Evrim Gercekleri ve Ten Rengi

Eylül 24, 2010 27 yorum

Allah, ilk insan Adem’i topraktan bir heykeltraş gibi yaratıp sonrasında da bir üfürükçü gibi ufurerek canlandirdiginda eseriyle pek bir gurur duymuş, bu eseri için müthiş planlar yapmıştır. Ona tüm kelimeleri öğretip (Kuran’in yalancisiyim) daha önce nur ismini verdiği bir maddeden (nurun varlığını bilim kabul etmez ama müslümanlar canı gönülden inanırlar) yarattığı “Melek” isimli yaratıklara “itaat edin” emrini vermiş, tüm melekler Adem isimli canlı heykelin önünde secdeye varmışlardır. Bu meleklerden bir tanesi olan, ama melek tanımına ters bir şekilde “nar” isimli dumansız bir ateşten yaratılan Seytansa bu emre karşı gelmiş, “o kim ki ben secde edeyim” diyerek isyan edenlerden olmuştur. Daha fazlasını oku…

Kategoriler:Bilim, Dinler

Karanliga Adim Adim Ilerlerken…

Temmuz 13, 2010 4 yorum

Bu siteyi kurus amacim karanlikta bir mum yakmakti. Bu deyisi, karanlik guclerce katledilen aydinlik insan, Turan Dursun’dan ogrenmistim. Ama karanlik artik daha karanlik ulkemizde. Dun yeni bir yasa gecmis. Artik Diyanet, istedigi siteyi kapatabilme yetkisine sahipmis. Gerekcesiyse ‘hatali’ dini yayinlar yapan siteleri “kapatip’, insanlari hatali bilgiden korumakmis. Utanc duyuyorum. Yaziyi daha fazla uzatirsam cok agir konusacagim icin burada kesiyorum.

Ilgili haberi agnostik.org sitesinden okuyabilirsiniz:

http://www.agnostik.org/12333-diyanet-de-site-kapatacak.html

Kategoriler:Dinler

Ateist ve Müslüman

Temmuz 7, 2010 40 yorum

Bir ateist ile bir müslüman arasindaki en belirgin fark, bir tarafin kararli seçim yaparken diger tarafin kendisi adina yapilmiş seçimi sualsiz kabullenmiş olmasi ve aci bir şekilde bunu kendisinin sectigine inanmasidir. (Itiraz edecek Muslumanlardan Ben Bir Muslumanim Cunku yazimi okumalarini rica ediyorum.) Daha fazlasını oku…

Kategoriler:Dinler Etiketler:, , , , ,

Tanriyi Öldürmek

Mayıs 21, 2010 34 yorum

Tanrının psikopatlığı, mahalle kabadayılığı, caniliği daha ne kadar sürebilirdi ki? 400 yıl önce ilk tokadı yemişti Galileo’den. Binlerce yıl boyunca aracılarla bize söylediği dünya merkezciliginin hatalı olduğu çıkmıştı ortaya. Dunya, samanyolu galaksisindeki 200 milyar yildizin etrafinda donen yuz milyarlarca gezegenden sadece birisiydi. Yuz milyarlarca baska galaksinin varligi da dusunulunce dunyanin onemsizligi, haliyle dunya uzerinde yasayan biz primat soylu 70 yil omurlu minik canlilarin onemsizligi ortaya cikiyordu. 14 milyar yasindaki evrende 200 bin yildir var olan biz minik canlilar, kendimizi nasil da onemsiyorduk Tanriyi yaratirken. Ama bosa dememisti eskiler, ‘yalancinin mumu yatsiya kadar yanar’ diye… Tanrı, belki de ilk kez rezil oluyordu insanın karşısında. Bu rezillik, önümüzde secde edebilecek kadar ezik ve kole ruhlu meleklerin rezilliginden de öteydi. Yalanı ortaya çıkmıştı Tanrının. O kadar da bilgili olmadığı, hatta gayet de cahil oldugu. Artık insanlar ciddi olarak sorguluyordu bu kabadayiya olan itaati… Daha fazlasını oku…

Kriddinal – Uyustucunun Her Turlusunden Uzak Durun…

Nisan 27, 2010 Yorum bırakın

Kriddinal (orijinal adiyla Geriniol) dogrudan merkezi sinir sistemini etkileyen çok güçlü bir uyusturucudur. Kullananlarda kendine ve çevresine zarar vermek gibi semptomlar gözlemlenmektedir. Çocuklarda beyinde kalici hasara yol açabilir ve bu hasarlar ilerleyen yillarda tedavisi mümkün olmayan sanrilara sebep olabilir. Daha fazlasını oku…

Kategoriler:Dinler Etiketler:,

Allah – Sıkça Sorulan Sorular

Nisan 22, 2010 53 yorum

Soru: Allah var mıdır? Daha fazlasını oku…

Kategoriler:Dinler Etiketler:

Tarihteki En Ünlü Epilepsi Hastası

Nisan 2, 2010 82 yorum

Hipokrat, M.O. 400 yılında “On the Sacred Disease” (“Kutsal Hastalık Üzerine”) adıyla epilepsi üzerine ilk kitabı yazmistir. Insanligin bu hastaligi anlamasi icinse henuz bir 2400 yila daha ihtiyaci vardir. Bu hastaliga sahip olanlar ya seytanla ozdeslestirilecek veya tanrisal guce ulastigina inanilip peygamber sifatiyla takip edileceklerdir. Epilepsiyi beyin rahatsızlığı olarak tanımlayan Hipokrat, bu hastalığın, genel görüşün aksine, Tanrılardan gelen bir lanet olmadığını ve bu hastalığa yakalanan insanların “peygamberlik” gücüne sahip olmadığını iddia etmiştir. Pek tabii bu görüşüne halkı inandıramamış, Mezopotamya ve Yunan diyarlarinda bu hastalığa sahip olanları, rahipler, dualar ve ritueller ile seytanlardan arındırmaya çalışmıştır. 2000 yil sonraysa halen Avrupa’da bu hastaligin belirtilerini gosteren kadinlar, cadi diyerek yakilacaklardir.

Tarih boyunca peygamberler, bazı kutsal liderler, filozoflar ve sanatçılar bu hastalıktan muzdarip olmuşlar, ama bir yandan da bu hastaligin nimetlerinden(!) bolca faydalanmislardir. 19. yüzyılın en ünlü epilepsi hastası ve -kisisel fikrim- insanlık tarihinin de en büyük yazarı Fyodor Dostoevsky, epileptik nobetlerin, yaratıcılık kalitesine yönelik olumlu etkileri olduğunu iddia etmiştir. İnanılmaz bir duygusal coşku ve zamanın durması olarak tanımladığı nobetlerin, İslam’in peygamberi Muhammed’te de benzer olduğunu söyleyen Dostoevski, “muhtemelen Muhammed de buna benzer zamanlarda Allah’in mekânlarını gezdiğini söylemiş ve bunu, bir sürahi suyun boşalmasindan daha kısa sürede gerçekleştirdiğine inanmıştır.” demiştir.

Tarihte bilinen ünlü epilepsi hastalarından bir demet sunayım sizlere:

Aristo, Socrates, Van Gogh, Charles Dickens, Niccolo Paganini, Jean-Jacques Rousseau, Blaise Pascal, Molière, Michelangelo, Leonardo da Vinci, Alexander the Great, vb… Ama en ünlüsünü yazının sonuna bırakıyorum, teşhisini siz koyun, bakalım koyabilecek misiniz… 😉

Peki, analize devam edelim, nedir epilepsi, veya halk arasinda bilinen adiyla sara hastaligi? Daha fazlasını oku…

Kategoriler:Dinler Etiketler:,