudi rivayetlerinin teşkil ettiği, Yahudi tarihinde, bu iddianın detaylarının şaşırtıcı bir netlikle elde edilebileceği ispatlanabilir.

    Bu hususla ilgili Arap kaynakları incelenecek ve Yahudi haber kaynakları hakkında da değerlendirmede bulunulacaktır. Ayrıntıların güvenirliği değerlendirilecek ve erken Yahudi tarihi ilk örnekleri belirlenecektir.

    En detaylı bilgiyi içeren en eski çalışma İbni İshak’ın Sîre’sidir. Bu eser ayrıca en kapsamlı ve en çok alıntı yapılan eserdir. Daha sonraki yıllarda, tarihçiler ondan yararlanmışlar ve çoğu durumda ona güvenmişlerdir.[8]Fakat İbn İshak hicretten sonra 151 yılında, yani bahis konusu olayın gerçekleştiği tarihten 145 yıl sonra vefat etmiştir. Ondan sonra gelen tarihçiler, olayı onun anlattığı şekilde almışlar, az veya çok ayrıntıları ihmal etmişler ve onun meçhul raviler listesini gözden kaçırmışlardır. Onlar, genellikle olayı kısaltmışlar ve olay onlara sadece aktarılması gereken sıradan bir olay gibi görünmüştür. Çoğu durumda da, bu tarihçilerin olaya ilgileri bununla sınırlı olmuştur. Gerçekte bazıları, ikna olmadıklarını belirtmiş olmakla beraber, daha fazla zahmete girmeyi göze almamışlardır. Mamafih bu otoritelerden biri olan İbn Hacer, bu olaya karşı çıkmış ve ilgili rivayetleri “garib olaylar” olarak nitelemiştir.[9]İbn İshak’ın çağdaşlarından fıkıh alimi Malik[10]ise, İbni İshak’ı bir ‘yalancı’[11]olarak açıkça suçlamış ve bu tip hikayeleri aktardığı için onu ‘deccâl’[12]olarak nitelendirmiştir.

    Peygamberin siretini yazan tarihçi ve yazarların, hadiscilerin titiz kurallarını uygulamadıkları hatırlanmalıdır. Bunlar her zaman, her biri güvenilir olarak nitelenen bir rivayet zinciri vermezler; biyografik ayrıntılara ve İslam’ın ilk yıllarında yaşanan olaylara yaklaşım tarzları, Peygamberin hadislerine ya da fıkıh ilmine olan yaklaşımdan daha az titizdir. Nitekim, Medine’nin kuşatılması ve Beni Kureyza’nın düşmesi olayları, İbn İshak tarafından, içinde Kureyza Yahudileri soyundan gelen Müslüman şahısların da yer aldığı bir gurup ravinin aktardığı bilgilerden derlenmiştir.

    Oysa, bu geç dönem ve kesin olmayan kaynaklar yerine, anılan olaylarla eşzamanlı ve tümüyle sahih bir kaynak olan Kur’ân yer almalıydı. Ahzâb Sûresi’nin 26. ayetinde anılan olaya çok kısa bir atıf var:

    Allah kitap ehlinden olup müşriklere yardım edenleri kalelerinden indirdi ve kalplerine büyük bir korku saldı. Siz onların bir kısmını [ferîqan] öldürüyor, bir kısmını da esir ediyordunuz.

    Görüldüğü üzere burada sayıyla ilgili herhangi bir bilgi yoktur.

    İbn İshak, Medine’nin kuşatılması ile ilgili bölüme başlarken kaynaklarını vermektedir. Bunlar, Zebîr [b. Bâtâ] ailesinin bir andlaşmalı üyesi [مولى] ve “şaibeli görülmeyen” [من لا أتهم]diğerleridir. Bu şahıslar rivayetin çeşitli kısımlarını Abdullah b. Ka’b b. Malik, el-Zuhri, Asım b. Ömer b. Katâde, Abdullah b. Ebi Bekir, Muhammed b. Ka’b ve “diğer bir kısım ilim adamlarımızdan” [و غيرهم منعلمائنا] rivayet etmişlerdir. Bu ravilerden her biri rivayete katkıda bulunmuş, böylece İbn İshak’ın versiyonu bütün bu rivayetlerin bir kolleksiyonunu oluşturmuştur. Sonraki aşamalarda, İbn İshak, Kureyza soyundan gelen başka birisinden, canı bağışlanmış olan Atiyye [عطية][13]isimli birisinden dolaylı ve rivayette adı geçen Kurazya’nın önde gelen üyelerinden biri olan Zebîr b. Bâtâ [الزبير بن باطا]’dan doğrudan alıntı yapmıştır.

    Rivayet, Yahudi liderlerin düşmanca bir ittifak oluşturmak üzere Müslümanlara karşı organize olmalarını anlatmaktadır. Anılan liderlerden üçü Beni Nadîr, ikisi diğer bir Yahudi kabilesi Vâil arasında yer almaktadır. Bunlar, başta Kureyş olmak üzere; Ğatafan, Murre, Fezâre, Süleym ve Eşca‘ kabilelerini [Müslümanlara karşı] silahlanmaya ikna etmişlerdir. Böylesine bir muhasara gücü oluşturarak, Beni Nadir liderlerinden biri olan Huyey b. Ahtab, hala Medine’de bulunan üçüncü Yahudi kabilesi Beni Kureyza’yı zorlamış ve liderleri Ka’b b. Esed’in isabetli kararının aksine, Müslümanların müttefik taarruz güçlerinin karşısında duramayacakları şeklinde ümitlendirerek, onları Peygamber’e sadakatlerini bozmaya zorlamıştır. Huyey’e göre, Kureyzâ ve diğer Yahudiler bu yolla tekrar bağımsızlıklarını elde edebileceklerdi. Fakat Medine’nin muhasarası başarısızlıkla sonuçlanmış ve Yahudi kabileler [Müslümanlara karşı] tüm bu operasyonda yer almış olmalarının cezasına maruz kalmışlardır.

    Âlimlerin ve tarihçilerin hikâyenin İbn İshak versiyonuna yaklaşımları; ya tereddütler karışmış bir kabullenme, ya da en azından iki önemli vak’ada görüldüğü gibi tenkid etme ve açık bir şekilde reddetme olmuştur.

    Kabullenici tutum; Peygamberin sireti ve gazvelerle ilgili rivayetler sonraki nesillerce alınırken gerekli hassasiyetin gösterilmemesi ve hadiscilerin veya fıkıhçıların eleştirel kıstaslarının uygulanmamasının bir sonucudur. Siretle ilgili rivayetler aktarılırken ya da kayıt altına alınırken, ravilerin dürüstlüğünü kontrol etme zorunluluğu yoktur.[14]Sürekli bir ravi zincirini vermek ya da ravileri vermek gerekli değildir. Bu husus, İbn İshak’ın Siret’inde açık bir şekilde görülebilmektedir. Diğer taraftan fıkıh söz konusu olduğunda, güvenilir kaynak ve kesintisiz rivayet zinciri elzemdir. Bu yüzden fıkıh âlimi olan Mâlik, İbn İshak’a değer vermemiştir.[15]

    Dolayısıyla insan, çok kolay bir şekilde, sonraki tarihçilerin ve hatta müfessirlerin İbn İshak’ın rivayetlerini aynen tekrarladıklarını ya da tüm rivayeti kısaltarak aktardıklarını görebilir. İbn İshak’tan yaklaşık 150 yıl sonra yaşamış olan Taberî bile, genellikle yaptığının aksine bir tutumla, rivayetin diğer versiyonlarını bulma çabasına girişmemiş; sadece, şöyle bir ifadeyle şüphesini ortaya koymuştur: “Vakidi, Peygamberin çukurlar kazdırdığını iddia etmiştir”. İbni Kayyım, Zâdu’l-Meâd adlı eserinde olaya kısaca değinmiş, can alıcı ‘aded’ problemini görmezden gelmiştir. İbni Kesir, zihninde genel bir şüphe olmalı ki, rivayetin Hz. Aişe gibi “iyi bir otorite”tarafından aktarıldığına işaret etme ihtiyacını hissetmiştir.[16]

    Rivayetin böyle sorumsuzca veya şüphe atfıyla kabul görmüş olmasıyla beraber; İbn İshak, çağdaşlarınca ya da sonraki dönem alimlerince şiddetli bazı ithamlara maruz kalmıştır. Bunlardan birisi, Siret’ine çok sayıda mevsuk olmayan veya düzmece şiirler alması[17]; diğeri ise, Beni Kureyza’nın idamları ile ilgili rivayetleri herhangi bir sorgulamaya tabi tutmaksızın kabul etmesidir.

    Çağdaşlarından, ilk hadiscilerden ve fıkıh alimlerinden biri olan Malik, net bir biçimde onu ‘yalancı’, ‘deccâl’[18]ve ‘rivayetlerini Yahudilerden alan’ birisi olarak tanımlamıştır.[19]Başka bir ifadeyle, Malik, kendi kriterlerini uygulayarak İbn İshak’ın rivayetlerinin doğruluğundan şüphe etmiş ve yaklaşımını kabul etmemiştir. Gerçekten de, ne İbn İshak’ın haber kaynakları, ne de böyle bir rivayeti derme-çatma bir araya getirme yöntemi, fıkıh alimi Mâlik’e göre kabul edilebilir değildi.

    Daha sonraki bir dönemde, İbn Hacer; Malik’in, İbn İshak’ı suçlamasının temel noktalarını açıklamıştır. Onun dediğine göre,[20]Mâlik, İbn İshak’ı suçlamıştır; çünkü o, Peygamber’in gazvelerine dair yazdıklarını, Medine’de yaşayan Yahudi torunlarına başvurarak, Yahudi ataları tarafından kendi bakış açılarıyla aktarılmış olan şekilleriyle, elde etmiştir. İbn Hacer bahsi geçen meseleleri “Kureyza ve Nadîr hakkındaki garip rivayetler”[21]şeklinde etkili bir ifadeyle tanımlayıp reddetmiştir. Bu sarih redden daha mahkûm edici bir şey olamaz.

    Bir yandan, geç dönem ve güvenilmez kaynaklara ve diğer yandan şâibeli otoritelere karşı, olayların çağdaşı ve tümüyle güvenilir bir kaynak olarak Kuran’a baş vurulmalıdır. Ahzâb suresinin 26. ayetindeki referans çok kısa ve özlüdür:

    Allah kitap ehlinden olup müşriklere yardım edenleri kalelerinden indirdi ve kalplerine büyük bir korku saldı. Siz onların bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da esir ediyordunuz.”

    Müfessirler ve hadisciler, sadece İbn İshak’ın rivayetini tekrar etmeye eğilim gösterirler, fakat Kuran’daki âyet, fiilen savaşa katılanlardan bahsetmektedir. Bu, savaşla ilgili bir beyandır. Bu beyanda, savaşan kişiler bahis konusu edilmiştir. Bunlardan bazıları öldürülmüş, bazıları da esir alınmışlardır.

    İnsan şöyle düşünüyor: Bu olayla ilgili olarak eğer 600 ya da 900 kişi öldürülmüşse, bu olayın önemi çok daha büyük olurdu. Kuran’da bu hususla ilgili daha net açıklamalar, elde edilen sonuçlar ve öğrenilmesi gereken dersler yer almalıydı. Fakat eğer sadece, suçlu liderler öldürülmüşse, bunun sonucunda Kuran’da basit bir açıklama yeterli olacaktı.

    Kaynaklar hakkında söylenecek son söz: bunlar ne ilgiye şayan, ne de itimat edilir durumdadırlar. Tespitler çok geç bir döneme aittirler. Bu itibarla, rivayeti reddetmek için gerekçeler şöyle sıralanabilir:

    (1) Yukarıda belirtildiği gibi, Kuran’da, bahsi geçen rivayetlere yapılan atıflar çok kısa olup çok sayıda insanın öldürüldüğünü hissettirecek herhangi bir ifade yoktur. Savaş söz konusu olduğunda, yapılan atıf fiilen savaşanlara aittir. Kur’ân, tarihçilerin herhangi bir şüphe duymaksızın kabul edecekleri tek kaynaktır. Bahis konusu olayla eşzamanlı bir metin olan Kur’an’ın anlattığının, birçok inandırıcı nedenle, olayın gerçek versiyonu olduğunu görmekteyiz.

    (2) İslami hükümlere göre, sadece ihanetten sorumlu olan kişiler cezalandırılır.

    (3) Bu kadar çok sayıda kişiyi öldürmek, İslam’ın adalet anlayışına ve Kur’ân’da geçen “Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü yüklenmez”[22]temel ilkesine taban tabana zıttır. Rivayete göre gayet açıktır ki, liderler mahdut sayıdaydı ve isimleri iyi biliniyordu.

    (4) Bu rivayet ayrıca savaş mahkumları ile ilgili Kur’ân’ın öngördüğü hükümlere aykırıdır. Kur’ân hükmüne göre, ya esirler karşılıksız hürriyetine kavuşturulmalı ya da fidye vererek kurtulmaları sağlanmalıdır.[23]

    (5) Beni Kureyza’dan önce ve sonra teslim olan diğer Yahudi gruplarına yumuşaklıkla muamele edilip, gitmelerine izin verilirken, Beni Kureyza’nın bu şekilde katliam yapılması çok zor bir ihtimaldir.

    Nitekim Ebu Ubeyd b. Sallâm, Kitâbu’l-Emvâl’inde[24]şöyle bir rivayete yer verir:

    Hayber Müslümanlar tarafından fethedildiğinde, Hayber halkı içinde öyle bir aile veya sop vardı ki, Hz. Peygamber’e çirkin hakaretlerdeki aşırılığıyla şöhret bulmuştu. Hz. Peygamber o gün onlara azarlama sınırlarını geçmeyecek şekilde şöyle hitap etti: “Ey Ebu el-Hukayk’ın çocukları! Ben sizin Allah ve O’nun Elçisi’ne olan aşırı düşmanlığınızı biliyorum. Fakat bu husus, [geçmişte] kardeşlerinize muamelede bulunduğum şekilde size de muamelede bulunmama mani olmayacaktır” [Yani sizi bu kin ve düşmanlığınızdan dolayı yargılayacak değilim].

    Bu olay, Beni Kureyza olayından sonra vuku bulmuştu.

    (6) Eğer, yüzlerce insan pazarda öldürülmüş ve bunun için hendekler kazılmış ise, bununla ilgili herhangi bir iz’in olmaması, bahsi geçen yere işaret eden herhangi bir belgi ya da yazının olmaması çok ilginçtir.[25]

    (7) Bu katliam gerçekten vuku bulmuş olsaydı, sonraki fıkıh alimleri bunu bir emsal karar olarak kabul edeceklerdi. Gerçekte ise, durum bunun tam tersinedir. Fıkıh alimlerinin yaklaşımı ve hükümleri, bunun zıddına olarak “Hiç bir nefis başkasının günahının sorumluluğunu yüklenmez” şeklindeki Kur’ânî öğretiye daha uygundur.

    Nitekim, Ebu Ubeyd b. Sellâm, bir siret veya biyografi kitabı olmaktan çok bir fıkıh ve fetva kitabı olan Kitab-ul Emval’inde[26]bu konuda çok önemli bir olay kaydetmektedir:

    (Abbasi lider) Abdullah b. Ali’nin vali olduğu bir dönemde, İmam el-Evzai[27]zamanında, Lübnan’da Kitap Ehli’nden bir grup olay çıkarmıştır. Vali isyanı bastırmış ve sorun çıkaran topluluğun sürgüne gönderilmesi emrini vermiştir. El-Evzai, toplumda ileri gelen müçtehit yetkisiyle hemen bu kararı reddetmiştir. Bu hususla ilgili delili ise bu olayın topluluğun müşterek hareket etmesinin bir sonucu olarak gerçekleşmemesidir. (Bu konuda) o şöyle der: “Bildiğim kadarıyla, az sayıda kişinin yaptığı bir hata nedeniyle çok kişiyi cezalandırması Allah’ın bir sünneti değildir, fakat O’nun sünneti çok kişinin yaptığı hata nedeniyle az kişinin cezalandırılmasıdır.”

    Eğer İmam El-Evzai, Beni Kureyza’nın katliamı rivayetinin sıhhatini kabul etmiş olsaydı, bunu bir emsal olarak kabul edecek ve Abdullah b. Ali ile temsil edilen otoriteye karşı itiraz edemeyecekti. El-Evzai’nin, İbn İshak’ın genç bir çağdaşı olduğu hatırda tutulmalıdır.

    (8) Kureyza rivayetinde, aktif düşmanlık yapan kişiler olarak tanımlanan bazı şahısların öldürüldüğü rivayet edilmiştir. Bunların ihanete sebep oldukları için cezalandırılmaları makul bir sonuçtur. Buradan bütün kabilenin cezalandırıldığı sonucu çıkarılmamalıdır.*

    (9) Rivayetin ayrıntıları tamamen Yahudilerin mahrem konuşmalarından oluşmaktadır: Kuşatılmış durumda iken kendi aralarında yaptıkları müzakereler, liderleri olarak Ka‘b b. Esed’in tiradi, bu konuşmada müslümanlara karşı son bir umutsuz eylem yapmak üzere kendi kadınlarını ve çocuklarını öldürme önerisini getirmesi… [Bütün bu mahremiyetlerin Yahudi kaynaklı olması aklen kaçınılmaz olmaktadır].

    (10) Kureyza’nın soyundan gelen kişilerin istemeleri gibi, olayla ilişkili olan Medinelilerin soyundan gelenler de aynı şekilde hareket etmişlerdir [Onlar da kendi atalarını yüceltme gayretine düşmüşlerdir]. Meselâ, Sad b. Mu‘az’ın Kureyza aleyhine verdiği kararla ilgili olan kısmı, kendi soyundan gelen bir kişi tarafından rivayet edilmektedir ve bu rivayete göre, Peygamber, Mu‘az’a şöyle buyurmuştur: “Sen, yedi kat semadan (ilham edildiği üzere) onların üzerine Allah’ın hükmü ile hükmettin.”[28]

    Şu bir gerçektir ki, atalarını yüceltmek ya da başlangıçta İslam’a karşı olanları aklamak amacıyla, sonraki nesillerce birçok hikaye uydurulmuş, bu rivayetlerin çoğu da İbn İshak tarafından rivayet edilmiştir.

    (11) Diğer detayların da kabul edilmesi zordur. Yüzlerce insanın Beni Neccarlı bir kadına ait tek bir evde hapsedilmiş olması nasıl mümkün olabilir?[29]

    (12) İslam’ın te’sisinden sonrasına ait [Medinedeki] Yahudi kabilelerinin akibeti ile ilgili tarihi bilgiler de pek vâzıh değildir. Kaynakların incelenmesiyle, Yahudilerin Medine’den tamamen sürülmüş olduklariyle ilgili rivayetlerin tashih edilmeleri ihtiyacı doğmaktadır. Meselâ, İbn Hazm Cemheretu’l-Ensâb[30]adlı eserinde, zaman zaman Yahudilerin hâlâ Medine’de yaşadıklarını belirtmektedir. El-Vakidi, iki yerde[31], üç Yahudi kabilesinin Medine sınırları dışına sürgünlerinden sonra, Peygamber’in Hayber’e sefer düzenlemeye hazırlandığı bir sırada, hâlâ Medine’de yaşayan Yahudilerin olduğunu kaydeder. Bu kayıtların birinde, on Medineli Yahudi Hayber’e düzenlenen bir seferde Peygamberin ordusuna katılmıştır; diğerinde ise, Medine’de yaşayıp da Peygamber’le barış anlaşması imzalamış başka on Medineli Yahudi, Peygamber Hayber’e saldırı düzenlemeye hazırlandığında, bundan epeyce endişelenmişlerdir. El-Vakidi, onların kendilerine borcu olan müslümanların sefere çıkmalarını engellemeye çalıştıklarını da belirtmektedir.

    Nitekim, İbni Kesir[32]Hz. Ömer’in, sadece Peygamber’le bir barış anlaşması yapmamış Hayber Yahudilerini sürdüğüne işaret ederek sorunu ele almaktadır. İbni Kesir devamla, daha sonraki tarihlerde, hicri 300’lü yıllardan sonra, Hayberli Yahudilerden, kendilerini cizyeden muaf tutan ve Peygamberimiz tarafından verildiği söylenen bir belgeye sahip oldukları iddiasını aktarmaktadır. İbni Kesir, bazı alimlerin bu belgeyi kabul ettiklerini ve bu yüzden Hayberli Yahudilerin cizyeden muaf tutulmaları gerektiği sonucuna vardıkların belirtmektedir. Fakat bu mektup aslında sahte bir mektup olup, sahteliği ayrıntılı bir şekilde ortaya konulmuştur. O mektupta olaydan önce vefat eden insanların sözleri alıntılanmış, iddia edilen tarihten sonra ortaya çıkmış bazı teknik terimler kullanılmış, Muaviye b. Ebi Sufyan’ın buna şahit olduğu belirtilmiştir –gerçekte ise, Muaviye o tarihte henüz Müslüman olmamıştı.

    Görüldüğü üzere, bu kabul edilemez katliam rivayetinin gerçek kaynağı, Medineli Yahudilerin soyundan gelen kişiler olup, İbni İshak bu “acayip rivayetleri” oradan almıştır. Böyle yapmakla, İbni İshak diğer alimlerden ve tarihçilerden ciddi eleştiriler almış ve Mâlik tarafından deccâl olarak nitelendirilmiştir.

    Bu rivayetin kaynakları, bu yüzden, fazlasıyla şüpheli olup ve haberin ayrıntıları, İslam’ın ruhuna ve Kur’ân’daki âyetlere taban tabana zıttır. Güvenilir kaynak eksikliği olup, çevresel kanıtlar rivayetleri desteklememektedir. Bunun anlamı, rivayet şüpheli olmaktan da öte bir niteliktedir.

    Bununla birlikte, bana göre, Kureyzâ rivayetlerinin kökenleri daha eski olaylarda aranmalıdır.Romalılara karşı Yahudi ayaklanmasıyla ilgili o zamana kadar anlatılan rivayetlerle benzer anlatımlar olduğu gösterilebilir. Şöyle ki: [M.S. 68-70 yılları arasında Romalı’lara karşı verilen savaşlarda mağlûp olan] Yahudi fanatikleri ve sicarii’ler*Masada’daki sarp kaleye kaçıp sığınmışlar; daha sonra Roma ordusu Masada kalesini 3 sene kuşatmış ve sonunda kaleyi tasfiye etmiştir. Ve olaylar M.S. 73 yılında bu kalenin yıkılmasıyla son bulmuştur. Bütün o olayları anlatan hikayeler, o kuşatmadan sağ kurtulabilen ve güneye doğru kaçmış olan Yahudiler tarafından yaşatılmıştır. Profesör Guillaume’nin teorisine göre Medinede yaşayan Yahudilerin kökenini, bu Yahudi savaşlarından kurtulup oraya gelen Yahudiler oluşturmaktadır.[33]Ve bu teori, bu konudaki en makul teorilerden bir tanesidir.

    Çok iyi bilindiği üzere, Yahudi savaşları ile ilgili ayrıntıların kaynağı Flavius Josephus’tur. Kendisi bir Yahudi olup sonraları Romalıların yönetiminde görev almış ve olaylara tanıklık etmiştir. Bazı isyancıların (Romalılara karşı) gerçekleştirdiği ayaklanmalara karşı çıkmış; fakat buna rağmen tüm kalbiyle Yahudi olmaktan asla vazgeçememiştir. Bu tarihçinin yazdıklarından okuduğumuz ayrıntılarla, bize Siret’le ulaşan Yahudilerin faaliyetleri ve direnişleri hakkındaki bilgilerin birbirine çok benzer olduğunu fark etmekteyiz. Aradaki tek fark şimdiki (sonuncu) olayda sorumluluğun Müslümanlara yıkılmasıdır.

    Beni Kureyza Yahudilerinin soyundan gelen kimselerce aktarılan rivayetlerin ayrıntılarına bakılırsa, Josephus ile aşağıdaki ayrıntılarda benzer olduğunu söyleyebiliriz:

    (1) Josephus’a göre[34], Büyük Hirodes’ten önce Kudüs’ü idare eden Alexander, 800 Yahudi esiri asmış ve gözlerinin önünde eşlerini ve çocuklarını boğazlamıştır.

    (2) Benzer şekilde, diğerleri tarafından da çok sayıda kişi öldürülmüştür.

    (3) Bu iki olayın [Masada ve Kureyza] önemli ayrıntıları, özellikle öldürülen kişi sayısı dikkat çekecek derecede birbirine benzemektedir. Masada’da, en sonda ölmüş olan kişi sayısı 960’tır.[35]Fanatik sicarii topluluğundan öldürülenlerin sayısı da 600 idi.[36]Ümitsizlik noktasına geldiklerinde, liderleri Eleazar onlara hitap etmiş (Ka‘b b Esed’in Beni Kureyza’ya hitapta bulunması gibi)[37]ve kendi kadınlarını ve çocuklarını öldürmeleri önerisinde bulunmuştur. Umutsuzluğun nihai noktasında, son kişi kalıncaya kadar birbirini öldürme planı önerilmiştir.

    Açık olarak görülmektedir ki, ayrıntıların benzerliği çok dikkat çekicidir. Sadece kitlesel intihar önerisi aynı olmayıp, bunun ötesinde sayılar bile neredeyse aynıdır. Her ikisinde de aynı isimler vardır. Phineas ve Azar b. Azar[38]– tam da Eleazar, Masada’da kuşatılan Yahudilere hitap eden (isim).

    Burada, basit bir benzerlikten öte bir gerçekle karşı karşıyayız. Artık olayımızın prototipini elde etmiş bulunuyoruz. Tahminime göre; Beni Kureyza’nın prototipi olan bu olay [Masada Olayı], Josephus tarafından klasik dünya için kaydedildiği gibi, “Yahudi Savaşları” sonrasında Arabistan’ın güneyine doğru kaçmış olan Yahudilerin sonraki nesilleri tarafından da muhafaza edilmiştir. Sonraki nesle ait bir jenerasyon, Masada’nın muhasarası ile Beni Kureyza’nın muhasarasını üst üste koymuştur. Belki de bunun sebebi, kendilerinin çok uzak bir geçmişe ait geleneklerini daha az uzak tarihleri ile karıştırmalarıdır. Bu karışım İbni İshak’ın rivayetinde de yer almıştır. Müslüman tarihçiler ise; olayı görmezden gelirken de, herhangi bir yorum yapmaksızın ya da soğuk bir ilgisizlikle aktarırken de, İbni Hacer’in dediği gibi, sadece “acayip” bir hikaye karşısındaki hevessizliklerini sergilemişlerdir.

    Son bir not: Yukarıdaki [makale] ilk yazılırken, Ağustos 1973’te, Dr. Trude Weiss-Rosmarin tarafından Yahudi Araştırmaları Dünya Kongresi’e sunulan bir tebliği incelemiştim.[39]Bu tebliğde; Masada’da 960 Yahudi’nin intihar ettiği ile ilgili Josephus’un iddiası reddedilmekteydi. Bu, gerçekten çok ilginçtir; çünkü Kureyza Yahudileri ile ilgili rivayette de, 960 ya da bu sayıya yakın Yahudi intihar etmeyi reddetmiştir. Kim bilir, belki de Beni Kurezya Yahudileri ile ilgili rivayet [aslında Masada hakkında] orijinaline göre daha doğrudur.

    [1]İbn İshak, Sîre (Wustenfeld Basımı, Gottingen, 1860), s.545-7; (Sakka v.d. Basımı., Kahire, 1955), c.2, s.47-49. Ayrıca bkz: El-Vakıdî, Kitabu’l-Meğâzî (M. Jones Basımı, Londra, 1966), c.2, s.440 vd.; Suheylî, er-Ravdu’l-Unuf (Kahire, 1914), c.1, s.187; İbn Kesîr, Es-Siratu’n-Nebeviyye (Mustafa `Abd al-Vahid bas.), Kahire, 1384-5/1964-6, c.2, s.5.

    [2]Sîre, 545-56, 652-61/c2, s.51-57, 190-202; İbn Kesîr, c.3, s.145 vd.

    [3]Sîre, 755-76, 779/c.2, s.328-53, 356 vs. Ve devamında Hayber’le ilgili birçok rivayet.

    [4]a.g.e., 776/c.2, s.353-54.

    [5]a.g.e., 668-84/c.2, s.214-33.

    [6]a.g.e., 684-700/c.2, s.233-54.

    [7]a.g.e., 689/c.2, s.240; `Uyûnu’l-Eser (Kahire, 1356 A.H.), c.2, s.73; İbn Kesîr, c.2, s.239.

    [8]`Uyûnu’l-Eser Mukaddimesi, c.1, s.7, İbn Seyyidi’n-Nâs (d. 734 A.H.), Peygamber’in Sîreti hakkındaki plânını sunarken ana kaynağının İbn İshâk olduğunu ifade eder – hemen herkesin olduğu gibi.

    [9]Tehzîbu’t-Tehzîb, c.9, s.45. Ayrıca bkz: `Uyûnu’l-Eser, c.1, s.17, ki orada kaynak zikretmeden aynı kelimeleri kullanır [من الغرائب], İbn İshâk’ın güvenirliği ve uyguladığı metodu tartışan giriş bölümünde.

    [10] Ö. 179 H.

    [11]`Uyûnu’l-Eser, c.1, s.12 [كذاب].

    [12]a.g.e., c.1, s.16 [دجال من الدجاجلة].

    [13]Sîre, 691-2/c.2, s.242, 244; `Uyûnu’l-Eser, c.2, s.74, 75.

    [14]İbn Seyyidi’n-Nâs, a.g.e., c.1, s.121. Gerek Beni Kureyza olayında, gerekse Necm Sûresi’yle ilgili olarak Kur’ân’ın müşriklerin putlarına değer atfettiği iddiasına mesnet alınan “şeytanî âyetler” olayında, tam da bu hususa (zaafa) dikkat çeker. İbn Seyyidi’n-Nâs, değişik müelliflerin problemi nasıl geliştirdiklerini özetledikten sonra, kanaatince bu hikayenin meğâzî ve siyer kitaplarına yakışır türden hikayelerden olduğunu (genel kabule şayan olmadığını) ifade eder. Ayrıca, bir çok ilim adamının; genellikle, meğâzî ve benzeri kaynakların naklettikleri önemsiz ve hukuki içerik taşımayan rivayetleri daha hoşgörülü sorguladıklarını da ilave eder. Bu durumlardaki rivayetler, “helal ve haram”a esas alınacak rivayetlere nazaran daha kolay kabul edilirler.

    [15]Bkz. aşağıda, not 18.

    [16]Taberî, Tarih, c.1, s.1499 (El-Vakıdî, Meğâzî, c.2, s.513’e atfen); Zâdu’l-Me‘âd (T. A. Taha bas.), Kahire, 1970, II, 82; İbn Kesîr, a.g.e., c.4, s.118.

    [17]Bu konuda bkz: W. Arafat, “Early Critics of the Poetry of the Sira”, BSOAS, XXI, 3, 1958, 453-63.

    [18]Kezzâbve Deccâlun mine’d-Decâcile.

    [19]`Uyûnu’l-Eser, c.1, s.16-7 [1/66-67]. İbn Seyyidi’n-Nâs bu değerli mukaddimesinde, İbn İshâk hakkındaki tartışmaların kapsamlı bir araştırmasını sunar. Sîre’nin Gottingen basımının kapsamlı Önsöz’ünde ise Wustenfeld, İbn Seyyidi’n-Nâs’dan bu bilgileri aktarır.

    [20]Tehzîbu’t-Tehzîb, c.9, s.45. Ayrıca bkz: `Uyûnu’l-Eser, c.1, s.16-7.

    [21]İbn Hacer, a.g.e, aynı yer: قصة خيبر وغيرها … وأما مالك … إنما كان ينكر تتبعه غزوات النبي (ص) من أولاد اليهود الذين أسلمواوحفظوا

    وقال الحاكم قال محمد بن يحيى هو حسن الحديث عنده غرائب…

    [22]Kur’ân, 35/18.

    [23]Kur’ân, 47/ 4.

    [24]Khalil Muhammad Harras Basımı, Kahire, 1388/1968, s.241.

    [25]El-Bekrî’nin, Mu‘cemu Ma’sta‘cem’inde; El-Fîrûzâbâdî’nin El-Meğânimu’l-Mutâbe fî Me‘âlimi Tâbe’sinde (Hamad al-Jasir Basımı, Dâru’l-Yemâme, 1389/1969); Resâ’il fî Târîkhi’l-Medîne’de (Hamad al-Jasir Basımı, Dâru’l-Yemâme, 1392/1972); Es-Semhûdî’nin, Vefâu’l-Vefâ bi-Akhbâri Dâri’l-Mustafâ’sında (Kahire, 1326), vb. genel veya özel maksatlarla yazılmış coğrafya kitaplarında bu konuda en küçük bir bilginin verilmeyişi dikkate şayandır. Hatta Semhûdî’nin eseri, sözkonusu ‘pazar’ı anan nadir tarihî bir referans olarak görünmektedir. Çünkü, Medîne’nin kapsamlı tarihî topografyasını ele aldığı bölümde (s. 544) Semhûdî, bölgenin kaybolan sınır-taşlarından bahsederken, neredeyse bir rastlantı sonucu, ‘pazar’dan bahseder. “Bu Pazar” der Semhûdî, “Hz. Peygamber’in, Beni Kureyza esirlerini getirdiği … söylentisinde bahsedilen pazardır”.

    [26]s. 247. Bu referansımı, American University, Beyrut’ta Profesör arkadaşım Mahmud Ghul’un, dikkatime sunmasına borçluyum.

    [27]Ö. 157/774. Bkz: EI2, ilgili madde.

    *Bkz: İbn Zencûye (ö.251), Kitâbu’l-Emvâl, (Dâru’l-Kutubi’l-‘İlmiyye bas.), Beyrut, 1427/2006, s.123 (Md. 359) [فقُتل منهم يومئذ أربعون رجلا] (Ç.N).

    [28]Sîre, 689/c.2, s.240; El-Vakıdî, a.g.e., s.512.

    [29]ثم استنزلوا، فحبسهم رسول الله (ص) بالمدينة في داربنت الحارثامرأة من بني النجار.: Sira, 689 [636] /II, 240; Ibn Kathir, op. cit., 3/234.

    [30]Ayrıca bkz.: Nesebu Kureyş, A. S. Harun Basımı, Kahire, 1962, s.340.

    [31]a.g.e., c.2, s.634, 684.

    [32]a.g.e., c.3, s.415.

    *Roma İmparatorluğuna karşı radikal eylemlerde bulunan Yahudi fanatik dini tarikatin bir kolu.

    [33]A. Guillaume, Islam (Harmondsworth, 1956), s.10-11.

    [34]De bello Judaico[The Jewish War: Yahudi Savaşı], I, 4, 6.

    [35]a.g.e. VII, 9, 1.

    [36]a.g.e. VII, 10, 1.

    [37]Sîre, 685-6/c.2, s.235-6.

    [38]Sîre, 352, 396/c.1, s.514, 567.

    [39]The Times, 18 August 1973 ve The Guardian, 20 August 1973.

    Hz. Muhammed 900 Yahudi’nin Öldürülmesi Emrini Vermiş midir?
    Hz. Muhammed suikast emri verdi mi?
    Müslümanlara karşı savaş halindeki kafirlere suikastin hükmü
    Hz. Hüseyin ve Kerbela faciası
    HUYEY BİN AHTAB, ÖZELLİKLERİ, FAALİYETLERİ

Comment pages
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: