Başlangıç > Dinler > Aptal Tasarim

Aptal Tasarim


BilgeHan Bengi‘nin yazisi

Uçamayan kuslarin kanadi, balinanin islevsiz bacagi, erkeklerin memeleri veya insanlarin kuyruklari. Bunlar akilli bir tasarimcinin isi olamaz! Live Science’in listesini baz alarak hazirladigim en süper gereksizlikler listesini begeninize sunuyorum…

Tavuk

10. Uçamayan Kuslarin Kanatlari

Kaç tane uçamayan kus biliyorsunuz? En azinda tavuklari, penguenleri, devekuslarini biliyorsunuzdur… Bunlar disinda daha pek çok kus var, kanatlari olan ama uçamayan… Tamam devekusu iri, penguen de yüzüyor, ama zavalli tavuk niye uçamiyor? Takahe, Kiwi, Kakapo gibi bizim zavalli tavuk da yürümek zorunda… Uçurmayacak kanadi veren Allah sizce nasil bir tasarimci?

———————————————————————————————————————————————————————————

Balina Iskeleti

9. Balinanin bacagi

Balina balik mi? Degil… Memeli… Ne isi var denizde o zaman? Yumurtaya can veren Allah bu hayvan ne günah islemis de karalari dar etmis buna? Bizi cennetten sutladigi gibi balinalari da karadan sutlamis…  Ama nedense balinanin hiçbir ise yaramayan arka bacaklari hala duruyor… Neden acaba?

———————————————————————————————————————————————————————————

Kedi

8. Tüylerim diken diken oldu?

Kediler korkunca tepe tüyleri ayaga kalkar, biz korkunca…. Polisi arariz… Saka bir yana hayvanlardaki refleksin aynisi bizde de vardir. Biz de ürpeririz… Kürklü hayvanlar korktuklarinda tüylerini geren kaslar sayesinde olduklarindan biraz daha iri görünürler. Ayrica sogukta dikilen tüyleri vücutlarindan yayilan sicak havanin dagilmasini geciktirir ve üsümelerini engeller… Peki bizdeki dikilen tüyler ne ise yarar? Hiçbir seye… Allah nasil bir tasarimciymis?

Ayrica vücudumuzun avuç içi, ayak tabani vs. gibi alanlari disinda her yerimiz tüyle kaplidir. Tüy dagilimizin bir sempanzeden farki yoktur. Ama tüylerimiz o kadar incelmistir ki kürk görevi yapamazlar… Kas, kiprik, saç, koltuk alti ve genital bölgedekiler ise yarar ve bu yüzden korunmuslardir. Sakal ve biyik ise insan türünün bir kisminda vardir, bir kisminda yoktur… Peygamberinin sünneti sakal olan bir dinin mensubu olup da sakalsiz olarak yaratilan insanlar Allah’in tasarimi ve peygamberin sünneti hakkinda ne düsünürler?

———————————————————————————————————————————————————————————

Kuyruk Sokumu

7. Kuyrugun nerede?

Kosan bir canli için kuyruk dengeleyici demektir. Agaçlarin üstünde dallarda ise yine denge saglar ve tutunma için de kullanilabilir. Peki… Biz de kuyrugun ne isi var? Kuyrugumuz yok demeyin, görünürde yok ama var… Adi da Coccyx… Bazilari çikip, “onun görevi var, ona kaslar tutunuyor, destek görevi var” falan diyebilir… Coccyx’in ameliyatla alindigi insanlar mutlu, mes’ud ve sihhatli bir sekilde yasamlarini sürdürüyorlar.

Allah bizi bir su damlasindan yaratip, anne karninda korunakli bir yerde 3 evrede karanliktan karanliga geçirirken arasira hata yapip bizi kuyruklu yarativeriyor efendim… Eskiden bu defolu, kuyruklu seyleri seytan ile zina eden anasi ile birlikte hallediveriyorlardi. Simdilerde de halledenler var ama medeni ülkelerde ameliyatla aliniyor. Ailesine bazen hiç birsey söylenmiyor, aile bilse de çocuga söylenmiyor… Yani… içinizden bazilari kuyruklu dogmus olabilir. Ameliyat izi var mi diye dönüp bakamazsiniz… Kendi kuyruksokumunuzu görmeniz için ayna gerek… Birakin okumayi… Hemen bir ayna bulun!

———————————————————————————————————————————————————————————

dt6

6. Kör baliga göz veren Allah

Astyanax mexicanus derin sulardaki magaralarda yasar; gözleri oldugu halde görmez. Embriyolojik süreçte göz önce gelisir, sonra kismen yikilir ve kalintilari deri ile örtülür ve balik yumurtadan öyle çikar. Zaten göz pek lazim degil bu baliga, karanlikta yasar… Derin denizlerin magaralari demistim, hatirlarsaniz…

Ayni baligin yüzeye yakin yasayani da var… Tabi bu arkadaslarin gözleri var… Bu gözleri gören baligin gözünden mercegi çikarmislar, kör olana takmislar… 8 gün içinde göz gelismeye baslamis, iki ay için de balik görmeye baslamis… Yani Allah öyle bir kör balik yaratmis ki, embriyolojik süceçte göz gelistiyor, sonra bu gözü yikiyor. Ama beyin hala o gözden gelecek sinyallere açik… Sistemler hazir… Ama kör… Var… Ama yok.. Allah nasil bir tasarimci?

———————————————————————————————————————————————————————————

dt5

5. Burasi kalabalik oldu

Çenemiz kocamanken ne güzeldi… Sira sira düzgün disler… Ne zaman ki Allah “getirin su çamuru, Adem’i yaraticiim” dedi b.ku yedik… Allah Adem’i koca çeneli hayvanlarla ayni dis düzeninde yaratti ama çenesini küçük yapti biraz… En arkada, sonradan gelen 4 tane dis var, 20 yas disleri… Agzimizin için dis doluyken bile “gelecegiiiz, biz de çikacagiiiz” diye kastirip ortaligi karistirirlar. Tüm disleri iterler, düzeni bozarlar, yamuk yumuk çikarlar, bazen çikamazlar, çiktiktan sonra hemem çürürler, zira firça yetismez bunlara pek, yemek artiklari kalir etraflarinda… Bunlari çektimek de zordur, taa en dipte ve kocamandirlar… 20 yas disinden dolayi sorun yasamayan yoktur.

Peki biz dis agrisindan kivranirken tasarimci Allah ne yapar?

———————————————————————————————————————————————————————————

dt4

4. Karahindiba’nin üreme organlari

Tüm çiçekler gibi karahindibalarinda üreme organlari vardir, ama bunlari kullanmazlar… Zira bu çicekler eseyli olarak üremezler; kendilerini kopyalarlar… Eee… Allah kendini kopyalacak çiçege neden stamen verir, neden pistil verir?

———————————————————————————————————————————————————————————

dt3

3. Lezbiyen askin meyveleri

Cnemidophorus cinsi kertenkeleler üremek için erkege ihtiyaç duymazlar. Partenogenez ile döllenmenis yumurtadan kendi kopyalarini çikartirlar… Isin garip kismi yumurtalamak için baska bir disi ile “seks” yaparlar, lezbiyen seksin neticesinde nur topu gibi yavrular dogar…

Allah burada nasil bir tasarim denemis? Bu sapik kertenkeleler kendi kendilerine yumurtlasalar olmuyor mu?

———————————————————————————————————————————————————————————

dt2

2. Memeliyiz, gerçekten…

Erkeklerin neden memeleri var diye soruldu bu forumda, gerizekalini biri estetik dedi… Peki estetik için görünen kismi var ama neden altinda gögüs dokusu var? Kadinlardaki kadar büyük degil ama erkeklerde de derinin altinda gögüs dokusu var. Ergenlik döneminizi hatirlayin… O dönemde gögüsleriniz hassaslasmisti… Zira o doku orada ve hormonlara hala duyarli… Bazi vücut gelistiricilerde aldiklari hormonlar sonucunda kadin gibi gögüs çikiyor… Gynecomastia diye aratin, görün… Bir de witch’s milk diye aratin… Aratmaya üsenirseniz sabredin, witch’s milk yazisi da geliyor.

Erkeklerin gögüsleri oldugu yetmiyormus gibi bir halta yaramayan seyler bir de kanser oluyor. 2005 yilinda ABD’de 1690 erkege gögüs kanseri teshisi konmus. Kadinlara göre düsük bir rakam ama erkekerlerin de gögüs kanseri riski var. Muayeneye kosun hemen!

Simdi soruyorum size, Allah ne demeye çalisiyor? Neden biz erkeklerin de gögüsleri var?

———————————————————————————————————————————————————————————

dt1

1. Apandisit

Hemen atlayacak bazilari; “savunma sistemi, sindirim vs.” diye. 2000 yilinda ABD’de 300.000 kisinin apandisiti alimis. Rutin bir islem ve kimseyi öldürmüyor. Ancak dert oluyor, patlayip adami zehirliyor. Sindirime falan da katkisi yok… Cübbeli Ahmet’in CERN’deki deneye katkisi kadar katkisi var…

Ne ise yarar bu apandisit? Bazilari otçul atalarimizdan kalan miras diyor, Allah ne diyor bu ise?

Kategoriler:Dinler
  1. Abdullah TUNA
    Kasım 12, 2009, 8:05 am

    muhteşem bir yazı olmuş ama şöyle de bir hata buldum apandisit konusunda apandisit normal olarak hiç bir işe yaramaz fakat apandisitin işe yaradığı acil bir durum vardır ki o da aşırı derecede ishal olduğumuz dönemdir genelde vücuda çok zararlı bir madde alırsak o maddenin hemen atılması için ishal oluruz genelde bazı ilaçlar bu duruma sebep olur. biliyorsunuz ki bağırsaklarımızda bizim için yararlı bakteriler mevcuttur k vitamini falan sentezler bunlar. işte ishal olduğumuz dönemde vücut o aldığımız zararlı maddeyi atabilmek için bütün bağırsağı boşaltır ve haliyle bizim için yararlı bakteriler falan komple giderler bu bakterilerin tekrardan bağırsağa gelmesine apandisit sebep olur apandisit içinde bu bakteriler yedek olarak mevcuttur ishal olayı bittikten sonra apandisitten bağırsağa geçerler. prof.dr. mehmet öz anlatmıştı ama çok araştırmadım. bir de zaten balinaların ve yunus balıklarının bundan çook önce karada yaşadıklarını daha sonra bir takım tehlikeler yüzünden suya geçtiklerini ve buna göre evrimleştiklerini kesin olarak biliyoruz. yazılarınızın devam etmesi dileğiyle sevgiyle kalın =)

  2. Çüppeli
    Kasım 12, 2009, 11:57 am

    “Cübbeli Ahmet’in CERN’deki deneye katkisi kadar katkisi var…”
    demişsiniz. Cüppeli’nin CERN hakkındaki görüşleri için, verdiğim sayfanın aşağılarına doğru bir video var onu izleyin.

    http://www.milligorusportal.com/showthread.php?t=25154

    Ağızla değil de başka bi tarafla gülmek garanti 😀 .

  3. SESSİZ
    Aralık 2, 2009, 7:43 pm

    işe yarayan şeyleri sıralamaya kalksan acaba ne kadar ömrünü alır? bak kardeşim madem insan maymundan geldi maymun sundan geldi su bundan geldi eee bunun bi sonu yokmu yadamaymun uzaydan felan inmedi dimi? size göre ilk oluşan canlı nasıl oluştu hadi diyelim rastlantı sonucunda oluştu peki güneş sistemi nasıl oluştu hadi oda rastlantı sonucunda oluştu yeryüzü çekimi,atmosfer,atom bunlar nasıl oluştu hepsi rastlantımı sence kör kardeşim kafanı kaldır bi etrafa bak ben sana dogruyu ogretmeye calısmıyorum sadece bişeler yazarken düsünerek yazmanı istiyorum vesselam.

  4. SESSİZ
    Aralık 2, 2009, 7:58 pm

    http://www.youtube.com/watch?v=c48RnLH_uik&feature=related bu sadce küçük bir örnek sence bunun kaç milyonda bir rastlantı olacagını sen düsün

  5. Abdullah TUNA
    Aralık 3, 2009, 5:01 am

    kardeşim evrimi biraz araştırsan olayın raslantıdan ibaret olmadığını anlarsın yaşamın sağlıklı olarak devam edebilmesi için müthiş oyunlar dönüyo bu dünyada 😉 ayrıcana “eee bunun bi sonu yokmu” sözüne gelelim işte burda devasa bir hata yapıyorsun bunun sonu olmalı diye en sonra tanrıyı koyuyorsun bitiyor neden? ama tanrıyı anlatırken herşeyin bir yaratıcısı olmalı kendi kendine var olamaz bu sistem diyerek tanrıya var demiştiniz ama tanrının bir yaratıcısı yok orda bitiyo bu döngü neden evrende bitmiyor bu döngü de evreni yarattığına inanılan tanrıda bitiyor? tanrının yaratıcısı yoksa herşeyin bir yaratıcısı olması gerekmez o halde pek ala ben evren sonsuzdan geldi sonsuza gidecek haliyle tanrı da yoktur diyebilirim. kanıtım yok ama tanrının da kanıtı yok tanrı inancını bu söylediğim inanca üstün yapan nedir hiç birşey o halde varlığı kanıtlanmamış bir tanrıya inanmak ne kadar mantıklıdır sen karar ver ya da kanıtla 😉

  6. Aralık 3, 2009, 10:36 am

    imam : allah gozle gorulmez, kulakla duyulmaz, elle dokunulmaz, ne yerdedir, ne goktedir.
    bektasi : hoca, sen suna yok diyeceksin ama dilin varmiyor.

  7. Agnostik
    Aralık 4, 2009, 11:11 am

    Milyonlarca galaksinin içindeki milyarlarca yıldızın etrafında dönen trilyonlarca gezegenden birinde böyle bir rastlantı olması ve bunun evrim denen aslında pek de rastlantı sayılmayan bir sebeple açıklanıyor olması sana bir şey ifade ediyor mu acaba?

    Peki, sence beynin bu kadar kompleks bir yapıda olması Allahın varlığına bir delil midir?
    Tabiki de değildir. Beynin bu kadar kompleks yapıda olması ve bunun evrimle ve ya başka bir şeyle açıklanması aynı zamanda Allah’ın yokluğuna da kanıt değildir.

    Sen Allah’ın var olmasını istediğin için herşeyi onun varlığına kanıtmış gibi algılıyorsun.
    Ateistliği savunanlar da aynı şekilde her şeyi Allah’ın yokluğuna bir kanıtmış gibi algılıyorlar.

    Bence en iyisi bilinmez bu konular üzerinde bağnaz bir şekilde atıp tutmak değil araştırıp gözlemleyerek mantık çerçevesi içinde cevaplar bulmak.

    Eğer dünyada din ve milliyet denen pislik olmasa da bütün insanlar tek bir devlet altında toplansaydı; nasıl var olduk, neden var olduk, ölünce ne olacak gibi soruların cevabını çoktan bulmuştuk.

  8. Abdullah TUNA
    Aralık 5, 2009, 4:36 am

    Agnostik kardeşim tutumunu acayip beğeniyorum aslında pek fazla farkımız yok ben varlığına kanıt bulamadığım için ateistim sende aynı sebepten dolayı agnostiksin sanırım. Yokluğu için kanıt aramıyorum uçan çaydanlık olayını biliyorsundur dünya ile mars arasında küçük bi çaydanlık güneş etrafında eliptik bir yörüngede dönüyor ama dünyadaki hiçbi teleskopla hiçbir ölçü aletiyle tespit edilemeyecek kadar küçük işte bu tez ispatlanmamıştır ama aksi de ispatlanamaz şimdi bu konuda ben çaydanlık ispatlanana kadar çaydanlığın olmadığına inanırım sense bu konuda çaydanlığın olup olmadığını bilemeyiz dersin aslında ikiside gayet mantıklı düşünce yapımızdaki küçük farklardan kaynaklanıyor 😉 ayrıca şu sözün için seni ayakta alkışlıyorum: “Eğer dünyada din ve milliyet denen pislik olmasa da bütün insanlar tek bir devlet altında toplansaydı; nasıl var olduk, neden var olduk, ölünce ne olacak gibi soruların cevabını çoktan bulmuştuk.” 😉

  9. Agnostik
    Aralık 5, 2009, 6:24 am

    Çaydanlık hoşuma gitti 😀

  10. Aralık 6, 2009, 6:59 am

    Zamanın birinde bir ateist ben görmediğim şeye inanmam şu kainattaki herşey kendiliğinden varolmuştur der ve hiç kimse ona Allahın varlığını isbatlayamaz. Zamanın alimleri toplanırlar istişare ederler ve derlerki: Bu işi çözse çözse İmamı Azam Ebu Hanife çözer.

    Gider İmam-ı Azama olayı anlatırlar. İmam-ı Azam hz. onlara derki: ” Tamam ben o adamla konuşurum, yarın o adamı alın filanca yerde beni bekleyin.Fakat ben gecikirsem siz onu beklemeye ikna edin ben Allahın izni ile geleceğim” der ve karar alıp oradan ayrılırlar..

    Sabah olur ve alimler ateiste:” bizim bir Ebu Hanife var o sana Allah’ı (c.c.) isbatlayacak, hadi gidelim onla bi konuş” derler ve ateisti alırlar söylenen yere beraberce giderler…

    İmamı Azam hazretleri kasten toplantıya bir saat kadar geç gelir. Ateist İmam-ı Azamın geciktiğini görünce, bakın imamınız korktu gelemiyor der. Bu sözü söylerken İmam-ı azam içeri girer. Ateist ve diğerleri İmam-ı Azama niye geç kaldın diye sorarlar.
    O da; ”Bilirsinizki benim ev nehrin karşı kıyısındadır ve oradan bu kıyıya günde bir tek sefer gemi gelir ve ben o gemiyi kaçırdım, kayıkta yoktu. Irmaktan geçemedim, bir de baktım ki yanımdaki ağaç parçalara ayrıldı,gökten yağmur yağar gibi çivi yağdı ve o odun parçalarını birbirine tutturup kayık haline getirdi. ben de binip geldim, ondan geciktim” der.

    Ateist gülmeye başlar, (Gördünüz mü nasıl yalan söylüyor, hiç kendiliğinden bir ustası olmadan kayık yapılır mı? Bu adam delirmiş ben bu deliyle atışmam) der.

    İmamı azam hazretleri hemen taşı gediğine koyar:

    Bre ateist, bir kayık ustasız kendiliğinden olamazsa, bu koca kainat kendiliğinden nasıl var olur?
    ”Ben bir kayığın kendiliğinden var olduğunu söyledimde sen bana güldün delidir dedin. Oysa sen koskoca kainatın kendiliğinden var olduğunu isbata çalışırsın”.

    Şimdi söyle asıl deli ben miyim, yoksa sen mi?

    Diyerek ateistle münazara bile etmeden galip gelir.

  11. Aralık 6, 2009, 7:02 am

    Bize Allahı gösterebilir misin?

    2- Cehennem ateş olduğuna göre, ateşten yaratılan cinler ve şeytanlar orada nasıl azap göreceklerdir?

    3- Hem kaza ve kadere inanmamızı istiyorsun, hem de insanın iradesinden bahsediyorsun. Halbuki insan her şeyi mecburen yapar, kendi iradesi yoktur?

    Bu soruları alan büyük imam, eline aldığı bir avuç toprağı soranların yüzlerine attı. Üçü de bu davranışa tepki gösterdiler. İmam-ı Azam bunun üzerine şöyle dedi.Allahı göremediği için inkar etmeye çalışan adam! Toprağın yüzünde meydana getirdiği acıyı görebildin mi? Daha yüzündeki acıyı göremezken Allahı göremediğin için nasıl inkar edersin? Ya sen ikinci sorunun sahibi! Bildiğin gibi insan topraktan yaratılmıştır. Ama bu bir avuç toprak senin yüzünü acıtmaya yetti. Demek ki cehennemin ateşi de ateşten yaratılan varlıkları yakabilir. İnsanın iradesini inkar eden adam! Madem benim iradem yok, ne diye yüzüne attığım toprak için benden şikayetçi oluyorsun?
    Aldıkları bu cevaplar karşısında şaşkına dönen adamlar ne diyeceklerini bilemeden oradan uzaklaştılar…
    yok pankreas gereksizmiş yok niye bazı kuşlar uçamıyormuş hiç düşünmüyor mu bunu yazan akılsız mı aklı var değil mi görmediği şeyin varlığına inanmıyan göstersin bakim aklını…:)

  12. Abdullah TUNA
    Aralık 6, 2009, 8:25 am

    kardeşim kainatın bile kendiliğinden var olamayacağını düşünüyorsunda Allah’ın hiç yaratcısı olmadan kendiliğinden var olabildiğine nasıl inanabiliyorsun? hadi diyelim Allah sonsuzdan beri vardı peki onun sonsuzdan beri var olduğuna inanabiliyorsunda kainatın sonsuzdan beri var olduğuna neden inanmıyorsun?

    Şimdi söyle asıl deli ben miyim, yoksa sen mi?

  13. Abdullah TUNA
    Aralık 6, 2009, 8:36 am

    birinci soru da yani bize “Allah ı gösterebilir misin” sorusunda asıl anlatılmak istenen sadece görmek değil herhangi bir duyu organıyla algılamak olması gerekirdi o toprağın acısını 5 duyunun biriyle algılıyoruz ve var diyoruz ama Allah ın varlığını hiçbir şekilde algılamıyoruz hayatta hiç bir şekilde algılanmayan varlığına dair bir kanıt bulunmayan birşeyin var olduğunu düşünmek yanılgıdır. gelelim ikinci soruya kardeşim insanda bulunan elementler topraktada var diye insana toprak denir mi toprakla insan arasındaki farklılıklar benzerliklerden daha fazladır 😉 kaldı ki insan topraktan yaratıldı diye insana toprak diyebiliyorsak sizin inanca göre yaratımın kaynağı Allah’tır o halde her yaratılana Allah diyelim =) gelelim 3. soruya kardeşim bu soruyu soran zaten kaderin varlığına inanmıyor tabiiki şikayet edecek toprağı attığı için çünkü özgür iradesiyle yaptığını düşünüyor. ama buna inananlar ya da diğer tarafta herkesin hakkı kimde kaldıysa onu kesin olarak alacağına inanan insanlar neden bu dünyada hak ararlar bunu da anlamış değilim saygılarımla 😉 son olarak güzel kardeşim aklın soyut olduğu kavramı çoook eskilerden gelen birşey şimdi kesin ve net olarak biliyoruz ki “akıl=insan beyni” beyin de somut olduğuna göre akıl aslında somuttur aç kafanın içini bak orada göreceksin 😉

  14. BURAK
    Aralık 9, 2009, 1:46 pm

    Bir grup filozof Mevlana Celaleddin Rumi’ye (k.s) gelerek birkaç sual sormak istediklerini bildirdiler. Niyetleri, bir şeyler öğrenmek değil, Müslümanları dinleri hakkında şüpheye ve fitneye düşürmekti. Hz. Mevlana, adamların halini hiç beğenmedi, onları üstadı Şems-i Tebrizi’ye(k.s) gönderdi. Bunun üzerine gruptakiler onun yanına gitti.

    Şems-i Tebrizi mescitte talebelere ders veriyordu. Konu teyemmüm abdestiydi; talebelere bir kerpiçle teyemmüm abdestinin nasıl alınacağını gösteriyordu. Gelen grup üç sual sormak istediğini belirtti. Şems-i Tebrizi,

    “Sorun” dedi. Adamlar içlerinden birini sözcü seçtiler. Ada ilk olarak şunu sordu:

    “Siz Müslümanlar Allah var dersiniz, ama Allah2ı göstermezsiniz; varsa gösterin, görelim ki inanalım” dedi. Şems-i Tebrizi (k.s),

    “Öbür sorunu da sor!” dedi. Filozof,

    “Sizler şeytanın ateşten yaratıldığını söylüyor, sonra da onun ahirete cehenneme atılıp ateşle azap edileceğine inanıyorsunuz. Hiç ateş ateşe azap eder, acı verir mi?” diye sordu. Şems-i Tebrizi,

    “Peki, diğer sorunu da sor!” dedi. Filozof,

    “Sizler ‘Herkes dünyada yaptıklarının cezasını ahirette çekecek, orada mahkeme kurulacak, hesap sorulacak’ diyorsunuz. Bırakın insanları, nasıl isterlerse öyle yaşasınlar, ne istiyorlarsa yapsınlar. Ayrıca mahkemeye ne gerek var?” dedi.

    Adam sorularını tamamlamıştı. Şimdi bunların cevabını istiyordu. Kendine göre cevap verilmeyecek sorular sormuştu. Herkes Şems-i Tebrizi Hazretlerine bakıyordu. O ise gayet sakindi. Yerinden kalktı, Filozofun yanına geldi ve elindeki kerpici adamın başına vurdu. Filozof “Vah başım” diyerek başına sarıldı. Şems-i Tebrizi Hazretleri çok şiddetli vurmamış olsa da adamın canı yanmış ve başı biraz şişmişti, Adam bir sağa bir sola baktı, bu kadar insana birkaç kişi ile yapacağı bir şey yoktu. Hemen dışarı çıktı, başını tutarak o bölgedeki mahkemeye gitti. Şems-i Tebrizi’yi hâkime şikâyet etti.

    Hâkim, “Bu nasıl olur” diyerek Şems-i Tebrizi’yi mahkemeye çağırttı. Durumu sordu. Şems-i Tebrizi,

    “ Ben ona kötülük etmedim, sadece sorduğu sorulara cevap verdim” dedi. Hâkim,

    “Bu nasıl cevap vermektir. Adam acı içinde kıvranıyor, senden şikâyetçidir, işin aslı nedir, diye sordu.

    Şems-i Tebrizi şöyle anlattı:

    “ Efendim, bu adam bana ‘Allah varsa göster, göreyim ki inanayım’ dedi. Ben de buna, ‘Olan her şey baş gözü ile gözükmez, işte misali’ dedim; başına darbe vurup acıttım. Şimdi bu felsefeci, başındaki acıyı göstersin de görelim. Eğer başında bir acı yoksa niçin beni şikâyete geldi? Varsa göstersin!” dedi. Filozof, şaşırarak,

    “Başımda acı var ama gösteremem” dedi. Şems-i Tebrizi de, ‘İşte bu acı gibi, Allah Teala da vardır, fakat kafa gözüyle görülmez, O ancak akılla bilinir, kalple tanınır, ruhla sevilir, ahirette nurla görülür” dedi.

    Şems-i Tebrizi ikinci soruya verdiği yanıtı şöyle açıkladı:

    “Bu adam, sizler ‘ Şeytan ateşten yaratıldı, ahirette ateşe atılacak ve ateşle azap görecek’ diyorsunuz; ateş ateşe ne zarar verir ki?’ dedi. Ben de topraktan yaratılan bu insana topraktan yapılmış bir kerpiçle vurdum. Ona, ‘Bak toprak toprağa nasıl acı veriyor, biraz daha hızlı vursaydım öldürürdü, demek ki ateş ateşe azap eder demek istedim’ dedi.

    Şems-i Tebrizi üçüncü sorunun cevabını şöyle açıkladı:

    “ Bu adam bana, ‘ Bırakın insanları dünyada herkes istediğini yapsın, niçin ahirette mahkeme, hesap ve ceza var?’ dedi. Ben de onun başını vurmak istedim ve vurdum. O niçin hemen mahkemeye koştu? Ben ona şunu demek istedim:

    “ Bu dünya da herkes istediğini yaparsa âlemi zulüm kaplar. Kendisine zulüm yapılan çok insan var ki zayıftır, zalimden hakkını alamaz. Herkes mahkeme bulamaz. İşte Allah ahirette mahkeme kurup herkese yaptığının hesabını soracak, zalimden mazlumun hakkını alacak, gereken cezayı verecek ve adalet yerini bulacak” dedim.

    Felsefeci bu güzel cevaplar karşısında hayret etti, mahcup oldu söz söyleyemez hale düştü. Hâkime dönüp,

    “Ben sorduğum soruların cevaplarını şimdi anladım” dedi.

    BAŞKA SÖZE GEREK YOK HERALDE 😉

  15. Agnostik
    Aralık 9, 2009, 2:39 pm

    BAŞKA SÖZE GEREK VAR

    1) Soru soran adamın Allahı görmekten kastı Allah’ın varlığını belli edecek kabul edilebilir bir kanıttır. İnsanın gözüyle göremediği halde varlığı kanıtlanmış bir çok şey vardır ve koskoca Allah’ı gözle görmeye çalışmak deli şaçması olur. Burada kabahat soru soranda değil soruyu yanlış anlayanda.

    2) İnsan vücudundaki elementlerin toprakta var olması, insanın toprak olduğu manasına gelmez. İnsanın topraktan yaratıldığına inansanız da inanmasanız da insan şu anda toprak değil et, kemik, deri gibi yapılardan oluşmaktadır.

    3) Toprakla toprağı çarpıştırırsan birbirlerini parçalarlar. Ama ateşle ateşi çarpıştırırsan ikisi birleşir ve daha büyük bir ateş oluştururlar. Yani şeytanın cehenneme girmesi onun hacmini arttırır.

    4) Başındaki acıyı, kafasını yarıp beynini çıkartırsa gösterebilir.

    5) Akıllı olan hiç bir insan “Neden hak ve hukuk var?” diye sorgulamaz. Çünkü bunlar olması gereken faydalı şeylerdir. Filozofun böyle bir soru sorması ve verilen cevaplar karşısında suspus olması onun salaklığından kaynaklanır.

  16. Agnostik
    Aralık 9, 2009, 2:47 pm

    Zaten yukarıda Abdullah TUNA abimiz cevaplamış. Biz de böyle tekrar etmiş olduk 😀

  17. bonnie
    Aralık 19, 2009, 7:14 pm

    yerli dizi dialoglarına benzemiş. şems-i tebrizi’yi nasrettin hoca’ya çevirmişsiniz.

  18. mutasyon
    Ocak 10, 2010, 5:06 pm

    koca evrende yaratılışla ilglili on tane göreceli hata.

    soruları birazda tersten sormak lazım.

    tavuk uçamıyor ve hala kanatları var. tavuk insanlar için besin değeri olmaktan öteye gidememiş.
    tavuk uçabiliyor olsaydı yumurtalarını ağaç altlarında yada ağaca yaptıkları yuvalarda toplayacaktık.
    bütün evren insanlar için yaratılmamış olsa, tavuğun uçaması yada kanatlarının mutasyona uğraması gereklidir. bu sorun yaradılışa inananların değil evrim teorisine inananların sorunudur. acaba tavuk neden uçmayı denenmemiş ve insanlara kolay av olacak şekilde doğal terciğini kullanmıştır.

    insanlarda gereksiz olduğuna inandığınız tüyler, neden erkeklerde ergenlikten sonra çıkarlar. yada istisnalarıyla beraber kadınların neden sakalı yoktur.
    kadınlar doğal şeçimini estetikten mi yapmışlardır. sadece erkekte çıkan size göre gereksiz sakal çıkmayan köse erkeklerde neden hep sorun olur.

    çok defa sorulmuş olmasına rağmen açıklayıcı bir cevap alamadığımdan soruyorum

    neden dinazor fosilleri varda hiçbir ara geçis fosili yok. neden sadace insanlar düşünce yeteneğine sahip. neden gökyüzündeki kuşlar veya denizlerdeki canlılardan biri
    düşünce yeteneğine sahip olamadı. bize evrimin bir kıyağımı var. yada hiç üzülmüyormusunuz kuzenlerimizin hala evrimlerini tamamlayamamasına.
    şahsen ben evrime inanan bir insan olsaydım diğer canlılarında bu dünyada hakları olduğunu savunur. yemeyi bırak göstermelik koruma alanları değil en azından bir kıtayı tamamen onlara ayrılmasını savunurdum.

    son olarak sizden ricam sorularım size saçma gelebilir. size saçma da gelse, kestirip atmak yerine açıklayıcı cevaplar bekliyorum.

  19. Ocak 11, 2010, 11:56 pm

    Sevgili Mutasyon,

    Su yazimi okuyabilir misiniz? https://meraklininguncesi.com/2009/09/07/bilginin-demokratiklesmesi-ve-gelisim/

    Bu yazi umuyorum ‘neden sadece insanlar dusunce yetenegine sahip’ sorunuza bir yanit olur.
    Ara gecis fosili, tum yaratiliscilarin yumurtladiklari bir geyiktir. Dinozorlar bir anda kusa donusmusler de o arada bir tane de ‘ara-gecis’ gibi aptalca bir fosil olmali fikrine kapilmislardir. Bunu iddia edenler, ademin topraktan, havvanin ademin kemiginden, biz insanlarin da bu iki tuhaf insanin ve cocuklarinin ensest iliskilerinden turedigimize inanirlar. Ben size burada evrimi anlatamam. Bunu ogrenmek sizin elinizde. Binlerce kaynak var bununla ilgili. Ilk olarak Richard Dawkins kitaplariyla baslayabilirsiniz ogrenmeye.

  20. burcu
    Mart 3, 2010, 5:31 pm

    abdullah tuna kardeşim o zaman sende şu soruya cevap allah bir başlangıcı ve sonu olmadığına inanıyorum ama neden mi kainatın inanmıyorum cunku kainatta herşey zamanla yok oluyor güneş yıldızlar dgezegenler hepsinin süresi var bunu bilim söylüyor değilmi o zaman nasıl sonu olmaz sende bunun cevabını ver lutfen darwin darwin dediniz maymun atalarımız dediniz ilk genetik olarak fareye benzediğimiz cıktı ortaya bunu bilim kabul ediyor tum aşılar herşey bu yuzden fareler uzerinde deneniyor hadi bunda hata oldu ilk bulduğunuz insan düşündüğünüzden farklı cıktı teorinizin temelini sarstı dişlerinin küt olması bile teoriyi baştan incelemeye yöneltti bher yeni bir şey bulunduğunda başa dönen bir teoriniz var allahını seversen o zaman ruh u nasıl acıklıyorsunuz evrimin neresinde bu biliyorsun bilim bununda arastırmasını yaptı 21gr o zaman one onu nasıl evrimleştirdim ???

  21. pardalyan
    Mart 4, 2010, 1:11 pm

    burcu hanım… bi şey sorcam herşeyin sonu varsa… allahın da sonu olması gerekmez mi… bi de bu ruh nerede.. yani elim kolum kanım felan hepsinin nerede olduğunu biliyorum, peki bu ruh nerede ki 21. gram diye ağırlığını ölçmüşler? bu da yrı bir şehir efsanesi. bak insanın ölüsü ile dirisi aynı ağırlıktadır. bunun aksini kim tespit etmiş bana bi söleseniz. kontrollü deney ortamında mı almuş bu? anyı deneyi heryerde tekrarlar mıyız? lütfen arkadaşlar lütfen. ruh diye bişey yok diyecem ama bu inanan arkadaşlar ruh (!) gibi diyemiyorum 🙂

  22. burcu
    Mart 4, 2010, 5:19 pm

    pardalya kardeşim evrim teorisi kadar başka deneyleride incelerseniz bilimi takip ederseniz şehir efsanesiyle deneyleri karıştırmazsınız:)ailesinden izin alınan bitkisel hayattaki bir hasta cam hava gecirmez tabuta koyuyorlar hastanın tabuta konmadan önceki ağırlığı olçuluyor sonra tabutun ağırlığı ölçülüyor sonra hastanın ve tabutun ağırlığı olçuluyor.tabuta konduktan sonra yaşam destekleri kapatılıyor ve agırlıklar tekrar ölçülüyor bil bakalım ne oluyor 21gr eksik meraklanma bunu turkler yapmıyor yani bilim adamları yapıyor :)evrimi teorisini bulan bilim adamları gibi o zaman bende sana senin sorunu soruyorummm o zaman evrimmm ruh için ne diyor nasıl evrimleşmiş :)evrimin neresinde acıklarsan sevinirim bu arada ben şehir efsaneleriyle ilgilenmem 🙂 kimya öğrencisiyim kimyada öğretilen ilk kural bilim herşeydir :)bide sana sunu sormak istiyorum hani ruhu elle tutamıyoruz göremiyoruz ama varlığı kanıtlandı ne olacak şimmdii elle tutamamamız varlığınımı engelledi hayır 🙂 ozaman tarafsız cevap ver allah ı göremiyosun elle tutamıyorsun diye yok demek bu deneyın sonucuna ters düşmezmi bu hipotez cökmezmi???

  23. burcu
    Mart 4, 2010, 5:25 pm

    valla bişey daha dicem eğer bir hasta bulursan yada para bulursan deneyı tekrarlarsan ne olur banada haber ver gercekten orda olmak isterim ve bu olanağı bana sağla istersen deneyi bende yaparım 🙂 allah ın sonsuzluğuna gelince sana ne soylesem boş allahın bir sonu yoktur cunku suan sen herşeyi elle tutulur gözle görülür şeylerle kıyaslıyorsun insanların özelliğidir beyni almadımı olmaz öyle bişey der aynı aya gidilecek dendiği zaman burun kıvıran cahiller gibi ama bak gunumuzde bitek ben aya gitmedim nerdeyse demekki beyin bir olayı algılayıp kabul edemiyor diye olmayacağı anlamına gelmiyor.allah ın bır sonu yok cunku o vardan yok olmadı devamlı vardı beynın algılamıyor o yuzdende red ediyorsun ama red etmen olmayacağı anlamına gelmıyor unutma 🙂

  24. burcu
    Mart 4, 2010, 5:28 pm

    jason kardeşim ben evrimi biliyorum evrim teorisi ile kalbin yapısını yada gozu acıklarmısın lutfen:)

  25. Mart 4, 2010, 5:49 pm

    🙂 Nereden okudun bunu Burcu? Bi bakinsaydin soyle acaba dogru mu bu hikaye diye keske.. Bahsedilen geyik 1910’lu yillarda MacDougall isimli kacik bir doktorun tuberkulozden olmek uzere olan alti hasta uzerinde, bilimsel olmayacak bir sekilde yaptigi deneylerdir. Hava gecirmez tabut falan yoktur bu testte. Hastalar yataklariyla birlikte endustriyel alanlarda kullanilan bildigimiz kantarlarda tartilirlar. Ikisinde testi basaramaz bile, hastalarin erken olumu dolayisiyla… Digerlerinde de hep farkli bir seyler bulur. Sonunda hipotezini de “ounce’un dortte ucu kadar” azalma olur diye sonlandirir kafasina gore bir istatistiki ortalama alarak. Hic bir bilimsel cevre tarafindan ciddiye bile alinmaz bu testler. Hatta daha sonra kopekler uzerinde deney yapar ve agirligin degismedigini gorunce de su kaniya varir: “Kopeklerin ruhu yoktur!” Hahahah…

    Burcu sen Neil Armstrong’un (aya ilk inen astronot) ayda ezan sesi duyduguna da inanirsin di mi 🙂

    Bu arada benim ismim Janos, lutfen… Evrim teorisini veya kalbi, gozu anlatamam sana.. Ama cok ogrenmek istiyorsan yukarida sagda verdigim begendigim sitelerdeki uzman arkadaslarin makalelerin okuyarak ogrenebilirsin. http://www.evrimteorisi.org/ bunlardan biri.

  26. burcu
    Mart 5, 2010, 1:53 pm

    janos kardeşim gunumuze gel dolaşma eskilerden benim dediğim deney son beş yılda yapılan bir deney o yuzden senin verdiğin tavsiyeyi ben sana veriyorum oturda araştır bir 🙂 o zaman boyle yanılgılara düşmezsin ama saol gece gece güldürdün beni 🙂

  27. burcu
    Mart 5, 2010, 2:05 pm

    janos kardeşim ne oldu sen soruyorsun değilmi kuran la ilgili bizden bilgi bekliyorsun cevap veriyorsun kuran ı konuşalım araştıralım modundasın ama sana senin teorinle ilgili bişey sorulunca anlatamam yapamam edemem modundasın yok öyle ya evrim teorisini tam bilmiyosun yada bilgin yeterli değil kaçmayacaksın bişeye inanıyorsan anlatacaksınki bizde sana hak verecez yok kaçıyorsan o işde bir dümen var derler.istersen sana darwin in neden gözü açıklayamadığını filan anlatırım ben sana ama ben senden istedim:) ama duyamadım neyse bu sorulardan kaçtın tamam üstüne gelmeyeceğim bu konuda daha ama eğer düşmanını kendi yorumlarınla çürütmeye çalışıyorsan hazırlıklı olman lazım sana da soru sorulur oturup anlatamam diyemezsin kaçak dövüşemezsin neyse allah a emanet ol doğruları öğrenince inşallah terar karşılaşırız o zaman karşımda kuran ı eline alıp ayetleri tek tek yetmeyen kafasıyla yorumlayıp kendi bulduğu sonuçları bazı mantık hatalarıyla süsleyip onume getiren biri yerine gercekten düşüncelerini soyleyip anlatabilecek biri sıkıştığı zaman anlatamam demek yerine evrimin bu eksiklikleri var ama genede konuşalım diyebilecek kapasitede bir insan la karşılaşırım o zaman seninle bilgi paylaşımı yapmak o zaman mantıklı olur allah a emanet ol kendine iyi bak ve bilgilenmeye bak en azından kendi evrim teorinle ilgili soru sorulduğunda kalma öyle .

  28. kötü kedi
    Nisan 1, 2010, 1:18 pm

    evrim biliniyor olsaydı çıkıp kalp ve gözün muhteşem tasarımı denmezdi. evrim idame ettirecek kadarını verir. gelelim ara forma. nasıl bir ara form istersiniz. kertenkele kafalı aslan yeleli timsah kuyruklu bişi mi? ah be yavrum işte o bizde yok ama keloğlan kitaplarına benzeyen dini bilgilerinizde süleymanla konuşan hayvanlı araformlara rastlarsınız. gözün muhteşem tasarımı. yapmayın ağlıycam şimdi. göz dediğiniz organ insan için bulunabilecek en kusurlu tasarım. içi dışı ters bir defa. algılayabildiği renk aralığı kısıtlığı. arkadan geçmesi gereken damarlar önden geçip kör nokta oluşturuyor. kalbin muhteşem tasarım evet o kadar muhteşemki en ufak pıhtıyı atamayıp küt götürüyor adamı.

  29. shafak
    Nisan 18, 2010, 10:51 am

    Niye şimdiki maymunlar(insana en çok şempanzenin benzediğini diyorlar) teknolojinin de bu kadar ilerlemesine rağmen evrim geçirmiyorlar acaba?

  30. Ateist
    Nisan 20, 2010, 7:17 am

    Merhaba Şafak,
    Diğer yorumlarını da okudum, benim 1 yıl önceki halim gibisin 😀
    Evrim şu şekilde ilerler; mesela insanların atası bir çeşit maymundu değil mi? İşte bu maymun üremesine devam ediyor, geçirdiği rastgele mutasyonlar ve uzun süreçler sonunda, maymun soyunun bir kolunda yeni bir tür oluşuyor. Bu tür “insan”. Ve insanın var olması, diğer mutasyon geçirmemiş eski haldeki canlıların varlığını etkilemiyor. Bu durumda hem maymun hem de insan bir arada yaşayabiliyor. Yani aynı zamanada var olabiliyorlar. Bunun teknolojiyle alakası yok.

    Ve şunu da unutma, evrim birey üzerinde değil kalıtım yoluyla gerçekleşir. Yani bir canlı yaşamı boyunca başka bir canlıya dönüşemez. Mesela bir maymun bir anda insana dönüşmez.

  31. T.TAŞPINAR
    Temmuz 21, 2010, 8:24 am

    Erkeklerdeki memelerle ilgili olarak kendinizce “aptal tasarım” ın bir örneği diyorsunuz.Peki insanların gelişimi tamamen evrimsel bir gelişmeyse,sizin “evrim” ne halt etmeye erkeklere meme yerleştirdi?Erkeklerde evrimsel olarak meme yerleşmesi için bir çevresel baskı ,zorunluluk ,doğal seleksiyona karşı dayanıklılık gibi bir sebep ya da bütün bireyleri etkileyen bir mutasyon vs. gibi bir şey görülüyor mu insanın sizin varsaydığınız evrimsel geçmişinde..
    Şimdi ben diyebilirim ki,Allah erkeklere memeyi çok ileri bir gelecekte hormon takviyesi vs.ile bebekleri emzirebilecek ve hatta doğurabilecek şekilde yarattı ve bilimsel gelişmeyle beraber hormon vs. ve erkekte hamilelik ve doğum mümkün ve yaygın hale gelince işe yarayacak…ki bugün de mutlaka bazı işlevleri bulunabilir ama sizin bakış açınızdan bakıyoruz..
    Peki siz evrimsel süreçte mantıklı bir sebep bulabiliyormusunuz..Neden ortaya çıksın ve neden kalıcı olsun?Hani balinaların ayakları işe yaramayınca yüzgeçlere dönüşüyordu..
    Daha yazacak çok şey var,ama fırsat bulunca yazabileceğim..

  32. Ateist
    Temmuz 23, 2010, 11:45 am

    Cevabı çok basit:
    Çünkü erkek memesi insan yaşamına zararlı değil etkisiz bir faktördür.

    Ayrıca merak ediyorum erkek anne neresinden çıkaracak bebeği 😀
    Ya da erkeğe doğum yaptıran bilim anne sütü üretmeyi başaramayacak mı?

  33. Temmuz 23, 2010, 12:38 pm

    Taspinar, madem boyle bir soruyla geldin, sana biyoloji 101 dersi vereyim, ‘aptal tasarim’ mantigini anlamana yardimci olacagini umuyorum. Insanlarin cinsiyetini belirleyen kromozomun adi Y kromozomudur. Eger bu kromozoma sahipsen erkek olursun, degilsen disi. Bu kromozom babadan gecer. (Ah ah, ne kadinlara kiymistir erkekler, bana erkek evlat vermiyorsun diyerek, halbuki kendisidir buna karar veren.) Anneden her zaman X kromozomu gelir. Senin baban sana Y verdigi icin sen XY olarak bir erkek oldun. Simdi gelelim yazinin ana noktasina… Embryo halindeki bir canli, taslak olarak disi taslagini kullanir. Yani cinsiyet daha belirginlesmeden once bir disi gelisimi gibi devam eder gelisimimiz. Bu yuzden memenin alt yapisi da hali hazirda gelisir vucudumuzda. Daha sonraki safhalarda Y kromozomunun etkisiyle testesteron hormonuyla biz erkeklerde penis ve yumurta gelisirken memeyse ilk haliyle gelismemis bir sekilde kalir. Gordugun uzere bu oldukca kotu bir tasarimdir (ergo, aptal). Bir template(format) ile baslamak durumundadir gelisim. Peki neden bu sistem degismiyor, neden meme daha sonra gelismiyor dersen buna cevabim da (mantikla yapilmis bir tahmindir sadece), “gerek” olmadigi icindir. Evrimin temel prensiplerinden birisi cost/benefit (maliyet/kar) orani ustunedir. Yani bu sistemden vazgecip daha iyisini getirmenin maliyeti fazla oldugu ve getirisi az oldugu icin sistem bu sekilde kalmistir.

    Senin kitabin kuran bunu nasil acikliyor baktin mi hic? Muhammed’in Allah’i, karanlik odada bir cignemlik et yapmis (kusbasi gibi bir sey hayal etmis herhalde Muhammed), sonra o eti kemiklere giydirmis (kikirdak deseydi keske 🙂 ), vs. vs. Hangisi daha mantikli geldi sana guzel arkadasim?

    Daha yazacak cok seyin varmis, merakla bekliyoruz neler yazacaksin daha daha 🙂

  34. T.TAŞPINAR
    Temmuz 24, 2010, 1:11 am

    Şimdi sizlere çok basit sorular soracağım.Evrim mutlak olarak kabul edilmesi gereken bir olguysa, o zaman canlılardaki tüm değişim ve çeşitliliğin çok net bir şekilde açıklanması gerekiyor değil mi?En azından örneğin insan vücudunun tek hücreden yani abiyogenezden(cansız maddelereden ilk canlı hücrelerin ortaya çıkışını kastediyorum) yola çıkılarak ilk en temel değişimler olan bazı özelliklerin ne zaman ve nasıl ortaya çıktığını da net bir şekilde açıklayabilmesi gerekir değil mi? Şimdi soruyorum:-insanlar ilk olarak ne zaman cisiyetlere ayrıldı?İlk olarak ne zaman dişi insan ve erkek insan diyebileceğimiz insanın evrimsel atası sayılabilecek bir canlı görülüyor fosil kayıtlarında.Bu ayrımın bir başlangıç noktası olması gerekiyor mutlaka değil mi?Peki bu noktadan bir adım ötesi nasıldı?İnsan nasıl bir cinsiyet özelliği gösteriyordu?Nasıl ürüyordu ve bu üreme şeklini açıklayabilen bir fosil kaydı var mıdır?
    Şimdi ikinci soru:-insanın evrimsel aşamaları olarak gösterilen canlılar yani primat çeşitleri neden hep iç organları ve sistemleri tam olarak oluşmuş haldedir?Yani neden örneğin ilk kalbin midenin akciğerin ne zaman oluştuğuna dair bir veri yok.Varsa söyleyin,insanda kalp ilk olarak şu dönemde görülüyor diye.Ya da mide, böbrek gibi organlardan herhangi birinin ilk olarak geliştiği bir dönemi ve bu organlar oluşmadan önce örneğin nasıl sindirim yaptığına dair fosil kayıtlarına dayanan deliller var mıdır?İnsanın evrimsel geçmişi denince, ancak insana benzerliklerinden dolayı kandırabilmek mümkün olacağı için primat çeşitlerini gösteriyorlar.Peki insan hep primat olarak mı dünyada ortaya çıktı?Neden daha öncesi ve en temel organlarının ve cinsiyetlerinin gelişimini yaklaşık da olsa fosil delilleriyle birlikte tarihsel süreciyle gösterebilen bir veri yok?Var mı, -insanın evrimsel atası olarak göstereceğininiz canlı ne olursa olsun- ilk kalbi ya da beyni ne zaman oluştu ve bunlar olmadan önce şu şekildeydi ve şöyle yaşıyordu diye açıklayabilen bir fosil.İnsanın erkek ve dişi cinsiyetlere ayrılmadan önceki haline dair bir tek fosil resmi gördünüz mü?ya da midesi olmadan önceki haline dair bir tek fosil duydunuz mu?Evrim bu kadar tartışılmazsa neden bu en önemli aşamalara dair bir tek fosil yok.Bunu kendinize açıklayabiliyor musunuz?Evrim bir tek canlıyı tek hücrelilikten alıp tüm evrimsel aşamalarını zaman çizelgesi şeklinde açıklayarak bu günümüze kadar getirebiliyormu?Ama bütün aşamalarını, bütün organlarının sırasıyla gelişimini..Bir tek canlı var mı bu şekilde açıklana bilen..?

  35. T.TAŞPINAR
    Temmuz 24, 2010, 2:56 am

    ateist

    “Cevabı çok basit:
    Çünkü erkek memesi insan yaşamına zararlı değil etkisiz bir faktördür.

    Ayrıca merak ediyorum erkek anne neresinden çıkaracak bebeği
    Ya da erkeğe doğum yaptıran bilim anne sütü üretmeyi başaramayacak mı?”
    diyorsun.Etkisiz faktör olan organlar hep böyle kalıcı olsaydı,canlılar hep saçma sapan organlarla dolu olurdu.
    ERKEK ANNE NERESİNDEN ÇIKARACAK DİYE SORARKEN ÇOK DÜŞÜNDÜN MÜ?Sezaryenle doğum yapanlar neresinden çıkarıyor?Anne sütü üretmeyi başaramayacak mı bilim diyorsun.Doğrudan insan vücudundan çıkan sütle bir olur mu?Sadece varsayım olarak söyledim emzirme ve doğum meselesini.Araştıracak olsak mutlaka erkekteki memenin bir fonksiyonu vardır.

  36. Bahadır Emin Kurtuluş
    Temmuz 30, 2010, 3:06 am

    Eğer Allah yok diyorsan bu tasarımları Allah yaratmış olamaz değil mi… Yoksa Allah var mı diyorsun?

    Ateist olduğuna emin misin?

  37. Bahadır Emin Kurtuluş
    Temmuz 30, 2010, 3:08 am

    Ayrıca bilimin yukarıdaki sorulara cevap verecek kadar gelişmemiş olması bunların hatalı olduğunu göstermez…

    Bir zamanlar Dünya’nın yuvarlak olduğu tartışılıyordu…

    Pekala neden 2 böbreğimiz de var diyorsan birini çıkarttırabilirsin…

  38. Bahadır Emin Kurtuluş
    Temmuz 30, 2010, 3:31 am

    Bunların bir hata olduğunu söylemek garip zaten de, pekala şu sorulara cevap verin?

    Neden 3 kolumuz yok?
    Neden herkes 600 kilo değil?
    Neden her işimize yarayan 5 parmağımız var?

    Havada daha fazla oksijen olsa ciğerlerimiz yanardı, daha az olsa ölürdük…

    Bunları birisi mi tayin etmiş? Eğer bunlar hakikaten böyle olması gerektiği için böylelerse bunu bir yaratan vardır… Eğer tesadüfi ise trilyonlarca doğru, toplaya toplaya “hata olduğunu düşündüğünüz” 15 hata olması normal değil mi?

  39. Bahadır Emin Kurtuluş
    Temmuz 30, 2010, 3:39 am

    Kimse neden ikinci bir güneş var diye sormuyor değil mi, çünkü bir şeyin yok olması garip değildir…

    Bir şey var ise onu oraya birisi koymuştur… Peki kim?

  40. Ateist
    Temmuz 31, 2010, 6:00 am

    1) Evet, yaratıcı fikri başlı başına saçmalıktır. Ve bir kişi ateisitm diyorsa ateisttir.

    2) Yukarıdaki maddelerde soru sorulduğu yok…

    Dünyanın yuvarlak olması konumuzla alakalı değil…

    Niye çıkartalım 2. böbreğimizi durup dururken?

    3) Bu yazdıkların evrimle tayyin edilmiş. Mesela ciğeri ortama uygun olmayan canlı erken ölürken, uygun olan daha fazla yaşamış ve sayısı daha fazla artmış.

    Ayrıca insan vücudundaki çoğu gen tarafsızdır, yani yarar veya zarar sağlayan bir etkide bulunmaz, ama tabii ki yararlı genlerin sayısı, zararlılara oranla daha fazla.

    Ben de sana bir soru sormak istiyorum: Madem evrim yok, Ademden sonra gelen insanlar nasıl zenci-çinli-beyaz gibi gruplara ayrıldı? Mesela dünyada hiç bir insan kalmasa ve sen kardeşinle evlensen, bundan bir süre sonra zenci-asyalı çocuklarınız olmaya başlar mı?

  41. T.TAŞPINAR
    Ağustos 1, 2010, 3:06 am

    Siyah,beyaz ve sarı ırk gibi değişik insan ırklarının bulunması evrime dayanak olarak gösterilemez.Çünkü zaten yaratılış inancına göre daha önce hiçbir örnek ve genetik bilgi ve atalarından alabileceği genetik miras olmadan Allah insanları yaratmıştır.Ellerine ,gözlerine vs.tüm organlarına dair de genetik bilgi mevcut değilken bunları genetik kodlarına işlemiştir.İşte bunun gibi değişik deri renklerine sahip insan ırklarına ait genetik bilgilerde Adem ve Havva nın genetik yapısına işlenmiştir.Şu an bilebiliyormuyuz ki,Adem siyah mıydı beyaz mıydı yoksa sarı ırktan mıydı?Belki de tüm ırkların karışımı bir özellik taşıyorlardı. Ancak Adem ve Havva’dan sonra gelen insanlarda bu çok ırklı genetik yapının olmamasını Allah takdir etmiş olabilir.Ya da çeşitlilik olması için Adem ve Havva nın değil de onlardan sonra gelen nesillerin genetik yapısında değişiklik yapmış da olabilir.Yüce Allah bugün bile insanların genetik özelliklerini değiştirip yeni bir ırkın ortaya çıkmasını tabii ki sağlayabilir.
    Daha önceki mesajlarımda sorduğum sorulara da henüz cevap alamadım..24 temmuz tarihli..

  42. Ahmet
    Eylül 4, 2010, 6:54 pm

    Allah’ın kalplerini mühürlediği kişiler gerçekleri göremezler. Olar kördür. Ama bunu bilmezler. Kendi pislikleri içinde bocalayıp dururlar. Dünya mallarına, heveslerine sıkı sıkı sarılırlar. Nerde sizin Allah’ınız bize kendisini gösterse ya? derler. Yiyoruz içiyoruz her türlü dünya imkanından faydalanıyoruz bunları eksiltse ya? derler. Bilmezler ki Allah onlara daha fazla günah işlemeleri için fırsat veriyor. Çünkü bu sayede yaptıklarına tam karşılık gelececek azabın şiddetini arttırabilsinler. Allah zulm etmez. İnsanlar kendilerine zulm eder. 90 Km yi geçmemen gereken yolda 120 km ile gidip radara yakalanınca ben niye ceza alıyorum diyebiliyor musun? Allah’ın koyduğu kurala uymadığın için ceza alınca bunu sen kendin mi yapmış oluyorsun yoksa Allah mı? Ama tabi bu gören kalplere… Siz inanmayanlara biz ne desek masal gelir.

    Bu arada sizin evrimciler iddaa ettikleri ara türleri milyon yıldır bir türlü bulamyıyorlar. Bu balıklar sudan karaya çıkana kadar bilmem kaç milyon yıl geçti diyorlar. Ama o bilmem kaç milyon yıla ait bir fosil bulamıyorlar. Arada bi tane bulduk diye çıkıyorlar… O da sahte felan çıkıyo sonra. Bu nasıl iştir yahu???

    Yaaa o kadar güzel saçmalıyorsunuz ki hangisini desem… Allah yaratırken (haşa) yanlış yaratmış diyorsunuz. Sizin evrim niye böyle yapmış denince, e o gen şurdan geldi burdan geldi onda şu baskın dı bu baskındı zart zurt… Sizin evrim niye kartalın gözünü yarasanın kulağını bize vermemiş. Niye kanat vermemiş… Uçar giderdik. Trafik derdi olmazdı. Benzin parası olmazdı. Uça uça aptal kuşlar, sinekler uçmuş… Biz de yerde kala kalmışız… Yapmayın yahu… Komik olmayın…

  43. Müslim
    Kasım 7, 2010, 11:27 am

    Janostan işine gelen saçma sapan yazıları yayınladığı bir akale daha.. :D:D:D:D:D

  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: