Başlangıç > Dinler > Bitirdin Beni Balik! Bitirdin…

Bitirdin Beni Balik! Bitirdin…


Darwin 130 yil daha yasasaydi, ustune ustluk bir de Turkce bilse ve Turkiye’nin Devlet Televizyonu TRT’yi izleseydi belki de boyle soylerdi son nefesini verirken… “Bitirdin beni be balik, bitirdin, teorimi bosa cikardin, benim teorime bir dinmiscesine inananlarin inanclarini yiktin….”

Darwin’in tezini bosa cikaran…

Darwin’in teorisini bitiren balik…

Evrim teorisinin gercegi ifade etmedigi bugune kadar pek cok ornekle ispatlandi…

Bu laflar, maalesef, sizin vergilerinizle, tarafsiz ve bilimsel yayin yapmasi beklenen, laik, demokratik devletimiz Turkiye’nin televizyonunda soylenen laflar. Harun Yahya isimli gereksiz insanin laflari degil. Ya da oyle mi?

Ekranin sag ust kosesinde kirmiziyla yuvarlaga aldigim yazi dikkatinizi cekti mi? TRT’ye haber sunan, ismini de bu haberle birlikte yayinlatacak kadar etkili bir isim demek ki bu Harun Yahya. Nam-i diger, Mehdi, Isa’nin vucut buldugu muhtesem insan. Herseyden anlayan, insanlari kurtulusa erdirecek sakalli… Herseyi, herkesi mahkemeye veren, yasaklatan, para basan, Internetten toplattigi photoshop modifiyeli resimlerle “evrim yoktur, iste 100 milyon yildir degismeyen kurt” gibi bilimsel(!) kitaplar yazdirip tum dunyadaki profesorlere dagittiran, rezil olan, ama piskin piskin siritan, beyazlar giymis kara insan…

Iste TRT’nin beni kahreden, sok eden, utanc duymama sebep olan videosu: http://www.youtube.com/watch?v=ASHHFlUzFGo

Medyanin tarafli oldugunu herkes biliyor. Menderes’li gunlerde tureyen “besleme basin” lafi bos yere cikmis degil. Maasli kalemsorler, kendilerine sunulani, sunuldugu sekilde yazdiklari malumunuz. Bu, dunyanin her yerinde boyle. O yuzden ozel medyadan aldiginiz bilgiler, ozel sirketlerin cikarlarina gore filtrelenerek sunulacagi gibi, belli ki devlet medyasinin da devletin cikarlarina gore filtrelenmesi kacinilmaz. Kisaca, TV’den alacaginiz haberler asla ve asla objektif ve islenmemis sekliyle olmayacak. Sorulacak soru, devletin “Harun Yahya” isimli peygamber bozuntusundan nasil bir cikari olabilir? Neden bu kisinin hazirladigi yalanlar halka sunulur?

Videoda evrime inananlarin(!), sudan karaya gecisin “Coelacanth” isimli “korkunc” balikla gerceklestigini, bu baligin 70 milyon yil once neslinin tukendiginin dusunuldugu, ama 1938 yilinda bu baligin karada veya havada degil, denizde bulundugunu (Baaammm, evrimcilere darbe 1), ve bugun (1998 yili icin bugun deniyor) Endonezya’da ayni baligin yine bulundugunu ve goruntulendigini, hem de yuzerken (baaaaaam, evrimcilere darbe 2) goruntulendigini anlatiyor. Boylece, zaten daha once defalarca kez curutulmus olan bu uyduruk teorinin artik bittigini, Darwin’in bombos bir insan (hatta seytan) oldugunu anlatiyor ve sag ust kosedeki Harun Yahya yazisi ile baslayan video sonlaniyor… Boylece Evrim Dininin (hani laiklige de din adini takan zihniyetin devamidir evrimi din gibi gormek) bittigini kafamiza balyozla vura vura sokuyorlar. Kim? Senin benim vergilerimle yayin yapan devletin televizyonu…

Darwin’i anlamak yerine bitirmeyi tercih etmistir bu zihniyet. 🙂 Bitirebilmis midir? Kendi capsiz kafalarinda evet. Zaten o kafaya bilim yuzyillardir ugramadigi icin, olmayan seyin bitmesi de aslinda ironiktir. Devlet televizyonunun boyle bir yayin yapmasi, youtube’un, Richard Dawkins’in sitelerinin devletce yasaklanmasindan daha da utanc vericidir.

Gelin bu yalan, uydurma, utanc verici videodaki sacmaliklari irdeleyelim:

1. Spikerin agzini yayarak soyledigi Koalekant hatali bir telafuzdur, agzi yaymak gerekiyorsa dogru okunus sekliyle “Siylakent” demek gerekir, bunu bir TRT spikerinden beklemeliyiz diye dusunuyorum. Yok, Turkcelestirdiysek de agiz yaymaya gerek diye dusunuyorum, Turkce’de agiz yayarak telafuz, bir TRT spikerine yakismaz. 🙂

2. Darwin’in evrim teorisini bosa cikaran canli orneklerden biri, Endonezya aciklarinda ilk kez goruntulendi. Evrimciler, Coelacanth turu baligin, denizde yasayan canlilarin, evrilerek karaya cikan turu oldugunu savunuyorlardi.

Neresinden baslasam bilemiyorum. Darwin’in evrim teorisini “bosa cikaran” canli veya cansiz ornek YOK. Evrim teorisinde bir cok hatalar bulunmustur, daha bir cok hata bulunacaktir da… Ama bunlar evrim gercegini bosa cikarmaz, sadece eksik veya hatali olan yerleri duzeltir. Dunyadaki tum yobaz dindarlarin iddia ettigi gibi evrime inanilmaz, evrim bilinir ve kabul edilir. Yercekimi teorisine (Evet, yercekimi de teoridir, bilimsel teori, halk dilinde bildiginiz teoriden cok farklidir) inanilmayacagi gibi Evrim teorisine de inanilmaz. Bilinir, kabul edilir. Endonezya aciklarinda goruntulenen baliksa bugun goruntulenmedi. BBC’nin 1998’de servise sundugu haberi incelerseniz (BBC haberi) bu olayin 11 yil once gerceklestigini, ama TRT’nin, aslinda Harun Yahya’nin, sanki bu daha yeni bir olaymis gibi utanmadan, sikilmadan sundugunu gorursunuz.

3. Teorinin en buyuk dayanaklarindan biri Coelacanth adinda balikti… 400 milyon yildir hic degismedi.

Hani teori çöktü ya, “di”li geçmis zaman kullaniliyor videonun bu kisminda. Gelelim bu Darwin’i bitiren baliga… Harun Yahya zekasindaki insanlarin anlamadigi bir konsept, bir canlinin ait oldugu cins/aile/sira ve bu kategorilerin farkli kollarda evrilebilmesi gercegidir. O yuzden “evrim teorisi=insan maymundan gelmistir” cahilligiyle yasar ve kalin kafalarina evrim teorisinin bu olmadigini sokmaya calismak yerine, kendi capsiz dusunce tarzlariyla “Darwin’i bitirirler”. Simdi basitce aciklamaya calisayim: Canlilari gruplayacak olursak, en asagida turler (sagdaki semada en alttaki Species) vardir. Mesela insan, yani Homo Sapiens Sapiens’de “Sapiens” bir tur adidir. Homo ise Genus(Cins) (sagdaki semada Species’in mensup oldugu grup), yani turlerin toplandigi ilk kategoriye verilen addir. Homo Sapiens biz insanlarin turuyken, Homo Erectus ise yine bir Homo genusundeki baska bir turun adidir. Biz varligimizi surdururken Erectuslerse yok olmuslardir. Boylece bir genus altinda farkli turlerin bazilari varken bazilari yok olmus olabilir. Buraya kadarki gruplandirmayi anladik sanirim…. Hominidae ise bizim mensup oldugumuz aileye (yandaki semada family) verilen addir. Hominidae ailesi altinda Homo disinda farkli genuslerde bulunur. Bunlardan en tanidik olani Gorillini genusune ait olan ve halen varligini surduren goriller olarak gosterilebilinir. Ailelerin toplandigi gruba ise “Sira” (Order) denir ve biz insanlar, goril, sempanze, lemur, pongo, vb ailelerle birlikte “primate” sirasina (Order) dahiliz. Videoda bahsi gecen Ceolecanth da tipki bizim mensup oldugumuz Primate gibi bir sira ismidir. Bu siranin altinda belirlenmis 120 tane tur vardir. Yani videoda bir tur (ornegin biz insanlar) gosterilirken, tum siranin (primat) hic degismedigi vurgusu yapilmaktadir. Bir  benzetme yapacak olursak “Ankarada bir primat bulundu (harun yahya) ve bu primat hic degismemis, o zaman evrim yok” demekten bir farki yoktur bu videodaki anlatimin… Harun Yahya bir primat midir? Evet, primat sirasi icerisinde hominidae ailesinde, homo genusunde, Sapiens Sapiens turune ait bir canlidir. Ama onun bir Homo Sapiens olmasi primatlarin evrimlesmedigi anlamina gelmez. Bunu iddia etmek, cok affedersiniz ama duydugum en salakca ifadelerden birisidir. TRT’de yayinlanmayip burada bana yorum olarak yazilsa ciddiye alip cevap dahi yazmayacagim kadar aptalcadir boyle bir iddia. Ingilizce’de bir laf vardir, bu durumu cok iyi anlatan: “Ridiculous

Videodaki balik coelacanth’in latimeria turune aittir ve bu baliklardan her yil bir cogu yakalanmaktadirlar. Bakin, birazdan listeleyecegim isimler uzun ve sikici da olsa olayi anlamaniz acisindan onemlidir: Coelacanthiformes sirasinin (Order) altinda Coelacanthidae, Diplocercidae, Hadronectoridae, Mawsoniidae, Miguashaiidae, Latimeriidae, Laugiidae, Rhabdodermatidae, Whiteiidae aileleri belirlenmistir. Bu aileler altindada onlarca tur (toplam 120 tane) olusmustur. TRT’nin “yeni” diye sundugu bu videoda gosterilen canliysa, Latimeriidae ailesindeki Latimeria chalumnae turune aittir. Bu turun fosil kayitlari yoktur. Yani bu tur evrilmis, yeni bir turdur. Bu turun canli uyesinin bulunmasi Darwin’i bitirmedigi gibi aksine, bilim adamlarinin, bu canliyi inceleyerek Coelacanth’larin karaya nasil ciktigini daha iyi irdeleyebilmelerini saglamistir. Bir familyada birden cok tur bulunabilir, bu turlerin bazilari yok olmus olabilir, bazilari varligini surduyor olabilir. Bazi turler evrilmis olabilecegi gibi eger ortam kosullari evrilmesine ihtiyac duydurmuyorsa o turun evrilmesi de sart degildir. Bir canli 400 milyon yil hic degismeyebilir, 4 ayda aslindan bambaska bir ture de evrilebilir. Evrime ugramayan tek sey, bu bahsi gecenlerin zihniyetidir.

Ingilizce bilenlerinizin bu linkteki videoyu izlemesini oneririm: Coelachanth

Bu konuyu daha iyi anlayabilmek isteyenler icin Richard Dawkins’in yeni kitabi “The Greatest Show on Earth” kitabini okumalarini oneririm. Linkini koydugum bu videoya da goz atmanizi oneririm: http://www.youtube.com/watch?v=oX4FNDOyrF0

Kaynaklar:

http://en.wikipedia.org/wiki/Coelacanth
http://news.bbc.co.uk/2/hi/science/nature/185239.stm
http://en.wikipedia.org/wiki/Biological_classification
  1. Aralık 1, 2009, 11:15 am

    Üniversite Konseyleri Derneği, TRT’de Harun Yahya’nın cümlelerine dayanarak bir balık türünün “400 milyon yıldır hiç değişmedi” diye sunulduğu haberi bilim düşmanlığı olarak niteledi ve TRT’den tekzip istedi.

    Üniversite Konseyleri Derneği (ÜKD), geçtiğimiz günlerde Harun Yahya’ya ait evrim karşıtı ve bilim dışı beyanları haber olarak sunan TRT’yi kınayan bir basın açıklaması yaptı. ÜKD, TRT’den derhal haberi tekzip etmesini ve bilim insanlarına cevap hakkı tanımasını istedi. Türkiye’de bilime saldırının giderek şiddetlendiği ve bilimi dışlayan anlayışın her kuruma tepeden yayılmaya çalışıldığı belirtilen açıklamada, “Bir toplumda akılcılığı yok etmek itaatkâr insanları yaratmanın en kolay yoludur ve çark döndürülmeye devam etmektedir” denildi.

    “Harun Yahya TRT’ye Haber Servisine Başladı: TRT evrimini tamamladı!..” başlıklı açıklamada, “Bilim insanları olarak TRT‘de geçtiğimiz günlerde yayınlanan ‘Darwin’i bitiren balık’ başlığı ile yayınlanan ‘evrim’ haberinde yalandan ve çarpıtmadan başka hiçbir şey göremedik” denildi.

    “Harun Yahya’nın cümleleri, hazırladığı görüntüler TRT’de”
    Harun Yahya’ya ait cümlelerin haberde nesnel bir gerçeklik gibi sunulduğuna işaret edilen açıklamada, haberde kullanılan görüntülerin de Harun Yahya tarafından “bilimsel verileri asıl kaynaklarına saygı duymadan, istediği gibi kesip biçip servis etmek için hazırlanan görüntüler” olduğu ifade edildi.

    “Fazla değişmemesi, seçilim baskısının az olmasıyla ilgili”
    Dernek bünyesinde çalışma yürüten ‘Evrim Sürüyor Çalışma Grubu’ tarafından kaleme alınan açıklamada, TRT’nin haberinde geçen Coelacanth türü balık hakkında da bilgi verildi. Bu türün ilk kez 1938 yilinda, soyu tükendiği zannedilirken keşfedildiği belirtilerek, “Coelacanth türü balık ne ilk kez görülmüştür ne de bilim çevrelerinde tek geçiş hattı olarak tarif edilmektedir. Coelacanth bilim dünyasını şaşırtmıştır ama sadece bu kadardır. Bugün yeni olan yalnızca derin sularda yaşayan balığın ilk kez filme alınmasıdır” denildi.

    Coelacanth balığının ve benzer diğer canlıların fazla değişmemesinin “güçlü bir seçilim baskısına maruz kalmamaları”ndan kaynaklandığı belirtilen açıklamada, bu durumun evrim kuramını çürütmek bir yana desteklediği vurgulandı. Bu tür canlıların görünüşü fazla değişmese bile moleküler düzeyde kesinlikle değişime uğradıkları bilgisine de yer verildi.

    “TRT, kamu yararına yayın yapması gerektiğini hatırlamalı”
    Açıklamada ayrıca, TRT’nin halkı bilgilendirmekle yükümlü olan ve ülkenin eğitimine katkıda bulunması beklenen bir kamu kuruluşu olduğu, kaynaklarını kamu yararına ve bilimsel doğrultuda kullanması gerektiği vurgulandı. Sözkonusu haberin ise cahilce, bilime saygı duymadan, bilim insanlarına ya da bilimsel kurullara danışmaksızın yapıldığına dikkat çekilerek, böylesi bir haberin TRT’de yayımlanması “üzücü ve toplum zararına” diye nitelendirildi.

  2. Aralık 2, 2009, 1:20 am

    Türkiye’de ve Dünya’da halkin evrime bakisi

    2005 yilinda gelismis ülkeler seviyesindeki 34 ülkeyi içeren bir çalismada, “evrimi dogru kabul edenlerin orani” yaklasik %27 ile en düsük Türkiye’de bulunmustur.Türkiye’den sonra ise %40 ile, akilli tasarim akiminin ortaya çiktigi ABD yer almaktadir.

    Gelismis Avrupa devletlerinde evrimin dogru kabul edilme oranlari Türkiye’den ve Amerika’dan çok daha yüksektir. Izlanda’da halkin %80’inden fazlasi, Danimarka, Fransa, Ingiltere, Japonya’da yaklasik %80’i evrimi kesin olarak dogru kabul etmektedir. Geri kalanlarin büyük bir kismi ise emin olmadigini belirtmistir.

    Michigan Devlet Üniversitesi’nde siyasal bilimler uzmani olarak görev yapan profesör Jon Miller, Türkiye’nin henüz gelismekte olan bir ülke oldugunu, medeniyetinin zirvesine henüz ulasmadigini, özellikle Dogu ve Güneydogu Anadolu’daki halkin tamamen egitimsiz ya da çok az egitimli oldugunu dile getirmis, bir çok ülke tarafindan özgür dünyanin lideri kabul edilen ABD’nin durumunun çok daha vahim oldugunu vurgulamistir. Miller’e göre, egitim seviyesi artirilirsa Türkiye, bir kaç sene içerisinde, evrime bakis açisindan ABD’yi geçebilecektir.

    Türkiye’de evrim ögretiminde karsilasilan güçlükler

    Hacettepe Üniversitesi’ndeki biyoloji ögretmeni adayi ögrencilerin evrime bakisi (2008).

    Türkiye’deki ders kitaplarinda din kültürü derslerinin yanisira fen bilgisi ve biyoloji derslerinde de yaratilisçi görüslere yer verilmektedir ve ortaögretimdeki ögrencilerin %75’i evrim teorisine inanmamaktadir.

    2008 yilinda, Hacettepe Üniversitesi’nden biyoloji ögretmeni adayi 98 ögrenci üzerinde yapilan arastirmada, katilimcilarin yüzde 43’ünün evrim teorisini benimsedigi, yüzde 30’unun kararsiz oldugu, yüzde 16’sinin ise benimsemedigi ortaya çikti. Arastirmayi yapan Yrd. Doç. Dr. Oguz Özdemir ögrencilere yapilan en büyük kötülügün, fen bilgisi derslerinde evrim kuraminin, yaratilisla birlikte islenerek ikilik yaratilmasi oldugunu söyledi.

    2006 yilinda Üniversite Konseyleri Dernegi’ne bagli 700 akademisyen, bilimsel olmadigi için yaratilis görüsünün ders müfredatindan çikarilmasi için Milli Egitim Bakanligi’na dilekçe verdi. Basvuruda, laiklige vurgu yapan T.C. Anayasasinin 2. maddesi; Milli Egitim Temel Kanunu’nun “Türk millî egitiminde laiklik esastir” diyen 12. maddesi ile “Her derece ve türdeki ders programlari ve egitim metotlariyla ders araç ve gereçleri, bilimsel ve teknolojik esaslara ve yeniliklere (…) göre sürekli olarak gelistirilir” diyen 13. maddeleri hatirlatildi.

    Bu basvuru 59. Hükümet Milli Egitim Bakani Hüseyin Çelik tarafindan reddedildi. Çelik: “Yaratilisla ilgili birçok teori var. Adi üstünde evrim teorisi. Evrim teorisini çocuklara anlatip da evrim karsiti olan “teorileri” çocuklara anlatmama bilimsel bir tavir mi?” açiklamasini yapti. Bu karar çesitli bilimsel çevrelerce kinandi ve yaratilisin bir “teori” degil, “inanç” oldugu hatirlatildi. Bilimsel bir derste yaratilisin ögretilmesi, ITÜ Avrasya Yerbilimleri Enstitüsü ögretim üyesi Prof. Dr. Celal Sengör tarafindan “hukuken mücadele edilmesi gereken bir politik zorbalik” olarak tanimlandi.

    2005 yilinda Mersin’deki Yalinayak Ilkögretim Okulu’nda görev yapan bes ögretmen çesitli suçlarla açiga alindi. Bu ögretmenlerin ögrencilere evrimi anlattiklari gerekçesiyle sürgün edildikleri iddia edildi ve bu iddia gerek yerli gerek yabanci basinda genis yanki buldu. Mersin valisi Atilla Osmançelebioglu ögretmenlere, “usulsüz es yardimi ve ek ders ücreti aldiklari, Istiklâl Marsi törenlerine istirak etmedikleri, kilik-kiyafet yönetmeligine uymadiklari, görevde ayrimcilik, ödüllendirilmelerde haksizlik yaptiklari” gerekçeleriyle disiplin cezasi uygulandigini belirtti. Egitim-Sen Mersin Sube Baskani Ünsal Yildiz söz konusu uygulamaya maruz kalan Ingilizce ögretmeni Mehtap Pektas ve sosyal bilgiler ögretmeni Sevilay Aktürk ile düzenledigi basin toplantisinda, 5 ögretmenin, laik-demokratik egitim sistemi çerçevesinde ögrencilerini egittiklerini ileri sürdü. Milli Egitim Bakani Hüseyin Çelik, baskilara ragmen ögretmenleri görevlerine iade etmeyi reddetti.

    Iptal edildigi iddia edilen ‘Darwin’li kapak ve yerine konulan ‘Küresel isinma’li kapak

    Charles Darwin’in 200ncü dogum yildönümü anisina 2009 yili, UNESCO tarafindan “Darwin yili” ilan edildi. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Arastirma Kurumu’nun (TÜBITAK) aylik dergisi Bilim ve Teknik, Mart 2009 sayisinin, genel yayin yönetmeni Çigdem Atakuman tarafindan hazirlanan kapaginda Darwin’e yer verdi ve içeriginde de 16 sayfa yer ayirdi. Ancak TÜBITAK baskan yardimcisi Ömer Cebeci baskanligindaki TÜBITAK yönetim kurulunun, dergiyi basimdan önce inceledigi ve Charles Darwin’li kapak ile içerigi iptal ettigi iddia edildi. Yeni hazirlanan kapakta küresel isinmaya yer verildi ve dergi bu haliyle bir hafta gecikmeli olarak yayinlandi. Darwin’li kapagi hazirlayan Çigdem Atakuman görevden alindi.

    TÜBITAK, 16 Mart 2009 tarihinde yaptigi bir basin açiklamasinda “asil kapagin Küresel iklim degisimini konu edinen kapak oldugunu, Darwin’i konu edinen kapagin ve içerigin genel yayin yönetmeni tarafindan son anda bilimsel editörlere danismadan eklendigini, bu nedenle iptal edildigini” öne sürdü. Ayrica TÜBITAK “Bilim ve Teknik” dergisinin Türkiye’de evrim konusunu en fazla isleyen yayin oldugunu, “Darwin yili” boyunca bu konuya dair yayinlara devam edilecegini ve hatta özel bir sayinin Charles Darwin’e ithaf edilecegini belirtti. Yasananlar TÜBITAK’ta kadrolasma iddialarini tekrar gündeme getirdi.

    Bilim Arastirma Vakfi (BAV)
    Ana madde: Bilim Arastirma Vakfi
    Bilim Arastirma Vakfi’nin (BAV) kurucusu, Harun Yahya lakapli Adnan Oktar, Türkiye’deki evrim karsiti faaliyetlerin sembolik isimlerindendir. BAV, yine Adnan Oktar’a ait Global Yayincilik’tan evrim karsiti kitaplar çikarmasinin yanisira bir çok il ve ilçede evrim karsiti konferanslar düzenlemektedir. 1991 yilindaki kurulusundan beri BAV, evrime dair tüm referanslarin Türkiye’deki egitim sisteminden çikarilmasi konusunda yogun faaliyetler içindedir. Avrupa Parlamentosu Konseyi raporuna göre, BAV’nin ABD’deki American Institute for Creation Research (Amerikan Yaratilis Arastirma Enstitüsü) (ICR) ile siki baglari oldugu gözlenmektedir.

    BAV, 2007 yilinin baslarinda Yaratilis Atlasi adli evrim karsiti kitabin nüshalarini yerli ve yabanci birçok okul ve arastirma merkezlerine ve gazetecilere gönderdi. Fransa Milli Egitim Bakani Gilles de Robien, “bakanligin hazirladigi müfredat ile uyusmayan” bu kitabin tüm okul kütüphanelerinden çikarilmasi talimatini verdi. Milli Egitim Genel Denetleme Kurulu, Paris Üniversitesi’nde Evrimsel Biyoloji profesörü olan Hervé LeGuyader’dan kitabin detayli analizini istedi. LeGuyader, “bu kitabin daha önceki çogunlugu Anglosakson kökenli olan yaratilisçi girisimlerden çok daha tehlikeli oldugunu, hiçbir masraftan kaçinilmayan bu gösterisli çalismanin ve yazarin izledigi yöntemin cahil halk kitleleri üzerinde oldukça etkili olabilecegini düsündügünü” söyledi. Ayrica kitaptaki bilimsel içerigin “gülünç derecede yetersiz” oldugunu belirtti. Fransiz Milli Uzay Çalismalari Merkezi’nden (CNES) Jacques Arnoult’a göre, BAV ve Adnan Oktar da tipki Amerika’daki ICR gibi, yaratilisçi argümanlarini olustururken bölük-pörçük ve hatali kaynaklar kullanmaktadir. Arnoult’a göre bu yazarlar evrimi savunan makaleleri de kullanmaktan çekinmemekte ancak kisa alintilar yaparak makalelerdeki bütünsel anlami çarptirmaktadir. Ona göre bu durum çok zararli sonuçlar doguran, entelektüel sahtekarliktan baska birsey degildir.
    (Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Evrim)

  3. kocakaptan
    Aralık 31, 2009, 9:52 am

    Kardeşimiz Janos Harun Yahya denen eski cinsi sapık vatandaşın geçmişini yazmayı unutmuş,zamanında kendini peygamber ilan bu vatandaş paralı mankenleri kendi müritleriyle seks yapmaya zorladığı için mahkemelik olmuştu.Amerikadan gelmeyen ekürisi Fetullah gibi besleme uzaktan kumandalı yalama tiplerdir bunlar,ne yazık anadolu insanını TRT 1 kanalı yoluyla zehirlerler kaç yıldır.Bunlara inananlar ya saftır yada menfaat için peşinde koşan sahtekardır.Böyle hainleri daha çok yazarak eleştirmeniz dileğiyle esen kalın.

  4. pardalyan
    Mart 3, 2010, 12:36 pm

    janos bu balık ilk olarak 1950 lerde madagaskarda bulunmuştu… uzun olmuş. aslına ben harun yahyacı olmayı ciddi ciddi düşünüyorum. acaip tatlı karılar var elinde adamın. he he he… abazan ateistlikten tatmin olmuş müslümanlığa geçiş yapcam. tamam biraz münafık felan oluruz ama olsun yahu karılar sülün gibi 🙂

  5. burcu
    Mart 3, 2010, 5:06 pm

    evrime sadece harun yahya değil kiliselerde karşıdır hatta dur siz soylemeden ben söyleyeyim ikisininde acıklaması harun yahya ile aynıdır 🙂 değilmi sanki sözleşilmiş gibi kilise ve harun yahya aynı acıklamalarla evrim teorisine hayır derler bunların olması yada o insanların yaptıkları yanlışlar bazı soruları silmiyor ama. evrimin cevap veremediği sorulara cevap vermiyor zaten cevap verse gunumuzde bu tartışmalar olmazdı değilmi 🙂 peki dinlere sorular soruyorsunuz evet insanın beyni var haklısınız tabiki sorular sormalı peki aynı tarafsızlıkla evrim teorisinide eleştirebiliyormusunuz bunu merak ediyorum teorideki soruları cözecek bişey yapıyormusunuz o meraktayım yoksa karşı tarafa saldırmakla gözu kapalı uc taraftaki dincilerden bir farkınız olduğunu düşünmüyorum şuan

  6. Mart 3, 2010, 5:53 pm

    Kiliseler veya Harun Yahya kimdir ve hangi bilgi ve alt yapilariyla bilim adamlarina “HAYIR” derler? Bilim adamlari, kiliseler veya Harun Yahya’nin “HAYIR”larini bilimsel konferanslarinda tartisirlar mi? Evrimin “cevap veremedigi soru????” Hic boyle bir sey duymamistim. Neymis bu soru sevgili Burcu?

    Yine de sana aciklayayim neden aynidir bu iki cahil gurubun iddialari.. Bu iddianin ismi “Creationism”, yani turkcelestirilmisiyle “yaratiliscilik”tir. Bu iddia, o bildigin Incil hikayesiyle baslar. ADem topraktan yaratilmismis, kemiginden Havva yaratilmismis, sonra yilan gelip kandirmis bunlari, cennetten kovulmuslar, falan filan… Bu komik masali Amerika’da ilkokul mufredatina sokmaya calisirlar Creationistler. Ama Amerikalilar Turkler gibi koyunluk yapmaz ve bunun bilimsel olmadigini, okulda okutulamayacagini soylerler. Hatta Pastafarianism dini cikar ortaya bu olaylar sonucununda. Madem Hristiyanlik masallari okularda anlatiliyor, benim inancim da anlatilmali diyerek mahkemeye verir bir veli okulu.. Onun inanci, bir Spagetti Canavari Tanrisi uzerinedir… Pek tabii yaratiliscilik okul mufredatindan cikartilir… Maalesef bizim ulkemiz gibi yobazliktan vazgecememis ulkelerde hala Islam masallari ogretilmeye devam edilir. Zavalli cocuklara arapca sacmaliklar ezberletilir, beyinleri sacmaliklarla doldurulur. Gelelim evrim tarismanin ikinci kismina…

    Bilimin temeli suphe etme, sorgulama, fikir uretme ve bunun ispatina calismadir. Bilimde bir teori, teori olana kadar ne saldirilara (amiyane tabirle soyluyorum, daha cok curutme tezleridir aslinda kastettigim, bilim adamlari din adamlari gibi oldurmeyi, kafa kesmeyi bir metot olarak secmemislerdir kendilerine..) ugrar biliyor musun? Bilimde bir bilim insani, uzerinde yillarca calistigi hipotezini, yazdigi bir makalesini yayinlatmak icin ne sureclerden, ne arastirmalardan, tartismalardan, hayal kirikliklarindan gecmek durumundadir? Yayinlansa bile tum bilim insanlarinca tartisilmaya, elestirilmeye, curutulmeye devam edilecektir. Ta ki uzerinde tum bilim insanlari hem fikir oluncaya kadar… Iste o zaman bu bir teori olacaktir. Tipki evrim teorisi gibi… Su anda hicbir bilim insani yoktur ki evrim teorisinin gercekliginden suphe etsin veya bunun varligini tartissin. Onu ancak Harun Yahya gibi idiyotlar iddia eder ve senin gibi “okudugunu, irdeledigini” iddia edenler de Harun Yahya’nin pesi sira giderler… Ortaokul bilgisiyle “e maymundan geldiysek niye hala maymun var, ehe ehee” diyerek evrim teorisini curuttugunu sanan zavallilar da bunlari duyup sevinir. “Ehehe, curutuldu zaten evrim teorisi” derler…

    Bilim din degildir. Bilim dogma degildir sevgili Burcu… Uc taraftaki dincilerden bir degil bin farkim var benim, onlarla tek benzerligim ayni turden olmamdir. (Homo Sapiens)

  7. pardalyan
    Mart 4, 2010, 12:31 pm

    burcu sen harun yahyacı mısın… bana biraz oradan bahseder misin katılmayı düşünüyorum da… serbest seks olayı var mı? hatunların yaş ortalaması kaç?.. hatunlara motor deniyo muş gazetelerden takip ettiğim kadarıyla, peki adamlara ne deniyo? piston felansa bana uyar… ama öle karbüratör felansa zorlanabilirim kabul etmekte… neyse işin şakası bu… ama bişey söliyeyim. yahu harun yahya diyen zat ile kilisenin aynı şeyi sölemesi normal… sen hiç turşu kötü bir şey diyen bi turşucu gördün mü? hayır. çünkü o da turşu satıyo… sonuçta turşuya kötü diyene saldırırlar hep beraber… normal. bakma bunlar aslında bira araya gelip bi de medeniyetler ittifakı hesabı ateizme saldırıyo… malum kerizler uaynırsa hem onlarınki hem de berisinin ki uyanacak… bi de sen uyansan burcucum… 🙂

  8. ismail
    Ekim 23, 2015, 4:21 am

    Ben şunu soyleyeyim asla harun yahyaci değilim olmamda. Ama evrim safsatadir. Bakin geçen hafta Almanyada bir yarasa fosili bulundu. 49 milyon yil öncesine ait. Bugünkü türleriyle birebir ayniymiş. Hani nerede kaldi evrim. Hikaye bunlar. Allah yok diyebilmek adina uydurulan hikayeler.

  9. Celal
    Aralık 21, 2015, 3:08 pm

    Cahillikte son nokta bu makaleyi yazan zerre kadar bilim bilmiyor şaka yapmıyorum daha haber ne demek bilmiyor o balık bulunmuştur ve evrime darbe vurmuştur Harun Yahya soytarısı ile ilgisi yoktur sadece TRT’de fragmanı Harun Yahya san kesmiştir zaten videonun sonu yani bağlığın görüntülenmesi ile Harun Yahya’nın alakası yoktur bu kadar cahil olmayın ya macro evrim bir efsanedir efsane olarak masal olarak kalacaktır http://youtu.be/oaP-qHnjIgs izleyin bir kişi bu soruya cevap veremez peki inanmayan varsa profların adını Google yazsın

  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: